
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de Uğur Kara.
Bu hafta birazcık hassas bir konu ile karşınızdayız.
Çünkü bu haftaki konumuz...
Öldüren oyunlar. Onu demek istemiyorum çok fazla.
Çünkü oyunların burada pek bir kabahati yok.
Ölüme sebebiyet veren oyunlar aslında dolaylı yoldan oyuncular diyelim.
Yani değişik bir kritik bir konu.
Ama şunu diyelim. Ölümcül oyuncular diyelim mi?
Yani sonucunda ölümle noktalanan oyunlardan bahsedeceğiz.
Yani ilk önce şuradan girelim bence.
Oyunları neden oynarız?
Oyunları en azından ben stres atmak, böyle monotonlaşan günlük hayatımızda biraz kafa dağıtmak, biraz yalnız kalmak.
Bak kim insan yalnız olduğu için oyun oynarken ben bazen yalnız kalmak için oyun oynuyorum.
Kesinlikle oyunun dünyasına girip orada farklı duygular yaşamak insanı çok rahatlatıyor.
Bu bizim için sebeplerimiz.
Bizim sebeplerimiz. Ama bazı oyuncular için çok daha farklı sebepler olabiliyor.
Özellikle bu yalnızlık duygusu üzerine oynanış sebepleri çok daha fazla.
Şimdi buradaki asıl konuyu başta söyleyelim bence.
Kontrol konusunu. Kontrolü kaybettiğiniz zaman bu her şey için aslında oyunlar için değil.
Yürürken, araba kullanırken, haberiyle konuşurken bile kontrolü kaybettiğiniz zaman iş çok farklı boyutlara gidebiliyor.
Aynen öyle. Oyunlarda da bu çok daha önemli bir noktaya ulaşıyor.
Çünkü oyunlarda kontrolü kaybettiğinizde ve kontrolü daha da tehlikeli olan oyuna verdiğiniz zaman yani oynadığınız oyuna kontrol verdiğiniz zaman artık siz tamamıyla kendi kişiliğinizden kopup
oyundaki kişiliğe bürünüyorsunuz.
Ve bunun sonucunda da çok olumsuz, çok ağır sonuçlar ortaya çıkabiliyor.
Bunun örneğini çok güzel vereceğiz birkaç tane.
Birkaç tane bayağı vereceğiz. Bu haftaki sadece bundan konuşacağız.
Çünkü dediğimiz gibi hem hassas bir konu hem de üzerine konuşulması...
gerektiğini düşündüğüm bir konuydu bu.
İlk önce ben başlayayım o zaman.
Tamam. Yıl 2009. Güney Koreli bir çiftin prematüre çocukları oluyor.
Bu olay yani prematüre doğması kendi kültürlerinde uğursuzluk ve şanssızlık olarak gösteriliyor.
Toplum tarafından reddediliyor.
İşlerini kaybediyor. Yani her geçen gün durumları daha da kötüye gidiyor.
Daha sonra 2008 yılında yayınlanan MMORPG olan Pirius Online oynamaya başlıyorlar.
İnternet kafede. Tamam ne güzel işte.
Kafa dağıtıyorlar. Oyunu o kadar kendilerini kaptırıyorlar ki 12 saati geçiyor.
Günlük oynadıkları oyun süresi.
Evet. Tamam bir kere olabilir yani.
Bir iki defa olabilir. Bizim de yapmışlığımız var şimdi.
Benim 52 saatim var yani.
Tamam. Buradaki tehlike ne o zaman?
Ne olmuş yani? Buradaki tehlike şu abi.
Bebekleri 3 aylık. Ve bunlar, bu adiler çocuğu unutuyorlar.
Bebeği unutuyorlar. Çocuk yetersiz beslenmeden dolayı hayatını kaybediyor.
Tabii burada şöyle bir durum var.
Adamlar bir gün, iki gün değil.
Uzun bir süre her gün neredeyse düzenli olarak 12 saat oyun oynuyorlar.
Bundan dolayı çocuk yetersiz bir günlük bir olay değil yani.
Uzun bir süre devam ediyor.
Aynen öyle. Bu olay o dönem o kadar çok ses getiriyor ki 2014 yılında yayınlanan Sundance Film Festivali'nde Love Chilled belgeselinde bile yer alıyor kendisi.
Yani almayacak gibi. Çok enteresan ya.
Gerçeklikten o kadar çok uzaklaşıyorlar ki.
Diğer haberimiz yine uzak doğudan.
Ben devam edeyim o zaman. Taylandlı bir adam internet kafede online bir oyun oynamaya başladı.
Ne geliyorsa başımıza online'dan geliyor zaten.
Diyorsun ama biraz sonra online olmayan oyunların da nelere sebep olduğunu göreceğiz.
Kesinlikle. Bu arkadaş 32 yaşında yani hemen hemen bizde yaşıt.
72 saat boyunca oyun oynuyor abi.
Hani hiç kalkmıyor bilgisayarın başından.
Ben 52 saat oynadım ama arada kalktım, tuvalete gittim, yemek yedim, bir tur attım.
Uykusuz kaldım sadece.
Yok bu adam 72 saat boyunca hiç kalkmıyor bilgisayarın başından.
İnternet kafede oluyor bu olay tabii.
Daha sonra bu adamın yanına gelen gençler bakıyorlar ki bir adam var böyle.
Hareketsiz yani hiçbir şey hareket şey yapmıyor.
Kontrol ediyorlar ki adam ölmüş.
Ve daha sonra işte polis falan çağırıyorlar.
Bakıyorlar ediyorlar ki adam aşırı hareketsiz kalmasından dolayı ölmüş.
Kalp yetmezliği. Sadece kalp yetmezliği değil yani.
Tüm organları hani işlev görmemez hali geliyor.
Ama tabii asıl olayı kalpte bitiyor yine.
Bu arada adamın hangi oyunu oynadığı belli değil.
Onu da çözememişler. Ondan daha acı bir durum şu.
Yani internet kafaya... Gidiyorsun abi.
Tamam mı? Oyun oynayacaksın. Oturuyorsun bilgisayarın başına.
Tamam mı? Böyle giriyorsun. CS atacaksın misal.
Yanındaki adam dikkatini çekiyor böyle.
Mumya gibi duruyor öyle. Adama bir dokunuyorsun.
Adam... Ölmüş.
Çok kötü bir durum. 13-14 yaşlarındasın.
Olayı anlayamazsın bir kere.
Amerika'da bir fon var.
Make a Wish Foundation diye.
Yardım. Hasta çocuklara yardım eden bir vakıf.
Burada bir Twitch yayıncısı.
Breen. Twitch'de yayın yapacak.
24 saat boyunca. World of Tanks oynayacak.
Topladığı bağışları da derneğe bağışlayacak.
Biraz güzel bir niyet yani. İyi bir niyetli bir hareket.
Sıkıntı şu ki yayın 22.
saatine kadar hiçbir problem yok.
Yayın 22 saat sonra yani 22.
saatinde yayıncı kalkıyor bilgisayarın başına.
Herkes şey sanıyor böyle bir ihtiyacı var herhalde bir lavaboya falan gidecek.
Tuvalete gitmek. 22 saat boyunca hiç kalkmamışsın.
Sıkıntı şu adam geri gelmiyor.
Saatlerce bekliyorlar. Bekliyorlar bekliyorlar.
Hatta bunun yayını şeyi de var hani görüntüleri de var internette.
Merak eden arkadaşlar girip bakabilir.
Daha sonrasından böyle yakın takip ettiği arkadaşları dostları polise haber veriyor.
İşte olayın yerine gidiyorlar ve bakıyorlar ki adam ölmüş.
Kalp krizi geçirmiş. Araştırıyorlar ediyorlar otobüs sonucunda da uykusuzluğa dayanabilmek için aşırı derecede enerji işici yaşıyor.
Ve bundan dolayı kalp krizi geçiriyor abi.
Yani adamın bir de 3 çocuğu var.
Hakikaten bir de 3 çocuğu vardı adamın yani.
Karısı falan neredeydi acaba? Büyük bir ihtimal.
boşanmıştı ki. Ya da ne bileyim biz şey yapıyoruz ya böyle hanımları arada bir şeye göndereceğiz.
Başka bir yere gönderip başka bir yerde oyun oynuyoruz.
Öyle bir şey de olabilir mesela. O da olabilir yani.
Beni sal. Ben 24 saat diye yapacağım seni.
Dinleyemem. Enteresan tabii.
Geçmiş olsun. Allah rahmet eylesin diyelim yani.
Diablo 3'ten Evet, yakın zamanda hatta onun belgeselini de yapmıştık.
Hatta bu çalışmanın, bu içeriği ortaya çıkartmanın sebeplerinden bir fensi de buydu.
Ben bu oyunun belgeselini yaparken, metnini yazarken orada gözüme çarpıyor.
On sil içindeki bir çocuk, yine Tayvan'da, Uzakdoğu'da yine.
Ne varsa Uzakdoğu'da var ama dur Amerika'ya da gelecek.
Yani orada da var. Zaten bir Uzakdoğu, bir Amerika'nın Florida eyaleti bir de.
Aynen Florida. Abi bu arkadaş genç daha doğrusu.
Diablo 3 çıktığı zaman bir internet kafeye gidiyor ve kendine özel bir oda kiralıyor.
Bizim ülkedeki gibi düşünmemek lazım.
Bizde de var aslında öyle artık.
Vallahi ben hiç görmedim hani lise vermezsem onunla baya bir gittim.
Sen baya geride kaldığın için. Abi masa 3 açar mısın?
Onu açar mısın diyorduk yani.
Masa 3 50 kuruş daha.
Ve bu adam çocuk.
Kırk saat boyunca odadan dışarı çıkmıyor.
Yemek yemiyor. Hiçbir şey yapmıyor.
Ne tuvalete gidiyor. Altına iş ediyor galiba.
Altına sıçtı. Bir şeyler yaptı orada.
Bir Allah'ın kulu da demiyor ki lan bu çocuk kırk saattir burada.
Şuna gidelim bir bakalım da ne oldu demiyor yani.
Ama şunun da etkisi var. Özellikle kiralamanın sebebi de aslında bu.
Rahatsız edilmemek için. Tamam da kırk saat abi yani.
Hiç mi dışarı çıkmıyorsun yani? Fark etmemişler demek ki.
Ama sonunda yine fark edilmiş.
Yani bir şekilde fark edildi ve gidiyorlar bakıyorlar ki cansız bir evde yine çocuğun orada.
Otobüs sonucunda aşırı derecede aynı pozisyonda kalmasından dolayı hareketsiz olmasından dolayı yine bir kalp krizi sonucu.
Kalp krizi değil de böyle kalp damar yetmezliği gibi bir olay var orada daha çok.
Aynen öyle. Belki kalp krizi de geçirmiş olabilir.
Bu arada bu olayı da ölümden sonra Blizzard firmasına bir şey yayınladı.
Mesaj yayınladı. Diyor ki o mesajın adı bir kişinin günlük yaşamını ve aktivitelerini kesinlikle herhangi bir eğlence anlayışının üstüne tutulmamalı diyor.
Yani demek istiyor ki yani. Salak mısınız oğlum?
Ha manyak. Normal yaşayın oyunda oynayın diyor yani.
4 saat 5 saat oyuna tamamen 40 saat ne yani.
Dövüşle konsolu kaybetmek.
Şimdi bununla alakalı bir sonraki ölüm haberimiz maalesef ki ölüm haberimiz çok daha cuk oturuyor.
Kontrolü kaybetmek noktasında.
17 yaşındaki bir çocuk Daniel oyun bağımlısı.
Annesi babası fark ediyor.
Neredeyse günlük 18 saati buluyor.
Büyük bir rakam yani. Çok büyük bir rakam.
Çocuk Xbox oynuyor.
Annesi babası artık konsolu elinden alıyor saklıyor.
Bu da kaçak göçek gidiyor arkadaşlarının yanına.
Arkadaşlarıyla oynuyor. Kendi Xbox'u.
Bu arada Halo 3 lansmanı yapılıyor.
Tabi bu çocuk deliriyor Halo 3'ü görünce.
Şimdi bazı oyuncular Halo için pek şey yapmamabilir ama Xbox kullanıcıları için yani Halo serisi.
Halo güzel oyundur. Aslında Türkiye'de çok değer tutulmuyor.
O da Xbox'ın tutulmamasındandır.
Aynen öyle. Neyse bu diyor ki ben bu Halo 3'ü oynayacağım diyor.
Hem de kendi konsolunda. Gidiyor konsolu arıyor arıyor Xbox'ı bulamıyor.
Sonrasında babasının silahını alıyor.
Annesine ve babasına ateş ediyor.
Maalesef annesi orada ölüyor.
Ve babası da ağır yaralandı.
Sonuç olarak da 23 yıl hapis ve sonrasında şartlı tahliye.
Müebbete çevriliyor. Müebbete çevriliyor.
Yani bu... Bir de şöyle bir şey var.
Bu oyun cinayetleri ve oyun ölümleri PC'lerde tamam eyvallah var ama bu konsol olaylarında çok daha fazlaymış aslında.
Hani biraz araştırma yapınca konsol cinayetleri...
PC'ye göre çok kat kat ve daha fazla.
Maalesef. Onun da sebebi şu biz hep ülkemizde PC oyunculuğu olarak oyunları gördük ve oyuncuları gördük.
Ama yurt dışında konsol oyunculuğu çok daha fazla.
Aynen öyle. Bu haber çok üzücü ya.
Çok enteresan da aynı zamanda.
Çok enteresan ve çok üzücü.
Şimdi şöyle düşünün oyunu kimler oynar?
Hep çocuklar oynar veya normal yetişkin insanlar erkekler oynar değil mi?
Biz gibi 30 yaşını devirmiş insanlar da oynuyor.
Normal seviyede oynarsın.
Herkes oynuyor abi oyunları.
Normalde herkesin gözünde odur değil mi?
Genç işidir biraz daha.
Genç işidir ama buradaki oyunu oynayan kişi bir anne.
Tamam olabilir ne var bunda?
Babaların oyun oynama hakkı var da annelerin yok mu yani?
Hem de oynadığı oyun farmıyor.
Yani formülleri bilmeyen yok herhalde yani.
Facebook'ta bir ara herkes oynadı o oyunu yani çiftlik oyunu bildiğimiz en basit tabiriyle.
Peki bir çiftlik oyunu cinayete sebep olabilir mi?
İşte eğer kontrolü kaybedersen Super Mario oynarken bile cinayete sebep olabilir.
Geldik Amerika'nın Florida eyaletinde yaşayan 22 yaşındaki Alexander'a.
Ki daha 22 yaşında yani.
Ya kendisini oyuna o kadar çok kaptırmış ki.
Oyun oynadığı sırada ağlayan bebeğinden rahatsız oluyor ve onu susturmaya çalışıyor.
Ama tabi bir normal bir anne gibi değil de kontrolü kaybetmiş bir oyuncu olarak, bir anne olarak bebeğini susturmaya çalışıyor ve onu hırpalamaya başlıyor.
Sarsmaya başlıyor. Tabi bu bebek sarsılınca daha çok ağlamaya başlıyor.
Bu sefer 22 yaşındaki anne, hani dedemeye dilim varmıyor mu?
22 yaşındaki kadın da kontrolü hepten kaybediyor ve uçucu daha da fazla sarsmaya başlıyor.
Ve en sonunda kendini ne kadar kaybettiyse daha 3 aylık bebek o sarsın diye daha fazla dayanamıyor ve vefat ediyor.
Orada hiç hemen direkt vefat ediyorlar.
Yani yapılan otopsi nedeniyle böyle kaburgaları falan kırıldığını söylüyorlar.
Tüm iş organı neredeyse parçalanıyor.
Ya 3 aylık bebek ya hani düşün.
Sen benmiş kucağımızı alamıyoruz ama bir yerine bir şey olacak diye.
Bu çok farklı bir durum.
Bir de bu arada 50 yıl hapis yazası aldı yani.
İlk başta reddediyor durumu sonradan da kabul ediyor.
Reddedilecek bir durum yok ortada yani.
Yani bu işin anne veya baba olmakla bir alakası yok.
İnsiyetle yaşla hiçbir alakası yok abi.
Tamamıyla kontrol meselesi yani.
Yine Florida'dan bir haber var.
Uzak doğudan çıktık Florida'da kaldık bu aralar.
Tony isimli bir şahıs.
Mahluk. Evil Quest oynarken 9 aylık oğlunun ağlamasına rahatsız oluyor.
Paşam. Bebeğin yanına gidiyor.
Susturamayınca çocuğu hırpalamaya başlıyor.
Bildiğin çocuğu darp ediyor.
Bunda da hani çocuk susmayınca adam cani çocuğu çatı katına dolamak istiyor.
9 aylık çocuktan bahsedeyim.
9 aylık bir çocuk ya.
Ve 24 saat sonra 24 saat sonra gidiyorlar oraya.
Unutuyor o. Yani şey yapıyor oraya kitlediğini unutuyor.
Yani o iniyor aşağıya yine oyun oynamaya devam ediyor gerizekalı.
Sonra 24 saat sonra çocuğun maalesef cansız bedenine ulaşılıyor.
Otopside aşırı baskıdan dolayı kalbi denilmiş ve iç kanama yaşamış.
Ne kadar sarstıysa artık abi ya.
Kaburgası kırılmış, sol köprücük kemiği kırılmış.
Adamı da mahkemeye çıkartıyorlar.
Sadece Yani 15 yıl ceza veriyorlar.
Bunu ben anlamıyorum.
Yani 15 yıl ceza nedir ya?
Hiç vermeseydin abi yani.
Şimdi küfür edeceğim ama olmayacak.
Nasıl bir konu seçtik ya?
Sinir bozucu bir konu gerçekten.
Sinir bozucu. Yani şu adamları bana versinler şu an burada.
Türlü türlü şeyler yaparım onların.
Şimdi yukarıda saydığımız oyunların bir şu online tabanlı oyunlardı.
Online oynanan, rekabetçi oyunlardı.
Ama dediğim gibi. Bu gibi sonuçların olması için sadece online olmasına gerek yok.
Düz hikayeli oyunlar da buna bir sebeptir.
Bunlardan bir tanesi de GTA oyununu bilmeyen yoktur.
Demi Moore adında bir GTA hayranı oyuna o kadar kendisini çok kaptırıyor ki.
Nereden bulduğu bilinmiyor.
Bir silah buluyor. Ve devreye atan 3 tane polisi silahıyla öldürüyor abi.
Tabii yakalanıyor bu çocuk.
Diyorlar ki niye böyle bir şey yaptı?
Yani derdin neydi birader senin diyorlar.
Çocuğun verdiği cevap çok ilginç abi.
Yaşam bir video oyunudur.
Bir ara herkes ölecek zaten.
Sıyırmış ya. Ya bu kadar kontrolü kaybetmek.
Bu kadar kendinden geçmek.
Ve... Bu cinayetlerin...
Şimdi şeyi de daha doğrusu bunun konunun sonunda söyleyelim.
Yaş ortalamasının konumuzu bitirelim.
Ondan sonra bir değerleyelim, toparlayalım.
Aynen öyle. Yine Amerika'dan bir haber var.
Wisconsin eyaletinde.
21 yaşındaki Sean Wally.
Yine Everquist oynarken.
Bayağı bir bağımlı oluyor oyuna.
Oyun o kadar yine kendisini kaptırıyor ki gerçeklikten artık neredeyse tamamıyla kopuyor.
O kadar kopuyor ki. İntiharın eşiğine geliyor.
Ve en sonunda kendi canına kuyuyor.
Hani bak buna amen. En azından o adam kimseye zarar vermemiş.
Kendi kendine ne yaptıysa yaptı.
Dedi ki hani kontrolü kaybetmek.
Bir sonraki haberimiz. 25 yaşındaki Tyron Spielman.
Telefon karşısında geçmiş oyun oynuyor.
Yine Xbox oyununu oynuyor.
O sırada da 17 aylık bir bebeği var.
Etrafta doğruya böyle fıtı fıtı dolanıyor.
Çocuk dolaşırken. şeyin önünden geçiyor.
Konsolun önünden geçerken televizyonun önünden geçerken ayağı kablolara takılıyor.
Yani o sıçtığımın konsolu yere düşüyor maalesef.
Maalesef o konsol yere düşüyor.
O sıra Tayran sanki kalkmış biri ona vurmuş da öyle bir sinirle ayağa kalkıyor.
17 yaşındaki 17 aylık.
17 yaşında 17 aylık çocuğu hırpalamaya başlıyor.
Hırpalamıyor. Yumrukluyor direkt ya.
Yetmiyor. Hırsını alamıyor.
Alıyor çocuğu. Tutuyor.
Kaldırıyor. Fırlatıyor abi.
Udanın diğer tarafı. 17 aylık bir bebek ya.
Adama 47 yıl hapis cezası veriyorlar.
Yani şimdi konsol kaybetmek hani İhsan bu kadar mı kendinden geçer yani?
Bu kadar mı gözü döner bir insana?
Altı üstü bir oyun. Bu haberler hep yurt dışında dönüyor ama yurdumuzda da maalesef böyle en azından yurt dışında olmasa da bazı haberler geliyor, oluyor, yaşanıyor.
Konya'da yaşayan 14 yaşındaki Mustafa Küçükköy adında bir lise öğrencisi evden geliyor böyle.
Okuldan geliyor eve geçiyor.
Oturuyor bilgisayar başına oyun oynuyor.
Aradan çok fazla da bir saat dedi yani.
Birkaç saat geçmesine rağmen şey yapıyor.
Annesi sesleniyor. Ses vermiyor çocuk.
Sonra annesi gidiyor bakıyor ki oğlu bilgisayar başında kafasını koymuş böyle masaya.
Hareket bir şekilde duruyor. Uyuduğunu sanıyor böyle dürtüyor ediyor.
Bakıyor ki hareket yok yani.
Cansız bir deneyle karşılaşıyor.
Hastaneye götürüyorlar. Otopsi sonucunda kalp krizi.
Kalp krizi geçiyor. Ya bence yeter bu kadar ya.
Daha fazla devam edemeyeceğim. Yani.
Daha haber var ama. Çok.
Çok var. Çok çok var.
Bence bu kadar yeter. Şimdi.
Anlatmak istediğimiz, söylemek istediğimiz olay şu.
Oyunların asıl amacı insanları eğlendirmek, keyifli birkaç saat geçirmek.
Ama bunu yaparken eğer kontrolümüzü kaybedersek, oyun oynadığımızı unutup onun dünyasında kaybolursak gerçek hayatta yaptıklarımızın nelere sebep olduğunu farkına varamayabiliriz.
Bunun için ne yaparsak yapalım, oyun oynarken olsun, yürürken olsun, araba kullanırken olsun, konuşurken, nefes alırken bile kontrolü bizde olması gerekir.
Bir an eğer kontrolümüzü kaybedersek...
dersek Farmvilla gibi bir çiftlik oyununda bile neler olabileceğini gördük.
O yüzden şimdi Son zamanlarda bu Türk oyunları ile hakkında baya bir serserileşti olmuşlardı.
Baya olaylar olmuştu yani. Yok onun çakması, yok bunun klonu, yok ben 2 saatte bu oyunu yaparım falan diyerek.
Ya oyun abi bu altı üstü ya.
Eğleneceksin, çıkacaksın, hayatına devam edeceksin.
Binlerce oyun var ağalar beyler.
Beğenmezsen oynamazsın, geçersin, silersin, atarsın, neyse iade edersin, devam edersin.
Bunu bu kadar ciddiye almak.
Bunu bu kadar hayatımızın odak noktası yapmak hiçbir zaman doğru bir hareket olmuyor.
Maalesef. Gördük şimdi neler var yani.
3 aylık bebeğini öldürenler, 9 aylık bebeğini öldürenler, intihar edenler.
Şimdi bizi dinleyenler belki şeye takılabilirler.
Mavi balina olayından niye hiç bahsetmediniz?
Onda da çok sayıda çocuk hayatını kaybetti diye.
Mavi balina olayı çok çok farklı bir olay.
Orada bir oyun yoktu. Orada çok daha...
Oyun var aslında ama farklı bir boyutta oyun.
Akıl oyunu var. Aynen öyle.
Orada karşıdaki bir insan...
Korsan diyelim daha doğrusu.
Bilgisayarını ele geçerek senin şahsi bilgilerini ele geçiriyor ve o bilgilerin sonucunda...
Sana görevler veriyor. Sana bir şeyler yaptırmaya çalışıyor.
Aynen öyle. Bu normal bir oyun değil yani.
İşte orada örnek olarak neyi şey yapabilirsin?
Kontrol. Yani o sıra kontrolünü kaybediyorsun ve kontrolü karşıdaki insana veriyorsun.
Ve sana... İstemediğin şeyler yap.
Hayatta yapmayacağın şeyler. Neyse daha fazla uzatmayalım.
Bu haftalıkta sohbetimizi burada bitirelim.
Biraz... Can sıkıcı bir sohbette ama konuşulması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum.
Özellikle toplumumuzda şu an insanların her geçen gün yalnızlaştığı bir dönemde gençlerin oyunlara kendisini kaptırması sonucunda hem psikolojik hem maddi hem manevi olumsuz
sonuçlar ortaya doğabiliyor.
Bunun önüne geçmek için yapılacak tek bir şey var.
Kontrolü elden bırakmamak.
Eğer kontrol sizde değilse bir an sonrasının ne olacağını bilemeyiz.
O yüzden siz siz olun kontrolünüzü kaybetmeyin.
Burada ebeveynlere de çok görev düşüyor.
Sırf oturup bir iki saat kafa dağıtacaklar diye bir şey izleyecekler diye bir karı koca çocuklarını ihmal etmesinler.
Bu ister küçük yaşta olsun büyük yaşta olsun.
Daha da fazla bir şey diyemiyorum.
Diyecek bir şey de bulamıyorum.
Bu haftalık benden bu kadar.
Kendinize iyi bakın.
Haftaya daha güzel bir konuyla üzmeyecek bir konuyla görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
