
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de Urkar'a.
Bu hafta sizlere karantina döneminde oynayabileceğiniz oyunlardan bahsetmek istiyoruz.
Yani artık gerçekten sıkıldık.
Karantina, korona, pandemi, bilmem ne.
Evlere tıkılı kaldık.
Maalesef bu dönemde artık birçok dizi, film, oyun tüketildiğinden dolayı artık insanlar acaba artık ne yapacağız?
Erişimi yapmaya başlayacağız diye düşünmeye başladık.
Vallahi artık oynan... Oyun da çok zor yani.
O yüzden biz de böyle bir düşündük.
Sizlere güzelce uzun soluklu oyun tavsiyelerinde bulunmak istiyoruz.
Malumunuz bu konuda belli ki bu yıllı da böyle kapatacak.
Yani 2021'i bu şekilde bitireceğiz öyle gözüküyor.
Bizde 2021'i belki bitirmeye yetmez ama en azından uzun bir süre oynayanların kafasını dağıtması için güzel bir liste oluşturduk.
İlk oyunumuzla başlayalım.
Elder Scrolls Skyrim.
Oyunun kendisini bir kenara koyalım.
Sadece modlarıyla bile.
uzun bir süre daha oynanabilir bir oyun hale getirilmiş durumda.
Aslında bu neredeyse bizi iki pandemi atlattıracak bir oyun.
Uzunluğu bakımından gerçekten öyle.
Çünkü... Bitmeyen oyun yapmışlar ama.
Yaklaşık 10 yıl önce çıkmış olmasına rağmen hala büyük bir kesim tarafında oynanıyor.
Hem online modu hem de single player modu gerçekten başarılı.
Çünkü çok büyük ve yapılacak çok fazla şey var.
Bir de oyunu istediğin türde oynayabiliyorsun.
İstersen ejderha terbiyecisi olarak da oynayabiliyorsun.
İstersen böyle hırsız bir rolde de oynayabiliyorsun.
Yani tamamıyla sana kalmış bir oyun.
İstiyorsan Death Stranding gibi boş boş takıl.
Dolaş. Dağlarda bayılarda dolaş.
Hatta şöyle bir internette bir yazı okumuştum.
Skyrim'e oynayanların %90'ı ana görevi yapmadan sadece...
Yan görevlerle oyun ilerlemiş.
Ana göreve hiç gitmemiş.
Ana göreve katsan sadece 15-20 saatte bizi çekmiyor aslında ama.
Yan görevleriyle bir giriyorlar abi çıkamıyorlar.
Hastalık gibi bir şey. Korona gibi bir şey.
Bir yakalanıyorsun bir daha kurtulamıyorsun.
Modlar da buna çok etken.
Farklı değişiklikler gösterdiği için ölmeyen bir oyun yani.
İnsan bir modu bitirince bile acaba şu mod nasıl diye bakıyorsun.
Zaten ona bir girdin mi alıyor.
Paradox gibi yani. Maalesef.
Diğer bir oyunumuz Witcher 3.
Her ne kadar Cyberpunk'dan sonra tekrardan dönüp bir CD Projekt oyun oynanır mı diye soracak olanlara evet oynanır.
Eğer bu oyun Witcher 3 ise oynanır.
Daha doğrusu şöyle söyleyelim sözünü kestim ama Cyberpunk ile CD Projekt'i tanıyan insanlar Witcher 3'e kötü gözle bakmasınlar.
Çünkü gerçekten Witcher 3 bir başyapıttı.
Her ne kadar şunu da söylemek lazım.
Witcher 3 çıktığı zaman da yine Cyberpunk'a da olmasa da o da vukuatlı çıkmıştı.
Özellikle bug noktasında. Sonradan kendini toparlamış ve geliştirmiş bir oyundur Witcher 3'te.
Yani yine böldüm ama.
Sıkıntı yok. Şu anki oynanabilirliği ve DLC'leri gerçekten çok başarılı.
O da hem kendi dünyasıyla hem de yan görevleriyle kendini uzun bir süre oynatabilecek.
80 ila 100 saat arasında bir oyunun süresine sahip.
Diğer oyunumuz Monster Hunter World.
Ben bu oyun açıkçası oynamadım.
Ama ismini çok duydum.
Yine bir açık dünya oyunu.
Capcom tarafından yapılmış.
2018 yılında yayınlanan bir oyun.
Ortalama 90 saat bir oyunun süresi var oyunun.
Bu dönemde muhakkak benim de şans vereceğim oyunlar arasında bir oyun bu.
Yani temelinde dinozorlarla yaratıkları alınıyor.
Aynen öyle. Değişik bir oyun yani.
Şu var sadece oyunun çevresel faktörleri çok fazla.
kullanıyoruz. Bir yaratıkla ya da işte düşmanla savaşırken mücadele ederken çevredeki işte ağaçtan, çalıdan tozdan neyse artık yararlanıp tuzak kurabiliyormuşsun.
Yani değişik bir oyunun stili var.
Çevre etkileşimi çok yüksek.
Evet. O yüzden bu oyuna da bakılabilir.
Bir de bu türde yani böyle işte Dinozor'uydu, Uşan, Ejderhasi'ydi falan çok fazla bir oyun olmadığı için kendi türünde güzel bir oyuna benziyor.
Diğer oyunumuz Batman serisinin en iyisi diyebileceğimiz.
En iyisi. Tartışmasız en iyisi.
Arkham City. Mesela ben Batman Arkham Knight oynamıştım.
Hatta yayında da oynamıştım. Böyle çıldırmıştım.
Evet. Batman oyunundan daha çok Batman oyun yaptıkları bir oyundu.
Hani ona göre Arkham City çok daha öncesinden çıktı ama Arkham City çok çok daha iyi bir içeriğe sahip.
Yani yan görevleriyle ortalama 50 saat bir oynanan süresi.
Dolu dolu bir 50 saat.
Dolu dolu bir 50 saat. Yani boş boş Batmobile'le koşturmuyorsun sağa sola yani.
O yüzden bir süper kahraman oyunu oynamak istiyorsanız ve PC'de oynamak istiyorsanız Batmobile.
Diğer bir oyunumuz Fallout New Vegas.
Bu oyun bize Fallout serisini sevdiren Fallout'a saygı duymamızı sağlayan bir oyun.
Bir oyunda seçim özgürlüğü arıyorsanız eğer böyle ilerlerken ya onu değil de ben bunu yapmak istiyorum.
Öyle değil de böyle gitmek istiyorum diyorsan New Vegas Aranakan.
Tam anlamıyla bir RPG oyunu.
Her anlamıyla. İstersen tamamıyla Çatapata'da gidebilirsin.
Gezi'de gidebilirsin.
Sadece konuşarak ya son borusu konuşarak geçebilir mi bir insan yani?
Bu oyunda böyle bir seçenek olabilir mi?
Öyle bir şey var Aranakan. Yani Fallout serilerinde Yani bilmiyorum ama en iyisi diyebilirim.
En iyisi. Hatta RPG oyunları arasında en iyi gösterilen oyunlar.
Güzel bir yere sahip. Miyak taşıdır yani.
Ortalama 60-70 saate kadar da çıkıyor oynanış.
Ama tabii yine RPG oyun olmasından dolayı diyaloglarla bunu çok daha...
Size kalmış yani. Daha da uzatabilirsiniz.
Şimdi... İki oyun birden vereceğiz.
İki oyun birden vereceğiz çünkü bunları ayırmak istemedik.
Bunlar kardeş. Abi kardeş.
Peki hangisi abi hangisi kardeş?
GTA abi bence. GTA mı abi diyorsun?
Evet. RDR'de kardeşi.
Bence küçük kardeşi RDR.
GTA 5 ve RDR 2 yani Red Dead Redemption 2 Rockstar'ın gerçekten oyun dünyasına katmış olduğu çok önemli iki oyun.
Hem online tarafı olsun hem single player tarafı olsun dolu dolu iki oyundan bahsediyoruz.
GTA'nın single player modunda 80 özür dilerim.
30 saat bir oynanın süresi varken.
Red Dead Red'e yüzü geçiyor yani.
Yüzü geçiyor. Çünkü onda yan içerik çok çok fazla.
Açık Dünyası hangisi daha büyüktü?
Red Dead Red'in daha büyüktü galiba. Yanlış hatırlıyordu olabilir.
Tabii. Ben öyle biliyorum. Yani bu konuda tam hatırlamıyorum ama.
Ama ikisinin Açık Dünyası birbirinden güzel.
Dolu dolu. Dolu dolu gerçekten. Hele o Red Dead Red'deki atın testistleri.
Yine aynı konuya geldik.
Yani kısaca şöyle söyleyeyim.
Bu iki oyunu da ikisi de farklı türlerde oyun.
Evet. Ama aynı kalitede.
Aynı kalitede. iki oyunu da oynamadıysanız eğer muhakkak duymuşsunuzdur.
Yani şiddetle oynamanızı tavsiye ediyoruz.
Oynayanların bile defalarca girip oynadığı bir oyundan bahsediyoruz.
Şimdi benim oynamadığım ama senin çok sevdiğin sömürdüğüm bir oyun var.
Championship Manager 2003-2004 Yani ben ilk önce ben anlatayım ilk önce.
Tamam sen anlat. Yani ben menajer serisini hiç oynamadım.
Çok gördüm. Sen menajer oyunu oynamıyorsun bile.
Oynamıyorum. Ym'yi boş ver.
Menajer oyunu oynamıyorsun. Sevmiyorum. Benim için hani ben yazı tabanlı oyunları da sevmiyorum.
Sıra tabanlı oyunları da sevmiyorum. Futbol oyunlarını da sevmiyorsun.
Futbol oyunlarını seviyorum aslında yani.
Ben pesçiyim. FIFA'cı değilim bu arada.
Pesi çok oynamışımdır. Hala da oynarım.
Ama hani şampiyon şip menajer hiç oynamadım.
Hiç bana da sıcak gelmedi.
O yüzden hep uzak durdum. Ben bu oyunu üniversitedeyken oynadım.
Oradan bulaştım. bu hastalığı.
Çok basit gibi görünüyor ama o kadar keyifli, o kadar eğlenceli bir oyun ki.
Bundan sonra çıkmış çok daha komplike, çok daha derinlemesine gelişmiş menajer oyunları olmasına rağmen ben hala o CM 2003-2004'den aldığım tadı
bu yeni oyunlardan alamıyorum bir türlü.
Bilmiyorum belki bana yaşattığı hatıralar buna etkidir ama.
Yani bu hatıraların etkisi olabilir.
O dönemin futbolcuları da sana özdeşleştiği için, aklında kaldığı için.
Şu var yani CME oynayanlar çok iyi bilir.
Hani İrfan Başaran, Temur Altunan, Tisalgo, Todorov yani bunlar şeyin efsane isimleriydi.
CME'nin efsane isimleriydi ve bu oyuna yeni başladığın zaman hangi kulübe alırsan al muhakkak bunları bir transfer ederdin.
Ondan sonra oyuna başlardın. Ama o transfer süreçlerin çetrefilli olması inanılmaz keyifliydi.
O yüzden şu dönemde tekrardan böyle bakılabilecek bu olmasa bile yani CME 2003-2004 olmasa bile yenilir.
Yani CME zaten... Her şey bitti.
Şu an yeni oyunları yok.
FIFA'nın yerlerinden bakılabilir.
Herhangi bir menajer oyunu oynayabilir ama tavsiyem 2003-2004'tür yani.
Bir Türk oyunu ile devam edelim.
Mount & Blade. Var var.
Bannerlord diyecektim. Tabi fevves tabi.
Diyemedim. Warband daha yine benim üniversite yıllarımda çok fazla oynadığım oyunlardan bir tanesi.
Buraya Bannerlord'u neden almadık?
Almam abi. Yani şöyle bir durum var.
İkisini kıyasladığımız zaman Warband daha iyiydi bence.
Çok daha iyiydi. Bir de Warband'ın bana vermiş olduğu o hissiyat çok güzeldi.
Ben hiç unutmuyorum. Oyunu bitirdikten sonra başından kalkmadan yeni oyun açmıştım.
Bir de bunun yanında oyunda o kadar çok mod var ki.
Skyrim'le yarışır yani mod sayısı.
Ve bu modlardan bir tanesi mesela grafik modu da var mesela.
Sana bir şey söyleyeceğim. Sen üniversite okudun mu?
Oynadım. Oynadım abi.
Belli oluyor. Affet.
Bir yılımı bu oyunlara verdim yani.
Şimdi bu oyunu da söyleyeceğim.
Diyeceksin ya ben üniversitede bunu da oynadım.
Eski oyunların birçoğunun üniversitesi.
Ben üniversitedeyken oyuna başladım açıkçası.
Lisede çok fazla laptopumuz yoktu.
O yüzden oynayamıyorduk.
İnternet kafelerde anca böyle Half-Life, Counter bu tür oyunları oynayabiliyorduk.
PES falan atıyorduk PlayStation kafelerde.
Ama üniversitede kendi laptopum olunca oyunlara fena düştüm o zaman.
Ülkemizde çok fazla hani popüleritesi olmayan bir oyundan bahsedeceğiz şimdi.
Ama globale bakarsak delileri var.
Hastaları. Bilenler için gerçekten güzel bir oyun.
Diablo 3. Diablo 3.
Diablo serisi de diyebiliriz buna aslında ama.
Seriyi şöyle katarım ben.
1 ve 2. 2'nin remasterı geliyor şu an.
Evet o oynanabilir. Ondan dolayı o da katılabilir.
O oynanabilir. Ama 1 ve 2 şu anki günümüz grafiklerinde hani çok.
Mekaniksel anlamda. Tekniksel ve grafiksel anlamda çoğu oyuncuya güzel gelmeyebilir ama Diablo 3'ten biz daha çok bahsetmek istiyoruz.
Diablo 3 daha oynanabilir.
Yani mükemmel bir oyundu.
Bu arada biz yakın zamanda zaten bir 40 dakikalık bir belgeselin yaptığımız için merak edenler oradan da bakabilir.
Biz çok severek oynadığımız oyunlardan bir tanesiydi.
Oyunun ana süresi zaten yaklaşık 20 saatte bitiyor ama oyuna bir girince çıkamıyorsunuz.
Yıllar boyunca hem online modu da mevcut zaten.
Yıllarca oynayabileceğiniz bir oyun.
Diablo 3. Ya izometrik, RPG, hack and slash türünün en iyilerinden bir tanesi.
Bir tanesi diyebiliriz. Blizzard'ın en iyi oyunlarından bir tanesi gerçekten.
Blizzard'ın kötü oyunu var mı? Bir kart oyunu.
Bir kart oyunu. Onda seveni vardır.
Blizzard zaten çok fazla oyun yapan bir firma değil.
Ama yaptığı zaman da gerçekten kaliteli yapıyor.
Ve bir de oyunlarını tutkuyla yapıyor gerçekten.
Bir oyun yaptığı zaman uzun yıllar onunla desteğini çekmiyor.
Valve gibi. Valve'den daha iyi bence.
Valve'den daha iyi. Neden daha iyi biliyor musun?
Blizzard şu konu. 15 yıl önce çıkartmış.
Bak hayır. Ben oyunlara verdiği destek olarak söylüyorum.
15 yıl önce çıkartmış olduğu oyuna Blizzard hala güncelleme yapıyor abi.
15 yıl önceki oyuna. Valve Half-Life 1'e hala online'dan böyle özel soru kurmadan bağlantı şeyi vermiyor.
Steam'de arkadaş olmasına rağmen oyuna giremiyorsun yani.
Orada bir yenilik yapabilir ama.
Enteresan. Ne Source 3 yapıyor ne Half-Life 3 yapıyor.
Enteresan bir film abi. Devam edelim mi?
Devam edelim. Çıkacak ama. Euro Truck Simulator 2.
ETS. ETS.
Daha mı? Diğer ETS. Oynamayan var mı acaba bu oyun?
Sen oynadın mı? Oynadım abi.
Oynamayan var mıdır sence? Yoktur.
Olmasın ya. Mobilde birçok benzeri oyunlar var ama ETS'yi de oynayanlar olmuştur.
ETS'ye başka. Ve ben bu oyunu yine nerede oynadım?
Yine üniversitedeyken söylüyorum. Senin üniversite hikayenin...
Çok. Askerlik alanlarını anlatmak...
Askerlik alanım yok da üniversite alanlarım çoktur oyunlarla.
Üniversite alanlarına geldim. Bir tane...
Üniversite Kürşat diye bir arkadaşım vardı.
Veteriner. Dinlerse selam olsun ona.
O ilk oynuyordu bunu.
Abi bir oynanış stili vardı.
Böyle göbekli bir abimizdi.
Elinde sigara. Çayı böyle.
Radyoyu açıyor. Şeyi der tabii.
Kamyondan. ETS'den.
Allah'ım yarabbim. Orhan Baba arkada.
Sabaha kadar ETS kasıyordu adam.
Öyle deli bir arkadaştı. Adamın içinde yatan bir tırcı vardı.
Var var. Görsen zaten bir kamyoncu tipi vardı onda ya.
Şimdi evlendiş olup çocuğa karıştı.
Borderlands serisi. Arkadaşlarınızla beraber oynayabileceğiniz FPS türünde bir seriden bahsediyoruz.
Bu oyunda gayet başarılı ve güzel bir oyun.
Biz de It Takes Two'yu bitirdikten sonra bir arayışa düşmüştük bu ara ne oynasak ne oynasak diye.
Aklımıza bu geldi. Biz de bu ara buna bir tekrardan başlamak istiyoruz.
Tabi hikaye anlamında ve oynanış anlamında bir It Takes Two asla olamaz ama Vakit geçirmek için.
Loot shooter oyunu biraz daha.
Bol bol loot yaptığınız eğlenceli bir oyun.
Sadece grafik anlamında belki birçok oyuncu tatmin etmeyebilir.
Farklı bir şey kullanıyor.
Tasarım kullanıyor. Ama zamanla alışırsın ona da.
Çok şey değil. Yine eski bir oyundan bahsedeceğim.
Diyeceksin sen de ben bunu üniversitede oynadım.
Bunu da mı?
Bunu da oynadım. Üniversitedeyken.
Bir iki üniversitedeyken oynadım.
Öyle diyorsun da Bak oynadığım oyunlara bak hepsi kaliteli oyunlar ama.
Tamam ben bir şey söylemiyorum ama yani hepsini sen oyun sektörünü şey üniversitede bitirmişsin yani.
Evet o zamanlar. Okumuşsun. Ve en büyük handikapı ne biliyor musun bana bunu?
O zamanlar böyle kaliteli oyunlar oynadıktan sonra şu an çıkan oyunlara bakıyorum gerçekten hani tamam.
başarılı oldukları yerleri var ama yani o şey tadı vermiyor.
Mesela yıllar önce oynadığım var bantlı mesela şu an hala dolu dolu bahsedebiliyorum.
Ama kalkıp Bannerlord'dan bu şekilde bahsedemiyorum abi.
Ya da CM25004'den böyle 1 saat 2 saat konuşursam FIFA'nın menajerliğinden konuşamıyorum.
O şey kalmıyor abi.
O tutku var ya tutku.
Oyunu yaparken tutkuyla yapmak diye bir deyim var ya.
O olmayınca olmuyor.
Bak bunu yapabilen Joseph yapıyor bak bunu.
Bak ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Bunda şunu da ettim. etkisi var bence.
Senin o yıllardaki aldığın haz, yani o oyunlara tutunman, yaşadığın şeyler belki buna etkendir.
O da olabilir. Muhakkak o da olabilir ama.
Ya bunun da bence büyük bir etkisi var.
Ama sen şey alabiliyor musun?
Oyunlardaki o tutkuyu alabiliyor musun abi sen?
Bak sadece bak.
Bak şunu demiyorum.
Oyun şu an çıkan oyunlar kötü oyunlar demiyorum.
Mesela bir Alyx ya da bir Death Stranding.
Yani bunlar kötü oyunlar değil.
It Takes Two kötü oyun değil.
Şunu diyorum. Tutku. veriyor mu sana yani?
Oyun oynadığı zaman evet bu oyun gerçekten bir tutkuyla bir aşkla yapılmış diyebiliyor musun abi?
Ya hepsi için diyemezsin bunu.
Bu seninle de alakalı bir durum.
Yani kesinlikle hiçbiri için söyleyemem ki ben bunu.
Şu an mesela benim ilk severek oynadığım oyunlardan bir yenisi çıksa belki devam bir oyun çıksa belki yine onun için de konuşamayabilirim.
Olmayabilir. Aynı şeyi hazlı vermeyebilir sana.
Çünkü o zaman oynadığında aldığın haz sana farklı hissettirebilir.
Ama şu anki farklı duygular içerisine girebilirsin.
Mesela ben sana şöyle söyleyeyim.
Onun en büyük sebeplerinden biri şu.
O zaman çıkan oyunların hepsi kendinden sonrakilere ilham olabiliyordu.
Ama şu an çıkan oyunlar ilham aldıkları oyunların sadece birer imitasyonu, birer kopyası.
Ya dediğinde haklısın ama bak şöyle bir durum var şimdi mesela.
Örnek veriyorum. Ben Half-Life'ı çok seviyorum.
Ben de seviyorum. Kötü bir oyun değil aslında.
Half-Life'ı atsa hastasıyım hatta Half-Life'ın.
Geçenlerde Black Mesa'yı bitirdim mesela.
Ama şimdi benim Black Mesa'ya bakış açım daha farklı.
Gerçekten üstüne çok fazla koymuşlar ve hikaye anlamında da sana bir şeyler katmışlar.
Benim daha çok hoşuma gitti mesela.
Half-Life yine çok seviyorum ama Half-Life 1'de almadığım duyguları Black Mesa'da yaşadım mesela.
Seni söylediğin tam tersi bu.
Hayır değil aslında. Black Mesa Half-Life 1'i tamamlayan bir oyun.
İşte onun da etkisi olabilir bilmiyorum.
Mesela Black Mesa'yı yeni bitirdin.
O son zen bölümünü gerçekten beğendin mi?
Peki soruyorum sana. Güzeldi.
Yapma Allah aşkına. Onu beğendim dersen ben senin gerçekten objektif düşündüğünü ben düşünmüyorum yani.
Yani Half-Life 1'deki zen bölümünün o tadımlık kısmını Black Mesa'da çok daha uzun bir oynanış süresiyle uzatmışlar.
Yani gerek var mıydı yani? Komple oynanış süresini uzatmışlar zaten ama Ama farklılık katmışlar.
Ve grafik bence ben şuna da aldandım.
Grafik kalitesi de beni etkilemiş olabilir.
Yıllar önce sevdiğim bir oyunu yeni grafiklerle görmek.
Evet o da etkilemiş olabilir beni.
Muhtemelen orada da ben yanıldım yani.
Yanıldım demeyeyim de o hoşuma gitti muhtemelen.
Çocukluk aşkını böyle büyümüş serpilmiş görmüş gibi oluyor insan değil mi?
Nereden nereye bağladın yine?
Hayır bence güzel bir teşbih yani.
Değil mi? Diyelim.
Öyle. Seninki dinlemiyor galiba.
Ya beni kimse dinlemiyor. Ben kafama göre takılıyorum.
Bizimki belki dinler. Son bir oyundan bahsedelim.
Bu yani geçen sene ve bu sene çok konuştuğumuz bir oyun.
Hades. Hades. Hala oynamayan varsa alın oynayın lan şunu.
Hakikaten o kadar konuştuk.
Bizi dinleyip de Hades oynamayan biri varsa dinlemeyin abi.
Yani Hades oynamayan bizi dinlemesin.
Dinleyin lan. Ama oynayın da yani.
Çünkü neden oynayın? Bakın.
Hades'in normalde oynanış süresi 10 saat falan.
10 saat değil abi.
Hayır bak ilk Hades'i devirme noktasını diyorum sana.
10 saatte deviremezsin Hades'i.
Ben devirdim oğlum şıldırtma beni Hades'ime kaç saatte devirdin?
Nerede 10 saatte devirdim? Hades'i ben 10.
saatimde devirdim oğlum. Biz sadece birlikte 10 saat oynadık daha Hades'e gelememiştin.
Boş yapma. O zaman 20 miydi o zaman?
Yani en az bir 25 saatte falan.
Çünkü yeterli donanıma sahip olmak için bayağı bir geçmesi gerekiyor.
Oyun o zaman o kadar hızlı ki bende 10 saat şey kalmış.
Hayır yeterli şeyi ekipmanları aldıktan sonra Ekipman kastı burada kişisel gelişimden bahsediyoruz.
Kişisel gelişimi aldıktan sonra ve şansın yaver giderse bir de o var.
Kaç? 40 dakikada mı?
Kaç dakikada devriliyordu?
Yok ben onu işte 25 dakikada devriliyordum.
5 dakikada direkt oyunu bitirebiliyorsun.
Oyun roguelike olduğu için sıfırdan oyuna girip Hades'i devirmek 25 ila 30 dakikanı alabiliyor.
Ama tabi bunu yapabilmek için yaklaşık 20 saat 25 saat 20-30 saat gömmen gerekiyor yani.
Bir de şu var. Hades'i bir kere devirdin oyun bitmiyor.
Devam ediyor. Hikayesi devam ediyor.
Oyunların çeşitliliği devam ediyor.
Bu sefer farklı karakterler, farklı silah stilleriyle, farklı oyunların stilleriyle oyunu ilerletebiliyorsun.
4 tane mi 5 tane mi farklı silah var değil mi?
Hatırlamıyorum ama 5-6 tane vardı.
Var yani. Çok farklı farklı varyantlar yapabiliyorsun.
Sadece silah. Bir de her silaha ayrı skiller vardı.
Yani tanrılardan aldığın skiller vardı.
Şunu demeye çalışıyorum.
Hadi siz de rahat bir şekilde 100 saat gömebileceğiniz bir oyun.
Çünkü her oynadığınızda keyif veren bir oynanışçı vardır.
Buraya bir de bir oyun daha eklemek istiyorum.
Ben aslında son oyunumuz Hades'ti ama şu an aklıma geldi.
Stanley Preble. Canınız sıkıldıkça böyle.
Can sıkıntısına verir.
Can sıkıntısı hani böyle bir oyuna girdiniz oynadığınızda sıkıldınız.
Bir şey oldu evde sıkıldınız falan derken Stanley Preble açıyorsunuz.
Güzel bir bonus. Türkçe dublajını da kuruyorsunuz.
Zaten oyunun Türkçe dublajla oynamak.
Türkçe dublaj kurmalısınız.
Orada bir 15-20 dakika geçiriyorsunuz.
Tamamen terapi gibi yani.
Bitmeyen paradoksun içinde anlatıcıyla zıtlaşmanın, küfür etmenin, onun küfür etmesi falan gerçekten zevkli.
Güzel bir bonus oldu. Teşekkür ederim gerçekten.
Bu listeye yakışan bir oyun oldu aşkçası.
Bizlerden o zaman bu haftalık bu kadar.
Bir de bir şey daha söyleyeyim ben o zaman.
Bir pes atacağız. Bir de Borderlands'i indirmemiz lazım.
Ondan önce şu an Steam'de altın hafta indirimleri mevcut.
Özellikle Japon oyunlarında ciddi indirimler var.
%85'e varan... Harikato!
%85'e varan indirimler var.
Bunların arasında Devil May Cry serisi...
Ondan sonra aklıma gelen Bayonet de var.
Bayonet de var. Castlevania var.
Yakuza var seri olarak yine.
Naruto. Naruto var evet.
Yumurta. Bayağı bildiğimiz güzel klasik seriler var.
Bir de onun yanında Metal Gear Solid var mesela.
4 liraya falan düşmüştü.
4-5 liraya falan düşmüştü. O yüzden bilmiyorum hatırlamıyorum.
Ciddi bir indirim almıştı.
Bunun yanında bir de çocukken oynadığımız Atari oyunları da yine indirimdi.
Bomberman. O var.
Gersonik var. Krizi taksi bile var.
Bak ben onu sana söylemedim.
Krizi taksi bile PC üzerinde oynanabilir bir şekilde.
Steam'den alıp oynayabilirsiniz.
Onlara da bakmanızı tavsiye ederiz.
Bir sonraki hafta görüşünceye kadar kendinize iyi bakın.
Koronadan uzak durun. Maske, mesafe, hijyen.
Kurallarına uyun. Tam kapanmadayız bu arada.
Evde olanlar zaten onlara bir şey söylüyoruz ama zorunlu çalışanlar dikkat etsin.
Ben gibi. Ben de çalışıyordum ama.
Yeni genelgeyle. Yeni genelgeyle ben de çalışıyorum.
Ben de işte bekliyoruz.
Belki bir genelge çıkar ama işte bizim çalıştığımız sektör gıda sektörü olduğu için.
Neyse. Yine dağıldı.
Evet seviyoruz biz bu işi.
Haftaya tekrardan görüşmek dileğiyle.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
