
Çift Terapisi: Problemlerimizi Karşımıza Alabiliyor Muyuz?
7 Ocak 2026 · 10 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
İlişkilerde sorun çıktığında birbirimize mi bakıyoruz, yoksa birlikte probleme mi?
Bu bölümde çift terapisinin kalbinden konuşuyoruz: suçlamadan, savunmadan ve “sen–ben” savaşından çıkıp “biz” olabilmenin mümkünlüğünü.
Kavgaların altındaki gerçek duyguları, tekrar eden döngüleri ve problemleri karşımıza almanın dönüştürücü gücünü birlikte keşfediyoruz.
Biraz durmak, biraz anlamak ve ilişkilerde nefes almak isteyenler için… 🎧
Transkript
Merhabalar, Bundan Bahsedelim mi??
podcastinin yeni bölümüne hoş geldiniz.
Ben uzman klinik psikolog Fatma Kurtgenç.
Bugün biraz ilişkilerden konuşacağız.
Ama böyle ders verir gibi şu doğru bu yanlış diye değil.
Sanki birlikte sohbet edercesine, arkamıza yaslanıp içimizi dökercesine.
Çünkü hepimizin ortak bir derdi var.
Bir ilişki içindeyken problemle nasıl baş edeceğiz?
Karşımızdakini nasıl duyacağız ve ikimiz bir olup problemi nasıl karşımıza koyacağız?
Bugün biraz çift terapisinden, ilişkide biz olmaktan ama en çok da birlikte aynı masaya oturup aynı problemi görebilmekten bahsedeceğiz.
Hazırsan Bundan Bahsedelim mi??
Şimdi çift terapisini konuşurken ilk başlığımız problem bende mi, sende mi yoksa bizde mi?
İlişkilerin en zor kısmı şu.
Bir problem ortaya çıktığında çoğu çift birbirine bakıyor.
Sen böylesin, hayır asıl sen.
Ben yapmıyorum, sen başlatıyorsun.
Zaten hep ben uğraşıyorum gibi kelimelerle.
Bir noktadan sonra problem ortadan kayboluyor.
Sadece iki kişi kavga eder hale geliyor.
Sesler yükseliyor ve kalpler birbirinden adeta uzaklaşıyor.
Ama çift terapisinin en büyük büyüsü şu.
Problemi birbirimize değil önümüze koymak.
Bir metafor düşün.
Bir masa var. Sen bir tarafta, partnerin bir tarafta.
Problemi de masanın ortasına koyuyorsun.
Artık sen yok, ben yok.
İkiniz de aynı soruna bakıyorsunuz masanın ortasında.
Ve müthiş bir şey oluyor.
Savunma düşüyor, suçlama azalıyor.
İki taraf da yumuşamaya başlıyor.
Çünkü artık sen bana karşı değilsin.
İkimiz bir olup probleme karşıyız diyebiliyoruz.
Peki çift terapisi neden bu kadar önemli?
Çiftler terapiye genelde kriz anında geliyorlar.
İlişki bitmeye yakın, biri bavul toplamış ya da biri içinden galiba artık yürümüyor dediği noktalarda.
Ama aslında çift terapisi ilişki için büyük bir tamir alanı.
Neden mi? Çünkü görmediğimiz şeyleri görmemizi sağlıyor.
Her ilişkide kör noktalar vardır.
İki taraf da kendi penceresinden bakar.
Terapide üçüncü bir pencere açılır.
Ve bir diğeri duyamadığımızı duyabiliriz.
Bazen partnerimiz yıllardır aynı şeyi söylüyordur ama biz o tonda o şekilde duymamışızdır.
Terapide bir anda bunu mu hissediyormuş diyebiliriz, fark edebiliriz.
Problemleri kişiselleştirmeyi bırakabiliriz.
Kötü niyetli değilsin, sadece yaralı bir yerin konuşuyoru fark edebiliriz terapi anında.
İlişkide yeniden biz duygusu oluşmaya başlar terapide.
Bu zaman alır tabii ki de.
O kadar güçlü bir his ki bu.
Sanki birbirine tekrar sarılan iki insan gibi.
Biz duygusu. Ve bir diğeri çift terapisi ilişkiyi kurtarmak zorunda değildir.
Ama iletişimi onarır.
Bu da bazen en büyük mucizelerden biridir.
İlişkilerde peki neden aynı noktada takılıp kalırız?
Her çiftin vardır ya o bitmeyen konusu.
Bu para olabilir, kıskançlık olabilir.
Aile olabilir, geçmiş yaşantılar olabilir ya da bazen çok daha küçük bir şey.
Düzen, zamanlama, mesaj atma sıklığı ve benzeri bir sürü konu yer alabilir bu kısımda.
Ama aslında çoğu zaman konuştuğumuz konu o konu değildir.
Konuşulan buzdağının görünen kısmı gerçek konu en dipte yer alır.
Mesela bana geç yazıyorsun cümlesi aslında ben kendimi önemli hissetmiyorumdur.
Sen hep böyle davranıyorsun cümlesi, ben duyulmuyorumdur.
Sen beni anlamıyorsun cümlesi, yalnız hissediyorumun karşılığı olabilir.
Ve talebi tam da burada devreye girer.
Dipteki duyguyu yüzeye çıkarır.
Çünkü duygu konuşunca kavga değil, anlayış büyümeye başlar.
Peki ilişkide tarafların da yaraları var.
Her çiftin masasında iki kişi oturmaz.
İki kişi, iki çocukluk, iki geçmiş.
İki kırgınlık, iki savunma, iki korku yer alır.
O yüzden ilişkide sorun olduğunda aslında iki yetişkin değil, iki çocuk da konuşur.
Biri beni terk edeceksin der, diğeri bana yük olma.
Biri beni görmüyorsun der, diğeri yetersiz hissediyorum der.
Ve taraflar bunu bilmeden konuşur.
Bu yüzden yanlış anlaşılmalar çok olur.
Çift terapisi o çocuk yanlarımızı görür, yargılamaz.
İki tarafın da... insanca halini masaya koyar ve ilişki o anda nefes almaya başlar.
Ve bir diğer en önemli konulardan biri de ben seninle aynı fikirde değilim ama seninle olmaya devam ediyorum.
Bu bölüm çok önemli çünkü birçok çift anlaşılamadığında biz uyumsuzuz diye düşünmeye başlar.
Oysa gerçek şudur, anlaşılamadığımız konularda da anlaşılabilir bir hal almak mümkündür.
İlişkilerin büyük kısmı Fikir birliği üzerine değil, farklılıklarla birbirine iyi davranma becerisi üzerine kurulur.
Şunu duyduğunda bir ilişki büyür, büyüyebilir.
Bu konuda farklı düşünüyoruz ama seni bırakmıyorum.
Ben böyle hissediyorum, sen böyle ama senin yanındayım, seninle olmayı tercih ediyorum.
Bu ilişkideki en güçlü bağdır karşılıklı olarak.
Ve problemlerimizi karşımıza almanın gücü diye bahsetmiştik podcast'in başında.
Şimdi çok temel bir soruya gelelim.
Peki problemi nasıl karşımıza alırız?
Birincisi önce niyeti temizlemek.
Yani kavga edelim değil, anlayalım niyetiyle başlamak lazım iletişime, konuşmaya.
İkincisi konuyu kişiye bağlamamak.
Sen böylesin değil, bu davranış bizi zorluyor, bu davranış bizim yıpranmamıza neden oluyor gibi.
Üçüncüsü sen ben değil biz dilini kullanmak çok önemli.
Biz bunu nasıl çözebiliriz?
Bu soruda bir mucize var.
Bu sorunun içerisinde bir bağ, bir paydaşlık yer alıyor aslında.
Dördüncüsü duyguyu açmak.
Yani kızgınlık genelde yüzeydeki duygudur.
Altında incinme, kırgınlık ihtiyaç vardır.
Ve empatiyi öne almamız lazım.
Sen bunu yaşadığında ne hissettin?
Bu cümle ilişkiyi yumuşatır ve gerçekten problem bir anda küçülür.
Küçülmeye başlar o büyüttüğümüz mevzular.
Çünkü iki kişi birlikte bakmaya başlar aynı mevzuya.
Şimdi günlük hayattan bir örnek verelim, bir çift düşün.
İsim vermeden, sıradan bir çift olarak düşünelim bunu.
Biri eve geldiğinde sessiz oluyor.
Diğeri bunu çok sıradanlık, manerlik olarak algılıyor.
Aynı olay tekrar ediyor.
İçten içe kırgınlık birikiyor.
Bir gün patlak veriyor.
Eve gelince beni önemsemiyorsun diyor bir taraf.
Ben mi? Sadece yorgunum diyor diğer taraf.
Yorgunsun ama beni de kırıyorsun diyor.
Diğer tarafta ama amacım bu değil, nefes almaya çalışıyorum diye cevap veriyor.
Kavga büyüyor, kimse kimseyi duymuyor.
Sonra bir gün şu soru geliyor akıllara.
Biz bir duralım, bu problemi masaya koyalım ve konuşalım.
Sessiz olan tarafın aslında kaygılandığı ortaya çıkıyor.
Bir şey yanlış yaptığını düşünüyor, evdeki gerginliği arttırmamak için sessiz kalıyor, diğer taraf ise sessizliği bir reddedilme gibi hissediyor.
Aynı sahne iki farklı anlam, ikisi de haklı, ikisi de kırgın, ikisi de iyi niyetli aslında.
Ve o anda anlıyorlar, problem biz değilmişiz, problem sessizliğin yanlış anlaşılmasıymış.
Birbirlerini suçlamayı bırakıp problemi karşılarına alınca...
Konuşmaya niyet edip karşılıklı iletişim kurmaya başlayınca bir anda yan yana geliyorlar aslında.
Hiçbir mucize gerekmeden sadece duyulmak, anlaşılmak, sessiz bir şekilde karşı tarafı dinleyip birbirimizi anlamaya niyet etmek çok kıymetli bu noktada.
Ve gerçekten sevgi, saygı, birliktelikte bir ilişkide her şey değişebilir ama iki şey asla eksik olmamalı.
Sevgi ve saygı.
Sevgi olmadan ilişki sürmez, saygı olmadan sevgi yaşamaz, yeşermeye devam edemez ilişkide.
Ve birlikte yürüyebilmek, aynı yönde bakabilmek, iki insanın birbirine arkadaş olabilmesi demek aynı zamanda.
İşte ilişkideki en kıymetli bağ da bu.
Çift terapisi bu bağı güçlendirmek için var.
Çünkü ilişkiyi biz kurguluyoruz, hissini yeniden verir insanlara.
Ve bugün ilişkilerin içinden bahsederken, O çift terapisinden anlatımlarda bulunurken kavgalardan, anlaşamamazlıklardan, yanlış anlaşmalardan, yaralardan
ve şifalardan konuştuk.
Belki kendinde bir şey duydun, belki partnerini anımsadın, belki biz de böyleyiz dedin.
Ama unutma hiçbir ilişki kusursuz değil.
Ama iki insan yan yana gelip problemi karşılarına koyduğunda o ilişki güçlenir, o ilişki büyür ve o ilişki nefes almaya başlar.
Beni dinlediğin için bugün teşekkür ederim.
Çift terapisi hakkında kısa da olsa bir bilgi vermeye çalıştım.
Eğer ilişkinde benzer aşamalardan geçiyorsan muhakkak bir uzmandan destek alarak bu süreci sağlıklı bir şekilde yönetebilirsin.
Beni dinlediğin için tekrar teşekkür ederim.
Bir sonraki bölümde görüşmek dileğiyle.
Kendine iyi bak. Sevgilerle.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
