
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de Burkara.
Bu hafta sizlerle yerli Last of Us oyunumuz Potensia'nın hafiften böyle bir inceleme tadında sohbetini yapıp yine bomba gibi gündem haberleriyle devam edeceğiz.
Evet neden yerli Last of Us dedik?
Çünkü Last of Us'tan esinlenilmiş bir oyunla karşı karşıyayız.
Sen baya bir kibarsın bu konuda.
Kopyala yapıştır. Yok onu da demeyelim.
Bunu diğer böyle büyük çaptaki oyun firmaları için diyebiliriz ama yani yerli yapımcılarda ben bunu diyemiyorum dilim varmıyor bunu söylemeye.
Yani esinlenilmiş diyelim yani yine örneklendirilme yapılmış diyelim daha doğrusu.
Daha önce nasıl Erzurum'u konuşurken bahsetmiştik The Long Dark'tan esinlendiğini.
Oyunun yapımcısı da aynı şekilde Long Dark'ı sevdiğim için ondan esinlenerek yaptım demiştim.
Yine aynı şekilde Potentia'da Last of Us'ı kendine birebir örnek almış.
Riskli bir hareket. Yani Long Dark şimdi Erzurum için çok riskli bir hareket değil.
Long Dark sonuçta tamam çok tutulan bir oyun oldu ama çok 3 play kalitesinde bir oyun değildi.
Yani çıkış aşamasında en azından.
Daha sonrasında büyüdü.
Ama Last of Us çok büyük bir oyun.
Çok büyük bir yapım. Çok teknik bir oyun.
Böyle bir oyunu kendisine örnek almak öncelikle bir cesaret gerektiren bir iş.
Öncelikle bundan dolayı kendilerini bir takdir etmek gerekiyor gerçekten.
Bunu düşünmek bile, hayal etmek bile çok güzel bir şey aslında.
Hani olaya nereden baktığımız çok önemli.
Eğer bu oyuna işte onun bunun çakması diyerek bakarsan evet haklılık payı var.
Genel zaten sıkıntımız şu değil mi abi?
Türkler bir oyun yaptığı zaman genel olarak Türk yapımcılar bir oyun yaptığı zaman özgünlük konusunda sıkıntı yaşıyorlar.
Yani özgünlükten kastım şu.
Herhangi bir oyunun hikayesini alıp onun mekaniklerini alıp bir şey çıkarmaya çalışıyorlar ortaya.
Ama kendilerinden hiçbir şey katmıyorlar.
Katamıyorlar abi. Asıl sıkıntı burada.
Mesela şöyle olsa yaptın oyunu abi.
Last of Us'a benzer olsun.
Sıkıntı yok. Hikayesi de benzer olsun.
Atmosfer de benzer olsun. Ekstra bir mekanik ekle abi.
Ekstra bir şey ekle.
Bu oyun özgün olmuş olacak senin için.
Bire bir kopya diyemeyecekler buna.
ya da hiç o riske girme.
Kendin ol, özgün olmaya çalış.
Şimdi bağımsız oyunların en büyük özelliği nedir abi?
Korkusuz olmalarıdır abi.
Kaybedecek bir şey yok çünkü.
Hayal ne ediyorsan onu kodlara dönüştürüp işte daha sonrasında video oyununa dönüştürmektir.
Bağımsız oyun olmak, bağımsız geliştirici olmak bunu gerektirir.
Ama sen yerli ya da yabancı fark etmez.
Eğer bağımsız bir yapım yapıyorsan bunu sağdan soldan oyunlardan esinlenerek yapmak senin o bağımsızlık ruhuna bir kere aykırı.
Ve senin kendi kişiliğini de oyuna yansıtmanı engelliyor aslında.
Kesinlikle katılıyorum burada.
Mesela bak hemen bir örnek açalım.
Undertale tek bir kişi tarafından yapıldı.
Ve acayip sattı.
Ve çok büyük tekniği de yoktu.
Grafikler zaten pikseldi.
Pikseler bir oyun. Yani hani grafik burada önemli değil.
Grafik, mekanik aslında hayvani olmasına gerek yok.
Yapabildiğin özgünlükle alakalı bu aslında.
Oyuna çeşitlilik eklemek az önce de sen dediğin gibi sadece grafik ve mekaniklerden faydalanmakla olmuyor.
Oyunun hikayesiyle de oyuna çeşitlilik eklersin.
Atmosfereyle de eklersin.
Ama... Sadece grafik anlamda kendini geliştirip kasmak o oyuna ekstra büyük şeyler katmayacaktı.
Mesela Erzurum'daki en büyük hata bana göre oydu.
Aslında şöyle bir şey de var yani sen şimdi Last of Us'u önüne kalıyorsun.
Last of Us'un grafik kalitesini ve mekanik kalitesini yakalaman çok zor çünkü.
Animasyonlara girmiyorum bile.
Yani Last of Us gibi bir oyunla kendini kıyaslaman...
Zor. Kıyaslanmaz da yani.
Şöyle bir şey var. O kıyaslamasa bile bu oyuna bakan herkes kıyaslayacak.
Last of Us. Şimdi Last of Us dediği zaman abi potensiyeye kimse potensiyeye gözüyle bakmayacak.
Yerli Last of Us diyecek.
Ve kıyaslaması da Bağımsız bir Türk oyunu olarak değil de Last of Us'a göre yapılacak.
Bu da çok ciddi anlamda olumsuz eleştiri getirecektir.
Ki zaten Steam yorumlarına girip baktığın zaman inceleme yorumlarına ciddi anlamda hardcore dediğimiz sert eleştiriler var.
Peki bana göre bunların yarısından itibaren hani gereksiz eleştiriler ama böyle bir durum var yani.
Maalesef öyle. Birazcık oyundan bahsedelim.
Evet çok şey yaptık biz.
Kıyamet sonrası bir dünyada geçiyor Last of Us gibi.
Hikaye olarak da biraz sıkıntılar var.
Yani böyle... Anlatım konusunda biraz sıkıntılar var.
Bayağı var. Özellikle geçirme, Türkçe seslendirme gibi yine riskli bir harekete girmiş.
Ya bunlar güzel şeyler.
Türkçe seslendirme mesela güzel ama burada bir parantez açıyoruz.
Geliştirici firma İngilizce seslendirme de yapmış.
Evet. Bu da hani biz bu oyunu Türkiye ile sınırlı tutmayacağız.
Açılmak istiyoruz anlamında.
Bir emek var. Bir uğraş var.
Var ama işte eksikleri var.
Maalesef yani burada özellikle diyalogların Birbiriyle olan uyum noktasında sıkıntıları var.
Karakterle sesin uyuşmama gibi durumları da var.
Hatta bunlar teknik sıkıntılar ve bunların olması gayet normal.
Hani biz bunu işte kötü olmuş demek için demiyoruz.
Bunlar var. Yine söylüyorum cesaret gerektiren bir işti bu iş.
Umarım bundan sonraki yani Potentia'dan sonra çıkartacakları oyunlarda daha özgün, daha...
Bizden bir oyun çıkar diye ümit ediyorum.
Bak mesela Uruz. Uruz kaç kişi konuştu?
Çok az kişi. Ne kadar popüler oldu?
Çok az. Hangi yayıncı açıp Uruz oynadı?
Abi işte grafiksel anlamda.
Benim bildiğim bir tek Enis Kirazoğlu bahsetti.
Bayağı bir bahsetti. Hem çıkmadan önce hem çıktıktan sonra da bahsettik.
Biz de bahsettik. Evet biz de bahsettik.
Abi şimdi Erzurum popüler oldu diye bahsedildi.
Potensia da popüler oldu diye bahsedildi.
Belki reklamları yapıldı yayıncılara.
Onları bilemiyoruz. Onlar hani bizim çok şey yapacağımız konular değil.
Şunu söyleyeyim. Bak şunu söyleyeyim sana.
Potensia için tam olarak bilmiyorum ama Erzurum oyunu için çok net söyleyebilirim ki geliştirici firma diyorum ama bu arada tek bir kişi yani Fatih Bey hiçbir yayıncıya bu oyunu kardeşim
ben böyle bir oyun yaptım al bu oyunu oyna tanıt demedi abi.
Yayıncılar kendileri keşfetti.
Fatih Bey'e ulaştı.
Keyif istedi. Gönderildi.
Oyun çıkmadan önce kapalı betasını keyif.
Ve oyun sevilince özellikle yayıncıların takipçileri tarafından oyun birden patladı.
Sonra o yayıncı da istedi, o yayıncı da istedi.
Popülerliğinden para kazanmak uğruna istediler.
Oynayacaklarından veya tanıtım yapacaklarından değil.
Yayıncılar bu oyunu oynadı, parlattı.
Fatih Bey'le görüştüm bizden.
Abi diyorum hani ne oluyordu ya?
Ben de farkındayım, ben de anlamadım diyor.
Yani olay çok farklı yerlere geldi diyor.
Ben şunu demeyeceğim. Bu oyun mesela ciddi bir oyun değildi.
Yani ciddi bir oyun değildi derken.
Büyük oynayacak bir oyun değildi.
Aynen. Ama oyun birden Türk oyun dünyasında herkes bunu konuşmaya başladı.
Şimdi de aynı şey potansiyelinin başına geliyor.
Ve korkarım. Potensia'ya çıktıktan sonra da yine aynı sıkıntılar, aynı kötü yorumlar kendilerinin başına gelecek.
Maalesef ki gelecek. Çünkü Erzurum Long Dark'tan, Potensia Last of Us'tan.
Bir de Ronin. Ronin geliyor.
Çok merak ediyorum.
Ona da herhalde şey derler böyle.
Bu Aslaftı Juman'ın çakması.
Ki alakası yok bir de yani.
Alakası yok. Bak sadece samuray teması var diye bir oynasam buna Ghost of Tsushima çakması diyemezsin.
O da şimdi o girmeyen o haftaya büyük bir ihtimal gelecek.
Ronin'in sonuçları çok merak ediyorum böyle.
Ama Potensia'nın galiba akıbeti pek iyi olmayacak.
Yani umarım ama... Buradan eğer bizi dinlerseler, ulaşırsalar, mesajımız olsun.
Asla heveslerini kırmasınlar, devam etsinler.
Ben bu tür oyunları ilk adım olarak görüyorum.
Ve ona göre hep değerlendirmesi yapıyorum.
Bizim zaten savunduğumuz şey her zaman şu.
Türk oyun geliştiricileri, oyun yapımcıları bir adım atmalı.
Çünkü emeklemeden yürüyemezsin.
Yürümeden koşamazsın.
Yani bu öyle bir şey ki bunlar tabii ki hani kendilerine ders çıkartıp bir sonraki oyunlarında bunları yapmayıp daha üzgün şekilde bir oyun çıkarmalarıdır.
Ama tabii ki para tatlıdır.
Yine böyle bir başka bir oyunun hikayesini, mekaniklerini kopyalayıp oyun yapılabilir.
Yapılabilir o zaman da ona göre tepki alınır.
Yani bu açık ve net bu kadar iyi niyetli olmaz uzman.
İncelemeciler hani biz kendimizden bahsetmiyorum.
İnceleme yapan ekip bu kadar şey olmaz.
Sadece şunu da diyerek bitirelim.
Türk oyun sektörü ciddi anlamda gelişme kat ediyor.
Bundan 1,5-2 yıl önce neredeyse Türk oyunu yok gibi bir şeydi piyasada.
2 yıl içerisinde Türk oyun sektörü güzel bir gelişim kat ediyor.
Benim çok hoşuma gidiyor mesela.
Geçen hafta haberini yaptık hatırlarsan.
TRT stüdyoları öyle şey yapıyorum.
TRT stüdyoları oyun stüdyosu kuruyor şimdi.
Yeni bir oyun geliştirecekler.
TRT bünyesinde, devlet bünyesinde yani.
Düşünsene ne kadar büyük bir ilerleme bu oyun sektörü için.
Çok geç kaldık. Yani bu işte milyon dolarlar dönüyor.
Bu sadece oyun olarak bakmak lazım.
Bu sektör ne kadar büyüyürse ülkemiz için de o kadar iyi.
Gelir kaynağıdır. Tabii ki öyle.
Konuyu çok fazla dağıtmadan kuten şeyi burada noktalayalım.
Geliştireceği arkadaşlar da başarılar dileyelim.
Bir sonraki oyunlarını çok daha kaliteli çıkartacaklarını ümit ederek kendilerine buradan selam gönderiyoruz.
Gündem haberlerinden güzel bir haberle başlayalım.
Benim yıllarımı verdiğim en çok oynadığım oyunlardan bir tanesi.
Half Life'dan sonra. Half Life'dan sonra evet tabii ki.
GTA San Andreas için HD modu yayınlandı.
Bağımsız bir gönüllü tarafından yayınlanan bu pakette.
Oyunun hem karakterleri hem silah şekilleri hem de diğer çevre atmosferleri görebileceğiniz hemen hemen tüm detaylar HD kalitesiyle biraz daha göze hoş gelen görüntü
haline getirilmiş. Biraz daha rafine edilmiş.
Hala Rockstar'dan yeni oyun bekleyenler için.
Güzel bir alternatif diyebiliriz.
Evet. GTA 6 çıkana kadar en azından eski serileri sevenler bu modu indirip deneyebilirler.
Şeyi hatırlıyorum ben. Benim hoşuma gitti açıkçası.
Bu yeni bilgisayarın almadan önce eski emektarınla bu oyunu iki kere tekrardan bitirmiştin yakın zamanda.
Abi ne yapıyorsun? Sana neraz oynuyorum.
Olup sıkılmadım. Abi bunu kaldırıyor bilgisayar.
Ne yapıyorsun? Yapacak bir şey yok abi.
Nereden nereye gerçekten?
Mesela ikinci habere geçelim.
Bağımsız bağımsız da bağırıyorduk ya.
Çok güzel bir örnek yani nokta atışı bir örnek.
Çok güzel bir örnek geldi şimdi. Valheim, Steam'in en popüler oyunlarından birine olmaya doğru yürüyor.
Koşuyor adeta yani. İnanılmaz bir kitle yakaladı kendini.
Özellikle bu aralar hayatta kalma oyunları Battle Royale oyunlarının bir tık önüne geçmiş durumda.
Evet öndeler. Evet şimdi kategori kayınca bağımsız geliştirici firmalarda bu alanda bu kategoride oyunlar yapmaya başladı.
Valheim bunların çok güzel bir örneklendirilmiş hali.
Yani Steam'deki anlık aktif oyuncu sayısı 367 bine dayandı.
Ve bu çok büyük bir rakam.
Yani Among Us gibi işte şu milyonlar oynanan oyun çok çok sonraları o rakamlara ulaşabildi yani.
3-4 ay benim bildiğim PUBG'ler falan Rust, PUBG onlar 3-4 ay sonra ulaşmış.
Rust şu an oynanmıyor bile yani.
O kadar çok. Bir de bu oyun 2 hafta olmadı yani çıkalı.
Ve daha da enteresan olayı şu oyun şu an tam sürümde değil.
Erken erişimle oyunculara sunulmuş durumda.
Yani oyun hala geliştirilme aşaması.
arasındaki bir oyunun bu kadar popüler olması gerçekten çok enteresan ama şaşırmıyorum şundan dolayı şaşırmıyorum normalde ben çok fazla Battle Royale ve hayatta kalma oyunlarını seven biri değilim
ama oyuna şöyle biraz bakma fırsatım oldu şöyle bir saatlik falan baktım oyuna oyunun çeşitliliği O kadar zengin ki.
Değil mi? Mekaniksel olarak seni doyuruyor böyle.
Şey yapıyor böyle. Direkt işine çekiyor.
Grafiksel böyle aman Allah'ım diyeceğim bir şey yok ama.
Ama çok tatlı bir grafikleri de var yani.
Hani şey de değil. Kötü de değil.
Ama ondan ziyade oyunun atmosferi senin işini öyle bir güzel çekiyor ki.
Kapılıyorsun oyuna ya. Dur şuradan biraz daha odun toplayayım.
Dur biraz daha taş alayım. Aman şu barakayı yapalım.
Şunu üreteyim. Bunu üreteyim.
Bir de oyun çok şey bir oyun. Hani basit.
Komplike bir oyun değil. Özellikle mesela eşya üretim sayfası çok sade düzenlenmiş.
Yani ne demekmiş bu? Özgün olunca da başarı yakalanabiliyormuş.
İşte oyuna yeni şeyler katınca artık oyuncular şunu istiyor.
Yeni bir şey arıyor gerçekten. Onun sebebi bu bence.
En büyük sebebi. Sıradaki haberimiz Rainbow Six Karantin'in ismi mi değişiyor?
Yani bu... Şimdi bunu buraya niye aldık ama değişiyorsa değişiyor.
Ne var bunda diyebilir bizi dinleyen arkadaşlar.
Şundan dolayı ekledim ben bu haberi özellikle.
Konuşmak istedim. Ubisoft bundan önce de Immortals'ın ismini değiştirmişti.
Yani şunu merak ediyorum.
Ben buradaki haberdeki kastım o.
Hani Ubisoft bir oyunun ismini duyurup niye daha sonrasından değiştiriyor?
Yani burada bir acaba planlama sıkıntısı mı var?
Bir pazarlama sıkıntısı mı var?
Başka şeyler mi var? O oyunun isminin değişmemesi sebebi Gods and Monsters'dı o.
Ondan sonra onu Immortal Phoenix yaptı.
Onun sebebi de monster enerji içeceklerinden dolayı bir telif melif öyle bir şey olmuştu.
Tehdit ile karşı karşıya kaldığı için.
Bunda da belki öyle bir şey olmuştur.
O yüzden değiştirmiş olabilir.
Ama herhangi bir resmi açıklama yok bunun hakkında.
Onunla alakalı bir görsel yayınlandı.
Oradan çıktı bu haber.
Çok da önemli değil. Ama bir sonraki haberimiz baya önemli.
Baya önemli. Hani üzerine oturup böyle haftalarca konuşabileceğimiz bir haber aslında.
Hani derler ya okullarda falan oyunlarla ne işiniz var ne yapıyorsunuz falan filan böyle oyun oynamak kötüdür.
Boş iş falan diyor. Boş iş. Bir de şunu derler bazı oyunlar için bu oyun okullarda ders olarak okutulması gereken bir oyun.
Değil mi? Bazı oyunlar için bunu söyleriz.
Ben journey için söylerim bunu.
Sen half-life için söylersin.
Yok half-life için söylemek yani.
Tamam half-life'ı çok seviyorum ama half-life'ı okullarda ders olarak okutulacak bir oyun olarak göstermiyorum.
Yok yapay zeka olarak gerçekten gösterilir.
Ya yok. Ya lütfen.
Bu kadar mütemazi olma.
İlk defa ulan ilk defa half-life'ı şey yaptım lan.
Lütfen bu kadar mütemazi olma.
İlk defa half-life'ı kötüledim lan.
Evet biz habere geçelim abi dağıttık yine.
Red Dead Redemption. Derslerde okutulacak artık.
Tabi böyle deyince de böyle müfredata gidiyormuş gibi oldu ama.
Yarın EBA'da. EBA'da Red Dead Redemption 2 oynuyoruz.
Amerika'da bir üniversitede bir hocamız sağ olsun tarih profesörü.
Oyunların arkasındaki tarihsel gerçekliği keşfetmesini yani bir oyunda mesela ben bunu birçok oyunda görmüşümdür.
Hani derler ya. Çok okuyan mı bilir?
Çok gezen mi? Çok gezen mi?
Artık çok oynayan mı? Çok oynayan da bilir.
Çünkü bazı oyunlar vardır böyle.
Gerçekten size orada anlatır her şeyi.
O dönemin hikayesini o dönemin atmosferini yaşatır size.
Mesela Assassin's Creed serisini her ne kadar şey yapmasak da hani böyle suyunu çıkartmış olsalar da dönemini iyi anlattığı için bence çok güzeldir.
Tabii ki yani Dönemsel oyun olarak baktığı zaman ciddi anlamda öyle.
Bu Amerika'daki tarih profesörümüz de Rederek serisinin her ne kadar bazı tarihsel gelişimlerinin gerçeğe aykırı olduğunu söylese de...
O dönemin işte kapitalist devriminden tut, maden işçilerindeki sıkıntılardan, dönemin ekonomik ve sosyal sıkıntılarından bahsettiği için oyunun bu noktasında yaşanan
olayları ders olarak aktaracak.
İnşallah böyle şeylerin devamı gelir.
Devamı gelir. Şu anlamda ben devamında gelmesini isterim.
Sadece hikayesel anlamda değil, teknik anlamda da bazı oyunların en azından yazılım...
Sal bölümlerde, bilgisayar yazılım bölümlerinde okutulması gerekir.
Katılıyorum. Sıradaki haber çok önemli değil.
Evet her hafta yine bir Cyberpunk haberimiz artık klişeleşti.
Ben sıkıldım artık. Bunu hemen söyleyip geçiyorum.
Bir tane mod yayınladılar.
Bağımsız kişiler tarafından bir mod yayınlandı.
Bu mod sayesinde Cyberpunk'ı aynı sistemlerle biraz daha yüksek performansla oynayabileceksiniz.
Evet biraz FPS'inizi arttırıyor.
Ya bunu bağımsız adamlar yapıyor da hala CD Projek.
Neden abi ya?
Neyse kapatalım abi. Bir film bu kadar nasıl sıçabilir?
6 bölümdür CD Projekt konuşuyoruz.
Evet maalesef. Birazcık da Sony konuşalım değil mi?
Evet. Sony'yi uzun zamandır gömmemiştim abi.
Doyadaya bir gömelim.
8 bin liralık makinenin kolunu bozup öyle vermişler bize.
Şu an bu aralar internet alemi, oyun dünyası Sony PlayStation 5'in DualSense'in driftlerinden konuşuyor.
Hatırlıyorsan ilk çıktığında DualSense...
Öyle güzel, böyle güzel hani Instagram'a giriyordum ki.
Abi hakikaten her yerde DualSense vardı.
DualSense böyle, DualSense böyle, DualSense böyle.
Eline verdiler şimdi. Eline alınca böyle oluyor.
Titreşimi böyle. 3 modu var bilmem ne falan filan derken şimdi de drift atıyor.
Ben şeyinden arıza çıkar diye bekliyordum.
Biliyorsunuz titreşim, vibrasyon özelliğinden bir sıkıntı çıkar diye bekliyordum.
Çünkü özellikle FPS oyunlarında anlık tetiklemeyle bir titreşim yapılıyordu ya.
Evet. Çok yoğun bir düzeydeydi.
Ben dedim herhalde o 2-3 güne bozulur diyordu.
Joystick elimizde kaldı.
Enteresan bir şekilde. Bunun için de Sony'e toplu bir dava alışıldı.
Ve bunun altında da kalkamazlar kolay kolay.
Kalkar nelermiş. Davayı kazanamaz anlamında diyorum.
Verir parasını gider adamın.
Kimlere kimlere para verdiler.
Hey gidi hey. Riot Games'den bir açıklama var.
Hatırlarsanız. Hatırlayın lütfen daha geçen hafta konuştuk.
Bir Valorant oyuncusu Türk Valorant oyuncusu bir hile yaptığıyla alakalı bir muhabbet.
Hile yaptı demeyelim ona da 3.
parti yazılım kullandığı gerekçesiyle ban yemişti.
O günde biz dedik yani bu işin aslı aslı nedir belli değil bilmiyoruz.
Valorant'ın biliyorsunuz özel bir şeyi var Vanguard diye.
Onu geliştirmeye devam ediyorlar.
Bununla alakalı Valorant'tan bir açıklama geldi.
Bu banlanma olayıyla alakalı.
Açıklamada şu kısaca.
yapılan araştırmalar sonucunda bizim kendimize ait bir hile tespit algoritma sistemimiz var, yazılımımız var.
Bunlar 3. Parti yazılımı kullandığı tespit edildi.
Bunun tam olarak ne olduğunu söylememiz politikalarımıza aykırı dedi.
Şundan dolayı aykırı o da.
Eğer biz bu hileyi açık açık söylersek ne olduğunu Diğer insanlar da bunu öğrenir yapar diye ne kadar geçerli olur bilmiyorum ama ondan dolayı tam olarak hilenin ne olduğunu söylememekle beraber
farenin kontrolüyle alakalı bir hile yapıldı.
Bir üçüncü parti uygulama kullanıldığı söylendi ve bu tespit edildiğinden dolayı e-spor oyuncumuz Valorant turnuvalarından 12 ay süreyle men edildi diye bir açıklama yapıldı Valorant
tarafından. Hakkında hayırlısı olsun diyelim eğer kullandıysa yazık.
Yazık gerçekten. Böyle büyük bir oyuncunun ya da hileyle mi böyle büyük bir oyuncu oldu o da ayrı bir tartışma konusu değil mi?
Neyse onlar bizi ilgilendiği konularlar değil.
Biz sohbetimizde oyunları hakkında konuşmaya devam edeceğiz.
Bu haftalık bizden bu kadar.
Haftaya görüşünceye kadar kendinize cici bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
