
Değişebilir miyiz ? Değişim nası olur ? Hep aynı şeyleri yaşıyorsak bu neden oluyor ve neler yapabiliriz bu bölüm bunları konuştuk.
Transkript
Selam, umarım herkes iyidir.
Bu bölüm konumuz değişim.
Yazdığım yazıyı okuyarak başlamak istiyorum.
Aynı yollardan giderek farklı sokaklara çıkmayı bekleyemeyiz.
Bunun gibi aynı kararlar ve aynı davranışlar bizi aynı durum ve olaylara getirir.
Farklı durumlara değil.
Bu yüzden sonucu veya gidişatı farklı istiyorsan, başta neyi değişik yapabilirim diye sor kendine.
Hiç gitmediğin sokaklardan gitmeye cesaret ettiğinde, hiç yaşamadığın yerlere çıkacaksın.
Değişim istiyorsan cevap burada.
Hep hayatta aynı yoldan giderek, aynı sokaklardan yürüyerek farklı yerlere çıkmayı ummak aslında gerçekten bile bile lades.
Çünkü hep gittiğin sokağı bilirsin.
Sağa dönüşü, sola dönüşü vardır.
2-3 yönü vardır. Çünkü belki 5-10 kez gitmişsindir.
Ve aynı sonuca çıkması artık sürpriz değildir.
Ama hiç gitmediğin bir sokak, hiç gitmediğin bir şehir.
Farklı bir yöne gitmeye cesaret etmek zaten başlı başına bir şey ve ilk adım bence.
Hayatta değişim bize zor gelebiliyor.
Çünkü 15 kere gittiğin, yürüdüğün sokağın ilerisini, gerisini birçok şeyini bilirsin.
Sürprizi yoktur. Ama sokağın çıktığı son nokta, sokağın bittiği nokta seni mutlu etmiyordur.
Ama çok tanıdık olduğu için ve bildiğin için de farklı bir sokağa gitmeye cesaret edemezsin.
Biraz böyledir.
Ama hayatta değişen insanlara baktığımızda yeniliğe, yeni farklı bir yola, hiç gitmediği bir yola cesaret edenlerdir aslında hep.
Bu bazen küçük bir adım olabilir.
Bazen büyük bir adım olabilir.
Bunun küçüklüğü veya büyüklüğü değil mesele.
Birazcık mesele şöyle. Bilmediğin o sokağa adım atma cesareti.
Yani bu bence kişilik karakter yapısından ziyade bunu istemek ve adım atmaya cesaret etmekle alakalı.
Bir insan isterse 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl aynı sokakta yürüyebilir.
Sokağın çıktığı noktayı beğenmeyip, şikayet edip ama hala oraya yürümeye devam etmek kendine ve hayatına da haksızlık olabiliyor.
Bir şeyi 5-10 kere yapıp seni mutlu etmiyorsa ve bir değişim istiyorsan ben bu yoldan çok kez gittim.
Gerçekçi bir yerden bakmak gerekiyor.
Bu sefer buradan değil de buradan, farklı bir sokaktan, farklı bir yoldan gideyim.
Ben yolumu değiştireyim, ben bir bakış açımı, fikrimi, sokağımı değiştireyim demek gerçekten çok önemli bir başlangıç, çok önemli bir adım.
Mesela ilişkilerde arkadaşlık olabilir, duygusal ilişkiler olabilir, ailevi ilişkiler olabilir.
Hep aynı sorunu yaşıyorsanız karşı tarafı suçlamak ve değiştirmek yerine ben burada nasıl farklı bakabilirim, hangi davranışımı değiştirebilirim?
Hep böyle yapıyorum ve o da böyle yapıyor ve biz bu döngüde dönüp duruyoruz diyorsanız.
Aslında durup ben bir gidişatımı değiştireyim, bakış açımı, davranışımı dediğinizde aslında sonuçta değişebiliyor.
Çünkü karşı tarafı suçlamak, onun değişmesini beklemek ya da onu değiştirmeye çalışmak çok klasik ve alışagelmiş bir şey.
Ama zor olan durup ya ben neyi değiştirebilirim kendimde, hangi davranışı, düşünceyi, konuşmayı dediğinizde siz değiştiğinizde her şey değişir, sözü de buradan geliyor aslında.
Çünkü biz değişmedikçe hiçbir şey değişmiyor.
Biz değişmeye başladıkça otomatik ve illaki bir şeyler değişmeye başlıyor.
O yüzden bir iş hayatında, ilişkide, hayatımızda, günlük yaşamımızda bir şeyin değişmesini istiyorsak bizim farklı sokaklara adım atmaya cesaret etmemiz gerekiyor.
Ve bu bir seçim, bu bir karar, bu bir kader değil.
Bu bize yazılmış bir şey değil.
Benim davranışım bu.
Ben hep bildiğim sokaktan giden bir insanımdır gibi bir şey yok bence.
Hepimizin korkuları var, endişeleri var.
Bilinmeyen sokak çok belirsiz ve risk içeriyor gibi geliyor ama belki de tanıdık olan o sokaktansa bilmediğimiz sokak daha çok seveceğin ve keyifli bir sokak olacak senin için.
Sırf tanımadığın için ondan korkmana, o yoldan korkmana gerek yok belki de.
Bugün bu konuda belki ufak da olsa ilham olmak istedim, bilmiyorum.
Yeni şeyler denemeye, yeni adımlar atmaya, yeni bir hobi olabilir, bir spor olabilir, iş hayatıyla alakalı olabilir.
İlişkide yaptığın davranışı değiştirmek olabilir.
Biraz geri çekilip bakmak, gözlemlemek.
İşte ben çok alınganım ya da çok sinirliyim.
Yani bunları sahiplenmek yerine böyle yapıyorum bir dahakine bu davranışımı yani gittiğin o sokağa değiştirmeye karar verip bunu pratik yaptığında aslında yeni bir sokaktan yürümeyi öğrenmiş oluyorsun.
Ve yeni o sokaktaki kendini keşfediyorsun.
Belki o ilişkideki, o iş hayatındaki, hayattaki yerini keşfetmiş oluyorsun.
O yüzden değişimden korkmamak gerekiyor.
Bilmediğin yollara adım atmak, her zaman böyle rastgele, gelişi güzel atlayın demiyorum.
Ama bir şekilde adım atmadıkça da, denemedikçe de, o yoldan yürümeyi, o sokağı seçmedikçe de, Hiçbir şekilde o sokakta ayağımıza gelmiyor.
Ya da biri bizim için o sokaktan yürümüyor.
O yüzden biraz sorumlu kalmak, ben ne yapabilirim kısmını ve gittiğim bu yolu sonucu değiştirmek istiyorsam en başında seçtiğim sokağı değiştirmeliyim bilinci çok önemli.
İnsan değişmek istiyorsa, bir değişim istiyorsa kendi gittiği yollara bir bakmalı.
Hayatın değişmesini istiyoruz hepimiz illaki.
Her sene yıl sonunda ve yeni yıla girerken ya da belli dönemlerde, doğum günlerimizde böyle direkler, niyetler ediyoruz.
Ve çünkü var olanı daha iyi bir versiyonu için aslında hepimiz gelişmek, iyi bir versiyona gitmek istiyoruz.
Ama bir günümüzü kim düşünüp değiştirmeye çalışıyor?
Yani ben bir günde ne yapıyorum?
Bir 24 saatim var, uyanıyorum.
Uyuyana kadar ki zamanda bu bir günü nasıl değerlendiriyorumu düşünüp buna kafa yorum.
Burada ufak değişiklikler yapmaya niyet edip ve minik bile olsa farklı sokaklara bu günümüzü eklediğimizde aslında bir günü değişen bir insanın bir haftası değişmiş olacak.
Ve bir haftası değişen bir insanın bir ayı, bir ayı değişen bir yıl ve o bir yıl boyunca farklı gününde eklediği ufak değişiklikler bir gününü nasıl geçirdiğinde o bir yılını değiştirmiş olacak büyük resimde.
Aslında o yüzden büyük hayatta büyük değişimleri, genel hayatım değişsin gibi büyük kavramlardan ziyade Bir günüm nasıl ve bir günüm beni tatmin ediyor mu?
Bir günümü nasıl değiştirebilirim sorusu bana daha gerçekçi geliyor.
İşte burada o bir günümüze farklı sokakları eklemek ilk adım olabilir.
Yani radikal kararlardan ziyade ne bileyim bir iş hayatı veya ilişki ya da başka konular hayatımızdaki daha büyük başlıklardan ziyade.
Hani buralarda çünkü farklı yollar, farklı sokaklar yine denenebilir ama daha büyük ve korkutucu gelebilir.
O yüzden... Bir gününüzü nasıl geçirdiğinizle alakalı ve o bir günü geçirirken neleri farklı yapabilirim, hangi farklı sokağı bugünümde deneyebilirim gibi düşünmek gerçekten insanın
hayatını değiştirebiliyor. Burada kendimden bir örnek vermek istiyorum.
Ekim ayından beri yani yaklaşık şu anda ne kadar oluyor?
İki aydır. Hatta iki buçuk aydır diyeyim.
İki ayı geçti çünkü galiba.
Şöyle, hayatımda bu soruyu düşünüyordum.
Yani aslında bir senedir düşünüyorum.
Geçen Aralık'tan beri.
Bir günüm nasıl geçiyor?
Bir günümde ne yapıyorum? Bir günüm beni tatmin ediyor mu?
Bu soru benim bir senedir düşündüğüm bir şey.
Ama ufak adımlar atıp yeniden rutinleri bozmayı hepimiz yapabiliyoruz.
Son iki buçuk aydır...
Her gün yazmaya ve kitap okuma niyetine devam etmeye, bunu sürdürmeye niyet etmiştim ve gerçekten oturdu.
Çok mutluyum bununla alakalı.
Ama bunu yaparken şöyle yaptım.
2-3 sayfa yazıyorum ve 2 gün, 3 gün bunu aksatsam da, bir şeyler olsa da devam ediyorum.
Yani oradaki rutini bırakmıyorum.
Zaten yapamadım.
2 gün bozuldu, full bırakayım demiyorum.
Genelde insanlar böyle bırakıyor.
Veya kitap okurken de bazen 50 sayfa olabiliyor, bazen...
5 sayfa bazen 10-15 çok değişken ama hiç okumamaktansa 2 sayfa bile okumak ya da 1 sayfa bile okumak benim için okumak eylemini gerçekleştirdiğim için o gün onun
yaptığım hissini veriyor. Ve burada sayıları, rakamları, zamanları küçümsemeden sürdürülebilirliği odaklanmak aslında bunu kalıcı hale getirdi.
Kendimde gözlemlediğim böyle oldu.
Bu kitap okuma ve yazı yazma hayatımın bir parçası olduğu için çok mutluyum.
Aslında belki yıllardır hep var ikisi de ama her günümde yoklar ve bunların her günüme dahil olması benim için mutlu edici bir şey ve farklı bir sokağa denemekle alakalı.
Yazı yazmak farklı bir sokak değil, kitap okumak farklı bir sokak değil ama bunun düzenli ve devamlı olması az da olsa bir günümün parçaları olması gerçekten farklı bir sokak.
O yüzden bir günüm değiştiği için bir haftam, bir haftam değiştiği için bir ayım.
Hani bunlar günden güne beni değiştirecek ufak değişiklikler diye düşünüyorum.
Umarım size de örnek olabilmiştir.
Bu değişim konusunu kafada büyütmekten ziyade farklı sokakları denemeyi, özgürlüğü veya alanı kendimize tanımalıyız.
Gittiğimiz sokak yanlış çıksa da kendimize kızmamak, öfkelenmemek.
Bu konuda buralara tecrübe olarak bakmak gerekiyor.
Ben bu sokağa dönemek istiyorum, hadi biraz yürüyeyim.
Kötü mü çıktı? Dönebilirim.
Hiçbir şey dünyanın sonu değil.
Gittim, gördüm, öğrendim şeklinde bakarsanız, kendinize baskı kurmazsanız, deneyim ve tecrübe olarak ve yenilik ve değişime açık olarak bakarsanız...
İlla ki o sokaklar size bir şey öğretecek ve farklı yollara, sonuçlara çıkacak ve değişimi o sonucun sonunda göreceksiniz.
Çünkü zaten farklı sokağa ilk adım attığınızda bile değişim olacağı kesin.
Çünkü hiç gitmediğiniz bir yol hiç gitmediğiniz bir yere çıkar.
Öyle bir hafızanızda yer yok.
O da size farklı bir şey katar ve değişik bir yönünüzü, hayattaki değişik bir şeyi keşfetmiş olursunuz.
Bundan korkmamak.
Ve de en mükemmel sokağı bulacağım baskısından ziyade de keşfedeceğim ve öğreneceğim ve bu bir hata değil öğrenmek ve kendine oturtmak çok önemli bence bu yolda.
Bu bölüm böyle akışta değişimle alakalı bir bölüm oldu.
Bilmiyorum inşallah size biraz ilham olabilmişimdir.
Bir sonraki hafta görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
