
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Terapi sürecinde daha fazla farkındalık ve dönüşüm yaşamak mümkün mü? Bu bölümde, terapiye başlamak isteyen ya da terapiye devam edenler için terapiden maksimum verim almayı sağlayacak mini alışkanlıklar üzerine Bilinç Akışı'nda kalıyoruz.
Yazmak, yürümek, kitaplarla desteklemek, seansları sindirmek..💌
Instagram: zeynepkelesin
Apple podcastte puanla
Youtube için tıklayın
Tiktok için tıklayın
Twitter için tıklayın
İletişim için: info.bilincakisipodcast@gmail.com
Transkript
Terapiye giderken maksimum verimi almak için size hazırladığım terapi kokteylini tattırmak isterim.
Ben Zeynep, hepimizin Bilinç Akışı'na hoş geldiniz.
Önceki bölüm terapiye başlamak isteyen ama soru işareti olanlar için bazı önerilerde bulunmuştum.
Bu bölümde terapiye gidiyorsanız veya gitmeyi düşünüyorsanız bu süreçte verimliliği artırabileceğiniz birkaç öneride bulunacağım.
Söyleyebileceğim ilk şey terapiyi mutlaka destekleyin.
Ya bu yani aslında emek verdiğiniz her şey için geçerli.
Piyano kursuna gidiyorsanız o piyanonun başına sadece dersten derse oturmamanız gerekiyor.
Terapiye de zaten gideceğim diye tüm hafta üzerine hiç çalışmamazlık yapmamanız gerekiyor.
Tepsin size kitap önerir, siz bakın, bir şeyler izleyin, bir şeyler dinleyin.
Ya seanslarla eş zamanlı olarak özellikle kitaplardan destek almak bombastik oluyor.
Veya mindfulness yürüyüşlere çıkın.
Seviyoruz gerçekten biz bu hayatı ya.
Mindfulness yürüyüşü nasıl oluyor?
Müzik falan dinlemeden, mümkünse telefon bile almadan, çıkıp dümdüz yürümek, düşünmek, düşüncelerini toparlamak.
Ya bunun için müthiş bir yol.
Yürümenin Felsefesi diye bir kitap var.
Orada yürüyüşün sadece fiziksel bir hareketten ibaret olmadığı, aslında derin bir felsefesi olan manevi bir deneyim olduğu anlatılıyor.
Yürüyüş yaparak çalışan yazarlardan, felsefecilerden bahsediliyor.
Nietzsche bunların başına geliyor mesela.
Belki bilirsiniz. Bu yürüme olayı çok konuşuluyor.
Çünkü günlük rutininde saatlerce yürürmüş.
Kitaplarını yürüyerek yazdığını söylüyordu.
Sanırım o Nietzsche'ydi. Ben de bazen kafamda çekiyorum podcastleri yürürken.
Gerçekten büyülü bir etkisi var yürümenin.
Terapiden sonra da yürüyüş yaparak seansı sindirmek, üzerine düşünmek çok iyi bir destekleyici oluyor.
Ve tabii ki yazmak.
Terapiye online giriyorsanız terapistin onayıyla ses kaydı alın bence.
Hatta mümkünse görüntü kaydı da alın.
Çünkü kendi mimiklerinizi izlediğinizde gerçekten şaşıracaksınız.
O an not almanın stresiyle uğraşmamak çok iyi oluyor.
Sonradan dinleyerek not çıkarmak çok daha iyi bir fikir.
Ben gerçi 2 yıldır çıkaracağım hala cesaret edip de açamadım o kayıtları.
Ayrı mesele. Seans sırasında önemli noktaları not almak yüz yüze gidiyorsanız.
Çıktıktan sonra aklınızda kalanları not almak çok önemli.
Ya şöyle düşünün bu hayatınızın sonuna kadar sizin için önemli, size rehberlik edecek bilgiler, notlar bunlar.
O yüzden iyi saklayın ve iyi notlar alın.
Onun haricinde de tüm hafta diğer seansa kadar aklınıza gelenleri konuşmak istediklerinizi, yaşadıklarınız sırasını hissettiklerinizi bunları not almak da çok iyi oluyor.
Şimdi şey olabiliyor işte hatırlarım zaten ya diye not almayabiliyor insan.
Ama unutuluyor. O yüzden mutlaka not alın.
Bir de rüyaları not almak da çok önemli bence.
Yani tahmin ettiğimizden çok daha anlamlılar.
Bir de belki ileride mesela rüya terapisi mi ne?
Psikanalize sanırım. Psikanalize gideceksiniz belki.
O zaman da işinize yarar.
Ben de önereceğim kitaplar var.
Onları söyleyeceğim biraz. Daha önceki bölümlerde de önermiştim.
İlk okuması... Gereken
Hayatı Yeniden Keşfedin diye bir kitap.
O bence. Terapiye ilişkin genel bir mantığı anlıyorsunuz.
Böyle şemaları ilişkin daha anlaşılabilir düzeyde bilgiler içeriyor.
Bir de iki terapistin yazdığı bir kitap ve terapi seanslarından örneklerle anlatıyor.
O yüzden çok iyi oluyor. İkincisi Çocuklukta İhmalinizdi, Boşluk Hissi diye bir kitap.
Müthiş bir kitap. Çok ufuk açıyor.
Küçük gördüğümüz şeylerin aslında ne kadar büyük olduğunu anlamamızı sağlıyor.
Üçüncüsü bu kitabın devamı Çocuklukta İhmaninizi Çözümler diye bir kitap.
Eğer ilk kitabını okuduktan sonra yani Çocuklukta İhmaninizi Boşluk Hissini okuduktan sonra böyle her yerin altını çizip kendinizdeki noktaları fark ettiyseniz çözümler için bu pratik kitap çok iyi oluyor.
Dördüncüsü Mod Terapisi.
Bu kitap da çok iyi. Bu yayın evinden çıkan kitaplar hep zaten psikolojik kitaplar ve böyle pratiğe yönelik hani sizin evde kendinize çalışma yapabileceğiniz kitaplar çok iyi oluyor.
Beşincisi Hayatınızı Değiştirecek 101 Deneme diye bir kitap.
Bu kitap yani aslında adı biraz cheesy duruyor ama gerçekten güzel bir kitap.
İnsanı yormadan, bakış açısına katkı sağlayabilecek, farklı yerlerden bakmanızı sağlayabilecek düşünceler içeriyor.
Altıncısı Mihankaya'nın İyi Aile Yoktur diye bir kitabı.
Bu kitap bence çok ağır bir kitap.
Ben yarım bırakmıştım. Çünkü böyle bazı şeylerle yüzleşmeniz, hani bu da mı böyle olur ya, bu da mı böyle olur diye bir şeyleri fark etmeniz insana biraz ağır gelebiliyor.
Mesela kaç yıldır hala devam edemedim.
Hakkında ama etmedim. Biraz daha ilerledikten sonra bunu da okuyabilirsiniz.
Ve sonuncusu bu da çok ağır bir kitap.
Bu daha bence çok yoğun bir kitap.
Yani çok dikkatle okumanız gereken bir kitap aslında.
Çok psikolojik bilgiler içeriyor ama çok iyi.
Ben okeyim sen okeysin diye bir kitap.
Bu 7 kitap hepsi müthiş içerikler.
Terapi süresince süreci çok iyi destekliyorlar.
Eğer terapiye başlama şansınız yoksa da sizin kendi çabanızla bir şeyler yapabilmenizi, ilerleyebilmenizi pratik olarak da...
terapi süreciyle haşır neşir olabilmenizi sağlayan kitaplar.
Podcast dinlemek de çok iyi geliyor.
Klasik olan böyle herkesin önerdiği podcastleri biliyorsunuzdur zaten.
Onlar haricinde Keyfimin Kahyaları podcasti aşırı öneriyorum.
Ya her konudan nokta atışı, kısa ve öz böyle müthiş konuşuyorlar ya çok iyi.
Yapayapa Öğreniyoruz'u öneriyorum.
O kızın bakış açısı hoşuma gidiyor.
Pınar Sabancı'nın kanalı çok iyi.
Unicorn'un gözlüğüyle var Çetin Çetintaş'ın.
O çok güzel. Yakın ilişkiler var.
Terapist koltuğu var. Lara Tuksal'ın YouTube kanalı var.
Joe Dispenza'nın 7 saatlik seminer videoları var.
YouTube'da Türkçesi var. Joe Dispenza'nınki tam böyle terapiyle ilgili değil ama hem psikoloji hem motivasyon hem kişisel gelişim bence hepsi karışık.
Yani açın arkadan. çalsın öyle bir şey.
Bilinç Akışı Podcast var. Çarşamba bölümleri var.
Benim aklıma gelenler bunlar.
Keşfettikçe Instagram'da da paylaşıyorum zaten.
Haftada iki gün beraberiz biliyorsunuz.
Bir dahaki bölüme kadar hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
