
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Başka bir evde büyüseydim nasıl bi hayatım olurdu? Büyüdüğümüz yemek masasının seçtiğimiz arkadaşlardan geçtiğimiz yollara, hobilerimizden işimize..fark etmeden hayatımızın her köşesini etkilemesi hakkında bazı düşünceler 🥲 Bahsettiğim tweet: https://x.com/askokuskooo/status/1808164551197683763?s=46
Instagram: zeynepkelesin
Apple podcastte puanla
Youtube için tıklayın
Tiktok için tıklayın
Twitter için tıklayın
İletişim için: info.bilincakisipodcast@gmail.com
Transkript
Yazlık bir yerde doğsaydım acaba nasıl bir kız olurdum?
Genç kızlığımı yaşayabilir miydim ki?
Ben Zeynep. Hepimizin Bilinç Akışı'na hoş geldiniz.
Bugün 34. bölümdeyiz.
Ve ben bu bölümü iki haftadır çekmeyi erteliyorum.
Çünkü ne zaman buraya otursam ağlayasım geliyor bölümde konuşacaklarımı düşününce.
Ama başlıyoruz. Böyle bir tweet gördüm geçenlerde.
Beni çok etkiledi.
Açıklamaya bırakıyorum tweet'i.
Bir süre ekrana baka kaldım.
Yani sanki benim içimde hep olan ama hiç fark etmediğim bir sorgulamayı yazmış kız.
Nedenini bilmediğim bir şekilde kalbim kırıldı.
Böyle bir aydınlandım birden.
Ya dedim, cidden nasıl olurdu acaba?
Hani böyle yaz gelince ortaya çıkan cheesy diziler vardır ya, içinde çok klişe bir aşk hikayesi vardır.
Ama yazlık kasabada geçtiği için insanı mutlu eder.
İşte okulun tatile girmesi ve gençlerin denize koşmasıyla başlar dizi falan.
Böyle dizileri izlemeyi çok severdim ben.
Ama hiç acaba orada olsam nasıl olurdu diye düşünmemiştim.
Bu tweeti okuyunca bunu neden düşünmediğime şaşırdım.
Sahil insanları daha rahat oluyor.
Hani genelde daha modern oluyorlar iç kesimlere göre.
O yüzden de aileler çok baskı yapmıyor.
Sanırım bu anlamda yazılmış tweet.
Düşünüyorum mesela öyle bir Ege kasabasında büyüdüğümü.
Ama şöyle bir şey var yani ailem aynı aile olsaydı çok da bir şey değişeceğini sanmıyorum.
Hatta daha kötü olurdu.
Herkes geniş geniş takılsa ve benim ailem muhafazakar olsa iyice kafayı yerdim.
Aslında benim ailem bu konuda çok baskıcı olmadı.
Yani annemle babam. Kendilerine göre bence çok yol kat etmişler ve bize sınırlarını genişletebildikleri kadar özgür bıraktılar.
Yine de arkadaşlarımın ailelerine göre daha az özgürdüm, orası kesin.
Ama okey yani, kuzenlerime göre daha rahattım, o yüzden söylenemem.
Sonuçta böyle şeyler aile büyüklerinden aktarılıyor, onlar da yapabildikleri kadarını yapmışlar.
Ama ailesi muhafazakar, çevresi seküler olup da arada kalan ve hayatı boyunca arada kalacak olan insanlar şu an ne demek istediğimi çok iyi anlamıştır.
Bazı şeyler ailenize göre çok büyük ve aşılamaz boyuttadır.
Mesela ayrı eve çıkmak.
Bu ara takık oldum o konu.
Aynı şey sosyal çevrenizdeki insanlar için ise çok normaldir.
Ve ailenizde yaşadığınız bu sorunu arkadaşlarınıza anlatırken arkadaşlarınız böyle bir türlü konuyu kavrayamaz.
Ayrı eve çıkmama izin vermiyorlar dersiniz mesela.
Şey derler. Kanka biz konuşalım.
Olur kanka ya ben ikna edemedim demek ki.
Mesela geçen bir arkadaşım şey diyor.
Bence diyor insanın yeğeni...
Zamanla oğlu gibi geleceği için kendisine diyor.
Onun yanında başı açık dolaşabilmeli.
Vay be. Dini emirlerin değişmez kuralını bence yorumuyla değiştirebileceğini sanması yani muazzam.
Neyse ben kendi adıma özgürlükle ilgili bir şey diyemem açıkçası.
Buna da şükürler öpüp başıma koyarım.
Ailemdeki her çocuk Kur'an kursunda falan büyüdü çünkü.
Ben en azından evde büyüdüm yani camide takıldım max.
Ama bu çevreye çok yakın olduğum için çok gözlem yapma şansım oldu şimdiye kadar.
Ya genç kızlığını farklı yaşasaydı bugün nasıl biri olurdu diye merak ettiğim çok kadın tanıdım.
Böyle düşünmemin sebebi ya bu kadınlar ilkokuldan sonra okuldan alınmış ve erkenden evlenen kadınlar çoğunlukla.
Yani ellerine hiçbir sosyal fırsat verilmemiş.
Ama baskı altında yetişmelerine sonra evlendikleri kişiden kısıtlama görmelerine rağmen böyle garip bir şekilde kendi dünya görüşleri gelişmiş.
Mesela sohbetleri güzel, bakış açıları çevresindeki insanlardan farklı.
Ne bileyim hani senin psikoloji kitaplarında öğrendiğin şeyi belki hayatında o kitabı hiç açmamış olmasına rağmen insanlar ve ilişkiler üzerine düşünerek öğrenmiş.
Ya da mizacı böyle.
Hani doğuştan güzel bir şekilde davranıyor.
Atıyorum yargılamıyor.
Bizim eve temizliğe gelen bir abla vardı mesela.
Her gün geliyordu.
Her gün mutfakta onunla hayat üzerine muhabbet ediyorduk.
Ya o kadar keyif alıyordum ki.
Eğitimli gözüküp de kendi at gözünden çıkmayan, insanları yargılamadan duramayan insan...
İnsanlara göre...
Çok daha nasıl diyeyim herkesi kabullenici bir kadındı.
Mesela ondan çok şey öğrendim.
Mesela babaannem de öyle bence.
Annem devamlı laf eder.
Ama fark etmez aslında hani kendisi aşırı yargılayıcı ve olumsuz bir insan olduğu için babaanneme de laf ediyor veya herkesteki kötü yanı görüyor.
Zaten annelerin bir babaanne takıntısı vardır.
Yani büyük konuşmayayım da tamam çok fena kaynanalar da var ona bir şey demiyorum.
Ama böyle 30 yıl önceki mevzuları ıslıp ıslıp koyuyorlar ya anneler.
Bu çok sıkıntı ya. Bunun çok derin psikolojik anlamları var bence.
Neyse onu geçelim. Babaannem diyordum.
Babaannem mesela insanları yargılamaz.
Böyle olduğu gibi kabullenir.
Ya o öyle biri demek ki kızım falan der.
Ona savaşmaz yani.
Ona direnmez. O insanın ohuyu neden böyle diye dedikodular yapmaz.
Ancak dini konularda dedikodu yapar.
Bir gün köyde balkonda oturuyoruz şey diyor bana.
Şuradaki komşunun kızı da diyor geçenlerde nişanlısıyla top oynuyordu.
E diyorum babaanne ne olmuş yani?
Daha evlenmediler bile ne top oynaması diyor.
Gibi yani bu eskilerde olan bir kültür farklılığı bence.
Ama herkesi kendi mizacıyla olduğu gibi kabul etmek, eski yeni fark etmeksizin tüm zamanlarda geçerli olması gereken bir huy aslında, bir bakış açısı.
Bu yazlık yerde doğsaydım muhabbetini Instagram'dan sordum geçenlerde size.
Instagram bilinç.akışı.podcast Birçok kişi yazlık yerle ilgisi yok, bunun aileyle alakası var demiş ki bence de öyle tabii ki.
Sonra Kızılcık Şerbeti'nde bir sahne oldu.
Evet hala izliyorum konu o değil.
Sahnede Nursema annesine şöyle diyordu.
Bu beni bir etkiledi var ya.
Ya benim de sık sık merak ettiğim bir konu maalesef.
Bazen düşünüyorum böyle sakin ve huzurlu bir ailede büyüseydim arkadaşlarımın evine ilk gittiğimde şaşırır mıydım yine mesela?
Bu ev ne kadar sessiz diye düşünür müydüm?
İlk şaşırıyordum sonra şey diyordum.
Ha ben varım diye ses çıkarmıyorlar.
Masum. Ya da bizim evdeki anne ve baba figürleri farklı olsaydı.
Ya çok değil bakın. Hani sadece normal düzeyde anne ve baba gibi olsaydı.
Ne bileyim şefkatli ve merhametli bir anne.
Böyle kızım çocuğum falan deyip okuldan gelince yemek hazırlayan.
Hani bu kadar fazlası değil.
Yol gösteren ve fikir veren bir baba.
En azından okul seçiminde, bölüm seçiminde, iş hayatında danışabildiğim.
Ya ben... Şu anki hayatımın sorununu da tabii ki kendi üzerime alıyorum.
Böyle astrolojiye, yok retrolara, gezegenlere, aileme, psikolojiye, travmalara falan atmıyorum yani hiçbir şeyin suçunu.
Ama bazen yani çok değil gerçekten dümdüz masada yemek yiyip düzgünce sohbet eden bir aileye denk geldiğimde gerçekten merak ediyorum.
Öyle bir ailede büyüseydim şu an nasıl bir karakterim olurdu, nasıl bir hayatım olurdu?
Bu kadar gezer miydim mesela yoksa evine bağlı bir insan mı olurdum?
En yakın arkadaşlarım yine yol gösterici mi olurlardı bu kadar?
Bildiğim şeylerde bile onların fikrini almaya ihtiyaç duyar mıydım?
Olmayacak erkeklerle uzun ilişkilerim olur muydu yine?
Yoksa sevgi bağına zaten sahip olduğum için onu dışarıda aramaz mıydım?
Evdeki insanların ani değişen ruh hallerine karşı kendimi korumak zorunda kalmadan büyüseydim bu kadar empatik bir insan mı olurdum yine?
Her şeyi tek başıma deneyerek bulmak zorunda kalmasaydım?
29 yaşında hala ne iş yapacağımı düşünüyor olur muydum?
Aynı şeyleri yaşamak bir yana yani kendi kurduğum ailede aynı şeyleri yaşamak daha kötü olacağı için bunun ihtimali daha kötü geldiği için şu anda evlenmek, aile kurmak korkutucu
gelir miydi yine? İnstagram'da yaptığım anketlere mutlu bir ailede büyümüş insanlar gibi cevap verir miydim?
Mesela bu beni çok şaşırtıyor bazı cevaplar.
Hani tabii ki normalde olması gereken.
Ya da bu podcast'a başlar mıydım?
Yoksa insanlar her şeyi dramatize ediyor ya deyip evde ailemle çay içip televizyon mu izlerdim?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
