
Zihnin ve odanın dağınıklığı, içsel bir karmaşanın yansımasıdır. Bu bölümde, ne kadar dağınık olsak da, bir şekilde hepimizin benzer kaygıları paylaştığını keşfedeceğiz. Kendi dağınıklığımızla dertleşiyor, her şeyin düzelmesi için önce kendimizi anlamamız gerektiğini hissediyoruz.
Transkript
Bazen hayatımızda bir yerlerde bir şeylerin doğru gitmediğini hissederiz.
İçimizde bir karmaşa, bir belirsizlik.
Zihnimizdeki düşünceler sanki birbirinin üzerine yığılmış ve bir türlü düzelmiyor gibi gelir.
Bazen de etrafımızdaki her şey dağınık olur.
Masamızda... Odamızda, hayatımızda, her şeyin bir yerlerde kaybolduğunu, hiçbir şeyin düzenli olmadığını hissederiz.
Peki bu dağınıklık gerçekten de sadece etrafımızda mı yoksa kafamızda mı?
Ve en önemlisi bu iki dağınıklığı toparladığımızda hayatımızın nasıl şekilleneceğini fark eder miyiz?
Zihinsel ve fiziksel dağınıklık arasındaki bağ genellikle gözümüzden kaçar ama ikisi de birbirini besler.
Birbirinin yansımasıdır.
İçsel dünyamızdaki karmaşa dış dünyamızdaki kaosu yaratır.
Ve tam tersi, etrafımızdaki karışıklık zihnimizdeki dağınıklığı daha da derinleştirir.
Şöyle düşünün, zihninizde bir sürü düşünce var.
Bir konuda endişeleniyorsunuz, bir şey hakkında kararsızsınız, bir plan yapmanız gerekiyor ama bir türlü adım atamıyorsunuz.
Bu düşünceler biriktiğinde sanki zihninizdeki her şey üst üste yığılıyor gibi hissedersiniz.
O an kafanızda her şey bulanıklaşır, bir düşüncenin ardından bir diğeri gelir ve bir türlü o düzeni kuramazsınız.
Ve sonra etrafınıza bakarsınız.
Çalışma masanızda dağılmış kitaplar, üzerinde unutulmuş notlar, biriken çamaşırlar, her şeyin bir araya gelmesi ve bir türlü toparlanamaması.
aslında içsel karmaşanızın fiziksel bir yansımasıdır.
Bunu fark ettiğinizde bir şeyleri düzene sokmak için bir adım atmak istersiniz.
Ama burada dikkat etmeniz gereken önemli bir şey var dostlarım.
Dışarıdaki dağınıklık sadece bir sonuç, bir belirtidir.
İçsel dağınıklığın bir işaretidir.
Hayatın düzenini ararken aslında hep içsel düzeni kurmaya çalışıyoruz.
Zihnimizin karmaşasından kaçmak bir şekilde dış dünyadaki dağınıklığı düzene koymakla başlıyor.
Her şeyi yerli yerine koymak yalnızca...
değil, içsel dünyamızı da toparlamak anlamına geliyor.
Fiziksel olarak bir şeyleri düzene soktuğumuzda içsel dünyamızda bir şekilde yerli yerine oturur.
Bir de düzenli bir ortam zihinsel sakinlik için bir alan yaratıyor sanki.
Çünkü düzen dediğimiz şey zihnimizin daha net çalışmasına yardımcı olur.
Hani zaman zaman ben bunu deneyimliyorum.
Özellikle çalışma masamın daha düzenli olduğu anlarda daha verimli oluyorum.
Masaya oturduğumda daha verimli kalkıyorum.
Odam daha düzenli olduğunda o sabah daha mutlu uyanıyorum.
Evim daha düzenli olduğunda evde daha huzurlu vakit.
geçiriyorum. Ofisim daha düzenli olduğunda orada da en verimli Elif'le karşılaşıyorum.
Ne zaman bir yerlerde bir düzensizlik olsa sanki o düzensizlik her şeye yansıyor gibi geliyor bana.
Bu şey de olabilir bu arada.
Yani mutfaktaki düzensizlik, çanta içindeki düzensizlik, gardıroptaki düzensizlik, işte kitaplıktaki düzensizlik bu her şeyle alakalı.
Dağınıklık bence farkında olmadan bizde büyük bir stres yaratıyor.
Bu da stresin bir türüdür bu arada.
Çünkü karma... maşa belirsizlik demektir.
İnsan bilinçli ya da bilinçsiz kontrol edemediği her şeyden rahatsız olur ve etrafımızdaki dağınıklık da bu belirsizliğin dışa vurmuş halidir.
Ama aslında dışarıdaki dağınıklığı toplamak bir tür içsel terapi gibidir.
Ben çok seviyorum bu terapiyi bu arada.
Yani bazen biriktiriyorum dağınıklığı toparlayabilmek için.
Özellikle çalışma masamda, işte kütüphanemde, gardırobumda, ofisimde birikiyor birikiyor ve bir anda işte saatlerce o dağınıklığı toplamak beni çok farklı bir noktaya taşıyor.
Ne düşünmem gerekiyorsa düşünüyorum.
Ne karar vermem gerekiyorsa işte karar veriyorum.
Hatta geçtiğimiz günlerde çok işimle alakalı çok önemli bir kararı yine ofisimi toparlarken verdim.
Bu duyguyu biliyorsunuzdur.
Bu güzel bir duygudur bu arada.
Bir odayı düzenlemek, bir masayı temizlemek aslında zihnimizdeki karmaşayı düzene sokma sürecine bir adımdır.
Bu sadece bir fiziksel temizlik değil dediğim gibi.
Bir düşünsel temizliktir.
Her şey... yerine oturduğunu görmek zihnimizdeki dağınıklığın biraz olsun azalmasına yardımcı oluyor.
O an sanki içsel dünyamızla dış dünyamız arasında bir bağ kuruyoruz.
Bir uyum başlatıyoruz. Bunu deneyimlediğinizde bir daha bakın mesela.
Farkında olarak yapın bunu.
Etrafınızdaki her şeyin içsel halinizle nasıl bağlantılı olduğunu fark edeceksiniz.
Yani o masayı temizlemek bir düşünceyi düzene koymak gibi.
O odayı toplamak bir yaşamı toplamak gibi.
Yavaşça karmaşa yerine düzen yerleşmek.
İçsel huzur dışarıdaki düzenle birlikte kendini gösteriyor.
Ama bu sadece bir başlangıç.
Düzenin peşinden gitmek aslında zihinsel bir yolculuğa çıkmaktır.
Zihnimizdeki dağınıklıkla etrafımızdaki dağınıklığın ilişkisini fark ettikçe yaşamımıza nasıl daha derin bir anlam katabileceğimizi anlayabiliyoruz.
Çünkü hayat dediğimiz şey yalnızca fiziksel düzeni sağlamakla ilgili değildir.
Hayat içsel dengeyi bulmaktır.
Zihnimizde, duygularımızda, düşüncelerimizde her şeyin bir yerinde olduğu, her şeyin anlamlı olduğu bir düzenin içinde olmaktan bahsediyorum.
Ve belki de bu hayat...
dediğimiz şey yine düzeni kurmaya çalışırken her iki dünyanın da uyum içinde olmasına izin vermek de gizlidir.
Zihnimiz ve çevremiz aslında birbiriyle dans eder.
Birini düzene soktuğumuzda diğerini de şekil almasına yardımcı oluruz.
Dışarıdaki karmaşa içsel huzursuzluğumuzu yansıtır ve dışarıdaki düzen içsel dengeyi bulmamıza yardımcı olur.
Bugün belki de bir adım atacaksın.
Çevrendeki dağınıklığı toplayacaksın.
Masanı toplayacaksın. Salondaki sehpanın üstünü toplayacaksın.
Kitaplığını toplayacaksın.
Çantanı toplayacaksın.
Bilmiyorum ama bunu yalnızca bir temizlik olarak görme.
Bu zihninin de temizlenmeye başladığı bir süreç.
Çünkü her şeyin bir düzeni olmalı.
Hem etrafımızda hem de zihnimizde.
Bu arada not olarak geçiyorum bunu.
Etrafındaki insan dağınıklığını da toplamayı unutma.
Adisyonun bir sonraki bölümünde görüşmek üzere.
Bugünlük benden bu kadar. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
