
Crytek topluluk yöneticisi Utku Çakır ile Crysis Remaster Trilogy hakkında konuştuk ve onu terletecek sorular sorduk. Crysis 4 gelecek mi? Yeni oyunlar üzerinde çalışıyor musunuz ? Daha fazlası için keyifli bir bölüm sizlerle.
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de bu.
Bu hafta yeni çıkış yapmış olan Crysis Remastered Trilogy'nin incelemesi tarzında sohbetimiz olacak.
Ve bizlere çok önemli bir kişi eşlik ediyor.
Evet. Biraz heyecanlıyız.
Bazen kelimeler dilimize dolanıyor.
Şimdiden kusurumuza bakmayın.
Af dileyelim. Çocukluğumuzun oyunu.
Evet. Bizi hype'landıran bir oyunu.
Ve bugün önemli bir konuğumuz var.
Biz direkt sözü ona bırakalım da biz kendi heyecanımızı biraz bastıralım.
Konuğumuz kimdir? Ben.
Direkt Crysis'in kendisi benim.
Mr. Crysis olarak buradayım ben şu an.
Nomad olarak mı? Nomad olarak geldim.
Yok o kadar abartmayalım ya.
Ben Crytek'te Community Manager olarak çalışıyorum.
Son bir buçuk yıldır. Utku Çakır adım bu arada.
Onu da söyleyeyim. Nedir community manager dediğiniz?
Hani biz anlayacağımız dilde şey yaparsak, açıklamasını yaparsak.
Tabii. Karışık olabiliyor. Onun için çoğu zaman sosyal medya manager olarak döndürüyorum.
Hani sosyal medyasına bakıyorum için.
Ve aynı zamanda topluluk yönetimi.
Yani oyuncuların işte oyunla ilgili bir problemi varsa yardımcı oluyorum.
İşte etkinlik düzenlenecekse etkinlik düzenliyorum.
Dijital ya da fiziksel olarak.
Hani bir bakıma hem oyunun sosyal medyası hem de oyunun oyuncularıyla olan bağlantı.
İşte mesela örneğin oyun çıktı bizim.
Crysis Remastered Trilogy. Oyundaki problemlerin, bug'ların raporlanması.
Hani bir bakım oyuncularla yapımcı ekip arasında böyle şey köprü görevi görüyor.
Köprü oluşturuyorsun. Evet. Aslında biz bunu sadece sosyal medyanet dersek eksik kalır o zaman.
Eksik kalır da açıklamanız güzel oldu bence.
Evet. Mesela bir sıkıntı o zaman da küfrü ben yiyorum falan.
Crysis'i benim sanki falan orada.
Ne yazık ki Community Management'da öyle bir kötü tarafı var tabii.
Çünkü hani Kendi isminle ve kendi karakterinle sosyal medyada olduğun için bir tepki verilmesi gerekiyorsa birileri tarafından ki bizim topluluğun %99'u çok iyi insanlar da tabii her toplulukta olduğu gibi
bir iki kişi sana sanki oyunu sen yapmışsın gibi tepki gösterebiliyor.
O bazı şeyden kaynaklı bence.
Yani insanların özellikle Crysis'e ve Crytek firmasına aslında güzel bir şey var.
İzlenimi var. Güzel bir muhabbeti, bağı var.
Bazı şeyleri de aksayan yönleri gördüğü zaman tepkisi de hani insan sevdiğini kırarmış derler ya hani tepkisi oradan kaynaklı bence ya.
Hem öyle hem de oyun sektöründeki tüm community managerların, sosyal medya managerların en büyük derdi bu.
Çünkü o tepkiyi alıyorsun illa ki.
Örneğin Cyberpunk mesela nasıl bir sorunlar yaşamıştı.
Cyberpunk çıktığı zaman o zaman sosyal medya manager olmak istemezdim kesinlikle CD Projekt'e.
Çünkü büyük ihtimalle sabah akşam küfür yiyorsundur yani.
Bir de onu mu bulabiliyor muhatap?
Yani onu erişebiliyor.
O da erişebilirse tabii.
Yerli kardeşe erişemeyeceği için mesela şimdi mecbur Utko Hoca'ya saldıracaklar.
Gördün bizim Crisis Türkiye Discord kanalından birinde yerli kardeşlere mesaj atılıyor bana.
O da cevap vermiş sağ olsun.
Direkt tabii. benim üzerimden gitmeniz daha iyi olur.
Biz bir şey söyleyeceksiniz yerli beylere.
Tamam. Biz bir şey söylemiyoruz.
Zaten biz Crysis Remastered Trilogy'un incelemesini YouTube Oyun Makinesi kanalında yapmıştık.
Detaylı bir incelemesini.
Özellikle teknik açıdan neydi, ne oldu şeklinde.
Hem güncelleme almadan önce hem de güncelleme aldıktan sonra, çıkış yaptıktan sonraki düşüncelerimizi, yorumlarımızı YouTube sayfamızda paylaştık.
Oradan arkadaşlar bizi takip edebilir.
Burada biz daha çok Crytek firmasına sormak istediğimiz sorular vardı.
Geçmişten günümüze sormak istediğimiz sorular vardı.
Hem bu trioloji bahanesiyle de hem onları soralım hem oyun ne durumda şu an?
Trioloji beklenenleri verdi mi?
Bundan sonra neler olacak?
Gibi soruları sizlere müsaitseniz, uygunsanız, hazırsanız sormak istiyoruz.
Tabii. Bazı sorulara cevap vermeyebilirim.
Veremeyebilirim daha doğrusu. Orada sıkıntı yok.
Biz soralım. Bizden çıksın.
Sizde patlasın toberes.
Yıllardır aklımızı kurcalayan bazı şeyler var özellikle.
Onları da konuşmuş oluruz.
Yok yok yok. Basit sorular.
Biz her zaman şunu dedik.
Oyuncuyuz. Her şeyden önce oyuncuyuz.
Meraklı bir oyuncuyuz. Sorularımızda oyuncuların sormuş olduğu sorular olacak.
Ama ondan önce ben direkt ilk sorumu şu şekilde sorayım.
Crysis Remastered ilk çıktığında hani ilk duyurulduğunda ilk yayınlandığında triolojiden hariç olarak Geçen sene.
Çok eleştiri almıştı. Hani grafiksel anlamda gerçekten çok güzel bir ivme yakaladı belki ama teknik anlamda bayağı sıkıntılar yaşadı.
3080, 3090'da bile RTX 3090'da bile optimizasyon sıkıntısı vardı.
Daha sonraki güncellemelerle bunlar giderildi.
Bayağı toparlanıldı ama süreç nasıl ilerledi?
Nasıl o? Neydi? Ne oldu?
Bir de sizden dinlemek isteriz.
Aslında tabii benden de dinleyin ama İngilizce bilen arkadaşlara tavsiyem şu.
Digital Foundry'nin YouTube kanalı.
Bilmiyorum reklam yapabiliyor muyum başka birinin?
Sıkıntı yok. Burada her şey serbest.
Her şey serbest. Digital Foundry'nin YouTube kanalında iki ay önce galiba bizim Almanya'daki proje lideri Stefan Halbeck'in bir röportajı var.
Orada Stefan çok basit bir şekilde aslında ortaya koyuyor Crysis Remastered'ın problemlerini.
En büyük problem aslında orada şeydi.
Bir tecrübesizlik. İlk defa bir remastered.
Yani herhangi bir oyunu remastered'ını yapıyoruz.
İkincisi de aslında projenin yönetimindeki başarısı.
Yani bu kesinlikle işte ya şu insan hata yaptı ya da şu tarafta sorun vardı ya da işte şu kısım olmadığından ziyade tecrübesizlik artı zaman yönetiminde sorun yaşamamız.
Siz ne hissediyorsunuz?
Sizin kanaatiniz nedir? Biz evet bir inceleme olarak yaptık bunu.
Ama bir de sizin tarafta neler konuşuluyor?
Biz yaptık ama oldu ya da olmadı gibisinden neler söyleniyor Crytek?
Şu an trilogi istediğiniz gibi mi çıktı?
Siz trilogiden mi başlıyorsunuz? İlk oyuna mı başlıyorsunuz?
İlk oyuna tamam. Oradan trilogiye.
Kesinlikle. Kesinlikle öyle. Hani bilmiyorum deneme şanssız oldum 2 ve 3'ü galiba.
Tabii tabii tabii. Onun incelemesi zaten dedi ki kanalımızda yaptık zaten.
Onda sıkıntı yok. O konuda yani hem teknik anlamda hem ilk oyundan öğrenilen birçok şey hem de daha fazla zamanımız vardı.
Hani şey gibi düşünün. Belki de 2 ve 3'ü geçen sene yayınlayacaktık ama hani bu sene yayınladık.
Bir sene sonra yayınladık yani.
çok büyük fark vardı ama bizi çok tatmin etti.
Hem teknik anlamda hem işte grafiksel ve performans anlamında.
Yani bir de şöyle düşünün. Hani yeni nesil konsollarda zaten oyun işte 4K'ya kadar işte dinamik rezolüşünü var.
İşte 60 FPS'e falan okey.
PC'de birçok ray tracing'li cart'ları cüttür var.
Ya ben oyunu ilk kez Switch'te gördüğüm zaman yani ağzım açık kalmıştı.
Ya çünkü her ne kadar Nintendo'yu çok sevsem de Switch çok eski bir platform.
Ve hani performans anlamında hiçbir şekilde kimseyi tatmin etmiyor.
Ya o Crysis 2 ve 3'ün oraya sığması inanılmaz derece şaşırtmıştı beni ve harika bir iş çıktı bence oradan.
Yani biz ekip olarak da 2v3'ün şu anki durumundan memnunuz.
Elbette bazı problemler var.
Oyunculardan işte bug'larla ilgili birçok rapor alıyoruz.
PC tarafında grafiksel olarak bazı sorunlar var ama onların inşallah yakın ve uzun zamanda uzun zamanda uzun derken hem yakın hem de orta süreli bir zamanda patch'ler de düzelteceğiz.
Ama yani kesinlikle ilk oyundan çok daha memnunuz yani şu anki durumdan.
Bunlar zaten hani ufak tefek bug'lar çok fazla rahatsız edici şeyler değil.
Yani görebildiğimiz kadarıyla hani yok işte oyun çalışmıyor tarzı bug yok hani şey game breaking dediğimiz hani oyunu kıran şeyler yok.
Ben de hani yaklaşık Ben 1, 2, 3'ü toplamda 10 saat yakın oynadım.
Bana denk gelmedi de en azından.
Bu bak da biraz şanslısı da.
Şimdi hemen ilk soruya devamı niteliğinde bir soru sorayım o zaman da.
Biraz mizahi bir dille.
Yok mizahi bir dille.
Crysis 1 tamam. Hani ona gerçekten Remaster yakışırdı.
Ama 2 ve 3 hani 2 de hadi hani araya koyalım ama 3'e gerçekten gerek var mıydı sorusunu sormak istiyorum ben.
Neden yapıldı Remaster?
Bundaki asıl amaç neydi?
Sırf trilogi olsun, üçleme olsun diye mi alındı?
Yoksa başka bir düşünce var mıydı?
Çünkü Crysis 3 hala günümüzde bile birçok oyuncu...
tam full ayarlarda oynayamıyor.
Samimi olmak gerekirse. Öyle bir oyun yapıldı ki grafiksel anlamda üst düzey bir oyun.
Neden troloji olarak 2 ve 3 dahil edildi?
Neden sadece Crysis 1 Remaster yapılmadı?
Onu sormak istiyorum ben. Şimdi o soruya Crytay'in neden yaptığına cevap veremeyeceğim.
Çünkü bu kararlar yapılırken ve alınırken daha doğrusu büyük ihtimalle tamamıyla tahmin ediyorum.
2 sene önce falan alınmıştır bu kanar.
Ben orada yoktum. Açıkçası sormadım niye yapıyoruz bunları diye.
Ama insan merak ediyor değil mi?
Gerçekten 2 ve 3... İyi görünüyor yani hala iyi görünüyor.
Orada şöyle bir cevap verebilirim.
Yalnızca PC gözüyle bakmayın buna.
Çünkü 2 ve 3 en son çıktı platform.
İşte PlayStation 3, Xbox One, Xbox 360 yani 2 jenerasyonun önceki platformu ve rezalet gözüküyor oyunlar o platformlarda.
Yani her ne kadar...
Biz hiç başta düşünmedik.
Hem öyle düşünün hem hani yeni konsola getiriyorsunuz ve yani 2 jenerasyon atlamak demek neredeyse 1 jenerasyon yani insan jenerasyonu atlamak demek oluyor.
Yani şu 16, 17, 18 yaşında olan çocuklar PlayStation 3 ve Xbox 360 döneminde yoktular ortada.
Ya da varsalar 4-5 yaşındalar.
Otomatik olarak siz bir oyun çıkardığınız zaman iki jenerasyon üstte birden hop yeni bir insan jenerasyonuna bir oyun sunuyorsun.
Aslında daha çok oyuncu kazanmış oluyor.
Evet öyle. Hem hani Switch tarafı var işin.
Hani bir handheld konsola getirdik oyunu.
Yani elde tutulabilir bir konsola.
Hani PC tarafında da onu görüyorum ben de.
Ya işte 2 ve 3 o kadar da farkı yok.
İşte modlar özellikle 2.
de o community'nin yaptığı modlar daha iyiydi falan diye.
Hani açıkçası daha iyi falan değiller bence.
Hani çünkü bize...
Tamam ben ikna oldum. Yani şunu söyleyeyim ikiye ekna olmayan gerçekten yani çok zor insan bence.
Çok zor bir insandır yani.
Çünkü o kadar fazla şey eklendi ki ikiye.
Hani yalnızca bizim hem kendi ekibimiz hem de...
diğer şey partnerimiz Saber Interactive.
Yani çünkü oyuna işte ray tracing eklendi, ışıklandırmalar değiştirildi.
O kadar zor bir şey ki bunu yapmak.
Bir yandan da oyundaki bütün kaplamaları tekrar değiştirmeniz gerekiyor.
Çünkü bütün yansımalar değişiyor otomatik olarak.
Yani o kadar fazla iş yapıldı ki özellikle ikiye.
Hani üç... 3 de aynı şekilde kesinlikle 2 kadar emekle sarf edilen bir oyundu.
Fakat açık açık söyleyeyim 3 orijinali de harika gözüktüğü için sanki pek fazla iş yapılmamış gibi gözüküyor.
Ama gerçekten o kadar ince detay var ki.
Bu şey gibi 2K'nin Mafia 3'e yaptığı gibi oldu biraz.
Mafia 2 miydi?
Mafia 3'e. Ona da trilogi yapıldı ya.
Aa doğru ona da geldi değil mi?
O da mesela. Bu zaten öyle bir...
Zaman diliminde Crysis trioloji duyuruldu ki birçok firma trioloji çıkartmaya başladı.
Hemen akabinde de Crytek'te ben de yapıyorum deyince insanlar şunu dedi.
Yani Crytek evet yeni oyun çıkartmayacak anlaşıldı.
Madem herkes yapıyor ben de yapayım.
düşüncesiyle oyun yapıldığını çok insan söyledi.
Samimi olmak gerekirse biz de hani kıyından, küşesinden evet ama hakikaten burada bir şey var mı?
Hani kısa yoldan para kazanalım derdi var mı?
Gibisi insan düşündü. Ama yapmış olduğumuz açıklama gerçekten çok mantıklı, çok akla yatkın bir açıklama.
Ben ikna oldum. Tamam hani benim için sıkıntı yok artık.
İkna oldun. Yani sonuçta evet.
Karat üzerine bakıldığı zaman her oyun için geçerli bu.
Eski bir oyunun remasterını yapmak yeni bir oyun yapmaktan tabii daha ucuza mal olur.
Yani teknik olarak. Sonuçta hani asetler hani işte tekstürlerin cartın cürtün falan belli.
Ama yani bizim yaptığımız iş rate racing eklemek, bütün ışıklandırma sisteminin tekrar yapılması, işte 4K tekstürler.
Bayağı uğraşıldı hani. DLSS teknolojisi eklenmesi gibi gibi.
Biraz daha farklı bir durum.
Zaten iyi bir konumdaydı.
Hani gürültüsü teknolojisine yakındı.
Ama onu yapmak da zor yani.
Daha da geliştirmek zor aslında.
Çünkü aradaki fark ayırtı demiyorsun.
Yani ben özellikle hani 1 ve 2'de tamam farkı görebildim ama mesela 3'ü oynarken yani dedim ya yok bu dedim hani remaster değil abi.
Bunlar bana... Kazaklalıklar böyle dolandıramadım dedim kendi kendime.
Çünkü gerçekten çok iyi gözüküyor.
Hani açtım dedim acaba hani ben mi yanılıyorum?
Eski videoları YouTube'dan açtım.
4K şeylerini izlemeye başladım hani.
Remez olmamış eski sürümünü izliyorum.
Çok iyi. Hani orada da ışıklandırma çok güzel.
Yine hoş. O yüzden hani 3'te böyle bir sıkıntı vardı.
Handikap vardı. Ama ben daha çok 1'e de gelmek istiyorum.
Crysis 1 dönemenin çok iyi bir oyunuydu.
Hem FPS anlamında hem böyle oynanış özgürlüğü anlamında.
Evet lineer bir yapıdaydı.
Bir açık dünyası yoktu ama bulunmuş olduğun haritada...
Belli bir hedefe farklı yollarla gidebiliyordu ufak tefek.
Daha serbestti. Daha serbestti.
Her ne kadar Crysis 2'de bunu kırmış olsalar da Crysis 2 daha lineer bir yapıya büründü.
Bu tercih meselesi ama ben yine Crysis 1'e geliyorum şimdi.
Crysis 1'in tek kötü yanı fizikleriydi, vuruş hissiydi.
Bu oyunu inanılmaz bir grafiksel anlamda ön plana çıkartıldı şimdi.
Ve bu sefer... Gözlemiş miydi o zaman?
Evet göze bakmıştım. Şimdi ama...
Buradaki vuruş hissi, ateş ettiğin zaman karşıdan almış olduğun tepkiye yavan kalınca bu sefer çok göze batmaya başladı.
Mesela benim Crysis Remastered 1 incelemesindeki en büyük eleştirim oydu.
Bu tamam, grafiksel olarak yapın ama görüyorsun daha bir göze batıyor.
Keşke orada biraz daha, tabii o remake'e belki giriyordur ama ufak bir elleme yapılabilirdi keşke.
Çünkü abi grafik olarak 2021 ama fizik...
Buruş hissi 1998 yani anlatabildim mi hocam derdimi?
Ya evet dediğiniz gibi remake'e giriyor bir süre sonra o iş.
Çünkü hani... Onu konuştum ben hani işte developer akibiyle konuşuyorduk.
Yani ya şunu yapsak işte şunu eklesek.
Bir süre sonra ipin ucu kaçıyor.
Bu sefer yeni oyun yapalım abiye dönüyor iş.
Mesela örneğin. Mesela başka bir oyun firmasına smash basmak istemiyorum şu an ama.
Mesela geçen Alien Wake'i oynadım.
Alien Wake remake'i. Remedy'nin Alien Wake'i tekrar.
Evet biliyorum. Biliyorsunuz.
Orada da hani şey.
Harika gözüküyor oyun evet ama oyun dediğiniz gibi şeyi vuruş hissi falan 98'de kalma.
Doğan görünüm şahin.
Ama o da işte remake değil remastered.
Çünkü o yola girdi mi? İkide de mesela yapay zeka göze batmaya başladı çok.
Oranın fizikleri mesela daha iyiydi Crysis 1'e göre.
Ama orada da tamam vuruş hissini alıyorsun ama böyle aksiyona gireceksin.
Tepkiler hoş çok hoş güzel.
Önümdeki adamı ateş ediyorum onu indiriyorum.
Hemen arkasındaki adam böyle bana bakıyor.
Hani kur mu yapıyorsun bana?
Ateş etmen gerekmiyor mu birader?
Diyorum böyle kendi kendime.
O yüzden remasterlarda böyle bir sıkıntı var.
Böyle bir handikap var. Ben de o fikirdeyim.
Çünkü o nostalji kayboluyor.
Neden yapılır? Grafiksel düzenleme.
Ama eski fiziklerle ne kadar oynayabilirsin?
Remasterdan yana remake yapılmasına dair.
İlle yapacaksan remake yap.
Ben bu fikirdeyim. Ama trioloji gibi.
Üçlemeyi komple remake yapmak yeni oyun yapmaktan çok çok daha zordur diye düşünüyorum.
Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama.
Yeni oyun yapmak derken.
İkinci sorumuza geçelim. Yoksa bu soru bitmeyecek.
İlk soru da 20 dakika.
Bir soru bölüm oldu zaten. Ama zaten konumuz trioloji olduğu için.
Triolojiyi kapatıp artık diğer sorulara geçelim o zaman.
Tabii buyurun lütfen. Crisis 4 çıkacak.
Evet. Hangi oyun? Evet.
Cevabını aldın mı? Buyurun.
Diğer soruya geçelim. Şöyle söyleyeyim.
İnanılmaz politik bir cevap olacak ama.
Bazı şeyler vardır hayatta.
Böyle konuşamazsınız, tartışamazsınız.
Anlatamazsınız. Anlatamazsınız.
Öyle yani. Biz anladık tamam.
Teşekkür ederiz. Ben biraz daha zorlamak istiyorum.
Zorlamak istiyorum. Crysis defterini kapatalım mı?
Yoksa böyle aralık kalsın mı?
Half-Life 3 beklentisi içerisinde beklemeye devam edelim mi?
Yani. Tamam.
Zorlamıyoruz. Crysis her zaman kalbimizde.
Elhamdülillah. Tamamdır.
O zaman başka bir soru soralım yine.
oyunlarla alakalı. Yeni IP'ler düşünüyor musunuz?
Yeni IP'ler üzerinde çalışmalar var mı?
Yakın zamanda özellikle herhangi bir sürpriz bir duyuru bizi bekliyor mu?
Crysis dışında. O konuda da pek bir şey diyemiyorum.
Fakat şöyle söyleyeyim.
Hani dışarıdan bakınca Crytek ne yapıyor diye düşündüğünüzde nedir?
İşte Hunt Showdown var.
İşte Crysis çıktı. Belki başka bir şey gelecek mi gibi bir bakış açısı oluyor ya Crytek için.
Evet. En büyük beklettiğimiz oydu yani.
Onun dışında hani oyuncuların bilmediği birçok farklı şey var arka planda.
Bazıları çok uzak.
Bazıları yakın. Ama var bir şeyler.
Özellikle biz PC'ciler olarak beklemeye de devam ediyoruz o zaman.
Bir takipçimiz sormuştu.
Onu ben direkt aynen aktarmak istiyorum.
Şirketinizle nasıl çalışabilirim diye bir soru sormuştu.
Çok güzel soru. Şöyle söyleyeyim.
Mesela İstanbul'dayım.
Bizim 3 tane ofisimiz var.
Bir İstanbul ofisi, bir Kiev ofisi, bir de Frankfurt ofisi Almanya'da.
Esas ana merkez...
Almanya'daki ofis. Bizim Türkiye'deki ofis 2012'de kurulmuştu galiba.
Fakat sonra dağılmıştı.
Ve 2020 Ağustos gibi tam ben girdim de tekrar baştan başlatıldı orası.
Ve şu an mesela 6-7 kişi var bizim ekipte.
Yani bizde çalışmak istiyorsanız direkt olarak bizim web sitesi crytek.com'a gidip orada kariyerler kısmında birçok açık alan var.
Oraya başvurabilirsiniz. Hatta şey de vardır.
Yalnızca spesifik olarak belli bir bölüme atıyorum.
Fakat tabii şöyle çok genel bir cevap oldu bu ama şunu söyleyebilirim hani Crytek bir Türk şirketi değil bir Alman şirketi bir Avrupa şirketi.
Olmadı şimdi. Bu soruyu biraz sonra soracaktık.
Öyle yani ve hani.
Herhangi bir Avrupa şirketinde çalışmak için İngilizcenizin çok iyi seviyede olması gerekiyor.
El özellikle benim gibi direkt oyuncularla birebir temasta olmanız gereken bir iş yapıyorsanız İngilizcenin kesinlikle çok iyi olması lazım.
Bu arada İstanbul Ofisi'nin 2020'de tekrar aşıldığını söylediniz.
O da sorularımız arasındaydı.
İstanbul Ofisi daha öncesinde vardı.
Daha sonra kapatıldı, kapatılmadı.
Tam net bir bilgi yoktu internette baktığım kadarıyla.
Ama şu an aktif olarak devam ediyor.
Doğru mudur? Doğrudur.
5 kişiyiz şu an. Bir tane daha Utku var.
İşte Irmak var. Pınar var.
Zinat var. En son Kavacık'taydı.
Yeriz hala oradaydı. Orada mı?
Kavacık'ta hala evet. Ama taşınmayı düşünüyorlar.
Bakalım. Gerçi biz evden çalışıyoruz da yine de hani büyük ihtimalle Maslak tarafında.
Klasik işte iş yeri.
Herkes böyle geçecek.
Kavacık çok saçma sapan bir yerde çünkü.
Her gün Kavacık'tan geçtiğimiz için belki bir gün çay içmeye davet edersiniz diye şey yaptık.
Ofiste kimse yok valla. O zaman Bir sonraki oyunumuz böyle bana göre Microsoft'un Xbox'ına kurban gitmiş bir oyunumuz var malum Crytek tarafından yapılan.
Rise of Roma.
Evet benim çok büyük beklentilerimin olduğu çok böyle yükseldiğim oyunlardan bir tanesiydi.
Ama maalesef işte bu Xbox'da neydi o?
Kinect. Kinect. Kinect'i değil mi?
Ona böyle kurban gitti.
O da olsun şeklinde bir şey için teknoloji demosu olarak kalmak zorunda kaldım maalesef.
O da benim için bir hayal kırıklığıdır maalesef.
Büyük bir ihtimal Crytek de aynı şekilde düşünüyordur.
Çünkü grafiksel anlamda çok iyiydi.
Yani vuruş hissi on numaraydı.
Atmosfer, hikaye hani hikaye kendini oynatıyordu.
Ama maalesef...
1,5-2 saat sonra oyun kendini o kadar çok tekrar etmeye başlıyordu ki artık bitse de oyunu kapatsak moduna giriyordu oyuncular.
O yüzden bana göre Rise of Roma'nın boynu bükük kalan oyunlardan bir tanesidir.
Acaba onda herhangi bir yeni gelişmeler yaşanır mı?
Belki devam oyunu olmasa bile bir haber, bir gelişme var mı onunla alakalı?
Şöyle söyleyeyim, politik cevap değil gerçekten söylüyorum.
Hiçbir fikrim yok. Benim bir fikrim yoksa büyük ihtimalle planımız yok demektir şu an için.
Ben teknik olarak bir community manager'ım.
Patron değilim ya da müdür falan değilim.
En nihayetinde çok üstte belki...
her konuyla ilgili konuşmalar yapılıyordur da hani aşağı sızan herhangi bir bilgi yok onu söyleyebilirim.
Ne olursa olsun kulağınıza geliyordu bir şeyler.
İşte hani gelmedi bir şey. Demek ki yok yani.
Bu sefer yokmuş. Ama kesinlikle çok isterim Rise'ı ben de bayıldım.
Ben çok sevdim yani PC'de oynamıştım.
Açıkçası çok sevdiğim bir oyun. Hatta hani 2013'teydi galiba yani.
2013'teki hani Xbox'a sonra Xbox One'a sonradan çıkan oyunları düşündüğünüz zaman o grafik kalitesi inanılmaz.
Zaten Crytek'in CryEngine'da yapılan bir oyunun Grafiksel olarak kötü çıkma ihtimali yok.
Rise of Roma gerçekten çok üst düzeydi ama.
Her anlamda üst düzeydi.
Cinematikleri bile çok. O zaman diğer bir oyunu hemen geçelim.
Han Şandov.
Heyecanlandım kusura bakmayın.
Şimdi gerçekten hani burada kolay gibi gözüküyor ama değil arkadaşlar.
Bizi dinleyen arkadaşlar. Hani burada tamam biz ufak tefek bağımsız firmalarla iyi kötü görüştük ama bu da Crytek gibi bir firmalar.
Tam her ne kadar patron olmasa bile en yetkili insanlardan bir tanesi yine.
Muhatap olduğumuz, görüşebildiğimiz insan bir heyecan alıyor ya.
Konuşamıyorum. Evet.
Şunu şöyle soruyorlar.
Bu oyunun hakkında hani bu oyunun evreninde geçen bir single player oyun gibi ya da buna benzer bir şey.
Gelir mi? Var mı böyle bir düşünce?
Çünkü şundan dolayı soruyorlar büyük bir ihtimal bunu.
Şu an Crytek'in durmadan üzerine güncellemeyle devam ettirdiği tek oyun bu oyun.
Doğru mudur? Yani diğer oyunları Crysis'i bir kenara bırakırsak bu oyun hala devamlı eklentilerle, güncellemelerle varlığını devam ettiriyor.
Tabii çünkü hani... Live service dediğimiz hani canlı servis hani habire işte internette oynanan, güncellenen oyun olduğu için böyle bir habire bir devri daim var orada.
Yeni diğer stiller, yeni içerikler, yeni patchler.
O single player konusunda çok yorum alıyoruz biliyorum.
Yani hani business development'ın, development ekibinin hani işte yapımcı ekibinin herkesin haberi var.
Ama... ilerisi için bir şey diyemem.
Çünkü ne evet ne hayır diyebilirim.
Çünkü gerçekten ben han tarafıyla pek ilgilenmiyorum.
Ama şunu diyebilirim.
Kesinlikle haberimiz var.
İstekten haberimiz var. Hunt oyuncuları belki bilirler bu programı, podcast'ı dinleyecek olan Hunt oyuncuları.
Hunt ekibi özellikle yani sırf Crytek'te çalıştığım için değil genel olarak söyleyebiliyorum.
Hani bu online FPS oyunları arasında kendi komünitesi olup da kendi komünitesini bu kadar böyle dik kulaklıkla net bir şekilde kulakla dinleyen çok nadir firmalardan biriyiz yani.
Gerçekten oyuncuların istedikleri şeyi oyuna getirmeyi çok seviyoruz.
Bu single player tarafı. İnanılmaz politik bir cevap oldu.
Ben susuyorum ya. Ama insanlar bekliyor.
Bir de müsait de öyle bir şey var.
Güzel bir evren, güzel bir atmosferi var.
Bunda hikayeli, singleplay'li bir oyun gerçekten yeni bir kriz etkisi bile yaratabilir.
Çünkü zaten potansiyel bir kitlesi var.
Bu kitleyi bir de singleplay üzerinden canlandırdığın zaman...
Bal kaymak olur gibi. Online oynamayıp single player oynayan oyuncuları da kazanmış olur böyle.
Kesinlikle ya bunu bir de online'ı varmış deyip normalde hep şey olur hani single player'dan online'a geçerler ama belki de burada online'dan single'a geçilecek yani nereden biliyoruz yani güzel de olur bence.
Aklınıza geliyor mu ya öyle bir oyun hani online olup da çok ya abi bunun hikayesi çok güzel galiba hikaye yapalım diyen çok nadir değil mi?
Hani Warframe aklıma geliyor biraz hani Warframe'de multiplayer'da hani daha çok hikaye eklemeye başladılar sonra falan ama çok nadirdir böyle bir şey bence.
O bir de çok eski bir de yani ona da bir zahmet bir şey yapsınlar yani bir evren yapsınlar.
Hani Shadow'un çok daha yeni...
Yeni bir oyun yani diğer oyunlara kıyasladığımız zaman.
Ve ben bilmiyorum şu oyuna online şu oyunun şeyi gelsin, single player gelsin diyebileceğim bir oyun yok.
PUBG için mi söyleyeceğiz bunu?
Çok popüler olanı ona mı diyeceğiz?
Single'ı gelsin. Olmaz ama bu müsait.
Ondan dolayı istiyoruz. Getirin lütfen, rica ediyorum.
Ben bir de online oyun oynamıyorum ben.
Online oyun seven bir insan da değilim.
Ama bu oyunu single'a çıkarsa hani online'a bile dönebilirim yani açıkçası.
O zaman projeyi başlatıyorum.
Sen döneceksin. Yerli kardeşlere iletelim bunu.
Olmuyor bakın. Abi dönüyorlar.
Döneceklermiş. Aldım haberi.
Tamam abi o zaman. Bu arada PUBG'nin de single'ı çıkıyor biliyorsunuz değil mi?
Adı neydi onun? Project Calypso muydu neydi?
Bu Dead Space yapan adam yapıyor hatta galiba.
Yani PUBG evreninde geçen böyle 200-300 sene sonra korku oyunu falan.
Ne alakasıysa bilmiyorum ama işte.
PUBG evreninde geçen 200-300 sene korku oyunu.
PUBG'nin evreni mi varmış?
Böyle bir uçaktan atıyorlar adaya böyle.
Birbirinizi öldürüyorlar. Neyse biz bu da kendi işimize bakalım şimdi de.
Oyuncuların ekran kartlarını yaktığınız için pişman mısınız?
Evet bu da çok sorulan sorulardan bir tanesiydi.
Ne zaman yaktınız? Her Crysis oyunu çıktığı zaman.
Yakmasanız bile bilgisayarları bayağı bir zorladınız, terlettiniz.
Keşke bunu biraz daha düşürseydik de herkes oynasaydı dedinizmiş.
Bizim zamanımızda iyi bilgisayar algısı şöyle oluşuyordu.
Abi Crysis çalıştırıyor mu?
Cannot run Crysis. Aynen değil mi?
Bizim klasik. Evet. Güzel bir gönderebiliriz.
Siz sonradan eklediniz mi?
Tabii sonra eklemiştik. Gerçekten Türkiye'deki o zamanki yaşayan bütün çocukların arasında konuştuğu şey Crysis açıyor mu?
Açıyor dediğin zaman sana farklı bir gözle bakacak.
İnternet kafe tercih sebebimizden.
Crysis oynanıyorsa gidiyorduk yani.
O şekilde. Var mı pişmanlık?
Evet. 80 milyon sistemi.
Evet. Elime şu an orijinal Crysis'i aldım da 2007'de çıkan hatırlıyorum yani.
Benim de o zaman hangi bilgisayarım vardı hiç hatırlamıyorum da ekran kartı olarak.
Hani orijinal olarak alıp oynamaya çalışıp oynayamamıştım.
Çok koymuştu bana. Onun için kendi anılarımı da...
Yani bir Crytek çalışanı söylüyor.
Özür dilerim. Tamam. Biz cevabımızı aldık.
Evet. Benim şimdi çok önemli bir sorum var.
En çok sormak istediğim sorulardan bir tanesi buydu açıkçası.
Far Cry'ı biliyoruz.
Far Cry, Crytek firmasının yarattığı bir marka, bir isim.
Ve şu an maalesef çok yanlış ellerde.
Heba olmak üzere.
Crytek şunu diyor mu? Ulan biz bunu nasıl bu hale getirdik?
Nasıl harcanıyor? Gözümüzün önünde bir seri, bir marka her geçen gün belki daha çok satıyor, daha çok kazanıyor ama değer kaybediyor.
Kalite değeri kaybediyor. Crytek şunu diyor mu?
Keşke satmasaydık da elimizin altında dursaydı diyor mu acaba?
Çok net bir soru hani hiç.
Bence şöyle söyleyeyim düşünmüyoruz yani bence.
Çünkü yani şey yani umursamıyoruz falan ziyade yani o kadar hani köprünün altından o kadar fazla su geçti ki bence hani yönetimin de pek umurunda değildir diye tahmin ediyorum.
Ama yani insan... Kötü anlamlı değil ama hani.
Düşünmüyor. Aklıma çok geldi o soru.
Yani hatta yine YouTube oyun makinesinde incelemelerini yaptığımız zaman orada da hatta mizahını da yapmıştım.
Yani Crytek'in en büyük pişmanlığı Far Cry'dır diyerek hatta bir gönderme yapmıştım size.
Şimdi şu an Far Cry Crytek'in elinde olsaydı ben inanıyorum ki çok daha kaliteli bir seri halinde olacaktı.
Ve bu kadar çıkmazdı zaten. 3 ile biterdi muhtemelen.
Ama en azından bir değeri olacaktı.
Şu an Benim gözümde farkı güzel bir oyun.
Ama değersiz bir oyun.
Birbirini tekrar eden sadece birkaç bir şey değişiyor.
Yer değişiyor. Lokasyon değişiyor.
O kadar. Grafik bile aynı.
Grafik bile değişmiyor artık neredeyse.
Çok fazla değişmiyor. Ondan dolayı sormak istedim bu soruyu özellikle.
Ubisoft'un oyun yapma tarzı hani ben bilmiyorum Ubisoft'un içinde değilim.
Tanıdığımda kimse yok ama duyduğum kadarıyla, okuduğum kadarıyla biraz daha değişik.
Çünkü çok devasa bir ekibi var Ubisoft'un.
Devasa bir ekibi var ama şey yapıyorlar.
CTRL-C, CTRL-V yapıyorlar genelde.
İki tuş. İki tuşla çalışıyor iki.
Ama şöyle düşünün yani bir oyun satıyorsan niye yeni bir satır yazmak istersin ki insanlar?
Hayır şöyle bir şey var ama şimdi siz Far Cry serilerini oynadınız mı?
Altıncıya oynuyorum şimdi. Farklılık var mı?
Onu diyorum işte. Bence de yok farklılık.
Haklısınız ama bir yandan da oyunu satıyorsa niye değiştirmeye çalışsınlar?
Değiştirmesin de farklı bir yeni bir IP çıkmasın.
Ya da çok sık yapmasın.
Her sene yapmasın mesela.
Call of Duty ile yarışıyor neredeyse.
İki sene oldu galiba. Activision'un yaptığı da şey aynı şey yani.
İşte ama şöyle bir durum da var.
Yalnızca Ubisoft üzerinde değil.
Her sene çıkan ya da iki senede bir çıkan ve yüksek bütçeli oyunlarda bir döngüye girebiliyorsun.
O döngüye girdiğin zaman...
Hani döngüden kastım şu. Çok bütçeli bir oyun çıkarıyoruz.
Çok satıyor. Çok sattığı için ekibimiz çok büyük.
Ekibimiz çok büyük olduğu için giderimiz çok fazla.
O gideri kurtarmak için aynı kalitede çok büyük bir oyun çıkarmamız gerekiyor falan filan.
Bir süre sonra bakıyorlar. Burada herhangi bir tarafta ekstra bir değişiklik yaparsak bir çok radikal bir değişiklik yaparsak bu sefer o döngü bozulacak ve o döngü bir kere bozulur zaman bütün domino taşı gibi her şey devrilecek.
Bir bakın Uroboros gibi yani kendi kendini yiyen yılan gibi aslında.
çok büyük oyun filmlerinde.
Öyle bir şey oluyor. Hani Ubisoft'un özelliğinde evet ne yazık ki hani baktığın zaman işte şey klasik var ya Ubisoft tarzı işte bir yere çıktım haritanın bir kısmını açtım işte bir yere tırmandım.
O kaç farkla üçten beri öyle yani.
Ve Assassin's Creed'de de öyle.
Watch Dogs'da da öyle. Artık gerçekten inanılmaz bir kısır döngüye girdi.
Şöyle ki sadece ki hani serinin içerisindeki kendi oyunu da kopyalamıyor.
Diğer hani tüm oyunlarını aynı mantığıyla da yapıyor.
Asisinde de bu muhabbet var.
Far Cry'de de bu muhabbet var.
Gerçekten buna ihtiyacı var mı?
Evet bir ekonomik çıkarı olması gerekiyor muhakkak ama bu kadarına ihtiyacı var mı diye düşünüyorum.
Şey gibi artık oldu ya. Dilenci gibi oldu.
Abi al bir liram var mı muhabbetine dönecek neredeyse.
Bu sadece Ubisoft için de söylemiyorum.
Biz hiçbir firmanın burada ne dostu ne düşmanıyız.
Biz burada oyuncu üzeri niyatında hangisi bizim keyfimize geliyorsa, hangisi bizi eğlendiriyorsa onu oynarız, onu konuşuruz.
E7'de de aynı muhabbetler var yani.
Eğer bunda para kazanmayacaksa hiç girmiyor biliyoruz.
O da tamamıyla FIFA'ya odaklanmış, kartı açmaya çevirmiş oyunları.
Yani oyun firmaları genel itibariyle konuşmak gerekirse çok ciddi ekonomik çıkar içerisinde kaybolup gidiyorlar.
Yani yeni bir şey üretmekten korkuyorlar.
Özgün bir işleri üretmek gerçekten bu kadar zor mu?
Sorumuzun özü bu olsun açıkçası.
Yeni işleri üretmek, yeni özgün bir şey yapmak bu kadar zor mu, bu kadar korkutucu mu?
gerçekten korkutucu.
Çünkü mesela şunu da düşünün.
Film sektörüyle karşılaştırın.
Hani bazen oluyor ya film işte 500 milyon dolarlık bütçe, 250 milyon dolarlık reklam bütçesi bir giriyorlar, batıyorlar.
Ama onu yapan prodüksiyon şirketi batmıyor.
Belki bir tane daha film yapar aynı kalibrede.
O da patlarsa belki bir tane daha yapar.
Biraz daha düşük seviyeye çıkarır.
seviyesini aşağı çeker. Ama oyun sektörün öyle değil çünkü Far Cry 6 kalitesinde bir oyunu yapmak için en az 500 kişiye ihtiyacınız var.
Ya da işte GTA gibi ya da Red Dead gibi neyse.
Ve bu adamlar kadınlar ya da trans bireyler neyse ve insanlar 7-24 para alıyorlar.
Film sektöründen en büyük farkı ya da televizyon sektöründen çünkü televizyon sektöründen film sektöründen her şey kontrol düzeninden dönüyor.
Film çekilecek gel baba 4 ay paranı vereyim çalış.
Oyun sektörü öyle değil. Sizin elinizdeki atıyorum işte Naughty Dog'un elindeki 20 yıllık level designer.
Kaç para alıyor bilmiyorum da örneğin atıyorum ayda 20 bin dolar alıyor.
O adam oyun yapsa da yapmasa da kalem.
Ve işte böyle bir durum olduğu için bu kadar fazla insanı besleyip bu kadar fazla giderin olduğu bir yönde arkadaşlar işte bu tutan bizim konseptten çıkıyoruz.
Tamamıyla başka bir şey yapıyoruz demek gerçekten çok zor.
Genellikle indie sektöründe böyle şeyleri görüyorsunuz.
Hani bağımsız oyunlarda. Çünkü daha az bütçe, daha az risk.
Esas şey, farklı fikirler oradan çıkıyor.
Bir şey söyleyeceğim abi. Bunu God of War serisine oynamıştım muhakkak.
Santa Monica nasıl bir değişikliğe gitti?
Harika bir değişiklik. Tamamıyla Kratos'u farklı bir havaya büründürdüler.
Hidden Black'leri aldılar.
Balta verdiler eline.
Yunan mitolojisinden çıktılar.
İskandinav mitolojisine geçtiler.
Ama oyun yine rekorlar kırdı.
Aslında istedikleri zaman yapılabiliyor değişiklikler.
Köklü değişiklikler. Biz şunu istiyoruz oyuncu olarak.
500 kişiyle çalışıyorsun abi.
Çalışma. 250 kişi 200 kişiyle çalış.
Farklı bir IP çıkar. Dene en azından.
Ya da mevcut IP'ni işte bu şekilde yeniliklerle daha kaliteli hale getir.
Yani veya... Yani dolayısıyla bizim bu büyük firmalardan beklentimiz sadece bu.
Farklı yenilikler denesin, oyuncuları kazansın.
Böylelikle sadece anlık ceplerine para dolduruyorlar.
Ben mesela oynamıyorum.
Dörtten beri, beşten beri ben oynamıyorum.
Oyun sektörü komple değişti aslında baktığınız zaman.
Eski oyuncular da yok. Oyun sektörü de kendini bu yeni oyuncularla entegrasyonunu yapıyor.
Yapmak zorunda gibi hissediyor kendini.
Şu an oyun sektörü tamamıyla oyun yayıncıların ne oynadığına bakıyor.
Oyun yayıncısı ne oynar?
Ona göre oyun yapalım. Ben artık tüm firma olmasa da bazı firmaların...
Sırf yayıncılara özel oyun çıkarttığını düşünüyorum mesela.
Var ki. Hani yayıncılar oynar bu oyunu.
Güzel. İşte oradan izlenme gelir.
Bizim oyunumuz da popüler olur.
O arada alacağımızı alır gideriz.
Malte'de hareket edildiğini düşünüyorum açıkçası.
Doğru. Özellikle mesela oyunun adını hatırlayamadım.
Fantasmagoria galiba. Dört kişilik korku oyunu.
Evet. İşte hayaletleri falan alıyorsunuz.
Onun benzeri birkaç tane daha oyun çıktı.
Mesela onun şeyini tahmin edebiliyorum.
Prodüksiyon toplantısını.
Öyle bir oyun yapalım ki. esas olarak Twitch'de tutsun.
Twitch'de yayıncılar bu oyunu götürür abi.
O mantığı anlayabiliyorum. Ama oyun da kaliteli.
Oyun da güzel ama işte orada mesela.
O ne hissediyorsun ya.
Orada bitiyor. Orada kırılıyor işte olay ya.
İşte orada reklam potansiyeli prodüksiyonu etkiliyor.
Evet biz konumuz bayağı uzadı.
Sohbetimiz oldu. Sohbete doyum olmuyor.
Çok teşekkür ederiz. Samimi açıklamalarınızdan dolayı.
Çok fazla vaktinizi de almayalım.
Konuyu da çok uzatmayalım.
Ben son bir soruyla sohbetimizi bitirmek istiyorum müsaadenizle.
Daha önce dediğim gibi biz belki de Crytek firması için en çok işelik yöneticilerden bir tanesi olduk.
Yine kanalımızda yapmış olduğumuz bir videoda böyle bir ibare kullanmıştık.
Türk firması Crytek'in yapmış olduğu Crysis diye bir ibare kullanmıştık.
Ve altına çok ciddi taşlamalar geldi başımıza.
Hatta biz kalktık onun için bir daha da şöyle bir video yaptık.
Crysis, Crytek Türk firması mıdır diye.
bir video daha yaptık onun akabinde.
Kendimizce argümanlar toplayarak.
Hatta o ara Kraytek'e ulaşmaya falan çalıştık.
Yazdım. O zamanlar yazdım.
O zamanlar ufak ufak olduğumuz için şey yapamadık.
Türk müsünüz siz falan diye mailler geliyor.
Aynen öyle. Bu işi artık bir noktalayalım.
Lütfen politik cevap da vermeyin rica ediyorum.
Kraytek Türk firması mıdır değil midir?
Kraytek bir Alman firmasıdır arkadaşlar.
Kusura bakmayın. O zaman ben videoyu kaldırıyorum.
Açık şöyle düşünün hani bir kere zaten şirkette Türk nüfusu zaten %20'yi geçmez diye tahmin ediyorum.
Belki de daha az. Türkten kastım bu arada benim gibi Türkiye'de doğup büyüyen ya da işte Almancı dediğimiz hani Alman vatandaşı olup Türk kökenli olan insanlardan bahsediyorum.
Yani %20'yi geçeceğini düşünmüyorum.
Onun dışında bir de tabii işte yerli kardeşler var.
Türk kökenli olan. Onlardan dolayı Türk dedik hani onlardan dolayı Türk firmasıdır dedik ama.
Yani... firmanın çalışma tarzı kaynaklarının sağladığı yer her şey Avrupa.
Onun için örneğin şöyle söyleyeyim size.
Geçen sene bir üniversite en iyi Türk oyunu diye bir ödül verecekti.
Üniversitenin bir bölümü mesela bizi çağırdı.
Biz direkt reddettik. Çünkü Türk oyun firması değiliz diye.
Yani yerli kardeşler de o zaman anladığım kadarıyla açıklamanıza göre Crytek için kendisini Türk firması olarak görmüyor o zaman.
Böyle bir iddiası da yok.
Böyle bir söylemi de yok o zaman. Yani yerli kardeşlerin bireysel olarak ne düşündüğünü bir şey diyemem de bizim şirket olarak evet Türk firması değiliz.
Öyle bir şeyimiz yok kesinlikle.
Öyle bir iddiamız da yok. Gönül isterdi ki bu soruya evet diyesiniz ama maalesef şu an.
Zaten Almanya merkezi.
Merkezi orada olduğu için Alman firması oluyor.
Hem öyle hem dediğim gibi sonuçta bir Türk olması için yalnızca kurucusunun Türk olmasından ziyade atıyorum şöyle bir şey olsaydı 180 Türk nüfusu olsaydı çalışan işte Almanya'da olsa bile kaynağının bir kısmının
hatta çoğu Türkiye'den gelmiş olsa o zaman derdik ki evet Türk olabilir.
Ama yani Avrupa kanunlarına göre işte Avrupa'dan destek, bütçe desteği alan tahmin ettiğim kadarıyla bilmiyorum tam olarak da büyük ihtimalle alan bir yer.
İşte bütün ana merkez orada çalışanların neredeyse %90'ı uluslararası.
Onun için Türk demek mümkün değil bence.
Ama şunu diyebiliriz.
Türkiye'nin en yakın oyun firması diyebiliriz.
Biz onu en son şöyle kapatmıştık.
Hani böyle orta yolu bulmuştuk.
Türklerin kurmuş olduğu Alman firması diye bağlamıştık.
Harika bir şey bence. Okey. Kimsenin lafı olmaz.
Çünkü videonun altına o kadar çok görünüm geldi ki.
Dedik tamam. O zaman bunu şöyle yapalım.
Bunu kim kurdu? Yerli kardeşler.
Yerli kardeş Türk müdür. O zaman Türklerin kurmuş olduğu Alman firması diyelim.
Bizim de görevimiz olsun. Bizim de görevimiz olsun diyerek tatlıya bağladık açıkçası oradaki işi.
Ona katılıyorum. Yerli kardeşler de Faruk Bey'le geçen konuşmuştuk hatta yani İstanbul'a geldiğinde.
Yani Türk, Türküm der hep onlar.
Onun için o konuya hiç bir sıkıntımız yok.
O konuya hiç girmiyorum.
Onlar zaten ezelinden beri bu konudaki hem röportajlarına hem açıklamalarına biz hani Türk'üz, biz memleketimize gidip geliyoruz dediler.
Bildiğim kadarıyla Giresun ülkenliydiler yanlış bilmiyorsam.
Hani memleketimize gidiyoruz geliyorsak büyük bir ihtimalle fındık toplamıyordur onlar ama.
Böyle kendilerini hala vatanı olarak Türkiye'yi gördüklerini, Türk olduklarını söylediler zaten.
Onların da sıkıntımız yok. Firmayı biz kurtarır mıyız diye baktık.
Yapamadık. Yapamadık. Fındık toplasalar da olurdu.
Belki. Fındık toplama simülasyonu mu yapsak?
Yapmayın. Bu arada artık simülasyonlar çok popüler olmaya başladı.
Bağımsız geliştirilince simülatör oyunlarına dönmeye başladı.
Çok fazla onlarla alakalı şey geliyor bize.
Mail de geliyor. Her şeyin simülasyonu var.
Evet simülasyon oyunları bence günümüzde tutmaya başladı.
Acaba Crytek bir simülasyon oyunları var mı?
Yapmaz. Çok güzelim CryEngine simülatörü harcamam ben.
Ben Crytek olsam harcamam.
Gerçekçi o kadar gerçekçi bir simülasyon oyunu.
Kaldırmaz gibi yani. O bir simülasyon oyunları bir de çok sistem gerektiren.
Oyunlar aslında. Bir de Cry Engine ile yaptığın zaman yanlış mı düşünüyorum Utku Hocam?
Hani çok ciddi anlamda sistemi yorar diye düşünüyorum.
Şimdi çıkaracaklar. 5 sene sonra olacak.
CryEngine'nin ne yazık ki öyle bir havası var.
Ya sistemi yorar diye ama sonuçta ne eklediğinle alakalı.
Motor paketi, enjin paketi içinde hazır takıp çıkarabileceğin parçalarla gelir ama sonuçta sen tercih ediyorsun ne kullanacağını.
Ya da dışarıdan parça ekliyorsun.
Ray Tracing gibi mesela. Sonuçta CryEngine'i kullanan birçok oyun firması var.
Hani dışarıdan çalışma, anlaşma yaptığımız.
Kafalarına göre takılıyorlar yani. Hatta Amazon'un mesela yaptığı oyun.
CryEngine'in kod temelini çalışıyor.
Yani o konuda hani CryEngine'in New World'tan mı bahsediyorsunuz yoksa?
Evet New World. Yani CryEngine'i almışlardı 4 sene önce galiba.
Sonra onu işte o kod çünkü en baştan sıfırdan motor yazmak inanılmaz zor bir şey.
Yani herkesin her baba yiğidini harcadırıyor bir şey yapmak.
Hani onu alıp bir bakıma şey hani Frankenstein gibi hani kesip biçtiler kendi kafalarına göre.
kendilerine bir şey uydurdular. Hatta şimdiki adı galiba Amazon Lumberyard diye geçiyor.
Ama CryEngine temellidir.
Temeli oradan çıkmak. Tamam.
Benim artık soracak bir şey yok ama doğru cevap senin var mı?
Sormak istediğin hazır yakalamışken.
Heptra'ya tek firmasından yetkili bir abi.
Şey var, yetkili abiye benziyorsun.
Yetkili bir abiye benziyorsun. Çok da güzel cevaplar aldık.
Çok teşekkür ediyoruz.
Gerçekten sohbetiniz için, samimi açıklamalarınız için.
Umarım istediğimiz başarıyı yakalarsınız.
Biz de çok isteriz.
Siz bu başarı yakalayacaksınız ki bunun devamı gelsin.
Biz de yeni Crysis'ler, yeni Rise of Roma'lar oynayabilelim.
Yeni IP'ler oynayabilelim. O yüzden ayağınıza elinize sağlık.
Var mıdır sizin eklemek istediğiniz bir şey diyerek son sözü size bırakarak.
Sizin kapatmanızı rica edelim o zaman.
Çok teşekkür ederim ben.
İlk defa bir podcast'a katıldım.
Çok heyecan verici bir şey. Birkaç oyun firmasına smaç bastım galiba ama olsun.
Evet beraber güzel yaptık.
Takım çalışmasıydı.
Biz burada, evet Ali Yup yaptık.
Biz burada PR çalışması yapmaya gelmedik arkadaşlar burada.
Keyifli keyifli konuşmaya geldik.
İyi ki de geldiniz. Aynen.
Çok teşekkür ederim. Çok sağ olun.
Kendinize iyi bakın. Bir sonraki oyunlarda görüşmek dileğiyle diyelim.
Evet ve sevgili dinleyenler, sevgili izleyenler kendinize iyi bakın.
Haftaya görüşmek dileğiyle.
Crysis 4 çıkacak. Haftaya şey yapalım.
Ubisoft'ı çağıralım. İyi bir sohbet geliyor.
Geleceği varsa da geliyorsa da engeller bizi.
Evet fazla uzatmayalım.
Kendinize iyi bakın tekrardan.
Haftaya görüşmek dileğiyle.
Teşekkür ederim.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
