
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de Uğur Kara.
Bu hafta sizlere Daylight 1'i konuşacağız.
Evet 2 çıkmadığı için mecbur hala 1'i konuşuyoruz.
Ama Daylight 2'den haberler gelmeye başladı.
Biz de bu haberler gelmesinden dolayı Daylight 1'e tekrardan bir dönüp bir bakalım nasıl bir oyundu.
Hatırlayanlar, unutanlar, hatırlamak isteyenler için kısa bir oyun hakkında fikirlerimizi söyleyelim dedik.
Evet. Bir Polonyalı atasözüyle başlayalım istersen.
Çok yerinde olur. Çünkü bu Polonyalı firmalar için genel bir söz haline gelmiş durumda adeta.
Her ne kadar neyse.
İkinci sözü söyleyelim. Sözü söyle abi.
Geç olması hiç olmamasından iyidir.
Bu bir Polonyalı atasözü.
Türklerde de geç olsun güç olmasın sözünün bir benzeri.
Aynen öyle. Şimdi bunu neden söyledik?
Polonyalı oyun firmaları geliştirme süreçlerini bayağı bir uzatıyor.
Derinlemesini yapıyor. En ince detaylarına kadar uğraşmaya çalışıyor.
Bundan dolayı da süreç uzuyor.
Ve bundan dolayı hiç olmaması, hani geç olması hiç olmamasından daha iyidir diye bir söz artık ortaya çıkmış.
Aynen öyle. Cyberpunk 2077 çıkana kadar öyleydi.
Onu saymazsak ama girmeyelim ama Witcher'de bu çok cuk yerine oturmuş bir sözlü gerçekten.
Day and Night'da da aynı şekilde.
Ha keza evet. Çünkü Day and Night'ı geliştiren firma Techland.
O da bir Polonya'lı bir firma.
Kısaca hikayeden başlayalım hemen.
Çünkü oynanışı çok daha uzun sürece için kısa bir hikayeden kısaca bahsetmek daha doğru olur.
Oyunun geçmiş olduğu bölge Harran bölgesi.
Hani bu kaynaklardaki Harran, Şanlıurfa'daki Harran değil tabii.
Hayali bir şehir. Ama orijinali Şanlıurfa yani.
Ama yani oyunun geçmiş olduğu bölge Orta Doğu'daki bir bölgeden bahsediliyor.
Yani Harran bölgesini karantiye almışlar.
Kurgusal bir şehir. Tabii bu karantinanın sebebi şey değil.
Hani korona falan değil. Zombiler.
Zombiler. Ben zombi temasından haz etmeyen bir insan olmama rağmen bu oyunu bu kadar çok sevebileceğimi tahmin etmiyordum.
Zombi temaların oyunları genelde klasiktir.
Hani anlamsız gelir.
Kaş kovala vur parçala öldür şeklinde ilerler ama Daylight'ın olay örgüsü o kadar güzel kurgulanmış ki.
Hikaye anlatımı da güzel.
Hakesat'ın gibi hikaye anlatımı da güzel.
Güzel bir oynanışla da birleşince ortaya çok güzel bir oyun çıkmış oldu.
Yani bir kötü karakterimiz var Kadir Süleyman.
Buradan bir dosya... Geri almak için aslında genel adlarıyla dosyayı geri almaya çalışıyoruz.
Evet yani burada biraz kategorili bir hikayemiz var.
Tabi bu hikayede bize eşlik eden yardımcı karakterler var.
Onlarla kurmuş olduğumuz...
Diyaloglar ve bağlar gayet güzel işlenmiş.
Karakterlerle bütünleşebiliyorsun.
Hikaye anlatımı, hikaye sunumu gayet başarılı bir şekilde oyuncuya aktarılmış.
Hem Kadir Süleyman'ın adamlarıyla hem de zombilerle mücadele ediyoruz aslında Harran'da.
Zaten aslında oyunun olayı sizleri hikayeyle şaşırtmak değil.
oynanışıyla keyif vermek.
Ama tabi bunu yaparken de hikayeyi sunmaktan da geri kalmamışlar.
Daylight bir açık dünya oyunu.
Yani benim haz etmediğim tüm elementler oyunda mevcut.
Açık dünya, zombi teması, onun dışında çok uzun, standart bir hikaye onunla beraber uzun bir oynanın süresi.
En önemli her şey var. Ama İşte bunları eğer kaliteli bir şekilde yaparsan ben gibi bir oyuncuyu bile kendine çekebilirsin.
Uzun yıllar boyunca işte oyunun ikincisi çıksın diye bekletebilirsin yani.
Aynen öyle. Gündüzleri karşına çıkan zombiler böyle haplanmış gibi hiçbir bakı yaramıyor.
Böyle mal mal etrafta dolaşıyor.
Diyorsun ki abi ben bunlarla ne var zorluk bir şey var.
Zorluk ayarını falan arttırıyorsun hatta.
Bunlar sıkıcı geliyor sana. Ama gece olunca.
Gece olunca oyunun zorluk modu bildiğin Diablo 3'teki inferno zombi.
sorunlarla çıkıyor abi neredeyse yani.
Hepsi artı 9 basmış geliyor üstüne.
İşte bu da oyunun içerisindeki temponun bir anda yükselmesine sizin bunu ayak uydurmanıza ayak uydurmak zorunda kalıyorsunuz bu tempoya.
Aynen öyle. Hayatta kalabilmek için durmadan hareket etmen gerekiyor.
Sabit duramıyorsun. Bir de şu var.
Oyunun en iyi noktası bir de parkur sistemi.
Mükemmel yapılmış. Parkurları öyle bir tasarlamışlar ki gerçekten zombilerden kaçarken o parkurları sonuna kadar kullanıyorsun.
Bununla alakalı bir ufak bir anekdot paylaşmak istiyorum.
Bir ara biz hatırlarsan en iyi 7 Platon oyunu listesi yapmıştık.
Hem burada paylaşmıştık hem sosyal medyamızda paylaşmıştık.
Orada arkadaşın biri altına yorum attı işte.
Ya arkadaş diyor sen bunlar almıştın.
Şu oyunları niye...
almasın ya? Bunlar diyor en iyi platform oyunlardan biri değil mi diye.
Ve bunların arasında Daylight 2, Daylight vardı.
Bak hala aklım ikinci oyunda çıkacak ya.
Daylight vardı. Dedim ki adama da yani.
Ulan bak hepsini anlat. 3-4 tane oyun satmış.
Bunları alın da Daylight 2 ne alaka?
Daylight ne alaka? Daylight bir platform oyun değil ki.
Hani temeline baktığın zaman.
Tamam platform oyunları var ama.
Var ama. Oyun platform değil.
Platform mantığıyla yapılmış bir oyun değil.
İşte çocuk Ya da arkadaş, genç, neyse.
Oyunun platform üyelerini o kadar çok beğenmiş ki beğenilmeyecek gibi değil.
Oyunu bir platform oyunu gibi görmeye başladı.
İşte bu da oyunun bu sekanslarının ne kadar kaliteli bir şekilde yapıldığını gösteriyor bize.
Yani çok iyi hissettiriyor kendini.
Hani o bacadan, pencereden, direğe tırman, oraya tutun falan filan.
animasyonlar mükemmel yapılmış böyle son anda tutunuyorsun çıkıyorsun falan ya heyecan hep üst düzeydeydi oyunda ya bir de gece aksiyon yüksek peşinde zombi var gece zaten şey yapıyorsun sadece sadece koşuyorsun abi durmuyorsun
hani gideyim şurayı basayım yok öyle bir şey yok gece durmadan koşuyorsun gündüzde operasyon yapıyorsun başka türlü oyunda ilerlemen çok zor yani yok yok bir de zombi çeşitliliği de var o oyunda Hani tek
bir tip zombi yoktu oyunda.
Böyle iri kıyım zombiler vardı işte hızlı hareket eden zombiler vardı.
Güçlü vuran zombiler vardı.
Hani tek bir tip yok.
Her tip zombiye göre hareket ediyorsun.
Stitch'i geliştiriyorsun. Yani diyorum ki oyunun temposu bir an düşmüyordu ya.
Yani saf aksiyon Wolfenstein gibi sanki böyle.
Yani Wolfenstein'in zombi modu gibi.
Aynen öyle. Gerçi o da vardı.
Wolfenstein'in old blotlu.
Biliyorsun zombi modu vardı old blotlu.
Ben oynamadım ama. Sen sevmedin.
Ben zombi modlarının hiçbirini oynamıyorum abi.
Ben oynamıştım onu ama bunun kadar yüksek tempolu değil.
Bu çok başka bir şey yani gerçekten.
E yapacaksanız zombi.
ve alın işte. Örnek var karşıda yani.
Oyundaki yetenek ağacı da gayet sade ve kullanışlı olmuş.
Vermiş olduğunuz her bir yeteneğin oynanışa etki ettiğini görebiliyorsun oyunda.
Normalde bu tür RPG öğelerinin olduğu oyunlarda yeteneklerinin mesela skill puanı aldın işte bir yetenek açtın.
Ulan bu ne işe yarıyordu diye arıyorsun bazen.
Yani aa bende bu yetenek mi varmış diyorsun hatta yani.
Ama Dane Like'dan almış olduğun her yetenek ya da Daha önce aldığın ama geliştirdiğin her bir yeteneğin oynanışa etki ettiğini görebiliyorsun.
Yani sırf bu yetenekler için yan görev yapmışlığımız var oyunda.
Evet. Yan görev sevmeyen bir his.
Bir de oyunun yan görevleri de çok güzeldi.
Bir Witcher 3 kalitesinde değildi belki ama hem kendini geliştirmek için, karakterini geliştirmek için hem de ya acaba burada ne olmuş dediğin şeyler vardı.
Hatta bir yan görevde bir evin etrafında geziyordun.
O mesela çok... Konuşulduğu için söylüyorum.
Bir evden bebek ağlama sesi geliyor.
Diyorsun ki ne oluyor lan burada diyorsun.
Bu bebek de neyin nesi? Bir giriyorsun olaylar acayip karışıyor.
Bak şimdi bebek ağlaması dedin ya.
Left 4 Dead'de vardı ya kız ağlama sesi.
Sen hatırlıyor musun onu? Yok ben onu hatırlamıyorum.
Çok oynamadım. Asıl gerilim orada.
Ben ilk açtım abi Left 4 Dead'i.
Bir yerden bir ağlama sesi geliyor.
Böyle kız küçük bir ağlama sesi böyle.
Gittim gittim yaklaştım.
Yerde böyle beyaz kıyafetli.
Bir tane kız çocuğu ağlıyor.
Ulan dedim bu neyin nesi?
Bir yaklaştım ona. Bu bir çığlık attı.
Bir kovalamaya başladı.
Dedim bu sesi duyduktan sonra yakından transit geç.
Öldüremiyorsun bir de öyle koşuyor üzerine koşuyor yani.
O oradaki sahneyi bilmiyorum ama Daylight'teki bebek sahnesi de çok vurucu ve etkileyiciydi gerçekten.
Yine bebek sahnesi dedin aklıma şey geldi.
Call of Duty serisinde de vardı ya bebeği vuruyordun mesela.
Ama yani o çok daha farklı.
O daha farklı yine bebek demişken işte.
Bebek deyince ben de şu an benim çocuk aklıma geldi mesela uyudu mu uyandı mı.
Bebek deyince aklıma çok şey gelebiliyor tabii.
Call of Duty'de mesela vurduğun zaman bebeği ilk seni uyarıyordu.
İşte ne yapıyorsun bebekler vurur mu falan filan.
Bunu tekrar aynı yerde... yaptığın zaman seni oyundan atıyordu bir süre.
Konu nereden nereye geldi?
Çok sık değiştiriyorsun konuları.
Devam edelim. Neyse devam edelim.
Oyunun loot ve craft sisteminden hemen kısaca şöyle bahsedelim.
Oyunun açık dünya olmasından dolayı ve RPG oylarının olmasından dolayı durmadan yeni eşyalar, yeni yetenekler kazanıyorsun.
Ve bu da loot sisteminin çok güzel işlediğini gösteriyor.
Çünkü her şeyi toplamak istiyorsun.
Çünkü topladığın her şey hayatta kalman için büyük bir etken oluyor.
İşte onları da toplamak çok sıkıntı aslında.
Özellikle bu O durumlarda zamanında alamazsın onları sıçtın.
Özellikle o sandıkları açmadaki gerginlik.
Birçok oyunda mesela ara sahne gibi girilen sahnelerde eğer yanında düşman varsa sana ilişmez.
Ama Daylight'ta mesela orada zula sandıkları vardı.
O sandıklardan güzel eşyalar bulabiliyordun.
Diyelim çatışma esnasındasın ve sandık gördün.
Koştun sandığa, sandığı açmaya çalışıyorsun.
Zombi o sıra senin sandığınla uğraşmaz abi.
Seni gördü mü orada? Gördü. Saldırıyor abi.
Yani yapay zekası...
mükemmel değil ama gayet başarılı.
Yani şey sırıtmıyor diyelim yani.
Yakın dövüş sistemi de gayet güzel.
Çünkü oyunda ateşli silahlar zaten çok yok.
Her an bir zombi gelebilir diye böyle tetikte oluyorsun mesela.
Ani reaksiyonlar, yakın dövüş sistemleri güzel.
Yani zaten oyunun dediğim gibi bir Orta Doğu'da geçmesinden dolayı ateşli silahlar çok kullanılmadığı için daha çok yakın dövüş kullanıyorsun hatta.
Yani tuzaklar özellikle.
Zombilere tuzaklar kuruyorsun ya onlar da çok...
güzel yani. İşte bu da işte çevre etkileşiminin ne kadar iyi olduğunu gösteriyor.
Mesela elektrik cihazı var elinde diyelim.
Şok veriyorsun. Eğer bir suyun olduğu bir yerde eğer suya elektrik verdiğin zaman oradaki zombiler o elektrik şeyle direkt etkileniyor.
Etkileniyor. Yani aslında oyun ana hikayesini bitirsem bile ara ara açıp oynanabilecek bir oyun.
Kaliteli bir oyun. Özellikle şu oyun yokluğu döneminde kesinlikle oynanabilecek bir oyun.
Ses ve müzikler zaten söylemeye gerek yok.
Yani o gerilimi size sonuna kadar hissedebilirsiniz.
Yani gece moduna geçince en azından ben müzikleri kapatılmasından yanayım.
Çünkü oyun zaten gerginleşiyor.
Her yerden bir zombi çıkıyor.
Ya bir korku oyunu niteliğinde de diyebiliriz.
Yani gerilim aslında ama. Gerilim abi.
Bak korku oyunu değil bu. Ama iyi bir gerilim oyunu.
Ya ben onu bir anda böyle dan diye çıkıyor ya ben onu.
Sesleri işte ses efektlerini çok iyi kullanıyorlar işte abi.
Hani şey yok oyunda mesela.
Jumpscare yok yani birden karşına zombi çıkmıyor.
Yok ama yani gelebilir yani.
Ama Jumpscare, Jump Voice mi diyorlar o zaman?
Yani birden bir ses geliyor böyle hani.
Nereden geldiğini anlamışsın.
Üç testimiyle ses veriyor kulağına.
Hem sağdan hem soldan aynı sesi duyuyorsun böyle.
Far görmüş tavşan gibi ne tarafa döneceğini şaşırıyorsun.
Çok gerici bir. Grafik ve atmosferi çıktığı dönemde çok konuşulmuş.
Çok iyiydi. Yani çıktığı döneme göre çok çok iyiydi.
Ama şu an bile açsanız oyunu.
Hiç sırıtmıyor. Sırıtmaz yani.
Hiç sırıtmıyor. Atmosfer desen zaten hani gayet başarılı kurgulanmış.
Çevre tasarımı, Orta Doğu'da olduğunuzu hissediyorsunuz yani sonuna kadar.
Özellikle o parkur sistemlerinin güzel dizaynı.
O atmosferi çok daha iyi hissediyorsun.
Yani şey hissediyorsun burada hani.
Ben uzun zamandan beri buradayım ya da uzun zamandır birileri burada vardı ve zombilerle mücadele ediyorlardı.
Kaçış yolları düzenlemişler ve sen de onları kullanıyorsun.
Aynen öyle. Bunu çok güzel yansıttı.
Yani sırıtmıyor. Ya arkadaş düz yol yapılmış demiyorsun.
Ama o parkurlar birileri tarafından yapıldığını anlayabiliyorsun abi.
Ya sonuna kadar oyun yani gerilime, zombi modunu.
Yani zombilerin olduğu bir şehirde, Orta Doğu ülkesinde sanki yaşıyor muyuz gibi hissettiriyor insanı.
Day and Night 1'i burada noktalarken gündem haberlerimize geçelim.
Ve buna da Day and Night haberleriyle geçelim.
2 haberleriyle geçelim. O yakışır yani.
O yakışır. Zaten onun için bu hafta bunu konuşuyoruz.
İlk önce beni heyecanlandıran çok büyük bir konu var.
Day and Night 2'nin haritası.
İlk oyuna göre 4...
kat daha büyük olacak. Birinci oyun zaten yeterince büyüktü.
Sıkmadı insanı.
Tam tadındaydı. 4 kat büyük olması benim için çok önemli değil.
Önemli olan bunu doldurabilmek.
Boş boş görev yerleri yaptırmayacaklarsa bana çok mükemmel bir şey.
Muhtemelen olmaz da zaten.
Çünkü onların hepsini parkur endekre etmeleri lazım.
Uğraşmaları lazım. Yan görev koymaları lazım.
Boş kalacağını zannetmiyorum ben.
İkinci beni çok heyecanlandıran kısım da...
Oyun baştan sona co-op oynanabilecek olması.
Aynen öyle. Planlanıyor dediler ama...
Net bir bilgi yok elimizde şu an için.
Şimdi Tashland firması daha önce Call of Duty Ares ve Dead Island oyunlarını yapan firma.
Ve bu oyunlar Dead Island'da co-op oynanıyordu ama hani şey olarak değil hani baştan sona co-op ilerlemeli hikayeli bir oyun değildi.
Zor bir iş baştan sona co-op bir oyun.
Şey yapabilir bu oyunu.
Hazel firması yapabilir.
Hazel Light. O yapabilir mesela.
Away Out yapan.
Şu an It Takes Two yapan firma.
Çünkü adamın bir bu kültüre alışkanlığı var.
Bu arada sözünü kestim.
Neden It Takes Two incelemesi daha gelmedi derseniz.
Oyunu daha oynamadık. Oynayamadık.
Ondan dolayı. Vakit bulamadığımızdan dolayı maalesef oynayamadık.
Ama birkaç hafta içerisinde denk getirip oynayabilirsek.
Haftaya inşallah düşürürsek eğer.
Muhakkak yapmak istiyoruz. Çünkü çok eğlenceli bir oyuna benziyor.
cevap oldu. Yani bunun için ikimizin de vakitini ayırıp.
Aynı aynı denk getirip yapmamız lazım.
Bakalım belki hafta sonu olabilir.
İş işleri bakanlığından ekstra bir izin almamız gerekecek.
Kapatalım bu konuyu. Diğer haberimize geçelim.
Maldur Gates 3 erken erişimde uzun bir süre kalacak gibi geliyor.
Böyle de bir haber var. Bu gayet normal zaten.
Çünkü oyun çok büyük iddialarla çıkmayı düşünüyordu zaten.
Ve başarıldı oldu erken erişimde.
Erken erişimde olmasına rağmen zaten bayağı şeyler yapıldı.
Ve bayağı bir bölüm olacaktı oyunda.
4 bölüm 5 bölüm ne olacak Maldur Gates'te.
Normal ya hani erken erişimde kalması sıkıntı değil.
Çünkü erken erişimde olsa bile 2.
bölüme 3. bölüme yapa yapa koya koya devam edecekler.
yani. Yani sıkıntı yok ama seneye normal sürümü gelecek diye bir söylenti var.
Yani çok şey değil yani. Şu an bile oynanabilir bir oyun olduğu için 2022'ye kadar tam sürüm çıkıp çıkmamasının çok bir sorunu olacağını ben düşünmüyorum.
Ya vele ki çıksın tam hala hazırda olarak çıksın da ne zaman çıkarsa çıksın artık.
Şu anda oynanamaz değil aslında.
Şu anda da çok güzel yani ama.
Durmadan güncelliyorlar oyunu.
Evet. Cyberpunk. Güzel bir haber var.
Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği konsollardaki ek verginin kalkması için Ticaret Bakanlığı ile iletişime geçti.
İletişime geçtiğinden kasıt acaba mesaj attılar.
Selam şu vergiyi kaldırın.
Ben bu havaya çok heyecanlanmadım açıkçası.
Bir de şu var. Ticaret Bakanlığı da TMM yazıyor.
Bir de şu var. Bence doğru bir hamle bu değildi yani.
Oyun konsolları bir kere alıyorsun.
Vergini veriyorsun. Bitiriyorsun.
İyi ya da kötü. Oyunlar aslında yani.
Asıl oyunlara bir çözüm bulunması gerekiyor.
Hani oyunlar üzerine ne yapılması gerekiyor?
İşte vergi indirimi mi olur ya da başka bir şey mi olur?
Hani bunun için bir girişimde bulunması lazım.
Konsoldaki ek vergeyi kaldır.
Hadi diyelim kaldırt.
Sevincik bir haber değil ki bu bana göre abi.
Hala oyunlar 500-600 lira.
Hala oyunlar 700 lira.
Bizim ne yapmamız lazım? Game piece'e geçmemiz lazım.
Tüm oyunların game piece'e çıkması lazım.
Doları düşürmemiz lazım. Hemen basalım abi.
Şey diyordu ya Ferit. Basalım abi doları diyor.
Dolar 1 lira. Sıradaki oyunumuz bir mobil oyun firmasından geliyor.
Süpersel'den. Şu şey klaş oyunun.
Aynen. Klaş of Clans.
Bir zamanlar deli gibi oynadım.
Gece alarm kurup.
Kredi çektin hatta bu oyun için.
Biraz para harcadık yani. Yani mobil oyun için kredi çeken de tek adam sensindir herhalde ya.
Abi ben bir şeye tutulduğum zaman bir oyuna tutulduğum zaman mesela para harcıyorum gözüme geldi.
Tamam da oğlum kredi çekmek ne ya.
Hani abartmışsın bayağı.
Kredi çekmedik. 2000 lira mı 2500 lira mı.
para harcamıştım. Bir de ama o zamanın parasıyla şimdi.
Bu zamanın parasıyla. Kaç yıl önce oynuyorduk?
Galiba bir 6 yılı falan var.
İyi para gömmüyorsun. Olsun sağ ol.
Eğlendik. Ben de ilk o game'e para gömmüştüm.
Eğlendik. Oyun olarak. Tutulduğun zaman böyle rekabetin sardığı oyunlarda şey yapıyorsun abi gerçekten.
Maalesef para harcıyorsun. Bu arada şeye sardım.
CSGO'da kasa açıyorum.
Neyse tamam ya. Belki hanım manım dinler bunu.
Senin ruhunda bildiğin kumarcı ruhu var oğlum ya.
Yapma diyorum sana o kadar.
Oradan bir bıçık çıkartsak.
Sen iyi ki şey oyunlarını oynamıyorsun ha.
Elektronik arslan oyunlarını oynamıyorsun.
Yemin olsun seni var ya böyle sokaktan toplarız biz o zaman.
Elinde böyle mendil Allah rızası için.
Bir kartaj açalım abi. Konu yine dağıldı ya.
Clash of Clans 3 tane daha Clash oyunu duyurdu.
3 tane daha 3 ayrı oyun.
Zaten adamlar bu konuda liderlerden biri yani.
Mobil oyun konusunda. Aynı mekaniklerden devam edecek.
Hepsi Clash oyunu olmayacakmış sonuçta.
Bunu gündem haberine soktun mu gerçekten?
Soktum ve konuştuk. 5 dakikaya yakın bunu konuştuk yani.
Game Pass'i olanlar için güzel bir hamle.
Bak az önce söylemiştim tüm oyunlar Game Pass'e gelmeli.
Evet biri daha geliyor. GTA 5 Game Pass'e dahil oldu.
Güzel bir hamle. Ya artık GTA 5'i de oynamayan var mı?
Hani bilmiyorum ama. Epic Games bedavaya dağıttı.
Millet onar tane hesap açtı.
Sonra o hesaplardan onları sattı falan filan.
Öyle. Ya yok şaka bir yana gerçekten GTA 5 oynamayan kaldı mı ya?
Kalmamıştır herhalde. Bir şey için belki.
Bak bak Rockstar hakikaten akıllı.
Oyunu hala online modundan parasını sömürmeye çalışıyor biliyor musun?
Rockstar bence şey yapıyor artık yani.
Uganda'da dahil GTA 5 oynandıktan sonra herhalde.
Bütün her yere böyle bedava gidiyor falan filan.
Şimdi Game Pass'e de geldi. Artık millet yani dünya üzerinde oyuncular GTA 5'i oynamamış.
Oyuncu kalana kadar herhalde.
Şu fanatik taraftar grupları diyor ya mesela.
Bir gün herkes fenerli o.
Bir gün herkes Beşiktaşlı olacak falan diye.
Rockstar'da şey diyor. Bir gün herkes GTA 5 oynayacak.
Ondan sonra 6 çıkacak.
Hani öyle bir şey varsa politikası hani biz de yardım edelim artık.
Sağda solda oynamayan varsa oynatalım.
Çıksın artık şu oyunun 6.sı yani.
Bilmiyorum bakalım. Bu arada son haberimize geldik.
Yani ya oyunundan dolayı ya filminden dolayı bir şekilde bahsediyoruz bu oyunu.
Witcher'dan yani CD projekten.
Konu oraya geliyor yani. Witcher 2'nin, daha doğrusu Witcher 2 diyorum.
Witcher'ın ikinci sezon çekimleri sona erdi.
Bayağıdır bekliyorduk. Covid yüzünden erteleme, erteleme, erteleme.
Sonunda bitirdiklerini söylediler.
Ama ne zaman yayınlanacak?
O da ayrı bir durum. Bir de şey olacak diye biliyorum.
İkinci sezonda... İlk sezonunda yaptıkları gibi zamanı bükmeyecekler çok fazla.
Biraz daha lineer bir yapıda ilerleyeceğini söylemişlerdi.
Bu da izleyenlerin daha rahat anlamasını sağlayacaklar.
Çünkü bilinç sezonunu bayağı bir anlaşılmaz bir hale getirdiler.
Çünkü Witcher evrenine hakim olmayan biri için çok karışıktı.
Şimdi ben oyununu oynamadım.
Bana başta karışık geldi mesela 4-5 bölüm.
Ulan ne oluyor dedim. Bu nereye gidiyor, nereden gidiyor falan filan yani.
Siri olayını anlamam mümkün değil abi yani.
Çok karışıktı ama sonradan oturdu tabii.
sonra sezon. İzlerken o tadı alamıyorsun yani.
Bakalım. Güzel bir dizi ama gerçekten.
İkinci sezonda da böyle lineal bir yapıyla ilerleyeceği için çok daha sevileceği ve tutulacağını düşünüyorum.
Bizlerden de bu haftalık bu kadar.
Bu hafta fark ettiysen Valve veya.
Evet ama yine.
Half-Life ile ilgili bir şey söylemedim.
Söylemedim diyerek yine söylediğini de hatırlatırım sana.
Dayanamıyorsun. Dayanamıyorsun.
Bu artık şey haline geldi.
Bir ritüel haline geldi. Yapma.
Yapma bak bir aralar.
vuruyorsam. Bak bir aralar bende bu şeydi vardı.
Witcher şeyi vardı bende.
Fanlığı vardı. Bilgi fanlığı.
Yok yok eskisi yok. Hatırlıyorsunuz eskiden mesela her incelemede mesela muhakkak bir Witcher 3 yerleştirmesi yapıyordum yani.
Hatırlıyorsan ilk podcastlerimizde de lere girmişti.
Giriş vardı yani. Son denleriydi işte böyle o.
Neyse kurtulduk çok şükür.
Çok şükür. İşte darısı başına kalmış.
Bırakabilirsin.org Güzel.
Darısı başına diyorum kardeşim.
Ben kurtuldum. İnşallah sen de kurtulursun.
Yok kardeşim ben istemiyorum.
Kurtul. Kurtul ki rahat rahat ilerleyelim.
Benim canımı sıkmaya başladı çünkü bu durum.
Bence gayet güzel. Allah seni ıslah eylesin.
Haftaya tekrar görüşmek dileğiyle.
Kendinize iyi bakın. İyi bakın. Fanatikten uzak.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
