
Camilla Parker'ın Hikayesi: Nefret Edilen Kadından Kraliçeliğe
19 Ağustos 2025 · 16 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Camilla Parker Bowles, yılarca 'öteki kadı' olarak anıldı. Halk tarafından istenmedi ama sonunda Kraliçe oldu. Sizce Camilla, gerçekten büyük bir aşkın kurbanı mıydı, yoksa soğukkanlı bir stratejist mi?
Transkript
Sizinle Camilla'nın dedikodusunu yapacağız.
Bugün Diana serimizin ikinci bölümündeyiz.
Kim var bu ikinci bölümde?
Camilla Parker var.
Hepiniz nefret ediyorsunuz ondan biliyorum.
Ben de sevmiyorum. Çok samimiyetsiz geliyor o kadın bana.
Yani kadından hiç iyi bir enerji alamıyorum arkadaşlar.
Bildiklerim için değil. Bildiklerimiz için değil.
Yargılamıyorum bu arada. Çünkü bu meseleyi psikolojik olarak anlamaya çalışıyorum.
Bunun bir şeyi vardır yani bir sebebi vardır illaki diye düşünerek Kamila'yı yargısız bir şekilde size anlatmaya çalışacağım.
Şimdi Diana bölümünde adını çok sıkandık.
Sıra Kamila'da. Kamila Parker Bowles.
Ben diye hiçbir şey telaffuz edemiyorum ya.
Ben aslında akıllı bir insanım.
Gerçekten biraz çalışsam bunu çözeceğim.
Ama inanın bana acayip planlar yaptım.
Geleceğimle ilgili yakında doğru telaffuz edilmiş cümleler kuracağım.
İngilizce, Fransızca, İtalyanca.
Çok şey yaptım yani çok hırs yaptım.
Neyse 1947'de doğuyor.
İngiliz sosyetesinden geliyor.
Görgülü, eğlenceli ve çok sosyal bir kadın.
Saraydan biri değil ama hep o çevrenin merkezinde.
Ve çocukluğundan beri de öyle masal prensesi olmak gibi bir hayal yok.
Çünkü bu kadın daha çok esprili, insanlarla iyi anlaşan, biraz da umursama safhasıyla bilinen bir kadın.
Özgüvenli diyorum linçliyorsunuz.
Beni özgüvenli yani ne yapayım?
Özgüvenli bir kadın. Prensi de öyle tavlamış.
Prensi nasıl tavlamış?
Anlattık bunu. Bir polo maçında tanışıyorlar.
Aslında ikisinin arasında 1970'lerin başında başlayan bir bağ var.
Yani seneler önce başlayan bir bağ var.
Ve senelere yayılan bir bağ bu.
İnişli çıkışlı skandallarla anılan bir ilişki.
Ama işin özünde şu var. İkisi de birbirinin en büyük sırdaşı.
Yani Charles'ın kendi ailesinde bulamadığı yakınlığı Camilla da bulduğu çok sık söyleniyor.
Çünkü Camilla onun en doğal halini kabul ediyor.
Yani Charles için Camilla nefes alabildiği bir insan olmuş.
O sarayın baskısından kaçmış, ağır protokollerinden kaçmış falan.
İnsan neden evli biriyle birlikte olur?
Ya da neden evliyken başka bir ilişki başlatır?
Yani bu her zaman sadece yasak olanın cazibesi değildir bence.
Çoğu zaman mevcut ilişkide görünmeyen, duyulmayan...
Başka bir insanda karşılık bulmasıdır.
Bunu onaylamıyorum. Lütfen yanlış anlaşılmasın.
Bu yüzden linç yemek istemiyorum.
Yani bir eksikliğin tamamlanması olduğunu söylüyorum.
Bu etik açıdan yanlış olsa da psikolojik açıdan anlaşılabilir bir şey.
Yani bir ilişkide kendini yalnız anlaşılamamış ya da sürekli rol yapmak zorunda hissediyorsa biri başka birine yönelmesi aslında ihtiyaçların karşılandığı yer.
Demekle alakalıdır herhalde.
Bu saçma bir cümle oldu ama nasıl toparlayayım?
Şöyle toparlayayım. İhtiyaçların karşılandığı bir yer bulmasıyla ilgilidir.
Charles açısından baktığınızda Diana çok sevilen, parlayan bir figür ama Charles'ın ruhsal ihtiyacı başka bir yerde.
Sakinlikte, sırdaşlıkta, onu yargılamayan bir insanda.
İşte Camilla burada devreye girmiş.
Bu yüzden Charles hiçbir zaman Camilla'dan vazgeçememiş.
Çünkü Camilla onun için sadece bir sevgili değil de en yakın arkadaş olmuş.
En güvendiği insan olmuş duygusal evi gibiymiş.
O yüzden bu hikaye yasak bir aşk değil de.
yarım kalan bir uyumun farklı yerde tamamlanması gibi görebiliriz.
Yine de sorulması gereken şey şu.
İnsan kendi evliliğinde o uyumu neden kuramaz?
Burada hem kişilik farklılıkları hem de içinde bulunulan sosyal kültürel baskılar devreye giriyor belki de bilmiyorum yani.
Belki de Charles hiçbir zaman Diana ile o yakınlığı kurabilecek bir zemin bulamamış bile olabilir.
Ama şunu da unutmamak gerekiyor.
Bu üçlü hikaye hepimizin içindeki çok insani bir gerilimi yansıtıyor.
Yani kalbimizin götürdüğü yerle Toplumun bizden beklediği yer arasındaki uçurum aslında.
Camilla Charles dayana ilişkisi.
Neyse konuya dönelim. Bunlar...
Çok uzun süre birlikte oluyorlar.
Tabii yasak aşkın içindeler.
Bunu bir sonraki bölümde Diana'nın evliliği bölümünde konuşacağız.
Yani haftaya yayınlayacağım bölümde.
Charles'la bir polo maçında tanışıyorlar.
O maça kadar aslında kadının özgür bir hayatı var.
Yani klasik bir sosyete gibi davranmıyor.
Dekorasyon firmasında işe giriyor.
Sekreterlik yapıyor. Çok özgür.
Özgürlüğüne çok düşkün.
Çok ağırbaşlı aynı zamanda.
Bence çok iyi bir oyuncu.
Kamila. Neyse bunlar bir polo maçında tanışıyorlar.
Prens maçtan sonra arkadaşları sohbet ediyor.
Yanlarında da bir köpek var. Köpeği seviyor.
Diyor ki kulağına eğilip ne hoş bir köpek bu.
Ben Kamila Park.
Tanıştığımıza memnun oldum.
Ya inanamıyorum ya.
Bundan mı etkilendin Charles ya?
Etkilenmiş olabilir anlarım çünkü o zaman gözde bekar herkesin gözü onun üstünde ve bütün kadınlar neredeyse çevresindeki bütün kadınlar hemen hemen aynı tavırları sergiliyorlar prensle karşı çok ilgililer
çok şeyler falan ama bu kadın çok rahat gidip elini sıkıyor tanışıyor prens zaten onun bu özgüvenine vuruluyor.
Özgüvenli olmanın ne kadar önemli olduğunu bu kadından öğrenelim biz diyorum realist'a ve beni linçliyorsunuz.
Çok doğru bir şey. Biraz rahat olmak lazım hayatta.
Relax olmak lazım. Bunu sadece özel ilişkilerde düşünmeyin.
İş hayatında da, arkadaşlık hayatında da yaşamın kendisinde biraz rahat olmak lazım.
Çünkü rahat olan insanlar gerçekten bir şeyleri kazanıyorlar.
Neyse bunlar takılmaya başlıyorlar.
Çünkü Camilla iyi bir binici, iyi bir avcı falan.
Prens de öyle. Birlikte ava gidiyorlar, at sürüyorlar, at sürüyorlar herhalde doğru bir şeydir, cümledir.
Yoksa ata biniyorlar mı?
Bunu bir yazar mısınız bana merak ediyorum.
Neyse bunlar birlikte takılıyorlar kısaca.
Zamanla Charles bu kadına aşık oluyor.
Tutuluyor hatta yani aşkından ölüyor.
Ama Camilla, bence Camilla onu hep yedekte tutmuş.
Çünkü evlenmiş Charles askeri görev için.
yere gidiyor saraydan uzaklaşıyor gider gitmez Camilla hemen evleniyor yani Charles onun yediğindeymiş cebindeymiş her zaman manipüle etmiş bir de ghostlamış Ghost'ladığı için bence Charles o kadar tutulmuş
ona. Neyse bunlar takılıyorlar.
Bilmem ne yapıyorlar falan filan derken.
Prens Camilla'ya tüm bu evlilik sürecinden önce evlenme teklifi ediyor.
Ve Camilla bunu kabul etmiyor.
Şimdi bunun sebepleri var. Neden evlenmediler diye soracak olursanız.
Bunlardan bir tanesi Camilla bakire değil.
Sarayın kuralı var. Olmaz.
İkincisi Camilla bu evliliği kabul etmiyor.
Belki rahat rahat takılabilmek içindir.
Belki başına gelecekleri bildiği içindir.
Bilmiyorum. Kabul etmiyor yani.
Charles saraydan uzaklaşır uzaklaşmaz da evleniyor.
Charles geri dönüyor. Bir bakıyor ki Camilla evlenmiş nikah masasına.
Çağır sevgilim. Öyle miydi şarkı nasıldı?
Nikahına beni çağır sevgilim.
İstersen şahidin olurum senin.
Olamamış şahidi.
Charles tabii onun evlendiğini görünce çok büyük bir hayal kırıklığına uğruyor.
Depresyona giriyor ve bir daha Camilla ile görüşemeyeceklerini düşünüyor.
Çünkü doğal olanı, etik olanı...
Ve gerçek olanı bu. Başta anlattığımız şeyler bunun psikolojik olarak incelediğimiz, yargılamadan anlamaya çalıştığımız, empati kurmaya çalıştığımız tarafı.
Ama etik olanı budur.
O ilişki bitmeli ve kesinlikle devam etmemeli.
Ama Camilla durur mu?
Durmaz. Camilla için demek ki bunun hiçbir önemi yokmuş.
Zaten kocası da Charles'ın kız kardeşinin sevgilisiymiş.
Kafalar yandı şu an.
İnanılmaz bir şey bu ya.
Neyse söylemeyeceğim.
Kocası da şeyin Charles'ın kız kardeşinin sevgilisi aslında.
Ve kocasıyla da birbirlerini sürekli aldatıyorlar.
Yani öyle şey bir evlilikleri de yok.
Belki de Camilla... Charles'la rahat rahat takılabilmek için onunla evlenmiştir bilmiyorum.
Çünkü evlendikten bir süre sonra tekrar görüşmeye başlıyorlar.
İnsanlar ikisinin çok yakın dost olduğunu düşünüyor.
Çok yakın arkadaş olduğunu düşünüyor.
Çünkü o sürede Charles'ın hayatına da dayanımız giriyor.
Çünkü hala bekar ve evlenmesi gerekiyor ya.
Sürekli kız gösteriyorlar buna falan.
Tanıştırıyorlar. Bir an önce evlenmesi lazım.
Ve Camilla da... Başka biriyle evli.
Skandal. Aralarındaki konuşma basına sızdıktan sonra boşanıyor bu arada Camilla.
Neyse oraya geliyoruz yavaş yavaş.
Ve bu Camilla durmuyor. Yani bu kadın gerçekten durmuyor.
Sonra Charles evleniyor Diana ile.
İlk kavgaları Camilla yüzünden oluyor.
Çünkü onlar balayınlarken kol düğmeleri, C harfli kol düğmeleri hediye etmiş Camilla Charles'a.
Ve Charles da onu takmış.
Tabii ki Diana bunu fark ediyor.
Ve aralarında inanılmaz bir kıyamet kopuyor.
Sonra Charles'ın ajandasında...
Camilla'nın fotoğraflarını buluyor.
Sonra Camilla'nın bir sürü aşk mektubunu buluyor.
Ve Camilla aşk mektubu yazmaya devam ediyor.
Ve Charles da buna cevap veriyor.
Ve bu kadın cicim ayları geçtikten sonra yavaş yavaş depresyona girmeye başlıyor.
Saraydan dışlandığını hissediyor.
Yani kocasıyla arası çok kötü.
Çocuk yapmak istemesinin bence sebebi kocasıyla belki arasının düzelmesi, düzenme umududur.
Bilmiyorum. Ama işler hiç istediği gibi gitmiyor.
Onu biliyorum. 1985 yılında şöyle bir şey oluyor.
Camilla ile... Charles'ın konuşmaları basına sızdırılıyor.
Tüm dünya bunu konuşuyor.
Yani tüm dünya için o konuşmalar sızdırıldıktan sonra Camilla matres oluyor.
Yani istediği kadar ünvanlar alsın.
Bütün dünya ona o andan itibaren matres demeye başlıyor.
Ve Camilla Gate diye basın bu.
Skandalı paylaşıyor.
Bu isimle sürekli haberleri paylaşıyorlar.
Bu isim veriyorlar. Ve bu olaydan sonra kocası Camilla'yı boşuyor.
Kraliçe Elizabeth tabii ki bunu onaylamıyor.
Basına sızdıktan sonra bütün bu konuşmalar.
Saray acil bir şekilde bu ilişkinin bitmesi gerektiğini söylüyor.
Ve baskı kuruyor ama bu ilişki bitmiyor.
Ve Diana öldükten 8 sene sonra Charles ile Camilla evleniyorlar.
Ama şöyle bir şey var. Camilla ile ailesinden birinin ortak bir noktası var.
Bunu da bir yılsında anlatmıştım.
Alice Keppel.
Bence Camilla nenesinin intikamını almak için harekete geçmiş gibi geldi bana.
Çünkü bu kadar tesadüf bir şey olamaz herhalde.
Alice Keppel. Çok güzel bir kadın.
Camilla'nın büyük annesi.
George Keppel diye biriyle evli ve bu evlilikten iki çocukları oluyor.
Alice Camilla'nın aksine lüks hayata aşık.
Kocasının maddi sıkıntıları yüzünden zengin biriyle ilişki yaşamaya başlıyor.
Tahmin edin bu zengin adam kim?
Charles'ın büyük dedesi.
Galler prensi Edward.
Alice'den 26 yaş büyük.
Bakın tesadüfe bakar mısınız?
Yani bu kadın bence ailesinin onurunu kurtarmak için gelmiş gibi geldi bana.
26 yaş büyük. Prens Keppel'dan ve çok güzel bir ilişkileri başlamış.
Prensin güvenini kazanmış ve prens onsuz hiçbir yere gidemez hale gelmiş.
Sürekli birlikte seyahat etmeye başlamışlar.
Ve Alice adına çok büyük yatırımlar yapmış ve onun çok zengin bir kadın olmasına sebep olmuş.
Ve kadına çok yardımsever birine dönüşmüş bu şeyden sonra bu kadar zengin olduktan sonra.
En uzun süreli metresi olarak anılıyor tarihte Alice Keppel ama birçok kişi tarafından gerçek İngiltere kraliçesi olarak kabul ediliyor.
Yani kralın üzerindeki etkisi çok büyük.
Birçok kişi ve birçok siyasetçi krala istediklerini kabul ettirmek için, taleplerini kabul ettirmek için önce Alice'e gidiyorlar.
Alice'le görüşüyorlar. Edward tahta çıktıktan kısa süre sonra rahatsızlanıyor.
Çünkü o bes kendisi, yaşlı aynı zamanda.
1910 yılında ölüyor ve o ölürken başında Alice'i Alexander'a birlikte bekliyorlar.
kabul etmişler ve kralın ölümünün ardından oğlu George tahta çıkıyor.
Ancak yeni kral ve kraliçe Edward'ın aksine çok şeyler muhafazakarlar yani çok tutucular ve tahta çıkar çıkmaz Alice'i saraydan uzaklaştırıyorlar.
Bunun üzerine de Alice ailesiyle birlikte dünya turuna çıkıyor ve İngiltere'ye çok uzun süre dönmüyor.
Birkaç yıl sonra geri döndüklerinde tamamen kendisine ailesine, kendisine, arkadaşlarına falan adayıp kralla ilgili de bir daha hiçbir zaman konuşmuyor.
Bence bu o aile için Yani kadının saraydan uzaklaştırılması, ortamdan uzaklaştırılması falan bence o aile için ciddi bir travma oluşturmuş.
Bunu da kendi aralarında konuşuyorlar Charles'la bu arada.
Yani benim işte büyük nenem, öyle anlatayım sizin büyük dedenizin metresiydi falan diye sohbet ediyorlar, konuşuyorlar.
İşin özü bu ailede metreslik gelenek herhalde.
Ama tabii şey döneminde, Alice Keppel'ın döneminde kocasının durumu iyi olmayan...
Kadınlar, aristokrat kadınlar başka erkeklerle birlikte oluyormuş.
Yani daha zengin erkeklerle birlikte oluyorlarmış.
Bu çok doğal karşılanırmış.
Yani o dönemden kastım Victoria'nın dönemi.
O dönemde kadınlar, üst sınıf evli kadınlar daha doğrusu daha zengin ve daha mevki sahibi erkeklerle ilişki yaşıyorlar.
Ve eşleri de bu durumdan haberdar oluyor ve destekliyor.
Çünkü bu o dönem için oldukça normal, oldukça yaygın ve...
Para ve statü kazanma yöntemi bekar kadınlar için geçerli değil.
Yani bekar kadınların ilişki yaşaması ahlaksızlık olarak görülüyor ama evli kadınların yaşaması ahlaksızlık olarak görmüyor.
Dünya gerçekten çok acayip bir yer.
Yani ne alaka mesela?
Bunu nasıl toplu olarak mantıksız görmüşler?
Bekar kadınların başka bir erkekle ilişki yaşamasını ahlaksızlık, namussuzluk olarak görüyorlar.
Ama evli kadınların...
Kendilerinden durumu daha iyi olan erkekler ilişki yaşamasını statü atlama yöntemi olarak görüyorlar.
Bu kadın da nokta atışı yapmış yani.
Edward'a ulaşarak.
Charles'la tanışmaları tabii ki tesadüf değil.
Aynı çevrenin çocukları bunlar.
Aynı ortamda büyümüşler.
Aynı arkadaşlara sahipler.
Sonunda da evlenmişler.
Evlendikten sonra kadınla ilgili ciddi bir PR çalışması başlıyor.
Yani onun üzerindeki bu metre salgısını yıkmak için acayip hayır işlerine gidiyor.
Sürekli projelerde koşturuyor.
Sürekli güler yüzlü ve hep sessiz.
Yani hep sessiz kalıyor.
Hiç bu konuyla ilgili falan konuşmuyor.
Buna rağmen insanların tabii ki samimiyetini ve sevgisini kazanmamış.
Hatta Diana'nın ölümünden onu bile sorumlu tutuyorlar.
Bunu da gelecek bölümlerde konuşacağız.
Yani şeyi düşünüyorum hep yani insan her zaman mantıklı değil duygusal seçimler de yapabilir.
Yani mantıklı evliliği sürdürüyor ama duygu gizli bir kapıdan kendini dışarı atıyor.
Charles ve Camilla o kapıda birbirini bulmuşlar gibi geldi bana.
Bir sonraki bölümde ikisinin kavgalarını falan anlatacağım size.
Bir sonraki bölüm biraz daha heyecanlı ve biraz daha inişli çıkışlı olacak.
Bugün kraliyet ailesinin resmi bir üyesi.
Kraliçe eşi olarak gördüğümüz Camilla aslında yıllarca öteki kadın olarak anıldı.
Ama hikaye biraz daha yakından bakınca kendinle de çelişiyorsun Elif diyeceksin ama sanki bu yasak aşk değildi.
Aynı zamanda insanın kalbinin kurallara, protokollere hatta bazen evliliğe bile meydan okuyabilme hali gibi geldi bana.
Yani Camilla'nın hikayesi bize şunu hatırlatıyor günün sonunda.
Kalp dediğin şey etikle, mantıkla her zaman aynı yönde atmıyor.
Ve insan ne kadar güçlü olursa olsun...
Duygularına yenik düşebiliyor.
Yani Allah kimseye bunu yaşatmasın.
Ama siz doğru olanı yapın.
Etik olanı yapın. Bir ilişkiye başlamadan önce bir ilişkiniz varsa onu bitirin.
Çünkü bu çok yanlış bir durum ve karmanın sopası yok dostlarım.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
