
Stray çıktıktan sonra gerek basın gerek kullanıcılar tarafında inanılmaz puanlar aldı. Sizce bu puanları hak ediyor muydu ? Bizde kendi yorumumuzu yaptık.
Keyifli sohbetimiz sizlerle.
Transkript
Hepinize selamlar. Yine bomba gibi bir bölümle karşınızdayız.
Bizi özlediniz mi? Bence özlediniz.
Çünkü geçen hafta yoktuk. Değil mi?
Bomba gibi dedin de bomba gibi değil de balon gibi bir bölümle karşınıza girecek.
Ya işte bomba patladı falan filan.
Öyle bir şey de diyebiliriz yani.
Evet. Evet konumuz ne? Tabii ki de Half-Life 3.
Half-Life 3'ün çıkma işi.
Bayağıdır Half-Life 3 esprisi yapmıyordum bu arada.
Ne var ya? Ya zaten modum düşük.
Ya şimdi moduna başlatmamışım.
Bir de böyle Half-Life ile giriyorsun böyle.
Eee? Hepten soğutuyorsun beni yani.
Allah. Çekip gideceğim tek başına burada podcast yapmak zorunda bırakacağım seni.
Geçen gittin zaten çok zorunda.
Geçen gittim çocuk ağladığı için gittim.
Tamam neyse konumuza gelelim.
Konumuz yılın balonu mu acaba?
Yılın balonu değil mi bilmem de yılın en çok abartılan oyunu kesinlikle Strayi olduğu kesin yani.
Evet herkesin miyavladığı.
Herkesi miyavlatan. Çok fazla içinde şey barındırmayan, içerik barındırmayan, oynanış barındırmayan.
Neyse ona detaylı olarak geleceğiz, değineceğiz biraz sonra.
Bu hafta bol bol Stray'i gömeceğiz ya da konuşacağız diyelim.
Şu var, Stray kendi başına zaten güzel bir oyundu aslında.
Evet. Eğer kendi haline çıksaydı herkes tarafından oynanacak, beğenecek ve kenara konacak oyunlardan bir tanesiydi.
Kesinlikle. Ama ana akım medya dediğimiz inceleme kanalları, işte oyun medyası oyunu o kadar çok gözümüze soktu ki böyle öyle bir puanlar aldı ki oyun medyasından.
Dediler ki hani bu oyun...
Oyun son yılların en iyi oyunu bile denme cüretinde bulundular kendi içerisinde.
Bizim kırmızı çizgimize dokundular abi.
O yüzden bizim moralimiz çok bozuldu ve sinirlendik.
O ne dedi? God of War'ı geçti Steam üzerinden.
O yüzden... Yani ben oyunu oynamadım, deneyimlemedim.
Sen daha keza oynamadın, deneyimlemedin.
Ama birçok inceleme ve gameplay izleyerek tabii ki belli bir...
Mustafa'yla bayağı oturduk, konuştuk.
Hani bizim çok sevdiğimiz kardeşimiz, dostumuz Mustafa Kadir.
Mustafa Kadir'le beraber oyunu incelemesini de yaptı.
Oyunu oynadı da bitirdi de.
Hatta incelemesi oyundan daha güzeldi yani.
Söyleyebilirim yani. Hatta kendisini oyun makinesine davet ettik.
Dedik ki hani biz bir oyun oynamadık.
Gel biz sana birkaç soru soralım.
Bu sorduğumuz soruların karşılığını da almış olduk.
sorduğumuz cevaba göre oyun hakkında bir düşüncelerimiz ortaya çıksın dedik.
Bu podcast'ı anlayabilmeniz için önce oyun makinesindeki o videoyu stre inceleme videosunu bir izlemenizi tavsiye ederim ki ne demek istediğimiz daha iyi anlayın diye.
Orada kendilerine bazı sorular sorduk.
Dedik hani özellikle oyunda mekanik olarak neler var dedik.
Dedik ki miyallıyorsun dedi.
Patatıyorsun dedi. Dedik oyunda platform özellikleri ne alemde dedik.
İşte atlıyorsun zıplıyorsun dedik.
Nasıl atlıyorsun zıplıyorsun? Ama böyle işte ya oyun o kadar sığ ki.
İncelemesini bile yaparken insan sıkılır aslında.
Şöyle ki oyun sana dümdüz bir alan bırakıyor ve git diyor buraları keşfet diyor.
Bir atmosfer sunmuşlar, kurgulamışlar.
Güzel de bir atmosfer var aslında.
Ama oyun sana şunu vermiyor.
Bir özgürlük vermiyor. Şöyle bir özgürlük.
Manevra yeteneğin sınırlı.
Hareket kabiliyetin çok sığ.
Hiçbir mekanik kullanamıyorsun.
Yani şöyle oyunda ben en çok oraya takıldım.
Zıplama mekaniği bile yok.
Yani aslında var şöyle sadece belli bir yere.
geldiğin zaman zıplaya basıyorsun.
Zıplıyor. O kadar. Yoksa bir kedinin hani her yerde atlayıp zıpladığı gibi zıplayamıyorsun oyunda maalesef.
Ki bir de yani şey dediler mesela bu oyunu pazarlarken Bu oyun işte çok mükemmel bir kedi simülasyonu.
Kedi simülasyonu ise benim bir kedinin yaptığı hemen hemen her şeyi yapmam lazım.
Tırmanabilmem lazım, atlayıp zıplamam lazım.
Çok iyi his duygularını vermesi gerekiyor.
İyi bir av kabiliyeti vermesi lazım.
Abi çok şey lazım. Oyunla sadece yürüyorsun ama sadece yürüyorsun.
Evet belli başlı yerlerde gereken tuşlara basıyorsun.
O kadar oyunda tek yaptığım bu.
Aslında bu hani biraz interaktif oyunda diyebiliriz.
Yani bence...
QuickTime Event bile koymamış neredeyse oyunu.
Hani QuickTime Event'ten kastım şu.
Doğru yerde doğru tuşa bas.
İşte bir yerden bir yere atlamak için işte o mekanın o bölgenin ucuna kadar git tuşa bas atla.
Yani bu kadar sığ bir oynanış koymuşlar oyuna ve bu oyunu bizim önümüze işte yılın en iyi oyunu diye pazarlamaya çalışıyorlar.
Yani mekanik oyunda yok yani.
Kısaca bunu demek istiyoruz.
Düz bir yürüme simülasyonu diyebiliriz yani.
Kedi olarak yürüme simülasyonu diyelim.
Şimdi diğer Her bir konu oyunun parkur ve platform puzzle bulmaca öğeleri.
Ben bunu her zaman söylüyorum.
Ben iyi bir platform oyuncusuyum.
Ve bir platform oyununda olması gereken en önemli olay şudur.
Başarabilme ve başaramama duygusunu hissetmem gerekiyor.
Yani bir yerden bir yere atlarken, bir engeli yaşarken ya da bir tehlike anında o tehlikeyi savuştururken başarabilme ve başaramama risklerini bana sunması gerekiyor.
Ama burada maalesef başarıp başaramama diyormuş.
yok. Kesin sonuç. Sıfır hata yani hata yapma şansın yok oyunda.
Tuşa bastığın zaman zaten atladığın yere atlıyorsun.
Bir yerden bir yere atlar ki düşebileyim ya hani tüh sen zamanında atlayamadım diyebilmem lazım.
Parkur sistemi için konuşuyorum özellikle.
Bulmacalara gelirsek de bulmacalar da yine çok sığ.
Çok sığ. Hani vay dedirten çok özür diliyorum.
6-7 yaşındaki çocuğu koy o bir de çözebilecek bulmacaları var yani.
Yani kapının etrafından dolaş arkadan kapıyı aç ilerle.
Bu mu yani bulmaca? Yani şeyler var sadece oyunda Mustafa'nın dediğine göre.
Yan görev diyebileceğimiz aslında ana hikayeyi etkileyebilecek bazı görevleri böyle oyun içerisinde sen rastgele random yapıyorsun ve ana hikayeyi etki ediyorsun.
Ama yani bu da bulmaca özelliğini ön plana çıkartabilen bir özellik değil aslında.
Bir şekilde ben onu yapacağım zaten.
Çünkü eğer onu yapmazsam ana görevi zaten yapamayacağım.
Mecburen döneceğim, bir şekilde onu bulacağım, yapacağım.
Yan görev de değil yani aslında.
Aslında ana göreve katkı sağlayan bir görev diyebiliriz.
Yan görev değil, yan görev kendi...
Daha çok yan görevlerde şey olur.
Kişisel gelişimini arttırabilecek şeyler olur.
Veya para kazanabileceğin görevler olur.
Yani Platon Parkur bulmaca özelliği de çok şey.
Hikayesine baktığınızda... O zaman abi son dönemlerde zaten Cyberpunk temalı oyunlar çok fazla gündeme geldi.
Özellikle bizim Cyberpunk, bug'lı Cyberpunk'ı göz önüne aldığımız zaman öyle bir şey başladı, bir furya başladı.
Bağımsız oyunlar bile birçoğu artık Cyberpunk'a dönmeye başladı.
Popülerliği yakaladığı işi.
Ama bunu kullanıyorsan yani popüler bir furyadan etkilenip bu temayı kullanıyorsan bunu da iyi sunman gerekiyor.
İyi pazarlaman gerekiyor.
İşte bunu nasıl pazarlayacaksın?
Hikayesiyle pazarlaman gerekiyor.
Hikaye anlatımında da yani bence çok detaya girilmemiş.
Orada üst dünyadan alt dünyaya düşen daha doğrusu şöyle anlatayım.
Bir olay yaşanıyor.
İnsanlığın sonu geliyor. İnsanlık da yer altına sığınıyor.
Hayır. Yanlışım var.
Abi yukarıda tamam mı insanların yaşamış olduğu dünyada insanlık bitmiş tamam mı?
Tamam ben ne dedim? Hayır insanlar aşağıda yaşıyor diyorsun öyle bir şey yok.
Yukarıdaki insanların hepsi ölüyor abi tamam mı?
Bir tek kediler hayatta kalıyor.
Ha ilk başında ama aşağıda insanlar yaşıyor.
Yaşamıyor abi yaşamıyor öyle bir şey yok.
Evet öyle ben bunun çataylı hikayesini dinledim.
Tamam kardeşim sen biliyorsun anlat o zaman.
Tamam anlat hacı ben öyle bilmiyorum.
Aşağıda insanlar yaşıyor ve orada tabaka kısmı var.
Zenginler üst tabakada fakirler alt tabakada yaşıyor.
Sen hikayeyi detaylı bilmiyorsun.
Ben dinledim. Anlat bakalım nasılmış senin hikayen.
Ondan sonra zamanla zenginler çöplerini atmaya başladıkları için.
Burası da kapalı bir alan. Çöpler aşağıda birikiyor.
Dolayısıyla çöp mevzusu yüzünden çatışmalar çıkıyor.
Ondan sonra da tabi insanların üretmiş olduğu robotlar da var.
Sadece oradaki insan hırkı da ölüyor.
Sadece orada robotlar kalıyor.
Bu kedimiz de yukarıdan borudan boruya atlarken alt dünyaya düşüyor yanlışlıkla.
Hikayede böyle başlıyor. Ondan sonra orada B12 diye bir robot var.
O robotla tanışıyor. O robotta aslında spoiler var burada.
Vermeye gerek yok. Zaten oyunda bir gram bir merak unsuru var.
Onu da burada verip şey yapmaya gerek yok yani.
O robotla birlikte ilerlememiz başlıyor.
Üst dünyaya çıkmaya çalışıyoruz.
Ben şuna çok takıldım. Burada bir kedinin hikayesini değil B12'nin hikayesini anılarını işliyoruz.
Onu bulmanın yoluna bir mücadele veriyoruz.
Oyunun nasıl söyleyeyim 4'te 1'inden sonra 4'te 3'lük bir kısmını B12'nin anılarını toplamakla uğraşıyoruz.
orada da biraz anlatım bozukluğu var bence.
Yani anlatım bozukluğu demeyeyim de yani farklı bir tercih kullanılmış.
Hikaye anlatım noktasında, sunum noktasında.
Bence direkt kedilerle devam edebilirlermiş aslında.
Valla bilmiyorum. Ben hani alıp oynar mıyım?
Oynamam. Kesinlikle vakit harcayacağım bir oyun değil.
Seni de herkes ağır. Kafa dağıtmam.
Girerim bakarım ama yani.
Çok şey ya detay çok inceleme ve şey izlediğim için ben artık kafa dağıtmaya da girmezdim.
Yok bitti canım artık. O furyaydı.
Geçti gitti. Şimdi şuraya gelmek istiyorum ben.
Sektöre biraz hani bu stre üzerinden biraz sektörü konuşmak istiyorum.
Sektör inanılmaz derecede puşlaştı yani.
En basit tabirimle, en kibar tabirimle bunu diyebilirim.
Puş bir sektör oluşmaya başladı.
Anakasız bir şekilde böyle ne tutar mantığıyla gidiyorlar ama buradaki tutmaktan kasıt oyunu kaliteli bir şekilde değil de hangi fetişleri, hangi böyle trendleri yakalarsak biz bunu pazarlarız,
daha çok para kazanırız mantığıyla gidiyor.
Ha bu arada Ben şunu söyleyeyim.
Bunu yapan oyun firması değil.
Yani geliştirici firma ben hiç dikkat etsem geliştirici firma en ufak bir şey söylemedi.
Adam kendince bir oyun yaptı ve yayınladı.
Bu kadar. Ama sektör bunu aldı öyle bir noktaya getirdi ki.
Yani ben gelişeceği firmanın böyle bir iddiası olduğunu da tam düşünmüyorum.
Bu biraz amangas gibi oldu yani.
Yani birden patlattılar balon gibi ve sonra birden söndü.
Şu an kimse mesela Stray konuşmuyor.
Şu an mesela hala eldenlik konuşuluyor.
Aynen öyle. Neden Stray hala şimdi konuşulmuyor?
Bir hafta 10 günlük oyun anasını satayım.
Bir ay olmadı. Neden kimse konuşmuyor?
Çünkü birileri tarafından inanılmaz derecede şişirildi ve daha sonrasında bu oyunun hakikaten bu derecelendirmeyi hak etmediği ortaya çıkınca söndü gitti.
Bu birazcık da popüler. Kültürün yüzünden oluyor bence ya.
Popüler kültür. Ya popüler kültür popüler kültür diyoruz da şimdi burada şuna da kızıyorum ben.
Sektör tamam aldı bu oyunu şişirdi şişirdi.
Ya arkadaş bir oyuncu olaraktan yani hiç mi bakmıyorsun ya?
Hiç mi demiyorsun ya arkadaş biz neye oynuyoruz?
Bize neler dayatıyorlar? Burada oyunculara da çok kızıyorum yani.
Ha bir de yapılan incelemelerin de çoğu da olumlu yani.
Çok olumlu çok olumlu. Şu var mesela Metacritic'de en son ben baktığımda 83 puan ana akım medyadan almış.
Oyun medyasından almış. 88 puan.
89 puanında kullanıcı puanları var.
Abi siz ya oyun oynamayı unuttu millet.
Oyunun ne olduğunu unuttu.
Ya da burada başka bir puştluk var yani.
Bir oyun gözüyle baktığın zaman bence bu puanları hak etmiyor.
Benim gözümde 6.5-7 arası bir oyun bu.
Kötü bir oyun değil kesinlikle.
Sadece bize sunduğu imkanlar dolayısıyla.
Çok sığ. Çok sığ.
Yani çok daha iyisi kesinlikle olabilirmiş.
Mesela bir platform oyunu söyleyeyim hemen aklıma gelen.
My Friend Pedro. Çok daha iyi bir oyundu bence.
Ya platform özelliği olarak bakarsan tabii ki.
Bence çok keyif almış. Ya Stray diyorum ya.
Stray'in bir günahı yok ha.
Ben yine söylüyorum. Oyunun bir günahı yok.
Oyunu günahkar yapan işte medya oldu.
Sektör oldu. Muazzam bir pazarlama şey yapıldı oyun işin ya.
Pompaladılar da pompaladılar.
Arkadaş bir durun. Sağımız solumuz kedi oldu.
Artık yolda yürüyorken mesela kedi gördüğüm zaman ha Stray diyorum.
Geçiyorum böyle mesela. Kedi düşmanlığı çıktı benden arasında.
Durduk yere hayvan düşmanı ettiler beni ya.
Çünkü gerçekten miydi bulandırmaya başladı?
Şeyi kabul edemiyorum ben ya.
God of War'ın önüne geçmesini gerçekten kabul edemiyorum.
Ben bu da şeyin God of War'ın şeyliğini yapmıyorum.
Hani fan boyluğunu yapmıyorum.
Ama bir de elle tutur gözle görülür bir gerçek var.
Bir kalite farkı var ortada.
Yani kesinlikle God of War'la kıyaslanamayacak bir oyun var ya.
Ya bir Journey bu kadar konuşulmazdı mesela.
Örnek veriyorum. Journey'de de mekanik yoktu.
Özellikle çıktığı dönem. Özellikle çıktığı dönem. Journey'de bir tane mekanik yok mesela.
Aynen. Sadece yürüyorsun böyle.
Sadece yürüyorsun. O kadar yani.
Başka bir şey yok. Ama sana sunmuş olduğu atmosfer...
hikaye inanılmaz bir şeydi ya.
Kendini oyuna bir kaptırıyorsun.
Bittiği zaman aa diyorsun böyle.
2 saatlik bir oyun yani.
2 saatlik bir oyun yani.
Ve oyunu bitirdikten sonra ki mesela Stray ben 5 falan oldu.
5-6, 5 yıl oldu rahat oynayalı.
Journey. Journey pardon.
Ve hala baştan sona onu anlatabilirim sana.
2 saat, 3 saat Journey hakkında konuşabilirim.
Kesinlikle konuşabilirim. Çünkü yani bitirdikten sonra 3-4 kere daha oynadım onu.
Hem seninle oynadım hem senden sonra.
oynadığım, canım sıkıldıkça, bunaldıkça oynadığım oyunlardan bir tanesi de Journey.
E Stray'i, bak ne diyorsun?
Bir ay olmuş, şu an kimse konuşmuyor.
Hani ne oldu? Çok başarılıydı.
Hani çok böyle oyun sektörüne etkide bulundu.
Stray oyun sektörüne ne kattı ya?
Kitty Fetish'in üzerinden başka ne kattı yani?
Bir yenilik olarak. Hiçbir şey.
Sana kilit bir soru soracağım.
Game Over'ta kaç ödül oldu? Alır.
Gerçekten bayağı ödüllü. Görürsün bak.
Yine aynı. Orada da oldu.
Tabii canım. Kesinlikle alacak yani.
Mesela bak. En iyi yılın bağımsız oyunu.
En iyi çıkış yapan oyun.
Bir dünya ödülü alacak yani.
Yani burada Elden Ring'in hakkı yenecek biraz.
Yok onu yiyemezler.
O kadarını cesaret edemezler diye düşünüyorum.
Sanmıyorum ben de ama bu sene şimdi şöyle de bir durum var.
Ragnarok çıkarsa eğer bakalım ne olacak.
Ortalık hep terk edilecek. En azından belki işte Ragnarok falan bir çıksın da bir şu boş boş oyunlardan sıyrılalım yani.
Bir iki hafta içerisinde Spider-Man geliyor.
Gelsin bakalım. Remaster olarak bilgisayara.
Bakalım onu da oynayacağız. Ona da özel bir bölüm yaparız.
Onu yaparız canım o. Çünkü konsol tarafında deneyimleyemediğimiz bir oyunu.
PC'de bakalım nasıl oynayacağız.
Bakalım. Bence o tarz oyunlar yani Spider-Man oyunları gibi oyunlar bilgisayarda daha rahat oynanır gibime geliyor.
Ben her oyunu bak ben şey mesela eldenlik için bunu çok konuştular.
İşte eldenlik işte bilgisayarda oynanmaz işte.
Ya da bilgisayara geldi şey kontrolürle oynayacaksın işte klavye mouse'da oynanmaz.
Lan ne? Niye oynanmasın anasını satayım?
Eldenlik mi kodaf var mı? Eldenlik ya.
Ne alaka? İşte öyle dediler abi.
Kontrolümle oynayacaksınız. Ha işte orada kontrolü dışında oynayamazsınız da oyunu.
İşte oyunun şeyini bozuyorsunuz.
Affedersin hangi salak dedi onu ya.
Yok salak dememiş.
Çünkü bayağı yayıncılar falan da bu dedi.
Yani çok böyle sevdiğim insanlar da bu lafı dedi.
Ya arkadaşım bırakın oynarım.
Niye oynamayayım yani? Ben şey noktasına çok...
Ben her oyunu... Mesela bilgisayara bir oyun geliyorsa arkadaşım.
Ben bunu her bir şey, her koşulda...
Ben çok takılmıştım mesela God of War'a nasıl konsol şey bilgisayarda oynanırsın.
Çok da güzel oynanıyor mesela.
O kadar güzel port etmişler ki hiç sırıtan bir şey yoktu yani.
Zorlamadı da bir de. Bazı oyunlar vardı böyle.
Tuş dizaynı ebesinin nikahındadır böyle.
Felç geçirmiş gibi oynarsın.
Ama o değiştirebiliyorsun. Optimize edebiliyorsun.
W, A, S, D'ye oynuyorsun.
CTRL'ye bir özellik koyuyor.
X'e bir özellik koyuyor.
Sol serçe parmağın en uca gidiyor.
X'i de baş parmağına araya getiriyorsa böyle çarpılmış gibi.
Arok'taki kaleci misali.
Çarpılmış. gibi oyun oynuyorsun böyle.
Ama genel itibariyle Ben bir mouse ile etrafa bakmayı seviyorum.
Ben şeyi beceremiyorum çok fazla.
Kontrollüle oynamayı çok fazla beceremiyorum.
Ama yine de kontrollüle oynadığım oyunlar da var mesela yani.
Yok değil. Platforma oynadığında çok kontrollüle oynuyorsun.
O zaten düz mantık olduğu için.
Şutur oyunlar genellikle şeyle oynanıyor.
Onlar da şey getirmeye başladılar artık.
E-Massist. E-Massist falan getirmeye başladılar.
O da tadını kaçırıyor. Çok önceden de vardı şey.
PlayStation'da vardı ben oynadığım zaman.
E-Massist getirdikleri zaman.
Biraz tat kaçırıcı bir şey ama bazen de...
güzel oluyor mesela. Tabii. Pratik oluyor.
Kolay oluyor. Saf aksiyon ilerlediğin zaman tak tak tak tak tak ilerleyebiliyorsun.
Çok yardımcı oluyor bu konuda sana.
Evet. Aslında şey konuşmak istiyordum bu hafta da.
Dedim eğer o konuya girersem böyle çıkmam ben büyük bir ihtimal.
Sektörün hepten içinden geçelim.
GTA 6 haberleriyle alakalı.
Yok yok yok. Ona gerek yok.
Onu ilerleyen haftalarda konuşalım.
Hatta GTA 6 diye bir bölüm yapalım ve orada konuşalım.
Değil mi? Orada biz de oradan dinlenme kasalım o zaman yani.
Yok sanmıyorum. O toksik titlerin burada olabileceğini düşünmüyorum.
Yok yoktur aramızda. Yani öyle değişik insanlar da ümit ediyorum ben de.
Zira yani oyun sektörü o kadar sığlaşmaya başladı ki böyle.
Yani her hafta aynı şeyleri sanki önümüze ıstıp ıstıp koyuyorlar işte.
GTA 6 haberi. Ondan sonra ne bileyim Rockstar'dan yeni sızıltı.
Farklı bir oyunu balonu haline getirip önümüze sunulması.
Yeni bir şey yok artık ya.
Yeni oyun da yok artık.
Bak şunu bak.
Son zamanlarda çıkan oyunlara bir bak mesela böyle.
3-4 yıllık bir oyun şeyine bak.
Sektöre gerçekten bir ufuk aşan, yenilik getiren, kendinden sonraki oyunlara ilham olabilecek kalitede oyun hiç çıkmadı.
Bak kaliteli oyun çıkmadı demiyorum.
Sektöre bir yenilik katacak.
Ufuk açacak bir oyun çıkmadı.
El dernik var benim örnek gösterebileceğim.
O da yine şöyle bir durum var ama şimdi.
O da Souls oyunlarının devamı niteliğinde.
Hani bir Souls... mantığı var ama çok güzel kurgulanmış hikayesiyle, oynanışıyla.
Yeni soluktan kastım şuydu mesela.
Açık dünya tasarım noktasında çok farklı bir şeyler, çok farklı şeyler denediler.
Tamamıyla seni özgür bırakması, keşif işini çok iyi bir şekilde vermesi, açık dünyayı gerçek manada keşfedebilmenin yöntemlerinin daha farklı uygulama yöntemlerini kurguladılar aslında.
Ya bu senin söylediğine tek bir örnek var benim şu anda.
Yani şu var. Death Stranding, Kojima'nın oyunu.
Ya o da şu var.
bir yerin getirmedi ki abi.
Farklı bir tür kazandırdı yani.
Ama o devamı gelmedi ki abi.
Yenisi çıkacak oyun. Yahu yeni çıkacak.
Kojuma çıkartacak abi sonuçta.
E tamam olsun. Sektörde kimse etkilenmedi.
Bak Strayi yaptılar. O da yürüme simülasyonu.
Yani şey olmadı bak.
Şunu demeye çalışıyorum. Kendinden sonra çıkan oyunlara ilham olmamış.
Bak eldenlikten sonra Ubisoft bile o tarzda açık dünya oyunlar yapacağı söyleniyor mesela.
Bakalım göreceğiz. Ubisoft yapmaya başlarsa 10 tane yapar pek.
Bogu da çıkar. Yine kalk.
Bakacak bir tane From Software gibi bir tane çılgın bir firma, geliştirici stüdyo.
Böyle özgün bir oyun yapacak.
Biz de onu oynayacağız. Sektör belki biraz ondan sonra rahatlayacak yani.
Bilmiyorum şu an tek heyecanla beklediğim iki oyun var.
Birincisi Ragnarok.
Yani. İkincisi de Callisto Protocol.
Aa evet. Oyun gerçekten ben de merakla bekliyorum.
Başka hani herhangi bir şey aklıma gelmiyor benim.
Yani yani Spider-Man için heyecanlanmaya gerek yok.
Zaten artık onun da gazı kaçmış gazoz misali.
Ya heyecan... Anlamma değil de hani oynarım ama böyle wow diyemem yani.
Ben ama o parayı vermem onu söyleyeyim sana.
Heyecanla bekliyorum diyemem yani.
400 liralık 500 liralık vermem ben oyunu.
500 lira. Vermem yani o parayı.
Kesinlikle vermem. Bakalım mecburen oynayacağız.
Sen God of War'dan daha büyük bir oyun değilsin benim gözümde.
Ya değilsin de Spider-Man oyunları da güzel ama yani eğlenceli.
Abi olabilir. Olabilir. O 500 lira hak etmiyor.
Neyse. Kone ne için tartıştın?
Bir şey tartışmamız gerekiyor sonuçta değil mi?
Tartışmadık değil mi? Değil mi? Tartışmadık.
Sen bir başlayalım. Bir sefer tartışmadan kapatalım mı?
Hadi kapatalım o zaman sakin sakin.
O zaman haftaya görüşünceye kadar ya da ondan sonraki hafta görüşünceye kadar kendinize iyi bakın arkadaşlar.
Evet kendinize iyi bakın görüşmek dileğiyle.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
