
Noel/ Noel Baba/ Yeni Yıl Kutlamaları ve Çam Ağacı Süsleme Kültürünün Kökeni🎄
3 Ocak 2024 · 23 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Merhaba, Dinlence Podcast''ta hoş geldiniz.
Ben Azime. Uzun zamandır podcast çekmeyi düşünüyordum, bunu planlıyordum.
Üzerine ufak ufak çalışmalara da başlamıştım.
Kısmet bugüneymiş. Aslında birçok konuda araştırma yaptım, üzerine düşündüm.
Kafamda ve kayıtlarımda çok farklı konular vardı.
Onlar hala varlar.
Gelişip büyüyüp sağlam bir zemine oturmaya çalışıyorlar.
Ben bugün size...
Son zamanlarda çok fazla maruz kaldığımız Noel ve yeni yıl kutlamalarından bahsedeceğim.
25 Aralık'ta Noel kutlandı ve ardından bütün dünya yeni yılı kutladı.
Bu kutlama şekli asırlardır böyle ilerliyor.
Ama hem ülkemizde hem de dünyanın başka yerlerinde bazı insanlar Noel kutlamalarıyla yeni yıl kutlamalarını birbirine karıştırıyorlar.
Bu podcast bu karışıklığı biraz aralamanız için faydalı olabilir diye düşünüyorum.
Sizlere Noel nedir?
Ne zaman ortaya çıktı? Bugünkü haline nasıl ulaştı?
Bunlardan bahsetmek istiyorum ve hazır konusu açılmışken de birazcık Noel babanın ve çam ağacı süsleme kültürünün kökenlerinden bahsedeceğim.
Hemen başlayalım. Noel nedir?
Noel Hristiyan inancına göre Hz.
İsa'nın doğduğu gün ve bütün Hristiyan dünyası bugünü bir bayram olarak kutlar.
Biliyorsunuz Hz. İsa'nın doğduğu güne dair İncil'de veya farklı bir kaynakta kesin bir bilgi yok.
Bu yüzden de tahmini hesaplamalar yapılıyor.
Her ne kadar Hz.
İsa'nın doğum günü netel olarak bilinmese de genel kabul gören tarih 25 Aralık'tır.
25 Aralık'taki Noel kutlamaları Katolikler için geçerli.
Ortodokslar bunu kabul etmiyor hatta çok fazla Pagan ve Romalı buluyorlar ya da kontekstin dışında olduğu düşünülüyor.
Kapitalizme bağdaşlığını yani gereksiz tüketim yapıp dinden, Hz.
İsa'dan, yortudan, batı felsefesinden tamamen koptuğunu ve günümüzde ise kapitalizmin bir parçası haline geldiğini düşünenler var.
Tabi bir de biraz önce bahsettiğim gibi Hz.
İsa'nın 25 Aralık'ta doğduğu güne dair hiçbir kanıt da yok.
Dolayısıyla Ortodokslar 6 Ocak'ta yeni yılı kutlarlar.
Neden 6 Ocak? Çünkü onların hesaplamasına göre Hz.
Yahya İsa'yı 6 Ocak'ta vaftiz etmiş.
Dolayısıyla Hz. İsa temizlenip arınmış yeniden doğmuştur.
Günümüzde ise Rusya, Gürcistan, Sırbistan gibi Ortodoks olan bütün ülkeler Noel'i 6 Ocak'ta kutluyor.
Bazı istisnaları dışarıda bırakırsak tüm dünyada 25 Aralık genel kabul gören Noel tarihidir.
Tabi bu en uzun gece ile de bağdaşmış bir durum.
En uzun gece olarak bilinen meşhur 21 Aralık Yelda Gecesi'nden sonra bu en uzun gece durumu 25 Aralık'a kadar bir süre daha devam ediyor.
Ama 25 Aralık'ta geceler kısalmaya ve gündüzler uzamaya başlar.
Gece yani İsa'nın doğum günü ile bahar başlıyor.
Bugün bildiğimiz adıyla Noel.
Hristiyanlık tarihi boyunca en azından Hz.
İsa'nın doğumundan sonra 200-300 yıl boyunca hiç böyle bir kutlama olmamış.
Ben bu konuya biraz daha temel bir yerden geleceğim.
Noel ile yılbaşı aynı şey değil.
Çünkü birçok kişi aslında İsa'nın doğum günü ile özdeşleşen ama geleneklere de uzanan Noel ile yılbaşını karıştırıyor.
Bu konuyu birlikte aradayalım istiyorum.
Yılbaşı ise pek çok ülkede farklılık gösterebilir.
Kimisi ay takvimi uyguluyor, kimisi güneş takvimi uyguluyor.
Yani ay takvimine göre hesaplanırsa bambaşka.
Dolayısıyla İranlıların Nevruz'u baharda kutlanıyor.
Ya da ay takvimi kullanan toplumlarda, Müslüman toplumlarda da keza, Hıdrellez vs.
hep baharda kutlanır.
Baharın gelişi, doğanın tekrar doğması kutlanıyor.
Dolayısıyla yeni yıl çoğu ülkede olduğu gibi.
Cumhuriyet kurulduktan sonra batı sistemine geçince kullandığımız takvim dolayısıyla yıl sonu ve yeni yıl karşılama kutlamaları dünya ile birlikte çoğu ülkede de olduğu gibi bizim ülkemizde
de 31 Aralık'ta kutlanıyor.
Ben bu konuya tekrar gireceğim.
Buradaki mesele aslında yeni yıl tamamen takvim sebebiyle kutladığımız bir yılın bitip yeni bir yılın başladığı o biten yılın son gecesi kutladığımız bir kutlama.
Noel ise bambaşka.
Hz. İsa'nın doğum günüyle özdeşleşmiş bir kutlama.
Noel'e geri dönelim.
Nevruz gibi Noel de yeni güneşin müjdesi demek.
Burada Neolitik çağdan itibaren yani o tarım toplumuna geçince gün karanlık, her şey çok daha zor, soğuk, kuraklık, açlık vs.
İnsanlar baharın gelişiyle tanrılarına hürmet ediyor, kutlama yapıyorlar.
Birazcık toprakla ilişkili bir mesele bu.
Mesela Satrun ayında Romalılar tarafından kutlanıyor.
Köleler ve sahipleri eşit hale geliyor.
Tıpkı bugün bizdeki bayramlardaki gibi insanlar komşularına, akrabalarına, büyüklerine giderler ve iyiliğin yayılması istenir.
Muhtaç olana yardım edilir.
Yardım eden yardımını gizliden yapar ki insanlar ben senin üstünün gibi bir tavırdan kaçarlar.
Bu köle ile sahiplerinin eşitlenmesi yani sokaktaki ile tahtakinin eşitlenmesi bunlar da aslında Romalılar.
Roma'dan Hristiyanlığa geçişte devam edilen bir süreç.
Gecenin kısalmaya ve gündüzün uzamaya başladığı 25 Aralık günü birbiriyle bağlantısı olan ya da olmayan birçok kültürde şenliklerle kutlanmış.
Mesela bunlardan biri Roma.
Romalılar için de 25 Aralık tarihi çok önemli bir tarih.
Çünkü gün uzamaya başlıyor.
Bu yüzden de onlar bugünü Güneş Bayramı olarak kutluyor.
Güneş Bayramı Roma'nın en popüler bayramlarından biri.
Roma'nın Hristiyanlığa geçmesiyle Roma'da Güneş Bayramı ölmüyor.
Roma kilisesi paganlığı ortadan kaldırmaya çalışırken ona ait bazı figürleri de şeytanlaştırmıştır.
Mesela hepimizin çok yakından bildiği şeytan figürü vardı.
Aslında o şeytan değil, pagan kültüründeki en önemli tanrı olan Pan.
Beşköşeli yıldız pentagramı hepimiz biliriz.
Beşköşeli yıldız deyince pan deyince aklınıza şeytana tapanlar veya militarizm gelebilir.
Ama aslında bu sembol özünde aşk ve güzellik tanrıçası Venüs'ü temsil ediyor.
Kilise bu tarz sembolleri şeytanlaştırarak onların halkın gözündeki değerini düşürmeye çalıştı.
Bunu birçok yerde başardılar ama bazı şeyleri durduramadılar.
Mesela 25 Aralık gibi.
Güneş bayramı gerçekten Roma için hem dini anlamda hem sosyolojik anlamda hem de ekonomik anlamda özel bir gündü.
Bu yüzden de Roma kilisesi bu bayramı ortadan kaldırmak yerine dönüştürmeyi tercih etti.
M.S. 336 yılında Roma kilisesi bu tarihi Hz.
İsa'nın doğum günü ilan etti ama biraz önce de bahsettiğim gibi bütün kiliseler buna uymadı.
Takvim ve hesaplamayla ilgili bazı itirazlar oldu ve başta da söylediğim gibi farklı günlerde kutlayan toplumlar olsa da genel anlamda 25 Aralık Hz.
İsa'nın doğum günü olarak ilan edildi ve Hristiyanlık ve Protestan Hristiyan dünyasının en önemli ve en kutsal günü oldu.
Tabi Roma'daki dini ve kültürel dönüşümün yerleşmesi zaman aldı.
4. yüzyıldan 19.
yüzyıla kadar Noel günümüzdeki şekliyle kutlamaların olmadığı bir bayramdı.
Günümüzdeki kutlamalardan farklı bir şenlik oluyor o dönemde.
İnsanlar genelde ya evde ya da kiliseye gidip orada ibadet ediyorlardı.
Birçok yerde bazı ufak tefek kutlamalar, eğlenceler olsa da günümüzdeki anlamıyla Noel'leri görmek için 19.
yüzyıla beklememiz gerekecek.
Bu arada Noel kelimesi bizim dilimize Fransızcadan gelmiş.
Hazır konusu açılmışken bunu da söyleyeyim dedim.
Neyse biz 19. yüzyıla dönelim.
Amerika Birleşik Devletleri'nde özellikle doğu sahillerini bildiğimiz gibi German kökenli çok fazla insan var.
Bu insanlar Noel adetlerini Amerika'ya getirip orada daha da büyütmeye başlamışlar.
1800'lü yılların başlarında daha çok Hollanda ve Alman kökenli insanlar Noel'i birazcık daha eğlenceli bir hale getirmeye başlıyorlar.
1830-1840'dayken Noel akşamları insanların birbirlerine hediyeler aldıkları, Büyük büyük sofraların kurulduğu, eğlencelerin olduğu hatta bazı konserlere, tiyatro oyunlarına gittikleri
çok özel eğlenceli bir gün haline gelmeye başlıyor.
Bu eğlence noel bütün Amerika'ya yavaş yavaş yayılıyordu ama herkes bundan çok memnun değildi.
Biliyorsunuz ki Türkiye'de de ve Müslüman coğrafyada da Noel kutlamalarına karşı olan insanlar var ki biz zaten Noel kutlamıyoruz.
Biz Noel ağacıyla yılbaşı kutluyoruz.
Bizim bütün meselemiz bu.
Ayrım burada. Ama neyse işte o dönemde bazı ağır muhafazakar Hristiyan çevrelerde Noel'in eğlenceyle kutlanmasını protesto ediyorlar.
Ama bu eğlenceli Noel kutlama şeklinin bütün Kuzey Amerika yılımısının önüne geçilemiyor.
Maalesef ki bütün Kuzey Amerika'ya yayılıyor.
Önüne geçemiyor maalesef bunu eleştirenler.
Oradan da daha sonra Avrupa'ya yayılmaya başlıyor.
O dönemde internet ağı, sosyal medya, basın yayın bu kadar aktif olmadığı halde bunun önüne geçilememiş.
Düşünsenize o dönemde bile önüne geçilemediyse şimdi bu global dünyada insanlar etkilenmeyip ne yapsın?
Ama Noel Ağacı'yla da yılbaşı kutlamayalım bence.
Bu ayrımında artık farkına varalım.
Ama size ağaç üstleme kültürünün te atalarımızdan hatta atölye döneminden geldiğini söylesem.
Neyse oralara geleceğiz.
Ben tarafsız bölgeye geçiyorum.
Kendi fikrimi bir kenara alıyorum.
Kendi fikrimden sıyrılıp zikrime dönüyorum.
Toparlayalım. Noel nasıl yaygınlaşmış o konuya geri dönelim.
1900'lerin başına geldiğimizde Noel gerçekten de Hristiyan dünyasının en eğlenceli bayramlarından biri haline geldi.
Ciddi anlamda da tecarleşmeye başlamıştı.
Noel Baba gibi çok küçük bir kesime ait bir unsur yavaş yavaş Amerikan sokaklarında ortaya çıkıyordu ama o tarihte hala standart bir Noel Baba figürü yoktu.
Noel Baba konusuna ayrıyeten gireceğim.
Bu da gerçekten esrarengiz bir olay.
Ben Amerika'ya geri dönüyorum.
1929'da Amerika'da büyük buhran yaşandı biliyorsunuz ki ekonomisi ciddi anlamda sarsıntıya uğradı.
1931 yılında Amerikan Başkanı Roosevelt Noel'i daha da geniş bir bayram haline getirdi.
Noel gibi bayramlar genişletilirse daha ön plana çıkarsa insanlar daha fazla para harcamaya daha fazla tüketmeye başlar.
Zaten küresel bir krizin ortasında olduğu için halkı para harcamaya özendirirse ekonominin daha hızlı bir şekilde toparlanacağını düşünüyordu.
Çok tanıdık geldi değil mi?
Neyse oraya girmeyeyim.
Ve 1931 yılı itibariyle Noel Amerika'nın en büyük ekonomik fenomenlerinden biri haline gelmeye başladı.
Bu durum doğal olarak yine muhafazakar çevrelerin hiç hoşuna gitmedi.
Hz. İsa'nın ruhuna kastetmekle, onu metalaştırmakla suçladılar ama ilerleyen yıllarda Noel'in dünyanın en popüler ve en çok para harcanan bayramlarından biri haline gelmesinin
önüne ne yazık ki geçemediler.
Özellikle 2. Dünya Savaşı'ndan sonra dünyanın dört bir yanına yayılan Amerikan askerleri bulundukları bölgelerde çok coşkulu bir şekilde Noel kutlamaya başlıyor ve yavaş yavaş oradaki kültürleri etkilemeye
başladı. Ve bunun arkasından medya işinin içine girince Amerikan sineması, Amerikan filmleri, Amerikan kültürü derken de 1900'lerden 1990'lara geçtiğimizde artık
dünyada Noel'i duymayan hiç kimse kalmamış desem abartmış olmam diye düşünüyorum.
Dediğim gibi dünyanın geri kalanı Noel'i kutlamıyor fakat Noel'in etkisiyle yılbaşı kutlamaları daha da önem kazanmaya başlıyor.
Batı toplumları Noel'i yılbaşıyla birleştirip daha uzun bir tatil haline getirmişlerdi.
Bunun etkileri Hristiyan olmayan toplumlarda da görülmeye başlıyor.
Günümüzde hem yılbaşı hem de Noel dünyanın en büyük kutlama günleri haline geldi ve yine altını çizerek söylüyorum.
Noel ile yılbaşı arasında ortak süsler ve süslemeler, bazı ortak...
Motifler olabilir ama ikisi birbirinden amaçta ve niyette ayrı ve farklıdır.
Şimdi birazcık eğlenceli kısma gelelim.
Noel Baba'ya gelince orada işler biraz daha karışık.
Çünkü Noel Baba'nın orijinali ile alakalı hala Tam bir fikir birliği yok.
Çam ağacında olduğu gibi Noel Baba'nın Türk kültüründen Ayazata efsanesinden geldiği iddia ediliyor ve bu efsanenin de Hun Türkleri ile Avrupa'ya yayıldığı iddia ediliyor.
Ama başka kaynaklar da var.
Mesela İskandinav kültürlerinde de Noel Baba'ya çok benzeyen ilginç ve tanrısal bir varlık olduğu ve yine iddiaya göre bu varlık 25 Aralık akşamı fakir çocuklara Fakir ve hasta çocuklara
ilaç ve şekerler dağıtır.
Bu da onların kendi folklorik unsurları.
Net bir bilgiye ulaşamıyoruz.
Başka bir iddiaya göre ise Noel Baba figürü orta çağlar rönesans boyunca bütün Avrupa'da özellikle İtalya ve benzeri ülkelerde popüler olan Aziz Nikolas'a dayanıyor.
Noel Baba efsanesinin en net orijinal hikayesi Antalya'da yaşamış olan Aziz Nikolas'tır bence.
Aziz Nikolas 280 yılında bizim ülkemizde yani Antalya Demre'de yaşıyor.
Yılın en karanlık en soğuk zamanlarında insanların sıcak bir güneşe ihtiyaç duydukları zamanlarda çocuklara şekerler ve hediyeler hastalara ve muhtaçlara ilaçlar dağıtmış.
Çocuklara hediye veren, onların hayatını kurtaran, toplumun ötekilerine ve savunmasızlarına her zaman kucak açan biri olduğu iddia ediliyor.
Aziz Nikolas'a tıpkı İsa'nın mucizeleri gibi birçok efsane atfediliyor.
Ancak Vatikan onu aziz olarak kabul etmemiş.
Böyle de bir bilgi var elimizde.
Dolayısıyla Aziz Nikolas'ın 280'de Anadolu topraklarında yaşadığı düşünülürse.
Yüzyıl sonra popülerleşmiş ve çok sevilen bir azize dönüşmüş.
Ama dediğim gibi Vatikan onu azize olarak ilan etmemiş.
Çünkü böyle bir kişi var mıydı yok muydu bu bir efsane mi hiçbir zaman bilinemiyor.
Hep vurgulamaya çalışıyorum.
Bunlar tamamen iddia, efsaneleşmiş yani kesin hükmü olmayan bilgiler.
Bu bilgilerin kesin olduğunu söylemek beyhude olur.
Aziz Nikolas bütün Orta Çağ Rönesans boyunca Avrupa'da en popüler Aziz'e dönüşüyor.
Hatta Haçlı Seferleri zamanında 1150'li yıllarda İtalyanlar Anadolu'nun çeşitli yerlerini fethederken Aziz Nikolas'ın kemikleri olduğu düşündükleri kemikleri demreden çalıp
Barkent'ine götürüyorlar ve Barkent'inde Büyük bir kilise kuruluyor.
Bu kilise insanların gidip onun kemiklerini görmek için her sene ziyaret ettikleri bir haç merkezine dönüşüyor düşünebiliyor musunuz?
Yaşayıp yaşamadığı bile kesin olarak bilinmeyen Aziz Nikolas.
Yüzyıllar boyunca pek çok ülkede yani Rus İmparatorluğundan Germen ve İskandinav topraklarında çok popüler oluyor.
Ve protestanlar düşünün yani protestanlar putperest davranışları bir reaksiyon olarak ortaya çıkmıştır.
Onların kilisesinde heykeller, süslemeler vesaire olmuyor.
Onlar ancak Aziz Nikolas'ın izini yok edememişler.
Tam tersine...
İskandinav ülkeleri yani protestan ülkeleri günümüzdeki Noel'in asıl öncülerinden olmuş.
Yani ben anlatırken bile bir şaşıp kalıyorum.
Germen kökenli halklar bu Noel kültürlerini Amerika kıtasına taşıyorlar ve bugünkü bildiğimiz Noel Baba yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor.
Noel Baba 19. yüzyılda yavaş yavaş ortaya çıkmış bir kavram.
Hatta 1900'lerin başında gösterişli kıyafetlerle Noel Baba taktikleri sokaklarda gezmeye başlıyor ama bizim bildiğimiz bugünkü Noel Baba'nın kökeniyle bunun pek bir alakası yok.
Günümüz modern Noel Babası.
Aslında Coca-Cola firması tarafından üretilmiş bir figür diyebiliriz.
Coca-Cola çoğunlukla yaz aylarında tüketiliyor ve kışın satışlarının düşmesi sebebiyle satışları arttırmak için 1931 yılında reklam firmalarıyla çalışmaya başlıyor.
Coca-Cola reklamlarında kullanılan Noel Baba dünyanın en ünlü reklam figürüne haline geliyor.
Bu sayede kola satışları kış aylarında ciddi anlamda artmaya başladı ve ilerleyen yıllarda Noel Baba o kadar seviliyor, o kadar beğeniliyor ki Coca-Cola'nın reklam yüzü olmaktan çıkıp bütün
dünyanın tanıdığı bildiği bir figür haline geliyor.
Şimdi biraz da çam ağacı meselesine giriş yapalım istiyorum.
Bu süslenmiş çam ağacı meselesi de son derece ilginç.
Tam olarak kaynağını kimse bilmiyor.
En azından ben şöyle bir literatür taraması yaptım.
Tam olarak spesifik bir bilgiye ulaşamadım.
Çok farklı iddialar var.
Kökü satrün tanrısına dayanıyor.
21 Aralık yelda gecesinde baharın güneşin uzun uzadıya görüleceği mevsimin gelmesiyle satrün bayramı kutlanmaya başlıyor.
M.Ö. 217'den 3.
4. yüzyıla kadar bu satrün kutlamaları oluyor.
Buna paganların kış tatilde diyebiliriz.
Kış bayramı ya da pagan dönemden beri çam ağacı süsleniyordu.
Çünkü 25 Aralık tarihinde o coğrafyada bulabileceğiniz tek yeşil ağaç çam ağacı.
Ve insanlar çam ağacının yaşamın gücünü ve inatçılığını sembolize ettiğine inanıp kutsal kabul ediyorlar ve bayramlarda süslüyorlar.
Kışın en sert ve en uzun günlerinde evlerin çam ağaçlarıyla süslenmesi aslında biraz da umuda işaret ediyor.
Tıpkı Nevruz'da ve Hıdır Eliz'de olduğu gibi yani yeni baharın gelişi ve güneşi kutlanıyor.
Bu kutlamalar sadece Antik Romalılarda değil Mısır'da da aynı şekilde yapılıyor.
Orada da yılın en uzun günü olan 21 Aralık zamanında.
Güneş tanrısı Ra için kutlamalar yapılıp ağaç dallarından süslemeler yapılıyor.
Ağaç süsleme geleneği toplumların birbirinden etkilenme süreciyle günümüze kadar ulaşmış.
Mesela başka bir iddiaya göre Orta Avrupa'da da çok...
Almanların, Germenlerin arasından çıktığı söyleniyor.
Bazı iddialara göre ise çam ağacı süsleme inancı aslında Avrupa'ya Hunlar tarafından getirilmiş.
Atilla önderliğindeki Batı Hunları Avrupa'ya doğru ilerlerken kendi inançlarını tabii doğal olarak yanlarında taşıyorlar.
Türklerde bir hayat ağacı kavramı vardır bilirsiniz.
Ve onlar da 25 Aralık'ta kutsal bir tarih.
25 Aralık tarihinde Hun Türkleri hayat ağacını onurlandırmak adına çamağaçlarını süslerlerdi ve bu süsleme adeti iddiaya göre önce Germenleri oradan da Romalılara ve bütün Avrupa'ya yayıldı.
Bu ne kadar doğru bir iddia bilmiyorum ama ilginç olduğu için sizinle paylaşma ihtiyacı hissettim.
Bir de çok ilginç, efsanevi bir hikayeden bahsedeceğim.
Martin Luther'den. Martin Luther Almanya'da buz gibi bir aralık ayında bir kış gecesi evine yaklaşırken gökyüzüne baktığında yıldızların ne kadar güzel parladığını görüyor ve bu duruma tutuluyor.
Çok etkileniyor. Evine geldiğinde biz de evimize böyle bir ağaç koyalım ve ağacı tıpkı gökyüzündeki yıldızlar gibi süsleyelim der.
Ağaç kesip evine ağacı dikip yıldız ve benzeri meyvelerle hatta elmayla süslüyor.
Ve bu elmanın Adem ve Havva'ya sunulan ilk günahın simgesi olan meyveyi temsil ettiği.
Hatta hani o Noel babamsı, kardan adamsı ne tatlı ne tuzlu kurabiyeye benzeyen süslemeler var ya mutlaka görmüşsünüzdür.
Belki siz de evinizde yaptınız bilmiyorum.
Onu Noel gecesi şarapla ikram ediyorlarmış ve günahlardan arınmayı temsil ettiğine inanıyorlarmış.
Bu olaylar tabii ki protestan devirme esnasında oluyor.
Bir süre sonra Martin Luther'den yola çıkıyor.
Kuzey topraklarında yani Almanya sonra İskandinav ülkelerine ulaşıyor.
Bu şekilde yaygınlaşıyor.
Hatta bununla ilgili başka söylentiler de var.
Edison'un ampulü keşfetmesi üzerinden bile Noel ağacı süsleme çıkarımları var.
Bir mucidin ampulü böyle küçük küçük Noel süsleme ışıkları olarak ihmal ettiğine dair bile iddialar var.
Biraz önce anlattıklarımızdan yola çıkarak düşündüğümüzde Amerika'yı düşünecek olursak Noel kutlamalarını siyaset ediyoruz.
büyük bir bayram haline getirmeye çalışmışlardı.
Ve maddiyata dönüştürdüler.
Şu anda da fiziksel olarak süslemeler inanılmaz boyutlara taşındı.
Yani ekonomiyi canlandırmak için Noel süsleme ışıkları iman edilmesi bana çok olağan geliyor böyle bir durumda.
Siz ne düşünürsünüz bilmiyorum.
Yine hepiniz görmüşsünüzdür.
Noel ağaçlarının en tepesine genellikle yıldız yerleştiriliyor.
Bütün bunlar biraz önce bahsettiğimiz gibi Güneş ve ışık tanrısıyla ilişkili bir şey.
Bu anlattığımız yıldızlar, güneş bayramı vs.
eskiden günümüze medeniyetlerin göklerdeki simgelere yüklediği anlam ve devam eden anlam arayışının günümüzdeki geldiği nokta diyebiliriz.
Çam ağacının tepesine yerleştirilen yıldız simgesi insanların göklere yükselmesinden umudu ve ışığı temsil ediyor.
Martin Luther de bunu yapıyordu aslına bakacak olursanız.
Geçmişten günümüze medeniyetler değişip geliştikçe ve birbirinden etkilendikçe gelenekler günümüzdeki haline dönüşmüş.
İnsanlık tarih boyunca gelişim, dönüşüm ve değişimden kaçamamış.
Bugün bu şekilde anlattığımız bu semboller kim bilir bundan 100 yıl sonra nasıl bir hale evrilecek.
Tabii ki bunu şu anda bilemiyoruz.
Bizden sonraki nesiller yaşayıp görecek diyorum ve podcast'imizin sonuna geldik.
Bu podcast'e hazırlarken yararlandığım dijital kaynakları Instagram hesabıma ekliyorum.
Bana ulaşabileceğiniz sosyal medya hesaplarım açıklama alanında mevcut.
Oradan bakabilirsiniz ve dilerim.
2024 her birimiz için keşke demediğimiz, gökyüzüne yıldızlara bakmayı unutmadığımız, umudu elden bırakmadığımız, her zaman aydınlığı ve ışığı gördüğümüz, refah, barış ve huzur içinde yaşadığımız
sağlıklı ve mutlu bir yıl olur.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Bir sonraki podcastta görüşmek üzere.
Hoşçakalın. Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
