
Hoş geldin… Yürüdüğün yollar boşuna değildi. Saturn balıktan çıkıp, koça geçti. Neler oldu, neler olacak onu konuştuk. Sizle konuşmayı özlemişim.
Transkript
Evet, merhaba.
Umarım herkes iyidir.
İyi değilseniz de sorun değil.
Unutmayın, elbet her şey yolunu bulur.
Şimdi yazdığım yazıdan başlayıp okuyarak devam etmek istiyorum.
Belli bir konu yok aklımda ama bu yazıyı okuyarak devam edip sonra konuşuruz diye düşündüm.
Duyması gereken birilerine, yürüdüğün yollar boşunaydı gibi gelebilir.
Varsın, boşuna olsun.
Bütem bitmiştir. Sen geçmişe baktıkça bugünkü sana haksızlık ediyorsun.
Yapma. Boşuna değildi.
Öğrendin. Öğrenebildiysen inan boşuna değinir.
Her zaman her şeyin istediğin yönde şekilde gitmeyebilir.
Bu da normal. Nasıl olduğu değil sana ne gösterdiğine bak.
Artık yüklenme kendi omuzlarına bugüne dön.
Geçmişi düşünmek, belki geçmişteki olayları tekrar tekrar tekrar konuşmak birazcık alıştığımız bir şey.
Ve çok yıpratıcı bence.
Bu biraz da böyle öğrenilen bir şeymiş gibi geliyor bana yani.
Ne bileyim. Anneannelerden, dedelerden, onlardan anne babalara, anne babalardan bize geçen bir alışkanlık gibi, öğreti gibi.
Hani öyle olmuştu da böyle olmuştu.
O bunu yaptı da, şu şunu yaptı da.
Ama bitti yani. O gün geçti.
geçmişe takılıp geçmişi konuşup konuşup o anlarda kendini yaşatarak bugün haksızlık ediyorsun belki de bugün yapacak bir şey olmadığı için geçmişteki acıları haksızlıklara tutunmaya ihtiyacın var bir
de buna gözden bakmak gerekiyor yani sen gerçekten O an belki geçmişte bir gün mağdur edildin tamam ama bugün hala süregelen bir mağduriyetin yoksa geçmiş ve bitmiş bir olayın mağduriyetini
bugün konuşuyorsan bu tamamen bugünün haksızlık ve kendini orada tutmak isteyen bir tarafın vardır.
Yani burada kendimize dürüstçe bir yüzleşip o bana bunu yaptı o şöyle yapmıştı bana böyle yapıldı gibi sözleri sen dün bir ay öncesi bir yıl öncesi.
10-15 yıl öncesi bile olabilir.
Bunu burada bugün konuşuyorsan burada bir sıkıntı var demektir.
Yani tabii ki de bir seçim.
Herkes istediğini yapabilir. İstediğini konuşabilir.
Sıkıntı var derken kendine haksızlık, gününe haksızlık sonra yani moduna, psikolojine aslında neden kötü olduğunun cevabı ne konuştuğunda gizli.
Sen acılarını konuşmaya devam edersen kendi omuzlarına yüklenmeye devam ediyorsun aslında.
Gününe haksızlık ediyorsun, kendine haksızlık ediyorsun ve bunlar böyle kar topu gibi büyüyerek devam ediyor.
Yani geçmişte yaşamayı tercih etmek de bir seçim.
Geçmişte yaşamak nedir? Geçmişi konuşmaktır aslında.
Geçmişin acılarını, sorunlarını, haksızlıklarını bugüne getirip konuşmak, şikayet etmektir.
Ve böyle olduğu sürece de ne bugün yaşanır, bugüne dair yeni bir şey, ne geleceğe dair yeni şeyler eklenir.
Bugünü yaşayamadıkça geleceğe de adım atamıyoruz aslında.
Bu şikayet, acı, mağduriyet, kendine acımanın da bizim içten bir yerden beslenen bir yönümüzün tutunduğu bir yan var.
Çok çaresiz, büyümek istemeyen, sorumluluk almak istemeyen ve olgunlaşmak istemeyen bir çocuk aslında.
Şimdi Satürn balığı 2023 Mart'tan beri yaşıyoruz.
İki senedir biliyorsunuz belki.
Ve 25 Mayıs'ta Satürn koça geçti.
Yani bugün ben bunu kaydederken 26 Mayıs aslında dün geçti.
Yeni bir döneme giriyoruz Satürn Koç'a.
Satürn 28 yılda bir burcu geliyor.
Yani bundan 28 yıl önce Satürn Koç'taydı.
96'nın sonları 97 senesi ve 98'in ilk dönemleri gibi diyeyim.
Yani bu Satürn bir burçta yaklaşık 2,5-3 yıl kalıyor.
Satürn balık. Bayağı bizi zorladı.
2023 Mart'tan beri son iki senedir psikolojik zorluklar, duygusal zorluklar derken bayağı bir Satürn'ün öğretisinden geçtik.
Şimdi Satürn koçan aradan geldim.
Tam da bu konuştuğum konuyla eşleştiği için aklıma geldi aslında.
Hani dedik ya işte o çocuk hani büyümek istemeyen, sorumluluktan kaçan, kendini bir türlü hani o büyüme, olgunlaşma, bir birey olma sürecinden kaçırmanın yollarını
arayan. Bir hal aslında.
Satürn Koç da tam onun karşısında duruyor aslında.
Satürn bir öğretmen. Koç da burada Satürn Koç'a gelince de şunu söylüyor aslında.
Bire olmayı, kendin olmayı, olgunlaşmayı, büyümeyi seçmelisin.
Burada büyümelisin, emek vermelisin ve bu yolda ilerlemekten kaçmamalısın.
Yani hep çocuk kalan içsel bir tarafın olabilir ama yaş ilerliyor, zaman akıyor.
Ve hayatın getirileri içinde yalnız kalabilmeli, ben diyebilmeli, adımlar atabilmeli, cesur olabilmeli.
Kendi üzerine düşen sorumluluğu almalısın.
Yani geçmişte olan geçmişte kaldı.
Sen hala onun mağduriyetiyle bugün buradaysan demek ki o çocuk tarafının acı tarafında kalmak istiyor.
Ki satürn koş da burada sarsar işte insanı ve der ki...
Büyümeli, olgunlaşmalısın.
Kendine bakabilmeli ve oyunculara sunarak konfor alanında kalmamalısın der yani.
Orada kaldıkça da kendi kendine eziyet ve zorluk çektiriyorsun aslında.
Bu yüzden aslında Satürn kötü değildir.
Satürn bir burca geldiğinde de hani böyle genelde kötü ve zorlu algılanır.
Aksine Satürn balık son iki senede bize neler öğretti bir orayı flashback yapalım bir bakalım.
23 Mart'tan beri 2023'ün tamamı, 24 senesi, 25'inde neredeyse Mayıs'ına kadar.
Son bir Satürn balığa geçecek Eylül ile Şubat arası birkaç ayda ama oraya daha var.
Bu dönemde yaşadık, neler oldu?
Bu dönemde gerçekten bu dediğim süre zarfında herkes bir psikolojinin zorlukları yaşadı çoğunluk.
İnişane çıkışlar, duygusal dalgalanmalar, duyguları bastırmak bir yana, duyguları çok yaşamak, duyguların esiri olmak bir yana, dengeyi bulmaya çalışmalar.
Duyguları çok bastırsan olmuyor.
Yani çok eşlik etsen olmuyor.
Hani bir denge. Satürn orada mantık duygularını...
çok kapılma mağdura çok kapılma psikolojik sorunum varsa kalk emek ver çözmek için gerekeni yap dedi aslında son iki senedir genel bir duygusal zorluklar psikolojik zorluklar aslında genel
bir durumdu öyle diyeyim ve bunun sonunda artık hani bu konuda dersimizi alıp buradan mezun olup kapatırken hani son bir düzlükte şunu öğrenmiş olarak çıkmamız gerekiyor aslında duygularını
Yönetmeyi öğrendin mi?
Bastırmadan eşlik etmeyi öğrendin mi?
Akışa eşlik etmeyi öğrendin mi?
Mağdur edebiyatından çıkıp gücünü fark etmeyi ama gerektiği yerde de kadere bırakabilmeyi, akışa teslim olmayı öğrendin mi?
Buradaki denge de misin? Bu aslında özet olarak.
Şimdi de bir satürn koç dönemi bekliyor bizi bir iki buçuk üç yıl.
Bu dönemde gerçekten kendimize güvenmeyi, cesur olmayı, sorumluluk almayı, büyümeyi, olgunlaşmayı öğrenmemiz gerekiyor aslında.
Bir yer acıyor olabilir, geçmiş acıtmış olabilir, bizi yormuş olabilir.
Çok normal insanız.
İnsan yorularak, korkarak, acılarla büyüyor ve sadece de tek bize özel değil.
Herkesin kendine özel zorlukları var.
Dönem dönem iniyoruz, çıkıyoruz.
Çok normal. Bunlardan kaçmamak gerekiyor ama büyümekten de kaçmamak gerekiyor.
Kendi kendine aslında yanında olmayı, Ahva ederek onu orada tutmak yerine ya tamam böyle oldu ama bugün bunu konuşmanın bize faydası yoksa boşuna da kendimizi
yıpratmayalım deme farkındalığıyla gerçekten bir olgunlaşmaya adım atmak bize fayda sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Hem genel anlamda hem astrolojik anlamda da zaten böyle bir dönemdeyiz.
Hani ben bunları şimdi söylüyorum ama önümüzdeki zaten iki buçuk üç yıl bize bunu öğretecek deneyimlerle gelecek.
Ama bu deneyimler gelmeden bu farkındalıkla olursanız veya geldiğinde bu farkındalık zaten sizde olursa çok daha rahat geçer bu süreç hepimiz adına.
Böyle bir kısa konuşmak istedim.
Umarım faydalı olur.
Konuşmayı da özlemişim sizinle.
Yani böyle kendi kendime ama sizinle yani.
bir sonraki bölümde görüşmek üzere şimdilik böyle bir kısa selam verip gidiyorum kendinize çok iyi bakın
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
