
Defalarca tavsiye ettiğimiz oyun serilerinden biri olan Bioshock serisinden detaylıca bahsettik ve gündemdeki haberleri de sizler için derledik. Keyifli dinlemeler...
Transkript
Bir Çay Bir Oyun'dan herkese selamlar.
Ben Lecmettin Tören. Ben de Uğur Kara.
Çok ciddiyiz yine bu hafta.
Evet, çok ciddi bir oyunla karşınızdayız.
Şaka lan şaka, baya şok.
Bu hafta özel bir oyun konuşalım dedik.
Ne zamandır böyle bir oyun üzerine sohbet etmedik.
Böyle alel acele giden bir sohbetlerimiz oluyor genelde.
Gündemde de çok bir şey yoktu hele yani.
Bir de... Şu an tekrardan baya şoka başladım.
Hani hazır başlamışken, bilgiler tazeyken.
Neden baya şok?
Bu komple böyle 1-2-3.
Aslında bizimki daha çok böyle 1-2-3 olacak.
Değil mi? Biraz öyle olacak.
1-2 çok yok, 3 çok var.
Aslında olması gereken de o.
Hani birçok kişi tarafından da hani bir kıyaslama yapılırsa bu üçlüme, trilogyye.
Ama işte üçte de konuşacak çok şeyimiz var.
Bu onun çok başarılı olmasından ziyade bir de konuşulacak çok şey var.
O yüzden yavaştan başlayalım biz.
Baya şok bir. Baya şok bir yine özel bir şehir olan.
Raptor şehrinde geçiyor.
Turistik, değişik, böyle kasvetli.
Her şey söylenebilir.
Daha önce oyun dünyasında pek görmemiş olduk.
Olduğumuz bir bölüm tasarımı ve kurgulanmış bir yer.
Su altındaki. Aynen öyle. Bu oyunu ben ilk oynadığımda almış olduğum duygular, yaşamış olduğum hisler gerçekten çok farklıydı.
Çok enteresandı. Bioshock 1 2007 yılında çıkmıştı.
Yani bundan hemen hemen 14 yıl önce.
Hikayesinden şöyle kısaca bir bahsetmemiz gerekirse eğer.
Oyun eski zamanda geçiyor.
60'larda geçiyor. Yani çok ben hakim değilim.
1 ve 2. Sen daha çok.
Ben de hakimim. Lakin.
Karma karışık. Karma karışık.
Evet. Gerçekten karma karışık.
Bir şeyler yapıyoruz oyunda.
Oyun bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
Ama hiçbir şey anlayamıyoruz.
Bir FPS aksiyon oyun olmasına rağmen RPG gibi yapmışlar oyunu.
Yani o kadar çok karmaşık ki hikayeden hiçbir bok anlamıyorsun.
Aynen öyle. Yani burada şimdi size burada hikayeyi anlatmaya çalışırsak sadece birinci oyunun hikayesi 2 saat 3 saat süre sürüyor.
Çok da anlamadığımız. Çünkü alt metni çok fazla var ve bir de çok boşluk bırakılmış oyun hikayesinde.
Bu hem birinci oyunda hem ikinci oyunda hem de üçüncü oyunda ortak bir özellik.
Ki ben 3 oyunu da hani 2 defa oynadım.
Hani şu an tekrar başladım hatta.
Ama hala oynarken ya bunlar nereden geldi?
Bu neyin nesi? Burada neyin mücadelesini veriyoruz?
Bunu anlamakta zorluk çekiyoruz.
Oyunda her yere gitseniz, hikaye dışı gezseniz, etseniz, ses kayıtları dinleseniz, bulmacaları çözseniz, ipuçlara baksanız bile yine açıkta kalıyor her şey.
Arafta kalıyor yani. Anlayamadığınız şeyler oluyor yani.
En anlaşılabilir hikaye yine 3'teydi.
O bile şey abi.
Onda bile çok şey var.
Açık nokta var. Hiç üşenmeyeceğin, 3'te bütün ses kayıtlarını toplayacağın, inceleyeceğin, dinleyeceğin ancak bir şeylere böyle çıkartmaya çalışıyorsun.
Ama o da yine çok zor. Orada bile açıkta kalıyorsun yani.
Ne oldu lan diyorsun böyle.
Dostkaya oğlunun bir yüz ifadesi vardı ya gözünün önüne gelebilecek.
Evet. Ne oynadım ben?
Oynanış kısmına bakarsak eğer.
Kızıca özetlersek abi.
Hikayeyi değil mi? Sübyancı Big dediler var.
Big dediler. Oyunumuzun en önemli karakterlerinden bir tanesi.
Big Daddy. 1 ve 2'de var bu.
Evet 2'de de var. 3'te Big Arm Big Arm mıydı?
Uzun koca kollular vardı.
Big Daddy'ler gidiyordu. Big Arm'dı galiba yanlış hatırlamıyorsam.
Bakarız şimdi ona. Böldüm seni.
Yok estağfurullah. Yeter ki hikayede böl beni.
Big Dead'ler onların küçük kız kardeşler dediğimiz bir olay var.
Onlar bir şehri kuruluşu Ryan tarafından bir plazmikler oluşturuyor.
O Fontaine var. O şeye darbe yapmaya çalışıyor.
Şehri yıkmaya çalışıyoruz.
Biz bu şehirden çıkmaya çalışıyoruz.
Gün yüzüne çıkmaya çalışıyoruz.
Aynı zamanda bu küçük kız kardeşler dediğimiz çocukları kızları kurtarıyoruz.
Bu Raptor şehrinden.
Ondan sonra kız kardeşler ihanet mihanet öyle bir şey vardı galiba.
Var abi. Neyse tamam.
İkinci oyuna geçelim. Oyunun içerisinde paralel evrenler muhabbeti giriyor.
falan da filan da. O yüzden hikayeyi bir kenara bırakıp oynanışa geçelim biz hemen.
Oynanışımız temel bir FPS oyunu.
Yine hem yakın menzilli, yakın dövüş silahlarımız var.
Hem uzun menzilli silahlarımız var.
Şatkanımız var. Makinalı tüfeklerimiz var.
Bununla beraber özel yeteneklerimiz, büyülerimiz var.
Çeşitlilik anlamında çeşitlilik var.
Ama maalesef şöyle bir sıkıntı var.
Çok fazla yetenek var.
Bir için mi var? Bu söylediğim tüm oyun için geçerli.
Çok fazla yeteneklerimiz var.
Özel yeteneklerimiz var. Can sağlığımızı yükseltiyoruz.
Saldırılardan daha az damage yiyoruz.
Daha hızlı vuruyoruz.
Bunlar hem aktif hem pasif yetenekler.
Bir de saldırı ve savunma yeteneklerimiz var.
Bunlardan bazısı...
Elektrik şoku veriyorsun. Düşmanı sersemletebiliyorsun.
Alevli saldırımız var.
Yine vurup düşmanı sersemletiyorsun.
İkinci oyunda mesela şey vardı.
Arıları kullanarak bir şey yapıyorsun.
Bir yetenek kullanıyorsun. Düşmanları savuruyorsun yine.
Baktığın zaman... Yok yok.
Ama oynanış hemen hemen aynı.
Yani etkileri hemen hemen aynı.
Bir iki aynı. Üç biraz daha böyle.
Üçte de aynı sıkıntı var abi.
Oynanış konusunda evet. Mekanikler konusunda hemen hemen aynı.
Ama hissiyat... atmosfer.
Neyse oraya geleceğiz. Oynanış noktasında amaç şu var.
Çok uzun bir oyun olmadığı için sizi sıkmıyor.
Bir de bölüm tasarımları.
İşte bana göre Bioshock'un tüm seri için ortak özelliklerinden bir tanesi de bölüm tasarımları harika dizayn edilmiş.
Yani böyle dümdüz gideyim A noktasından B noktasına ilerleyeyim mantığıyla yapılmış bir oyun değil.
Temelinde öyle gözüküyor ama A'dan B'ye giderken.
Orada yaşadığınız şeyler.
Özellikle Rapture değil de Columbia'da.
Columbia ona gerçekten uzun bir bölüm ayırmamız gerekiyor.
A'dan B'ye giderken girmediğiniz delik yok.
Bakmadığınız şey yok.
Oyun detay kaynıyor.
Bu detay kaynıyor derken diğer önündeki gibi şey detaylarından bahsetmiyorum.
Şurada mesela ne bileyim.
Ya anlatamıyorum bak şu an düşündüğümü anlatamıyorum.
Değişik mi? Mesela aklıma geldi.
RDR2'deki mesela atın testislerindeki detaydan bahsetmiyorum.
Ya da yine RDR'deki işte kıyafetlerde yaz-kış farklılıklarından dolayı, yeme-işme farklılıklarından dolayı bir detaydan bahsetmiyorum.
Bu bahsettiğim detaylar atmosferin kendi içerisindeki detaylar abi.
Yani fiziksel bir şey yok gibi.
Fiziksel bir şey yok gibi.
Ama o sanat tasarımıyla o kadar güzel süslenmiş ki mekanlar.
Bakıyorsun böyle duvarlarda resimler var, yazılar var.
Birinci şehirde kimseler, Raptor şehrindeki o şehrin kurucusunun insanlara dikte etmiş olduğu düşünceleri var.
Ayrımcılık, ırkçılık ya mükemmeldi.
O yüzden atmosferin içerisinde kendinizi çok çabuk kaptırdığınızdan dolayı gerek hikayenin...
aksak anlatılmasından kaynaklı.
Gerekse oynanıştaki belli bir nokta turu kendini tekrar etmeye başlamasından dolayı sıkılmıyorsunuz.
Peki bir şey söyleyeceğim. Sen şu an 2 oynuyorsun.
Evet. 2 yine Raptor'da geçiyor.
Evet. 2'den biraz bahsedip 3'e geçelim.
Infinity yapalım. Yani 1 ile 2 arasında çok büyük bir fark yok.
Yine kız kardeşler var. Aynen.
Yine kız kardeşleri o bulunmuş olduğu mekandan kurtarıyoruz.
Sübyancı Big dediler var.
Yine oyun hikayesinde kendimizi, hikayenin nasıl dahil olduğumuzu anlatmaya çalışıyor bize.
Ama orada da yine dediğim gibi çok detaylı bir şekilde çevreleri, çevreyi kurcalayıp tüm notları okuyup anlamanız gerekiyor.
Okumanız da etmiyor. Bir de anlamanız gerekiyor.
Çünkü biz aynı zamanda ilk oyuna başladığımızda Bayaşuk 2'de Big Daddy olarak başlıyoruz.
Yani kız kardeşlerin babası koruyucusu, babası o olarak başlıyoruz.
Daha sonra Big Daddy'lere saldırıyoruz.
Vesaire vesaire. Ama ikinci oyunda mesela benim şu an yaşamış olduğum belki ikinci, üçüncü oyuna ışığımdan dolayıdır bilmiyorum.
Kendimizi geliştirmemiz için Adem dediğimiz bir puan sistemi var diyelim.
Onları toplamamız lazım. Onları da Big Dediler'den topluyoruz.
Onları... Zor bir şey mi?
Değil ama...
Az mı düşüyor? Çok tekrar ediyor abi.
Hani tek bir yöntemi var.
Adem toplayabilmemiz için Big Dediler'le savaşmamız gerekiyor.
Onları devirip kız kardeşlerin oradaki ruhlardan plazmiti emükleyip sana aktarması gerekiyor.
Anladım. Sıkılmışsın sen bundan.
Sürekli yapmak lazım. Her bölümde 2 kere 3 kere yapman gerekiyor.
Bu da belli bir noktada sonra kendini sıkmaya başlıyor.
Bunu yapmadığın zaman karakterini geliştiremiyorsun.
Silahlarını geliştiremiyorsun.
Bu sefer zorlanıyorsun.
İlerlerken zorlanıyorsun. Yani burada bir kendini tekrar etme şeyi var.
Ama genel itibariyle yine güzel bölüm tasarımları.
Yine güzel atmosferle kendini oynatıyor.
Evet. Gelelim.
Bir de şunu söyleyeyim. Baya Şok serisinin bir diğer sıkıntısı her oyunun geliştiricisi farklı abi.
2K yapmamış mıydı? 2K yayıncısı.
Yayıncısı da. Yayıncısı. Mesela ilk oyunun geliştiricisi farklı.
İkinci oyun geliştiricisi farklı. Üçüncü oyun geliştiricisi çok farklı.
Ama bir şey söyleyeyim mi? Hiçbiri de kopuk değil biliyor musun?
Ben bu detayı yeni öğrendim.
Onun sebebi şu. Yönetmenleri aynı.
O zaman tamam. Kendini bindi.
İkinci oyunda kendini bin yoktu ama.
Ama yine de kopukluk yok bence.
İkinci oyunda kendini yoktur.
Hikaye anlatımında biraz sıkıntı vardı orada.
Çok daha sığdı.
Ondan dolayı üçüncü oyunda yine kendini bin geri geldi.
Biz de böylece bir üçüncü oyuna geçiş yapalım.
Üçüncü oyun dediğim gibi daha bir akılda kalıcı.
Çünkü hikaye biraz daha...
En güzel hikayeyi anlatan bence yine oyunlar arasında.
Çünkü burada bir yardımcı karakter...
şeyi de var. Şu zaman hikayeyi biraz açayım.
Biz eski bir Pinkerter ajanı olan Booker Dwight'ı canlandırıyoruz.
Bu abimizin kumar borcu var.
Akılda kalan tek karakterdi zaten.
Yok Elizabeth de akılda kalan.
Hayır hayır. 1-2-3 arasında çözülüyor.
Ana karakter olarak. Bu abimizin kumar borcu var.
Buna diyorlar ki senin kumar borcunu sileceğiz ama Kolumbiya'ya gideceksin, çıkacaksın, uçacaksın.
Bir tane orada abla var Elizabeth onu bize getireceksin diyor.
Bu da tamam diyor tabi borç, kumar borcu.
Hikaye böyle başlıyor. Sıkıntı.
Hikaye böyle başlıyor.
Ama işte 1 ve 2'de hikaye nasıl başlıyor anlatamıyoruz yani.
Yok anlatamıyoruz yani. Burada bakın burada da belli bir hikaye örgüsü var.
Yani sizi aktarmaya çalışıyor ama oyun içerisindeki kopukluklar çok fazla ve sonu.
Çok anlaşılmıyor yani. 3'cük konuşuyorsun.
Ama yine dediğim gibi hani 3'te yine hikayenin bir girişi var abi.
1 ve 2'de bilmiyorum hani belki çok eskiden oynadığım şey belki aklımda kalmamış olabilir ama hatırladığım kadarıyla bir şey hatırlamıyorum.
Evet. Ben de sana diyorum ya hatta 1-2 için Infinity'yi birlikte oynadık biliyorsun.
1-2 için bir şey oynadım.
O evrende geçen bir şey oynadım ama onu mu oynadım diye ben sana söyledim hatta bugün konuşurken telefonda.
Böyle bir şey hatırlıyorum ama bu oyun muydu onu hatırlamıyorum.
Ama Infinity an be an sahne sahne gözümün önünde.
Önemli olan da o benziyor zaten.
Bir oyunda hani... Eğer zevk aldıysanız, akılda kalıyorsa o oyun benim için iyi bir düzeydedir.
Bir de Infinity niye bu kadar güzel göründü bize biliyor musun abi?
İlk iki oyunda Raptor şerinde gerçekten bunaldık.
Çok sıkıcı değil mi?
Kasvetli abi. Bilmem ne.
Kapalı ortamlar. Işıklandırması.
Ha bu başarılı işler değil aslında biz bunu söylüyoruz.
Belki de o evreni hani kasvetli havayı çok sevmediğimiz için de olabilir ama yok genelde kasvetli oyunları da oynuyoruz değil yani.
Ya hikayeyi de tam anlayamıyorsun ya ne yaptığını tam bilmiyorsun.
Ulan ne işim var benim burada?
Suyun altında ne işimiz var?
Buraya nasıl girdik? Ne yaptık?
Nasıl çıkacağız? Bu çocuklar kim?
Big dediler nereden geldi?
Plazmitler ne? Adem olayı nasıl?
Bunların hepsini anlayacaksın ki oyundan çok büyük bir keyif alasın.
Evet çok mantıklı. Çünkü 3'te sana bir şey anlatıyor.
Diyor ki sen bu sunuk borcun var git.
Bir iş veriyorlar sana ama iş yapıyorsun.
Klasik FPS görevlerinde olduğu gibi.
Git onu yap bunu yap diyorlar ama öyle değil.
Ne diyorlardı?
Kazına ya öyle değil. Böyle bir karakter hani keton bir karakter diyorsun.
Yumuşarma eder mi falan derken olaylar değişiyor.
Booker DeWitt için söylüyorum.
Kesinlikle. O Elizabeth.
Ben sana bir söyleyeyim mi? Oyunlar arasında yapılmış en iyi takipçi karakter diyebilir miyiz?
Ben derim. Ben de derim abi.
Çünkü başka yok. Şimdi 1 ve 2'de yine, yine 1 ve 2'ye atıfta bulunuyorum.
Oynarken bir noktadan sonra sıkıldım.
Çünkü aynı şeyleri aşağı yukarı yapıyordum.
A'dan B'ye gidiyordum. İşte mekanlara bakıyordum.
Tamam güzel eyvallah ama bir yerden sonra sıkıyordum.
İnfinite'de zerre sıkılmadım abi.
Sanki co-op oynuyorsun değil mi?
Sanki yani yanında hep gerçek bir arkadaş varmış.
Seninle konuşuyor, tepki veriyor dışarıda.
Bağırıyor, yaptığım hareketlere seviniyor, kızıyor, üzülüyor, ağlıyor.
Dışarıda bir olay görüyorum şaşırıyor. Tüm tepkileri gerçek.
Sigara içen biri varken öksürüyor.
Bayanlar tuvaletine giriyor.
Erkekler tuvaletine girince girmiyor.
Tuvalet pis olduğu zaman rahatsız oluyor kokudan.
Evet, evet kokudan rahatsız oluyor.
Yani daha sayılabilecek...
Bir sürü şey var. Mesela bir yerde göreve gitmeden önce bir bodrum katta gitar detayı vardı.
Gitar bulduğun zaman gitar çalınca Elizabeth şarkı söylemeye başladı.
Evet dans ediyordu senin için.
Dans ediyor, şarkı söylüyor.
Yani yapılabilecek her şey eklenmiş.
Sanki gerçek bir RPG oyunu varmış da bunu karakterin gelişimini orada hissediyordum yani.
Gerçek anlamda hissediyordum. Bir de onun dışında şimdi biz aksiyon dışı şeyleri söyledik.
Aksiyon kısmında da senin için gidiyor loot.
yapıyor ve başka yerlerde mekansa şey.
Portal açarak. Portal açarak istediğin şeyi sana getiriyor.
Can veriyor ve bu karakter arkadaşlar ölmüyor.
Takipçi karakterlerin genel bir sıkıntısı var.
Evet. Salak salak giderler bir yere takılırlar bir yerde ölürler derler ama Elizabeth'de öyle bir şey yok.
Elizabeth akıllı kız. Çok akıllı.
Yani dediğim gibi co-op oynasam.
Sen ölürsün ama o ölmez.
O ölmez. Hani çatışma esnasında kendine bir siper buluyor.
Hani öyle birden spam da olmuyor.
Birden spam da olmuyor.
Hep yanında bir yerlerde duruyor.
Çatışma anda bir spere giriyor.
Bekliyor orada. İhtiyacın olduğu anda hemen sana o ihtiyacını gideriyor.
Hemen yine sperine gidiyor.
Çok başarılı. Gerçekten.
İkimiz oynasak belki bu kadar iyi.
Bu kadar iyi anlaşamazdık seninle.
Evet. Kesinlikle anlaşamazdık.
O yüzden Infinity'yi bu kadar başarılı yapan oyun özelliklerden bence iki sebep varsa biri atmosferdir, diğeri Elizabeth'tir yani.
Yoksa mesela silah çeşitliliğine gelirsek eğer daha dar.
Aynı şey. Aynı şey. Aynı anda iki silah kullanabiliyordun.
Evet, özel yetenekler de aynıydı.
Değişen bir şey yoktu. Ama işte Elizabeth Faktör'ü oyuna harika işlendi.
Bir de Columbia şehri var abi.
Yaşayan bir şehir gerçekten.
Hani bak yaşayan şehir bazen klişe konuşuyoruz ama yaşayan şehir teriminin sözcükteki anlamı Kolombiya'da.
Sonuna kadar dışarı çıkıyorsun.
Kafede oturanlar mesela onları dinliyorsun.
Gerçekten sohbet ediyorlar.
Evet sohbet ediyorlar. Konuşuyorlar.
Daha da bir şey de alacağım.
Yanına gidiyorsun ya ilk başta kim lan bu falan diyor.
Biraz daha orada durduktan sonra ya sana kızıyor git buradan diyor.
Senin ne işin var sanamıyorum seni diyor.
Ya da kendi kalkıp gidiyor.
Rahatsız oluyor senden. Evsizler, zenginler, oturanlar, dans edenler, yiyenler, içenler.
Eve giriyorsun mesela. Çocuklar sokakta oyun oynuyor.
oynayan çocuklar. Eve giriyorsun polis var orada.
Polis seni robot kadın mesela oradaki şey NPC polise senin robot resmini çizdiriyor.
Bunun hikayeyle hiçbir alakası yok.
Yani hikaye gereği oraya girmen gereken hiçbir şey yok.
Tamamıyla rastgele açık dünyada geziyormuş gibi evlere girebiliyordun orada.
Yani yarı açık dünya bile diyebilirdik Columbia şehri için.
Rastgele bir eve giriyorsun ya bir şeyden kaçarken ya da öyle loot yapmak için gidiyorsun.
Polis merkezine giriyorsun.
Bir bak Polis orada mesela senin resmin içerisindeyken bakıyorsan aa bu o diyor.
Seni peşine kılıyor. Durduk yere başarılı iş çıkartıyorsun mesela.
Kesinlikle. Bu da oyun içerisindeyken kaptırmaman mümkündür.
Bir de oyun o kadar zırt düşüncedir ki mesela ırkçılık var oyunda.
Büyük ırkçılık var. Bu oyun nasıl tepki çekmedi bu konuda?
Onu ben şaşırdım mesela.
Yani siyahlar, affedersiniz ama ölsün diyor oyun.
Böyle bir tepki var. Hatta bütün Amerikan başkanları beyazları sever diye bir şey var orada.
Hepsine böyle tanrı gözüyle bakıyorlar.
Ama Abraham Lincoln siyahlara yönelik bir yaptırımı olduğu için iyi yönde bir yaptırımı olduğu için Abraham Lincoln'ı şey yapıyorlar yani aşağılıyorlar orada.
E şehrin kuru Biri
mesela beyaz biri siyah biriyle evlendiği zaman aşağılıyorlardı.
Irkçılığı her türlü çocuklarda bile gösteriyorlardı.
Böyle bir şehir kurguz.
Kurgusal bile olsa gerçekten etkileyici.
İnanılmaz etkileyiciydi.
Yine her oyunda olduğu gibi Comstock'a karşı bir kuvvet vardı.
Biz de onlara katılıyorduk sonradan.
Anarşistlere katılıyorduk. Bir halk direnişi vardı.
Halk direnişiyle katılıyorduk. Bu artık Elizabeth'i alıp oraya götürme değildi.
Daha çok Elizabeth'le beraber bu yolda Elizabeth'le beraber bu yolda Kolombiya'yı temizlemek, Kolombiya'yı kurtarmak görevine dönüşüyor.
Ondan sonra zaten hikaye gerçekten Bir noktaya kadar ciddi anlamda sürükleyici bir hale geliyor.
Ama hikayenin sonuna hemen geleyim.
Hikayenin sonunda... Orayı bağla abi sonra bitirsin.
Hikayenin sonunda Elizabeth, Comstock ve...
Booker. Booker'ı.
Booker David. Bu üçlemenin arasındaki bağı çözdüğünüzü sandığınız anda...
boh da çıkabilir. Nasıl ya diyorsun?
Bu sefer kuantum fiziğini araştırmaya başlıyorsun abi.
Çünkü bu işi arasındaki bağlantıyı çözebilmeniz için kuantum fiziği Einstein'ın kuantum kavramlarını falan, izafiyet teorilerini
bilmeniz lazım. Bu oyunu anlayabilmeniz için bunları bilmeniz gerekiyor.
Çünkü oyun öyle bir senaryo çizmiş.
Öyle bir hikaye tasarımı yapmış.
Ama iyi kötü bu üç arasındaki bağlantıyı çözdüğün zaman burada spoiler vermek istemem.
Vibe ediyorsunuz.
Ve işçi arasındaki bağlantı bana göre güzel de işlenmiş.
Ve bunun paralel evrenlerle beraber birleştirilmesi çok detay var ya.
Gerçekten çok detay var ya.
Yırtık açılıyor, portal, oradan bir şeyler, oraya git, oraya git.
Ben hikayenin sonunda mesela bir dünya Elizabeth vardı.
Orada bununla ne alaka diyorsun?
Neyse tamam daha fazla söylemiyorum.
Bakın yani şurada Bioshock serisi konuşacağız dedik ama 4-5 dakika şey konuştuk.
Bioshock 1-2 kalan zamanı 10 dakika neredeyse 15 dakika Infinity'ye koyduk.
Bir de bazı ufak detaylardan, teknik detaylardan bahsetmemiz lazım.
Bioshock çok daha başarılı bir oyun olacaktı.
Çok daha başarılı. En basitinden mesela hiç bahsetmedik ama o uçan kuşumuz, devasa kuşumuz vardı mesela.
Neydi ya? Big Bird değil miydi?
Galiba öyle bir şeydi. Neyse.
O uşağın devasa bir kuşumuz vardı.
Onun sahnelerini çok kesmişler mesela.
Oyunun ilk gösterildiği fragmanlarda hep onu ön plana koydular.
Ve dedik ki biz ha demek ki burada bir şey var.
Biz bununla bir bölüm sonu kavgası yapacağız diyorsun.
Big boss diyorsun yani. Sen diyorsun ki bunu keseceğiz oyun bitecek.
Öyle düşünüyor herkes. Ya da bir şekilde bununla bir etkileşime girip oyunun sonunda bununla bir şey yapacağız diyorsun.
Ama hiçbir şey yok. Hiçbir şey yok.
Oyunun başından sonuna kadar yaklaşık 10 saatlik bir oyunun süresinden bahsediyorum.
3 kere 4 kere görüyoruz görmüyoruz.
Oyunun sonunda zaten hani bu mu lan hani böyle bu kadar güzel bir ikonik karakteri ancak bu kadar kötü kullanabilirlerdi.
Neyse daha fazla uzatmayalım.
Yok uzatacağız. Çünkü sadece bu da değil.
Elizabeth çok daha kullanışlı bir karakter olacaktı.
Bak o kadar övüyoruz. Çok daha kullanışlı olacaktı.
Neden uzatmayalım diyorum biliyor musun?
Bunun detaylarını. Çünkü uzuyor şu an.
Çok uzayacak çünkü gündemden de birkaç bir şey bahsedeceğiz.
Öyle bitirmek istiyorum. Çünkü insanlar da sıkılmasın istiyorum.
Bunun biz detaylı incelemesini YouTube'da Oyun Makinesi kanalı da yaptık.
Sadece Infinity için. Sadece Infinity için.
Çok daha detay var. Oradan yazarsanız, izlerseniz çok daha detaylı öğrenebilirsiniz.
Sen yine içinde kalmasın.
Son bir şey söyle. Elisabeth çok daha detaylı, çok daha kullanışlı olacaktı.
Oynanışa çok daha etki edecekti.
En önemli özelliklerinden biri şu olacak.
Sizin silahlarınızla özel yeteneklerinizi onun özel yetenekleriyle birleştirip kombolar yapabilecektiniz.
Bunlar oyundan çıkarıldı.
Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi de 2K'in oyuna acele ettirmesi.
Bir an önce çıkarttırmaya çalışmasıydı.
Bir diğer sıkıntı da oyunun aynı zamanda PlayStation versiyonunun...
bu oyun kaldırılamayacak.
Kaldırılmaz diye. Teknik kapasitesi yetmez diye oyundan çıkarttılar bunu.
Malum PlayStation sürümünde çıktığı için bilgisayarda da artık biz bunları göremedik.
Daha birçok oyundan çıkan şeyler vardı.
Bunlar üzdü bizi. Ama tüm bunlara rağmen çok başarılı bir oyun oldu.
Tek sıkıntımız ve en büyük sıkıntımız maalesef bu serinin artık devamının gelmeyecek olması.
Yani devamının gelmesi dediğim en çok oyunlardan bir tanesi de Baya Şuk'tur gerçekten.
Kesin mi? Kesin gibi bir şey yani.
Ben Half-Life 3 3'üne mutluyum yani.
Half-Life 3 3'üne mutluyum yani.
Half-Life 3 3'üne mutluyum yani. Half-Life 3 3'üne mutluyum yani. Half-Life 3 3'üne mutluyum yani. Half-Life 3 3'üne mutluyum yani. Half-Life 3 3'üne mutluyum yani.
Half-Life 3 3'üne mutluyum yani. Half-Life 3 3'üne mutluyum yani.
Gerek yok. Ben oynuyorum. Her yıl oynuyorum zaten benim filmimde.
Remake? Reboot güzel olur.
O hani Big Bird ismini tamamladın.
Reboot işte. Onları böyle düzenleyip.
Hem remake ile beraber. Yeni konsollara falan filan olabilir.
Reboot güzel olurdu. Remake de olabilir.
O da olur. Olabilir. Ya da güzel bir hikaye diyelsin işte.
Ama maalesef. Evet.
Baya çok gerçekten güzel bir seridir.
Oynayın. Oynattırın. Tavsiye edin.
Geçenlerde şimdi. Evet. Burada bitti.
Gündeme geçelim. Fazla uzatmayalım.
Hemen hızlıca bir gündeme yapalım. Geçenlerde bir haber okudum.
Valve'de çalışan biri Half-Life 3 gelmeyecek dedi.
Şu an üzerinde çalışmıyoruz.
Half-Life 3 ile ilgili bir şey çalışmamız yok.
Bir adamı mı boğdurdu sonra?
Ama Half-Life evreninde geçen bir oyun üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Yakın zamanda 1-2 yıl içerisinde hatta ben şunu da söylüyorum.
1-2 yıl değil. Alyx 6 ay önce duyuruldu.
Hemen 6 ayda oldu bitti çıktı.
Valve şimdi çıkıp yarın dese ki bir hafta sonra Half-Life 3 çıkartıyoruz veya bir oyun çıkartıyoruz dese şaşırmam ben.
Çünkü Wi-Fi'ni yapabilecek bir kapasitede.
Bu sayfayı kapatıyorum.
Niye oraya girdin? Gündeme geçtik.
Valve'in baş düşmanı.
Gabe Neville'ın baş düşmanı.
Bedava her hafta oyun veriyor.
Epic Games. Bu haftaki oyunlarını da sizlere söylemek istedik.
En özellikle bir tanesini söylemek lazım.
Önemli bir oyun olduğu için söylüyoruz.
Önemli değil aslında oyun da.
Önemliymiş gibi lanse edildi.
Ondan dolayı. Evet tamam neyse.
Godfall'dan bahsediyoruz.
Haftaya Epic Games'e ücretsiz olacak ama burada Challenger Edition versiyonu sadece bedava oldu.
O ne oluyor? Büyük bir ihtimal benim anladığım kadarıyla çok bildiğimden değil ama anladığım kadarıyla biraz baktım ettim.
Bu co-op oynama co-op özelliğini kullanabiliyorsun o oyunda.
Hani herhalde tam sürüm oyunu herhalde vermiyorlar mı?
Ne yapacaklar? Tam sürüm değil ama anladığım kadarıyla.
Ama ne olursa olsun hani PlayStation 5 özel oyunu olarak piyasaya çıkan Bir oyunun bu kadar erken bir sürede epiye düşmesi.
Hani bit pazarına düşmüş gibi bir şey yani.
Neyse diğer oyunumuz da Prison Architect.
Bilmediğimiz bir oyun. O yüzden bir şey söylemiyorum.
Hazır platformlar hakkında konuşurken Steam yine rekordu.
Anlı kullanıcı rekorunu tekrardan kırdı.
Arasını ağlattı yani.
27.384.959 Milletin hiç işi gücü yok.
Kişi. Anasını ağlatmış yani gerçekten.
Ben sana bir şey söyleyeyim mi? Bu rekor 50 milyonu görür.
Ne zaman biliyor musun? Hayfler sıkınca mı?
Evet. Yani ha şu var bir de şöyle çok böyle gündemi sarçak oyunda yok yani ne demeye o kadar kişi aynı anda oyuna Steam'e giriyor da şey yapıyor.
Onu da anlamadım yani. Yo aslında hani devam eden şey zaten harf şöyle harf.
Zaten CS oynayanlar.
Tamam eyvallah. %10'unu %15'ini.
Fazladır belki de. Belki o kadar olmayabilir de.
Birçok oyunun baz alarak yapılıyor.
Yani tabi canım. Sayamayacağımız kadar oyun var.
Anlık kullanıcı yani. Tüm oyunlarda çıkartılıyor ama büyük rakam yani gerçekten.
Day in Light 2'den yeni bir video yayınlandı.
Evet. Çok dedikodusu döndü bu oyunun.
Çok dedikodusu döndü. Videoyu beğendim ben.
Güzeldi. Hoşuma gitti.
Çok güzel detayları var yine.
Biraz daha merak uyandırdı beni.
Özellikle platform öğeleri, parkur özellikleri.
Zaten ilk oyunda çok iyiydi bu konularda.
Çok beklentim var bu oyunda.
Hani 2021-2022'nin en çok beklenen dediğim oyunlardan biri budur diyebilirim yani.
Ragnarok? Değil abi.
Niye biliyor musun? Ragnarok zaten çok kaliteli çıkacak.
Yani bir şeyim yok. Bir heyecanım yok şu anlamda.
Nasıl olacak diye bir merakım yok.
Zaten başarılı olacak abi.
Hani o zaten cepte. Garanti o.
Ama deyinler için gerçekten heyecanlıyım.
Başarılı olacak mı? Ne kadar...
O parkur ve platform öğelerini oyuna entegre edecekler.
İlk oyunu aldığım zevki alabilecek miyim?
Bunların hepsi soru işareti.
Çünkü çok sıkıntılı süreçlerden geçti.
Geliştirici arkadaşların yarısını işten çıkarttılar.
Stüdyo kapandı, açıldı.
Bir dünya şeyler döndü.
Bu da ister istemez oyundan beklenti noktasında insanları şüpheye düşürdü.
Bundan dolayı diyorum çok büyük bir heyecanım var bu oyuna karşı.
Umarım anlatabilmişimdir.
Sıkıntılar çekti ya geliştirici firma.
Bir ara dedik ya artık çıkmayacak dedik ya.
Techland bu konuda çok sıkıntılar yaşadı ama sonradan...
Büyük firma olmamasının da kaynaştı abi yani.
Ama ben sadece dedim yatırımcı bulamaması enteresan bir şey.
Çok enteresan yani. İlk oyun bu kadar başarıya kalıyor, bu kadar satıyor ve beğeniliyor.
İkinci oyun için bir yatırım bulamaması beni çok düşündürdü.
Ellerindeki şey mi iyi değildi acaba?
şey mi iyi değildi acaba? Ya da üst düzey bir şey çıkartmaya çalışmış olmaları da buna sebep olabilir.
Hani bu da bir etken abi.
Bunların hepsini oyun çıkınca anlayacağız.
Şu an konuşmamız gereksiz olur.
Çünkü ne kadar çok oyun çıkmadan biz hype'lanırsak, konuşursak ham verilere bakarak, ham görüntülere bakarak konuşursak yanlış olur.
Ama şu an eldeki verilere göre konuşursak güzel bir oyun bizi bekliyor gibi.
Güzel görünüyor. Hani mesela GTA şimdi dedik bu oyun olmamış dedik.
Hani Yazık dedik.
Hırsızlık var dedik. Bağırdık.
Ama onunla da ilgili bir şey söyleyelim.
Bir yama daha yayınlandı. Ya yerim yamasını.
Yani Remestra'da bu kadar yama yapmazsın abi.
Yapmazsın da sıçtıkları için.
1.03 yaması yayınlandı.
O zaman götüne bez bağlayacaksın.
Birçok hata ortadan kaldırıldığı söyleniyor.
Götüne güvenmiyorsan tamam mı?
Ben sana hatırlıyorsam Cyberpunk çıktığı zaman ne demiştik?
Böyle konuşuyorduk Cyberpunk'ı iki hafta.
Bir hafta geçti arada falan filan sıkıntılar.
Cyberpunk mı? Bak bana kurban oluyor.
Hayır hayır hayır. Şunu söyleyeceğim.
Ben demiştim ya bu oyunu sen oynadın bitirdin.
Sonra ben dedim hani bir sene sonra iki sene sonra belki oyunu dedim.
Hala da oynamadın. Hala da oynamadım.
Büyük bir ihtimal oynamayacaksın da daha.
Ya oynarım. Tam oturmasını bekliyorsun.
Oturdu bence. Son güncellemeyle bana göre oturdu abi.
Bunu da şöyle söylüyorum.
Triloji de GTA Triloji de sadece San Andreas'ı oynayacağım demiştim ben sana.
GTA 3 ve Vice City'yi çok fazla sevmemiştim zamanında.
Ya sevmemiştim dedim çok fazla vakit ayırmamıştım.
Ama San Andreas'ı oynayacağım dedim.
Niye abi? O grafikler gerçekten kötü ya.
Orjinaline ben sana çok güzel HD paketler bulayım onları yükleyeyim onunla oyun abi ya.
Çok yapay değil mi abi?
Yüz modellemeleri, kaplamalar.
Kötü belki düzelmiştir.
Bunlar düzelmez. Buck'ları temizlediler abi.
Buck'ları temizlediler sadece.
Belki bu da düzelirse ileride oynarım.
Düzelmez abi. Onu ellemez Rockstar.
Hakikaten ellemez onu abi.
Uğraşmaz abi. Uğraşsaydı başta uğraşırdı abi kaplamalarla.
Bakları temizleyecek. Fix diyecek.
Başka bir şey yapmayacak yani. Bir fiyasko daha söyleyelim o zaman.
Farming Simulator 2022.
Bura ne güldüm ya.
Battlefield 2042'yi geçti.
Ya. Bunun incelemesini yapacağım abi.
YouTube'da oyun makinesinde. Takip edin arkadaşlar.
Bunun çok yakın bir zamanda incelemesini yapacağım yani.
Hak ediyor çünkü. Abi bir şey söyleyeyim mi?
Devam eden bir seri zaten.
Yani çizgisini bozmadan üzerinde koya koya ilerliyor Farming Simulator.
Çok oynadık mı? Oynamadık mı?
Hiç oynamadım ama oynayacağım artık.
Oynayacağım hakikaten. Battlefield piyaskosundan sonra diyorsun.
Bir tane key ayarlayabilirsem oynayacağım ben onu ya.
İyi bakalım. Bu arada Battlefield hiç konuşmadık onunla.
Neyini konuşayım ki? Konuşacak bir şey yok.
Ben online odaklı oyunları böyle ancak gündem haberlerinde konuşmayı seviyorum abi.
Hani ince... ...eleme noktasında konuşulacak bir oyun diyor.
Hani ona bakarsak Halo'yu konuşalım o zaman abi.
Bir şey söyleyeyim mi? Halo'nun...
Çok daha başarılı çıktı.
Online bir modu var. Zaten online.
Asıl o daha online zaten.
O ücretsizmiş online modu.
Evet. Onu bir oynayalım.
Oynayalım abi. Onu oynayalım evet.
Geçen bir... oynanış videosu gördüm.
Orada çok hoşuma gitti. Değişik silahlar falan filan.
Yalnız bu Halo'yu Türkiye'de oynayan tek bir adam var abi.
Ejderha abimiz Murat Zonmez.
Adam mükemmel oynuyor bak ya.
Ben çok çok çok eskiden Xbox'da oynamıştım.
Ben hiç oynamadım. Çok eskiden. Ben hiç oynamadım abi.
Master Chiefs of Collections 15 yıl önce falan.
Paket falan almak istiyorum aslında bakmak için.
Vakit yok abi ya.
Vakit yok. İnceleyeceğim daha.
Bir dünya oyun var. Tamam mı?
İndirmişim öyle bilgisayara. Duruyor.
Ulan gelen keyler var. Hala.
5-6 tane key geldi hala onları inceleyemedim.
İki tanesini oynadım incelemesini yazamadım.
Ayıp oldu arkadaşlar. O ara şeye girdim.
Splincel'e girdim. Onu bitirdim.
Blacklist'te. Bitti işte.
Güzeldi bu. Onun incelemesini yapacağız şimdi.
Bu God of War bizi çok zorluyor.
Evet. Bir de God of War var.
God of War hikayeyi biz kapatalım mı artık?
Evet. Çünkü çok geçti. Biz kapatalım.
Kendi aramızda konuşalım. Evet.
Çok yoğunuz. Bizden bu haftalık da bu kadar.
Bu arada bu arada Spotify böyle en çok dinlenenler şeyini göndermiyor şey yapmış.
Belirlemiş arkadaşlar. Bu arada hani bir iki üç kişi gönderdi bana sadece.
Hani Böyle Instagram'dan falan böyle gönderin bakalım.
Kim dinlemiş? En çok kim ki dinlemiş?
Onları bir görelim bakalım yani.
Bir yoklama alalım. Bir yoklama alalım artık.
Haftaya görüşünceye kadar.
Kendinize iyi bakın. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
