
Gözden Kaçan Oyun: Macrotis: A Mother's Journey
26 Mart 2021 · 23 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de Uğur Kara.
Bu haftaki sohbetimizde birçok oyuncunun gözden kaçırdığını düşündüğümüz çok güzel, harika bir oyun var.
Macrotis and Mother's Journey.
Evet. Özellikle platform seven sen, platform sevmeyen ben ama ikimizin de hoşuna giden bir oyun karşımızda.
Geçen haftaki en iyi platform oyunlar listesini her ne kadar almasak da kendilerini.
Çok hoş bir oyun Macrotis.
Çok tatlı ve duygusal bir oyun kendisi.
Yine sana zorla böyle tavsiye ettiğim oyunlardan bir tanesi.
Evet. Peki şunu sorayım ben direkt.
Sohbetimizin girişine dediğimiz gibi bir sok oyuncunun gözden kaçırdığı bir oyun dedik.
Bunlardan bir tanesi de sensin.
Nasıl hissediyorsun kendisini?
Bir pişmanlık böyle bir üzgünlük nasıl duygularını alabilir miyiz?
İlk oyunu gördüğümde hoşuma gitti.
güzel gözüküyordu. Ben bu oyunu oynamalıyım dedim.
Ama ikinci detayı öğrenince daha da bir üzüldüm.
Bu bir Türk geliştiricinin yaptığı bir oyun.
Evet. Maalesef Makrotis çıktığı dönemde büyük bir dramaya sebep olmadığı için birçok diğer oyunlar gibi çok fazla konuşulmadı.
Birçok içerik üreticisi tarafından da incelemesi bile yapılmayan bir oyundur.
Yine belli başlı böyle büyük oyun incelemesi yapan kanallar tarafından paylaşıldı ama onlar da hep sığ kaldı maalesef.
Kötü bir zamanda çıktı diyebiliriz.
Makrotis şu an çıkmış olsaydı büyük bir ihtimal birçok oyun...
birçok yayıncı bunu konuşacaktı.
Öyle hissediyorum. Yani çıktığı dönemde kıyaslama yaparsak yani çok uzun bir süre olmadı gerçi.
2 yıl oldu. Oyun dünyası için maalesef 2 yıl uzun bir süre oluyor.
Uzun bir süre olmasına rağmen çok güzel bir oyun.
Grafikleri, atmosferi ona değineceğiz ama gerçekten hak ettiğini yakalayamamış.
Globalde de birçok oyuncu tarafından oynanmış bir oyundur kendisi.
Türkiye'de belki o şeyi göremedi.
Globalde daha çok oynandı.
Globalde daha çok oynandı hatta.
Hatta ben şöyle bir şey düşünüyorum.
Böyle arada bir gözden kaçırdığımız, gözden kaçan oyunlar diye böyle bir seride yapabiliriz.
Bir konsept yapabiliriz. Yapılabilir çünkü çok fazla oyun var.
Hani kimsenin dikkatini çekmemiş veya hani fırsat vermedikleri oyunlar da var aslında.
Yani bilip de bu oyunu oynamasam mı başka bir şey oynasam mı?
Zaman bulamadığı ya da farklı oyunlara.
Zaman bulamadığı oyunlar da var yani.
Mesela benim için şu an yeni bir oyun çıktı.
Alf F4 diye. Sonra ben onu büyük bir ihtimal oynayamayacağım yani şu yakı zamanda.
Zaman yok şimdi. Zaman yok gerçekten zaman yok.
O yüzden zamanımızı böyle...
Daha güzel oyunlara ayırmak için gayret gösteriyoruz.
Hemen Makrotis'ten başlayalım hikayesinden.
Hikayesini geçmeden önce şunu diyeyim.
Makrotis bir keseli hayvan ismi aslında bir türü.
Tavşan, keseli tavşan türü.
Tavşanla değil aslında tam anlamıyla.
Böyle sıçanla tavşan arasında bir hayvan türü aslında.
Yani. Değişik bir tür.
Benziyor. Ve nesil tükenmekte olan bir tür.
Şimdi nesli tükenmekte olmasından dolayı oyunun hikayesinde buna bir vurgu yapılmış belki de bilmiyorum.
Muhtemelen. Oyunun hikayesinde şunu yapıyoruz.
Bir anne tavşanımız var.
Hadi tavşan diyelim. Sen tavşan de ben sıçan deyim.
Bence sıçmayalım daha fazla.
Tavşandan devam edelim keseli hayvana.
Bu anne tavşanımız yeryüzünde bir tufan kopuyor.
Bir sel, bir kıyamet, bir elamet.
Bu yavruları sele kapılıyor.
Onları kurtarmak isterken anne tavşan yer altına iniyor.
Yer altına düşüyor daha doğrusu.
Orada bir ağaca tutunuyor yavruları ama annesi tutunamıyor.
Oradan selle birlikte yerin altına düşüyor.
Bir oyuktan yerin altına düşüyor.
Daha sonra düşmüş olduğu bu oyuktan çıkıp yavrularına ulaşmaya çalışıyor.
Ana hikayesi bu. Aslında klasik gibi gözüken bir hikaye.
Öyle zaten. Çok şey değil.
Güzel, hoş bir anlatımı var.
Ben hatta şey böyle aklıma geldi.
Undertale geldi mesela. Undertale'in hikaye başlangıcı da mesela bir mağara ağzından yanın altına düşüyordu.
Ondan sonra... Düşmüş olduğu yerden kurtulmaya çalışıyordu.
Makrotis'te de yine benzer bir girizgah var diyelim en azından.
Aynen. Bu arada anne tavşanın adı Bilbi.
Bilbi de rastgele seçilmiş bir isim değil.
Makrotis yani keseli tavşanlar familyasının nesli tükenmekte olan türünün adı Bilbi.
Yani kendi içinde ikiye ayrılıyor bir de Bilbiler.
Büyük Bilbi, küçük Bilbi. Büyük Bilbi, küçük Bilbi.
1950'lerde küçük Bilbilerin nesli maalesef tükendi.
Büyüklerde nesli tükenme tehlikesi altında.
En çok tehlike altında olan tür aslında.
Evet yani makrotistlerin içerisinde Bilbi.
Neyse bu belgeseli doğru gidiyor.
Yakında başlayacağız.
Göç ediyor orada. Ama gerçekten ben çok etkilendim.
Özellikle bu Bilbi'nin hikayesini hani gerçekteki hikayesini öğrendikten sonra bu.
Ezberi yapılmaması hoşuma gitti.
Böyle ince detaylar hoşuma gitti gerçekten.
Baktığın zaman klasik bir hikaye ama orada bir isim veriyorsun.
O isimden yani. Neler çıkıyor bak şu an 5 dakika sadece verdiği isim hakkında birbiri keseli tavşan sıçan o falan filan konuştuk yani.
Zaten bence konuşulması gereken bazı önemli şeylerden bir tanesi de bu.
İnce detaylar. Yoksa artık hemen hemen tüm oyunlar mekanik olarak, görsellik olarak birbirine yakın kalitede diyelim en azından.
Hani çok böyle yenilikçi bir şey katmadığı sürece hemen hemen aynı türde.
Türü FPS'de mesela benzer şeyler kullanıyor ya da türü platform oynuyor ise.
mekanikler aşağı yukarı bellidir yani.
Çok uç bir mekanik yapmadığı sürece aynı şeyler yani.
Macrotis'te temelinde zaten platform puzzle bulmaca oyunu.
Yani klasik engelleri açıp bulmacaları çözüp ilerlemeye devam ediyorsun.
Böyle çok yeni bir mekanik yok oyunda zaten.
Ama mevcut mekanikleri oyun içerisinde çok güzel bir şekilde kullanabiliyoruz.
Hani yeni mekanik yok derken hepten de böyle sığ bir yapıya sahip değil.
Mesela mekaniklerden bir tanesi meditasyon esnasında ruhumuz bedenimizden ayrılıyor.
Trans haline geçiyor. Trans haline geçiyoruz ve orada bazı duvarların içerisinden geçebiliyoruz.
Yani ince duvarların. İnce duvar arasında geçebiliyoruz ve fiziksel halimizde ne yapabiliyorsak aynısını yapabiliyoruz.
Ruh halinde aynı şekilde.
Ve bu şekilde bulmacaları çözebiliyoruz.
Oyun zaten kısa bir oyun.
Normal bir oyunu işte 2,5-3 saat.
2,5-3 saatte bitebilecek bir oyun.
Aşağı yukarı. Yani ben rahat bir şekilde bitirmiştim oyunu.
3-4 saat içerisinde.
Kemirgen bir karakter kullandığımız için.
Eşeleme var. Eşeleme var.
İp kemirme var. O yüzden eğlenceli bir oynanışta bizleri bekliyoruz.
Atmosferi gayet de güzel.
Bu arada 2019 çıkım olmasına rağmen hala...
Taş gibi diyemem ama en azından oynayan oyuncuları asla rahatsız etmeyecek bir görsel grafik kalitesi var.
Yani ama burada ufak bir detay var orada hani animasyon konusunda bir detay var.
Bu nesneleri itip çekerken.
Her noktada olmasa bile bazı noktalarda evet bir animasyon kayması var.
Yani mesela özellikle karşımıza çıkan orada küpler var.
Kayalar, kaya parçalar diyelim.
Onları itip çekmede sanki böyle dokunmuyormuşuz gibi olduğumuz...
Eller boşta gibi. Eller boşta.
İman gücüyle Allah Allah. Allah'ın ne verdiyse itip çektiğimiz bir olay söz konusu ama bu çok göze bakmıyorsun.
Çok detaylı bakman gerekiyor.
Çok ince bakman gerekiyor.
Ona da gerek yok aslında.
Yani böyle bir oyun için en azından gerek yok.
Hani öküzün altında buzağı aramak gibi bir şey olur o zaman.
Kesinlikle hani göze batacak bir şey değil.
Eğer bulmacalar konusunda da bahsetmek gerekirse.
Eğer hardcore bir bulmaca sever değilseniz bu oyun tam size göre.
Basit, kolayca geçebileceğin eğlenceli bulmacalar var.
Buradaki basitlikten kastığımızda üstün körü geçilmiş bulmacalar değil.
Her ilerlemenizde zorlaşıyor.
yeni bir özelliğiniz açılıyor ve her özelliğinize göre de bulmacalar değişiyor.
Komple hale geliyor. Seviye sistemini güzel yapmışlar.
Çok güzel oturtmuşlar. Zaten oyunun süresi de kısa olduğu için böyle puzzle tam bir puzzle gibi aslında.
Koya koya gidiyorsun. O konuda bence gayet başarılı olmuş.
Oyunda Çok başarılı bir İngilizce dublaj var.
Özellikle seslendiren kişi onu bize hani bir annenin yavrularını aradığını hissettiriyor neredeyse.
Türkçe dublaj yapılmamış ama hani burada da çok sırıtmıyor.
Hani globalde de çok satan bir oyun olduğu için Türkçe dublaj olmaması beni hiç rahatsız etmedi.
Aksine mutlu etti. Yani Türkçe dublaj koyup başarısız olacağına ki bunun örnekleri çok fazla var.
Koyma. Globalde oyna.
Başarılı ol. Ben daha çok mutlu olurum.
Aynen öyle. Yeter ki Türkçe Şu altyazı olsun bana yetiyor yani.
Ona para harcayacaklarına çok güzel bir iş yapmışlar.
Çok başarılı bir İngilizce doblaj yapmışlar.
Burada gerçekten takdir ediyorum ben onları.
Hani Hakeza seslendirme demişken müziklerinden de bahsedeyim ben biraz.
Müzikler. En son oynamış olduğumuz Ori'ye.
Ori'ye inanılmaz böyle anımsattı bana.
Çok duygusal, melankolik, insanı böyle farklı dünyalara götüren bir müzik kalitesi var.
O yüzden müziklerine de değinmeden geçmemek lazım.
Oyun 2019 yılında neredeyse bütün platformlara çıktı.
Evet hemen hemen mobil dahil olmak üzere diyebiliyorum.
Evet biz sadece... Bilgisayar konusunda deneyimleme şansımız oldu ama konsolda yani bazı konsol sürümlerinde tuş kombinasyonlarında sıkıntı olduğunu söylediler ama bunu tam bilemiyorum ben.
Platform oyunlarındaki en önemli husus tepkime hızı.
Yani platform oyunları genel itibariyle hızlı bir oynanışa sahip oluyor.
Yani. Ve bundan dolayı da tuşa bastığın anda tepkimesinin...
Direkt fiziksel bir hale bürünmesi gerekiyor.
Bu olmadığı zaman ya da biraz gecikme olduğu zaman oyunun kalitesini maalesef düşürüyor.
Zevkini düşürüyor. Ama PC'lerde böyle bir sıkıntı yoktu zaten.
Ki bir de şu var. Makro test çok hızlı bir oyun da değil zaten.
Durma böyle ori gibi bir oraya bir buraya zıpladığın bir hızlı tempolu bir oyun değil.
Daha sakin, daha yavaş bir oyun hızı var, temposu var.
Yani toparlayacak olacaksak hikaye, oynanış, bulmacalar gayet yerinde.
Güzel. Yani platform oyunu sevenlerin bakmasını tavsiye ederiz.
Bence platform oyununa mesafeli yaklaşanların daha çok bakması gereken bir oyun.
Çünkü platform oyunlarını sevdirebilecek bir kalitesi var.
Özellikle atmosfer ve hikayesi ile birçok oyuncuyu kendisine bağlayacağını düşünüyorum.
Bir de bu oyunu böyle yakın arkadaşınızla, samimi olduğunuz eşiniz dostunuzla oynamanızı da şiddetle tavsiye ederim.
insanın içerisindeki o duygusal yönü ortaya çıkarttığı için hoş bir vakit geçirmiş olursunuz.
Bir de çok önemli bir konu var.
Ona da değinmek istiyorum. Oyunun ayarlar kısmına girdiğimizde yani bu yer altında geçen bir oyun olduğu için arachnophobia diye bir bölüm açmışlar oraya.
Arachnophobia'nın açıklaması şuydu.
Örümcek fobisi. Adamlar bunu düşünmüşler.
Bunu açık hale getirdiğinizde oyundaki örümcekler ortadan kayboluyor.
Eğer böyle bir korkunuz varsa da bunu açık konuma getirip oyunda örümcek siz de oynayabilirsiniz.
Normal şeyde oynadım hani O ayarı açmadan oynadım.
Karşılaştığınız örümcekler de öyle aman aman sizi ne takip ediyor ne kovalıyor öyle süs olarak duruyor öyle duvardan aşağıya iniyor.
Dekoratif bir örümcek.
Ama yine de koymuşlar.
Ama arachnofobia yani yüksek oranda olduğu için demek ki herhalde bunu düşünmüşler.
Güzel ince düşünülmüş bir detay.
Niye koydunuz lan bunu diyecek halimiz yok yani.
Ellerine sağlık. Üzüldüğüm nokta şu devamı gelmedi.
Bu oyunun devam anlamı ne değil.
Geliştirici ekibi bunu devam ettirmemesi yani yeni oyunları çıkartmaması üzdü beni ya.
Ama şu var daha oyun çıkalı 2 yıl oldu yani.
Bu Ubisoft değil ki her yıl oyun çıkarsa.
Ya amenna da şey de yok ses seda da yok yani.
Bu oyunda uzun süre geliştirildi.
O da ayrı bir konu ya. Onu da araya koymak lazım.
Evet. Tavsiye ederiz yani.
Oynamadıysanız, gözden kaçırdıysanız şans verin.
Güzel hareket geçirmelik bir oyun bizce.
Çerezlik, çıtırlık bir oyun.
Evet. Gündem haberleriyle devam edelim.
Evet ikinci bölümümüze geçelim.
Böyle hızlıca bir haber turu yapalım.
Last of Us dizisinden haber var.
Last of Us dizisindeki bazı diyaloglar oyun içinde geçen diyalogların aynısı olacakmış.
Yani lütfetmişler.
Last of Us zaten kendi içerisinde çok kaliteli bir oyun olduğu için.
Oyundan ya da hikayeye de sahip olduğu için.
Tabii. Koyması gerekirdi de zaten.
İnsanlar çünkü Last of Us dizisini izlerken muhakkak oyundan bir şeyler arayacaktır.
Ben çok arayacağım mesela. Oyunda geçen sahneleri bile arayacağım yani.
Mesela ben Witcher'de aradım mesela.
Aradın buldun mu? Kısmen.
Ama işte hepsi olmuyor maalesef.
Olmaz tabii. Bir de böyle iki büyük ve kaliteli yapımlar için çok daha zor yani.
Diğer haberimiz Daylight 2'den sonunda bir haber geldi.
Yani geldi ama bu habere ben inanmıyorum yani.
Çok zor. Çünkü Daylight 2 için bu sene çıkacak diyorlar ama haberde.
Onca işten çıkarma olayı oldu, yönetim değişti, geliştirici ekip değişti, yeni insanlar geldi ve buna rağmen 2021'de çıkıyorsa...
Bu oyun Cyberpunk'ı geçer.
Değil mi? Bir Cyberpunk vakası daha olur.
Kesinlikle geçer yani. Çünkü Daylight 2'den çok büyük beklenti var.
Ben ki zombi temasını sevmeyen bir adam Daylight 1'den sonra bu oyunun ikincisi çıksın da oynayayım diye bekliyorsam Kaç kere dedim sana oyunu oynayayım.
Tamam işte. Bunun hayranları fan kitlesi bunu tatmin edecek bir oyun kalitesi yapmaları için Bence bu sene çıkartmaları yanlış örgüme giriyor.
Bittiyse çıkart eyvallah da.
Geliştirici şöyle bir açıklama yaptı Techland.
Geliştirme süreciyle ilgili.
Yeni bir oyun motoru ile geliştiriyorlarmış oyunu.
Hani onu değiştirmişler.
Sıçtık. Sıçtı o zaman kesin bak.
Hani eğer öyle bir şey varsa. Çünkü biz şeyi çok gördük.
Bir yandan oyun motoru yapıp bir yandan oyun geliştirmek.
Ve bunu ikisini de başarılı bir şekilde yapmak.
Bunu Rockstar yapar anca ya.
Kimse kusura bakmasın. Hayır bir de bu kadar sansasyon varken.
Tabii ki. Ne gereği vardı bir de onu anlamadım yani.
Bir de Gabe Neville yapar. Yapar hani.
O da 20 yıldır bir yapar yani.
Oyuna ait yani yeni oyun motoruyla geliştirilmiş oyuna ait videoyu birkaç ay içinde açıklayacağız dediler.
Ucu açık böyle bir şey bıraktılar.
Bu tür videolar abi.
Cyberpunk için abi 10 saat gameplay paylaşıldı abi.
Hiçbirinde bug var mıydı?
Yok. Bitti. Bu kadar basit.
Bu tür şeyler artık inanmıyorum ya.
Ben de Cyberpunk'dan sonra kimse böyle çıkmamış bu oyun için haplandıramaz yani.
Ama hani ben bu sene çıkacağını da düşünmüyorum.
Yok yok çıkmaz abi. En az bir 2 yıl daha var.
En azından böyle hani...
Bilmiyorum. Belki 2022 tamam kabul edilebilir bir süre ama 2021 değil yani.
Bence milletten böyle çok artık şey aldılar.
Linç aldılar. Çok mesaj aldılar.
Sevilen bir oyun. Cyberpunk da aldı işte gördük.
Çok güzel bir örnekleri var yani.
Bunlar akıllılık yapıp çıkarmazlarsa kazanırlar.
Payday 3'den güzel bir haber var.
Bir aralar Payday 2 oynuyorduk.
Oynamaya çalıştık daha doğrusu diyelim.
Hani samim olmak gerekirse.
Bana hitap eden bir oyun değil.
Çok sarmadı ama güzel yani.
Arkadaşlarla. Dünyasına çok giremedik.
Hani biraz vakit ayırmaz. Çünkü biz biraz uzak olduğumuz.
Online oyunlar bize biraz uzak olduğu için.
Biraz vakit ayırmamız gerekiyor.
O yüzden bize hitap etmiyordu.
Ama hani şu var. FD2 oynadığım kadarıyla zaten geniş bir kapsamlı bir oyundur.
Çoğu. Bunun üçüncü, bütün oyunların devamının çıkartılmasını ben pek şey görmüyorum ya.
Belki farklı ama bu şurada olabilir.
Yeni bölümler, yeni tasarımlar, yeni mekanikler belki eklemiştir.
Olabilir hani. Genişleme paketiyle yaparsan yani.
Grafik anlamında da belki bir şey yapar.
Onu da yaparsın. Hepsini yaparsın abi.
Yaparsın ama para da lazım.
FD2'den zaten alıyor ki paralarını zaten.
Sıkıntı yok. Şu var. Payday 2'yi bitireceksiniz o zaman yani.
Bitsin. Neyse bitsin abi tamam.
Adam 3'e geçecek. Yani yeni bir yatırımcı.
Yeni bir soluk arıyorlar. Güzel.
yatırımcı bulmuşlar. 2023 yılında oyunu çıkarmayı planlıyorlar.
Bu şey gibi olacak herhalde ya.
Zack Snyder'ın olayına dönecek.
Yani çıkardığı filmi tekrardan cutscene yaparak şey yaptı ya bir daha.
Yayınladı ya 4 saat boyunca.
Olabilir her şey olabilir. Yani yapımcı buldu.
Ona da 70 milyon dolar almış ya.
Öyle. Ooo. Tabii tabii.
Yani yayınlamış olduğu bir filmi tekrardan yapmak için 70 milyon dolar aldı ya.
İyi para kaldı. İşte bu yatırımcı bulunca da insan ne yapacağını şaşırtı.
Yatırımcı demişken bir satılma haberiyle devam edelim o zaman.
Microsoft durmuyor.
Nereden buluyor bu parayı?
Abi bence şey kasıyor şerefsiz.
Maynık kasıyor. Bitcoin'i kasıyor.
Çünkü bu kadar para başka nereden gelecek abi?
Abi Bethesda'yı aldın.
Tamam kardeşim bir dur de ya.
Oyun yapmayı bıraktım.
Maynık kasıyor böyle. Maynıktan para geldikçe millet satın alıyor.
Enteresan bir... Microsoft 10 milyon dolara Discord'u satın almak istiyormuş.
Yani bedava olan bir uygulamayı 10 milyar dolar verip almak.
Ondan sonra bunun üzerinden çok fazla para kazın.
Bilmiyorum yani. Ne yapacak?
Hani ne kadar işine yarayacak ki onu düşünüyorum.
Hani yatırımsal anlamda düşünüyorum.
Her şeyi ele mi geçirmeye çalışıyor YouTube?
Şey yapacak böyle. Çip taktıklarına Discord'dan yazacak herhalde.
Çip çalışıyor mu falan diye.
Olabilir ya da çipi takamadılar bize.
Discord'dan mı bağlayacaklar bilmiyorum.
Enteresan bir haber yani bilmiyorum gerçekleşir mi satış.
Bir şey yok şu anlık ama bakalım.
Bu arada Skype'ı aldılar MSN'i aldılar yani birçok şeyi almışlardı hani böyle bir platformları Microsoft.
Onu almakla geçmedi bir de Gameplay Gameplay'si ne amına koyayım?
Gameplay's ve Play'i birleştirip Gameplay'si yaptım ya lan.
Yeni bir şey ürettin. Gerçekten bence bunu isim hakkını almam lazım bunu.
Çok iyi. Hazır bunu demişken.
Game Pass Play'e şey geliyor.
Ubisoft oyunları geliyormuş. Evet.
Xbox Game Pass'e galiba Ubisoft oyunları gelecek.
Öyle. Şey de vardı. EA Games'in oyunları da geliyor.
O da entegre edilecek. Edilecek de edilecek.
Microsoft durulmuyor yani.
Şey mi yapacak? Steam'e falan mı kapatacak?
Bunun bir sonraki aşaması olur.
Epic Games'i de aldı mı tamamdır yani.
Ya bence Steam'e şu an kafa tutabilecek bir platform yok.
Varsa Microsoft'tur bu saatten sonra.
Olabilir ama bilmiyorum yani şimdi.
Ama Ubisoft'la yani şunu düşün Ubisoft'la EA ile ne kadar olur bu iş yani.
İkisi de yam yam.
Bethesda'da var. Ama Bethesda bak şimdi güçlü bir şey söyledin.
Bence Ubisoft'la EA'yi birleştir bir Bethesda etmez.
Bak eder etmez de bunlar sonuçta öyle ya da böyle oyun dünyası kafaları yani.
Aynen. Hani bir masa varsa Baron masası gibi düşün.
Bu masada oturan isimlerden bir tanesi bunlar.
Doğru söylüyorsun. Geriye kaç tane firma kalacak ki?
Onlar da zaten bağlar kendini her türlü.
Bunun sonu ben sana söyleyeyim ya Microsoft Steam kavgasına bile dönüşebilir yani.
Çünkü oraya gidiyor yani.
Kim kazanır burada?
Bence Steam yine kazanır. Oyuncular kazanır ya.
Ben ona bakarım abi. Ona oyuncular kazanır ya.
Oyuncular kazanır ama yine Steam buradan güçlü bir şekilde çıkar yani.
Ya Steam'in bundan sonraki hani yapacağı tek hamle son kozunu oynayacak yani.
Half-Life serisine dönecek. Veya bir oyun çıkartacak.
Half-Life çıkartacak. Eğer böyle bir şey olursa hani bir kendini tehdit altında hissederse benim kanaatimce Half-Life'e abanır yani.
O zaten herkesin söylediği bir şey yani.
Valve'in kozu Half-Life.
Bir sıkıştı mı? Bir işler ters gitti mi?
Hemen bir duyur atıyor orasını satayım.
Eski oyunlarımızı bırakmadık.
Ben sana bir şey söyleyeyim mi? Hani oyunu yapıyorum demesin.
Sadece yapmaya düşünüyoruz desin.
Steam'in borsadaki değeri %10 artar yani.
Orası öyle yani. Gabe Newell gibi de boşa konuşan bir adam da değil yani.
Dede mi yapar. Öyle de bir durum var.
Bu arada 2-3 ay önce söylemişti yeni oyunlar üzerine çalışıyoruz falan.
Şeyde acayip bir gazeteydi.
Yeni Zelanda'da mı? Yeni Zelanda.
Değil mi? Ne dönüyorsa zaten Yeni Zelanda.
Papua Yenikli. Oradan geliyor bu adamlar.
Bu ete mağala falan. Bu ete mağala.
Bilmem ne. Değil mi? Oradan da şey geliyordu.
Korsan Haber muhabbetleri geliyordu.
Şey asılsız iddialar.
Asılsız iddialar. Özellikle Ubisoft oyunları üzerine çok asılsız iddialar döndü orada.
Bilmiyorum enteresan yani.
Bakalım abi bu rekabetler güzel.
Hani oyuncuların işine yarar. Hayırlısı olsun bakalım.
Bizi sevdirecek şeyler yani.
İhtiyacımız var. Gerçek oyuncular olarak.
Neden bir Steam gibi bir platform daha olmasın?
Biz uyguna oyunu almayalım. Yani o yüzden hani şey muhabbet hep dönüyor.
Bu arada sohbetimiz bitti.
Hani konumuz bitti. Biz sohbet ediyoruz.
Hani gitmek isteyen arkadaşlar varsa gidebilirdi ya.
Gitmeyeli ama. Şimdi şöyle bir şey var.
Steam'e bir rakip çıksa bundan en çok faydalanacak olan yine oyuncular.
Ne kadar çok rekabet artarsa o kadar çok fiyatlar düşecek.
Normalde olması gereken ama Steam'in zaten fiyat politikası düşük.
Ona kafa tutabilecek biri bilmiyorum.
Sana bir şey söyleyeyim mi? Onunla alakalı da bir haber okudum geçenlerde.
Sözüne itimat ettiğim bir insandı.
Herkes Steam'in sabit kuru politikası var falan diyor da olay aslında tamamen şöyleymiş.
Steam'in böyle bir şeyi yok.
Oyunları bedava vereyim ya da ücretsiz vereyim ya da uygun fiyata vereyim gibi bir hakkı yok.
Sadece oyunu Steam tarafından yayınlamak isteyen geliştiricilere şöyle bir şey diyormuş.
Şu bölgelerde...
Oyunlarınızı şu fiyatlarda hani kur dengesini gözeterek yayınlarsanız daha iyi olur.
Daha çok satış yaparsınız. Daha çok satış yaparsınız.
Bizim tavsiyede bulunuyor.
Eğer geliştirici firma hayır kardeşim benim oyunum bu, fiyatım da bu derse buna Steam herhangi bir şekilde müdahale etme etkisi yok.
Evet zaten o da var yani.
Mesela bazı oyunlarda bu var.
Önce EGS'in oyunlarında en ufak bir oynama yoktu mesela.
Pahalı. Yani normal aslında da bizim kurla çarptığın zaman pahalı geliyor.
İndirime bile girmiyor neredeyse.
Olabilir bu ama buradan da yine Steam'in kazandığı aşikar.
Tabii tabii. Her türlü kazanan Steam yani.
Ucuz da olsa pahalı da olsa Steam kazanıyor.
Yani değişen bir şey yok. Ya adam öyle bir kendine ekosistem kurmuş ki.
Oyun oynuyorsun ya kasa düşüyor ne bileyim kart falan düşüyor.
Onları alıyorsun satıyorsun ondan bile adam komisyon alıyor yani.
Değil mi? Tabii tabii. Sadece şu CS'de satılan kasaların ve hani anahtarların skinlerin komisyonlarını saysak inanılmaz para dönüyor ya günlük.
İyi bir komisyon alıyor oradan.
Acayip bir şey. Adamsın Gabe.
Adam falan değil abi.
Adam ticaret adamı. Adam dediğin sana hayırına bir şey.
Hayır sana hayırına bana hayırına bir şey yapmadı ki.
Yaptı. Düşen eşyaları sat oyun al.
Almadın mı oyun? Aldım tamam.
Adam diyebilmek için yani.
Ha şu var. Hizmet anlamında çok başarılı.
Oyuncu dostu. Oyuncu dostu bence.
Bence ticareti güzel yapıyor diyorum ben ona.
Ticareti de güzel yapıyor ama oyuncu dostu da değiliz bu adamın.
Sen dersin. Oyuncu düşmanı değil.
Bak oyuncu düşmanı değil. Oyuncu düşmanı kim?
EA Games. Onun olayı para abi yani normaldir.
Neyse insanlar daha fazla sıkmayalım.
Bizim de konuşacak çok şeyimiz var da hani bitirelim.
Haftaya devam ederiz yine ya.
Bizlerden de bu haftalık bu kadar.
Haftaya görüşmek dileğiyle.
Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
