
Yıllardır ara verdiğimiz seriye bizi döndüren oyun oldu kendileri. Biz oynar, sert eleştirir geçeriz diyorduk ama bu oyunu iyi yapmışlar be. EA sonunda bir şeyleri başarmaya başladı diye umutlanmak istiyoruz. Keyifli dinlemeler...
Transkript
Riders on the Storm.
Bu şarkı sana neyi hatırlatıyor?
Gençliğimi. Gençliğimi.
Kaybettiğim yıllarımı.
Kaybettiğim. Ulan bana kaybettiğim yıllarımı geri verin lan.
Evet. Kaybettiğimiz yılları hatırladık bu şarkıyla.
Çok güzel bir şarkıdır kendisi.
Orhan Baba'nın Nadide.
Nadide. Nadide eserlerinden biridir.
Evet. Aramesk müziğe yön vermiş.
Puff küfleriyle meşhur Snoop Dogg abimizin.
Bizde yere çok ayrı olan bir şarkıdır.
Neden? Ben bu hatta Snoop Dogg'u sanırım bu adamla tanıdım.
Yani bu şarkıyla tanınayım diyebilirim yani.
O dönem. Çok yakından takip etmiyorduk dış basını falan.
Aslında şarkının orijinali bu değil.
Orijinali söyleyen The Doors diye bir grup Snoop Dogg bunu coverlayıp Underground 2 için çok güzel bir müzik yapmış.
O zaman mp3 olarak Vinamp'dan dinliyorduk bunu tabii ki ama şimdilerde ise neden bundan giriş yaptık az çok anlamışsınızdır herhalde.
Şöyle hakikaten neden direkt buradan girdim böyle nostaljik duygularla girdim tahmin edebiliyorum.
Bugün itibariyle, podcast'ı dinlediğiniz gün itibariyle Need for Speed'in son oyunu Unbound yayınlandı.
Yayınlanmadan önce EA Play üzerinden 10 saat boyunca ücretsiz olarak oyunu deneme imkanınız vardı.
Sanırım şu an hala da öyle bir imkanınız var bu arada.
Oyunu oynamak isteyen, merak eden insanlar varsa EA Play üzerinden ücretsiz bir şekilde 10 saat boyunca...
oyunu oynayabiliyorsunuz. Biz de içerik üreticileri olarak bizim için güzel bir fırsattı.
Oradan oyunu oynadık.
Hem hikayeli modunu hem de online modunu deneyimledik.
Güzel bir sonuç elde ettik.
Beklemiyordum açıkçası. İlk oyunu gördüğümde fragmanlarına baktığımızda böyle batı anime tarzı grafitiler ve farklı bir stil vardı oyunda.
Bu benim pek hoşuma giden şeyler değildi böyle.
Benim de hoşuma gitmemişti ama sonradan Ama farklı kotarmışlar.
Beklediğimden iyiydi. Beklediğimden iyiydi.
Şimdi biz son oyuna gelmeden önce önce bir hafiften şey girelim.
Need for Speed serisine bir ufak bir bakış atalım diye düşündüm ben.
Dünden bugüne Need for Speed yapalım bence.
Bence de yapalım. Toplamda kaç?
28 oyun mu çıkarmışlar? Yok 24 oyun yapmışlar.
Yalnız saymadıysam eğer 24 oyunmuş abi.
Son oyunla beraber. 1994 yılında Başlamış serimiz.
Evet. Pioneer Studios ve EA Kanada Stüdyoları ilk oyun yapan geliştirici ekipmiş.
Ve 1994 yılında.
İlk oyunumuzun adı The Need for Speed olarak çıkmış.
İlk haliyle. Sen bu oyun yani Need for Speed serisine hangi oyunla başladın sen?
Yanlış anlam hatırlamıyorsam 2 ile başladım.
Ben de 2 ile başladım.
Hiç yanlış hatırlamıyorum. Dümdüz 2 ile başladım.
Çok eski olduğu için Hot Pursuit de olabilir.
2 de olabilir ama ben hatırladığım kadarıyla 2.
Evet ben Hot Pursuit direkt 2 ile başladım ben.
Ondan sonra bire bir döndüm.
Sonra devam ettik.
Yani nereye kadar oynadın sen Need for Speed serisini?
En son oynadığın oyun neydi?
Galiba Heat'i oynadım ya.
Ama arada hiç oynamadım tabii ki.
Arada oynamadım ama en son oynadığım oyun Hit olması lazım.
Onu da çok ağır oynamadım yani.
Ben Carbon'a kadar yani 2006 yılına kadar 1997 ile 2006 yıl arasındaki tüm oyunları sömürdüm.
Baya baya güzel güzel sömürdüm.
Çünkü o zamanlar rakibi yok.
2 aslında yani. Rakibi yoktu çünkü kalitesi de belli bir üst düzeydeydi zaten ama.
Bir onunla yarışacak şey vardı.
O da onun klasmanında değildi ama şey Gran Turismo serileri.
O daha simülasyon vari.
Birazcık da simülasyon vari olduğu için.
Olmasa bile PlayStation'dan PC'de değil ki onlar yani.
Olsun yine hani değerlendirilebilecek bir boyuttaydı yani.
Sonuç olarak şöyle bir şey var. Network Speed serisi Carbon'dan sonra bir ciddi anlamda çöküştü.
Aslında bu çöküş... Most Wanted'dan sonra başladı aslında da bu Carbon'la beraber iyice bir kendini göstermeye başladı.
Carbon'dan sonra Pro Street, Undercover, Shift, Nitro, World, Hot Porsche, bir daha ondan sonra Shift 2 falan derken en son Most Wanted 2012.
oyununu yaptılar ki bana göre neden yapıldığını hala anlamadığım oyunlardan biridir.
Tam bir kafa karışıklığıdır.
Bu aradaki oyunların hepsi yapmış olmak için yani yine şey yayın sömürme politikası diyebiliriz buna bence.
İnşallah yayından birileri bizi dinlemiyordur da.
Sıkıntı yok yani bir sponsorluk beklentimiz olmadığı için rahat rahat konuşabiliriz yani.
Sponsorluk beklentileri olanlar düşünsün bize ne.
Ama şöyle de bir durum var şimdi yani ben En iyisi hangisi dersen 2 tane zaten var.
Yani 2 tane arasında herkes kalır yani burada.
Birincisi Underground 2'dir.
İkincisi de 2005 Most Wanted'dir.
Yani bu tartışma sonuçlanmaz ya.
Need for Speed oynayanlara veya oyunculara sorsak %95'i belki...
bu cevapları verir diye düşünüyorum yani.
Sadece bu ikisi arasından hangisini tercih edeceğini seçmek kolay değil.
Bence kolay abi. Underground 2 tamam eyvallah da Most Wanted'da az değil.
Most Wanted'da güzeldi tabii ki o.
Most Wanted'ın özellikle grafik anlamında çok büyük bir zevk yani.
Grafik anlamı, arabalar çok daha güzeldi bence.
Çok çok daha iyi. Hikaye anlamında da bence daha iyi.
Ama işte Underground 2'de yarış oyunlarını...
Bambaşka bir soluk getirdi o da.
Bunu defalarca söylemiştim ama neonlar var ya arabanın altına ne koyduğum var ya.
Beni var ya bitiriyordu ya.
Arkadan şarkısı çalıyordu ya.
Bizim okulda hatırlıyorum bir tane Murat vardı.
Deli gibi çizim yapardı yani.
Oradaki arabaları önce gider evde modifiyesini yapardı bilgisayarda.
Sonra gelirdi çizerdi bak diyor bunları modifiye.
En son yaptığı modifiye buydu derler.
Öyle bir manyaktı yani. İlk aklına hangi araba geliyor?
Benim aklıma Nissan geliyor.
Civic. Civic mi geliyor?
Benim aklıma kapaktaki galiba Nissan'dı galiba.
350Z. Ama hani böyle Underground 2 dediğin zaman öyle mavi gri böyle.
Nissan geliyor benim direkt aklıma.
Favori araban hangisiydi peki?
Mazda'da güzeldi.
Şimdi bilmiyorum ya.
Nissan ile Mazda arasında kalırım ya.
Benimki tek abi. Langer.
Drak yarışlarında.
Drak yarışlarında affetmez yani.
Alayını ezer geçer. Stokluyordun arabayı.
Basıyordun anasını satayım. O bir tıs bir sesi vardı.
O mükemmel bir şeydi.
Lanzer çok iyi bir arabaydı.
Bilmiyorum. Performans olarak.
Ama şeylerde tırttı.
Sokak yarışında tırttı bir tık.
Dönemeç noktasında viraj alma noktasında biraz zayıf kalıyordu.
Onda da NOS'la destekleyecektin işte.
Dönemeçte klasik NOS.
El frenine çekeceksin.
Götü vurduğu zaman hafif NOS'a yükleneceksin.
En kötüsü neydi biliyor musun?
NOS'un bitiyordu ya. NOS'un olmuyordu.
Viraja geldiğin zaman sıçıyordun zaten.
Toparlayamıyordun. Zor oluyordu yani.
Ya şimdi Lenzer'ın sıfırdan yüze çıkması şeyi yüksekti saniyesi performansıydı.
Torku yüksekti yani. İyi arabaydı.
Evet. Şu anki benim favorim ne biliyor musun?
Şu an derken? Toros.
Az yakıyor abi. Çok hızlı gidiyor.
İyi gider iyi gider. Şimdi biz gelelim şimdi 2022 yılına.
En son 2019 yılında Need for Speed Heat oyununu çıkarttılar.
Birçok kişi tarafından büyük eleştiri aldı bu oyun.
Çok fazla deneyimlediğim bir oyun değildi.
Heat oyunu. Ama genel olarak baktığımız zaman çok beğenilmedi.
Lakin şöyle bir özelliği var Heat'i.
Bu 2022 yılında çıkan son oyunun temelleri bir derece bu oyunda atılmaya çalışıldı.
Öyle diyorlar. Ben oynamadığım için çok fazla bilmiyorum.
Ben dediğim gibi Carbon'dan sonra baya bir küstüm seriye.
Çünkü hakikaten cılkı çıkmıştı.
O yüzden ama bu yeni oyunla bir denedik.
Öncelikle şunu söyleyeyim.
İlk başta dediğim gibi grafik anlamında baya kaliteliydi.
Efektlerin böyle çizgi film, anime tarzında olması ilk başlarda...
Göze çok fazla batsa da özellikle fragmanı izlediğin zaman dedim bu ne ya dedim.
Seri zaten bitmişti daha da bitirmişler.
Hepten Japon animesine çevirmişler.
Saçma bir hale gelir. Yok bak batı animesine kaymışlar daha çok da.
O efektleri görünce anime Japonlar, Çinliler geliyor.
Şöyle bir şey var oyunda karakterler ve...
Araç efektleri dışında işte böyle hızlı gittiğinde, nos bastığında ya da böyle yüksekten uçtuğunda çarpma anı.
Araba efektlerinde, sürüş, oynanış efektleri dışında her şey gerçekçi.
Realist bir grafik stili uygulanmış.
Ben şöyle bir şey sandım. Oyun komple böyle grafik şeklinde olacak sandım.
Çünkü öyle bir fragman sunurlar.
Aynen öyle. Ama oyun öyle değilmiş.
Alakası yokmuş. Yani birincisi bu.
Ve bu efektlerin kullanımı...
Bir süre sonra hoşuna gitmeye başlıyor.
Özellikle şu sürüş hissiyatı noktasında seni tatmin ediyor.
Şimdi sen oyunu oynamadığın için çok orada şey yaptım.
Bence bir oynaman lazım.
Oğlum fırsat mı var?
Zaman mı var? Evde PlayStation duruyor.
God of War oynayamıyoruz. Ragnarok.
Sen diyorsun ki bana evde ekmek yok.
Senin din, iman. Şimdi o zaman ben deneyimleri paylaşmaya devam edeyim hızlıca.
Dediğim gibi sürüş ve oynanış mekanikleri böyle arkeide simülasyon arasında bir sürüş keyfi var.
İyi o zaman kotarmışlar, tutturmuşlar.
Ben uzun zamandır yarış oyun oynamadığım için elde bir hantallık vardı ama bir noktadan sonra bir alıştıktan sonra iyi tamam yapabilirim dedim birçok yarış için.
Ben bir ara şey oynamıştım Steam indirimlerinde şey Mosfant'ı da almıştım.
2012'yi aldık yani biz onu orijinal Mosfant'ı sanarak almıştık.
Evet maalesef ama sonra fark ettim ki Bu başka bir oyun.
2-3 ilerledim mesela araba gördüm.
Açayım lan şu arabayı alayım dedim ki altta ne yazdı kanki?
İşte bu arabayı alabilmeniz için şey yapmanız lazım.
Sen söyle. İşte paketi almanız lazım dedi.
Klasik iyi görünce dedim senin yapacağın oyunu dedim.
Kapattım sonra bir daha oynamayı sildim.
Önceki oyunlarda neler eksik, neler şey vardı onu hiç bilmiyorum ama ben bu oyunu oynadığım için bu oyun üzerinden sadece konuşacağız.
Bu oyunda da öyle bir şey var mı?
Arabaları açabilmen için para ödemen gerekiyor mu?
Oyun içi para var sadece.
Oyun içi para mı? Oyun içi para sadece.
Onu yarışlarda kazanıyorsun. Bak güzelleştirmişler bu konuyu.
Güzel olmuş. Çünkü bunu artık...
Aşmaları gerekiyordu gerçekten.
Ben yani o oyunda sinir krizi geçirerek çıkardım.
Lamborghini Galler'da gördüm.
Ulan bineyim dedim anlarımı depreştireyim dedim.
Bir geldim arabanın başına binemiyorum arabaya.
Kırmızı yanıyor hatta işte bastım beni şey atıyor yeni sayfasına atıyor.
Ya dedim kardeşim biz siktir gitti ya.
Tamam buralar bak çok podcastlerde ağzımızı bozmaya başladık.
Ama bozmayayım mı?
Gerek yok gerek yok. Şimdi biz oyuna dönelim bak.
İkidir inceleme mi bölüyorsun?
Hem oyun oynamıyorsun hem inceleme yapmamı engelliyorsun.
Sürüş keyfini söyledik.
En iyi incelemeyi sen yaparsın Necmettin abi.
Nasıl oluyormuş hep sen beni baltalıyordun.
Burada birbirimizin eğer ayağına basacaksak rakip değiliz biz hani ortağız ya.
Tamam tamam daha konuş. Konuş da.
Baltalayıcı şekilde konuşmazsan eğer.
Tamam tamam. Sonra efendim diyorsun ki Spotify'da işte en çok dinlenen şunlar olmuş.
Tabii ki dinlenmez yani. Yo biz de çıkmışız ya.
Birkaç kişi dinlemiş bizi.
Var sağ olsun dinleyen bazı dostlarımız var.
Eksik olmasınlar onlar. Zaten onların yüzü suyu ürmetine bu değirmen dönüyor.
Şimdi. Oyunda bir de para sistemi var.
Malum her yarış oyunda olduğu gibi.
Ama şey yapmışlar mesela eski oyunlarda yarışırdın, yarışı kazanırdın, kaybederdin.
Ona göre paranı ya alırdın ya almazdın.
Burada yarışı kazandıktan sonra kazandığın para kırmızı bakiyeye aktarılıyor.
Direkt oraya düşüyor.
O paranı eğer olur da böyle bir polis yakalanırsa, başına bir iş gelirse parayı kaybediyorsun.
Bence güzel bir şey olmuş. Aynen öyle.
Yarış bittikten sonra seni hemen oyun şeye yönlendiriyor.
Garaja yönlendiriyor ki garaja git.
Kırmızı bakiyedeki parayı yeşil bakiye aktar diyor.
Yani üstündeki parayı şey yaptı.
Kasaya koydu. Oyun şunu yapmış.
İki yarışta bir, üç yarışta bir kesinlikle diyor garaja git diyor.
Garaja gitmenin şöyle bir avantajı var.
Birincisi işte o kırmızı bakiyedeki emanet duran parayı ana paraya aktarıyorsun.
Ana kasaya aktarıyorsun ve ne olursa olsun polis de yakalasa da araban da patlasa bir şey olmuyor parana.
İkincisi Oyunda restart etme özelliği var.
Yarışa girdin, yarışırken son anda bir kaza geçirdin ya da yarışı...
Kaybediyorsun. Oyuna restart atabiliyorsun.
Önceki oyunlarda da vardı ama şey.
Vardı da bunun bir sınırı yoktu.
Buna bir sınır getirmişler.
İşte bu da oyunun zorluk moduna göre sayısı değişiyor.
Kolay modda 10 defa. Orta modda kolay.
Normal modda 4 defa.
Zor modda da 2 defa restart atabiliyorsun.
Bence o da güzel olmuş. Tabii canım. Restart hakkın bittikten sonra yine garaja gitmen gerekiyor.
Yine garaja gittiğin zaman paranla beraber restart atma özelliği de otomatikmen yenileniyor.
Oyun şunu diyor sana. Durmadan garaja git arabanı yenile, modifiye et, bakımlarını yap ona göre yarıştır.
Çünkü bu oyunda o özlemiş olduğumuz araç modifiyesi ve performans geliştirme özelliklerini geri getirmişler abi.
Onda da bir underground esintisi var yine değil mi?
Fazlasıyla var. Baya hani hem performans paketleri hem de modifiye özelliklere baktığımız zaman işte farından tut, fren diskine kadar birçok özelliğini modifiye
edebiliyorsun. Peki komplike mi yoksa düz mü?
Güzel güzel. O zaman o da güzel olmuş.
Underground esintisi.
Kesinlikle. Ama ben oyunun underground esintisi olduğunu gece sürüşünü Yaşayınca anladım.
Gündüz hiçbir şey. Normal gündüz oyun gibi oynuyorsun ama.
Hatta gündüz bile Forza'ya benziyor.
Şöyle Forza'ya benziyor. Oyunun bir açık dünyası var.
Ve bu açık dünya bayağı bildiğin Forza'dan esinlenilmiş.
Daha serbestleştirilmiş.
Serbestleştirilmiş. Böyle eski Underground oyunlar, Network Speed oyunlarında anayoldan fazla çıkamazdı.
Açık dünyası vardı ama işte sokak aralarına girerdin çıkardın.
Daha yüzeyseldi yani. Herhangi bir çevreye mesela hatırlarsın böyle dağ yoluna çıkardın.
Underground 2'de. Ama şey yapamazdın.
Ormanlık alana giremezdin.
Belli bir çizgisel bir haritası vardı açık dünyasında.
Burada ise Forza'daki gibi ormanlık alana da girebiliyorsun.
Ağaçlara çarpabiliyorsun. Bariyerleri kırabiliyorsun.
Parçalanabilir çevreler çok fazla var.
Güzel olmuş o zaman. Daha gerçekçiliği arttırmış.
Bir de insan detayı da vardı galiba.
Aynı zamanda hem yarışlarda hem de açık dünyada serbest dolaşırken.
Normalde serbest dolaşımlı insanların olması çok şey değil.
Çok ince bir detay değil.
Serpiştirirsin. Serpiştirirsin.
Serpiştirirsin. Serpiştirirsin.
Ama yarışlarda da bu oyunun bir sokak yarışı oyunu olduğu hissiyatını işte orada insan detaylarıyla beraber güzel vermişler.
Hakeza araç trafiği de bayağı yoğun.
Peki bir şey soracağım. İnsan detayı böyle hani çok yapay mı yoksa?
Yani. Ezemiyorsun en basit.
Kaçışıyorlar sağa sola. Hemen kaçıyorlar böyle.
Atlıyorlar böyle sağa sola.
O şeydeki gibi değil değil mi?
Hani PES 13'te seyirciler oluyor değil mi?
Böyle karton gibi. Hayır öyle değil.
Öyle değil. Daha böyle gerçekçi bir şekilde.
Gerçekçi canım. Onda bir sıkıntı yok.
Ben bayağı uğraştım ezmek için de ezemedim yani.
Şeyde Forza'da da öyle bir şey vardı.
Koyun mu ezemiyordun? Öyle bir durum vardı galiba.
İnternette görmüştüm ben onu ya.
Koyunu mu ezemiyordun? Bir şey ezemiyordun.
Bir şey vardı. Açık dünyası böyle.
modifiyesinden bahsettik. Gece sürüşünden bahsedecektik.
İlk defa böyle garaja her girdiğinde zaman değişiyor.
Girdin çıktın gece ise gündüz, gündüz ise geceye dönüyor.
Garaja girmenin de öyle bir şeyi var.
O da güzel. İstediğin an gece Yarışabiliyorsun.
İstediğinden gündüzle yarış yapabiliyorsun.
Bu tamamıyla garaja girmenle alakalı olan bir şey.
Işıklandırmalar nasıldı gece? Abi gece bildiğin Underground'ın remake edilmiş haliydi.
Benim almış olduğum hissiyat buydu.
Çünkü böyle ne çok aydınlık gece ne çok karanlık.
Tam öyle Underground'ı böyle yüksek ayarlarda oynuyormuşsun şeyi var.
Havası vardı. Güzeldi.
Benim çok hoşuma gitti. Bir fırsat bulursan ben de bir indireyim.
Şey yaparız buradan. Denetirim sana.
Kaldırmadım oyunu henüz. 10 saati doldurmadın mı?
Yok doldurmadım. O ne oluyor?
Sayaç mı var orada? Tabii tabii sayaçı var.
Oyun içi sayaçı var. 10 saat.
Masa 2 10 dakikada.
2 ay boyunca götürür beni öyle.
10 dakika 10 dakika oynarım ben öyle.
Bir yarış atayım çıkayım.
Aynen öyle. Şimdi dediğim gibi gece şeyleri o şekildeydi.
Nitro kullanımı burada şöyle bir özellik gelmiş.
Önceki hangi oyunda vardı hatırlamıyorum ama.
Bir mavi NOS'umuz var böyle klasik bastığımı böyle azalan araç sürdükçe kaza yapmadığın sürece artan bir NOS özelliğimiz var.
Bir de böyle hızlı şarj olan sarı NOS'umuz var.
Bu da artistlik hareket yaptığında böyle virajı driftle aldığında ya da böyle karşıdan giren aracı böyle teğet geçtiğinde risk oranı yüksek olan hareketler yaptığında
sarı şarj doluyor böyle NISRO'da.
Bunun şöyle bir olayı var.
Bunu dolduğu gibi basman gerekiyor.
Eğer basmazsan yok oluyor.
Kendiliğinden yok oluyor. Yani bunu bekleteyim hani ikisini birden kullanayım yapamıyorsun.
Ama ikisi aynı anda bazen doldurabiliyorsun.
Mesela mavi nos doldu.
Peş peşe artisti hareketler yaptın, drift yaptın.
Sarıyı da doldurdun. İşte o zaman çift nos bastığın zaman bir de hafiften böyle bir rampadan böyle uçuyorsan bir efektler çıkıyor.
Bayağı keyifli oluyor.
Böyle seyir zevki keyifli oluyordu.
Merak ettim ben şimdi. Yani şey var ben bu oyunu oynarken dedim hani ben bu oyunu oynarım.
Birkaç sövmek için notlarımı alırım.
Ondan sonra salarım diyordum.
Ama baya baya o eski Need for Speed oyunları havasını verdi.
Yenilikçi şeyleri de vardı kendi içerisinde.
Çok fazla olmamakla beraber.
Güzeldi ben beğendim.
Oynamak isteyenler EA Play üzerinden.
10 saat ücretsiz.
Ondan sonra EA Play'i böyle premium hesaba çevirip 30 liraydı herhalde.
Oradan da oyunu deneyebilirler.
Ama kesinlikle ve kesinlikle 1200 lira gibi bir fiyatı asla ve asla hak etmiyor.
Hiçbir oyunu hak etmediği gibi hiçbir EA oyunu da hak etmiyor yani.
Hiçbir oyun hak etmiyor diyelim.
Ama EA oyunları hiç hak etmiyor yani.
O kadar da değil. O kadar da demeseydi şimdi.
Hayır abi 1200 lira yani neye vereceksin yani.
Asgari maaşın 5'te 1'inden fazladır ki yani.
Bunları hepsini anlattık da şeyde inceleme videomuzda yani.
Evet detaylı incelemesini de isterseniz bu arada YouTube'a girip oyun makinesi kanalından da izleyebilirsiniz.
Evet. Son olarak söyleyebileceğim bir şey.
Bundan sonra seri ne olur?
Nasıl ilerler? Daha da böyle köküne özüne döner mi dönmez mi bilmiyorum.
Ama bu görmüş olduğumuz oyunda memnun kaldım.
Oynamak isteyenlere bakabilirler.
Kendileri deneyimleyebilirler.
Performans olarak... Şu an için ufak bir sıkıntısı var.
Optimizasyon sıkıntısı var.
Hani DLSS anca açtığında biraz daha böyle rahat akıcı oynayabiliyorsun.
DLSS kapalı iken ciddi anlamda kasmalar yaşayabiliyorsun.
Özellikle efektlerin bollaştığı noktalarda tahmin edebiliyorum.
Orada cümbüş olduğu zaman.
Ama bunları da kısabiliyorsun.
oyun içerisinde. Öyle de bir özelliği var.
Bu arada ayarlar kısmında baya şişitli.
Birçok ayarı açabiliyorsun, kapatabiliyorsun.
İşte bu dediğim gibi görsel efekt ayarlarını azaltma ya da şualtma imkanı vermişler.
Sen oynadın mı? Neyi oynadım ben?
Efektlerle oynadın mı? Tabii canım tabii.
Ben açtım. Sıkıntı yok dedim.
3060 olamaz dedim. Hayır.
Grafiti efektlerini kıstın mı sen?
Hem kısarak bir denedim hem de şey olarak fark ediyor yani.
Son olarak oyunda karakter oluşturma ekranımız da var.
Genelde yarış oyunlarında bu çok fazla olmaz.
Ama bu oyunda var. Karakteri sadece sinematik sahnelerde görmemize rağmen ara sahnelerde görmemize rağmen çeşitli bir karakter oluşturma ekranında oluşturmuşlar.
Kıyafetlere kadar her şeyi onu incelemede gördüm ben.
Güzel olmuş bayağı. Hoştu.
Güzel detaydı. Olmasa da olur diyebileceğimiz bir özelliği koymuşlar.
Güzel olmuş yani. Eleştirebileceği çok fazla bir şey olmadı oyunda.
Optimizasyon noktasında. O da yani sıkıntısız oyun kalmadı be.
Yani öyle bir durum var.
Bu arada son olarak online modu da gayet güzeldi.
Online deneyimi de yaptık.
Hem kendin yarış açabiliyormuşsun.
Aynen hem kendin yarış açabiliyorsun.
Açık dünyada dolaşırken başkaları genel davet atıyor zaten herkese.
İstersen kabul edip direkt yarışa giriş yapabiliyorsun.
O da güzelmiş. Yine de yarışı aramak gibi bir derdin yok.
Yarış açtıkları zaman sana direkt bildirim geliyor açık dünyada.
Öyle keyifliydi.
Oynayanlara, yapanlara teşekkürler.
Benim söyleyeceklerim bu kadar.
Need for Speed serisi için.
Son oyunu için. O zaman ben de bir şuna bakayım iki dakika.
Tamam. O zaman bir sonraki bölümde görüşene kadar siz de...
Takılın. 10 saatlik şeyiniz var.
Değerlendirilmeyen bedava sonuçta yani.
Birçoğumuz da zaten herhalde 10 saat oynayabileceğiz.
Ondan sonra şey yapar mı bilmem yani.
Ne kadar da oynarsınız.
Forza gibi alıp seni götürür mü götürmez mi.
Belki online tarafından yürürsün belki ama.
Bilemedim. Ama şeyler var.
Araçlar bak hiç konuşmadık.
Araç dili çok fazla var.
Böyle antik araçlar da var.
Böyle nostaljik araçlar da var.
Modern araçlar da var.
Standart araçlar da var.
Hani araç çeşitliliği güzeldi bu oyunda.
Hani sırf hani dur şu aracı daşıyım şu aracı modifiye edeyim böyle modifiye tutkunlarının oynayabileceği bir oyun olmuş aslında ya o konuda.
O zaman sürdürülebilir bir oyun bu bence.
Yani. Çeşitlilik fazlaysa ya.
Fazla fazla. Online modunda da hani takılırsın yani.
Tabii tabii. Tabii kesinlikle takılırsın.
O zaman biz bir şu oyuna bakalım.
Siz de. Biz değil sen bakacaksın.
Ben bir oyuna bakayım. Siz de kendinize iyi bakın.
Ekleyeceğim bir şey var mı? Yok.
İzleyenlere, dinleyenlere teşekkür ederiz.
Kendinize. Bizleri takip etmeyi unutmayın.
Kendinize. Hem podcastlerden hem youtube'lardan.
Kendinize. Tamam iyi bakın.
İyi bakın. Hadi görüşürüz arkadaşlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
