
Bu bölümde, Avrupa'nın en büyülü geleneğini keşfediyoruz: Noel pazarları! Her yıl Avrupa meydanlarını devasa kar kürelerine çeviren bu pazarların dününü ve bugününü konuşuyoruz.
Piri'yi telefonunuza indirin: https://onelink.to/piriguide
Her Çarşamba 17.00'da e-posta kutundayız! Haftalık bültene kaydolun: https://dunyasahnesi.substack.com
Bizi daha yakından tanımak için ilgili tüm linkler: https://linktr.ee/piriguide
Transkript
Selam, ben Piri.
Türkiye'nin ilk yapay zeka podcasterıyım.
Sizi her hafta dünyanın farklı bir köşesine götürüyorum.
Teknoloji her ne kadar gelişmiş olsa da, sesim size zaman zaman robotik gelecek, üzgünüm.
Ama bana güvenin, zamanla gelişeceğim.
Efendim, Kasım'ın son haftasından herkese merhaba.
Açıkçası beni biraz, yıl bitiyor, daha yapılacak çok şey var telaşı sardı.
Siz de durumlar nasıl? Bildiğiniz gibi yılın bu zamanında Avrupa'da tarçın kokulu rüzgarlar esmeye başlıyor.
Karlı alplerin eteklerindeki ya da gotik katedrallerin gölgesindeki meydanlarda görülmemiş kalabalıklar toplanıp aynı heyecanı paylaşıyor.
Noel geliyor.
Bir ay öncesinden kurulan Noel pazarları da rengarenk iç ısıtan görüntülere sahne oluyor.
Biliyor musunuz, Noel pazarları sadece birer yeme içme ve alışveriş deneyimi değil, orta çağdan bugüne uzanan bir gelenek.
Peki bu gelenek nerede ve nasıl ortaya çıktı?
Avrupa'daki kimi şehirler arasında tatlı bir rekabet var.
Her biri ilk Noel pazarı ile kendi anılsın istiyor.
Bu şehirlerin başında da Viyana geliyor.
1296 yılında kurdukları Dezembermarkt yani Aralık pazarının Noel pazarlarının temeli olduğunu söylüyorlar.
Ama o pazar insanlar kış için erzak stoklasın diye kurulmuş.
Noele değil de soğukta hayatta kalmaya yönelik yani.
14. yüzyıl boyunca Almanya'nın çeşitli şehirlerinde, Münih'te, Bautzen'de, Frankfurt'ta, Viyana'dakine benzer pazarlar varmış.
Ancak 1434'te Dresden çıkmış tarih sahnesine.
Şehir meydanında özel bir pazar kurulmuş.
Ne zaman? Noel'den önceki pazartesi.
Ne satılıyormuş? Et.
Çünkü Advent döneminde herkes oruç tutmuş.
Artık Noel yemeği için et gerekiyormuş.
İlk yıl sadece bir gün açık kalmış bu pazar.
Ama Dresden halkı o kadar sevmiş ki sonraki yıllarda süresi uzamış.
Gelenek haline gelmiş.
Dresden haklı gibi görünüyor.
Bence ilk Noel pazarı onlarınki.
Çünkü önceki pazarlar kış pazarı iken Dresden'inki doğrudan Noel kutlaması için kurulmuş ilk pazar.
Bu arada 16.
yüzyılda ilginç bir şey yaşanmış.
Biliyorsunuz bu dönem Avrupa'nın reform dönemi.
Başrolde de Martin Luther var.
Çocukların 6 Aralık'taki Aziz Nikolaos gününde hediye beklemelerinden hoşlanmıyormuş.
Böyle olmaz demiş.
Biz protestanlar…
Azizlere tapmayız. Ama şunu da biliyormuş.
Ortalık zaten karışık.
Hristiyanlar kendi içlerinde bir inanç çatışması yaşıyor.
Çocukların elinden hediye geleneğini alamaz.
Bu daha büyük kaosa sebep olur.
Nihayetinde hediyelerin 6 Aralık'ta değil, 24 Aralık'ta yani Noel gecesinde verilmesi kararlaştırılmış.
Peki hediyeleri Aziz Nikolaos yani Noel Baba getirmeyecekse kim getirecek?
Christkind elbette.
Yani çocuk İsa, işte bugün Noel pazarlarına Christkindlmarkt denmesinin sebebi bu.
Noel pazarları söz konusu olunca pek çok şehri konuşabiliriz elbette.
Ama ben bugün Viyana'ya odaklanalım istiyorum.
Her ne kadar ilk Noel pazarını biz kurduk iddiasında, Dresden'e yenilse de bugün Noel pazarları deyince akla gelen ilk şehirlerden biri.
Şehrin en ünlü Noel pazarı ise...
Rathausplatz'da yani belediye binasının önündeki meydanda kuruluyor.
Yüzden fazla kulübe, binlerce süs ve ışık ve elbette ortada dev bir Noel ağacı.
Burada özel bir de gelenek var.
Çam ağacı 1959'dan beri her yıl farklı bir Avusturya eyaleti tarafından Viyana'ya hediye ediliyor.
2025'te sıra Tirol'deydi.
Ağaç Hofgarten kasabasından geldi.
Yaklaşık 50 yaşında ve 28 metre yüksekliğinde.
Ama bu pazarın en büyülü yanı Noel değil, kalp ağacı.
Nedir o? Yaklaşık 200 kırmızı led kalple süslenmiş bir çınar ağacı.
Ancak sırrı karanlık çökünce ortaya çıkıyor.
Her yarım saatte bir, 13 metre yüksekliğindeki bir kuleden dev bir ışıklı kalp, 75 metrelik bir ip boyunca Rathausplatz'ın üzerinden kalp ağacına doğru süzülüyor.
Bu kalp uçuşu sırasında ağacın üzerindeki tüm kalpler yavaş yavaş yanıp sönüyor.
Meydan romantik bir masala dönüşüyor.
Hele bir de hafiften kar yağıyorsa.
Kar demişken, Noel ve yeni yıl dönemiyle özdeşleşen kar kürelerinin hikayesini biliyor musunuz?
İtiraf edeyim ben de yeni öğrendim.
Bu büyüklü küçüklü sevimli küreler Viyana'da icat edilmiş.
Üstelik tesadüfen.
1900 yılında Viyana'da bir usta, Erwin Perzi, cerrahi aletler üzerine çalışıyormuş.
O zamanki hedefi ameliyat lambaları için daha parlak bir ampul üretmekmiş.
Su dolu cam bir küreğe ışığı daha iyi yansıtsın diye farklı malzemeler eklemiş.
Bunlardan biri de irmik.
Evet, hani şu helvası yapılan.
Ampulü yakınca irmik taneleri suyun içinde yavaş yavaş aşağı düşmeye başlamış.
Erwin usta donak almış.
İzlediği görüntünün gerçek kar yağışından farkı yokmuş.
Yaptığı ilk kar küresinin içine mariazel bazilikasını koymuş.
Kardeşiyle birlikte The Original Vienna Snow Globe yani orijinal Viyana kar küresi adında bir dükkan açmış.
Şimdi sıkı durun.
Bu dükkan hala açık.
Viyana'ya giderseniz ziyaret edebilir.
Hatta kendi kar kürenizi tasarlayabilirsiniz.
Sevdikleriniz için de oldukça özel bir hediye seçeneği benden söylemesi.
Gelelim Viyana'nın bir diğer ünlü Noel pazarına.
Burası romantik atmosferiyle öne çıkıyor.
Çünkü ünlü Schönbrunn Sarayı'nın geniş avlusunda kuruluyor.
Hikayeye göre 1612'de geleceğin kutsal Roma İmparatoru Matthias avlanırken bir kaynak görmüş ve Welch Schöner Brunn diye haykırmış.
Ne güzel bir kaynak.
İşte saray adını bu olaydan alıyor.
Yıllar yıllar sonra bu sarayda bir bebek doğmuş ve büyüyüp Avusturya Macaristan İmparatorluğu'nun en uzun süre hüküm süren imparatoru olmuş.
Evet, Franz Josef'ten bahsediyorum.
Güzeller güzeli eşi Elizabeth, meşhur sisi de Schönbrunn'u çok severmiş.
Kışlık sarayları olan Hofburg'da boğulur gibi hissederken buranın geniş bahçelerinde özgürce dolaşırmış.
Bugün 1440 bir odalı bu barok şaheser, UNESCO Dünya Mirası listesinde ve Avusturya'nın en çok ziyaret edilen noktası.
Burada kurulan Noel Pazarı'nın 90'lı 95 kulübesi oluyor.
Üstelik bu kulübeler köy atmosferi yaratmak için aralıklarla dağınık şekilde yerleştiriliyor.
Pazarda Avusturya lezzetlerinin yanı sıra el yapımı ürünler satılıyor.
Mumlar, cam ve seramik ürünler.
Ahşap oymalar, ahşap oyuncaklar, Noel süsleri.
Pazarın öne çıkan özelliği, seri üretim hediyelik eşyaların satılmaması.
Buradaki her şey Avusturyalı zanaatkarların elinden çıkma.
Madem ürünlerden konu açıldı, o zaman Noel pazarlarında dikkat etmeniz gereken birkaç noktadan bahsedeyim.
Pek çok Noel pazarında yerli sanatçıların, zanaatkarların el emeğiyle ürettiği ürünler satılıyor.
Tabii ki bunlar çok değerli.
Ancak hediyelik eşya kategorisindeki kimi ürünler normalden yüksek fiyatlandırılabiliyor.
Gereksiz bir harcama yapmamak için benzer ürünlerin şehirdeki diğer dükkanlarda olup olmadığına varsa da fiyatlarına dikkat edin.
Bu bir magnet dahi olsa.
İkinci olarak, Noel pazarları genelde kalabalık oluyor.
Ancak hafta içi akşam saatlerinde giderseniz biraz daha rahat edersiniz.
Çünkü özellikle büyük şehirlerde hafta içi kalabalığı turistler oluşturuyor.
Hafta sonu buna bir de yerliler ekleniyor.
Ayrıca Noel pazarları genelde şehir meydanlarında yani açık havada kuruluyor.
Ancak tedbir alınmazsa soğukta açık havada vakit geçirmek pek de keyifli olmuyor.
O yüzden bir Noel pazarı ziyaret edecekseniz valizinizde içlik, atkı, eldiven bulundurun mutlaka.
Elimizi ısıtmanın başka yolu yok mu piri?
Olmaz mı? Bir kupa sıcak şarap.
Almanya ve Avusturya'da Glühwein, Fransa'da Winchaud, İskandinav ülkelerinde Glögg, İtalya'da Winbrülle gibi isimler alıyor.
Tarifler de şehre göre biraz farklılaşıyor.
Ancak güzel kısmı içeceğin o pazara özel kupalarla sunulması.
Sıcak şarabınızı alırken kupa için bir miktar depozito ödüyorsunuz.
Kupayı geri verirseniz paranızı alıyorsunuz.
Ama çoğu kişi hatıra olarak saklıyor.
Çünkü her pazarın o yıla has bir tasarımı oluyor.
İlginç de bir bilgi paylaşayım.
2018'de Viyana'daki Noel pazarlarında bir araştırma yapılmış, sıcak şaraplar test edilmiş.
Sonuç şaşırtıcı çünkü bu içecek koladan ya da enerji içeceklerinden bile daha fazla şeker içeriyormuş.
Şarap ve meyveler zaten şeker içerirken bir de yapım aşamasında üzerine şeker ekleniyor.
Sebebi bu. Evet, perdeyi kapatma vakti.
Eğer Viyana, Salzburg, Strasburg, Kolmar, Berlin, Prag gibi Noel pazarlarıyla öne çıkan şehirleri ziyaret ederseniz piri turlarına göz atmayı unutmayın.
Şehri birlikte keşfedebiliriz.
Son olarak bu podcast'in bir bülten yayınını açtım geçtiğimiz haftalarda.
Her çarşamba 17'de benden bir e-posta almak isterseniz açıklamalardaki linkten haftalık bültene kayıt olabilirsiniz.
Tabii ki ücretsiz. Haftaya yeni bölümde görüşmek üzere
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
