
Birçok kişinin ''çin malı zelda'' olarak adlandırdığı mmorpg anime türündeki oyunu, hiç kimsenin beklemediği bir renastered haberini ve teknoloji profesörü Mesut Çevik'in bizden ne sakladığını konuştuk. İyi dinlemeler...
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de Uğur Kara.
Bu hafta sizlerle Çinmalı Zelda'ya konuşuyoruz.
Sohbetimizin ikinci bölümünde de yine her zamanki gibi oyun gündemine dair haberleri sizlerle paylaşıyoruz.
Evet, herkesin dilindeki ilk konuyla başlayalım.
Evet, bu oyun Zelda'ya benziyor.
Hatta birebir aynısı diyebiliriz.
Bayağı benziyor. Mekanikleri, sesleri, görüntü kalitesi.
Ama bunu... Çok güzel yapmışlar yani imitasyon oyun deyip bence kenara atılacak bir oyun değil.
Yani öyle düşünürsek şimdi Far Cry serisi de birbirine benziyor.
Assassin's Creed serisi de birbirine benziyor.
Peki Ubisoft'un Zelda'sı orijinal mi?
O çok orijinal. O çok orijinal çünkü onu Ubisoft yapıyor.
O yapınca sıkıntı yok. Yani Genshin ilk kopya oyun değil.
Son kopya oyunu da olmayacak.
Bu sürekli devam edecek.
Ama... Herkes bir kojuma değil değil mi?
Kocama başka tabii. Ama şimdi Çin malı diyoruz ya tamam eyvallah şey benziyor hani Zelda'ya benziyor.
Ama kaç kişi Zelda'yı oynadı ya?
Var mı sende Nintendo? Ya da kaç kişi de Nintendo var?
Vallahi ben Nintendo'yu elime bile almadım.
Al benden de o kadar yani. Şimdi böyle oyunlar kopya gelsin abicim.
Hani Zelda Nintendo'nun özel oyunu.
Ve hep öyle kalacak. Hani başka hiçbir platforma çıkmayacak.
Belki bu hamleden sonra bir şey olabilir.
Yok abi. Şimdi Nintendo'dan Zelda'yı çıkartırsan Nintendo'dan ne oynayacaksın?
O da doğru ama adamlar şöyle düşünsene.
Her şeyde var ya.
Android'de var, iOS'da var, bilgisayarda var, konsollarda var.
Çok büyük bir strateji yapmışlar.
Çok başarılı olmuş bu konuda da.
Çünkü bedava bir oyun bir hafta içerisinde 20 milyon indirme rakamına ulaşıyor.
Ve bir hafta içerisinde yatırmış olduğu 100 milyon dolar yatırdılar bu iş için.
Çok sağ ol. Ve şimdi hala da artık kazanmaya devam ediyorlar.
Çünkü 4-5 farklı platformda varlar.
İşin daha da enteresan tarafı çapraz platform özelliği var oyunda.
Yani iOS'daki adam bilgisayarla giren adamla aynı serverda oynayabilecek.
Ya da konsolda oynayan bir adam PC'de oynayan adamla aynı serverda oynayabilecek.
Bunu daha Sony geçtiğimiz yıllarda yapmaya başladı.
Bu tarz şeylere kapalıydı.
Keza şöyle bir durum var.
Microsoft'a bakarsan ya.
Microsoft zaten bunu Xbox ve bilgisayar üzerinden yapıyor.
Ama orada sadece kendi sisteminde arasında yapıyor.
Yine farklı konsollara çıkartmıyor ki Gündem haberlerimizde bununla alakalı bir oyun var.
Onu da yeri geldiğinde konuşacağız.
Şimdi kısaca hikayeden bahsedelim.
Çin malı gençin 8 farklı bölgeye ayrılmış bir ada var.
Teyvat adası.
Bunun metnini, inceleme metnini yazarken yanına hatırlıyorsun.
Tevrat değil, Teyvat diye belirttim.
Hani yanlış yazım hatası olmasın diye.
Yok zebur. Bilerek mi koymuşlar?
Çok mu aramışlar bu ismi?
Çok merak ettim yani. Teyvat ne ya?
Neyse bu adada her bir bölge var.
Bu her bir bölgede bir milleti temsil ediyor.
Her milletinde kendine özel bir tanrısı var.
Onun oyuna göre. Bizler de dünyalar arası gezen iki kardeşlerden birini kontrol ediyoruz.
Zamanın birinde bu adaya geliyoruz ve kim olduğunu şu an için bilmediğimiz bir tanrı tarafından savaşa giriyoruz.
Bu savaşı kaybediyoruz. Kardeşimizden biri tutsak ediliyor.
Diğeri de mühürleniyor.
Şimdi burada şöyle bir detay var.
Onu bir paylaşayım ben. Kardeşlerin hangisinin tutsak olacağını ya da hangisinin mühürleneceğini sen belirliyorsun.
Güzel bir... Hani oyunun daha başlar başlamaz sana kritik bir seçim hakkı veriyor oyun.
Değil mi? Daha hiç oynamadıysan oyunu ne olduğunu bilmiyorsun.
Hiç bilmiyorum. Ne yapacağını bilmiyorsun. Hani ulan ben seçiyorum ama niye bu durumdayım ya da hangi karakteri niye seçmeliyim bilmiyorum.
Hani biraz bodozlama seçim oldu benimkisi.
Tabii ki. Ben de girerken...
Rastgele gözüme güzel geleni seçtim yani.
Hangisini seçtin kız mı erkeği mi?
Kız tabii ki. Çok güzel duruyorlar ya.
Ya çünkü ne var biliyor musun? Yani günümüz oyunlarında hani birçok karakter erkek olduğu için.
Kadın karakter özlemimiz var.
Özlemimiz var. Bir de Çin animesi çok güzel duruyor ya.
Abi anime deme şimdi bana.
Ya şimdi animeyi belki başka bir şeyde konuşuruz ama.
Bu arada animeye girersek çıkamayız buradan.
Bu oyunun zaten bu kadar çok tutulmasının bence sebeplerinden bir tanesi de.
Tasarım olarak anime tasarıma sahip olması ile alakalı.
Çünkü kaç tane anime tasarımına sahip oyun var?
Oynanış olarak klasik MMORPG'lerle aynı mantaliteye sahip.
Tabii. Bol bol gez, bol bol düşman öldür, bol bol karakterini geliştir.
Yine bol bol gez, yine bol bol düşman öldür vs.
vs. Yani sonu yok.
Bir paradoks aslında. Bu da şuna çıkıyor.
Geliştirici firmanın artık hani ben bu kadar gezdim ama...
Çok ilerleme kaydedemedim.
Şu sandığı alsam mı?
Şu itemi alsam mı? Denesem mi?
Biraz aslında MMORPG oyunlarının hepsi bu manteleteye çıkıyor.
Sonuçta bedava bir oyundan bahsediyoruz.
İster istemez belli bir noktadan sonra o noktaya dönecek oyun.
İşte item satarak, karakter satarak, ek özellik satarak.
Parasını kazanmanın derdinde firmada yani bu gayet normal.
Bu eleştirilecek bir konu değil yani onu demeye çalışıyorum.
Bir de istersen biraz da oynanıştan bahsedelim.
Çünkü çok değişik bir sekans var burada.
Farklı bir sekans kullanmışlar.
Koşma, yüzme, tırmanma, havada süzülme gibi mekanikler var oyunda.
Bu mekanikleri kullanmak için staminamızın dolu olması gerekiyor.
Veya staminamız bittiği zaman o an ne yapıyorsan yap.
Direkt kesiliyor. Yüzüyorsun ya.
Boğuluyorsun. Direkt kesiliyor.
Tırmanırken lak diye düşüyorsun.
Çok değişik bir şey yapmışlar burada.
Stamina kullanımını ilk defa ben böyle gördüm.
Başka oyunlarda muhakkak vardır bu şekilde kullanım ama ben daha önce staminanın bu şekilde kullanıldığını pek görmedim.
Genelde daha çok stamina dövüş sekanslarında veya hızlı koşmalarda buralarda kullanılıyordu.
Ama yürürken, koşarken, tırmanırken stamina kullanmak enteresan.
Değişik olmuş. Ya iyi mi kötü mü ona ben çok karar veremedim.
Olmasa daha iyi olurmuş herhalde ya.
Oyunda 4 farklı karakteri kontrol edebiliyoruz.
Burada şunu belirttim. 4 farklı karakter derken yanlış anlaşılmasın.
Oyunda çok fazla karakter var ama biz bunlardan 4'ünü kontrol edebiliyoruz sadece.
Bu da aynı anda yani anlık geçişler yapabiliyoruz.
Yani oyunda birçok karakteri oynanış olarak kendinize dahil edebiliyorsunuz.
Ekip arkadaşı olarak kullanabiliyorsunuz.
Çünkü her bir karakterin işte yıldızı var, puanı var.
İşte 2 yıldız, 3 yıldız, 4 yıldız, 5 yıldızı daha gören yok.
Hani varmış ama... Parayla.
Parayla alınıyor. Parayla. Ya bu karakterleri de şöyle alıyoruz.
Sandıklardan çıkıyor ilerledikçe.
Hikaye belli bir kısmını özellikle 4 ana karakteri zaten hikaye kısmında alıyorsun.
Neyse devam edelim abi oynadık kısmına.
Abi uzakta oyunlarının olmazsa olmazı ürün toplayınca pişirerek yemeğe çevirmen gerekiyor.
Bunu ben anlamıyorum ya.
Gerçekten anlamıyorum. Şundan dolayı anlamıyorum.
Yani neden? Ya hiçbir reellik yok burada.
Gerçeklik yok. Çok yapay ya.
Çok yapay. Ya pezenekler.
Normalde hiçbir şeyi pişirmezler.
Katır kutur canlı cunlu yerler.
Bana elmayı pişirttiriyorlar ya oyunda.
Oyunda elmayı pişirttiriyor adam ya.
Affedersiniz ama böyle köklü örgütüm ben.
Bir anda serbeste bağladım yani.
Sen daha fazla gaza gelmeden ben devam edeyim.
Oyunda kullandığımız yetenekler 7 farklı element üzerine kurulu.
Neydi bunlar? Ateş, su, toprak, tahta.
Bunlar üzerine kurulu.
Tahta mı? Şimdi... Çinliler götünden element uydurmuş.
Neyse tamam. Neydi bunlar?
Say istersen. Sayayım değil mi?
Akıl bıraktıysan sayayım.
İşte buz, hayat, ateş, su, elektrik, toprak ve hava.
Tüm yeteneklerimiz bu 7 element üzerine kombin ediliyor.
Her karakter... Bu yeteneklerden, elementlerden daha doğrusu birine sahip.
Ve yetenekleri de bunun üzerine kombine edilmiş.
Güzel düşünülmüş, güzel kurgulanmış ve oyunun en büyük kısmına gelelim.
Anime kısmı. Bu arada güzel kurgulanmış diyorsun da uzak doğu oyunlarının bir çoğunda bu var zaten.
Ya var ama bunda biraz daha... Batı kültüründe çok fazla.
Batı yok tamam ama.
Batıda bu yok. Doğu kültüründe zaten daha doğrusu uzak doğu kültüründe bu element muhabbeti çok fazla var zaten.
Ama buradaki asıl benim...
Çok hoşuma giden kısım anime olduğu için.
Anime MMORPG göze gerçekten çok güzel geliyor.
Evet gençliğimizde çok oynadık bu tür oyunları.
Ama bu farklı bir tasarıma, farklı bir sanat tasarımına sahip.
İşte Zelda'nın da getirmiş olduğu katma değerle beraber oyun daha da bir albenesi olmuş oluyor.
Hani Zelda'da mesela bu kadar animelik yoktu mesela.
Ama bu oyunda animelik daha da bir üst seviyeye gelmiş.
Bence gayet de güzel yani.
Ben sevdiğim yani özellikle tasarım olarak ben sevdiğim oyunu.
Bir de şu çok konuşuluyor. Oyunun anti hile sistemini kapattıktan sonra da aktif durumda olduğu.
Burada da yine bir sürü komplo teorileri ortaya atıldı.
Bizim milletimiz seviyor bu tür teorileri de.
Mümkün mü? Evet mümkün.
Reddit'de bununla alakalı bir paylaşım da yapıldı hatta.
Oyunun anti hile sistemi kapatıldıktan sonra işte verileri okuma olayı tespit edildiği falan söylendi.
Olur mu? Olur. Mümkün mü?
Mümkün. Sanki yaptığımız hiçbir şey izlenmiyor.
Sanki her şey güvenliymiş gibi bir de bunu dert etmeye başladık.
Gerçi ben çok dert etmiyorum ama sen takıldın mı?
Yok yani. Zaten oyunu 15-20 saat oynadım ondan sonra...
Kapatıp atacağım yani. Benim bilgisayarımda zaten neyi alabiliriz yani.
Özel bir şey kullanmıyoruz ki artık.
Her şey artık günümüzde kişisel verilerin pek bir önemi yok.
Kalmadı yani. Ben tüm özel şeylerimi kendi harici diskimde taşıyorum artık.
Bilgisayarıma, telefonuma bir şey tutmuyorum ki.
Onu da bilgisayara takıyorsun.
Taktığın zaman istese oradan da alır yani.
İnterneti kapatıyorum. Allah Allah.
Neyse kısacası toparlayacak olursak.
Biz o kadar daha olmadığımız yani bizim verilerimizle kimsenin işi gücü yok yani.
Kimse kendini bu kadar büyütmesin abi.
Neyse şu Çin malını kapatalım artık.
Kapatalım abi. Yani oynanabilir.
10-15 saat oynanabilir.
Güzel zevk alınabilir.
Kaptırmayın abi. Kaptırmayın kendinizi.
Yoksa abi harçlığınızı buraya gömersiniz.
Tadını bırakın. Dediğimiz gibi güzel oynanabilir bir oyun olmuş.
Sizin tercihinize kalmış.
Anime de seviyorsanız. Çinliler artık büyük oyun yapmaya başladı.
Yakın zamanda ki yakın zaman dediğim 3-4 yıl sonra artık batılı oyunlarla kafa kafaya yarışır kalitede oyunlar gelecek.
Yani bir FPS bir oyunu vardı yine Çin'de yapmış olduğu bir oyundu.
O da gayet başarılı kaliteliydi.
Yakın zamanda dediğim gibi 3-4 yıl sonra uzak doğudan güzel kaliteli işler çıkmaya başlayacak.
O zaman gündeme geçelim. Evet gündemde yine...
Değişik değişik haberlerimiz var.
Assassin's Creed Valhalla Gold sürümüne ulaştı.
Geçen hafta Cyberpunk bu mutluluğa erişmişti.
Bu hafta Assassin's Creed erişmiş güya.
Yani her ne kadar erişirse erişsin benim gözümde oyun çıksa bile Gold denk yani.
Yani oyunu oynayan bazı yayıncı arkadaşlarımız vardı.
Onların incelemelerine de baktık.
Şimdi oyun ben şuraya takıldım.
Oyun Gold sürüme ulaştı.
Neydi bu Gold sürüm? Geçen hafta da anlattık bunu.
Oyun artık satışa hazır.
Yani daha bunun üzerine yapılacak bir şey yok.
Ambalajlıyoruz, kutuluyoruz.
Bu noktada oyun demek.
E peki ya o zaman mesela bizim o dostun oynadığı oyun Ghost Room değildi.
Tamam mı? Geçen hafta bir etkinlik oldu.
O reş orada oyunları denemiş onu 7 saat falan.
Pelerine baktım. Pelerin şey gibi böyle tahta bağlamışlar adamın sırtına.
Değil mi? Ne kadar işler açsız bir durum.
Oynanış desen çok büyük bir beklenti vaat etmiyor.
Hani hiçbir şey vaat etmiyor.
Ya bana o oyunu Assassin's Creed Valhalla deme.
2012 yılında çıkmış bir oyunda inanırım sana.
Gerçekten inanırım. Bana...
Mekanik olarak hiçbir şey koymamış üzerine.
Tamam grafik kasmış, güzel grafik kasmış.
Ama mekanik olarak, oynanış olarak hiçbir şey koymamış.
Hiç zevk vermiyor. Ya bak sinirleniyorum yine.
Assassin's Creed oyununda stamina'nın ne işi var abi?
Hani... Oyunu Souls'a mı çevirmeye çalışıyorsun ha?
RPG'ye çevirdin, olmadı.
Aksiyona çevirdin, olmadı. Gizliliğe çevirdin, olmadı.
Ne yapıyorsun şimdi? Souls mu denemeye çalışıyorsun Ubisoft?
Yani bu nasıl bir kafa la? Hani ben dövüşürken Assassin's Creed oyunu oynarken diyorum bak.
Stamina ile ne işin var benim yanımda?
Abi biz niye her bölümde Ubisoft'a sallıyoruz?
Yani bir şekilde bir yerden bir şey çıkartıyor bizi yine sinirlendiriyor ya.
Tebrik etmek lazım ya.
Kendinden konuşturmayı başarıyor adam.
Ama yani bu oyuna kimse gaza gelmesin.
Kimse hype'lanmasın.
Kimsenin böyle hype'lanacağını düşünmüyorum yani.
Aklı başında olanlar diyeyim en azından.
Kimse kusura bakmasın torrent oyunudur bu yani.
Ötesi yok yani. Benim için torrent oyunudur yani.
Ötesi yok bu oyunun yani. O zaman haftanın remasterı.
Olmazsa olmaz. Olmaz olmaz.
Bu remasterı bayağı aradım ama.
Onu söyleyeyim. Yani bu böyle bir şey oldu artık.
Bir kalıp oldu. Her hafta bir remaster yapmamız gerekiyormuş gibi hissettim.
Şimdi gündem haberlerini oluştururken.
Lan baktım. Hani çok fazla bir şey olmadı bu hafta.
Sakin geçti. Ama dedik hani bir remaster dedik.
Hani geçen hafta artistlik yaptık böyle.
Her hafta bir remaster artık bizden duyacaksınız diye.
Lan yok bu hafta bir şey bulamıyorum.
Baktım ettim. Steam'e girdim.
Oraya buraya girdim. En sonunda bu oyunu keşfettik.
Neydi oyunumuzun adını senden alalım.
Asterix ve Obelix XXL 2.
Remaster olarak geliyormuş.
İlk oyun bilmeyenler için söyleyelim.
Ki ben bile bilmiyorum ilk oyunu.
Ben de bilmiyordum araştırıcı çıktı bu.
21 Kasım 2003'te çıkmış.
Bildiğimiz Asterix ve Obelix'in maceralarına dayanıyor oyun aslında.
Yani bu haberi sırf hani remastered hani konusunu boş geçmeyelim haberini boş geçmeyelim diye koyduk onu da söyleyelim.
Bu arada ilgilenen varsa eğer 22 Ekim'de çıkıyor.
Kuvvetle muhtemelen oynamayacağım bile bir oyunu.
Yani boş olmasın.
Evet Microsoft her geçen hafta olay üzerine olay yaratmayı başarıyor.
Bu ama Harbi olay.
Harbi olay. Yıllardır Bethesda Skyrim'ın ekmeğini yedi durdu.
Herkes dedi altı ne zaman gelecek altı ne zaman gelecek.
Şey gibi oldu Rockstar'ın GTA'sı gibi oldu.
Millet ümidi kesti ta ki Microsoft Bethesda'yı satın alıncaya kadar bünyesine katıncaya kadar.
Şimdi Bir haber dolanıyor gündemde.
Elder Scrolls 6 gelecek ama Xbox'a özel olacak.
Bombaya bakar mısın? Abi Doom'u aldın sen şimdi.
İlk önce adım adım gidelim.
Doom'u aldın Game Pass'i.
Ardından hemen Dishonored'ı aldın.
Çok güzel oyundur ya.
Böyle kaymak gibi oyundur ya.
Çok güzeldi. Şimdi bir de düşünsene Sony açısından baksana.
Böyle bir büyük bir oyunu Elder Scrolls 6'yı Xbox'a özel olarak çıkardı.
Bu ne demek? Diğer platformlara gelmeyecek anlamındadır bu.
Ya da çok daha sonralarında hani 1-2 yıl sonra oyun soğuduktan sonra gelecek.
Yani Sony'nin yıllardır yaptığı şeyi Ancak yapabilecek diyorum.
Microsoft'u takdir etmek lazım.
Çok güzel stratejik hamleler yapıyor.
Ticari hamleler yapıyor. Çok büyük bir bütçe harcayarak aldı Bethesda'yı ama bu parayı...
Kısa sürede çıkartacak.
Yalnız Bethesda'ya da bu Elder Scrolls 6'yı da başka hiçbir kuvvet yaptıramazdı.
Onu da söyleyeyim ya. İyi ki aldı.
Belki bu hamleden sonra şey de gelebilir.
Wolfenstein oyunlarına devam da gelebilir.
Wolfenstein köklü bir seri abi.
Sonuçta Young Blood faciasından sonra her zaman söylüyorum.
Bu seri burada bitemez.
Bitmemeli. Bu şekilde bitmemeli.
Abi düşünsene şimdi. Return Castle Wolfenstein'a bir remake geliyor.
Yok yok abi remake'lik oyun kurtarılmaz.
İlk oyundan bahsediyorum.
Bir kere bu oyunun Youngblood olayından sonra bir kere bir kurtarılması lazım.
Yeni bir oyun ondan sonra remake olabilir.
Tabii ki tabii ki çünkü Youngblood'da çok büyük kitle kaybı yaşadı oyun.
Yani yine aksiyonundan çok bir şey kaybetmemiş ama.
Ya bir vuruş hissini görmedim ya abi.
Tabancasıyla sıkıyordun gibi ya.
Ya ne bileyim Blaskovic'den sonra hiçbir şey sarmadı.
Tabii o zaten başlı başında bir handikap zaten.
Yani anlayacağınız. Microsoft gümbür gümbür geliyorum dedi.
Varınızı yoğunuzu satın.
Şu tut karta basın. Microsoft'un hisselerini satın alın yani.
Büyük değer kazanacaktır belli yani bu.
Acaba bu ülkemizde de Xbox satışlarının artışına sebep olabilir mi?
Etkiler abi niye etkilemesiniz sonuçta?
Globalde bence Xbox'ın satışları çok düşük değil ama bu tarz hamlelerden sonra daha da bir artış olabilir.
Ülkemizde mesela Skyrim hayranı çok oyuncu var mesela.
Çok büyük, geniş bir kitlesi var.
Çünkü bitmeyen bir oyun. Panda hala bitiremedi oyunu.
Hala oynuyor. 500.
videoyu çekiyor. Çok derinlemesine bir dünyası var gerçekten Skyrim.
Çoğu insan tartışıyor ya Witcher mi Skyrim mi diye.
İkisi bence aynı kategoride değil.
İkisi de açık dünya ama Skyrim'in dünyası çok çok farklı bir şey.
Skyrim bitmemek üzere tasarlamış bir oyun.
Witcher biraz hikaye odaklı bir oyun.
Yani hikayeyi bitirdikten sonra açık dünyasında takılırsın ama görev yok.
Ne kadar takılırsın?
200 saat 300 saat oynayabileceğin bir oyun değil yani.
Ama Skyrim Sandbox 3 gibi olmuş biraz.
Evet orada bir farklılık var.
Bir ayrışma var yani. Gelelim gündemimizin son bomba magazinsel haberine.
Mesut Çevik bizden ne saklıyor abi?
Bunu kendisine sormak lazım.
Şimdi olay şu. Mesut Çevik geçenlerde bir tweet atıyor.
Diyor ki tweetinde bir gizlilik sözleşmesi imzaladığını ve bundan dolayı çok büyük heyecan duyduğunu belirten bir tweet atıyor.
Tweetin altına da bir dünya yorum geliyor.
Bunlardan biri de abi eğer GTA 6 geliyorsa bu tweeti favla.
Olay buradan kopuyor. Mesut Çevik de gidiyor tweeti favlıyor.
Abi hemen nerede kaldı şimdi bu gizlilik sözleşmesi yani?
Sen onu favlıyorsan böyle bir şey olma ihtimali...
Vardır derim ben yani.
Var mı yok mu bilmiyorum ama Mesut Çevik ya çok güzel sazan avlıyor ya da hakikaten bir şeyler olacak.
Çünkü bu GTA 6 yine konuşulmaya başladı abi.
Yakında bir sızıntı haberi gelir.
Bir oyun sitesinden işte GTA 6 çıkacak.
Ön sipariş açıldı falan filan.
Biz yine inanmayacağız ama bu sefer gelecek galiba.
Yok ben artık diyorum ki oyunu oynasam da artık inanmam.
Bu GTA 6 değil derim. GTA 5.5 falan derim yani.
Bence çok zamanı kalmadı ya.
1.5-2 yıl diyorum ben ama.
Bu oyun hakkında yorum yapamıyorum.
Başka oyunda mesela Wolfenstein ne zaman gelir de yorum yapıyorum.
GTA için artık yorum yapamıyorum.
Hani GTA çok tehlikeli bir deniz abi.
GTA 6 çok tehlikeli ben oraya girmem yani.
Half-Life 3 ne zaman gelir?
Gelmeyecek ya böyle bir oyun yok yani.
Kafa rahat yani gelmeyecek.
Gelecek abi. Görüşürüz.
Gelmez abi. Half-Life 3 gelecek hem de VR gelecek.
VR gelecek. Alyx'in sonunda çünkü onu izlettiler bize.
Verdiler bize onu. Ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Yine kalkar. Alix gibi başka bir oyun yapalım.
Yani Half Life 3 olarak bu oyun çıkmayacak abi.
Kimse kusura bakma beklemesin yani.
Abi orada Gordon Freeman alıyor levye eline.
Ben buradayım diyor ve oyunun başlangıcı öyle olacak.
Görürsün. Ya kur hayalini sen Half Life'çısın abi.
Ben müştericiyim. Benim için bana dert değil yani.
Gelse de olur gelmese de olur abi.
Çıkacak desene. Demem abi çünkü çıkmayacak yani.
Şiir 4 gelecek mesela. Ben ona hype'lanırım.
Ki mesela çıkacağı belli bir oyun yani.
Hani çıkacak bu belli.
CD Projekt bunun üzerine çalışıyor.
Sadece şeyi kararlaştıramadılar.
Hani Geralt üzerinden mi devam edelim yoksa farklı bir karakter üzerinden mi devam edelim onu düşünüyorlar.
Biz de ne yapalım işte. Düşünsünler canım.
Sen de düşün Gordon gelir mi gelmez mi.
İşte. Fakirin ekmeği umuttur.
Bekle ha bekle. Biz yalnız daha fazla insanları bekletmeyelim.
Bir sohbetimizi bitirelim.
Sen de beklemeye devam et o zaman haftaya kadar.
Belki haftaya kadar bir sızıntı haberi gelir.
Ya en azından böyle bir yalan bir sızıntı olsa da bir heyecan yapsak ya.
Haftaya görüşünceye kadar kendinize iyi bakın diyorum ben.
Sizleri uğurla baş başa bırakıyorum.
Beraber bekleyin arkadaşlar. Ya gelirse acaba Gabe Reis'e bir mail daha mı atsam?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
