
aynı döngülerden nasıl çıkabiliriz, yollar nedir onları konuştuk.
Transkript
Selam, umarım herkes iyidir.
Aynı döngülerden nasıl çıkarız?
Bundan bahsetmek istiyorum bugün.
Şimdi öncelikle hepimiz hayatımızda aynı döngüleri elbette yaşıyoruz.
Bazen bir ilişki konusu olabilir, iş olabilir, aile olabilir, duygusal konular olabilir.
Birçok konuda...
farklı alanlarda aynı döngülerde takılı kalabiliyoruz.
Ben de hayatımda aslında aynı döngülerde savaşmış ve bunlara çözüm bulmuş bir insan olarak burada fark ettiğim şeylerden bahsedeceğim.
Belki size de faydası olur.
Şimdi öncelikli olarak bir durum yaşandığında nasıl tepki veriyorsak Aslında ona göre şekilleniyor.
Yani burada %50-50 bir şeyimiz var.
Bizim bir irademiz var. Tepki etki yoluyla ilerliyor aslında.
Şimdi hayatımızda bir olay yaşıyoruz.
Bir insan geliyor, bir durum oluyor diyelim ki.
Biz orada bir saygısızlık görüyoruz.
Bir sıkıntı yaşanıyor. Ben bunu hak etmiyorum dediğim bir durum oluyor.
Ama buna burada kalmaya, buradan gitmemeye, değişmemeye, davranışımızı değiştirmemeye devam ediyoruz.
İşte o noktada aynı döngüde kalmış oluyoruz aslında.
Buradan belki kökeninde bir korku var, cesaret edememe var bir şeylere karşı.
Onu bulmak gerekiyor.
En kökenine inmek gerekiyor.
Ben burada niye kalıyorum?
Buradan niye gidemiyorum? Ne beni burada tutuyor?
Aynı döngülerde aynı tip insanları niye çekiyorum sorusunda hangi içimdeki yaraya bu kişi hitap etti de ben bunu zihnimde kutsadım, bırakılamaz bir noktaya koydum veya hangi noktada
benim takıntımı, bırakamamamı ya da başka bir şeyi tetikliyorum bulmak ilk adım.
Çünkü ilk kökeni bulmazsak oradan çıkamayız, çözemeyiz.
Bulmacalarda bile aslında böyle her şey adım adım gider.
Böyle bir farkındalık için önce gerçekten oturup düşünmek gerekiyor.
Ben hani diyelim ki bir döngüyü farklı farklı insanlarda, farklı farklı durumlarda 3-4 kere yaşadınız.
O zaman burada %50 eşlikçi benim ve ne yapıyorum diye kendini sorgulamak oradan gerçekten çıkmamızı sağlıyor.
Şimdi... Bunu bulduk diyelim tamam mı?
Yalnız kalma korkum var ve o yüzden bırakamıyorum.
Terk edilme korkum var.
Gidemiyorum vs. Neyse sizinki.
Bunun kökenine inmek gerekiyor.
Sonrasında bu olursa ne olur?
En kötü ne olur? Bununla yüzleşmek gerekiyor.
Yani biterse ne olur?
Ne var? Bırakamıyor muyum?
Terk edemiyor muyum? Veda edemiyor muyum?
Yastan mı korkuyorum? Üzüntüden mi korkuyorum?
Duygularımdan mı korkuyorum? Bunu bulmamız gerekiyor.
Sonrasında... Bundan niye korktuğumuzu ve o korkunun aslında yüzleşmemiz gerekiyor.
Yani böyle bir durum olursa bununla baş edebilirim.
Duygumu yaşarım, eşlik ederim ve...
Duygumu yaşadıktan sonra bu duruma da duyguma da veda edebilirim zamanında.
Ne duyguları bastırmak ne de duygular geldiğinde duygulara takılı kalmak değil.
İkisi arasında bir denge gerekiyor.
Yani biz hayatta duygularımızı bastırırsak o da birikip takıntıya dönebiliyor.
Duygularımız geldiğinde çok sıkı tutunursak duygulara takıntılı hale gelmize bağımlı olabiliyoruz.
İkisi de değil bizim istediğimiz şey veya bize fayda sağlayan şey.
Burada her şey denge. Her şeyin çıktığı gibi bunun da çıktığı konu denge aslında.
Yani birçok farklı döngülerden bu farkındalıklarla çıkabildim aslında öyle söyleyeyim.
Şimdi biz bu konuda diyelim ki çok takıntılıyız.
Yani duygulara takıntılıyız.
Duygularda yaşıyoruz. Kendimize acıma kurban rolleri olabilir orada.
Yani bu aslında mutlu olmadığımız ama devam ettirdiğimiz bir şey varsa illa ki oradan bir çıkarım alıyoruz.
Bununla yüzleşmek çok önemli.
Yani ben buradan ne alıyorum ki bu durumumda kalmaya devam ediyorum sorusunu buldum.
cevabını bulmak gerekiyor.
Bunu bulduktan sonra bu negatif, işte sağlıyorum bu bir kurban rolü olabilir, kendine acıma olabilir, bu bana hizmet etmiyor.
Ben artık buradan beslenmek istemiyorum karanlık bir taraftan deyip gerçekten radikal bir karar, radikal bir kabulle, oydan farkındalıkla çıkmak gerekiyor.
Yani gerçekten Anlamak, idrak etmek, radikal kabul ve davranışa bunu entegre etmek çok önemli bu süreç için.
O yüzden bilinç farkındalığı, yüzleşme, cesaret, korkuları bulmak, korkularla yüzleşmek gibi bir süreç.
Ama karmaşık gelmesin.
Yani adım adım kendini dönüştürme süreci gibi diyebiliriz.
Dışarıdan biri gelecek, bir insan gelecek, bir durum olacak.
Yani dışarıda herhangi bir değişiklik olacak da ben bu döngüden çıkacağım değil de ben hangi zihin yapımı değiştiririm, hangi davranışımı sonra değiştiririm?
Buna bakmamız gerekiyor döngüyü değiştirmemiz için.
Sonuç olarak yani...
Bununla çıkıyor kapı her seferinde.
Çünkü insan yaşadığı olay sonrasında karşı tarafı suçlamaya çok yatkın olabiliyor.
Sorumluluk almak istemiyor.
Yapımızda bu var aslında.
Ama çözüm bu değil.
Ben de o yollardan indim çıktım düştüm kalktım ve baktım ki şarkı gibi oldu.
Baktım ki gerçekten dışarıdaki insanların suçu yok.
Benim davranışlarım, bakış açım ve zihnimle alakalı bir şey.
Neyse benimle alakalı olduğu için çözüm de benimle alakalı korkmaya gerek yok.
Aslında bunu tam tersi bir yerden dışarı bağlı olsak daha korkutucu olurdu.
Çünkü bizim gücümüzün yetmeyeceği bir sıkışıklıkta hissederdik ve belirsizlikte hissederdik.
Halbuki kendi zihin yapımızın değişikliğiyle bu sistemin değişeceğini bilmek bir güç ve rahatlık da veriyor.
Hani yol yordan bir harita çiziyor insana ve cesaret veriyor öyle söyleyeyim.
O yüzden sen değişirsen dünya değişir, sen değişirsen her şey değişir sözü boşuna değil.
Ben mesela eskiden çok daha böyle dengesiz verici, kurtarıcı rollerine giren bir insandım.
Öyle alışmışım. Belki öyle biliyorum.
Belki ya da sevgiyi öyle almaya alıştığım için olabilir.
Bunu fark ettim. Yani bunun bana zarar verdiği noktalar olsa da bundan vazgeçemiyordum.
Hep yardım ihtiyacı olan ya da kurban kurtarıcı dinamiklerini çalıştıracağım yerlere çekiliyordum.
Yani arkadaş olarak, aile, arkadaş yani ilişkiler olabilir hepsinde.
Ve sonra fark ettim ki bunu ben yaratıyorum.
Ya da bunu özellikle ben seçip buralarda kalıyorum.
Ve bunu dönüştürdükten sonra kimsenin kurtarıcısı ya da kimse beni kurtarmayacak.
Farkındalığına gelince şimdi kimseye öyle ekstra bir kurtarma rolüne girmiyorum.
Daha dengeli ilişkilere dönüştü ve hayatımda kaos azaldı.
Toksiklik azaldı diyebilirim.
Bu benim fark etmem ve davranışımı değişmemle oldu.
Yani sen birini kurtarma rolüne girersen sana aynısı verilmediği için, o kurban kurtarıcı döngüsüne kaldığın için dışarıya, hayata, insanlara kızamazsın.
Tamam belki böyle alıştın.
Belki bunu sen istemedin ama...
Değişmek, değiştirmek senin elinde.
Umarım böyle bir şeyler aydınlanıyordur kafanızda söylediklerim.
Aklıma gelenleri böyle akışta anlatmak istedim.
Çok spontan oldu.
Yani bu konu çok önemli çünkü insanlar aynı döngülerden çok sıkılabiliyorlar.
Aynı insan tiplerinden aynı durumlara düşmek çok tüketici olabiliyor.
Yani ben de zaman zaman çok tükendiğimi, gerçekten çaresiz hissettiğim anları biliyorum.
O yüzden... Bilmiyorum bu konuda birazcık fayda sağlamak istedim.
Çok zor bir şey çünkü. O gücüm yetmiyor.
Artık çok yoruldum.
Ne yapsam çıkamıyorum buradan döngüsü.
Hep gittiğin yoldan giderek aynı sonuca varırsın.
Hep gittiğin yoldan giderek farklı bir sonuca, farklı bir yolun sonuna çıkmayı bekleyemezsin.
Bu şöyledir. Yani mesela mahallede bir sokaktan gidiyoruz.
O sokağa on kere gitmişiz.
Şimdi o sokağın sağı solu çıkacağı yolu biliyorsun yani.
Ben biliyorum oraya gittim kaç kere.
Farklı bir umut ve inançla o sokağa girdiğimde sokağın sonu değişmeyecek.
Yani bu bir kendine ilizyon olur.
Kendini boş yere ümitlendirmek ve...
Aslında bir kandırmacı olur.
Ve kendi kendimize aslında hayal kırıklığına uğrattığımız bir döngü oluyor.
Şimdi hiç gitmediğim bir sokak var.
Hem de akşam vakti.
Biraz korkutucu oluyor aslında oraya girmek.
Çünkü yani köpek mi çıkacak, bir şey mi çıkacak, yalnızsın, bilmiyorsun.
Yani engebeli mi, yokuşlu mu, ne oluyor, nereye gidiyor burası falan.
O yüzden çok tercih etmiyoruz.
Belki bu hem biyolojik anlamda bir şey.
Yani bedenimizin, beynimizin, amiktalımızın.
Neyse yani insanoğlunun alıştığı bir şey olabilir bu.
O bilmediğin yerin tehlikeli algılanması, yeninin cesaret istemesi, korkutucu gelmesi ama yeni her zaman bir şey öğretiyor.
Çünkü sen o yolun kaç dakika gideceğini, inişlerini çıkışlarını bilmiyorsun.
Hiç gitmedin o sokağa girdiğinde illaki farklı bir şey elde edeceksin.
İlişkilerde, hayatta da böyle aslında.
Aynı yolu denemişsin artık.
Yani hani birazcık anladığında hala oraya girmeyi deniyorsan kusura bakma kurban değilsin.
Kimse de seni cezalandırmıyor.
Sen bilinçli bir şekilde bildiğin, tanıdık olduğun kaç kere de aa gittin, gittin, gittin yani 2-3 yıldır gidiyorsun.
5-10 yıldır da gittiğin o yolu tekrar yürümeyi seçiyorsun.
Okey, seçebilirsin.
Yani insanız istersek 10 kere, 5 kere, 100 kere hata yaparız ama bu hataların ve...
seçimlerin tüketiciliği ve bizden götürdükleri de oluyor.
O yüzden aslında fark etmek ve davranışı değişmek çok önemli.
Biz bunu yapmadıkça aslında kendimize haksızlık ediyoruz.
Kendimizi boş yere yorup tüketebiliyoruz ama her zaman herkesin öğrenme stili, sayısı, tekrarı aynı olmayabiliyor.
Bu konuda da kendinize kızmayın.
Daha böyle anlayışlı ve şefkatli olun.
Çünkü insan hata da yapabilir.
Hata yapma. izni de vermek gerekiyor.
Ama hatalarda sürekli giderek kendinizi tüketmenizi istemem.
Ben de kendimi tüketmek istemem.
O yüzden bunları hatırlamak çok önemli.
Yani işin özü, işin özeti ne diyoruz?
Değişim mümkün.
Bizimle alakalı.
Aynı döngü ve aynı insanların Hayatımızda çıkması okey olabilir.
Çıktığında bu döngünün başlaması ve hayatında kalması senin tercihin.
O yüzden aynı tip insanların çıkmasına çok büyük bir olay yapmamıza gerek yok.
Bir sürü insan çeşidi var dünyada ve aynı tipler karşımıza çıkabilir.
O çıktığında sen aynı davranışta mısın?
Ona bir alan açıp hayatını alıyor musun?
O döngüye tekrar kendini sokuyor musun?
Bu iş hayatında da olabilir, ilişkilerde de olabilir.
Genel her konuda yani. onu hayatına dahil etme iradeni kullanıyor musunu kırmamız gerekiyor.
O zaman bir bakmışsınız ki bu aynı insan döngüsü kırılmış.
Çünkü siz oraya girmiyorsunuz, oraya bir adım atmıyorsunuz.
Hayır ya ben bu kitabı bu yolu okudum tekrardan gerek yok diyorsun.
Ya bu dediğim yanlış anlaşılmasın.
Önyargı hemen en baştan suizan ya da böyle şey yapmamak da gerekiyor ama birazcık şans verip anladığında bir fragman kısmında Orada o döngülerde
enerji harcamamak gerekiyor.
Bu da bir seçim. Siz böyle aynı döngüler yaşadınız mı?
Yaşadıysanız nasıldı? Çıktıysanız çıkabildiniz mi?
Ya da şu an hala içinde misiniz?
Yorumlarda konuşabiliriz.
Umarım faydalı bir video olmuştur.
Devamı gelecek. Takip etmeyi unutmayın.
Görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
