
Yeni bölümümüzde büyük bütçelere sahip oyunların küçük bütçelere sahip oyunları unutturucak mı yoksa küçük bütçeli oyunları varlıklarını koruyabilecek mi konusunu ele aldık. Herkese iyi dinlemeler.
Transkript
Çok sevdiğim bir atasözü vardır.
Nedir o? Büyük balık küçük balığı yer.
Bir de çok ünlü bir dayımızın bir sözü var.
Büyük balık gelip seni yutar.
Büyük, büyük balık kim ya?
Büyük balık o benim işte.
Büyük balıklarımız var. Büyük balıklarımız küçük balıklarımızı maalesef yiyor.
Haklı oldukları yönler var, haksız oldukları yönler var.
Arada kalan durumlar var.
Bu sohbetimizde biraz bunlardan konuşmak, biraz sohbet etmek istedim açıkçası.
Aslında aramızda bunu konuşuyorduk.
Neden dedik bunun bir sohbetini yapmayalım birlikte?
Değerlendirmeyelim, konuşmayalım, tartışmayalım.
Elbet ayrı düşeceğimiz noktalar olacak.
O yüzden çok şu an keyifli bir sohbet bizleri bekliyor diye düşünüyorum.
Şimdi asıl olay nereden çıktı, nereden aklıma geldi bu?
Yanlış hatırlamıyor isem.
Ya 8 Mart ya 17 Mart.
İkisinden biriydi. Bu EA'in klasik oyunlarını Steam'e getirdiği dönemden bahsediyorum.
Haliyle biz de onun şeyini yapmıştık.
Hatta incelemesini böyle tanıtımını yapmıştık.
Tam o zamanda benim sosyal medya timelineime bir video düşmüştü.
Onu bulamadım bir türlü. Çok aradım da.
Bir tane bağımsız giriştirici arkadaşımız.
Bir kadındı yanlış hatırlamıyorsam.
O da garibim. O gün şey yapıyor.
Oyununu yayınlıyor. Oyununda baya böyle şeye girmiş.
İlk onun içerisinde oyunu.
Kadın böyle mutlu falan. Tam o sıra...
EA oyunları yayınlayınca, EA'de yanlış hatırlamıyorsam zaten 20'ye yakın, 20-25'e yakın oyun yayınladı.
EA bir sürdü oyunları.
Kadın direkt haliyle 50'ye düşmüş oldu.
Yani ilk 50 içerisine düşmüş oldu.
Kadın kafayı yedi böyle. Ağladı ya yayında.
Böyle video falan attı.
Bu durum beni bir etkiledi dedik. Hani bunu bir konuşalım.
Bir sohbet edelim. Yani hakikaten böyle büyük oyunlar çıktığında küçük oyunların ne yapması gerekiyor?
Ya da nasıl bir yol haritası çizilmesi lazım?
Biz oyuncuların özellikle bağımsız oyun takip eden, oynayan oyuncuların nasıl bu tür oyunları gözden kaçırmaması gerekiyor?
Bunları bile konuşalım dedim ya.
Hatta şunu da düşündük.
tane büyük oyunun çakışıp tarihini ertelendiği oldu mu?
Çıkış tarihlerinin ertelendiği oldu mu?
Onu da bir araştırdık. Bunu defalarca gördük.
Hatta yanlış hatırlamıyorsam en büyük rekabet mesele Call of Duty ile Battlefield mesela arasında.
Mümkün mertebe aynı zamanda çıkartmamaya çalışıyorlardı oyunlarında.
Oyuncuların birçoğu hem Call of Duty oynuyor hem Battlefield oynuyor.
Hayır öyle bir şey yok. Var.
Ben Call of Duty oynuyorum.
Tamam da ben Battlefield oynuyorum şimdi haliyle.
Aynı anda çıktığında ikisinden beni tercih etmem gerekirse mesela Call of Duty'ye yönelirim.
İlk önceliğim o. olur. Bu gibi durumlar olmaması için ne yapıyor?
Birçok yayıncı firma, birçok oyun geliştirici firma oyun çıkış tarihini iyi analiz etmeye çalışıyor.
Belli bir döneme getirmeye çalışıyorlar.
Bunu büyük firmalar bunu yapıyor.
Küçük firmalarda mümkün mertebe büyük oyunların çıkacağı aya en azından haftaya oyun koymamaya gayret gösteriyor ki öyle de olması gerekir diye düşünüyorum.
Zaten şöyle onların amacı da parlayıp bir yerlere gelebilmek, kendini bu piyasaya sokabilmek, oyununu duyurabilmek, yaptığı iyi işi veya yapacağı iyi işlere bir deneyim kazanmak için oraya girdikleri için.
Dolayısıyla onlar da daha sakin dönemlerde girmeye çalışıyorlar piyasaya.
Mesela Kasım ayında yapmazsın mesela.
Kasım ayı mesela yanlış bilmiyorsan, yanlış hatırlamıyorsan böyle oyunların en yoğun olduğu dönemlerdir mesela.
Evet. Bu yılı mesela hatırlayabiliriz.
Sonbahar dönemini hatırlayalım mesela.
Bir dünya oyun geldi peş peşe.
Kasım aralık genelde hızlı geçen dönemlerdendir.
Ama şu da var. Ben şunu da düşünüyorum şimdi.
Bu tarz oyun geliştiricilerinde ne yapması gerekiyor?
En başta mesela sektörü hakikaten çok iyi takip etmeleri gerekeni.
Odaklan. Sadece kendi oyunları değil, sektör dolması gerekiyor.
Şimdi kalkıp sen özellikle kendi türüne yakın bir oyunun çıktığı döneme o oyunu yayınlaman hakikaten bir intihar olur.
Belki oyun gerçekten tutulacaktır, başarılı da bir oyundur.
Ama ilgi odağı, triplay bir oyun olduğu için odak noktası kayacaktır.
Buna dikkat etmek gerekiyor. Özellikle sonbahar aylarında oyun çıkartmamak gerekiyor.
Genelde zaten yaz aylarında daha çok oyun geliyor.
Şimdi şöyle bir durum var bir tane.
Bunları bir ayıralım bence.
Onlardan çok esinlenip de bir yerlere gelmeye çalışan oyun firmaları zaten ayrı.
Onlar zaten dönem fark etmiyor onlar için.
Hangi oyun Trends ise onu direkt kopyalayıp hazırlayıp siteye sunuyorlar.
Biz hakikaten bir özveriyle oyunu geliştirmiş, bir özgün bir şeyler ortaya koymuş bağımsız geliştirici firmalardan bahsediyoruz.
İkinciyi parantez açıyorum. Bir de yayıncılara hitap eden oyunları.
da ayrı tutuyoruz.
Çünkü onlar da popülasyonu hızlı şekilde artıp bir anda çöküşe geçen oyunlar.
Pokemon markasını çok iyi kullanarak çok güzel bir patlama yakaladı.
Ama o patlamada çok hızlı şekilde aşağıya inşi yaptı.
Yayıncı filmler iyi ki de aslında buna zaten hakim ama asıl olay bence oyunculara düşüyor.
Biz oyuncular ne yapmamız gerekiyor?
Şimdi oyuncuları da biraz ayırmak gerekiyor haliyle oyunlar gibi.
Bir tamamen odak noktası triple olan oyuncular.
Bunları zaten çok fazla ilgilendirmiyor bu.
Bir de hem triple oyunları oynayıp aynı zamanda da Boş zamanlarda, tripli oyunların olmadığı dönemlerde bağımsız oyun bakan, böyle farklı oyunlar arayan oyuncular.
Özellikle benim gibi oyuncular.
Bir de full time bağımsız oyuncular var abi.
Onlar bambaşka bir statü.
Onlar fakirler, garibanlar.
Yok haddini bil. Onlar bence çok kültürlü, çok niş bir kitle.
Ben onlara çok büyük saygı duyuyorum.
Kendi adıma konuşuyorum. Ya bilmiyorum.
Ben kendi adıma konuşmam gerekirse tabii ki ben de bağımsız oyunları tüketiyorum.
Ben özellikle bir bağımsız oyun arayış işçisine değiştim.
Onu biliyorum. Önüne düşerse ancak.
Önüme düşerse veya senin bana tavsiyen üzerine ben oynuyorum.
Ya da belli bir başarıyı yakalamış, belli bir trend yakalamış da ancak o zaman senin kulağına gelmiş oyunlar.
Mesela Hades gibi mesela. Hani belli bir başarıyı yakalamış da Hades.
Birçok kişi konuştu. Bağımsız oyun olmasına rağmen öyle.
Bir de benim telkinlerimle zorlayarak oynatmıştım.
Ama şöyle bir durum var. Başarıyı yakalasa bile beni kendi içine çekemiyor.
Ancak burada sen etken olduğun zaman, gel bir bak dediğin zaman ben oyunu tüketmeye başlıyorum.
Bunu örnek... var ya mesela ben takibimde olan oyunlardan bir tanesiydim mesela Cook'un.
Gözümden kaçtı mesela çıkış yaptığında gözümden kaçtı.
Kaç dediğim daha doğrusu şöyle kaçtı.
Parkta oyunlar oynuyordum. Sonra bakarım diye böyle kenara attım.
Oyunda maşallah çok da güzel tutuldu.
Lakin ben bu oyuna girdim baktım mesela hani bana hitap etmedi oyun.
Atmosferi falan güzel ama belki de o türde çok oyun öğrenmişimdir.
Ona da bana çok fazla hitap etmedi.
Ama başka bir oyun mesela.
Glass Campir. O da çok güzel bir bulmaca platform oyunuydu.
Yine takip ettiğim ile istek listeme atmış olm...
Oma rağmen gözden kaçırdığım oyundu.
Şimdi hani bunu niye anlatıyorum? Şundan dolayı.
Ben gibi bant oyunları takip eden biri bile takip ettiği oyunu kaçırabiliyor.
Çıkış tarihini kaçırabiliyor.
Ya da zamanında oynama fırsatı yakalayamayabiliyor.
İşte bu gibi durumlarda hakikaten...
Büyük oyunların küçük oyunları hakikaten yediğini görebiliyoruz.
Çünkü o dönemde işte Diablo'lar çıktı.
Ondan sonrası da Far World'ler çıktı.
Far World şundan dolayı söylüyorum bunu.
Büyük oyun değildi ama hani belli bir trend yakalamıştı.
Büyük sürü şey yakaladığı için.
Herkes konuştuğu için.
Araya kaynadı gitti mesela.
Far World'ün çıktığı dönemde mesela bu konumuza çok uygun bir oyun.
Enşire'di. O oyun mesela araya kaynadı gitti ki bana göre Far World'den çok daha başarılı ve kaliteli bir oyundu.
Atmosfer olarak, hikaye olarak çok daha iyiydi mesela.
Tabii ki. Yani değerlendirdiğin zaman şimdi baktığın zaman ikisi de survival oyun.
Hangisi daha başarılı bana da sorarsan ben de Enshiro'da da söylerim.
Bir kere teknik olarak mükemmel akıyordu oyun mesela.
Dolayısıyla Enshiro'da çok daha güzel bir oyundu.
Değerlendirmek gerekirse hatta bunu bir inceleme yapacaktık.
O da arada kaynadı. Yaptık sonrasında yaptık onu.
Demem o ki şimdi PR çok önemli.
Aslında burada küçük firmalar PR yaptıracak güçlü olmadıkları için kendi çaplarında genel olarak oyun yapan firmalar bağımlı.
Bağımsız geliştiriciler dediğimiz firmalar küçük çaplı firmalar oluyor.
Dolayısıyla bir marka değeri de olmadığı için örnek veriyorum mesela Hades.
Bunu artık Giant Games'i buradan ayırıyoruz.
Neden? Çünkü Hades çok büyük bir başarı yakaladığı için belli bir markaya sahip oldu.
Bağımsız kategorisinden çıktı.
Bir popülerlik yakaladı çünkü.
Bir popülerlik yakaladı. İkinci oyunda bekleyen çok fazla oyuncu var mesela.
Tabii ki. Burada aslında bunları başarabildikten sonra mesela Enderlelis.
Aynen öyle. İlk oyunu. Güzel bir satış rakamı yakaladı.
Bir buçuk milyon satıyor. İkinci oyunu da gayet başarılı oldu.
Hatta onun da bir incelemesini yapmıştım.
Yakın zamanda. Onu da oradan izleyebilirsiniz.
Dolayısıyla bu oyunu da satmaya başaracak.
Dönem çok önemli değil onun için.
Gelecek oyunu da çok önemli değil.
Arada kaynayacak bir oyun olmayacak.
E tabii ki yine etkilenecek. Satış rakamları düşecek veya başka bir şey olacak.
E şimdi tutup atıyorum Far Cry 7 çıkacak mesela.
Far Cry 7 çıktığı hafta.
Kim? Takar Ender Lili. 15 günlük sürece sen bu oyunu çıkartırsan kimse yüzüne bakmaz.
Kusura bakma Hades'i de çıkartırsan.
Açık Dünya Star Wars oyunu.
Dediğimiz gibi başta yayıncı firmaların tabii ki burada önemli bir analiz etmesi gerekiyor ama asıl sorumluluk biraz da bize, oyunculara düşüyor.
Burada her oyuncunun kendine ait bir yöntem belirlemesi gerekiyor.
İşte Steam'i atıp orada mı istek listesine atar, işte alarm kurup orada telefonunu oradan mı takip eder?
Kendinize ait bir takip mekanizması oluşturmanız lazım.
Bunu kurmadığınız zaman gerçekten çok böyle yakından takip ettiğiniz, çıkışını beklediğiniz oyunları bile kaçırabiliyorsunuz.
Çünkü bazen gündem inanılmaz birden yoğunlaşabiliyor.
sektöründe özellikle. Ya da bir yöntem daha var.
Bizi takip edin zaten. Hepsini alıp oynuyor.
Deneyimliyor. O yüzden gözden kaçırma şansınız da daha az oluyor.
Yok benim bile kaçırdıklarım oluyor maalesef.
O yüzden herkesin dediğin gibi kendi sistemini kurması çok daha iyi.
Zaten şöyle de bir durum var.
Belli bir hayat akışı içerisinde olduğumuz için bazı şeylere fırsat da bulamıyoruz.
Yani arkadaşlar inanın hani şöyle düşünün.
Biz 7-24 oyun oynayan insanlar değiliz.
Elimizden geldikçe, fırsat buldukça boş vakitlerimizi oyun oynayarak değerlendirmek üzerine çalışıyoruz.
Ya da 7-24 video atan, video çeken bir de değiliz yani.
Bayramda sıra boş geçtik mesela yani.
Değiliz. Bayram ziyaretleri, bundan sonra çocuklarla ilgilen, evle ilgilen abi olmuyor yani.
Hani bizim gibi insanlar özellikle ki zaten bizi izleyen kesimde zaten şovu bizim gibi böyle.
Veteran tabii. Kelli felli insanlar.
Ya işin özeti aslında şu hani.
Bak başka bir konuya değineceğim şimdi burada.
Arada kaynamasını istemiyorlarsa birazcık da geliştirici firmalara da bir şey söyleyeyim.
Özgün güzel bir proje yapıldığı zaman zaten o arada kaynaması.
Bir şekilde takdir ediliyor ya. Bir şekilde o gereken ilgiyi, alakayı, başarıyı elde eder ve çok popüler olur.
Ama yeter ki özgün olun.
Kendi işinizi doğru yaptığınızda...
Kendinizi ilk önce inandırın.
Sonra zaten herkes sizi takdir edecek.
Benim de oyunculara ufak bir tavsiyem var.
Farklı oyunlara, farklı game grubuna açık olun.
Bakarsınız hiç beklemediğiniz bir oyun sizi alıp cezbeder.
Şimdi diyeceksiniz ki abi bir oyun olmuş 10 dolar, 300 lira, 500 lira.
Haklısınız ama bu oyunlar oynamanın çok çok farklı yöntemleri var arkadaşlar.
Yani torrent değil tabii ki.
Hatta o da bir seçenek ama game PC var, EA Play var, farklı platformlar var.
Daha uygun olabileceğiniz Epic var.
Hala varlığını sürdürüyor.
Launcher'ını beğenirsin, beğenmezsin o ayrı.
konu ama uygun fiyatı alabiliyorsunuz hala.
Yani hala orada 30 liraya, 20 liraya, 40 liraya çok güzel oyunlar alabiliyorsunuz.
Ya bugün şöyle düşünün. Diablo 4 bile yani çok büyük bir oyun bile Game Pass'e geldi abi.
Yani Game Pass'i takip edin.
Orada çok güzel oyunlar var.
İnanılmaz bağımsız oyunlar var.
Güzel oyunlar var. Triple A oyunlar var.
Yani kaç para oldu en son Game Pass?
150 liraya. 150 liraya.
Bir ay boyunca mesela 10 tane oyun oynayabilirsiniz yani.
Rahat yani. Bizim gibi değilseniz.
10 tane oyun oynayabilirsiniz. Bizim gibi olsanız bir oyun oynayabilirsiniz.
Çünkü bağımsız oyunların bir çoğu böyle 5-6 saatte biten oyunlar.
Zaten genelde oyuncular özellikle günümüzde oyuncular bundan dolayı da biraz bağımsız oyunlardan uzaklaşmaya başladı.
Şimdi ben diyor 500 lira 600 liraya verip 5 saat oyun oynayacağım ama işte 1000 lira veririm.
30 saat 40 saat oyun oynarım.
Abi alakası yok. Bir şey söyleyeceğim sana.
Hemen ben burada parantez açıyorum sana.
Call of Duty Modern Warfare 2 4 saat demin.
Kaç para bu oyun? Çıktığı dönemde 60 dolar.
50 dolardan çıktı. Abi o Call of Duty'ye manyak mısın?
Tamam bak şimdi. Hayır ben sana şunu söylemek istiyorum.
Neyi söylemek istiyorsun? AAA'da olsa Kısa biten oyunlar var abi.
Sen buna parasıyla kıyaslayamazsın.
Bence kıyaslayamazsın.
Eğer adam sana güzel bir şey sunuyorsa bu parayı kat ediyordur.
Abi bak bunu... Benim gibi bağımsız oyun oynayan biri için evet dediğin doğru olabilir ama bağımsız oyunlara karşı mesafeli olan biri kalkıp 3 saatte bitireceği bir oyuna 100 lira vermez.
Ya bu bir tecrübe, deneyim yani ona bir şey söyleyemem ama bence de çok mantıksız bir şey değil.
Verilebilir abi neden verilemez?
Bunu biz düşünüyoruz ama genel kitlede böyle bir düşünce yok diye düşünüyorum.
Evet bunu o zaman sizlere izleyenlere bırakalım.
Bağımsız oyun tercihlerinizdeki kıstas nedir?
Neye göre bağımsız oyunlara bakıyorsunuz?
Fiyatı ne kadar önemli? Süresi ne kadar önemli?
Ya da bağımsız oyunları nasıl takip ediyorsunuz?
Gözünüzden kaçırdığınız bağımsız oyunlar nelerdi mesela?
Bu sorularımızın cevabını muhakkak yorumlarda belirtin.
Çünkü hakikaten bizim için de önemli bunlar.
Bir de son olarak böyle bana da önerebileceğiniz böyle abi bu oyunu da oynadım mı?
Bak bu oyun da güzeldi diye.
bakabileceğiniz bağımsız oyunlar varsa onları da yorumlar kısmında görelim.
Yakın zamanda da bir bağımsız oyun videosu çekmemiz yok mu kardeşim?
Var tabii. Sen yine bir paket yap.
Sen al yine 10 tane oyun.
Bir paket yap sen çekeriz.
Tamam abi. Ben yine burada böyle izlerim seni.
Oldu o zaman. Toparlayalım o zaman.
Hatta bitirelim. Bitirelim gidelim.
Çünkü bu konuyu konuşmaya devam edersek uzar bu konu.
Bunun bir sonu yok çünkü. Oradan geliştiricilere bir şey söyleyeceğiz.
Oradan yayıncılara bir şey söyleyeceğiz.
Oyunculara söyleyeceğiz. sallamadık ha hani bak.
Yayıncılara hiç sallamadık bir de ya.
Genel şöyle söyleyeyim ben size.
Oyun sektörünün daha fazla gelişmesini istiyorsak tekelleşmiş firmalardan ziyade bağımsız oyun geliştiricilere şans verin.
Aslında bizim bunu istememizdeki sebep hani size bağımsız oyunların neden gözden kaçtığını konuşmamızdaki sebep bu.
Her şey tekelleşiyor günümüzde.
Biz oyuncular olarak daha farklı şeyler deneyimlemek istediğimiz için aslında böyle bir video çektik.
Bu kadar. Unutmayın ki oyunlar öznel bir nesidir.
Kişiler kişiler. kişiye farklılık göstermesi de gayet doğaldır.
Bir sonraki sohbetimizde görüşünceye kadar oyunla kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
