
Transkript
Selamlar. Umarım sesimiz güzel geliyordur. Test etmeden başladım.
Bir şey söyleyeceğim. Şu gün batımı olurken, arkamdaki ışıklar vs. kendi ışığımla beraber bir bölüm çekmek istedim.
Benim çok hoşuma gitti bu setup. Umarım sizin de hoşunuza gitmiştir.
Bugünkü konumuz spor yapmak, güçlenmek.
İlk başta spor yapmak deyince aklınıza ne geliyor?
Kilo vermek mi? Tartı mı? Yaz geliyor. Fit olmak mı?
Önce aklımıza gelen şeyler maalesef bence yıllardır böyle sporu eşleştirdiğimiz, özleştirdiğimiz şeyler oluyor.
Bu da genelde kilo vermek, incelmek, sıkılaşmak, göbeği eritmek, biraz daha böyle fit görünmek, daha şık görünmek gibi olabiliyor.
Bu bende de vardı bu arada.
Uzun zamandır spora artık farklı yaklaşmayı bence becerebildim, öğrenebildim.
Buraya bir alkış yine geliyor.
Çünkü biliyorsunuz zaten ameliyat döneminden sonra bir şekilde hareket etmeyi, spor yapmayı devam ediyordum.
Bir sürü ağırlık yapıyordum. Sonra kapıntıcım dedi ki işte senin ağırlık yapmaman lazım. Hani böyle şeyler yapmaman lazım. Sadece treadmill ya da yoga falan yapman lazım. İlk başta şey oldum böyle. Aa evet ya öyledir kesin hani. Canıma minnet gibiydi. Sonra fark ettim ki aslında ben yapabildiğim şekliyle ağırlık da yapmak istiyorum.
Platese de gidiyorum, işte yoga yapıyorum, dans ediyorum vs.
Ve bunlar benim hayatımda ne ifade ediyor, nerelere yerleştirdim, hareket etmek ne demek, hareket etmeyi neyle özdeştirmiştik, nasıl değiştirebiliriz?
Ay çok yedik bunları eritmemiz lazım gibi bir bakış açısından çıkıp bize yarayan haliyle, güçlendiğimiz haliyle nelere dönüştürüyoruz?
Gelin bugünkü bölümde onları konuşalım.
Sporu öncelikle neden yapıyoruz?
İnternette görüyoruz işte bugün neler yedim, body transformation, bir ayda 10 kilo verdim.
Öncesi sonrası, hadi 500 kaloriyi yakalım, dümdüz göbek, dümdüz karın nasıl oluşturulur?
Yani bunlarda aslında bir yanlışlık yok.
Sadece yaklaşım şeklimize birazcık bakacağız bugün.
Çünkü yine idealizedilen vücutta daha zayıf olursan daha güzel olursun.
İnce görünmen gerekiyor.
İncelik şıklık demektir gibi.
Şimdi bütün bu anlattıklarımın kendi içerisinde bir sorun yok.
İnce olduğunda daha iyi hissedebilirsin, daha şık hissedebilirsin, 500 kalori yakmak isteyebilirsin, daha düz karnına sahip olmak isteyebilirsin.
Bunların kendi içinde bir sorunu yok.
Sadece idealize ettiğin şekli, niye idealize ettiğin kısmı önemli.
Yani zayıflamak için mi spora gidiyorsun yoksa güçlenmek için mi spora gidiyorsun?
Benim bu konudaki fikrimi değiştiren, bütün motivasyonumu, hareketimi değiştiren şey bu oldu.
Güçlenmek için, esnemek için, iyi hissetmek için, rahatlamak için spora gidiyorum.
Ve her spor herkese uygun değil.
Pilates, yoga, ağırlık, boks, yüzme, dans birçok çeşit sayabiliriz.
Mesela ben uzunca bir süre aşağıdaki cimde elime kahvemi alıp indoor cycling yapmaya gidiyordum.
1-1,5 saat cycling yapıyordum sadece.
Hani bazen saatimi takıp kaloriye bakıyordum oken ne kadar kalori yakmışım ne yapmışım diye.
Önemli olan benim için hem zihinsel rahatlamaydı hem de hareketi artırmaktı.
Özellikle bu iyileşme döneminde bu şekilde devam ettim.
Ve çoğu insan şunu yaptı bu bölümde bundan bahsetmek zorundayım.
İşte indoor cycling ile zayıflayamazsın, indoor cycling ile şunu yapamazsın, bunu da eklemen gerekiyor, yoga da yapman gerekiyor, pilatesi de eklemen gerekiyor gibi gibi gerekiyorlarla işte yanlış spor yapıyorsan vaktini boşa harcıyorsun, ağırlıkları yanlış kaldırıyorsan vaktini boşa harcıyorsun gibi bu çok bilen insanların sizin de böyle biraz hevesinizi kırması, yolunuza taş koyması gibi bir şey oluyor.
Burası en önemli kısım çünkü spora neden gittiğinizin dışında bir de gittiğiniz versiyonunuz eleştirildiğinde ya da gitmişken vakit kaybı yaşadığınızı düşündüğünüzde zaten hani gidemiyor oluyorsunuz, gitmemeye başlıyorsunuz.
Biraz böyle geri çekelim.
Ben sporu kendim için yapıyorum, hareket etmek için yapıyorum, iyi hissetmek için yapıyorum, güçlenmek için yapıyorum, yaşlandığımda bağımsız olmak için yapıyorum, kaslarımın daha güçlü olmasını istiyorum, daha iyi hissetmek istiyorum, hem zihinsel hem de zinde hissetmek istiyorum gibi şeyleri önünüze koyduğunuzda yaptığınız spor çeşidi de burada müthiş önemli olmuyor.
Bazen diyorsun ki ben birazcık ağırlık kaldırmak istiyorum, güçlenmek istiyorum, gidiyorsun işte strength training yapıyorsun.
Bazen diyorsun ki ben esnemek istiyorum, sadece vücudumu rahatlatmak istiyorum.
Yoga, pilates yapıyorsun.
Bazen diyorsun ki ben böyle bir enerji almak istiyorum, iyi hissetmek istiyorum.
Kardiyo, dans yapıyorsun.
Yani kardiyoyla zayıflanmaz.
Kardiyo, vakit kaybı.
Sadece ağırlık yapacaksın.
Ya da ağırlık yaparsan kadın vücuduna uygun değil, bol ki oluyorsun, hiç güzel görünmüyorsun.
O zaman pilates yapacaksın.
Ya pilatesle strength training grubu kavga ediyor resmen.
Hani hangisi gerçek spor, hangisi daha iyi.
Bense şu taraftarım diyorum ki o insancıma gittiyse bile bravo diyeceksin.
Yani onu alışkanlık haline getirebilmek, onu kimliğinin parçası haline getirebilmek,
spordan keyif almak, spora gitmediğinde ya hareket etmedik bugünü diyebilmek,
onu bir yere getirebilmek zaten önemli olan.
Bazen yürüyüşe çıkabilirsin sadece.
İlla her gün inanılmaz motivasyon olacaksın.
Bugün de kas geliştireceğiz ve müthiş proteinli besleneceğiz gibi bir kural da yok.
Lütfen ne olur.
Buraya kadar dinlediyseniz beni anlamınızı o kadar çok istiyorum ki.
Yani ben bunun altında yıllarca aynı döngüde sıkışmış bir insan olarak konuşuyorum.
Ve şu anda spor yapmak benim için hani düşündüğüm bir şey bile değil.
Dışarıda bazen grup derslerine katılıyorum.
Bazen aşağıda kendim eliptik yapıyorum.
Aşağıda bizim pilates makinesi de var.
YouTube'a koyuyorum.
Diyorum ki kendin mi yapmak istiyorsun?
Yap.
Grup derslerine mi katılmak istiyorsun?
Katıl.
Bazen hiking yapabilirsin.
Doğayla iç içe olmak isteyebilirsin.
Ya da diğer insanlarla böyle bir aktivite paylaşmak istiyor olabilirsin.
Önemli olan gerçekten yapıyor olmak.
Artık bunu bir şeye bir kalıba sokmanıza gerek yok.
başka insanların işte onu yapıyorsan vakit kaybı, bunu yanlış yapıyorsun, eksik yapıyorsun gibi tanımlamalarından ve yargılamalarından
bence ben de uzun bir süre etkilenmiştim ve kendi kendimi yargılıyordum.
Mesela benim için aşağı inmek, elimde kahveyle inmek işte ekrana şehir koyuyordum peloton makinesinde.
Bazen Londra'da kahvemi içerken bisiklet sürüyorum.
Bazen Tayvan'da, bazen Vietnam'da, neresini canım istiyorsa.
Hatta bazen üç şehre falan gidiyordum.
Bir diğer şey de bunu size şöyle anlatmak istiyorum.
Alışkanlığınız oturada kadar kimseye bir şey söylemeyin.
Söylemeyin.
Yani bu nazardır, şudur budur değil.
Geçenki bölümde enerjiyi dışarıya acımaktan bahsetmiştik.
Biraz enerjiniz de içinizde tutun.
Bir şey yeni oluşuyorken, gelişiyorken hemen her şeyi herkese anlatmanıza, paylaşmanıza,
bu coşkunuzu onlara da yansıtmanıza, işte beraber yapmanıza gerek yok.
Önce sizin kendi alışkanlığınız otursun.
Önce siz onu düzenli olarak yapın.
Gerçekten nasıl yaptığınızı anlayın, neye ihtiyacınız olduğunu o an hissedin.
Spora gidin.
Evde de spor yapabilirsiniz.
Bu arada ben evde de yapıyorum.
Bazen hiçbir şey olmuyor.
Oturuyorum, esniyorum.
güvercinde oturuyorum, kartal yapıyorum mesela yoga pozlarından.
O bile bana yetiyor.
Çünkü pervik kaslarımız özellikle kadınların buralar kasıldığında inanın her şekilde etkisini hissediyorsunuz.
Çünkü oluyor maalesef.
Nasıl sporu sevdiğini bulabilmek için kendine sorular sorabilirsin.
Mesela müzikle mi seviyorsun, rekabetçi bir ortam mı seviyorsun, grup derslerine mi katılmak istiyorsun,
yalnız spor mu yapmak istiyorsun, biraz daha böyle sakin yürüyüş gibi mi,
doğayla da biraz bağ kurmak için dışarıya mı çıkmak istiyorsun, güçlenmek mi istiyorsun,
rutin haline mi çevirmek istiyorsun, kondisyonunu mu artırmak istiyorsun, esnemek mi istiyorsun,
vücudunu daha da mı esnek hale getirmek istiyorsun gibi kendine sorular sorabilirsin.
Yani senin istediğin şey ne, bugünkü hedefin ne, bugünkü ihtiyacın ne?
Tamam vücudumuz güzel, gelişiyor ama aynı zamanda zihinsel olarak da müthiş bir rahatlık veriyor,
müthiş güçleniyorsun.
Çünkü bazen o stres seviyen değişiyor.
Ya da spor yaptığım günler çok daha iyi uyuyorum.
Çünkü genel olarak bir tık uyku problemim var.
Yani uykuya dalmakta sorunum yok ama uyanmalarım çok sık.
Spor yaptığımdaki uyku kalitem, derinliği değişiyor.
Çünkü zihnini boşaltıyor ya da sabah spor yaptıysan üzerindeki o ağırlığı işte uyanamadığın halini biraz daha silkelemiş oluyorsun.
Enerjini artırmış oluyorsun.
Bir diğer faydası da bedeninin neler yapabildiğini görüyorsun ya.
Gerçekten diyorsun ki bak bacaklarım teşekkür ediyorum.
Ne güzel şeyler yapıyorsun.
Kolların bir şeyi kaldırabilmek.
Bunu özellikle sağlık konularında sıkıntı yaşamış insanlar daha rahat hissediyor.
Çünkü ameliyattan sonra benim için yürüyebilmek bile hani vay işte bu sefer bir sonraki bloğa yürüyebildim.
Aşağıdaki markete gidip gelebildim dediğinde diyorsun ki spor yapabiliyorum.
Yani aşağı gidiyorum.
I get to do this.
Hani öf ya I have to do this değil.
Hani şimdi çok yedik gidip de eritelim gibi değil.
O içindeki sesler o yüzden çok önemli.
Yani neye nasıl yaklaştın?
Bakış açısı diyorum haftalardır, aylardır, yıllardır.
Yani o bir şeye nasıl yaklaştın, onu nasıl gördün?
Orada müthiş bir etki yaratıyor sonuçta.
I get to do this.
Ben bunu yapabiliyorum.
Vücudum neler yapabiliyor, neleri başarabiliyor?
Güzel başlangıçta daha hafif ağırlıklarla başlayıp onları biraz artırabildiğinizi görebilmek.
Ya da başlarda nefes tepesa kaldığınızda ama bir iki hafta sonra ne?
Bu kolaymış ya demek.
Dadından yenmiyor.
Hasılı sporu yediklerinizin bir cezası gibi görmeyeceksiniz.
Çok kilo aldık bunu verelim.
Ya da işte şöyle olması lazım.
Standartlara uymam gerekiyor.
Güzel görülmek için yapmam gerekiyor.
Yani bu size verilen bir ceza değil.
Gerçekten zihninizi, vücudunuzu, geleceğinizi.
Yani gelecekte daha bağımsız olabilmek için, daha güçlü olabilmek için.
Benim söylediğim bir laf var 60 yaşıma yatırım yapmak istiyorum.
O merdivenleri çıkamıyorum kızım olmak istemiyorum.
Ben spordan çok keyif alıyorum ve bu motivasyonunuza bağlı bir şey de değil.
Yani gün geliyor her zaman mesela periyot döneminde kadınlar için enerji yok yetmiyor.
Yani o an cycle sinking bölümünde bahsetmiştim zaten ağırlık yapmamalısın.
Yani vücudunu çok görecek şeyleri zaten yapmamalısın.
Gidersin yoga yaparsın bir esnersin belki pilates yaparsın hafif olan versiyonuyla.
Çünkü bazı pilatesler advanced level yani çok daha yoruyor.
Olur sadece yürüyüş yaparsın 20 dakika 30 dakika yani illa böyle terlemen çok kaloriler yakmana da gerek yok.
Bu arada kaloriden bahsetmişken ben kalorisen birisi değilim ve hiç hoşlanmıyorum bunlara.
Bunda bu kadar kalori var bunda bu kadar kalori var demek bende yok.
Bundan hoşlanmıyorum açıkçası.
Bunu da bir süreç gibi görüyorum.
Spor yaptığında canın istediği şeyi bir miktar yiyorsun.
Dibine kadar yediğin günler de oluyor.
Bazen duygusal yeme alışkanlığın varsa ona da düşebiliyorsun.
Bunların da bölümünü yapmıştık.
Dinlemek isterseniz başka bölüme bakabilirsiniz.
Burada overall sporu kendinizi küçültmek için, zayıflamak için, incelmek için değil, hayatınızı büyütmek için yaptığınızı kendinize hatırlatmanız gerekiyor.
Yani ben bunu yaptığımda daha iyi hissediyorum, esniyorum, arkadaşlarımla daha sosyal oluyorum, daha zinde hissediyorum, zihnim boşalıyor, daha rahat uyuyorum, karnımdaki kasları hissediyorum diyebilmek.
Gerçekten kendi hayatınızı genişletmiş oluyorsunuz ve oradan aldığınız enerji başka şeylere yansıyor.
Çünkü böyle grup derslerine katıldıktan sonra başka bir şekilde girip başka bir şekilde çıkıyorsun o derslerden.
Birincisi spor dersine hazırlanmak.
Hani evdeyken şöyle bir çok az bir makyaj yapıyorsun.
Pilatese gidiyorum ben mesela.
Hani o bir süslenme gibi geliyor bana.
Gidiyorum işte eğer böyle hot body yoga gibi bir yerse mesela inanılmaz terlediğim bir yerse yanımda ekstra kıyafetlerim, duşumu almak falan.
Diyordum ki bunu ben küçükken çok sık yapardım bu arada.
Yani ben basket oynayarak, voleybol oynayarak büyüdüm.
Voleyboldan atıldım bu arada ama basket oynayarak büyüdüm.
Zaten sporu çok severim ve bunu sosyalleşmek için de yaparım.
Şimdi burada da tekrardan bunu böyle canlandırmak bana inanılmaz iyi geldi.
Arkadaş grubumda da spor derslerine gidiyoruz bazen.
Duş alıyoruz, çıkıyoruz yemeğe gidiyoruz.
Müthiş bir etkinlik.
Bir de beraber yapmak dersi olduğu için birbirimizi gaza getiriyoruz.
Hani you got this falan diye birbirimize bir köşeden bağırıyoruz falan.
Eğer bende bir değişiklik fark ediyorsanız birinci sebeplerinden bir tanesidir.
Yani spor deyince aklınıza gelen şeyi biraz daha sorgulayın.
tartı, kilo, kalori, böyle hani
zayıflamak, incelmek, fit görünmek, daha
güzel olmak gibi gibi şeyler varsa
bunları bir süre belki kenara
alabiliriz. Vücudunuzun neler yapabileceğini
keşfetmek, o esnemeyi hissetmek,
güçlenmek için yapmak.
Belki bir süre bunu deneyin. Nasıl hissettiğinize
bir bakın. Bu bana çok iyi geldi.
Yani bana iyi geldi demek size iyi gelecek anlamına
gelmiyor ama ben hep bunu söylüyorum.
Bizim bu bölümü dinleyenleri
bir grup olarak görüyorum, bir community
olarak görüyorum bizi, bir topluluk olarak
görüyorum ve bu toplumun içerisinde
yani sporu böyle çok toksik
bir şekilde vurgulayan insanlar gibi de
görünmek istemem. Zihnimize ne kadar
katkısı olduğunu vurgulamak istiyorum. Çünkü bazen
insanlar hayatlarında stagnant hissediyor.
Yani durmuş tıkanmış ilerleyemiyor
gibi hissediyor. Hareket. Yani gerçek
hayatınızda yaptığınız hareket oraya da
belki hemen böyle tık tık
anında olmasa da yavaş yavaş
etki ediyor. Kesinlikle.
Okey. Akşamı ettik. Ben bu işi
sevdim. Biraz daha böyle hani parlak
olması güzel oldu. Arkamdaki manzarayı
Bir de güneşin batmasını da beraber yapmak güzel oldu.
Haftaya yeni bölümle görüşmek üzere.
Kendinize çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
