
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Regl döngüsüne göre yaşamayı -cycle syncing - ne kadar erken öğrenirsek o kadar iyi. Kadınlar olarak hormonlarımızın ritmi hayatımızı etkiliyor. Sadece kadınların değil erkeklerin de dinlemesi gereken bir bölüm
favori kitaplarımın bazıları https://app.hb.biz/1QjFhPaGIdzf #reklam #ortaklık Instagram: zeynepkelesin
Apple podcastte puanla
Youtube için tıklayın
Tiktok için tıklayın
Twitter için tıklayın
İletişim için: info.bilincakisipodcast@gmail.com
Transkript
Her ay tribal enfeksiyona girip birkaç gün hayat çok anlamsız geliyorsa, ağlayıp zırlayıp reglonca hee bu yüzdenmiş diyorsanız...
Ben Zeynep, hepimizin Bilinç Akışı'na hoş geldiniz.
Umarım bu bölüme olabildiğince erken bir yaşta denk gelmişsinizdir.
Çünkü bugün Türkiye'de yeterince konuşmadığımız regli döngülerin hayatımıza etkisini konuşacağız.
Kadınlar kadar erkekler de dinlemeli bence.
Hepimizin hayatını kolaylaştıracak bunları bilmek.
Yani ben 16 yıldır bu döngüyü yaşayıp, 16 yıldır her ay 3-4 gün hayat bitti modunda yaşamama rağmen neden daha önce bakmadım buna?
Ben de bilmiyorum. Siz nasıl hissediyorsunuz bu dönemlerde az çok tahmin edebiliyorum.
Benim için ya bilmiyorum her ay mutlaka böyle hayattan bezdiğim, her şeyden nefret ettiğim, kendimi aşırı çirkin hissettiğim, böyle ne giysem olmaz, ne sürsem yakışmaz, hayat bitti modunda
gezdiğim birkaç gün mutlaka yaşıyorum.
İnanın bundan artık o kadar yoruldum ki bu mental dalgalanmalarla yaşamak beni artık sinir etmeye başladı.
Sonra dedim ki hani şu döngülere bir bakayım.
Baktıkça da böyle baya bir şey gördüm.
Ya kadın vücudunda olan tüm aylık döngünün dörde ayrılıyor.
Fizyolojik bir açıklaması var.
Bu fizyolojik açıklama aslında bizim psikolojimizi etkileyen şeylerin fizyolojik açıklaması.
O yüzden bilimsel de oluyor ve bence çok mantıklı buna göre hareket etmek.
Çünkü bunu bilip buna göre hareket edersem olan şeye direnmiş değil de hani olan şeyi kabullenerek ona göre davranmış olacağım ve hayatım kolaylaşacak.
Şimdi hep beraber bir bakalım.
Önce şunu söyleyeyim. Bu erkekler her konuda olduğu gibi fizyolojik olarak da daha şanslılar.
Çünkü onların hormonları 24 saatlik sarkadyen sistem deniyor sanırım.
O şekilde değişiyor.
Yani daha stabil. Yani sabah, öğle, akşam gibi bir enerji değişiklikleri var.
Hatta sabah ve akşam gibi.
Gün içinde hani sabahtan akşama kadar azalıyor enerjileri.
Testosteron seviyelerine bağlı olarak.
Ki bu bizde de var zaten.
Biz zaten gün içindeki enerji değişiminde yaşıyoruz.
Ama biz asıl olarak buna ek olarak aylık hormonal değişiklikler yaşıyoruz.
Bu da bizim daha az stabil bir ruh halinde olmamızı sağlıyor.
Yani daha zor bir durum aslında.
Şimdi bu dönemler nasıl oluyor?
Mesela ayın birinde regli olduk ve 27 günde bir oluyoruz diyelim.
Birinci faz denen o regli dönemini yaşadığımız zaman da bunu da bir ve beşinci günler olarak düşünün.
Bir beş gün gibi düşünün.
Bu araya kış dönemi deniyormuş.
Yani böyle daha bizim içe dönük olduğumuz ve dinlenmemiz gereken dönem aslında.
Bizim vücudumuz bizden bunu istiyor.
Çünkü bu dönemde enerjimiz düşüyor.
Vücut doğal olarak dinlenme moduna geçmek istiyor.
Böyle ruh halimiz içe dönük oluyor biliyorsunuz zaten.
Hani yalnız kalmak istiyoruz, hassas oluyoruz.
Kendimizi yetersiz hissediyoruz ya sorguluyoruz falan böyle hayatı.
Herkesten ve her şeyden nefret ediyoruz.
O yüzden de sosyalleşesiniz gelmiyor.
Şunu çok duymuşsunuzdur mesela.
Ya kanka regle oldum ben gelmesem olur mu?
Gelme kanka. Sen içe dön, evde takıl.
Daha iyi hissedeceksin.
Hani buna karşı gelip kendini zorla istemediğin kıyafetlere sokup böyle hiç kendine yakışmadığını düşündüğün kıyafetlerle böyle bok gibi hissederek dışarıya çıkma zaten.
Sıcak su torbanla evde chill takıl biraz ya.
Birkaç gün bir şey olmaz. Bu dönemde mesela ne yapmak lazımmış?
Dediğim gibi zaten kendimize hiçbir şey zorlamamak lazımmış.
Yok yapamadım, edemedim, yetemedim.
Ya zorlamayacaksın. Tamam diyeceksin.
Bu benim doğal döngülerimden bir tanesi.
Ayda sadece zaten birkaç gün böyleyim.
Yavaşlıyım. Mesela spor yapanlar için ki normalde ben spor yapmayı çok seviyorum.
Hani Instagram'da takip ediyorsanız biliyorsunuzdur.
bilinç.akışı.podcast Ama böyle normalde koşarak giderim.
Ama gerçekten böyle reglin ilk iki üç günü falan hiç gitmiyorum.
Hiç canım istemiyor. Yani kendimi kötü hissediyorum ama ne yapabilirim diye düşünüyorum.
O yüzden mesela spor yapıyorsanız hani bu dönemde Bırak yani yapma o birkaç gün.
Kaldırma ağırlık falan. Hafif bir yoga yap.
Böyle biraz esne şöyle mis gibi.
Çık belki açık havada böyle hafif hafif aylak aylak yürü.
Yeter de artar bile.
Rutininde kal yani biraz daha.
Safe zonda kal. Ve mümkünse biraz yavaşla.
Belki hani bu duygular tavan yaptığı için bu durum aslında biraz lehe kullanılabilir.
Ne yapabilirsin? İşte yazı yazabilirsin.
İç gözlem yapabilirsin.
Böyle iç sorgulamalar falan.
Çünkü... Daha hassas ve daha duygusal olsak da aslında kendimize karşı da dürüst olduğumuz bir dönem oluyor bence.
Böyle şeyler için ideal.
Artık zaten Türkiye'de de regli izni artıyor diye biliyorum.
Ay ben stajyerken büyük bir ofiste staj yapıyordum.
Hani böyle regli izni falan yoktu da.
Ben ceza departmanındaydım.
Üç erkekle çalışıyordum.
Ve çok şanslıydım çünkü çok iyilerdi.
Bir gün bizim gruba işte iş grubuna şey yazdım.
Hani ben yarın gelmesem olur mu dedim bu üç kişiye.
İyi hissetmiyorum yazdım yani.
Gerçekten de regliydim bu arada ama hani öyle bir şey söyleyemedim tabii ki zaten küçüğüm.
Departmanın başındaki avukat da fiziksel mi duygusal mı dedi.
Ben var ya şoka oldum.
Aa dedim nasıl anladı ya hani bunun benim psikolojimden kaynaklandığını.
Yani kaç yaşında adam biraz böyle kadınlarla iletişimi olduysa o yaşa kadar empati kurabilir aslında.
Ama herkes kuramıyor maalesef.
Yani kursa da dile getirmiyor veya işine gelmiyor.
Özellikle böyle patronların falan.
O zaman bu çok hoşuma gitmişti.
Çok nazik bir yaklaşımdı.
Bana da örnek olmuştu bu arada.
Neyse sonra ikinci faza geçiyoruz.
Bunu da 6. 12.
günler arası gibi düşünün.
Öyle düşünelim. Regli başlangıcından itibaren.
İkinci fazda foliküler dönemmiş.
Yani böyle ilki kış dönemiydi ya bu ikinci fazda ilkbahar hali diye geçiyormuş.
Ruh hali artık böyle toparlanmaya geçiyor.
Böyle daha bir sosyalleşelim, hadi yenilenelim moduna giriyoruz.
Adet dönemi bitmiş artık hani hafiften o yaşama sevinci geri yükleniyor bunu hissediyorsun.
Daha tam toparlanmamışsın da hani böyle bir sosyalleşeyim, yavaştan spora döneyim, çalışma hevesim geldi.
O dönemdesin. Mesela bu dönem yeni şeylere başlamak için çok ideal bir dönemmiş.
Hani böyle bazen hadi başlayayım ya böyle deyip gaza gelirsin ya yeni kararlar alırsın falan.
En doğru dönem bu ikinci faz olan reglen hemen sonraki haftaymış.
Çünkü dopamin yavaştan artıyor.
Aslında zaten vücudun doğurganlığa hazırlandığı dönem oluyor bu da.
Hani dans mı ediyorsun, kardiyo mu yapıyorsun, hafiften spor nabzını mı arttırıyorsun, ne yapıyorsan bu dönemde başlayabilirsin.
Sonra geliyoruz dünyanın en güzel dönemine.
Üçüncü faz olan ovülasyon dönemi.
Bunu 13. 15.
günler gibi düşünün.
Hadi en fazla 16. gün.
Yani bizim ayda o altın günlerimiz aslında sadece birkaç gün süren.
Enerjinin arttığı, her şeyi yapabilirim, her şeyi başarabilirim hissinin geldiği, manik döneme geçtiğin dönem aslında.
İşte bu dönemi müthiş değerlendirmek lazım.
Ya ne üretiyorsan, neye çalışıyorsan, nereye sosyalleşiyorsan hepsine abandığın o dönem.
Böyle bir kendi çok güzel hissedersin, ne giysen güzel olur böyle makyaj yaparsın, cıvıl cıvıl olursun ya.
Çok iyi abi. Ayda zaten sadece hadi birkaç günde değil bir hafta diyelim.
Bir hafta çok iyiyiz bence.
O da bu iki fazın arka arkaya geldiği dönem.
Çünkü şöyle yani doğurganlık dönemine geçildiği için o sürecen zirvede en özgüvenli, en dışa dönük, böyle en enerjik olduğun dönem.
Kelebek olup neşe saçıyorsun etrafa ya.
Flörtlerin falan da artar ya o dönemde.
Çünkü erkekler bilmese de aslında içgüdüsel olarak doğurgan kadına çekildikleri için onlar bunu hissediyor.
O yüzden de flört dönemi bence o zamana denk geliyor.
Sportif şeyler için de aynı şekilde.
Ağırlık mı basıyorsun, hit mi yapıyorsun, bisiklette spin mi atıyorsun, ne yapıyorsan en iyisi bu dönemde çıkıyor.
Sonra dördüncü faza geçiyoruz.
Bence bu faz bizim kafayı karıştıran dönem oluyor.
16-27. gün olarak düşünelim biz şimdi ilk adet günden itibaren.
Şimdi burada şöyle bir sıkıntı oluyor.
Başta enerjimiz hala yüksek ilk günler ama gittikçe düşüşe geçiyoruz.
Çünkü yavaştan o PMS belirtileri geliyor.
Özellikle 16-23 arası hadi neyse iyi geçiyor da.
Abi o 23'den sonra hani o Reg'den önceki son birkaç gün, 4-5 gün.
Ya Allah belamızı veriyor ya.
Yine böyle dalgalı bir ruh hali, içe dönüş, ağlama isteği.
Hani tatlı ve yemek yemek isteği.
Benim en sevmediğim dönem cidden.
Hani Reg'den daha sevmediğim dönem.
Reg dönemiyle bir derdim yok zaten.
Reg'den önceki dönemi hiç sevmiyorum.
Ayın o dört günü çok zor geçiyor.
Bu dönemde de sanırım böyle nasıl diyeyim ya evde temizlik yapmadır bir şeyler düzenlemedir.
Hani zihnimizi daha rahatlatacak şeyler yapabiliriz.
Regliyken rutinde kalıp regli sonrası yaratıcı üretken böyle yeni şeyler artık ne istiyorsak direkt başlayıp o iki haftayı maksimum verimde geçirip hani maksimum performansımızı
gösterip sonra regli öncesi dönemde de zihin rahatlatan işlere yönelirsek bu konuyu büyük ölçüde çözebiliriz diye düşünüyorum.
Bu döngüleri bilmek kesinlikle game changer bir olay olacak bence.
Her ay hangi döngüdeyiz ona göre hareket edersek kendimize sırf bu yüzden yüklenmezsek bir şeyler yani eminim daha kolay akacak.
Ben artık bu döngüye sadece regli takibi için değil ya spor rutinimden beslenmeme, hani yapacağım işlerden sosyalleşmeme hepsi açısından bakacağım.
Öbür türlü çünkü kendime çok yükleniyorum.
Mesela aşırı iştahlı olduğum bir dönem oluyor.
Hani zaten anlıyorum tamam regli olacağım birkaç güne.
Ama yine de kendimi kaybediyorum.
Yani kendime saygımı kaybediyorum.
Hayır abi o ara benim buna ihtiyacım var.
Dikkat etmeni git ikinci üçüncü fazla yap.
Yani regliyken zaten çok yiyemiyoruz.
Bir ayda da 4-5 gün o PMS döneminde yiyiverelim ya ne olmuş yani.
Sporu da sallayalım o ara.
Yani insanları da sallayalım bilmiyorum.
Bu şefkati kendimize vermek zorundayız.
Instagram bilinç.akisi.podcast.
Çarşamba günü yeni bölümde görüşürüz.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
