
2025 Biterken… Yeni Yıla Yanımda Getirmediklerim
24 Aralık 2025 · 11 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
2025 biterken… yanında taşımadığın şeyler var mı?
Bu bölüm bir vedalaşma, bir bırakma ve yeni yıla yer açma çağrısı.
Yüklerini fark ettiğin, bazı insanlarla, bazı duygularla ve eski versiyonlarınla sessizce vedalaştığın bir içsel yolculuk.
Yeni yıl, yanında getirmediklerinle başlar.
Hazırsan… bundan bahsedelim mi?
Transkript
Merhabalar, Bundan Bahsedelim mi? Podcast'inin yeni bölümüne hoş geldin.
Bugün seninle çok özel bir yolculuğa çıkacağız.
2025'in sonuna gelirken birçok kişinin düşündüğü ama çoğumuzun yüksek sesle söylemeye cesaret edemediği bir şey konuşacağız.
Yeni yıla neleri taşımayacağız?
Kime tamam, kime buraya kadarmış diyeceğiz?
Kendimizin hangi versiyonlarını bu yılda geride bırakacağız?
Bu bölüm aslında bir sohbet değil sadece.
Bir vedalaşma töreni.
Ama aynı zamanda bir karşılamaya hazırlık.
Bir tür içsel göç.
Çünkü bazen insan yenilenmek için önce yer açar.
Bugün o alanı açacağız.
Hazırsan Bundan Bahsedelim mi??
Şimdi bir
şey hayal etmeni istiyorum.
Sırtında görünmez bir çanta var.
Bu çantaya yıl boyunca neler doldurduğunu hatırla.
Tutulmamış sözlerin, bitmemiş konuşmalar, tanımlanamayan hayal kırıklıkları, keşke söylemeseydimler, niye sustumkiler, yarım kalmış cesaret edemediğin,
adım atamadığın anlar, kırılmış ama ses çıkaramamış yanların, hepsi orada, o çantanın içerisinde.
Biz genelde yılın hesabını maddi şeylerle yaparız.
Bu yıl ne kazandım, ne aldım, kaç kilo verdim?
Ama çok daha büyük bir hesap var.
Bu yıl kaç kilo duygu taşıdın?
Ve belki de sorulması gereken tek soru bunların hangisini yeni yıla taşımak zorunda değilsin?
Bugün burada senden bir şey istemiyorum.
Sadece fark etmeni istiyorum.
Çünkü fark etmek değişiminden önceki o ilk dürüstlüktür.
Kendine adım attığın o ilk andır.
2025 sana iyi şeyler getirdi mi?
Evet ama kötü şeyler getirmedi demiyorum.
Bazen yılın ortasında bir sabah uyanıp ben eskisi gibi değilim dediğin anlar vardır.
İşte bu bölümü onlara ayırıyoruz.
Yaralarımızla konuşmanı istiyorum bu dönemde.
Evet yanlış duymadın yaralarınla konuşmanı istiyorum.
Şöyle sor kendine bu yıl bana ne öğretmeye çalıştın?
Çünkü bazı yaralar kapanmaz ama değişir.
Sen onlara dokundukça, onları tanıdıkça taşıması daha hafif hale gelirler.
2025'te seni en çok ne incitti?
İşte o şey yeni yıla taşımak zorunda olmadığın şeylerin başında geliyor olabilir mi?
Çünkü bazı acılar sadece öğreti içindi, görevi bitti, sen hala taşıyorsun diye orada duruyor olabilir mi?
Ve ilk olarak konu insanlar.
Gitmesi ve kalması gereken kişiler de diyebiliriz bu bölüme.
Bu bölüm biraz zor çünkü insanlar zor.
İletişimde, insan ilişkilerinde zaman zaman bazı şeyler kolay olmuyor hayatımızda.
2025'de içini en çok kim acıttı?
Seni ne zaman dinlese kendi hikayesine bağlayan o kişi, seni hep yedekte tutan o ilişki, canım arkadaşım dediğin ama yanında kendini hep eksik hissettiğin biri belki
de. Bazı insanlar yıllarını alır ve yeni yılda sana şunu sormak istiyorum.
Bu yılı kiminle geçirmek istiyorsun?
Bir ilişkide en tehlikeli şey kötülük değildir çünkü.
İhmal edilmek, görülmemek, duyulmamak, önemsenmemektir.
Sessizce yorar, sessizce tüketir insanı.
Yeni yıl güzel insanlar için bir mıknatıs.
Seni tüketen insanlar içinse bir mesafe çizgisi olabilir belki de.
Sana... Küçük bir egzersiz vereyim tam da bu noktada.
Şimdi içinden şu soruyu sor.
Bu kişi hayatıma girmeseydi bugün daha iyi biri olur muydu?
Cevap evetse o kişiyi 2025'de bırakabilirsin.
Ve bir diğer konuda insan ilişkileri çevremiz, ailemiz, dostlarımızdan ziyade kendimle vedalaştığım haller bir diğer konuda.
Bu bölüm en sevdiğim.
Çünkü insanlar gider ama en zor giden kendimizden öğrendiğimiz şeylerdir.
Kendinin hangi yönünü 2025'te bırakmak istiyorsun?
Bölümün asıl sorusu da belki bu, kendimize sormamız gereken.
Sürekli erteleyen yanını mı?
Ötekilerin onayı olmadan adım atmayan tarafını mı?
Birine kırılınca sessizleşip yok olan kısmını mı?
Kendini hep en sona yazan, en son düşünen halini mi?
Kimsenin senden istemediği, fedakarlıkları yapan versiyonunu mu yoksa?
Biliyorsun biz aslında büyürken öğrendiğimiz bazı şeyleri hala otomatik olarak yapıyoruz.
Birine hayır demekten korkmamızın bile kökünde.
Çocukluğumuzda bir hayır dediğimiz gün başımıza gelenler olabilir, aklımızda sirayet edenler bunlar olabilir.
Ama güzel haber şu, yeni bir yıl, yeni bir versiyonu yaratman için harika bir fırsat.
2026'ya şöyle diyebilirsin ben artık kendimi kendimden geri almaya geliyorum.
Ve o podcast'ın başında bahsettiğimiz duyguların taşındığı, yüklerin taşındığı çantadan bahsetmiştik.
O çantanın içerisinde bir bölümü suçluluk ve utanç çantası diye ayıralım.
Bu iki duyguya bakalım ve suçluluk ve utanç dediğimizde aslında insan büyüdükçe farkında olmadan bunları biriktirmeye başlıyor.
Daha iyi olmalıydım, daha çok çalışmalıydım, daha az kırılmalıydım, daha zayıf olmalıydım, daha güçlü görünmeliydim.
Bu çantanın içerisinde yer alan cümlelerden bazıları bunlar olsun.
Bütün dahaların içi boş aslında.
Sadece baskı yaratan bir kelime.
Yeni yılda şu senden bir şey istiyorum, kendine yüklediğin haksız sorumlulukları bırak.
Yani sen elinden geleni yaptın.
Bazen elinden gelen buysa bu yetersizlik değil, gerçekliktir.
Kendimizi affetmeden yenilenemeyiz.
Kendimizi farkına varmadan, varoluş süreçlerimizin farkındalığını kazanmadan.
Bu bir klişe değil, bu bir gerçek bana göre.
2026'ya girerken kendine bir cümle söyle.
Ben bugün kendimi affediyorum.
Deneyebildiğim kadarıyla, yapabildiğim kadarıyla.
Ve şimdi sana küçük bir tören.
Deneme, imgeleme, bunun adına ne koyarsan koy, metafor, ne dersen de.
Bir egzersiz deneyelim ve bana güven.
Hazırsan gözlerini kapat, derin bir nefes al ve içinden şu cümleyi söyle.
Bu yıl beni üzen ne varsa görevini tamamladı.
Şimdi hayal et, karanlık bir odadasın.
Elinde bir kutu var.
Bu kutuya 2025'te seni yoran her şeyi koyuyorsun.
Adını bile anmak istemediğin kırgınlıklarını, içini kemiren o söyleyemediğin sözleri, bir türlü kapanmayan o konuları, bitiyor mu bitmiyor mu anlayamadığın o ilişkiyi,
kendi kendine verdiğin bazı cezaları, hepsi o kutuda, o kutunun içerisinde.
Kutunun kapağını kapat, rahatça, kendini sıkmadan ve kutuyu yavaşça geride bırak.
Artık taşımıyorsun, artık seninle değil.
Bu bir metafor belki ama bazen küçük adımlarla başladığımız şeyler insanın hayatında bir başlangıç, bir adım, minik bir adım da olsa etki edebiliyor.
Asıl başlangıç işte orada başlıyor diyebiliriz.
Son bölümü tamamen geleceğe ayırmak istiyorum bu egzersizden sonra.
Çünkü bıraktığımız şeyler kadar yerini doldurduklarımız da önemli.
2026'da kim olmak istiyorsun?
Belki daha çok okuyan biri, belki daha çok gezen, daha çok üreten, daha çok dinlenen biri ya da daha çok kendine zaman ayıran biri.
Belki kendini daha çok koruyan biri, belki daha çok konuşan biri.
Ama biliyor musun yeni yıl mucize getiren bir şey değil aslında.
Rakamlar değişiyor, takvim sayfaları değişiyor.
Yeni yıl sen değişmeye niyet edince mucize gibi hissettiriyor aslında insanın kendisini.
Bugün burada birlikte bir karar veriyoruz sen ve ben.
2026'da daha az kırılmayı denemeye çalışarak, daha az uğraşacağımız gereksiz şeylere zaman ayıracağımız bir alan tanıyarak, daha çok kendi hikayemizi yazacağımız, daha
çok... Ben diyeceğimiz bu tamamen bir bencillik olmadı müddetçe.
Bencillikten bahsetmiyorum burada.
Daha çok yaşayacağımız ve gerçekten ama kendin hissedebildiğin anlardan bahsetmeni istiyorum.
Ve bunların hepsini yapabilmenin ilk adımı ne biliyor musun?
Yanında taşımadıkların.
Sırtında o çantayı yük olarak omuzlamaya devam etmediğin zamanlar.
Çünkü yükün azalınca yürüyüşün değişir.
Yürüyüşün değişince hayatın değişir.
Ve sona doğru geldiğimizde bugün seninle bir yolculuk yaptık.
Bıraktık, vedalaştık, hafifledik, hafiflemedik.
Bunların hepsi zaman alacak şeyler ama bir başlangıç yaptık.
Ve yeni yıla kocaman bir yer açmaya çalıştık, denedik, niyet ettik.
Bu bölüm bitti ama dönüşümün bitmedi.
Çünkü bugünden sonra attığın her adımda yanına daha az yük alacaksın.
Kendin olacaksın belki de.
2026 sana iyi gelsin.
Ama daha önemlisi sen kendine iyi gel önce.
Ben buradayım.
Yeni yılda da, sonraki yılda da.
Birlikte büyümeye, birlikte iyileşmeye, birlikte konuşmaya devam edeceğiz.
Hoşçakal 2025 ve hoş geldin 2026 diyerek.
Beni dinlediğin için teşekkür ederim.
Kendine iyi bak. Sevgilerle.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
