
Uzun süredir beklediğimiz böcük adam oyunu sonunda oynama fırsatını bulduk Sevgili kardeşimiz Mustafa Kadir ile enine boyuna Spiderman konuştugumuz keyifli sohbetimiz sizlerle...
Transkript
Herkese selamlar. Ben Necmettin Turan.
Ben de Uğur Kara. Bu arada biz hani şey yapmayacaktık.
Bu şekilde giriş yapmayacaktık. Daha farklı bir giriş yapacaktık Uğur.
Evet. Bir dediğin bir dediğini tutmuyor.
Yemin olsun var ya. Bir derkini öyle yapalım ya.
Evet. Bu haftanın konusunu direkt söyle abi.
Baydırmen. Baydırmen.
Sibiderman. Böcük Adam.
Böcük Adam. Evet. Ve yanımızda çok sevgili kardeşimiz.
Böcük Adam Mustafa Kadir.
Merhaba. 62 saat emcükleyen.
oyunu inciğini cinciğini platinleyen Mustafa Kadir'i.
Şimdi bizler oyunu 15 saat 20 saat oynadık hemen.
Yok yalan yok 15 saat oynadım.
Mustafa Kadir sağ olsun platinleyeceğim diye 60 saate yakın bir oynanın süresi oldu.
62. 62. Tavşan yaptı.
Öncelikle bir Mustafa Kadir kim?
Nereden çıktı? Niye burada?
Kim neyin nesi? Kısaca ondan bir bahsedelim ki bundan sonraki podcastlerimizde büyük bir ihtimal Mustafa Kadir'i daha çok duyacaksınız.
Evet, Mustafa Kadir. Kimsin, nesin, neyin necisin arkadaşım?
Ben 6 ay önce söz aldım bu podcast'e katılacağım diye.
6 ay sonra nasip oldu.
Teşekkür ediyorum. Ben oyun makinesi zaten izleyiciler biliyor.
Hani YouTube kanalları da var oyun makinesinin.
Oradan takip edenler beni bilir.
Çünkü çok fazla git gel yapıyoruz birbirimize.
Ben bir YouTube içerik üreticisiyim.
Oyun inceliyorum. Severek yapıyorum işimi.
Oyun oynamayı çok seviyorum. 2 yaşından beri oyun oynuyorum.
Sivaslıyım. İstanbul'da yaşıyorum.
Bu mesleği öğrenmem gerekiyor mu? Bilmem.
25 yaşındayım. İstiyorsan söyleyiver.
25 yaşındayım. Sevgilim var.
Sevgilim var evet. Kız arkadaşım var.
Sesimden etkilenenlere buradan duyurayım.
Başım bağlı. Onun dışında Necmettin abiye, Uğur abiye saygım sonsuz.
Çok güzel bir dostluğumuz var ve burada olmaktan gurur duyuyorum.
Çok da mutluyum. İyi ki çağırdınız.
İyi ki geldiniz. Çok sağ olun.
Biz bekledik ya şu Naraka sponsorluğu olsun öyle.
Mutlu yapmaya çağıralım seni ama baktık seninle.
Bizim Naraka eşimiz ne oldu?
Abi bu adamlar o kadar değişik ki podcast'e beni davet edip benim evimi de çekiyorlar ama.
Hangimiz konuğuz şu an?
Biz konuğuz hem bizim konuğumuz.
Güzel. Tamam. Güzel bir paradoksa oldu.
Güzel paradoks. Evet. Bahçı bahçı bana bahçı bahçı böyle çöpürürken sorayım soracağım.
Şimdi goya goya bağlamadan önce biz bir Spider-Man'i bir ele alalım.
Şimdi söyleyebiliyorsunuz ki birçok özel oyunlarını PC'ye getirmeye başladı.
İlk getirdiği oyun God of War'dı.
Ondan sonra... Horizon.
İlk Horizon değil. Horizon. Horizon'ın God of War.
Ondan sonra... Onu saymıyoruz.
O piçtir piç. Oğlum oynanmadı.
Kötü port oldu. Ne? İlk başta çok kötüydü.
Yok Horizon çok kötüydü.
Days Gone iyiydi. Ben mi karıştım?
Evet orada. Ama Days Gone'ın şöyle bir handikap.
Pazarlama sıkıntısı mı yaşadı?
Days Gone PlayStation'da çok kötüydü.
Cyberpunk vakası verdi.
Bilgisayar değil. Öyle bir sıkıntısı vardı.
Days Gone hani şu anda oynayan bizim birkaç arkadaşımız var.
Baya keyifli de oluyor. Ama o PlayStation'a kötü çıktı ya arkadaş.
Hani Cyberpunk gibi.
Oradan dolayı biz şey aldı oradan.
Yapımcısının da bir problemi vardı.
Yapımcısı Gadafor'la kıyasladı oyunu.
Dedi ki Gadafor dedi alıyorsunuz biz de diyor indirim bekliyorsunuz.
İşte küfür müfür etti baya.
O yüzden öyle bir sorun oldu.
Tamam. Şimdi bak konuyu çok dağıtıyorsunuz.
Ben ikinizi birden toparlayamıyorum.
Biriniz dağıtın bari.
Biz dağıttık.
Bu oyunlar PC'ye çıkınca biz şunu dedik.
Artık diğer oyunlar da gelişti.
Uncharted değilir. Ondan sonra bir tane senin oynadığın bir oyun vardı yine.
Infamous Second Son. Hala gelmedi.
Bloodborne falan gelecek dedik.
Bunları konuşurken...
Herkes şey sordu. Spiderman de gelebilir mi?
Ona da bir tek ben gelir dedim.
Biz hep şey dedik yani.
Saçmalamayın o gelmez dedik.
Çünkü arada bir Marvel etkinliği vardı.
Hani arada ikinci bir parti bir filme vardı.
Hani bu anlaşmalar olmaz.
Bundan dolayı bir gelme ihtimali düşük olacağını dedik.
Gelme ihtimali düşüren şey neydi biliyor musun?
Avengers oyunuyla Marvel'dan Spiderman'in DLC'si sadece PlayStation'a geldi.
Ya işte bu gibi şeyler de olunca dedik gelmez.
Ondan sonra... hangi etkinlikte gösterdiler.
Çok kısa sürede de çıkardılar oyunu.
Ve çok da güzel çıkarttılar.
Şimdi dediğim gibi ben burada artık oyun hakkında Mustafa'ya vereceğim sözü.
Madem o kadar 60 saat oynamış yazık günah konuşsun bana.
Boşuna oynadım diye siyatra kapılmasın diye.
Aynı videoyu yapmışız zaten. Olabilir.
Ben 15 saate alacağımı alırım.
Çekilirim kenara ana hikayeyi bitiririm.
Sen de tüm diğer çiğler, yan görevler...
Bak Güvercin toplama görevini de yapmazdın.
Harbi yaptım ya. İçsizlik işte.
Harbi böyle bir şey. Bu arada kısa parantez açıyorum.
Youtube'da Oyun Makinesi kanalından incelemesini izleyebilirsiniz.
Aynı zamanda Mustafa Kadir'in de Youtube kanalında incelemesini bulabilirsiniz.
Mustafa Kadir'i Mustafa Kadir diye...
Birşey bir oyunu oyun makinesi olarak alınır.
Oyun makinesi, jetonlar kurban olsun.
O zaman Spider-Man'ı konuşalım.
Şimdi Spider-Man'ın konuşulacak çok bir tarafı aslında yok.
Neden yok? Çünkü ana hikayesine odaklanmamız gereken böyle.
62 saat oynayan biri olarak söylüyorum.
Ya sen bir oyunu...
takıntı haline getirmeyip, işte ne bileyim, ben bunun her şeyini yapacağım, ben bunun incini cincini araştıracağım demiyorsan, Spider-Man ana hikayesiyle seni çok güzel tatmin ediyor.
10-15 saat arası bir süre de bunun için fazlasıyla yeterli.
DLC'leri de işin içine sokayım diyorsan, 3 DLC'de 3'er saatten sana 8-9-10 saat arası bir oynayış sunuyor.
Yani 25 saate kemiksiz böyle güzel bir keyif alıyorsun.
En fazla. Güzel bir keyif alıyorsun.
Kesinlikle en fazla. Onun dışında Spider-Man benim oynadığım en keyifli açık dünya yönüydü.
Çünkü örümcek adam olma hissiyatını o kadar güzel verdi ki.
Şimdi ben sizin videonuzu izledim, inceleme videonuzu.
Aynı geçmiş şişesi tarihi.
Biz hepimiz Spider-Man'in her oyununu oynamışız.
Ay bir oyunla. Sen niye geliyorsun?
Aynı oyunla başlamışız, aynı oyunla devam ediyoruz.
Hani birbirimizi izleyip yapsak bu kadar benzetemeyiz.
Mustafa şeyde de var. Ben videoyu ondan iki gün öncesinden paylaştım kanalda.
Mustafa'cığım videoyu paylaştım. Bir bak bakalım fikirlerin nedir?
Olmuş mu? Olmuş mu? Ben Mustafa'nın oyun bilgisini gerçekten seviyorum.
Her ne kadar bir oyunu anlayabilmek için 60 saat harcamak zorunda kaldı da.
Her güzeli bir kusuru var.
Dedi hani bak abi yok dedi.
Ben dedi şimdi senin videonu izlersem etkilenirim hani bir şeylerden şey olur hani ben kendi özgün videomu yapayım ondan sonra izlerim dedi.
İzlemiş bu bence ya.
İzlemedim. Yemin ediyorum izlemedim.
Ama izlesem bu kadar olmazdı.
Aynı ya. Batman'den tut.
Bak Batman aynı.
Değindiğimiz konular aynı.
Geçmişte oynadığımız oyunların sıralaması aynı.
Ya hayır bu kadar tesadüf olamaz ya.
Aynıyız be kardeşim. Bu yüzden iyi anlaşıyoruz.
Biz senin...
Ben senin bir tarafından her şeyini anlarım.
Bence gerçekten Spider-Man olma istiyatını verebilen en iyi oyunda oynadığımız onlarca Spider-Man oyununu karşılaştırdığımızda tabi günümüzün teknolojisini de gün yüzüne çıkardığımızda bu normal.
Şimdi Insomniac ikinci oyun üzerine çalışıyor, Wolverine üzerine çalışıyor ve ben Spider-Man'i detaylı bir şekilde deneyim ettikten sonra gelecek oyunlara da umutlandım.
Kesinlikle. Ama Spider-Man özelinde konuşacak olursam oynadığım en iyi açık dünya oyunu fakat en seçenekli, en geniş, en böyle sana Şunu yapabilirsin, bak burada bu var, şurada bu var diyen oyun değildi.
Sadece deneyim anlamında en güzeliydi.
Çok yanlış bir cümle kullanıyorsun.
Aslında ben senin ne demek istediğini anlıyorum.
Ama yanlış bir cümle kullanıyorsun.
Çünkü kurduğun cümle şuraya bile çıkabiliyor.
En iyi açık dünya oyunu Spider-Man'mış gibi.
Etkileşim açısından söylüyor.
Etkileşim açısından değil. Değil abi değil.
Dolaşmak, gezmek, keşfetmek.
Serbest dolaşmak çok güzel bir açık dünya oyunu diyebilirim.
Açık dünya olarak Spider-Man çok boş bir oyun.
Bak şimdi bir şey diyeceğim. Açık dünya olarak açık dünyası boş.
Ama sen bir açık dünya oyunu neden seversin?
Orada dolaşmaktan, keyif almaktan, işte ne bileyim uçmaktan, yürümekten, at sürmekten.
Değişir. Değişir. Mişir'de ben açık dünyasındaki hasta olduğum şey, her yerde yeni bir macera beni bekliyordu.
Ya da Elden Ring mesela.
Aynen öyle. Gerçekten bir şey keşfettim, hissediyordum.
Spiderman'de bir keşif hissi yok, bir macera hissi yok.
Sadece şehirde bir yozlaşma, bir bozulma var, şeteleşme var.
Bunları ortadan kaldırmaya çalışıyoruz.
Ve bunun aynısı, Aynısı Batman Arkham Trank'ta vardı abi.
Orada da birbiri tekrardan görevde.
Orada da birbiri tekrardan hikayeler vardı.
O yüzden en iyi açık dünya demek dolaşması en keyifli açık dünya oldu.
Açık dünya içinde yürümekten, gezmekten keyif aldığımız en iyi oyunu.
Yani o sadece Spider-Man, Örümcek Adam olma hissiyatını çok güzel yansıttı.
Manzara olarak da çok derin bir manzara.
Düz yani. Oyunun teması bu.
Yani oyunu burada suçlamıyoruz.
Oyunun olayı buydu. Yapabilecekleri en iyi şekilde yapmışlar bunu.
Yansıtmışlar. Ben zaten şunu da düşündüm biliyor musunuz?
Ben hani evden, balkonda, mağazadan bakarken şey dedim.
Ulan Türkiye'de örümcek adamın oyunu olsa.
Uçamaz ki adam. O yüzden hani kuleler, yüksek binalar, Örümcek Adam'ın dolaşabildiği...
Yani Amerika'da olmalı. İşte öyle.
O öyle bir karakter. Mesela bir Iron Man oyunu görürüz.
Adam her yerde uçabilir. Belki çölde bile geçer, ağzımızda açamayız.
Ama Örümcek Adam'sa konu olacak olan...
Evet açık dünyasını geçelim.
Hikayesi zaten bildiğimiz klasik Marvel dünyasından.
İşte menjenin peşinde koşuyor falan filan yani.
Amtradası. Biz dövüş mekaniklerinden, Mustafa'cığım dövüş mekaniklerinden bize bahsedelim.
60 saat boyunca yani pataküte adam dövdün.
Ben senin Discord'da yayınlananına geldim.
YouTube'da... Yayınımı da izledim.
Hani bir oyunu ızdırap çekerek oynamak nasıl olur ben seni gördüm.
Mustafa diyorum alet kullan.
Mustafa özel yetenek kullan.
Kostümünü aç bir şey yap.
Yok abi böyle çok daha şey keyif alıyorum diyerek.
En zor noktada hiç şey kullanmadan böyle dövüş yapıyordu yani yetenek kullanmadan.
Dediğin olayı oyunun sonlarına doğru yapmaya başladım.
Ama başlarda gerçekten örümcek adam olma hissiyatını sadece dolaşırken değil dönüşürken de yaşadım.
Ya böyle çok korktu. Hani o vuruş hissiyatı, o vurduğunda işte bitirici vuruşlar o adamdan taa tuk tuk çıkan tekmeler falan o kadar tok hissettirdi ki bana.
Böyle dövüşler hep uzun sürsün istedim.
Adamları duvara yanaştırıp dura fış fış fış diye atıp duvara adamları yapıştırmak istedim.
Yani bile bile uzattım dövüşleri.
Ama oyunun artık böyle %100'leme bölümüne geldikten sonra artık dedim ki ben artık aletleri hızlı bir şekilde kullanacağım.
Çünkü sıkıldım. Bir noktadan sonra sıkılıyorsun.
Sıkılma nedeni şu aynı şeyi yapıyorsun.
Kesinlikle. Bak özellikle hikayeye de burada değinelim.
6 tane ana boss.
2 tane yan bossumuz var.
Dövüştüğümüz bosslar Sinister Six'teki.
Dövecek gibi baktılar bak.
Sorgulamaya başladılar beni.
Sinister Six'te 6 tane Sinister Six ne demek?
Belalı altılı demek. Bu belalı altıdan 6 tane bossumuz var.
Ve ayrıca 2 tane.
Harici boss'umuz var. Diğer filerde de 2 tane boss'umuz var.
Toplamda 10'a yakın boss'umuz var.
Bu 10'a yakın boss'un hepsinde aynı şekilde dövüşüyoruz.
Sinematik farklı sadece. Sunum farklı ama olay ne?
Sana işte pettingini yapsın.
Pettingi bitsin. Sen A'ya bula.
Sen A'ya buladıktan sonra böyle bir üçgen işte Y tuşu çıksın.
Y'ye bas. Bitirici vuruşu yap.
Kombonu boşal. Tekrar 5 kere aynı petting yap.
Abi 3 tane 5 tane boss da bunu kullan.
Tamam örümcek adamsın da ne bileyim.
2 tanesini farklı bir şey yap.
Serbest bırak. Bunu biz bitirebiliriz.
Sebebini söyleyeyim mi sana abi? Mantı hak da verdik sana.
Spiderman. Genel kitleye hitap etmeye çalışan bir oyun.
Bunun içinde çocuklar da var.
Evet. Büyükler de var.
Ve Spider-Man Arcade yani biraz daha eğlence odaklı, keyif odaklı bir oyun olarak çıktı.
Her zaman da böyleydi.
O dediğim boss tasarımını eğer o şekilde yapsalardı...
genel kitleye belki hitap edememekten korkmuş ondan dolayı da yapmamış olabilirler abi ya tamam dövüş sistemini aynı kullan kamera açığını değiştir mesela bu bir tane ilk bölümün prolog bölümünde bir sahne vardı hatırlarsınız FPS kamerasına
geçiyordu aaa atıyordu böyle ya sadece tek bir yerde kullanmışlar onu mesela bir boss'a ait de onu kullandı geç FPS kamera açısına işte bizi zorlayacak bir şekilde kontrolleri böyle zorlaşacak bir şekilde aaa öyle
bulamaya çalışalım üç kere basmayayım Hani geç etmez kamerasını R1'e R2'ye tak tak tak tak hızlı hızlı bastır bana şak şak şak atayım.
Rakip işte onu parçalamaya çalışsın üstüme gelmeye çalışsın.
İyice zorlansın artık ter dökeyim orada.
Genellikle de yine hitap et.
Ama hani farklı bir sunum ver.
Birazcık kolay kaçırılmış gibi.
Evet çok kolay kaçırılmış gibi.
Yan görevler gibi olmuş. Hiç zorlanmadım abi.
Bak ben en zor modda oynadım Necmettin abi.
Discord'da geldi baktı yayına hani hangi zorlukta oynuyorum dedi.
Açtım gösterdim. En zor modda bir oyun bu kadar kolay olmamalı bence.
God of War aldın mı hiç en zor moda?
Normal moblar geliyor ödülemiyorsun.
Bak oyunu bitirdikten sonra valkür görevlerini yapıyordum yan görevini.
En kolay moda aldım.
Ona rağmen bayağı zorlandı yani Valkyrie'de.
Ağabey Spider-Man'de en zor modda her boss sana böyle oyuncak gibi geliyor ya.
Tek zorlayan ne olmuştur biliyor musun?
Kalabalık ortama girdiğin zaman belki hani en zor modda onlar zorlamıştır.
Sable'lar vardı ya onlar biraz zorlamıştır.
Biraz onlar zorlamıştır sadece. Yapay zeka için ne düşünüyorsun Spider-Man'ın?
Dövüş ettiğimiz yapay zekayı biliyorsun.
Düşmanlarımız çok boş bir yapay zekaya sahipler bence.
Çünkü mantıksız olarak dolaştıkları, gözünün önünde adamı dövüyorum sırtını dönüyor böyle kalıyor ne bileyim işte.
Bir tane açık dünyasının yapay zekası da çok iyi değil.
Ben dilenci bir kadın var oturmuş elinde bardakla para dileniyor.
Tam gözünün önünde. Bak önündeyim ha.
İki santim yanımda oturuyor.
Adamla birbirimize girdik.
Birbirimizin dokunmadığımız yeri kalmadı.
Bu hala oturmuş bize elini uzatıyor.
Ekmeğinin peşinde oğlum adam.
Abi ekmeğinin peşinde de yani lan.
Bir yerini değiştir kafanı gözüne.
Orası New York kardeşim.
Alışkınlar böyle. Gerçi doğru ya.
Hatırlıyor musun? Oyunu oynarken biz dedik hani bir şehrin içerisine bir girelim.
Hani NPC'ler ne yapıyor, ne düşünüyor.
Hep havadan gezdiğimizde NPC'leri ne yaptın?
birçok oyuncu görmemiştir bile.
Taksi giymiyor musun? Taksi giymiyoruz.
Bir tane girdik şehrin içerisine tamam mı?
Şehirdeyiz böyle yoldayız.
Sağda solda insanlar yürüyor ediyor.
Aldın logar kapağını. Logar kapağını aldım salladım savurduk.
Abi herkes sağa sola koştu.
Dedim o güzel hani tepki veriyor.
Bir tane kadın taksi çeviriyor böyle.
Tamam mı? Onun onda değil.
Dedim herhalde görmedi.
Görmüyor bir tane daha. Geçtim önüne aldım logar kapağını salladım.
Bura doğru attım. Bana bakmadı bile sen kimsen be.
Taktiği taksi arıyor öyle.
3-4 kere yaptım.
Ben o kadını tanıyorum.
O kadın kim biliyor musun?
Bu Avengers binasının önünde oldu bu olay.
Avengers'a ha deme o kadın.
Ona denk gelmişsin yemin ediyorum.
Aynı kadın ben oyun oynarken Avengers'dan çıkıyordu.
Binadan çıkıyordu taksiti çeviriyordu.
Oyunun başlarında bu olay.
Aynen aynen. Osport binasına ver sırtını.
100 metre yürürüz kaldı. Evin düz binası kalır.
Cami yan arkada. Oradan çıkıyor.
Adam şeyi ezberlemiş.
6-12 saat oynadım ya.
Güvercin kovulacak. Ne yapsın gerçekten.
O öyle bir kazıdı o.
Ben tanıyorum Necmeddin abla.
Necmiye abla. Evet yani genel olarak baktığımız zaman port olarak güzel bir porttu.
Çok güzeldi. konsol da oynamak fırsatı olmayanlar için hakikaten beklediğine değdi diyebiliriz.
Çocuğum bir yorum yaptı.
Abi Türkçe YAMA kullandığınız için YAMA'dan kaynaklı bir hata var dedi.
YAMA güncelleme geldi.
Güncellemeyle tekrar dediği zaman o hata ortadan kalktı dediler.
Hani RTX'le hiç alakası olmadı.
Hani RTX'e gerek kalmadan diyeyim daha doğrusu.
O hatayı da oradan kaldırıldı.
Ama dediğim gibi ben şeyden çok sıkıldım.
Hani o antem kulelerini açmak.
Bulmacalar da sıkıcıydı biraz.
Gereksizdi. Çok basit bulmacalar vardı.
Gerçi onlar kapatılabiliyormuş ama.
Bence çok daha iyi olabilirmiş.
Çok daha büyük bir potansiyeli varmış.
Hani Remaster olduğu için bir şey diyemiyorum.
Hani belki Remake olsa biraz daha sert eleştirirdim.
Ama bu oyunu 4 yıl önceki oyun olarak düşünmek lazım.
4 yıl önce bence gayet de güzel bir oyun yapmışlar.
Kesinlikle. Ben şu an ikinci oyunu inanılmaz merakla ve heyecanla bekliyorum.
İkinci oyundan daha iyiymiş zaten. İkinci oyununla ilgili şöyle bir olay çıkmış ortaya.
co-op oynanılabilir bir mod bulmuşlar.
Mod dediğim öyle şey değil. Oyuncuların sonradan.
Kaynak kodları. Kaynak kodlarında co-op oynanılabilir bir yapı bulmuşlar.
Çok da var ya. Gerçekten sarar.
Hem seninle beraber 10 saat eşlik ederiz sana.
Sonraki 50 saati ben tek başıma götürürüm.
Tek başına yürürsün abi. Kendine bir manyak bulman lazım.
Nora aşkım benimle oynar mısın?
Nora izliyorsan, dinliyorsan benimle oynar.
Evet, yavaştan toparlayalım.
Ben Spider-Man işte. Yani şey yapmaya gerek yok.
Bence bir 62 saat konuşmamız lazım.
Bu arada bir de Insomniac'ın bir de Wolverine'e çok yükseldim.
Evet. Wolverine'le bitirelim o zaman.
Wolverine'le şey yapalım. Wolverine'de yani gösterdikleri 3-4 saniyelik bir şeydi ama o bitirdi beni ya.
Size bir şey diyeyim mi? Biz bunu Spider-Man'dan konuştuk.
Wolverine karanlık bir oyun olacak.
Tam istediğim tarzda. Logan'ı yaşayacaksın bence.
Çok karanlık bir oyun olacak.
Oyunları böyle yorumluyoruz değil mi?
Logan olma hissiyatını çok güzel verdi.
Spider-Man olma hissiyatını çok güzel verdi.
Mesela ne isteyebiliriz ki biz?
Spider-Man olma hissiyatını isterse Spider-Man.
God of War'dan gidip Kratos olma hissiyatını istemezsin.
Ama Spider-Man olma hissiyatını istersin.
Bence. Niye Kratos'ta da bir tanrı gücünü hissetmek falan.
Bir de oynayıp durma bak. Senin içini yağla bir.
Ses geliyor. Tamam onu yağlarız ya.
O baltayı fırlattığında.
Yani. Geri gelmesi.
Ama bak o Kratos olma hissiyatı değil.
Zeus'u yumrukladığın zamanki hissiyat.
Ama bu bak Kratos olma hissiyatı değil.
Niye? Spiderman animasyonlarından, çizgi filmlerinden, filmlerinden bildiğin bir karakter.
Sen onun hani hissiyatına bürünmek istersin.
Kratos sıfırdan tasarlanmış bir karakter.
Onun hissiyatını bilemezsin ki.
Sen onun ilk oyundan mekaniklerini deneyimlersin.
Bu adam kim diye bir deneyimlersin.
Bakarsın öğrenirsin. Sonra mekanik ararsın oyunda.
Balta vuruş hissiyatı çok güzel dersin.
İşte ne bileyim güç hissiyatı çok güzel dersin.
Ama Spider-Man'da hissiyat alarsın.
Ben Spider-Man olmak istiyorum dersin.
Ben demem ya. Ben demek isteyeceğim tek şey var.
Uğur bu ya. Uğur abi yapalım.
Gordon Freeman olmak istemiyorum.
Tam diyecektim.
Tam diyecektim. Neden bir podcast'te bir Gordon Freeman koyu koyu yapamıyorsun?
Ben Gordon Freeman olmak istemezdim.
Çünkü zaten metrobüs şurada.
Gidiyorsun biliyorsun. Şurada var metrobüs.
Biz de buradan kalkacağız.
Yarım saat metrobüse gideceğiz.
Dönüşte olacaksın Gordon Freeman yani.
Bizlere vakit eydiniz. Tebrik ederiz.
Bu ne yapıyor biliyor musunuz?
Her konu bitiyor böyle.
Konuşacak bir şey kalmıyor.
Araya da bakıyor. Araya da bakıyor.
Sonunda böyle her zaman araya bir sıkıştırıyor.
Ben de buna sövüyorum, saydırıyorum.
Öyle bitiyor. Ha tamam bu adam misafirimiz değil.
Biz onun misafiriyiz lan.
Bu arada podcastlerde bundan sonra Mustafa'yı daha çok görmek istiyorsanız bize bir şekilde ulaşın.
Youtube'da videolarımızın altına gelin.
Evet Mustafa'yı sevdik. Daha çok duymak istiyoruz derseniz podcastlerimizi görmek de istiyoruz derseniz YouTube kanalını yemek yemek istiyoruz derseniz de evine sevişmek istiyoruz derseniz...
O yok. Sevgilim de o yok.
O yokmuş abi. Hadi gidelim o zaman.
Tamam o zaman. Dinlediğiniz için çok çok teşekkür ederiz.
Haftaya tekrardan görüşmek dileğiyle.
Haftaya da gelsene ya. Ne zaman istersen abi.
Abi 6 aydır geleceğim diyorum yeni aldım daha.
Tamam haftaya da gel. Bir gıcık ettiler ama o bizde kalsın.
Dur dur hemen şey yapma.
Fotosunu kaldırma. Haftaya belki bakarız.
Gelmiyorum. Her zaman geliyorum.
Başka biri var onu getir. Buradan Sinan Akkol'a da selamlar.
Tamam ona da selamlar. Annene babana kardeşlere.
Buradan bizi dinleyen Spotify'a Pt neydi?
Ne? BPT ekibi.
BPT. BPT ekibine Sinan Akkola.
Apple Music.
Google Podcast.
Google Play. Deezer.
Deezer. Razer.
Monster. Youtube. Herkese Insomniac.
Stanley. Rahmetli dedem babaanne.
Herkese buradan selamlarımı yolluyorum.
Sizi seviyorum. Bizi izlediğiniz için sağ olun.
Youtuber yani bilmiyor.
Bizi dinlediğiniz için.
Bir de hala el sallıyor.
Bozmayayım, bozmayayım. Şimdi burada OBS'de kayıt alıyor.
Kendini görüyor, yayında falan zannediyor.
Çok güzel lan böyle.
Ben her hafta geleceğim ki lan.
Adam mikrofonu el salladı.
Vallahi el salladım.
Yemin ediyorum el salladım.
Garip kendini görüyor zannediyor.
Vallahi billahi ya.
Ben ne bileyim abi. Bir de podcast'in tek handikabı ne biliyor musun?
Binlerce kişi seni dinleyebiliyor ama hiçbirini bilmiyorsun.
Yorum atamıyorlar, ancak burada sosyal medya hesaplarını vereceksin.
Oradan abi biz seni dinledik, oradan geldik, bulduk diyecekler.
Bir de bir güzel tarafı daha varsa ben burada mı karıştırsam kim anlar?
Yapmam, hayır yapmayın.
Çok güzel. Ses çıkarmayacak her şeyi yapabiliyorsun.
Donla falan da podcast yapabilirsin.
Çok güzel ya, ben de mi bu işe girsem?
Olur, ayarlarız sana da ya. Şu narakayı bir çöz.
Naraka işimizi çözmeli.
Naraka'yı çöz hallederiz.
Evet. Haftaya görüşmek dileğiyle.
Kendinize iyi bakın. Haftaya görüşürüz.
Evet. Kapatacak mısın?
Kendinize iyi bakın arkadaşlar. Her hafta aynı muhabbet.
Bir Çay Bir Oyun'u dinlediğiniz için sonsuz teşekkürler.
Haftaya çok daha güzel, çok daha özel sizlerin kulağına layık bir oyunla tekrar birlikte olacağız.
O zamana kadar oyununa kalın.
Oldu mu? Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
