
Samuraylar, katanalar, bol bol farklı konulara sapmaların oldugu, ana fikri oyun hakkında inceleme tadında bir sohbet olacakken çok değişik yerlerde kendimizi buldugumuz sonunda da gündemle tatlıya bağladımız keyifli sohbetimiz sizlerle. İyi dinlemeler...
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de Uğur Karan.
Nasılsınız efendim? İyi misiniz?
Afiyetle misiniz? Umarım her şey yolundadır diyerekten haftamızın konusunu söyleyelim.
Bu hafta Samuray tabağlı Ghost of Tsushima'nın 2.5D platform versiyonu.
Siyah beyaz. Siyah beyaz Japon sinematiklerinin buram buram işlendiği Trek to Yomi.
hafif böyle incelemesini ve gündemdeki güzel oyun haberleriyle bölümümüzü sonlandıracağımız bir bölüm olacak.
Sohbet olacak. Evet.
Girizgahı yapsanız. Şu girizgahları sevmiyorum biliyor musun?
Niye? Ya böyle ne bileyim samimiyetten mi uzak geliyor bana?
Direkt istediğim gibi giremiyorum ya.
Sen giremiyorsun oğlum. Ben giriyorum.
Evet. Sen de bokunu çıkartarak giriyorsun.
Yani Sami olacağım diye böyle böyle kamalara girmen.
Öyle ya. Bırak Allah'ını seversen.
Alakası yok. Ben nasılsam öyleyim yani.
Senle nasıl konuşursan burada da böyle konuşuyorum.
Evet. Bu arada biraz...
Orna dolarım. Estağfurullah.
Ben boyuma dolarım ha. Bu arada biraz sesim bozuk.
Hasta olmakla olmamak arasında hani gidip geliyorum bu ara.
Umarım haftaya daha iyi olurum.
Evet. Beni de hasta etmesen bari.
Evet. Yine Uğur Bey'imizin oynamadığı, oynatamadığım oyunlardan bir tanesi Track to Yomi.
Evet. Öncelikle hemen seni böyle suçlayıcı bir şekilde sana bir top atayım böyle.
Bir şey söyleyeyim mi? Evet.
Samuray teması olmasa ve 2.5D olmasa.
Ulan ilk de o zaman o oyun.
Track to Yomi çok farklı bir oyun oluyor.
Ghost of Digimon oluyor o zaman. Siyah beyaz olmasa belki oynardım.
Evet. Onu ben de biraz şey yaptım ama.
Siyah beyazı ben hiç sevmiyorum.
Ben de sevmiyorum. Ben de sevmiyorum yani.
Çok bana kötü geliyor ya.
Kötü geliyor değil mi? Ama yani böyle bir farklı hissediyorum.
Ben oyunların daha renkli olmasını istiyorum mesela.
Örnek veriyorum mesela en son My Friend Pedro.
O da aynı şekilde.
Ama bak o oyunların çok iyiydi ama yani.
İşte bak hayır. Renginin de burada karakterin de etkisi var.
Karşına çıkan karakterlerin de.
Burada düz bir samuray kıyafeti.
Samuray kıyafet demeyeyim de Japonya'ya özgü kıyafetler giymiş.
Siyah beyaz. Çok anlaşılmıyor şeyler var.
Oynamadığın şey hakkında.
Videosunu gördüm abi. İncelemesini yaptık oyun makinesinde.
Yani seslendirmesini yaptın oyunun ama oyunu bilmiyorsun.
Konuşturacaksın beni şimdi. Oynatamıyorum sana şu oyunu.
Bir dene lan bir dene. 3 yıllık Game Pass'in var anasını satayım.
Bu arada oyun ilk gün Game Pass'e gelmiş bir oyun bu arada.
Para da vermeyecek.
Bedavaya oynayacak ağam oynamıyor.
Şimdi oyunun Hemen şöyle bir kimlik kartı hakkında kısaca bir bilgi verelim.
Oyunun geliştiriciliğini...
Unreal Engine ile yapılmış.
Geliştiriciliğini mi? Hayır. Unreal Engine 4 oyun motoruyla yapılmış.
Geliştiriciliğini bağımsız bir firma Flying Wild Hog firması yapmış.
Evet ilk defa duyduğum firmalardan bir tanesi.
Başka bir şey mobil oyun mu yapmıştın?
Yok mobil oyun yapan diğer bağımsız oyunumuz.
Haftaya konuşacağımız oyunda.
O oyun hakkında çok konuşuyorum.
Burada çok susabilirim belki ama.
Devolver Digital yayıncılığını üstlendi oyunun.
Devolver Digital'ı iyi kötü biliyorum.
Siz de biliyorsunuzdur. En çok bilindik oyunu Shadow Warrior.
Neydi öyle mi okunuyor?
Evet Shadow Warrior. Benim İngilizce telaffuzum biraz sıkıntılı kusura bakmayın.
Olsun önemli. Shadow oyununun yayıncılığını yapan firma Bu oyunun yayıncılığını da yapıyor ki bazı yine bilindik oyunlar da var yaptıkları.
Ama burada asıl önemli olan isim nokta Leonard Mancini.
Bu adam abi oyunun yönetmenliğini yapıyor.
Hem geliştiriciliğini hem de yönetmenliğini yapıyor.
Evet ama asıl olay Leonard'da bitiyor.
Leonard bir sanat yönetmeni.
Tamam mı? Yani film yönetmeni aslında.
Evet hatırlıyorum. Ve Japon atmosferini çok seven ve bilen bir sanat yönetmeni.
Bana bakma benim telefonum çalmadı yanımda bile değil telefonum.
Senin telefonun oradan geldi. Oradan mı geliyor?
Oradan bile bizi yayına etkiler.
Evet etkiler öyle etkili bir adamım.
Bu adam mesela ben oyun oynadığımda işte ben de ilk sen gibi söyledim ya bu oyuna neden siyah beyaz?
Ghost of Tijuma gibi bir rengarenk bir atmosfer koyun şuraya bir.
doya doya içime çekeyim Japon atmosferi dedim ama bu adam sinematik anlatıma inanılmaz ağırlık vermiş.
Oyunu hani oynadığımda da bu sinematik etkileri çok iyi görebiliyorum.
Normalde standart düz bir platform oyunu değil.
Dümdüz sağa doğru ilerlediğin yani sağa sola ilerlediğin bir platform oyunu değil.
2.5D dediğimiz ve farklı kamera açıları kullanan bir platform oyunu.
Onu gördüm. Farklı bir şey yani.
Bir çoğu platform oyununda yoktur mesela.
Farklı kamera açısı. Standart bir standart bir kamera standart bir oynanış türü de yok.
Kamera açısı da yok.
Bu da Trackdium'i diğer bağımsız platform oyunlarından farklı kılıyor.
Zaten şey diyorlar hani oyunun kimlik kartını okuduğum zaman yana kaydırmalı oyundukları bir tane oyun tabiri var.
Sidescrolling. Ne şeyimse işte.
Onu söylüyorlar zaten.
Standart bir platform oyun değil.
Çok daha farklı bir şey yapılmış.
Ki bana göre çok da güzel kuru kullanmış.
Çok da güzel başarılı olmuş. Ben şeyi çok hoşuma gitti abi ya.
Sesler, müzikler.
Onlar işi bitirmiş bence.
Benim için yani. Yani ben zaten birçok uzak doğu temalı oyunlar için söylüyorum bunu.
Ben bir uzak doğu fetişisti değilim.
Yani onu seviyorum yani.
Bana uzak doğu içeriği her türlü ben tüketirim abi.
İyi olsun kötü olsun. Kötü yönünü görmezden gelmeye çalışır.
İyi yönlerine kendimi kaptırır.
Akar giderim. Ben de birazcık da şey var.
Japoncayı çok seviyorum.
Evet. Çok hoş geliyor.
Sert şeyi var ya. Hatta bununla ilgili böyle biri vardı.
Japonca dublaj yapıyordu mesela.
Dizilere, Türk dizilerine, filmlerine falan.
Hatırlayınca denk geldim mi ona? Tam hatırlayamadım açıkçası.
Birçok şeye böyle Japonca seslendirme yapıyordu.
Atıyordu onların videolarını. Adını hatırlamıyorum şimdi ama.
Bayağı bir izlemiştim yani onun videolarını.
Trick to Yumi hikaye olarak şöyle.
Biraz klişelik var.
Normal olarak var. Bana şunu söyleyebilir misin?
Artık özgün hikaye diye bir şey yok.
Şu var artık.
Klişe bir hikayenin Oyuncuya nasıl aktarıldığı var.
Hani hikaye sunum şekli artık biraz daha ön plana çıkıyor aslında.
Yani hikaye ne kadar farklı bir hikaye yazabilirsin artık.
Hani oyunlar üzerine konuşuyorum özellikle.
Neyse hemen bir tane örnek vereyim sana.
Şu an düşündüğüm zaman aklıma ne geldi biliyor musun?
Ne geldi? Oyunun adını unuttum lan.
Aklına gelmemiş demek ki.
Lan yok oyunun adını unuttum lan.
Aklına gelmemiş güzel. Kojima'nın sonu Death Stranding.
Death Stranding'in hikaye anlatımı nasıldı?
Özgünlüğü nasıldı? Özgündü ama ağırdı.
Hikaye sunumu ağırdı. Hikaye sunumu ağırdı da oyun zaten ağırdı.
Hikaye sadece bak. Hikaye olarak bak.
Çok farklı. Gerçekten çok farklı.
Ama Kojima'yla Bak bu diri değil track yumi.
Hiçbir oyunu ben kıyaslamam.
Hayır şimdi ben şunu söylemek istiyorum.
O çok farklı. Kocaman çok farklı bir isim abi.
Kıyaslanacaktı. Böyle karşı karşıya getirecek bir adam değil yani.
Ya ben onunla karşı karşıya getirmiyorum.
Dedik ki hani hikaye anlatımı özgünlüğü yok artık.
Aynı klişe hikayeler devam ediyor diye söyledik ya.
Bak. Benim aklıma gelen yakın dönemlik mesele bu.
Bak şimdi sana. Başka oyun var mı senin için mesela?
Senin de bak destekleyeceğin bir yorum yapacağım.
Özgün hikayeyi Kojima'dan daha iyisini yapacak yeni mekaniksel oyun, devrimsel bir oyun yapacak olan da var.
Bu iki isimler dışında oyun sektörüne gerçekten damga vurabilecek bir isim ben tanımıyorum desem yeridir.
Çünkü bu adamlar bu işini çok çok iyi yapıyor.
Hani oyun gündemimizde de bahsedeceğiz.
İptal edilen bir Half-Life oyunu vardı.
Arkane Studios'unu geliştirdiği.
Bir saatlik Progeto Tip yayınladılar.
Demezsin ki bu prototip anasını satayım.
Şu an çıkan 3A oyunlardan daha güzel bir fikir.
Neyse oraya geleceğiz. Şimdi hikaye dediğin gibi özün hikaye yazılabilir evet ama artık herkes...
standart bir hikaye öylesi kullanılıyor.
Ya intikam var ya bir acı var ya bir arayış var ya bir yol macerası var.
Sifu da mesela hani bu hani aynı şey değil ama Sifu geldi bir anda aklıma.
Sifu da aynı şekilde. Aynen aynen aslında hikaye olarak aynı girişler var.
Sifu'da da ustası ölüyordu.
Onu intikamını almak için önüne geleni dövüyordun.
Tractium'u da aynı şekilde.
Onu yetiştiren ustası. Ustası köye baskın yapılıyor.
Ama şimdi bunu O kadar güzel sinematiklerle destekliyor ki hikaye sunumunu.
Gerçekten hoşuna gidiyor.
Hani çok etkilenmiyorsun evet ama kendini oynattırıyor.
Hani o samuray havasını, o samurayın intikam hissini yaşayabiliyorsun.
Niye yaşıyorsun biliyor musun?
Muazzam bir çevre atmosfer detayı kullanmışlar abi.
Hani normalde oyunlardaki atmosferler sabittir tamam mı?
Bir bölüme girdiğin zaman, bir mekana girdiğin zaman objeler sabittir, tasarımlar sabittir.
Sen girer bakarsın dersin ki burada şu olmuş, işte burada bir yıkım oldu, burada birileri olay çıkarttı.
Anlarsın bunu, yorumlarsın, hissedersin.
Doğru mudur abi? Tirek düğümünün farkı neydi biliyor musun?
Bana göre. Aktif bir atmosfer vardı.
Yani sen oyunda birileriyle dövüşürken, bak sen birileriyle dövüşürken, Arka planda o köye yapılan saldırıların etkilerini görebiliyorsun.
Şöyle ki diğerlerden yangın çıkmaya devam ediyor.
Yanan evlerden işte çatıları düşüyor.
Ne bileyim ağaçlar devriliyor.
Rüzgar çıkıyor.
Rüzgarın etkisiyle yangın daha da büyüyor.
Bu ve bunun gibi şevresel etkiler sinematik sunumla da o kadar güzel süslenmiş ki baya bir hoşuma gitti benim.
Ne demek istediğimi anlatabildim mi? Anladım ben senin ne demek istediğin.
Düz bir şey yok arkadaki.
Aynen hareketli yani. Hareketli olması oyuna emek verildiğini gösteriyor.
Bir canlılık var yani.
Ama bu bir platform oyunlarına kadar dikkat çeker bilmiyorum.
Benim çok dikkatimi çekti.
Ama sen tema aşığı olan bir insan olmandan da kaynaklı olabilir.
Bilmiyorum ya. Olabilir olabilir.
Her oyunda olduğu gibi bu oyunda yine kişiden kişiye zevklerini tartışılabileceğimiz oyunlardan bir tanesi.
Son olarak bir oynanışına, hikayesine bu arada girmedik.
Hikayesini söyledik.
Usta'nın kemiği. Oyunun biraz mekaniklerinden bahsedelim çünkü oyunun en sıkıntılı olan yeri mekanikleri maalesef.
Sıkıcı. Sıkıcı belli bir süre sonra kendini tekrar etmeye başlıyor.
Oyun genel anlamda zaten yakın dövüş odaklı bir oyun.
Samuray oyunu olmasından mütevellit.
Yer yer ilerleyen...
sekanslarda ok yay gibi menzili silahlar ya da bıçak gibi fırlatılabilir bıçak gibi mekanikler de elde edebiliyoruz ama temelinde yakın dövüş şeyimizi kullanıyoruz.
Oyunda yine ilerledikçe topladığınız yeteneklerle aşılan yetenek ağacımız var, kombolarımız var.
Hani bunlar da hani oyunu biraz renklendirmeye, oynanışa biraz daha tat katmaya çalışmışlar.
Ama yapamamışlar. Ama hani olmamış yani.
Olmayan şey de şu animasyonlar hani Maalesef hani yakın zamanda da yine çok saygı duyduğum Ejderha Murat Sönmez abimizin bir konsolos kanalında yapmış
olduğu bununla alakalı bir video vardı.
Oyunlar birbirini neden tekrar etmeye başladı şeklinde.
Ya da neden oynadığım her oyun bana aynı geliyor diye.
İşte buradaki hissiyat artık tek bir kişi bile oturup orta ölçekli bir bağımsız oyun yapabiliyor.
Grafiksel anlamda atmosfer anlamında bir şeyler çıkartabiliyor.
Ama işte iş biraz daha böyle...
İnce dokunuşlar dediğimiz dokunuşlara geldiği zaman yakın dövüş ya da menzilli dövüş olaylarında maalesef iş biraz patlıyor.
Çünkü niye? Deneyim yok. Çünkü neden?
Para kazanma işin hırsından dolayı biraz daha basite kaçalım.
Paramıza akalım gidelim.
Muhabbeti biraz dönüyor.
Belki de ilerleyen bölümlerde bununla alakalı da bir podcast yapabiliriz.
Trek düğümü de mesela kılıç animasyonları bir noktadan sonra sırıtıyor.
Şöyle sırıtıyor. Vurdun.
Oyunun ana olayı zaten peri olayı.
Doğru zamanda blok yapıp karşı atağı engelleyip counter atakla karşı atakla Hiç sevmiyorum biliyor musun?
Nefret ettiğin bir şey.
İşin kötü tarafı şu.
Bosslarda da bu peri sistemi aynı şekilde koymuşlar.
Normal düşmana da koymuş şeye de koymuş.
Hiçbir anlamı yok gözüme.
İşte maalesef hani çok temayı çok seviyorsan oynayabileceğin oyunlardan bir tanesi.
Bizim Mustafa'ya da söyledim.
Mustafa'ya de o veşir oyundan sonra dedi.
Abi ben ne oynayacağım ben şimdi diyor.
Dedim track diyor mu öyle dedim.
Hani şu an yeni çıktı. Japon atmosferini seviyorsan en azından 4-5 saatte kafanı dağıtırsın.
Hani böyle bir oyun. O zaman toparlayalım.
Evet. Track diyor mu için şöyle diyelim.
Fiyat olarak kaç paraya çıkmıştı?
Abi yine 50 lira bağımlılığındaydı.
50 lira bağımlılığında. İndirim döneminde alınabilecek güzel bir platform oyunu.
Platform oyunu sevenlere, uzak doğu teması sevenlere tavsiye edilir.
Ama indirim döneminde alınır.
Game Pass'iniz varsa Game Pass'te şu an oynayabilirsiniz.
Aynen öyle. İlk game çıktı.
Güzel. Denemleyin.
Beğenmezseniz zaten bir kaybınız yok.
Silersiniz. Bu arada oyunun internette yine Türkçe yaması da çıktı.
Anında kullanmak isteyenler ki ben Türkçe yamayı kullanan biriyim.
Geçen ağzına sıçtın ne isim olsun.
Onu şeyde konuşuyoruz.
Yarım saate. Neyse tam haftaya var ya.
Evet. Şimdi şey için söyleyeceklerimiz bunlar.
TrackDuel için söyleyebileceklerimiz bunlar.
O zaman bir gündeme girelim, girelim, girelim, girelim.
Ubisoft'tan haberler var.
Ubisoft'un bu sene ikinci yarısında çıkaracağı oyunlar.
Uzun zamandır Ubisoft'un geliştirdiği yeni oyunlar çıkartacağız, yeni IP'ler çıkartacağız diye yırtıyordu bir ellerini.
Avatar filmi de çıkacağı için muhtemelen bunu kesin onaylamışlardır.
Avatar'ın oyunu çıkacak. Ondan sonra bu yanlış hatırlamıyorsam Switch'e çıkacak bir oyundu.
Mario & Rabbids ve Skull & Bones bu oyunların çıkacağı kesinleşti.
Bunlar zaten çıkacaktı da ne zaman çıksa.
Bu 2023'ün şey pardon.
2022'nin ikinci yarısında olacak.
Seni söyleyeceğim bir şey var. Yine bir erteleme alır gibime geliyor ya.
Bir de çok da bir şey beklemiyorum.
Özellikle hani burada mesela herkes en çok heveslendiği iki oyun var zaten.
Biri Avatar bir de o Korsantemalı dediğimiz Skull and Bones oyunu var.
O şeye benziyordu bildin mi birazcık?
Yok yok ondan ziyade Black Flag'teki o gemi sekansları vardı ya mekanikleri vardı ya.
Bildiğin onu aldılar yeni bir oyun yaptılar aslında bak tutuldu bu.
Oradan devam ettiler.
Yeni bir oyunu oradan çıkarttılar aslında yani.
Niye bu kadar uzun sürdü ben onu anlamadım yani.
Büyük ihtimal hani onu online tabanla koyuyorlar.
Online bir modda olacağı için belki bu kadar uzun sürmüştür diye düşünüyorum.
Şimdi açık dünya oyunları yapıyor ya genel olarak.
Açık dünya da iyi.
Çünkü açık dünya olarak bir çoğu oyunu birbirine benziyor.
Ama bu denizde geçtiği için öyle oyunu çok yok.
O yüzden yapamadılar.
Abi yapacak 5 tane ada yapacak tamam mı?
Ondan sonra bu 5 adayı Kopyalayacak.
Haritanın muhtelif verilerini dağıtacak.
Al bunu buradan şuradan karşıya götür.
Şu adayı keşfet.
Şu adayı fethet. Şu adayı şunu yap.
Böyle bir şey yapacak. Ben artık Ubisoft'un gerçekten özgün bir oyun yapabileceğine inanmıyorum.
Evet bir Valhalla kendi çapında güzel bir oyundu.
Başarılı bir oyundu ama DLC'si çıktı.
Mesela genişleme paketi çıktı.
Kimse beğenmedi. Kimse beğenmedi.
Çünkü neden? Yeni bir şey sunmadın ki.
Var olan Mayayı aldın yeni bir ekmek yaptın yani.
Aynı mayada. Pahalı bir şeydi o.
Yani. 200 küsür liraydı ya.
Bilmiyorum. Ya Sinan abi bile tırtladı ya ona yani.
Kimal Olay'ı çok sevmişti yani.
Ya bu şey gibi Matrix 4 gibi oldu.
Çıkmasın biz öyle hatırlıyoruz.
Kesinlikle aynı fikir değil. Bazı şeyler o tadı veriyor yani gerçekten.
Tadımızı kaçıran bir haber var aslında burada.
Tadımızı kaçıran değil. Benim tadım kaçıran maziden kaynaklı.
Eskiden çok oynadığım oyunlardan bir tanesiydi yani.
Sen de oynamışsındır yani. Oynadım tabii ki ama belki daha güzel olacak.
Hiç sanmıyorum ya. Yani şimdi FIFA biliyorsunuz elektronik kartı artık isim hakkını almadı.
Alamadı. Alamadı mı ya da almadı mı bilmiyorum.
Fiyat yüksekken. Geldi bildiğim kadarıyla.
Anlaşamadılar yani. FIFA'da yeni futbol oyunları üretmeye devam edeceğiz diye bir açıklama yaptı.
Ya şöyle bir şey olacak.
Konami'nin yapmış olduğu gibi e-sports gibi bir şey yapacaklar herhalde.
Bilmiyorum. Bence...
Bir de bu oyunların tadı mı kaçtı?
Bana mı öyle geliyor abi ya? Bence artık futbol oyunları...
Spor oyunları özellikle ya.
Spor oyunları demeyelim çünkü NBA...
NBA oyunları biliyorsun.
Bilmiyorum oğlum. İlgilenmiyorum çünkü.
Biz ne kadar oynamasak da...
Hayatımda hiç NBA oyunu oynamamış adam ya.
Ben oynamıştım bir dönem PlayStation'da.
Zevkli oyunlar yani abi.
Biz ne kadar oynamasak da çok büyük kitleye sahip olan oyunlar.
Voleybol oyunu var mı acaba?
Olabilir belki. Olabilir mi?
Olmuyor ya. Bugün attığım voleybol videosunu izledin mi?
Top yere ne zaman düşecek?
Arkadaş şey... 1 saat diyorum.
1 dakika 18 saniyelik videodun 1 dakika 15.
saniyesinde top yere düştün. Şey bu yakın zamanda şey oldu.
Vakıfbank ile Türk Hava Yolları bayan voleybol takımı karşılaştı.
İşte birinci periyodun son şeyinde 25-25 skorla bir top döndü.
Bir ralli döndü orada. Top bir orada bir burada.
Yani iki dakikaya yakın top şey olmadı.
Düşmedi ama hani öyle hafif hafif.
Bir oradan smaç vuruyorlar.
Ulan o tribüne gitti yani son top.
Dedim orada düştü herhalde.
Abi tribünden kurtardı.
Geldi oraya döndü bir daha kurtardı.
Lan dedim ki hani canım çekti bir de voleybol oynayasım geldi.
Öyle çok keyifliydi ya.
Biz de iki vuracağız. Bir iki düştü.
Sahilde böyle Türk ailesi vardı ya klasik.
Hemen böyle voleybolda böyle bir şeyler yapmaya çalışırdılar.
Öyle bir şey olurdu herhalde. Evet biz konumuza dönelim.
Bağımsız oyunlar dedik ya.
Severiz ederiz. Birçok bağımsız oyunda artık bazı bağımsız oyunları kendine Hedef gösterip onların başarısını elde etmeye çalışıyor.
İşte bunlardan bir tanesi de örnek alınan oyunlardan bir tanesi de Stardew Valley.
Stardew Valley biliyorsunuz bir kişinin geliştirdiği oyunlardan bir tanesiydi.
Aynı Undertale gibi.
Ve çok sevildi.
Birçok platforma çıktı.
Fiyatı da uygundu.
Birçok kesime hitap eden hem küçük yaştan hem de büyük yaştan böyle insanlar hitap eden oyunlardan bir tanesiydi.
Ve 20 milyon adet...
kopya satmayı başardı.
Yani mükemmel bir satış rakamı.
Bir bağımsız oyun için.
Kesinlikle. Şimdi oyuna bakıyorsun.
Oyunun grafikleri pixel art diyebileceğimiz kendine has bir.
Hayde'ye benziyor biraz. Hayde'yi?
Ha evet. Facebook'taki.
Facebook'ta vardı. İlk Facebook'taydı o.
Facebook oyunuydu. Facebook oyunu muydu lan o?
Evet Hayde'yi. Bildiğin Facebook oyunu.
Daha sonra da mobile gelip diyebiliyorum ben de.
Olabilir. Yanlış şu an birbirimizi görüyoruz.
Yani. Böyle bir oyundu Stardew Valley.
Şimdi herkes bu tarz oyun yapalım biz de para kazanalım kafasına gidiyor.
Ulan ben çok bağımsız oyunları seven bir insanım.
Ama bakıyorum lan bağımsız oyunlar bile artık kendini tekrar etmeye başladı.
Çünkü Çok dandik oyunlar çıkmaya başladı.
Çünkü şöyle bir durum var artık.
Herkes kolay yoldan para kazanmanın derdine düştüğü için bunlar maalesef öyle.
Şimdi bakarsan birçok firmada Battle Royale oyun çıkarmaya başladı mesela.
Battle Royale oyunları ne kadar arttı.
Özellikle PUBG ve Fortnite'dan sonra.
Şunu yapamıyor bir türlü firmalar.
Yapılmamışı yap, denenmemişi dene şeyle bir türlü gelebilir.
Özellikle ben bunu bağımsız firmalardan çok bekliyordum.
İşte bunu büyük firmalar yapamıyor.
Bağımsız firmalar da cesaret edemiyor bence.
Bence artık cesaretçi değil biliyor musun ya?
Uğraşmak istemiyorlar ya.
Bunun en büyük önleğini ben Erzurum'da yaşadım yani.
Bence, bence, bence.
Para kazanma olayı.
Para kazanma olayı. Tamam ki ondan dolayı uğraşmak istemiyor da.
Niye uğraşayım ki diyor. Ya ben bunların 50 bin, 100 bine indirme alsam anasını satayım diyor.
Satış rakamı yakalasam.
Para bak, camıma koyayım, yoluma bakayım.
Aynen. Kimse kimsenin şey değil ki ya mesela.
5 bin liraya. Şöyle düşün.
5 bin liraya oyun yaptırıyorsun abi.
Şöyle düşün yani. Şöyle düşün mesela.
Bir atıyorum Val gibi düşünmüyor insan.
Hayır, hayır yani. Ben bir oyun yapacağım.
Bu oyun veya. Bununla kesinlikle bir videosunu yapacağım YouTube'a yani.
Şey. Sen söyle neydi o Joseph Forrest abimiz mesela.
Adam oyun yapmak için.
Önemli olsun lan ismi aklına gel daha.
Benim aklıma gelmez daha. Adam mesela aşkla oyun yapıyor.
Bu tarz şeyler ama Ubisoft gibi firmaya bakıyorsun.
Fakta Oscar o zaman. Ne yapıyor adam?
Para için oyun yapıyor.
Ama onun da kendine göre haklı sebepleri olabilir.
O kadar çok çalışanı vardır falan filan ama bilmiyorum yani.
Neyse geç geç geç. Bir şey daha anlatayım.
Oldu mu? Olsun anasını satayım.
Dinleyin lan. Kızmadım abi şey yapmayın.
Telefon atmayın. Şimdi Uncharted'ın şeyini yazıyorum.
Geliştirme sürecini yazıyorum.
Evet uzun bir video olacak senin için.
Benim için de kurgusu anlamında sıkıntı yiyeceğim ama.
Abi oyun geliştirme sürecine girdim.
Abi dur şunu da yazayım.
Dur bunu da ekleyeyim. Dediğim o kadar.
Çıkarttığım o kadar çok şey vardı ki.
Bak tahmin edemezsin. Özellikle dördüncü oyunda orada çok büyük sıkıntılar var.
Ya orada yönetmen değişikliği oldu.
O ablayı gönderiyorlar. O abla kalsaydı.
Egrim neydi? Bilemiyorum.
Belki kalsa daha kötü olacaktı oyun.
Bilemiyorum. Çünkü ablamızın yaptığı oyunun neredeyse birçok bölüm tasarımını bitirmişti.
Ondan sonra. Sıfırdan başladılar.
Dragman'le Starly geldi.
Ekibin başına. Oyunu bildiğin sıfırdan yaptılar abi.
Onu biliyorum ben yani. İnanılmaz sıkıntılar yaşanmış abi.
Adam diyor ki ya Starly baş draglerden bir tanesi.
Dragmen'in arkadaşı. Senle ben çok yakın ahbapmış onlardan.
Sen diyor ki ben buraya 3-4 aylığına geldim diyor.
Bir bakmış orada yatıya kaldı.
Ve evi de uzakmış.
Oyun stüdyosu ofisi.
Üçüncü ayda dedik ya bu amına kodum oyunu bitmeyecek ki.
Ben de buradan gidemeyeceğim.
Bu iş bana kilitlendi.
Bari evimi şeye taşıyayım dedi.
Ofise yakın bir yere. Ofisi yürüme mesafesi olan evini ofise yakın bir yere yürüme mesafesi olan bir yere taşıdı.
Oraya taşındı yani.
Ne oldu ama bunu biri sonra zorla yaptırmadı.
Kendi istediği işin daha çok verimli olabilmek adına yaptığı işe vermiş olduğu saygıyı gösterdi burada.
Bunun gibi birçok anekdot var.
Uncharted'ın geliştirme sürecinde anlatılması gereken.
Bunlar da bir şey. Ona değindim.
Çok keyifli oldu gerçekten o da.
Bir şey söyleyeceğim. Uncharted'a nereden geldi konu?
Şimdi onu düşünürüm. Sen de konuşurken.
Nereden biliyor musun? Geliştirici firmaların ya da geliştirici arkadaşların, oyun geliştirici arkadaşların oyunu yaparken yaptığı oyuna saygı duymuyorlar abi.
Para kazanmak adına umursamıyorlar bazı şeyleri.
Ama koca koca firmalar bazen gerçekten özverili işler yapabiliyor.
Hepsi olmasa bile. Her oyun işin olmasa bile.
Yani. Adam evini bak diyor mu evinin düzenini bozuyor geliyor.
Ha karşılığını parasal olarak alıyor ayrı bir konu ama hani bir şeyler yapıyor bir şeyler ortaya koyuyorlar.
Yani bilmiyorum bu konuda çekimsel davranıyorum.
Ve sonraki habere geçiyoruz.
Geçelim. Tamam. Güzel bir transfer haberi var.
Evet. Gerçekten.
Çok enteresan şeyler olacak bu transfer haberlerinde.
Şu an kafamda deli sorular var mesela.
Crysis 4'e çok yakinen herkesin bildiği ünlü bir meşhur gizlilik oyunu, gizlilik temalı bir oyunun yönetmeni transfer oldu.
Hitman 3'ün yönetmeni Crysis 4 ya da yeni Crysis oyunu için transfer gerçekleştirdi.
Bu çok büyük bir olay bana göre.
Bir kere...
Bu firma şeyi bilen firmaydı.
Crytek'i bilen firmalardan bir tanesi.
Çünkü biliyorsun o firmanın da CEO'su Türk aynı zamanda.
Aynen. Onun CEO'su da Türk.
Tabii firma Türk firması demek istemiyorum.
Birbirlerini tanıyorlar babında diyorum bunu.
Bu transfer sonrasında haliyle şöyle bir şey aklıma geliyor.
İlk gelen mantıklı olarak da.
Yeni Crysis oyunda gizlilik elementleri daha fazla olacak büyük bir ihtimal.
Ben de onu düşündüm ama olmayabilir.
Hayır olur. Niye olmasın? Olması da rahat.
Şunu düşündüm. Daha farklı bir şey olabilir.
Bu adam TPS üzerine uzman bir adam.
Bak bunu düşünmedin değil mi?
Tamam TPS. Crysis FPS.
Hayır. Hiç sanmıyorum.
FPS'den çıkmaz da seçenek sunulabilir mi acaba?
Hayır hayır hayır. Ben de sanmıyorum ama öyle bir düşünmüyorum.
Crayon'cunun buna hazır olduğunu düşünmüyorum.
Nereden biliyorsun? Crayon'cunun neden yapılabileceğini bilmiyor musun?
Yapmış olduğu oyunları gördüm ya.
Hunt var. O da FPS.
TPS olur mu Hunt? Değil oğlum.
Sen ölürce beni uzaktan izle.
Oğlum saat çok geç oldu.
Yeter artık. Şu haberleri de yapalım.
Gidelim artık. Mafyanın yeni oyunu geliyor.
Mafya birinin öncesini anlatacakmış.
Diğer haberimize geçelim.
Böyle şey yapamadım.
Habere giremedim. Yeni bir oyunu duyuruldu.
Muhtemelen de Mafya 1'in öncesini anlatacak.
Çıkmasaydı be. Şunu yapmasınlar.
Mafya ismini kullanmasınlar abi.
Beni üzen bir konu var.
Hangi röntgü burada?
Sıçıp batırabilir mi?
Bilmiyorum. Çekimselim yine bu konuda.
Şu var abi. Bazı üçlemeler üçleme kalsın.
Devam etmesin. Ruhani devamını gelirtir.
Hani mafya evreninde geçen, o evrende geçen, o dünyada geçen yeni bir mafya oyunu yapabilirsin abi.
Farklı bir isimdi. Onu yap.
Olabilir de bilmiyorum. Ama şimdi de Definitive Edition'dan parayı kazandığı için oradan da bilmiyorum ya.
Yine de buradan para geldi.
Çünkü bunların şöyle bir durumu vardı.
Yeni oyun üzerine çalışmak istiyorlardı.
Ama 2K bunları dedi.
Buradan para geldi. Siz abi şeye geçin.
Bir de şöyle bir şey var.
Sakat olan durum ne biliyor musun?
anladığım kadarıyla ve bildiğim kadarıyla mafya birinin öncesini anlatacaklar.
Doğru mudur? Evet. Yani biraz daha eski bir döneme anlatacaksın.
Eski dönemi anlatmak için ne yapman gerekiyor?
Eski mekanikler. Eski mekanik demeyeyim de eski tarzı vermen lazım.
Araştırışları, silah kullanımları, atmosfer bunların hepsi eskiye uygun olarak tasarlanmalı.
Hemfikir miyiz burada? Olmayacak bir şey değil.
Ama şöyle bir şey var.
Yeni oyuncular bu tür şeylere pek alışık değil abi.
Biraz daha modern. Bak şimdi yavrucuğum.
Mafya 1'in kendine has bir ağırlığı var.
Tamam mı? Bak dinle beni bir.
Kendi yorumumu yapıyorum.
Dinle saygısızlık etme. O zaman hantı kimse oynamaz.
Oynamıyor zaten. Nasıl oynanıyor?
Bayağı oynanıyor. Oğlum zaten ya.
Bayağı oynanıyor. Şurada çıkalım sokağa soralım bakalım oyun oynayanların kaç kişi hanta oynuyor.
Türkiye'de oynanmıyor abi. Türkiye'de oynanmıyor işte.
Tamam neyse. Türkiye için ne konuşuyorsun?
Ben bugün burada için konuşuyorum. Ben Türkiye'de yaşıyorum.
Şimdi arkadaş bir şey dinle beni bir.
Katılmayabilirsin oğlum ama bir dinle beni.
Bir şey mi dedim?
Sustum. Tamam oğlum. Allah'ım yarabbim.
Demek istediğim şey şu. Mafya oyunun kendine has bir ağırlığı, bir havası, bir atmosferi, bir teması var.
Ve bu biraz ağır.
Biraz daha eski oyuncuların sevdiği türden bir havaydı bu.
Yeni çıkacak Mafya 1 oyunu da eski dönemi anlatacağından mütevellit.
Bu havada gitmek zorundadır bana göre.
Ben bunu beklerim. Tamam mı?
Mafya 1'deki gibi bir atmosfer beklerim.
Mafya 3'teki gibi bir oyun kurulursa eğer, dünya kurulursa eğer ben bundan hoşlanmam.
Bu senin tercihin ama bilmiyoruz nasıl bir şey çıkacak ne olacak.
Mafya evrenin dünyasına bana göre büyük bir balta vurmaktır bu.
O baltayı zaten Mafya 3 yaparak vurdu.
Ben de vurmuyorum sana işte.
Tekrardan Mafya 1 yaparak Mafya 4, Mafya 5'miş gibi davranırsan eğer günümüz oyunda yaşamış gibi davranırsan mafyanın ruhuna hakaret saygısızlıktır bana göre.
Bilmiyorum. Bakıp göreceğiz.
Tamam görelim diyorum. Ben muhtemel senaryoyu kuruyorum kafamda.
2-3 yılı var bu işin. Neyse vardı ya da yok.
Dead Space remake'in çıkış tarihi belli oldu.
27 Ocak 2023'de çıkış yapacak.
Bekliyorum ben bunu. Çok kişi laf ediyor burada arkadaşlar.
Yok gerek var mıydı?
Tamam eyvallah gerek yok. Yapıldı kardeşim.
Bir tupi çıksın ondan sonra bakalım yani.
Neyi kapattın az önce sen?
Geç geç hadi geç. Orada bir haber kapattın sen.
O haber ne haberiydi?
Star Wars Jedi Fallen Order'un yeni oyunun ismi.
Devam oyunu. Ben o oyunu seviyordum.
Şerefsizlik yapma. Tamam söyledim işte.
Ben o oyunu seviyordum. Onun hakkında da 10 dakika konuşuyorsun sen şimdi.
Ben o oyunu sevdim. Devam oyunu da bekliyorum.
Tamam bekle onu. Bu Survivor'da kastı inşallah hayatta kalma online odaklı bir oyun değildir.
Onu soracağım. Kesin öyledir ben sana söyleyeyim.
Sıçam ağzına. Yayın yapıyorsa kesin öyledir.
Sıçam ağzına. Yayın yaptığı ne kadar düzgün.
Ama hatırlıyor musun? Oyunciylemenin sonunda söylemiştik yani bu oyunu bir şey etmezler inşallah diye.
Devam oyunu gelecek ama umarım bunu da etmezler diye.
Yaparlar. Yaparlar değil mi? Derler.
Derler. Bilmese de bilirler.
Ben sana söyleyeyim. Jedi falan orduda.
Kutu açıyordun da skin falan çıkıyordu ya içerisinden.
Işın kılıcı skin. Bunlar hep ücretsiz şey kullanabiliyordu.
EA Games şunu diyordu kafasına.
Ben onları nasıl ücretli yapmadım.
Oyun tuttu. Ben oradan para kazanacaktım deyip devam oyununda onları paralı yapabilir mi acaba?
Anasını ağlatır. Değil mi? Muhtemel.
Orayı yıkarlar. Yıkarlar.
Aynen öyle. Böyle demiyorum yani.
Yıkarlar. Neyse.
Son iki.
İyi geldik artık. Ben uyumazsam burada gözlerim ağrıdı anasını satayım.
Epic Games 12-19 Mayıs tarihleri arasında 3 tane Jotun Valhalla edişi.
Ben bu oyunu çok bekliyordum.
Çok görmüştüm.
Sanatsal anlamda güzel bir tasarıma sahip olan hoş bir oyun.
Bağımsız bir oyun kendileri.
Diğer oyunumuz Uğur Bey'imizin çok sevdiği bana defalarca oynatmaya çalıştığı benim de oynamadığım oyunlardan bir tanesi Prey 2018'di herhalde değil mi?
2017. 2017 miydi?
2017 Prey'i tekrardan veriyorlar.
Bir de tekrardan veriyorlar buna. Daha önce vermişlerdi Epic'te bir daha veriyorlar.
Onu da söyleyeyim. Yani herhalde tutuldu ki.
Tutuldu mu? Tutukluk yapmıştır bence.
Ama Epic bak bunu Epic takip edenler biliyor ama.
Böyle senin gibi sıkı takipçiler biliyor.
Verdiği oyunları arada böyle 6 ayda bir tekrar yokluyor böyle.
Bir şey bulamıyor. Mesela konsol gelmişti bir ara ikinci kez.
Bir şey bulamıyor veriyor yani. Bir tane daha oyun vardı.
Oyunu bilmiyorum ismin ama nasıl bir oyun olduğunu bilmiyorum.
Red Out Enchanted Edition.
Evet. Ne ben de bilmiyorum. Bilmediğim 17 liralık bir oyunmuş zaten.
Çok da önemli olduğunu düşünmüyoruz.
Bethesda'dan bir haberimiz var.
Bethesda'dan erteleme var. Starfield ve Redfall bekleyenler beklemesin abi.
Bu yol çıkış yapmıyor.
Starfield için kesinlikle ben bir erteleme bekliyordum abi.
Kesinlikle beklenen bir şeydi zaten bu.
Kesinlikle. Yani bir ara dediler işte geliyor artık.
Bir ara herkes yine GTA içeriği çıkarır gibi bunun arkasından içerik çıkarttı.
Ben böyle sessiz sessiz bir oturdum.
Bu oyun ertelenecek anasını satayım.
Göreceksiniz dedim. Öyle de oldu.
Ha bu kötü bir şey değil. Çünkü Bethesda büyük bir ihtimal son dönemlerin en iyi oyunlarından bir tanesini çıkartmaya çalışıyor.
Kendi oyunu değil bak. Piyasaya çıkmış en iyi oyunlardan.
Belki de ikinci bir Elden Rick.
Durumu bile söz konusu olabilir.
Abi olamayacak diye bir şey yok çünkü.
Çünkü beklentiler çok yüksek.
Uzun zamandır geliştiriliyor.
Eğer ben şunu iddia ediyorum.
Buradan da bu kayıtlara geçsin.
Starfield eğer teknik sorunları aşabilirse bana göre son yılların son 10 yılın hatta en iyi oyunları arasına rahatlıkla girebilecek potansiyeli olan bir
oyundur. Ama teknik sorunları aşarsa.
Çünkü Bethesda bu konuda çok vukuatlı, çok dosyası var.
Baklarıyla teknik optimizasyon noktasında çok büyük sıkıntılar yaşayan bir firma.
Ya oyunu kırmayan çok büyük hatalar olmadı.
Ufak tefek şeyler Hayır.
Şu an için söylüyorum mesela.
Birçok oyun için söylüyorum.
Ufak tefek şeyler göz ardı ediliyor artık.
Yani ediliyor da hani şu var.
Ettirmek zorunda bırakıyorlar bizi.
Oyun çok büyük. Hani biz Skyrim'daki bug'ları hatırlayalım.
Ya oyunun girişinde bug vardı ya.
Hani oyunun girişinde bug'a düşüyordun direkt.
O at arabasıyla giderken bir sahne vardı ya oyunun girişinde.
O bir devriliyor hop oyun crush yiyordu direkt anasını satayım.
Umarım öyle bir şey olmaz. Yine son bir haber kapattın sanki.
Son haber miydi? Son haber doydu.
Hayır. Haber vermeye doyamadım.
Bu arada Redfall'du değil mi?
Oyunda ertelemiş. Oyunda hatırlarsanız belki 4 kişilik oynanan bir zombi tamalı bir oyun vardı.
Gelecekti. O da erteleme almış.
Çok da umurumda değil açıkçası.
Beklediğim oyunlardan bir tanesi değildi.
Çünkü bir oyun, bir geliştirici firma bir oyun için hem co-op deneyimine hem de single player'e bile sorabileceğiz diyorsa...
O oyundan uzak durun agalar.
Yani bilin ki oyunda bir bokluk vardır yani.
Çünkü bir oyun hem single player hem de co-op deneyimi aynı anda aynı kalitede sunamaz.
Mümkün değil. Yani bir nebze şöyle olur.
Örnek vermek gerekirse.
Single'ı 3 saatlik bir hikaye yazmıştır Dandirik Bandirik.
Kabul. Birçoğu öyle oluyor.
Sonra da multiplayer'dan para kazanmak için multiplayer'a geçiyorsun.
Çünkü bunu en son Youngblood'da hatırlarsan hani...
Single player de oynayabiliyordu ama inanılmaz berbat bir yapay zekayla uğraşıyorduk mesela orada.
Zor yani zor. Yine Bethesda yine.
Ya ben sana katlanamıyorum yani yapay zekaya nasıl katlanayım yani Uğur'cum.
Bizlerden bu haftalık bu kadar son haberi söylemiyoruz.
O habere girersek eğer çıkamayız yani.
Hangisi? Şimdi beni meraklandıracağım ayağına beni niye meraklandırıyorsun lan?
Hangisiydi o? Ravenol.
Ha? Half-Life'ini iptal eden oyunu.
Hee. Hee.
Onu oyun makinesinde artık yapacak bir şey yok.
Onu oyun makinesi kanalında şey yapın.
Orada yok abi konuşamam artık.
Hem incelemesini yani onunla bir video çıkart hem burada konuş.
Yoruluyorum lan. Arkadaşlar kendinize iyi bakın.
Haftaya görüşünceye kadar oyunla.
Evet.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
