
Dünden bugüne açık dünya oyunları açık dünya oyunları nedir ve bizim oynarken zevk aldığımız açık dünya oyunlarını da konuştuğumuz keyifli sohbetimiz sizlerle. İyi dinlemeler...
Transkript
Birşay Biro'dan herkese selamlar.
Ben Necmettin Turan. Ben de Uğur Kara.
Bu hafta sizlerle şöyle ucu açık bir konu konuşalım dedik.
Açık. Açık açık konuşalım dedik.
Açık dünya. Açık dünya konuşalım dedik.
Evet. Açık dünya oyunları.
Evet, dünden bugüne tarzında hafiften böyle.
Açık dünya oyun nedir?
İlk açık dünya oyunları nelerdir?
En çok sevilen, en çok oynanan açık dünya oyunları nelerdir?
En büyük açık dünya oyunları harita olarak hangileridir?
Açık dünya oyunların artıları, eksileri nelerdir?
Babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi?
Gibi gibi konuları konuşacağız.
Boğazındaki gıcık geçtiyse.
Hazırım. Güzel.
Hazır değilim. Bir saniye.
Evet geldik. Evet gıcık arkadaşımızın gıcığı geçtiğine göre.
Şimdi ilk konumuzdan başlayalım şöyle.
İlk açık dünya oyunu hangisidir diye bir araştırma yapayım dedim şöyle.
Hani sohbet öncesi ön bilgi mahiyetinde.
Aga belli değil.
Hani net bir bilgi yok bu konu hakkında.
İlk açık dünya oyunu budur diyemiyor kimse.
O yüzden açık dünya oyunlarını 5 dönem ayırmışlar.
Yani yabancı kaynaktaki en azından benim gördüğüm bilgiler bu yöndeydi.
Bu 5 dönemde işte 1974'de kadar hani...
olan kısım. Ondan sonra devam ediyor.
70-84, 84-89, 91-99 ve 2001 ile 2017 arasında bir gelişim ağacı çıkartmışlar.
İlk, birinci kısımda zaten böyle arcade tarzı olan makinelerle da oynanan oyunlardan başlatmışlar.
Yani şu var.
Dönemine göre bakıyorlar.
Her zaman aynı şey. 1974'teki ...Dangers and Dragons...
...mesela oyunundan bahsediyorlar.
İlk açık dünya temsili olarak...
...açık dünya oyun olduğunu söyleyenler var.
O dönem hakkında çok fazla bilgi yok zaten.
Olan bilgiler de çok karışık. Ona hiç girmeyeceğim.
Sinan abi kesin bilir bunu.
Yanına gittiğimizde konuşalım bunu.
İkinci dönemde de...
70-84 dönemini ele alıyorlar.
İşte özellikle Jet Racket ve High Dial arasındaki dönemi ele aldılar.
Burada biraz daha mesela bu oyunların şeylerine baktım biraz böyle YouTube'da.
Oynanışlarına. Jet Racket biraz daha böyle uçak simülasyonu gibi bir oyun.
3D değil mi bunlar? Bu 3D değil abi.
Bu 3D değil. Pixel mi?
Pixel. Yani 1970'den bahsediyoruz.
3D nerede lan? Yani.
Burada bir uçak sever simülasyon oyunu örnek gösteriyorlar.
Haydi'yle Drakam'da biraz daha bunun 3D geçiş aşamasında bir dönemde.
Açık dünya oyunları biraz daha böyle özgürlüksü değil de böyle.
Atıyorum mesela bir yarış oyunu vardı mesela.
Sonsuz. Yok öyle bir şey yok.
Yine haritayı görebiliyorsun da.
Hani açık dünya dediği şey şu 2-3 tane böyle sokak falan koymuşlar.
Böyle açık dünya diye. Yani.
Hani aa bak üstüne dümdüz ilerlediğin.
Bu tarz bir açık dünyadan bahsediyorum.
Ama 3. 4.
döneme geldiğimiz zaman o Metal Max ve Shenmue ile işte 3D açık dünya oyunlarının başlangıcı diyebiliriz aslında.
Hangisi olduğu çok önemli değil ama.
Evrilmesi, gözle görülür bir evrilme.
Bunlar çok önemli. 91-99 dönemi olarak adlandırdın.
Bu oyunların hepsi bir sonraki oyunun temelini oluşturdu zaten.
Özellikle Shenmue çok çok enteresan bir açık dünya oyunu olmuş.
Baktığımda şeyi çok azımsattı bana mesela.
Bizim yapmış olduğumuz bir oyun vardı ya.
Kabus. Öyle güzel bir şehir tasarımı yapmışlar.
Şehrin içerisine gezebiliyorsun.
Biraz yürürlmesi eminasyonu gibi olmuş ama.
Oğlum şu an 20 yıl önceye gittim.
Kabus dedin lan ya. Şimdi Şenmuyat'ı bilirsen şu yakın zamanda yine Epic'te yanlış hatırlamıyorsam ücretsiz verdiler.
Üçüncü oyununu mesela. Yüzüne bakmadı kimse.
Ama yüzüne bakmadığımız bu açık dünya oyunlarının temelini oluşturan oyunlardan bir tanesiymiş.
Biz de yeni öğrendik.
Kusura bakma Şenlun. Pardon kardeş.
Ondan sonra zaten bayrağı devralacak.
2001 yılından sonra İsa Açık Dünya oyunları gerçek anlamda şeklini ortaya koymuş oluyor.
GTA ile bir sıçrama yaşanıyor.
Ondan sonra da 2017 ile Zelda ile beraber Breath of the Wild ile beraber artık arşa ulaştırıyorlar.
Kesinlikle katılıyorum. Şimdi yaklaşık 70 desen buna 40 yıllık 45 yıllık bir oyun tarihinden bahsediyoruz.
Arada sayısız oyunlar geldi geçti.
Bunlara girip böyle çok da salt bilgiyi vermeye gerek yok.
Durum bundan ibaret. 5 dönem içerisinde açık dünya oyunları kendinde oyun dünyasında çok güzel yer buldu.
Şimdi tarihin hafiften bir giriş yaptıktan sonra hemen açık dünya oyunu nedir?
Bir de bununla alakalı kısaca bir bilgi verelim.
Değil mi Burcu? Verelim. Nedir açık dünya oyunu?
Açık Dünya yani adı üstünde.
Senin ben açıklamanız kim?
Açık Dünya. Daha çok böyle tasarlanmış bir bölüm üzerinden seni sınırlamadan hani şuraya gideceğim buraya gideceğim çizgisel bir oynanış değil.
İstediğin gibi dışarıda dolaşıp gezebildiğin haritanın her kısmına gidebildiğin oyunları Açık Dünya deniyor.
Yanlış. Ne? Doğrusu şu Ubisoft'un daha çok para kazanabilmek adına ve oyuncuları daha çok oyun atmak üzerine kullanmış olduğu bir oyun türüdür bu.
Özür diliyorum. Şimdi Açık Dünya dediğin gibi.
Belli bir linear yapısı olmayan, oyunun ilerleyişi noktasında, bazen hikaye anlamında, bazen oynanış anlamında tercihleri tamamıyla oyuncuya bırakan, yer yer keşif hissini oyuncuya
veren oyun turudur.
İşte sandboxla açık dünyayı birbirine karıştıran arkadaşlar oluyor.
Sandbox biraz daha farklı bir tur aslında.
Sandbox'da... Hikaye anlamında tamamıyla senin vermiş olduğun kararlara göre oyun ilerliyor.
Bunun en güzel örneği böyle ete kemiğe bürünmüş hali Mount & Blade, Warband ya da Bannerlord.
Skyrim'de diyebilirim. Nasıl olduğuna karar veriyorsun?
Hayır Skyrim'de yine bir ana hikaye var.
Yani gidebileceğin bir ana hikaye var.
Ama mesela Mount & Blade'de öyle bir ana hikayen yok yani.
Oyun seni oraya atıyor. Hikayeni kendin belirlemiş.
Kendin oluşturuyorsun sandbox'ta.
Evet tabii ki açık dünya elementinden faydalanılıyor sandbox'da ama olay çok çok daha farklı aslında.
Ama işte GTA gibi Ubisoft'un oyunları gibi belli bir ana hikayesi var ama ayrıca biri kendi dünyası var.
Kendi dünyasında istediğin gibi farklı görevler yapabiliyorsun, yan görevler yapabiliyorsun.
Karşına yeni şeyler çıkabiliyor, sürpriz şeyler çıkabiliyor.
Bu gibi... Ne bakıyorsun?
Çok merak ettim orada. Ya sen devam et ya.
Ama benim dikkatimi dağıttı şimdi orada.
Roma rakamına neyi sorma.
Bu gibi oyunlarda...
Kararları senin vermenle beraber yine ana hikayeye paralel gidiyorsun.
Çok çok farklı değil. Açık dünya olayımız bu.
Yani serbest dolaştığımız ana hikayeden sıkıldıktan sonra ya gideyim şuraya gezeyim şurada ne varmış diyebildiğin, gördüğün, mekanlara gidebildiğin, etkileşime girebildiğin oyun türüne biz açık dünya
oyun diyoruz. Şimdi bundan da bahsetmişken...
Yavaştan oyunlar üzerinden örnek verelim ki daha böyle.
İlk önce internet üzerinde bulduğumuz en büyük açık dünyaya sahip oyunlardan birkaç tanesinden bahsedelim mi?
Evet olabilir.
Şimdi burada söyleyeceğimiz şeyler harita anlamında.
Evet. İşarik anlamında değil.
Bana göre çok da önemli olan bir konu da değil bu.
büyütülmüş haritalar. Evet buradaki listeler şimdi tam ne kadar doğru onu da bilmiyorum.
Güncel mi değil mi onu da bilmiyorum ama bakmak lazım.
Birkaç tanesini söyleyelim en azından.
5-10 taneyi söyleyelim.
En büyük şeklinde demeyelim de en büyük 10 açık dünyanın diyerek şey yapalım ki yanlış bilgiler vermemiş olalım.
Bir iki tanesini söyleyelim geçelim sonra. Aslında onlara geçmek lazım çünkü.
Final Fantasy evet söyle bakayım roman rakamı kaç o?
15. Vallahi helal olsun lan.
15 mi? Şarpı V. 15 mi?
X 10 V de 5.
Aferin. Sağ ol. Teşekkür ederim.
Final Fantasy 15. Beklemiyordum benden böyle performanslar.
Beklemiyordum. Beni şaşırttın. Bir kez daha şaşırttın beni.
Teşekkür ederim. Ben teşekkür ederim.
Final Fantasy'nin evet açık dünyasının büyük olduğunu bilmiyordum ama bu kadar büyük olduğunu ben bilmiyordum açık dünyada.
Birinci zira da yer alıyor ya. Ben de bilmiyordum yani.
Ama şöyle bir not düşmüşler.
Bu açık dünya üzerinden her tarafından geçemiyorsunuz.
Yalnız uçarak geçilebiliyor.
İşte bu da ne yapıyor?
İşte boş bir açık dünya işte.
Yara açık dünya. Ondan da bahsetmek lazımdı da.
Bu listeden sonra onunla bir girelim.
Sonraki oyun Just Cause 3.
Benim 5 yere falan bitirdim.
Bağırmadan bak orada 2'dir kapı çalınıyor.
Üçüncüye o kapı kırılır ben sana söyleyeyim.
Evet bizim hemen kaydı bitirmemiz lazım.
Evet hızlıca bağırmadan.
Fark ettiyseniz bu bölüm biraz böyle mır mır mır gülmeler yok.
Evet enerjimiz yüksek.
Enerjimiz yüksek ama hanım korkusu fena beyler.
Evet biraz saat geç oldu da ben geç geldim.
12 şu an bu kaydı yaptığımızda.
O yüzden çocuklar uyuyor.
Devam edelim devam edelim.
Konu çok dağıldı yine ya.
Neyse ama bir dağılması lazımdı.
Çok lineer gidiyordu çünkü.
Evet mesajım geldi.
Evet mesaj gelmeye başladı.
Sen devam etsene konuyu. İşte ondan sonra Death Stranding falan var.
Sen şey yap devam et.
Beni iyice çağırıyorlar.
Ondan sonra Death Stranding falan var.
Başka ne var? Black Desert Online.
Assassin's Creed Black Flag mesela.
O zaten çoğu deniz anası satayım yani.
Öyle bir şey ki anlamadım yani.
Enteresan. Final Fantasy serileri var yine.
Farklı farklı. Assassin's Creed Origin varmış.
GTA 5. Yine listenin üst sıralarında bulunuyor.
Oğlum çay yapmış lan adam.
Vallahi. Kızdığından vurmuyormuş kapıyı.
Biz de kızıyor sanıyorduk tamam ya.
Allah razı olsun. Evet abi ne dedin sen en son?
Ben çay getirirken ben kurumdan biraz uzaklaştım.
İşte ben de dedim ki bir çay bir oyun.
Evet uzun zamandır sen gibi yapmıyordun bana.
Deplasmana geldim. Kuruya çay sohbet ediyorduk.
Yani şimdi çay güzel oldu.
Şoport atmadan terbiyesiz.
Ben birkaç tane oyun söyledim burada artık.
Assassin's Creed'lere geldim mi?
Origins mesela. Söyledim onu Origins'i söyledim.
GTA V'de aynı evet onu da söyledin.
Far Cry serisleri de yine.
Özellikle son oyunları.
Mesela bu liste oyunları pek güncel değil diye.
Mesela Far Cry'ın işte 5-6 daha hani geniş daha büyük.
Yani. Neyse. Şimdi gelelim.
Şeye geçmeden önce iyi açık dünya oyunlarına geçmeden önce şeyden bahsedelim bence.
Bir de yarı açık dünya oyunları var ya böyle.
Böyle firmaların. Crysis gibi.
Crysis 2. Crysis son oyunu.
3. Pardon ilk oyunu.
Ama Crysis'den önce mesela daha böyle nokta atışı örnek bence Metal Gear 5'tir mesela.
Ama o açık dünya olarak geçmiyor mu?
Ya geçmiyor işte. Yarı açık dünyaydı abi.
Çok hani lineer yapısı var.
Açık dünyasında böyle istediğin yere gidemiyorsun.
Phantom Fine'den bahsetmiyor musun sen ya?
Sen yanlış hatırlıyorsun bence.
Gears Gears. Metal Gears mi dedim ben?
Evet. Özür. Gears'den bahsediyordum.
Gears 5'den bahsediyordum.
Özür dilerim. Yok yok yok.
Bu Microsoft'un oyunu olandan.
Gears of War. Gears of War'dan bahsediyordum.
Gears olduğu için.
Evet. Öyle bir karıştırdık.
Gears 5 mesela. Bunun çok güzel bir örneği.
Tam böyle yaraşık dünya oyunu.
Hani belli bir lineer yapısı var.
Ama bunu hafiften bir açık haritayla beraber böyle nereye gideceğini görebildiğin.
Tamam mı? Ama sadece açık dünyayı yolculuk yapabilme için kullandığımız oyunlarda genelde biz bu yapıyı açık dünya öndürüyoruz.
Ne demek bu? Yani bir yerden bir yere giderken işte yaşayan bir şey bile çok fazla yoktur.
Ya da yapılabilecek etkinlik yoktur.
Sadece görüntü, manzara.
Assassin's Creed Black Flag gibi mesela.
Deniz üzerinde gidiyorsun. Açık dünya ama denizde gidiyorsun mesela.
Döverler bizi deme öyle.
Birçoğu deniz ama etkileşim yok.
Olur mu? Olsa bile. 2-3 gemi geliyor zaten.
Olur mu sonuçta? Yani onun yapısı ama o yani.
Ya neyse. Bence o örneği verme.
Şunu verebiliriz mesela başka.
Bence öyle ama ya. Yok öyle değil.
Çok güzel bir oyun. Bana lütfen.
Çok sıkıldım ben.
Hep aynı şeyi. Ubisoft'un genel sıkıntısı bu.
Gemiye git düşmana top at.
Öyle yap. Öyle yap.
Gemi. Ondaki tek fark gemi oldu.
Açık Dünya mesela. Bazı oyunlar direkt açık dünyaya çıkarken bazı oyunlarda böyle single player'den, linear yapıdan açık dünyaya geçiş yapıyor.
Mesela bunun da en güzel örneği Metro'dur mesela.
Metro serisi. 1-2 dümdüz lineer bir oyunken Exodus'da o da yarı açık dünya.
Tabii tabii. Yarı açık dünyaydı o da.
Aynen öyle. O da Gears of War gibi geldi yine.
Gears of War'da yani böyle lineer yapıdan yarı açık dünya geçişi yaptı.
Bunlar dediğim gibi yarı açık dünya oyunları arasına girebilir.
Bak şimdi aklıma ne geldi.
Exodus. Bizim ikinci oynadığımız oyunu değil mi Exodus?
Sen oynuyordun. Evet bir yerde takılmıştım geçememiştim.
Ara sıra geliyordum ben de sana oynuyordum.
Benim o zaman bilgisayarım yok.
Evet. Şimdi.
Şimdi mi ara mı? Ciddiye alamıyorum seni bazen.
Şimdi diğer bir şey de bir şey diyeceğim sana mesela.
God of War 2018. Çok böyle enteresan bir oyun türü aslında.
Açık dünya yapısından dolayı söylüyorum bunu.
Ama ne diyeceğiz ki? Açık dünya da diyemezsin.
Açık dünya... Bir kere şey diyemezsin.
Single bir dümdüz lineer bir oyun diyemezsin.
Kesinlikle öyle. Kafana vururum mikrofonu.
Zaten demezsin. Açık dünya değil.
Ama yarı açık dünya da değil gibi böyle.
İstediğin her yere gidemiyorsun.
Ama istediğin yerlere gidebiliyorsun.
Anlatamayacağım bir şey bu yani. Bir de bir yerden bir yere giderken...
Bir sürprizle karşılaşma ihtimalin yok.
Hani hedefin belli.
Orada bir yan görev var. Bunu görüyorsun.
Oradan oraya giderken karşına yeni bir şey çıkmış.
Witcher 3'te mesela bir yerden bir yere giderken ana görev giderken 3 tane yan görev yapıyorsun farkında olmadan.
Çünkü orada birisi duruyor.
Birisi bir şey söylüyor bir şey yapıyor.
Hey yolcu diyor işte savaşçı diyor gel bana yardım et diyor falan filan.
Bu şey de aynı şekilde Horizon Zero Dawn'dan aynı şekilde.
Yine bir yerden bir yere giderken yan görev orada yapabiliyorsun adam.
Hani aynı Witcher 3'teki mantık var işte.
Bana yardım et diyor. O yol üstünde bir şeyler yapıyorsun ilerliyorsun.
Açık dünyaya keyifli kılar aslında bu.
Ama bence God of War'da.
Orada tamam biliyorsun yara açık dünya ama bana bence...
Zorlasın yara açık dünya olur yani.
Bana bence... Açık dünya diyemeyiz yani.
Açık dünya diyemeyiz de açık dünya oyunlarında daha çok zevkler.
Bak bu da çok güzel bir şey.
Normalde God of War'da etkinlik anlamında şey yoktu.
Bir yerden bir yere giderken şöyle bir şey varmış yokmuş yapamıyorsan, ekstra bir görev çıkmıyorsan ama gezdiğin yerleri keşfetmek var ya o da çok güzel bir şey.
İşte bu da sanat tasarımıyla, mekan tasarımıyla alakalı bir şey.
Çünkü gittiğin her yer farklı.
Aynı değil. Renk tasarımı farklı, mevsim tasarımı farklı.
Atmosfer farklı. Ya ben God of War'ı bitirdim mesela.
Ya ben yan görev yapan bir adam değildim.
Yan görev yok mu diye yan görev şu an tırmalıyorum God of War'da.
Ne kadarını bitirdin şu an?
Yan görevlerim mi? İşte %65'lerde falanım yani.
Daha senin bir ayın daha vardı.
Ya girelim bir saat atar geçireyim.
Şimdi Açık Dünya oyunlarına yine dönelim şimdi.
En iyi açık dünya oyunlarından.
Lan kim gerçekçi açık dünya oyunudur?
Ne için canım? Watch Dogs Legend şimdi dedi.
Tuna kardeşimiz, dostumuz dedi.
Gerçekçi açık dünya.
Watch Dogs Legend.
Bu da farklı bir terim gerçekten.
Öyle bir terim de var. Gerçekçi açık dünya.
Gerçekçi açık dünya ne biliyor musun abi?
Ghost of Tsushima. Otların savaşı.
Yine başka bir gönderme.
Gönderme var. Bu arada volümümüz arttı fark ettin mi?
Çaydan olduğu için. Tedirginlik kalktı.
Şu an rahatız yani.
Şimdi gerçekçi oyunların gerçekçi olma derdine düştüğü zaman işte özgürlükten maden uzaklaşıyor.
İşte Watch Dogs Legend'da böyle bir sıkıntımız vardı.
Gerçekçi olabilir belki ama.
Ama Watch Dogs 2 daha güzeldi mesela.
Normal olarak yani.
Ne bileyim böyle devam oyunlarında sürekli böyle suyunu çıkartmaları bazen böyle şey yapıyor ya.
Rahatsızlık veriyor ya. Bir önceki daha güzeldi diyorsun.
Mesela bak Matrix 4.
Çıkmasaydı çok daha güzeldi.
Keşke şöyle gördüklerimi sil diye bir tuş olsa.
Konuyu dağıtmayalım. Watch Dogs Legend'e girdik.
Devam edelim. Daylight mesela.
Yine güzel açık dünya oyunları, örnek oyunlardan bir tanesi.
Özellikle birinci oyundan bahsediyorum ben.
İkiyi daha katamayız onu.
Tam sömürmedik çünkü.
İki de şöyle bir sıkıntı olacak.
Ben bunun incelemesini yapmadan da söylemiştim.
Hani ana hikaye bitirdik.
Onda bir sıkıntı yok ama bir süre sonra oyun kendini tekrar düşecek.
İnanılmaz tekrar düşüyor. Ubisoft oyununa dönüyor belli bir noktadan sonra.
Çünkü zombilerden arındırılmış bölgeler ele geçiriyorsun.
İşte o bölgeyi temizliyorsun.
Outpost aşar gibi bölge ele geçiriyorsun.
Güvenli yer ele geçiriyorsun.
O yüzden Daylight 1 çok daha rafine bir oyunken Daylight 2 işte uzun oynanış saati vadetmesinden kaynaklı mütevellit.
Böyle bir sıkıntısı var. Horizon Zero Dawn.
Sana bir türlü sevdiremedim bunu ama ben oyunun Temasını ben sevmedim sadece.
Teması bana uygun değildi.
Yoksa aslında o oyunda aradığım birçok özellik vardı.
Farklı mekanikler. Farklı düşman seçenekleri.
Özgün hikayelerle işi.
Yan görev tasarımları.
Düşman çeşitliliği.
Çok çok güzel. Bu oyunu birçok kategoriden üst seviyeye taşıyabiliriz.
Bak yine söylüyorum. Oyunun başarılı olduğunu gördüm.
Mekanik konusunda, hikaye konusunda.
Hikaye anlatımı da çok güzel.
İşte ama gel gör ki işte o atmosfer, tema beni işine çekemedi.
Yoksa oyun güzel oyun yani. Belki bir şans daha verebilirsin.
Çünkü gerçekten o.
Karşındaki robotlar insan düşmanların da var da robotları öldürdüğün zaman veya robotları bazılarını evcilleştirdiğin zaman evcilleştirip onları kendi safına çekebiliyorsun.
Mesela at var ata binebiliyorsun.
Değişik bir şey böyle. At da değil de tam böyle atımsı bir şey var.
Yani ne bileyim benim çok hoşuma gitmişiz zamanında ve %100'ünü bitirmiştim neredeyse.
Açık dünya oyunlarını deyince aklımıza hep Ubisoft gelir.
Çünkü bu işini gerçekten sevsek de sevmesek de kralı, menbaı Ubisoft.
2-3 oyununu buraya banka koymak gerekir.
Assassin's Creed'den mesela.
En başa da hani Origins.
Odyssey'de güzeldi. Ama Origins sundan dolayı çok iyi.
Odyssey yani Origins, Odyssey ya aslında değil mi?
Odyssey mi Origins? Odyssey ya.
Değil mi? İkisini de alalım abi.
İkisi de alınır. İkisi de çok güzeldi aslında.
Assassin's Creed serilerinin en iyi oyunları diyebiliriz zaten.
Assassin's Creed 2'den sonra farklı bir şey gördüğümüz bir oyundu aslında.
Hani onu güzel kılan da aslında oydu.
Farklı bir şey yaptı. Valhalla'da mesela çok eleştirdim ben de herkese ama farklı bir şeyler sundu en azından.
Eee sundu.
Viking temasına geçti.
Ama ne bileyim ya yine artık Assassin's Creed görmek istemiyoruz herhalde.
Öyle de bir şey var ama bu arada yeni oyunda çıkıyor galiba.
Evet o da şeyde geçecekmiş.
Arap bölgesinde. Anasının.
Öyle dediler. Öyle dediler.
Yakında Türkiye'de gelir.
Yani yer kalmadı ki Türkiye'de geldi bu arada.
Gelir dedim yani komple geçer.
İstanbul'da. Neydi o da?
Hangi serideydi o? Assassin's Creed.
Unuttum lan. İncelemesinde yapmıştık hatta.
Ana. Bakma.
Bakmadan hatırlamayacaksın. Hayır hayır hayır.
Oğlum gece saat 12 olmuş. Nereden hatırlayayım mübarek adam?
Assassin's Creed. Revolution. Revolution.
Ya bak ben bakmadan hatırladım.
Evet tebrik ediyorum seni. Ondan sonra abi Ghost of Tsushima mesela.
Yeni yakın zamanda evet Ghost of Tsushima'da.
O tema mesela yani. Doğa teması hani sen çok seversin ya doğa teması.
Evet. Bir de uzak doğu teması.
Uzak doğu hani. Doğa ayrı bir şey.
Bir de uzak doğa.
Uzak doğu teması.
Uzak doğu doğa. Saçmalamadan bir sonraki oyunlardan.
Tabii ki Rockstar.
İki oyunu. GTA 5'i.
diyorsun sen. GTA 5 ve RDR 2.
RDR 2'de kesinlikle yani.
GTA tamam günümüz.
Şöyle şehir.
Bence zaten en iyi şehir açık dünya oyunu GTA 5 6 çıkana kadar diyoruz.
Ve Vahşi Batı temasında en iyi tabii ki RDR 6.
Yok zaten. Yok. Yapan yok zaten.
Yapabilecek firma da yok. Var aslında ya.
Belki olur ileride. Sanmıyorum da.
Witcher 3 temenni arkasından Witcher 3 söyleyelim.
Çünkü Açık Dünya deyince ilk 3 oyun 4 oyun say deseler.
İlk oyun kim herkese sorarsan.
Bence Skyrim.
Skyrim. Skyrim çok farklı bir oyun türü ya.
Gerçekten kendi başına bir oyun türü gerçekten.
Alamıyorsun değil mi açık dünya dediğin zaman?
Değişik böyle. Çok farklı bir dünyası var.
Enteresan. Evet. Çok oynadın mı Skyrim?
Tabii tabii. Ben hiç bakmadım.
Girdim de hani o da pek sıçratmadı bir de bana.
Eski geldi bir de biraz oyun bana.
Sarmadı bana çok fazla. O mekanikleri de farklı.
Normal alışmış olduğumuz klasik oyun mekaniklerine de sahip olmadığı için.
Enteresan. Evet. İşte Fallout New Vegas var.
Fallout serisi var.
Hani başarılıdır başarısızdır.
O tartışılır tabii ki ama.
Ama Kojima abimizden de bir tane atmak lazım buraya mesela.
Senin biraz önce bir 10 dakika önce hatayla söylediğin var mı?
Metal Gear Solid. Evet 5.
Phantom Fane. Benim hani şu sürekli bilgisayara yükleyip sildiğim yükleyip sildiğim yükleyip sildiğim.
Ben bunu oynadım ama yani. O oyunun 3 kere giriş kısmındaki 1 saat sinematiği izledim.
Tamam mı? İzledim. böyle kaydediyorum.
Sonra oyunu bir şekilde siliyorum.
Bir daha baştan yükliyorum. Bir daha bir saat o sinematiği izliyorum.
Artık ezberledim sinematiği.
Keşke save dosyaları kalsaydı.
Ama çok güzel oyun yani.
Ben onu PlayStation olduğu zaman, PlayStation'um olduğu zaman oynamıştım.
Böyle bayıla bayıla oynadığım oyunlardan bir tanesidir yani.
Evet yani daha çok oyun ekleyebiliriz buraya.
Daha çok kaliteli güzel oyunlar da var ama.
Just Cause'ları söyleyeyim. Mesela benim için Godfather mesela.
Çok eski bir oyun olmasına rağmen açık dünyası dönemine göre bana göre başarılıydı.
Orada da bölgeyle geçiriyorduk falan derken güzel nostaljik bir oyundur o da.
Var yani çok oyun var dediğim gibi.
Şimdi açık dünya oyunlarının güzelliğini şu.
Gerçekten bir yeri görüyorsun böyle.
Bu doğa olur, şehir olur, bina olur.
Her neyse merak ettiğim şey.
Oraya gidip ona etkileşime girmek gerçekten büyük keyif verici bir şey.
Tomb Raider'ı da sayabilir miyiz?
Açık dünya, yarı açık dünya gibi ya.
Shadow of the... Ya çoğu da yer açık dünyaya.
Serbestliklerin var orada da ama yani.
Sınırlı daha çok sınırlı.
Şimdi öyle doğa maa dedin ya öyle böyle.
Dediğim gibi açık dünya oyunların keyifli yanı bu aslında.
Keşfetme hissi. Nerede ne olacağını bilmemek.
Açtığında sürpriz bir ödül ile karşılaşabilirsin.
Zorlu bir düşmanla da karşılaşabilirsin.
Bu oyunun türüne göre değişir.
Bu hissiyat çok güzel bir şey.
Ama günümüz oyunların en büyük sıkıntısı şu.
Açık dünya oyunlarını oyuncuları eğlendirmek için değil.
Daha fazla zaman geçirip para harcamalarını mı?
Oyunun süresini boş yere uzatıp işte 60 dolarlık oyunmuş gibi göstermeye çalışıyorlar.
Bir de şu da olabilir bence o.
Oyun içi harcamaları da şey yapabilir.
Yok yok. Etken olabilir mesela.
Hayır online olmayan açık dünya oyunları da var ya.
Var mesela Far Cry'de oyun içi şey alabiliyorsun.
Silah, skin making falan.
Hayır. Online değil ama alabiliyorsun.
Eyvallah. Asıl gayet açıklığına yapılmasın.
Oyunun süresini uzatmak. Çünkü genel bir yapıda tamam mı?
Genel bir oyunda. Oyunun süresi bellidir.
15 saat, 20 saat. Oynadın bitti kapatırsın.
Bir daha belki 2-3 sene sonra oynarsın.
60 doları veriyorsun ya.
Hani gün Türkiye şey yaptığı zaman 500 lira, 600 lira neyse verdiğin zaman.
Oyuncu şunu diyor ya ben işte bu kadar yüksek fiyat verip işte 10 saatlik oyun mu oynayacağım?
O zaman al sana açık dünya diyor oyun firmaları.
Tamam al sana açık dünya.
Dolaş. Ama bu dolaşmanın %70'i boş.
Aynı yan görevler. A noktasından B noktasına gidiyorsun artık birçok açık dünya oyununda.
Ve bu A'dan B'ye giderken hiçbir şey yok.
Yani Vichy 3'te mesela A'dan B'ye gidene kadar 7-8 tane harf görüyorsun.
Hiçbir şey görmesen bile bak hiçbir şey görmesen bile yaşayan bir çevresi var.
Ya bu da işte tamamıyla yapan firmayla alakalı bir şey.
Ubisoft yazmıyorsa yani belli.
Neyse. Toparlayalım kısaca bence.
Açık Dünya oyunlarını konuştuk.
Sevdiğimiz Açık Dünya oyunlarından bahsettik.
Bu arada Farkınay'ı söylemedik canım.
Farkınay 3 söyler mi bana ya?
3 mü? 3 söylerim abi.
Hakikaten de 5 gibi geliyor bana.
5 mi? 5'in çünkü ben şu an düşünüyorum da 5 çevre olarak 5 daha güzeldi sanki.
Primal. 3'ün aynısı değil mi?
Sadece biraz eski şey yapmışlar.
Evet. Eski çağda geçiyor.
Milletten önce bilmem kaç.
Ama Far Cry'in ben deneyer bir oyun olmasını isterdi biliyor musun?
Çok zevkli olurdu. Çok daha kaliteli olurdu yani.
Bilmiyorum ya. Bilmiyorum.
Bak şu an hani insanı aa evet diyemiyorum.
Neden? Çünkü bazı yerlerde hani böyle outpost görevlileri hoş.
Tamam da 15. kez aynı outpost ele geçirince.
Tamam onu demiyorum işte mesela abi.
Senin dedin. Yara açık dünya yapsın.
Ben sanıyorum ki.
Yedir abi bunu. Yediremez.
Yediremez. Yapamaz. Ama gerçi hikaye anlatımı da güzel şimdi.
Mesela. Çok kötü değil bence hikaye anlatımı.
Vallahi hikaye anlatımı olarak ben God of War deri geçerim abi.
Abi sen şimdi elmayla elmaya karşılaştıracaksın.
Lan bak oyun bitti.
Bu arada konumuz bitti. Biraz sohbet edelim dedik.
Sohbete geçiyoruz şu an. İkinci kanaldayız dostlar.
Lan zaten hep konuyu saptırıyorsun.
Neyse boşver. Abi God of War'ı bitirdim ana hikayesini.
Bak yaklaşık 10 saat 15 saatlikte yan görevdeyim.
Ama haş O önemli değil de bak hala mesela bir yerden bir yere giderken orada Mimir hala bir şeyler anlatıyor.
Artık sus amına koyuyorum.
Yeter lan ne bitmeyen hikayen varmış sen.
Dede Korkut gibi adam arasını satayım.
Peki tekrara düştüğünü gördün mü?
Hikayelerin mi? Hayır canım.
Nasıl bir metin yazmışlar ona görüyor musun?
Şeyi de çok güzel görüyoruz. Şeyi hatırlarsın mesela.
Galaksinin Koruyucuları oyunu.
Evet. Yakın zamanda çıkmıştı.
Mesela orada da çok derin bir şey vardı.
Hikaye anlatımı vardı. Ama hikaye sunumu o kadar birleşti ki.
Oyun oynuyorsun. Savaş açısından alttan birileri konuşuyor durmadan.
Ulan metnimi takip edeceksin.
Hikayeyi mi kavrayacaksın?
Hepsi birbirine giriyordu.
Burada öyle bir yedirmişler.
Gatof var da. Biniyorsun tekneye.
Gidiyorsun bir yere. Ulaşım şey için.
Gider tekneye biner bilmez ya sana Arteus bir şey soruyor tamam mı?
Ya da Mimir kendiliğinden kalkıyor ya seninle konuşuyor ya seninle uşakla konuşuyor.
Labissus'un hani bir kafası bu da hani başlıyor anlatmaya.
Geldiğin noktaya hani varmak istediğin noktaya geldin de de Mimir diyor ki hikaye daha sonra devam ederiz şimdi işlerimizi halledelim diyor.
Nasıl bağlıyorlar değil mi?
Ya da Atreus falan diyor.
Özellikle o noktaya dikkat ettim tamam mı?
Hani sonra devam ederiz diyor ya.
Ben girdim mekana.
Düşmanları pataküt hallettim.
Çıkıyorum mekandan. Başka bir yere gideceğim.
Biniyorum. Kaldığımız yerden devam edelim biz diyor.
Ve gerçekten de kaldığın yerden hikaye devam ediyor.
Yani farklı bir yeni bir hikaye anlatmıyor sana.
Gel işte. Santa Monica yapsın.
Başka bir oyunda yapıyor bu arada.
Geçenlerde haberini duydum. Bu saatten sonra yapacaklar yani.
Yapsınlar yani. Yapsın anasını satayım.
Bak ne kalitede çıkıyor. Zaten yükselmiştim ama.
Şu oyunu sömürdükten sonra...
Geri bir yükseldin. Sadece bak şu olsa bile beni çok tatmin eder biliyor musun?
Düşman çeşitliliği olsun.
2-3 kombo eklesin.
Yeter abi benim için. Sen ne düşünüyorsun?
Ya hiçbir şey yapmasın. O noktadayım ben.
Bunun devamını yapsın. Yani hiçbir şey yapma.
Bak aynı mekaniklerle farklı düşmanlar aynı mekaniklerle farklı bir atmosfer.
Gıkımı çıkartmam. Bak gıkımı çıkartmam yani.
Çünkü çok tok hissettiriyor ya.
Ya abi ben sana ama çok söyledim bunu değil mi?
Oğlum imkanlarımız yoktu.
Boşuna konuşuyorsun. Tamam ya ne kızıyorsun.
İmkanımız mı vardı? Ne bileyim ya.
Hala God of War 2 aklıma geliyor.
PlayStation'da. Oynuyorduk.
Evde 6 kişiydik. Haftaya görüşmek dileğiyle.
Bulmacaları falan. O zaman YouTube mutluluğu yok.
Bak ben normalde çok bakardım ya.
Ya boşver onu şimdi. O zaman YouTube mutluluğu yok.
Bir takılıyoruz. Yok.
Atena'nın gözünden oraya çevir.
Taşı oraya koy. Hiç bakmadım.
Hiçbir şey bulamıyorduk. Siz geri zekalıymışsınız.
Hiç bakmadım. Bana böyle söylüyorsun ama açarım onu.
Kurarım emülatörü. Oynayamazsın.
Hangisi? Beni sinirlendirme.
God of War 2. Ben oynadım kanki.
Oynayamazsın işte. O zaman böyle değildi.
Ben sana kaç yıl önce, 10 yıl öncesinden Ne 10 yıl lan?
15 yıl öncesinden mi bahsediyorsun?
Aptal aptal işler yapıyordum. Hadi tamam bitirelim bu konuyu.
Çay demleriz. Biraz da sifuya bakalım.
Tamam. Hadi bu haftalık da bizden bu kadar.
Kendinize iyi bakın. Şu an sinirlendim sana ama yani.
Aman boşver ya.
Normalde hep ben seni bozmam.
Seni sinirlendim. Şu an ben sinirlendim yani.
Bir şey de diyemedi. Neyse haftaya görüşürüz.
Görüşünceye kadar kendinize iyi bakın arkadaşlar.
Ciao ciao.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
