
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de Uğur Kara.
Oyun dünyası için dönüm noktaları var.
Evet. Bunlardan bir tanesi de Half Life'in çıktığı yıldır.
O ayrı. Onu sonraki bir bölüm konusu yaparız.
Direkt istersen Half Life konuşuruz.
Konuşalım da bir rahatlasın.
Ama tabi bu 40-50 dakikalık bir bölüm olacağı için onu sonraya atıyorum ben.
Ona daha var. Ama şu anki konumuz oyun dünyasının altın yıllarından bir tanesi olan 2007 yılı.
Neden? Neden? Çünkü 2007 yılında çıkmış olan oyunlar hepsi birbirinden özel ve hala şu an oynanan oyunlar olmasından dolayı.
Ya da oynanabilir halde olmasından dolayı.
Oynanabilir olmasından dolayı biz bu yıla altın yıllardan bir tanesi diyoruz.
Ve bu bölümümüzde sizlerle birlikte bu oyunları konuşacağız.
Altyazı M.K.
şekilde anlatan oyunlardan bir tanesi.
Baya şok. Şimdi buradaki oyunların bir çoğunu ben çıktığı dönem oynamadım öncelikle.
Maalesef ki ben de oynayamadım.
2007 yılında ben mesela neredeydim abi?
Neredeydik daha doğrusu? Senle ben yaşadık zaten.
Ben 2007 yılında işe yeni başlamıştım.
Ben okuyordum o zaman. O dönemler hani 2006-2005 yıllarında bilgisayarım vardı.
PlayStation'ım da vardı ama bu oyunları oynamamıştım.
Ben lisedeydim. 2006-2005 dönemlerinde ben hardcore olarak Silk Road oynuyordum.
Ben bu yıllarda şeydeydim abi, lisedeydim.
O zaman laptop falan yoktu ben.
Oynayamadım. Sonradan tanıştık bir sonrasına.
Bazı oyunları deneyimlemiş olabiliriz ama hani böyle detaylıca...
Ama çok kötü bir şey değil mi abi ya?
Bak şimdi mesela birçok yeni çıkan oyuna direkt çıktığı gibi...
Çıkar çıkmaz direkt girişebiliyor. Mesela Cyberpunk için bunu söyleyebiliyorsun ya da Death Stance için bunu konuşabiliyorsun.
It Takes Two mesela. It Takes Two mesela ya da A Way Out.
Direkt erişebiliyorsun. O zamanın şartlarında da alakalı biraz yani.
Çok kötü yani. Aynen öyle.
O zaman bilgisayar, PlayStation mesela çok erişebilir şeyler değildi.
Bir şey bilsem bile altyapı sorunları vardı.
Şunu diyorum. Altın yılı kaçırdık yani.
Gerçek birçok altın yılı kaçırıldı.
Half Life'ı da mesela ben çıktığı dönem oynamadım ki.
Ben de oynamadım bari. Daha sonra internet kafede.
O internet kafede biz Half Life'le tanışmadık.
Half Life'le tanıştığımız Deadmau5 dediğimiz o...
Yani multiplayer modunu biz daha çok oynadık.
Hikaye modunu çok sonraları tanıştık.
Birçok kişi Half Life'ın mesela hikaye modu olduğunu bile bilmiyordu.
Bilmiyordu çünkü direkt internet kafede LAN game'e girip oradan herhangi bir oyuna giriyordun oynuyordun.
Biz 2017'de geldik.
Baya çok evet baya çok.
3 oyundan oluşuyor abi.
Son oyunu 2013 yılında çıktı.
Steam Park evreninde geçen...
Hikayeli FPS bir oyun.
Aksiyonu FPS. Baya şokun özel olmasının en büyük sorunlarından biri de bana göre atmosferiydi yani.
Hikaye anlatımı değildi.
Atmosferi çok iyiydi.
Bölüm tasarımları çok güzel kurgulanmıştı.
Vermek istediği mesaj gayet güzeldi.
Keşke biraz da hikaye anlatımı olarak biraz daha bonkör olsaydı.
Çok okuman gerekiyor.
Çok metin, çok not okuman gerekiyor.
Bazı şeylerde diyoruz ya hepsini bir anda yapamıyor maalesef tüm firmalar.
Ama tabii ki bu listeyi girebilecek bir oyun.
Kesinlikle. Diğer oyunumuza geçelim istersen.
Ben bu oyunu mesela ilk çıktığı dönemlerde benim bir Almancı kuzenim vardı.
Onların bilgisayarları daha sağlamdı.
Ya 2008 ya 2009 yıllarında ben bu oyunu oynadım.
Ama detaylıca değil tabi.
Böyle yarım saat bir saat oynamışım.
Crisis. Oyunumuz Crisis.
Arşu oyundan ismi direkt söyleyelim.
Öyle girelim. Zamanın bilgisayar yaktıran sistem yaktıran oyunlarından biri.
Ve şu an hala da bilgisayarları zorlayan bir oyun.
Hele bir de şimdiki remaster olayından sonra.
Remaster olayından sonra herkes illallah etti maalesef.
Senin Crysis ile ilgili söyleyeceğim bir şey var mı?
Sen ne zaman tanıştın? Hatırlamıyorum ya.
Hatırlamıyorum. E dedim ya benim birçok oyunla tanışmam çok çok yeni oldu maalesef.
O konuda ben Crysis şeyine de yakalayamadım.
Değil mi yani ben çok okuyordum abi.
Okuyordum hep abi. Benim oyunlarla haşır neşir olmam üniversite yıllarıma geliyor.
Yani 2009-2010 yıllarından sonra ben oyunların...
çıktığı döneme erişebildim.
Ondan öncesi hep sonradan keşfettiğim oyunlar oldu.
Mesela Crysis'da yine 2011-2012 yıllarında, üniversite yıllarındayken oynadığım oyunlardan bir tanesiydi.
Zar zor o da. Yani ben de dediğim gibi sonradan ben tamamıyla oynama fırsatım oldu ama...
O yüzden biz şey yapalım bir sonraki bölümlerde.
2010'dan sonraki oyunları konuşursak çok daha heyecanla anlatabiliriz.
Bak yeni bir bölüm konusu geldi aklıma şu an.
Aklımızda kalan, tadı damağımızda kalan oyunlar.
Ben şey demeni bekliyordum. Çıktığı dönem oynayamadık.
Altyazı M.K.
Diğer oyunumuz da Portal. Valve'in beyin yaktıran, oyuncuları küstüren oyunlardan bir tanesiydi ya.
Bak ben Valve hastasıyım biliyorsun.
Ama Portal'ı açtım, baktım, oynadım, oynayamadım.
Portal gerçekten üst düzey bir oyun şu anlamda.
Bulmacalarıyla, bölüm tasarımlarıyla ciddi anlamda üzerine düşünmen gerekiyor.
Şimdi oyuncularımızın çoğu yani oyun oynayanların çoğu vuralım kıralım ilerleyelim kafasında takılmışlar bir türün peşine devam ediyor.
Halbuki diğer taraflarda ne ufuk aşıcı oyunlar var işte portal belki ufuk aşmıyor ama beyin aşıyor en azından.
Yani platform oyunları da hak yazar.
Souls oyunları da hak yazar. Birçok oyun türü var aslında ama dediğimiz gibi en çok tercih edilen oyun türleri arasında FPS oyunları geliyor.
Saf bir oyun olsun çıksın mesela.
Direkt aksiyon oyunu değilse kafadan %40 belki %50 oyuncu kaybediyor.
Oyuncu kaybetmiyor diyelim. Yani yeni oyuncu bulamıyor kendini.
Şey bile Cyberpunk bile tanıtımında mesela kartında şey yaptı ya RPG'yi çıkartıp aksiyon koydu mesela.
Bu da onlardan bir tanesiydi yani.
Satışlı stratejisi. İşte Portal bu kaygıya hiç düşmeden yapmak istediğini en güzel şekilde yaptı.
O yüzden oynayın diyeceğim tavsiye edeceğim de oynayamayacaklar.
Çoğu insan oynayamayacak yine bu oyunu.
Şimdi senin uzmanlık alanına geldim.
Ama ben sonradan uzmanlaştığım alanlardan bir tanesi yine.
Yine bununla erken tanışamadın.
Evet. Daha sonradan tanıştın. Ben tanıştım.
Sonradan tanıştım. Yine oyunun ismini söylemedin.
Oğlum söyle lan şu oyunun ismini.
Witcher. The Witcher 1 de bu arada.
Witcher de değil. The Witcher.
İlk oyunumuz. Evet ilk oyunumuz.
Sonradan tanışmama rağmen sevemedim abi.
Yani saygı duydum. Güzel oyundu.
Ama Witcher 1 gerçekten sevilebilecek bir oyun.
Witcher 1'den bahsetmiyorum ben.
Ben direkt Witcher 3 oynadım.
Ben Witcher 3 ile başladım.
Witcher 2 oynadım. Sonradan Witcher 1'e döndüm.
Böyle tersten bir sıralama yaptık orada.
Ulan ne olmuş dedim. Bir bakayım şuna dedim.
Merak ettim. Witcher 2 tamam sıkıntı yok da Witcher 1 gerçekten belki çıktığı döneme itibariyle mekanikleri çok fazla sıkıntı değildi ama şu an günümüze göre çok eski mekanikleri var.
O yüzden mesela şu an hani kalkın Witcher 1 oynayın.
diyemem kimseye. Eğer çok büyük bir Witcher hayranı değilse, Witcher hayranını sevmiyorsa oynayamaz da zaten.
O yüzden tavsiye etmiyorum sevmeyenlere.
Ama sevenlerin böyle en azından 2 saat sabrederse yine uzun saattir oynayabileceği RPG ve açık dünya oyunlarının arasında kendine yer bulan oyunlardan bir tanesidir yani.
Diğer oyunumuza geçelim.
Bu sefer ismini söyleyeceğim direkt. Söyle.
Mass Effect. Evet. Bilim kurguyla RPG'yi harmanlayan muhteşem bir oyun.
Ben bu oyuna hiç girmedim biliyor musun?
Bende hiç yok bu oyun. Çaktırma bende de.
Sadece o yıl çıktığı için.
Yani. Çok popüler olduğu için ve sevildiği için.
Şey de oldu bak bu oyun mesela Remaster'da yapıldı bu oyuna.
Yine o yani. Hiç ilgimi çekmiyor abi bu oyun ya.
Niye bilmiyorum. Bilmiyorum ben.
Uzay temalı başka oynadığı oyun.
Ya en son senin önerdiğin bir oyun vardı Allah belasını vermeye.
Prey. Prey mi? Daha da senin adına...
Ondan sonra oyun önerisi almıyorum zaten.
Kalbimi kırıyorsun. Hayır en son verdiğin oydu.
Wolfenstein'ı sayma.
Ama Prey'i de sen önerdin bana abi.
Ama Prey biraz daha farklı bir oyun ya.
Çok değişik mekanikleri var.
Farklı bir atmosfer var.
Aslında sen oyunu sevebilirdin ama biraz yapısı sana sarmıyor.
Yok yok bana göre değil abi.
Bunun hakkında çok konuşacak bir şeyimiz yok.
O yüzden bir sonraki oyuna geçiyorum.
Öyleymiş hani. Ama şu var.
Çok büyük bir hayran kitlesi olduğunu biliyorum.
Birçok insan tarafından sevildiğini, çok iyi satış...
kalmaları elde ettiğini biliyorum.
Ama hep okuduğumuz, araştırdığımızdan dolayı biliyoruz.
O yüzden çok fazla konuşmanın bir alemi yok.
Asıl senin şimdi konuşacağın bir oyuna geçelim.
Uncharted. Uncharted. Hadi otur konuş ben dinliyorum abisini.
Abi Uncharted PlayStation özel oyunları arasında gerçekten çok iyi bir yere sahip olan bir oyun.
Yanlış hatırlamıyorsam Uncharted 1'i oynamadım.
Ama genel serinin birçok oyununu oynadım.
Ve şu anki Uncharted 4'ün bilgisayarlara port edilmesi haberi beni çok mutlu...
Uncharted 4'ü belki 2 kere falan bitirmişimdir.
2 veya 3 tam hatırlamıyorum.
Bu haberle bir kere daha bitireceğim anlamına geliyor.
Bilgisayara çıkınca. Sana da aldıracağım.
Zorlamana gerek yok. Alırız.
Sıkıntı yok. Veya hesabımı vereyim.
Sen oradan oynarsın. Uncharted her türlü oynanabilecek bir oyun.
O kalitede bir oyun zaten.
Ben konsollarla pek işli dışlı olmadıymış.
Bunu her zaman söylüyorum. Ben PSG'yim her zaman.
Bu tür oyunları kaçırmak gerçekten üzüyor insanı.
Düşünsene şu oyun ilk başından beri mesela bilgisayarda da çıksa.
olurdu neler. Ama bu sefer böyle bir hamle yapsaydı mesela konsol satışları düşerdi bence.
Bunu defalarca konuştuk o yüzden çok fazla uzatmaya gerek yok.
Yine bir dönüm noktası Call of Duty 4 Modern Warfare serisinin başlangıcı.
Yani geçmiş zamandan günümüze geldi.
Hatta Call of Duty serisinin en güzel oyunlarından bir tanesi.
Bunu yine çıktığı değil ama büyük ihtimal 2009'lu yıllarda oynamıştım.
Onu hatırlıyorum. Bayağı etkilemiştim.
Şey mesela Call of Duty oyunlarını oynamıştım mesela.
2 ve 3'ü çıktığı dönem oynamıştım.
O öyle bir fırsatım olmuştu lisedeyken.
Bu oyunu her ne kadar çıktığı dönem oynamamış olsam da yakın zamanda oynadığım için bayağı etkilemişti beni.
Yani hikaye sunumu, hikayesi, aksiyonu bayağı iyiydi.
Bir de güzel bir serinin başlangıcı olması da ayrı bir güzel ilk katlı oyun asılçası.
O yüzden zaten hani tabii ki diğer Modern Warfare serileri de güzel.
Hepsini bence kenara atmamak lazım ama bu ilk çıkış tarihi.
Ve 2007 yılını konuştuğumuz için şu an bunu listeye aldık.
Activision güzel bir atılım yaptı.
Evet. Her ne kadar sonunu pek iyi getiremese de son zamanlarda.
Ama yine açıp. Zamanında bayağı iyiydik.
Açıp oynanabilecek güzel.
Tabii canım kesinlikle. Çok güzel savaş oyunlarından.
Kesinlikle. FPS oyunlarından. Hani grafik olarak da çok sırıtmıyor.
Mekanik olarak da çok sırıtmıyor.
Yani günümüzde oynanabilecek oyunlardan bir tanesi.
Güzel bir ödücük sistem sıkıntısı çekenler için.
Çok rahat bir şekilde oynanabilecek bir oyun.
Diğer oyunumuz. Wild'en geliyor yine.
Evet. Team Fortress 2.
Oynadın mı? Direkt sorayım abi.
Çok. oynamadım. Hani baktığım var ya.
Baktığım var ya. Benim de baktığım var.
Hiç sarmadı beni yani. Ya farklı birazcık da hani karakter yapıları oyunun yapısı falan farklı.
Hani bak grafik şeyini geçtim.
Hani grafiği çok önemli değil.
Farklı bir grafik tasarımı var oyunda.
Yani zamanım Fortnite. Evet evet evet.
Katılıyorum hani. 2007 yılının Fortnite'dan.
Tasarım olarak en azından.
Aynen. Tabii açık dünya değil. Tasarım olarak öyle ama çok şey var ya.
Farklı farklı karakterler var.
Her karakterin farklı bir görevi var.
Ona göre konumlanman gerekiyor.
Ona göre oyuna şekil vermen gerekiyor.
Şey değil. Sen söyleyiver.
Bana göre değil. Kafa karıştırıcı biraz.
Bir de bu tür oyunları hep şeyle oynaman gerekiyor.
Tanıdık insanlarla, anlaşabildiğin insanlarla oynaman gerekiyor ki oyundan bir zevk alasın.
Tanımadın etmediğin insanlarla bu tür online multiplayer oyunları oynamak pek bana göre değil açıkçası.
Belki de online oyunları ve multiplayer oyunları oynamama sebeplerinin en büyüğü de budur aslında yani.
Hatırlıyorsun bir serzenişte bulunmuş.
Half-Life atıyorduk ara sıra hatırlıyorsan.
Nasıl biz Counter-Strike, Global Offensive'ı, CSGO'yu direkt Steam üzerinden girip bir oyun kurup ikimiz birlikte oynayabiliyoruz değil mi?
Evet. Ama Half-Life'de böyle bir şey yoktu.
Maalesef. Başka bir server'a girip rastgele oradan onlar belki 2-3 kişiyi adet söylemeyeyim.
Becerebilsen sor. kuracaksın.
O da çok zor bir şey.
Çok zor bir şey. Hakeza ping konusu çok sıkıntılı.
Güzel pingli bir server bulduğun zaman zaten dolu olur.
Mesela yan yana gelebilmek zor.
Yan yana gelebildiğimizde LAN kablosuyla oynayabiliyoruz ama her zaman yan yana gelemiyorsun mesela arkadaşlarına.
Bu da bir artı parantez oluyor.
Senin söylediğin hani tanıdık kişilerle oynama mevzusuna.
Bu da hala buradan Valve'e bir sistemimizdir.
Half Life'a böyle bir destek vermemiz gerekiyor.
Sadece Half Life'a değil.
Eski oyunların çoğuna destek vermiyor.
Valve şu Şu an CS'ye takmış abi.
CS üzerinden yürüyüp gidiyor.
Ben Valve'ı o yüzden sevdim.
Bakalım yeni çıkartacağı oyunlar ne olacak ona göre.
Bak hala yeni çıkartacağı oyunlar diyorsun.
Valve'in şu anki oyunları birçoğu oynanıyor abi.
Hayır ben şimdi hani yakın zamanda yeni oyunlar üzerine çalışıyoruz dedi ya.
O yüzden bu şeyi söyledim.
Belki farklı bir IP çıkar. Mümkün değil mi?
Ya mümkün mümkün de.
Dediğim gibi ona ulaşacak kadar eski oyunlarına destek verse çok daha sağlam olur yani.
Çok daha havalı olur yani.
Son oyunumuz da en çok sevdiğimiz firmadan geliyor.
Özellikle senin çok sevdiğin bir firma bu.
Ubisoft. Assassin's Creed.
2007 yılında temeli atıldı.
İlk oyun o zaman mı çıkmış?
Evet. İlk çıkan Assassin's Creed oyunu 2007'de çıkmış abi.
Vay be. Bu zamana kadar abicim kaç tane çıktı?
Her sene bir tane çıkarttığını düşünürsek.
Call of Duty'nin 17 oyun olduğunu biliyorum.
Call of Duty serisi. Bunun da o zaman 15 tane falan var.
Yok her sene çıkarttın.
13 tane var. Bir sene çıkartmamıştı galiba.
Hangi seneydi o ya? Bunun 15 tane yokken şeydi.
12-13 tane vardır ama ya.
Bakacağım buna. Çünkü bölüm bittikten sonra merak ettim.
Bakacağım buna. Ama şeyi biliyorum.
Call of Duty'yi biliyorum. 17 oyun.
Evet. 17. oyun. 17.
Call of Duty oyunu diye yapmıştık.
Öyle bir serimizdi. Öyle bir podcastimiz vardı bizim.
Assassin's oyunları tabii ki benim sevdiğim bir seriydi.
Kakeza senin de öyle sevdiğin bir seriydi.
Seriye güzel başladık biz ya.
Çok güzel başladık. Benim Assassin's oyunlarına sevgim Black Flag'den sonra bitti.
Seninle pek ortak noktamız olmasa da Bu konuda ortak nokta değilsin.
Ben de Black Flag'den sonra yok yani.
Black Flag farklıydı.
Güzeldi. Yeni bir heyecan kattılar ama ondan sonra...
Bitti bence. En azından benim açımdan bitti.
En son Valhalla'ya baktım ama yine ısınamadım.
Belki çok fazla bize Assassin enjekte ettikleri için olabilir.
Şöyle bir şey var Assassin's Creed serisiyle alakalı.
Ben de yine en son Black Red'den sonra uzun bir süre oynamadım Assassin's Creed serisi.
Oynadım ama sıkıldım.
Çok çabuk sıktı beni. Ama Assassin's Creed serisine ara verirsen uzun bir ara.
Bir yıl hiç oynamayacaksın öyle iş.
Videolara bile bakmayacaksın.
Bir yıl sonra bir oyun oynarsan, hatta bir buçuk yıl sonra oynuyorsun ve seni sarıyor.
Niye bunu söylüyorum? Yakın zamanda Assassin's Creed Revelation oynamıştım mesela.
Ve çok korkuyla başladım ben oyuna.
Hani acaba sıkılacak mıyım yine?
Yine açık dünya görevleri beni bunaltacak mı?
İşte outpost ellerine geçirme vesaire vesaire.
Klasik Assassin's Creed oyunları serisi.
Ve oyuna başladım. İki saat, üç saat oynadıktan sonra aynı görevleri yapmaya başladım yine.
Şey olarak, mantalite olarak.
Ama sıkılmadığımı fark ettim.
Çünkü uzun zaman şeyden ayrı kalınca o oyunun atmosferinden temasından ayrı kalınca oyuna tekrardan durup bakabiliyorsun.
E bu da şey yapıyor sana sen söyleyiver.
Tekrardan oynayabilme ihtimalini artırıyor.
Asus'un serisi bana göre öyle.
Böyle peş peşe oynanabilecek bir oyun asla ve asla değil.
Bir şey söyleyeyim mi? Cemal Süreyya'ya aldım mı ne bir lafı aldım.
Etimle kemiğimle soğudum mu bıktım mı öyle bir şey.
Benim için artık hani...
Viking temasını bile getirdi ama artık gerçekten.
Bak Valhalla'yı ben oynayacağım tekrar.
Valhalla'yı bir 10 saat 15 saat oynatmanla sıkıldım bıraktım ama tekrardan başlayacağım bu oyuna mesela.
Çünkü niye biliyor musun? Gerçekten güzel görünüyor.
Gerçekten hoş şeyleri var.
Ama yakın zamanda başka bir Assassin's Creed oyunu oynadığım için en iyi Assassin's Creed oyunu da önüme koysan sıkılacağım.
Sıkılacak insan. Seneye görüşürüz.
Tabii canım. Bundan sonra öyle yapacağım yani.
Her yıl bir tane oyun oynayacağım mesela.
Bir tane secret oyun oynayacağım. Fazlasını abartmayacağım.
Bir de tüm görevleri yapmayacaksın.
Şeyini çıkartmayacaksın. Ana hikayeden ilerleyeceksin.
Tabii tabii. Götüm götüm ilerleyeceksin abi.
O zaman toparlayalım yavaş yavaş.
2007 yılında çıkmış birkaç oyun daha var mesela.
Hani burada detaylıca konuşmayacağız ama.
Söyle. God of War 2.
2007 yılında mı çıktı o? Evet 2007 yılında çıktı.
Mesela Half-Life Episode 2.
O da 2007. Super Mario Galaxy'de olması lazım.
Yanlış hatırlamıyorsam. Ve birçok daha oyun var.
Ama bunlar içerisinde biz en çok anılarımız olan ve oynadığımız oyunlar olduğu için biz bu saydığımız oyunlardan bahsetmek istedik.
Muhakkak ki çok daha güzel oyunlar vardır.
Ama şunu eklemek lazım. Şu var zaten.
Bana... göre mesela atıyorum.
Meslefik mesela benim için hiçbir şey anlam ifade etmiyor.
Başkası için ifade edebilir.
Yani bu genel kavramlar biraz sıkıntılı kavramlar.
Oyun dünyasının altın yılı 2007.
Riskli. Evet birçok kesim tarafından kabul görmüştür.
Ama bu Ahmet'e Mehmet'e hitap etmemesi de gayet normal ve doğaldır yani.
Kesinlikle ona katılıyoruz.
Sonuçta her zaman dediğimiz gibi oyunlar özneldir.
Kişiden kişiye farklılık göstermesi de gayet doğaldır.
Bir sonraki bölümde...
Görüşünceye kadar. Bağırmayın çağırmayın yani.
Siz de sizin 2007 oyunlarınızı bize söyleyin.
Mesaj atın. İnstagram'dan olur.
Youtube'dan falan olur. Oradan konuşuruz yine yani.
Discord'dan falan olur. Ne deriz muhabbetimize?
Her yerden bakarız. O zaman bu haftalık bizlerden bu kadar.
Haftaya görüşünceye kadar. Kendinize iyi bakın.
Oyunla kalın falan.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
