
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de Uğur Kara.
Bu haftaki bölümümüzün konusu oyun dünyasının iki dev platformu olan Steam ve Epic Games.
Aslında bu iki firmayı sadece platform olarak ele almayalım bence.
Yaptığı işler hakkında da ele alalım.
Onlardan da biraz bahsedelim.
Tamam şey yaparız. Platformdan gireriz.
Oraya bir şekilde varırız.
Başka yerlere de varırız. Kesinlikle.
Hele seninle konuşuyorsak bir de Steam'in malum sahibi giyip ne bulup para gözü olur.
Harfler falan. Bayağıdır girmiyorum.
Girelim bu zaman. Kafamızı artık kondikleyebilirsin.
Teşekkür ederim. Şimdi. İki firmayı da böyle karşı karşıya getirdiğimiz zaman en önemli özelliklerden biri nedir?
İkisi de şu an sektörün en önemli oyun paylaşım platformu diyebiliriz.
Yani oyun satın alabildiğimiz platform diyebiliriz.
İkisini birbirinden ayıran farklı özellikler var.
Çok farklı özellikler var. Mesela benim için tartışmasız açık ara Steam.
Ya bu konuda bir ara ben baya bir API'ye yöneldiydim.
Özellikle şu bedava oyunlar verdiği zamanlarda.
Özellikle bu GTA 5'i verdiğinde baya bir pop.
Popülerliğini bayağı bir arttırmıştı ama Steam'in oyuncu yanlı bir politika izlemesi özellikle ücretlendirme noktasında ve oyunlarla yaşadığınız bazı sıkıntılardaki geri dönüşleriyle
beraber oyuncuyu daha fazla elde tutabiliyor.
Yani Steam'in kullanıcısı sabit bir yapıya sahip.
Ama Epic'in kullanıcısı sabit bir kullanıcısı değil maalesef.
Yani eğer belli başta oyunları orada alıp oynamıyorsa eğer sadece bedava oyundan oyuna uğrayan misafir bir kullanıcı olarak duruyor.
Hala yani Epic'in bir klasel bir oyuncu topluluğunun olduğunu düşünmüyorum çok fazla.
Şimdi sana bir soru soracağım.
Epic Games'ten hiç oyun satın aldın mı?
Aldım sanırım ya. Ben almadım.
Aldım sanırım. Ama şey vardı işte bu GTA'ya verdiği zaman 60 TL'lik bir kupon vardı.
Bir de indirime girdiği dönem vardı epi.
O sırada kaldım ama hani tabii ki baktığın zaman 40 yılda birdir yani.
Benim yok. Ben hiç almadım.
Bir kere aldım ben. Sadece verdiği ücretsiz oyunları.
Kütüphaneye ekliyorum ama hepsinde değil.
Mesela geçen kontrolü verdiğinde yakın zamanda kontrolü vermişti.
Ben aldım mı lan onu? Ben almadım mesela onu.
Ben aldım herhalde onu ya. Sen aldın da aldın.
Ama ben almadım mesela. Ben de dedim ki abi oynamayacağım bir oyun dedim.
Niye alayım dedim. Kütüphaneye ekleyeyim.
Şu platformları açayım da ben.
Sen de haliyle demiştin da oğlum al.
Oynamayacaksan al dursun.
Al dursun. Ya ben ne bileyim benim mantaliteme sığmıyor yani bilmiyorum.
Bak. Bazen gerçekten sürpriz oyunlar çıkabiliyor.
Örnek vereyim mi sana? Ver.
Vereyim. Hatırlıyorsan bizim takipçilerimizden bir tanesi bize bir inceleme videomuzun altına şey yazmış.
Yorum yaptı. Demişti ki abi Stanley Parabell diye bir oyun var.
Bunun Türkçe dublajı da var.
Oyunu muhakkak bir deneyin diye.
Ama bunun ne alakası var şimdi şeyle?
Dinle bir. İzah ediyorum. Ben direkt girdim.
İşte Steam'e baktım. Oyun şey var.
Ama oyun bana o kadar çok ismen tanıdık geliyor ki.
Ya diyorum ben bu oyunu sanki bir yerde daha görmüyorum.
Bak almıştığını görmüştüm diyor.
Epic ücretsiz mi be? Dursun dedim o öyle.
Aradan birkaç gün geçti.
O yine Epic'in ücretsiz verdiği oyun verdiği dönemlerden bir tanesi.
Şeye bir girdim. Oyunu aldım.
Küphaneye bir baktım. Neler almışım diye.
Bir baktım. Stanley Para 1.
Ana demişim ben bu oyunu almışım.
Ne zaman verdin onu ya? Vermiyorum.
Ben bu oyunu ücretsiz aldım abi.
Hatırlamıyorum. Şimdi şuraya bağlıyorum.
Maşallah hay maşallah.
Yani ne veriyorsa almışsın.
Almışım abi. Sen de var ya.
Evet. Mesela FM'ye verdiler.
FM 2020'yi vermişlerdi.
Oynamayacaksın. Kesinlikle oynamayacaksın ama almışsın yani.
Almışım ya. Bayağı Inside'ı vermişlerdi.
Metro serisi var mesela. Inside'ı Steam'de bu arada ücretsiz vermişti galiba.
Şeyi vermişti. Little Nightmares'ı vermişti.
Aynen onu vermişti. İkisini ben çok karıştırıyorum birbirine.
Abi şu Solatica'yı niye aldın ya?
Hangisi lan o? Şu. Hiç bilmiyorum ki oyunu.
Bedava diye aldım işte. Ya sana bazen şaşırıyorum ya.
Ondan sonra bak Long Dark var mesela.
Onu da büyük bir ihtimal oynamayacağım yine.
Watch Dogs almış. Ha hem de ikisi.
Watch Dogs 2'yi de almış. Bayağı oyun var yani kütüphanemde.
Ya Watch Dogs'a söve söve bir hayal oldun ama alıyorsun yani.
Evet bu arada kontrolü de varmış.
Kaçırmamış onu. Güzel. Şimdi Epee'nin böyle sürpriz oyunları var.
Mesela Borderlands serisini de vermişti bir ara mesela.
Onu sen alamamıştın ben yine almıştım.
Evet. Ben Okondurasçıyım.
Kaçırırım kaçırırım. Uyarmama rağmen.
Benim aldığım ne var? Star Wars'u almıştım.
En iyi evet Star Wars'u almıştım.
Şimdi Steam tarafına dönelim şimdi.
Steam ne yapıyor peki? Yani Epic bu kadar oyun verirken Steam ne yapıyor?
Steam oyunu oynarken bile oyuncunun kazanmasını sağlayan sistemler kuruyor.
İşte kart sistemi.
Bunun en başındaki özelliklerden bir tanesi.
Başarımlar var mesela. Bazı oyuncuların ciddi alanda bu noktada tıkıntıları var.
Ego tatmin ediyor.
Ya bu ego da değil. Bak bak buna ego değil.
Tamam ekodan belki vardır ama şey de var yani takıntılı insanlar da var mesela böyle.
%100 başarımını bitirdim oyunu.
Oyunun %100'ünü bitirdim mesela.
Bunu demek isteyen diğer oyuncular da var yani.
Steam oyuncuyu daha fazla oyun oynamaya iten bir sistem kurmuş kendi içerisinde.
Kendi içerisinde bir ekosistem oluşturmuş.
Bu da Epic'in önüne geçmesine sebep oluyor.
Steam'in Epic'den daha ön planda olmasının bana göre en büyük sebeplerden bir tanesi bu.
Oyuncuyu elinle tutabiliyor.
Aslına bakarsan şu var. En büyük özelliklerinden biri Steam'in uygulamış olduğu fiyat politikası.
Şimdi de iki oyunu açıp karşılaştırdığın zaman.
Tabi bazıları olmuyor. Birinde olan birinde olmuyor.
O da ayrı bir konu. Ama mesela örnek veriyorum.
Bir tane Steam'in bir kütüphanesini açsana bir.
Steam'in ana sayfası. Tamam açalım.
Öne çıkanlara bakıyoruz şu an için.
Öne çıkanlar. X bir oyun.
Genelde zaten hep indirimli oyunlar da oluyor.
O da ayrı bir konu. Tabi sen bugün açarsan eğer şurayı sevineceksin.
ben de. Sonunda.
Şimdi ne var mesela? Özel teklifler diyerek mesela.
Mesela özel teklifler diye bir bölüm var.
Mesela Resident Evil mesela. Epic'de var mıdır?
İlki ama herhalde hangisi biliyor?
7'yi veriyor mesela. Resident Evil 7 şu an.
İndirimli haliyle. İndirimli haliyle.
30 lira. 30 lira. Hemen Epic'e bakalım mesela.
Hemen Epic'e bakalım. Var mı?
Yok. İşte bak bu bile bir şeydir aslında.
Zenginlik. Mesela sen Resident Evil'ın bir önceki oyununu 30 liraya alabiliyorsun.
Hadi bunu geçtim. Oyun ilk çıktı diyelim.
çıktığı zamanda bile bu tabii ki yayıncı firmalardan değişkenlik gösterebiliyor.
Doları direkt 60 dolara çıkan bir oyunu çarpı 8.5 yapmıyor sana.
Türkiye standartlarına göre alım gücüne göre bir fiyatlandırma yapıyor.
Bu da Steam'in kazanmasının en büyük sebeplerinden bir şey soracağım ya.
O kadar böyle tane tane tane konuşuyorsun ki arkadaş biraz hani gecenin geç olmasından kaynaklanıyorsan normalde de bu kadar şey mi yok?
Yok sadece şu an öyle. konuşalım yani.
Konuşma. Benim duygumu getiriyorsunuz.
Daylight'a bakıyoruz. Ona bakıyorum şu an.
Iıı şu an Steam'de Daylight altmış lira.
Düz. Düz. İndirim indirim yok.
Hemen. Hemen. Mağazaya geldik.
Epey'e bakalım. Evet o da yok.
Ne var o zaman ekipte abi?
Ne var? Bedava oyunlar var.
Nerekerek bir sürü abicik kubicik bedava oyunlar veriyor.
Şöyle yapalım o zaman. Epic'de olanı oraya bakalım o zaman.
Kesin çıkmayacak. Öyle bir şey var.
Mesela Football Manager 2021 o vardır herhalde.
Vardır. Bakıyoruz hemen.
Kaç para abi? 149 lira Steam fiyatı.
Epic fiyatı kaç para? 149 lira.
Ama bak fark ne biliyor musun?
Sen şimdi... Steam'den alırsan kartlar...
Hayır hayır hayır. O ayrı bir konu zaten de.
İkisi de indirime girmiş bu arada.
300 liraymış. Gerçi bu baktığımız oyun elektronik arsa oyunu.
O elektronik arslarda biraz şey yapıyor.
Fiyatlar iyi belirliyor genelde oyunu da.
Horizon Zero Dawn'a baksana.
Olabilir. Horizon Zero Dawn Complete Edition.
275 lira Epic Games'de.
Bakalım Steam'deki fiyatımız kaç para?
Olay biraz... Farklı yöne gidemem.
Abi yine aynı. O zaman fiyat olarak artık bir şey kalmadı mı diyeceğiz yani.
Yok. Biz böyle fiyat olarak aynı oyunları tutturduk.
O da olabilir. Ben buna birkaç kere bakmıştım farklı oyunlarda.
Yok aynı değil. Yok değil tabii değil de.
Burada baktığım oyunlar da özel oyunlar bu arada.
Belki onunla da olabilir yani.
Fiyat politikasını sabitliyor olabilir de.
Sonuç olarak ama şöyle bir su getirmez bir gerçek var.
Steam'in uygulamış olduğu özellikle...
yayıncı firmaları üzerine uygulamış olduğu bakın bu fiyattan bunu çıkartmayın düsturu evet düsturu birçok oyunda kendisini gösteriyor.
Ama işte Epic'in böyle bir şeyi yok.
Epic de kendi içerisinde indirim kampanyaları indirim dönemleri yapıyor ama yine söylüyorum Epic belli bir dönemin oyuncularını elinde tutabiliyor ama Steam her zaman oyuncuları elinde tutabiliyor.
Arasındaki fark bu. Vermiş olduğu desteklerle beraber.
Bu sadece ücretsiz oyun oyun vermek ya da çok sık indirim dönemine girmekle olmuyor.
Bazen destek gerçekten, hizmet gerçekten paradan çok daha önemli olabiliyor.
Şimdi biz Valve'i eleştiriyoruz.
Tamam problem yok. Bazı oyunlarda izlediği politikalar mesela hile konusunda izlediği politikalar kötü olabilir ama genel olarak Steam platformunu değerlendirirsek gerçekten çok güncel tuttuğu, çok destek
verdiği bir platform. O yüzden bence yani Epic Games arasında 3-4 gömlek fark var.
Bir kere Steam temeli çok sağlam olan bir firma.
Aslında bakarsan şöyle de bir durum var mesela.
Steam ne zaman kuruldu?
2003 yılında. Epic Games ne zaman kuruldu?
Daha eski ama. Daha eski bir firma.
Ama orada yapımcı bir firma olarak vardı.
Yani oyun geliştirici firma olarak varlığını sürdürüyordu.
Epic Games birazcık daha aslında Fortnite'da duyulmaya başladı.
Yani önceden Epic Games çok popüler bir her yerde duyulan bir şey değildi.
Fortnite'dan sonra Epic Games Epic Games oldu.
bence. O da var. Orada bir parlama yaşadı.
Ama Valve yani Steam hep vardı.
2003 yılından sonra yaptığı atılımlarla hep piyasada oldu.
Ve halen daha mesela şu an bilgisayarı olan herkesin bilgisayarında Steam vardı.
Oyun oynayan. Olmak zorunda.
Herkesin bilgisayarında Steam vardı.
Yani Game.io'da öyle bir sistem kendine ekosistem kurduken mecbursun yani Steam'i kurmaya.
O noktaya getirdi. Bazı noktalarda.
Kötü bir şey mi? Değil. Mesela bir kart.
Şu an mesela Mesela farklı farklı oyunlar oynuyorsun.
Sen de oynuyorsun. Oradan düşürüyorsun 2-3 tane kart.
Geçen ne kart düştü sana?
2 lira falan. Bu Ender Lilith'in oyunu.
Ender Lilith diye bir oyun vardı.
Bağımsız bir geliştiricide bir oyun vardı.
Adam 2'şer liralık kartlar koymuş.
Yani neredeyse oradan 6-7 liralık kart düştü.
Ve 6-7 liraya sen Steam'den oyun alabiliyorsun.
Farkında mısın? 6-7 saat süren oyun alabiliyorsun Steam'den.
İndirim döneminde. İndirim döneminde.
Yani sen oyunu bedavaya almış oluyorsun.
Ya o konuda Steam'in hakkını kimse yiyemez yani.
Diyorum ya kendi içerisinde bir ekosistem kurdu dememdeki maksat bu işte.
Oyuncuları daha çok oyun oynamaya yetiyorsun.
Bunun da bir soru yok bence.
Yok tabii. Yok tabii.
Dipsiz bir kuyu. Şöyle bir şey söyleyebilirim rahatlıkla.
İki tane oyun, bir oyun düşün.
Hem Epic Games'de var hem Steam'de var.
Fiyatı da aynı olsun. Steam'den alırım.
Kesinlikle Steam'den alırım yani.
Çünkü... Steam'den aldığım oyunu oynarken her daim Steam'in benimle beraber olduğunu hissediyorum.
İşte atıyorum mesela oyuna inerim bir yerde bir başarım aldın.
Orada alttan hemen çıkıyor işte bir başarım kazanıldı diyor.
Ya da ne bileyim bir kart düştü.
İşte şu kartı kazandınız diyor.
Hemen giriyorum pazara kaç para veriyor lan bu.
Ama Epic'de öyle bir şey yok yani.
Sadece oyunu indirmek için kurulan bir sistem gibi geliyor bana.
Ya da mesela Steam'in arkadaşlarınla oyunları oynama...
pratikliği diğer platformlara göre, epi'ye göre çok daha rahat.
Sadece fiyat, indirim, bedava bu değil.
Oyuncu bazlı baktığın zaman Online oyunlarda özellikle ya da co-op oyunlarda, multiplayer oyunlarda arkadaşınla oynayacağın zaman onu oyuna davet etme, onu oyunun içerisine sokma
durumunda Epic bu konuda Steam'e pek orada da yarışamadı yani.
Steam çok rahat bir şekilde tek tıkla arkadaşını oynamış olduğun oyuna davet edebiliyorsun.
O da katılabiliyor. Ya bir de orada...
Kim online kim değil onu görüp direkt hani o aa bu bunu oynuyormuş deyip o da yazıyor orada mesela.
Bu bunu oynuyor mu? Epic'te bildiğim kadarıyla yok böyle şey.
Yeni yeni getirdi. Bu arkadaş eklemesi mesela şeyde hiç yoktu mesela.
Game Pass'te hiç yoktu ilk çıktığı zaman.
Hani arkadaş ekleme muhabbeti falan.
Daha sonradan geldi. Yani velhasıl kelam.
iki firmayı karşılaştırırsak şu an için.
Bu arada iki firma diyoruz da sadece bu iki firma yok.
Önceki bölümlerimizde de söyledik.
GOG var. Uplay var.
Eplay var. Yani Electronics ve Ubisoft'un oyun satın alabileceğiniz platformları.
Ama onlar da entegre oldu yani.
Steam'e entegre oldu şu an mesela.
Aynen aynen. Adam mesela ben de kabul etti abi.
Adam Steam'in büyüklüğünü kabul etti.
Kendim uğraşacağım dedi.
Zaten Steam'de çatır çatır satılıyor abi.
Ben Steam'e IE Play olarak gireyim dedi.
Mesela bazı oyunları indirdiğin zaman IE Play uygulamasını da üyeliğinde istiyor senden o oyunu oynayabilmen için.
Tabii tabii. Hatta Ubisoft'un hemen hemen tüm oyunlarını IE işin ve Ubisoft işinde aynı şey geçerli.
Oyunları oynamak için onların da uygulamasını indirmen gerekiyor.
yine bir oyuncu yanlısı bir şey yani.
Bence çok hani problem teşkil edecek bir şey değil.
İndirirsin abi. Orada sadece data yüzünden şey yapıyorlar.
Senin mailini kullanacağını.
Hiç kurmasa daha yani. Ben Steam'e kardeşim.
Steam'e almışım. Bana hani Rockstar'ın launch'ından ya da ne bileyim Ubisoft'un konneyinden diyor dedim ben yani.
Bu arada Epic'den bahsettik.
Epic ilk oyun geliştiricisi olarak oyun dünyasına adım attı.
Epic Games'in ilk oyunu yanlış hatırlamıyorsam Jack Rabbit diye bir oyun.
İlk oyun olmasa bile ilk oyunlar arasındaydı.
Çok eski. 1994 yılında ilk çıkışını yapan oyunlardan bir tanesiydi.
Şimdi diyeceksin ki bunu niye anlatıyor?
Benim hatırladığım, ismini hatırladığım, oynadığım oyunların başında ilk bu oyun vardı.
Güzel bir platform aksiyon oyunuydu.
Ama tabii benim için...
Manevi değil. Manevi değil.
Çok çok, çok derin.
Bana bunu çok sevdiğim bir arkadaşım hediye etmişti.
Ben oynamadım. Oyunu belki bilmiyorsun da bile.
Bilmiyorum. Tabii biz o zaman oyun oynarken aa Epic Games yapmış vay falan diyerek değil aa işte sevdiğimiz bir insan hediye etti diyerek oyunu oynadık.
Bir de o zaman... şartlarına göre iyi bir oyundu.
Tabii ki. Çok güzeldi.
Aksiyon öğeleri, platform öğeleri çok güzeldi.
Durmadan hareket ediyorsun. Bir de sevimli bir karakterdi.
Baksana şuna ya. Tatlış.
Tatlı bir karakter. Neyse.
Yani Epic Games'in Steam'den öğreneceği biraz daha şeyler var.
Özellikle bu forum sitelerini yazıyor yazıyorlar ya.
Bedava oyun vererek olmaz birader.
Ama bunu da bir altyapı çalışmasını olarak düşünebiliriz.
Epic Games'in sürekli kendini geliştiren bir firma.
Epic aslında çok güzel fırsat yakaladı.
Özellikle bu GTA 5'i verdiği dönemde.
Çok güzel bir kitle yakaladı. Bunu elinde tutabilseydi var ya belki o zaman gerçekten Steam'e rakip olabilirdi.
Ama tutamadı abi işte.
Bunlar zaten rakip aslına bakarsan ama şimdi şöyle bir durum var.
Büyüklük olarak karşılaştıramaz.
Büyüklük olarak karşılaştıramaz ama bu 3 yıl sonra, 4 yıl sonra, 5 yıl sonra, 10 yıl sonra hani şu an tam tarih kestiremem ama Epic Games büyümeye devam eder.
Tabii canım ya. Yaptığı yeniliklerle daha da iyi olacak.
Belki ikisi de iki platform Oyun dünyası için çok uzun bir süre Bu
kadar nefret ettirilir yani.
Kaç haftadır konuşmuyor.
Biri bana mesela bu kadar viçiriyorsaydı büyük bir ihtimal kusardım herhalde yani.
Nefret ederdim o yüzden. Bir şey söyleyeceğim.
İlk konuşmaya başladığımız zamanlarda bölümlerde bizi birlikte tartıştık.
Sen sürekli viçir aşağıya viçir yukarıya.
CVT proje yukarıya CD proje aşağıya.
İşin boyu boyundaydım lan. Polonya'ya taşınacaktın lan.
Tamam. Polonya pasaport istemiyor oğlum.
Yine taşınırım. Hatta vize bile istemiyor Polonya.
Direkt gidebiliyorsun. Abi biliyor muydun?
Onu biliyor muydun? Gerçekten bak şaka yapmıyorum.
Polonya'yı istemiyor. Pasaport ve vize istemiyor.
Direkt gidebiliyorsun. Polonya ve Türkiye arasında anlaşma var.
Sen gidersin CD Projekt'in kapısının önünde yatarsın.
Ama uçak bileti çok pahalı. Ne diyordum ben ya?
Nereye geldin konuyu ya?
Half Life'dan bahsetmeye çalışıyorsun da izin vermiyorum kardeşim ya.
Yani Steam eğer Epic daha da palazlanırsa abi bir çıkartacak bir koyacak ortaya Hive Life 3.
Sonra millet diyecek Epic Games denir.
Hive Life 3 benim gözümde gazı kaçmış bir gazoz gibidir kardeşim.
Kusura bakmayın ama.
Salladın salladın salladın artık gazını kaçırdılar artık gerçekten.
Hiç alakası yok. Ben kendi fikrimi söylüyorum oğlum ne alakası var yok diyorsun yani.
Bu senin söylediğin ne biliyor musun? Ne?
Cyberpunk'tan. Ya, oğlum ya.
Ben... Sen şimdi çıkmamış bir oyun için veya çıkmayacak bir oyun için bunu söyleyemezsin.
Söylerim abi. Senin gibi kafalar olduğu sürece oğlum, her türlü söylerim ben.
Çıkmamış bir oyuna hype'lanıyorsan, tamam mı?
Ben de çıkmamış bir oyunu gömebilirim demektir bu.
Sen hype'lanıyordun. Hangisine?
Cyberpunk. Ulan Cyberpunk'ın bir gameplay'i vardı, bir fragmanı vardı.
İnsanlar oyundan bir...
Beklentileri vardı, firmanın vaatleri vardı.
Half Life 3'ün ne işi var lan manyak?
Neyle neyi karşılaştırıyorsun?
Bir anda doğmamış bir çocuk var, bir anda ana rahmine girmiş bir çocuk var.
Yani akıl var, mantık var.
Şimdi dediğin mantıklı mı senin yani?
Bir saniye, game level dediği yeni oyunlar geliştirildi.
Lan hype life 3 ile alakalı ağızdan bir şey çıktı mı adamın?
Çıkmadı. Daha ne? Olsun.
Çıkmamış oyuna bak daha hani yapacağım ben yapmayı düşünüyorum bile dememediği oyuna biraz hype yapıyorsun sen.
Bir önceki oyuna göre konuşarak.
Ve bana diyorsun ki sen de Witcher'e hype'landın, işte Cyberpunk'a hype'landın.
Oğlum orada adam bir şey gösterdi bana.
Lan tamam bu kadar bu hastalık sinirlendirdim seni yeter.
Ne yapıyorsun? Bu haftalık seni bu kadar sinirlendirmedi.
Hadi kapat. Konuyu da uzatmayalım.
Uzattın çok uzattım. Seni sinirlendirme koşumu.
Haydi. Haftaya görüşünceye kadar kendinize iyi bakın.
Selametle.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
