Transkript
Keşif ve Ortam 1993 yılının yaz dönemlerinde Novosibirsk'de Rus Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü araştırma görevlilerinden olan Natalia Polozmak ve ekibi tarafından Güney
Sibirya'nın erken yaşam alanlarını incelemek adına oluşturulan bir proje kapsamında günümüzde Özerkaltay Cumhuriyeti'ne ait Ukok Platosu'nda M.Ö.
V. yüzyılda yaşamış olan İskit Sibiryalı bir kadının kalıntıları keşfedildi.
Ukok pilotosundaki yeraltı mezar odalarında yoğun bir buz tabakası içerisinde bulunan mumya bu sayede 2500 yıl boyunca zarar görmeden saklanabilmiş.
Yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda Sibirya Buz Prensesi ya da Ukok Kuzu olarak adlandırılan kadın mumyanın M.Ö.
6 ile 2. yüzyıllar arası Altay medeniyetine özgü pazarı kültürünü sembolize ettiği ortaya çıktı.
Yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda Sibirya Buz Prensesi Ya da Ukok kızı olarak adlandırılan kadın mumyanın M.Ö.
6. ila 2. yüzyıllar arası Altay medeniyetine özgü pazırık kültürünü sembolize ettiği ortaya çıktı.
1993'ten beri Rusya'da bulunan mumya 2012 yılında Altay Cumhuriyeti'ne teslim edildi.
Gömüt Sibirya buz prensesi Ukok yaylasındaki kurganlar, tepe ya da höyük biçiminde genellikle tahtadan inşa edilen mezarlar içerisinde bulundu.
Mezarın etrafı kalın bir antik buz tabakasıyla kaplıydı.
Natalia ve ekibi ilk önce buzları eritmekle işe başladılar.
Kurgana pazarı kültürüne göre ölü yanında değerli eşyaları ve varsa hayvanları ile birlikte gömülürdü.
Ek olarak hayvanların ve ölünün başları doğuya doğru çevrilirdi.
Buz prensesinin tabutu içinde de kültüre uygun olarak iki küçük tahta masa, üstlerinde çeşitli mutfak aletleri, Kaşık, çırpıcı vs.
ve ona öbür dünyada eşlik edeceği düşünen altı adet atıyla birlikte gömülmüştü.
Altı atın ve prensesin başları da doğuyu gösteriyordu.
Prensesin mezarında silah bulunmaması pazarı kültürüne göre o ve ailesinin savaşçı özellikle olmadıklarını gösteriyor.
Aynı zamanda prensesin üzerindeki çiğni peynirin elbise de asil ve varlıklı bir yaşantısı olduğunun göstergesi.
İlerleyen yıllarda prensesin tahta tabutu üzerinde incelemeler yapan dentrokronoloji, ağaç halkalarından faydalanarak tarihleme yapan bilim dalı.
Uzmanları prensesin M.Ö.
5. yüzyılın bahar döneminde gömüldüğü sonucuna vardılar.
Eş zamanlı olarak prensesin cilt dokusundan alınan örnekleri inceleyen diğer bilim insanları da Prensesin yaklaşık olarak 20 ile 30 yaşları arasında gömüldüğünü ve ölüm sebebinin de meme kanseri olduğunu ortaya koydular.
Vücudu kıvrılmış vaziyette gömüldüğü için kesin olmamakla birlikte boyunun da 168 cm olduğu kaydedildi.
Esrarengiz Dövmeler Prenses hakkındaki en şaşırtıcı gerçek kuşkusuz dövmeleri oldu.
Boyun, kol ve bacak bölgesinde yer alan esrarengiz dövmeler tam 2500 yıl bozulmadan bütünlüğünü koruyabilmiş.
Bu dövmelerin her biri fantastik hayvan figürlerini barındırıyor.
Pazırık kültürü bu tür fantastik hayvanların betimlendiği vücut işlemelerinin insanları öbür dünyada koruyacakları düşüncesine sahipti.
Dövmelerde kullanılan boyaların kaynağının fazlaca potasyum içeren yanmış bitki parçaları olduğu düşünülüyor.
Sibirya buz prensesinin dövmeleri günlük hayatta var olmayan fantastik yaratıklardan oluşuyordu.
Bu uygulamanın antik pazırık kültürü düşünüldüğünde öbür dünyada bir koruma sağlayacağı kabul görmekteydi.
Vücudunun çoğu bölgesi bu tip fantastik dövmelerle kaplı olsa da bu dövmelerden en çok dikkat çekeni sol omzundaki dövme oldu.
Grifon gagası ve oğlak boynuzlarına sahip bir geyik sol omzunda resmedilmişti.
Muhtemelen o dönemde yaşayan çoğu varlıklı ve soylu birey bu şekilde bir uygulamaya hak kazanmıştı.
Bu içerik Evrim Ağacı'nda yayınlanmıştır.
Evrimağacı.org üzerinden daha fazla bilimsel içeriğe ulaşabilirsiniz.
Altyazı M.K.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
