
Sıfırdan içerik üretmeye nasıl başlanır, podcast çekmek ve hesabını büyütmek üzerine kozmetik sırları podcast'ten eylülle konuşuyoruz!
Yeni bölümler her çarşamba ve pazar saat 07.00'da tüm podcast platformlarında! Takip etmeyi unutmayınnn👇🏻
Instagram: zeynepkelesin
Apple podcastte puanla
Youtube için tıklayın
Tiktok için tıklayın
Twitter için tıklayın
İletişim için: info.bilincakisipodcast@gmail.com
Transkript
Bilinç Akışı Podcast'ın 33.
bölümüne hoş geldiniz.
Bugün Kozmetik Sırları Podcast'ın sunucusu Eylül konuğum oluyor kanalda.
Hoş geldin Eylül.
Hoş bulduk.
Teşekkür ederim beni konuk aldığın için.
Çok heyecanlıyım. Ayrıca seninle böyle bir bölüm kaydettiğimiz için de çok mutluyum.
Zaten iyi anlaşıyoruz.
O yüzden bence baya eğlenceli bir bölüm olacak.
Ya bence de bir de konumuz şu içerik üretimine nasıl başlanılır işte bu yolda karşılaştığımız zorluklar.
İkimiz de daha yolun başında olduğumuz için nispeten daha yolun başındayken konuşmak istedik.
Çünkü mesela benim sinir olduğum şeylerden birisi insanlar hep yolun çok iyi bir yerine geldikten sonra konuşuyor bunu.
Ama daha hani yeni başlayacak insanlar en başta nasıl olduğunu da merak ediyor bence.
O yüzden bence burada bunu konuşmamız bugün güzel olacak.
Bence de. Bölüm iki parti halinde olacak.
Birinci part benim kanalımda pazar günü.
İkinci part Eylül'ün kanalında pazartesi günü yayınlanacak.
Onu zaten ayrıca duyururuz.
Geçelim mi sorulara?
Geçelim. Heyecanlandım.
Belki 10K'ya 20K'ya gelince de böyle bir şey çekebiliriz.
Bence de. Durum update'i.
Kozmetik sırlarıyla ilgili ayrıca konuşmak istediğimi fark ettim bu bölüme hazırlanırken.
Çünkü... Yani kozmetikle normalde çok alakası olmayan bir insanım ve senin kanalına çok fazla şey öğreniyorum.
O yüzden sana aklında bir sürü soru var aslında senin kanalınla ilgili de.
Belki onunla ilgili ayrı bir bölüm yaparız sonra.
Ay evet olabilir. Çok güzel olur.
Ben de psikolojiyle ilgileniyorum biliyorsun.
O yüzden podcastlerini seviyorum.
Belki onunla ilgili de bir bölüm kaydedebiliriz yani bakalım.
Evet olabilir. Biz böyle birbirimizi boostlaya ve gazlaya gazlaya.
Evet. Birinci soruyla başlıyorum.
İçerik üretmeye nasıl başladın ve şunu da merak ediyorum mesela neden Instagram'da içerik üretmek değil de podcast gibi niş bir alanda içerik üretmeye karar verdin?
Yani içerik üretmeye nasıl başladım ben de bilmiyorum ama Kozmetik Sırları ilk podcastım değil ikinci podcastım.
Bilmiyordum. Ama ilkinde böyle hani bir başlayayım ne olacak falan diye başlamıştım hani tek başıma editliyordum falan bayağı uzun bölümler kaydediyordum.
Ama yani böyle birisine bağımlı olmayınca hani mesela podcast, bpt ile çalışıyoruz.
O yüzden her hafta bölüm üretmem gerekiyor falan.
Öyle bir şey olmayınca tabii insan biraz motivasyon kaybediyor.
Hani bir zorunluluğu olmadığı için aksatıyor.
O yüzden öyle biraz aksata aksata işte kayıt alıyordum ve bu yüzden de çok büyümüyordu sonuç olarak.
Ne üzerineydi o podcast?
Genel hayat üzerine.
Aaa bizim benim gibi yani.
Ama böyle aşırı geneldi bence.
O yüzden de pek ilerlemedi diye düşünüyorum.
Onu burada adını vermeyeyim.
Utanıyorum ama. Yani bulmak isteyen bulur zaten.
Neyse işte öyle başladım.
Sonra böyle kafamda kozmetikle ilgili bir şeyler şekillenmeye başladı.
Hani ben niye bunu podcast olarak kaydetmiyorum?
İşte yabancılarda bir sürü içerik var bununla ilgili ama Türkiye'de böyle bir şey yok.
Kimse bilgiyle, kimsenin bilgi alabileceği bir kaynak yok.
O yüzden bunu ben yapayım dedim.
Bence çok vizyonlu bu arada.
Bu arada şunu da söyleyeyim.
Biz Eylül'le önceden tanışmıyoruz.
Podcastlarımız sayesinde tanıştık.
Ve ben ilk gördüğümde bana çok değişik gelmişti.
Cidden hiç görmemiştim kozmetikle ilgili bir podcast serisi.
Evet çünkü yok işte Türkiye'de.
O yüzden ben de buna bir başlayayım diye başladım.
Başından beri podcast bpt ile çalışıyorum.
Çünkü edit yapmak falan.
Evet reklam.
İşbirliği değildir.
Her ay danışmanlık ücreti veriyoruz.
İçimiz yanar. Aynen.
Keşke vermesek ama neyse.
Belki o günler de gelir.
İşte başından beri onlarla çalışıyorum.
Çünkü gerçekten kayıt almak ayrı iş.
Edit yapmak ayrı iş.
İşte görsel hazırlamak ayrı iş.
Yani o yüzden zaman kazanmak açısından buna ihtiyacım vardı.
İşte böyle başladım geçen Haziran ayında.
Bir sene olacak neredeyse.
Ondan sonra da tabii Instagram'da içerik üretmeye başladım.
Çünkü yani Instagram'da içerik üretmezsen podcastımı kimse tanımaz.
O yüzden biraz mecbur istikamet üretmek zorunda kalıyorsun.
Öyle yani o zamandan beri de hesabım yavaş yavaş büyümeye başladı.
Spotify'daki takip edenler artmaya başladı.
Umarım ilerler daha da.
Bence çok güzel bir şekilde büyüyor.
Ama şöyle bir şey de var kesinlikle.
Mesela Instagram'da içerik üretmekle...
podcast'ten içerik üretmek çok farklı bence podcast dinleyicisi o kadar zor duruyor ki aslında o bölümde yani onu orada tutmak ayrı bir mesele o yüzden daha yavaş büyüyor
ama bence daha sağlam büyüyor evet evet bence de yavaş büyüyor ama daha böyle ne denir yani sağlam işte ayakları yere basa basa büyüyor evet o yüzden sabrediyoruz
işte şu an sen de biliyorsundur sen nasıl başladın bu arada biraz da sen anlat Ya ben şöyle, ya ben üniversitede böyle Vine falan çekiyordum.
O zamanlar Vine vardı, belki hatırlayan vardı.
Ya hep seviyordum işte fotoğraf çekeyim, video çekeyim.
Hani okulda o eskiden kameralar vardı ya, dijital kamera.
Onu götüren kız bendim falan.
O yüzden arkadaşlarım da söylüyordu hani influencerlık gibi şeylere başladı.
Ama bu bana yani şimdi kimseyi şey altına bırakmak istemiyorum da bana çok biraz low geliyordu açıkçası.
Çünkü hani sen... Normalde hani kimya mühendisisin ben avukatım hani bilgimizle bir şeyler yapan insanları olduğumuz için ben hep bilgimle bir şey üretmek istiyordum.
Sonra bir ara böyle instagramı bir denedim ama çok saçma geldi hani ne yapacağım kendi fotoğrafımı mı atacağım falan oldum böyle.
O dönemde böyle baya zor bir dönemden geçtiğim bir zaman oldu benim.
İşte terapiye baya uzun süre gittim uzun süre depresyondaydım.
İçimde her şey böyle çok birikti artık.
Oradan podcast yapma fikri geldi ama hiç yani özgüvenli değildim açıkçası.
Çok utanıyordum, cringe geliyordum falan.
Sonra mesela bunu söylemek istiyorum.
Şöyle başladım. Bence başlamak isteyen varsa iyi bir fikir olabilir.
Şimdi mentalim sıkıntılı olduğu için her gün yürüyüşe çıkıyordum mentalimi toplamak için.
Sonra dedim ki her gün dedim sadece 5 dakika şöyle telefonu alacağım ve şöyle konuşacağım.
Beşinci dakikada kapatacağım ki hani alışayım diye podcast'e.
Çok iyi bir yöntem bence.
Gerçekten iyi oldu yani isteyen varsa bence kesin işe yarar bende yaradı.
Ben bunu her gün yaptım beşinci dakikada kapattım yani beş dakika bir saniye bile değil.
Sonra bir süre sonra başladım ama dediğin gibi başta ben de editleri kendim yapıyordum.
Başta dediğim ben bir yıl düzensiz yaptım ve o düzensiz belki ilk.
15 bölüm falan kendim editledim.
Çok zordu. Evet.
Çok zaman alan bir şey.
Evet. Yani tavsiye edeceğimiz şeyleri ileriki sorularda konuşuruz.
Orada da söyleriz. Ama edit'i kendin yapması çok zor.
Podcast olmasını istemez sebebim de böyle daha araştırarak ve bilgi aktararak veya deneyim aktararak yapmak, bir şey yapmak istiyordum.
O'ydu. Bir de bence podcast kaydetmek daha kolay.
Hani Bir video çekmen gerektiğinde işte tipinin düzgün olması gerekiyor.
Ortamın hazır olması gerekiyor.
Işık falan olması gerekiyor.
Bunda bir tek mikrofon var.
Tuşa basıyorsun ve kayıt alıyorsun.
O açıdan da daha kolay bence.
Bir de podcast dinlemek bence daha kolay.
İnsanlar yürürken dinleyebiliyor.
Yemek yaparken, spor yaparken falan.
O açıdan yani...
Ben en azından podcast dinlemeyi tercih ediyorum hani YouTube'a girmektense.
Bilmiyorum tercih meselesi ya ama benim için gerçekten daha kolay olduğu için böyle başlamak istedim.
Ama tabii sosyal medyadan da kaçamıyorsun hani.
Evet yani oradan büyümen lazım.
Sen çok güzel reisler yapıyorsun bu arada.
Yani orada çok aktifsin.
O benim hoşuma gidiyor. Böyle güzel yönetiyorsun bence orayı.
Ama onu yapmadan büyüyemiyorsun.
İnstagram'dan kaçış yok dediğinde.
Maalesef. Ben senin reallarına bayağı bayılıyorum.
Hepsi komik oluyor çünkü.
Birbirimizi övme seansı.
Evet. İlk ürettiğin içeriği hatırlıyor musun?
İlk ürettiğim içerik, ilk podcast'ım için bir Instagram sayfası açmıştım ve amaçsız bir şekilde bir şeyler üretmeye çalışıyordum.
Neydi? Ya bilmem böyle hani ücretsiz videolar indirebiliyorsun ya öyle videolar indirip üzerine işte podcast'ı koyup böyle alt yazı
falan geçiyordu. Hani onda da yani bilmiyorum bir büyüme stratejim yoktu o yüzden biraz böyle rastgele bir şeyler hani paylaşıyordum.
Öyle yani kozmetik sırlarına geçtim sonra.
Ya bilmiyorum insan bir şeyler ürettikçe hani geri dönüşü gördükçe daha iyi üretmeye başlıyor bence bu kesin.
Yani zaten her alanda deneyim edindikçe daha iyi yapmaya başlıyorsun da böyle yani deneye yanıla ilerlemek gerekiyor.
Evet bence de.
Ben ilk podcast bölümü çektim yine kafayı kırdığım bir zamanda.
Böyle artık avukat olmak istemiyorum bıktım falan dediğim zaman da zaten ilk bölümün adı da meslek değiştirme cesareti.
Evet. O bölümü çekti.
Dinlemiştim. Ama bence benim içerik üreticisi olarak çektiğim ilk içerik aslında biraz cringe ama TikTok'ta bir tane video
çektim ben. Ama hani o kadar öylesine çektim ki böyle dururken bir şey yapıyordum.
Aa dedim bunu anlatayım TikTok'ta.
Hiç takipçim yok sıfır.
Sonra çektim ya söylemeye utanıyorum şu anda ama söyleyeceğim.
Şimdi ben böyle meditasyon falan çok seviyordum tamam hala da seviyorum.
O zaman da Dolunay var.
Bir de o gün Kızılcık Şerbeti var.
Ben şey dedim Kızılcık Şerbeti izlemeyip bugün Dolunay ritüeli yapacağım falan diye böyle kendi kendime...
Tirbe girdim. Sonra dedim ki bunu paylaşayım insanlar görsün onlar da yapsın.
Sonra açtım böyle kamerayı tamamen doğaçlama konuştum işte dolunay ritüeli.
Şu an kızılcık şerbetini kapatıp dolunay ritüeli yapıyorsunuz manifest bilmem ne.
O video bir patladı Eylül.
Yani bir patladı. Ben hayatımda bir şeyin patlayabileceğini orada gördüm.
Sonra TikTok'a çok takipçi geldi.
Ondan sonra ben aslında ya dedim hani Bunu konuşacağız ama ya dedim evren destekliyor herhalde dedim.
Oradan bir tribe girdim.
Ve hani öyle içerik üretmeye devam ettim.
O benim motivasyonum oldu.
Ama ilk içeriğim bence TikTok'taki o şey olabilir.
Hani diğer amatör fotoğraflar falan hariç Instagram'daki.
Abi çok ilginç hani öyle bir videonun patlaması.
Çünkü hani artık dikkat süresi çok az ya insanlar geçiyor sürekli.
Ama öyle düz...
koyup çekmişsin ve patlamış yani.
Bu bence evrenin bir işareti.
Yani ben de öyle algılamak istedim.
Mesela az önce şey dedin ya işte podcast çekmek daha kolay sadece mikrofonun başına geçiyorsun.
Ama mikrofonun başına geçmek aslında zor bir şey.
Hani tek başına böyle şizofren gibi masada oturuyorsun ve hiç olmayan insanlara karşı konuşuyorsun ki en başta hiç dinleyicin yok.
Evet. Ne hissettin ilk?
Kayda başladığında? Yani yapmak istediğim için ilk böyle podcast kaydetmeye başladığımda hani mutluydum.
Hatta bu mikrofonu aldım hani başlamak için.
Direkt aldın sen. Aynen.
Hani telefondan falan kaydetmedim.
Hani ses kalitesi iyi olsun en azından diye mikrofon aldım.
Ama eskiden böyle konuşurken çok yani tek düze konuşuyordum.
Yani zaten biraz okuyarak da konuşuyordum.
O yüzden şimdi eski bölümlerimi dinleyince yani bu ne falan diyorum.
Bunları silip yenisini kaydetsen falan diyorum ama geçen gün hatta bu konuda bir takipçimle konuştum.
Hani ben ilk bölümlerimi kötü bence falan dedim.
Ona yok bence güzel ya hani yenisini kaydedersin hem değişik bir bakış açısıyla kaydedersin falan dedi.
Demek ki başkalarına o kadar da kötü gelmiyor ama ben hani beğenmiyorum.
Bir de tabii ki de başta biraz garipti.
Çünkü böyle oturup konuşuyorsun ama karşında birisi varmış gibi konuşman gerekiyor.
Hani bazen böyle el hareketi falan yapıyorsun konuşurken.
Dışarıdan birisi görse hani bu kız ne yapıyor falan da.
Gerçekten yani biraz şizofren olman gerekiyor bence bu işi yaparken.
Evet gerçekten öyle.
Yoksa o duyguyu geçiremiyorsun.
Bilmiyorum hani gerçekten karşında birisi varmış gibi oturup konuşacaksın ve...
Yani kendi kendine şaka yapacaksın falan öyle.
Ne karşılığı yok havaya gidiyor şaka.
Dinleyen gülüyor mu yoksa aynen çok komik mi diyor bilmiyorsun ya.
O da garip oluyor.
Evet bayağı garip oluyor ama bir süre sonra alışıyorsun hani.
Evet. Ben artık mesela geçince mutlu oluyorum mikrofonun başına.
Ama sana da şu oluyor mu mesela bak kaç bölüm benim hani...
İkimizin de 40. bölüme falan yaklaştık.
Benim 35 falan senin 41 olacak sanırım.
Hala ilk başlarken şurada böyle bir nefes alıyorum ve böyle bir heyecanlanıyorum ilk saniye sonra devam ediyorum.
Halbuki karşımda kimse yok hani neye heyecanlanıyorsun ki?
Çok tatlı. Ben böyle heyecanlanmıyorum ama ilk birkaç ne bileyim ilk 30 saniyeyi kaybederken mesela böyle 3-4 kez Baştan başlıyorum
hani ay bu olmadı ya falan diye.
Herhalde başlamanın stresi o bilmiyorum yani ama zor oluyor.
Her seferde oturup başlamak ve baştan almak falan gerekiyor.
Ama bir olunca devamı geliyor yani.
Bence de yani bu da bir kas sonuçta ve çektikçe insan alışıyor.
Her seferinde eğer sen de uğraşırsan bence bir ileriye taşıyabiliyorsun.
Evet evet bence de öyle.
Kendine bakıp neyi iyileştirebilirim falan diye düşündükçe zaten iyileşmeye başlıyor.
O yüzden ilk başladığında mükemmel bir şey yapacağım dememek lazım kendine.
Çünkü zaten mükemmellik algısı bir şey ne denir?
Bir ilgizli olan. Aynen.
O yüzden yapacaksın işte elimden gelenin en iyisini yapıyorum ve deneyim edindikçe de zaten daha da iyileşiyor demek lazım bence.
Bence de. Mesela sen dedin ya işte ilk kayıtlarım kötüydü.
Hani sen öyle görüyorsun. Benim de aynı şekilde.
İlk kayıtlarım bence değil yani.
Teknik olarak da ses kalitesi çok kötü.
Çünkü ben mikrofonu bayağı hani sonra aldım.
Ama benim en çok şaşırdığım şeylerden birisi şu.
Benim en çok dinlenen bölümüm.
Kaybolmuşluk hissi ve Avrupa yakası diye bir bölüm.
En çok dinlenen ikinci bölüm şu anda.
Ve oradaki sesi hani...
Dinleyen birisi gidip açarsa görür.
Ses sanki hani telefon dışarıda ben burada konuşuyormuşum gibi uzaktan geliyor.
Ona rağmen bak o teknik sıkıntıya rağmen en çok sevilen ve en çok dinlenen bölüm oldu.
Vay be demek ki sen bu işi yapıyorsun.
Hayır hayır o anlamda demedim de şunu demek istiyorum.
Biz kendimizi yargılıyoruz mesela hani mükemmel olsun işte çok iyi olmazsa dinlenmez.
Ama dinleyen insan sadece dinliyor.
Hani onun için çok önemli bir şey değil aslında.
Keyif almaya bakıyor o anda o podcast'tan.
Ve ben mesela sen de silmemişsin.
Bence silme ben de silmiyorum ilk bölümleri.
Halbuki tekrar çekebiliriz onları silerek.
Ama bence bir kanalın gelişimini göstermesi için çok güzel bir şey.
Yani ben şunu da istiyorum.
Bu işe başlamak isteyen birisi varsa benim podcastime girdiğinde birinci bölümü tekrar çekmiştim bu arada.
Oradan başlamasın ama. İkinci bölümden başladığında ve son bölüme baktığında aradaki o teknik fark, benim rahatlamam, üstüne koyduğum şeyler.
Bunları görünce bence kendisinde yapabileceğine dair bir motivasyon edinebilir diye düşünüyorum.
ay evet gerçekten bence silmemek lazım bence de doğru diyorsun şimdi benim seninle ilgili en çok merak ettiğim şeylerden birisini soracağım sen aynı zamanda kurumsal
bir şirkette de çalışıyorsun yurt dışında yaşıyorsun ve baya yoğun bir tempon var hem kurumsaldaki işini devam ettirip hem de bu podcast işini aynı zamanda instagram işini nasıl yapıyorsun şimdi youtube
'a da girdin Eylül Hanım ve benim YouTube kanallarımıza da abone olun arkadaşlar.
Hepsini birden nasıl yapıyorsun?
Abi yapamıyorum gerçekten.
Yani çok zor gerçekten zor bir tempo.
Yani şu an çocuğum varmış gibi.
Hani insan çocuğu olunca sürekli onunla ilgilenir işte onu önceliği yapar.
Hani bütün hayatını ona adar ya ben de biraz öyleyim şu an.
Gerçekten çok zor.
Hani şartlarda demeyeyim de hani o kadar da değil ama zorlayıcı oluyor benim için.
Çünkü mesela şu an öğle aramda podcast kaydı alıyoruz seninle.
Ya da işte akşam televizyonun karşısına geçip işte dizi izlemek yerine böyle içerik hazırlıyorum, edit yapıyorum falan.
Hafta sonları da buna bayağı zaman harcıyorum.
O yüzden başta...
Yani motive olmak gerçekten çok zor.
Çünkü yaptığın şeyin karşılığı kesin gelecek diye bir şey de yok.
Kesinlikle. O yüzden işte arada bir motivasyon düşüklüğü yaşıyoruz.
Hatta seninle DM'den konuşuyoruz öyle olunca.
Biz birbirimizi böyle devamlı gazlıyoruz.
Çünkü gerçekten tam olarak bence aynı yerlerdeyiz şu anda.
O da çok iyi geliyor.
Atıyorum karşımda 100 bin takipçili bir podcaster olsa belki bana çok inandırıcı gelmezdi.
Ama aynı yerde olup birbirini gazlaman bence çok iyi oluyor.
Evet birbirimizin halinden anlıyoruz bayağı.
Ve de işte dediğim gibi o mükemmeliyetçiliği aramadan hani olduğu kadar artık.
Yani bir tek bununla uğraşsam gerçekten çok daha güzel şeyler yaparım.
Ama yani zamanımın çoğu işte geçtiği için.
Yapabildiğim kadar yapabiliyorum.
Hani bazı bölümleri kaydettiğimde sonradan şey diyorum mesela ya bu yeterince iyi olmamış.
Hani zamanım olmadığı için işte iyi yapamadım ama ne yapayım yani.
Olduğu kadar. Evet.
İleride belki bunu tam zamanlı yaparım veya benim hayalim böyle yüzde elli kurumsalda kalmak.
İşte yüzde elli podcaster olmak falan.
Belki biliyorsundur bir de pole dance dersi veriyorum.
Ya evet veriyorum.
Onu da işte çok seviyorum.
Onu da biraz daha fazla yapmak isterim aslında.
Ama şu anda ana işim işte kurumsal çalışmak ve podcasterlığı ve işte pole dance eğitmenliğini de böyle ekstradan yapıyorum.
O yüzden hayalim bu.
Sen peki haftalık böyle program mı yapıyorsun?
İşte şu gün podcast'i çekeceğim.
Veya mesela bir oturduğunda podcast'in bir bölümünü çekiyorsun.
Hani stoklayarak mı gidiyorsun?
Nasıl yapıyorsun? Ya stoklayacak zamanım varsa birkaç bölüm stokluyorum aslında.
Birkaç hafta rahat ediyorsun.
Evet böyle biraz en azından hani o hafta bölüm kaydedemezsem hani önemli değil.
Çünkü stokta var. Ama taşındığımdan beri böyle...
Pardon. Bence stok çok önemli mesela.
Hiç bitmedi bu arada stoklu.
Oradan biliyorum çok önemli oldu.
Çünkü hasta oluyorsun.
Bir şey oluyor. Acil bir işin çıkıyor.
Stok çok önemli. Aynen öyle.
Hem içerik üreticiliğinde hem de podcasterlıkta.
Bence birkaç yani bir iki bölüm stok olsa veya içerik olsa çok daha rahat ilerliyorsun.
Ama işte son iki aydır falan pek stok yapamıyorum.
Çünkü zamanım yok.
O yüzden Şimdiye kadar her hafta bir bölüm çıktı ama belki ileriki aylarda çıkamayabilir.
Biraz kendimi zorladığım için onun yorgunluğunu da hissediyorum açıkçası.
Son birkaç haftadır bayağı yorgunum, dinlenemiyorum falan.
Mesela bir şirkette çalışıyorsun, orada bir kariyerin var.
Akşamları, hafta sonları fedakarlık yapmak gerçekten herkesin yapacağı bir şey değil.
Bu tavsiyeleri senin kanaldaki partta konuşacağız ama ya önden söylemiş olun gerçekten hani istikrarlı bir şekilde devam etmek gerekiyor ve fedakarlık yapmak gerekiyor hayatından.
Sen öldüyünce aklıma şey geldi mesela ya ben bir ofiste bağlı olarak çalışmıyorum hani kendi işlerimi yapıyorum kendi ofisim var ama ona rağmen o kadar yoğun geçiyor ki.
Dediğim gibi hafta sonu full bulunu uğraşıyorum.
Akşamları dediğim gibi dizi izleyemiyorum.
Şeye döndü bu da. Bir tane Elvin Levin'lerin bir videosu vardı ya.
Ben yeri geldi yemeklerimi soğuttum falan diye.
Sonra bu işi böyle yaptım.
Onun fotoğrafını çekmekten.
Ben o videoyu görmedim bu arada.
Baya linçlendi. İki yıl falan oldu paylaşalı.
O zaman ben de böyle dalga geçmiştim açıkçası.
Ama şu an saygıyla eğiliyorum.
Gerçekten öyle oluyor. Hayatından çok fedakarlık yapıyorsun.
Bazen gerçekten o yemek soğuyor.
bazen uykusuz kalıyorsun neyse bunları ben yatırım olarak görüyorum bu arada hani ileriye yatırım şunu diyeceğim biz bir cumartesi arkadaşımda kaldık arkadaşlarımla pazar günü sabah kahvaltı yapacağız
pazar sabahın 8'inde ki ben asla 8'de uyanmam normalde ben kalktım evden sıvışıyorum bunlar beni yakaladı dedi nereye gidiyorsun ya kahvaltı yapacağız dedim ki benim bilgisayarım evde kaldı benim
saat 11'de bölümü yayına almam lazım eve gidip bölümü yayınlayacağım o zaman da Danışmanlık almıyorum.
Edit'i falan her şeyi kendim yapıyorum.
Ama takığım hani herhalde ki sabahın köründe arkadaşlarımı bıraktım.
Gittim önüme yınladım.
Sonra sanırım onların yanına gittim kahve içmeye falan.
Hani böyle oldu ve o zaman mesela dinleyicilerim o kadar azdı ki.
Şu andakinin belki 20'de biri falandı.
O kadar azdı.
Ama o zamandan beri...
Yani istikrarlı bir şekilde devam etmeye çalışıyordum.
Gerçekten o beş kişi bile dinliyorsa beş kişiye özenli davranmaya çalışıyordum.
İnsanlar bilsin. Senin mesela yayın günün pazartesi.
Pazartesi biliyorlar ki kozmetik sitelerinin yeni bölümü var.
Benim pazar, Bilinç Akışı'nın pazar günü yeni bölümü var.
Bence bu da çok önemli.
Ve bence mesela kurumsalda çalışmış olmanın getirdiği disiplin podcast'e çok işe yarıyor.
Disiplinle bakıyorsun işe, savsaklamıyorsun ve o senin daha iyi büyümeni sağlıyor.
Evet evet gerçekten öyle.
Yani bu dediğin adanmışlık gerekiyor.
Hani kendinizi adayamayacaksanız hani bilmiyorum büyümeniz çok daha zor olur diye düşünüyorum.
Yani bir de gerçekten öyle ilk başlarda ilk bir yıl özellikle bence pek bir geri dönüş beklememek gerekiyor.
Ve dediğin gibi gerçekten yatırım yapıyoruz ama borsada böyle havaya para atmış gibiyiz şu an.
Artacak mı azalacak mı belli değil.
Evet gerçekten öyle ya.
Onu ikinci partta konuşacağız daha detaylı tavsiyeleri.
Ben bir şey çok merak ediyorum.
Bu kanalda konuştuğum bir şey vardı.
Böyle modumun çok düşük olduğu bir gün onunla ilgili bir bölüm kaydettim.
Potansiyelim var ama gücüm kalmadı diye orada da bahsediyorum.
Yani bence bazen evren bize bir şeye devam etmemiz konusunda işaretler gönderiyor.
Hani destekliyor. Ben buna gerçekten çok inanıyorum.
Sen inanıyor musun mesela? Ay evet gerçekten ben de çok inanıyorum.
Mesela senin o konudaki şeyini çok merak ediyorum.
Kırılma noktanı. Başlamak bir şey zor evet.
Ama... Bu podcast kanalını devam ettirmen daha zor aslında.
Hani sen ne noktada ya evet evren beni destekliyor ben devam edeyim dedin.
Çünkü baştan gerçekten 5.
bölüme kadar gelmek hatta 7.
bölümde ortalamalara göre istatistiklere göre 7.
bölümde bırakıyormuş insanlar podcastı.
Dünya çapında böyle bir istatistik varmış.
Yani ben ya konuk aldığım için podcastıma o da yardımcı oldu tabii.
Hani insanların Yani görülmemi sağladı işte etkileşimlerim arttı falan.
Yağmurla çistemi aldın herhalde.
Evet daha da gelecek konuklu bölümler zaten.
Ama onun dışında birisinin bana demeden yazması bile işte şu bölümü dinledim çok güzeldi şöyle şöyle bana yardımcı oldu işte veya ne bileyim yani bir sürü şey öğrendim demesi
bile benim için yani çok büyük bir şey hani.
Çünkü dinlemiş ve...
benimle iletişime geçiyor.
Geri dönüş sağlıyor.
Evet ve bu gerçekten beni çok motive ediyor.
Motivasyonum düştüğü zamanlarda bu tip mesajların gelmesi gerçekten benim devam etmemi sağlıyor.
Ama mesela böyle mesajlar...
Mesajlar geldiğinde tamam ya birileri...
Yani dinliyor ve destekleniyor mu diyorsun?
Evet. Öyle mesajlar gelmese ama çok daha zor olabilirdi.
Hani bilmiyorum sen bu konuda ne düşünüyorsun?
Aynısını düşünüyorum kesinlikle.
Bir de bence bu kademe kademe.
Mesela bazı kırılma anları var.
Mesela 7. bölümde bırakıyorlarmış ya onun gibi.
Atıyorum 10. bölüme geldin.
Hala Instagram'da takipçim yokken mesela ben nasıl yapıyormuşum bilmiyorum.
Nasıl motive oluyormuşum.
Hiç bilmiyorum. Çok garip.
Böyle bazı kırılma anları oluyor.
Benim ilk mesela bir TikTok'ta ben işte dediğim gibi desteklendiğimi hissettim.
Sonra devam ediyordum.
Böyle yine bırakasım gelmişti.
Instagram'a öylesine yine bir Reels attım Avrupa Yakası bölümüyle ilgili.
O Reels aşırı tutuldu.
Orada mesela takipçiler geldi.
Orada dedim tamam destekleniyorum.
Evet. Ondan sonra böyle yine çok yorulduğum bir zamanda...
Sude Berkıs paylaştı, onunla ilgili bir bölüm yayınlamıştım.
Ki böyle çok yorulduğum bir zamanda Sude Berkıs paylaşmıştı, onunla ilgili bir bölüm yayınlamıştım ama kızı etiketlememiştim mesela.
Hani ona gideceğini hiç düşünmedim ama bir şekilde ona gitti, o paylaştı.
Oha çok iyi. Aynen o çok iyiydi.
Bir de onun kitlesiyle benim ulaşmak istediğim kitle çok aynı.
O yüzden çok iyi oldu hani böyle ufak ufak şeylerde kırılma anlarında ben yaşadım o desteklenmesini bir de dediğin gibi DM ya o DM atan insan bir de şöyle mesajlar geliyor sana da mı öyle geliyor bilmiyorum ya
işte bilmiyorum bu mesajı görecek misin veya bilmiyorum vaktini mi alıyorum ama sana şunu söylemek istedim ya benim vaktimi al al gerçekten beni o
kadar motive ediyorsun ki sana göre çok küçük bir mesaj belki ama benim bunun karşısında görebildiğim başka hiçbir yer yok şu anda birileri dinliyor ve ulaşıyor onlara geçiyor bunu
görüyoruz ya bence de o yüzden çok önemli Evet ben de katılıyorum.
O yüzden elinizi korkak alıştırmıyorsunuz.
Bize her türlü geri dönüşü yapabilirsiniz.
Hani beğenin, paylaşın, mesaj atın.
Çok hoşumuza gidiyor.
Bunu da buradan söyleyelim.
Evet bir de bir insanın vakit ayırıp mesaj atması bence çok tatlı.
Yani bu bana çok tatlı geliyor.
Belki senin de mesela işte ilk başta çizseme teklif götürdün herhalde.
Sen nasıl yaptınız onu? Onu da merak ediyorum.
Hani çisem kadar bilinen bir insan ve yeni başlayan bir podcast'ı nasıl kabul ettin?
Mesela tatlı bir kızmış demek ki.
Ya evet yani biraz rastgele oldu.
Çünkü bir tane Instagram hesabı var.
İçerikler hakkında konuşuyor.
Adını vermeyeyim de. Ama biraz yalan bilgi yayıyor diyebiliriz.
Çünkü kimyada bildiğin gibi...
En önemli şey doz ve maruz kalma şekli işte maruz kalma süresi falan.
Bütün bunları es geçerek işte bütün bunları es geçerek işte şu içerik kanser yapıyor şu içerik şunu yapıyor falan filan diye konuşuyor.
Neyse bu kişi Yağmur'un bir videosunu paylaşmış ve işte yine demiş bir şeyler şu zararlı bu zararlı bunu nasıl öneriyor falan filan.
Yağmur da onu görüp işte storiesinde paylaşıp bu dedikleri doğru değil işte doğru bilgiye ulaşmak için kozmetik sırlarını takip edin falan yazmıştı.
Ve oradan bana çok takipçi geldi.
Evet çok tatlı.
Ve böylece yani çisem de beni takip etti.
Yağmur beni böyle rastgele takip etmeye başladı bu arada.
Çok sevinmişti. Mesela bu bir destek.
Yani evrenin seni desteklediğini gösteren bir şey bence.
Evet, evet, evet. Çok doğru söylüyorsun.
İşte sonra o ikisiyle konuşmaya başladık.
Yani storylere cevap falan yazıyorduk.
Sonra konuklu bölüm çekeyim.
Hani güzel olur diye düşündüm ve kabul ettiler.
Ve gerçekten de güzel oldu.
O yüzden gerçekten bizim gibi başlayarak, işte tırnaklarıyla kazıyarak...
Buralara gelen kişiler ve dürüst bir şekilde içerik üreten kişiler zaten çok mütevazı oluyor bence.
Yani böyle ben dünyanın en güzel kızıyım işte bana kimse ulaşamaz falan triplerine girmiyorlar bence.
Zaten öyle içerik üreticilerini de sevmiyorum açıkçası.
Ben de. Aynen ya Sude Belkıs paylaştığında da ben ona mesaj attım hani dedim ki ya çok teşekkür ederim ya kız gerçekten dinlemiş ve beğenmiş falan öyle bir şey yazmıştı.
Ben de mesaj attım dedim ki ya ben seni etiketlemedim bile çünkü ben şundan çok korkarım işte bilinen birisinden faydalanmaya çalışıyormuş gibi olmakla yani bunu gerçekten hiç sevmedim bir olay ona da söyledim.
O yüzden etiketlememiştim dedim.
O da aynı şekilde yani yağmurla çizsem gibi çok tatlı ve mütevazı bir şekilde şey yazmış.
Ya saçmalama olur mu öyle şey ben çok beğendim zaten o yüzden paylaştım sen beni utandırdın falan.
Hani böyle yazmış ki dediğin gibi dürüst bir şekilde içerik üreten insanlar zaten o ne kadar büyürsen büyü yani 10K'da olsan 100K'da olsan aynı stabiliteyi koruyorlar.
Evet bence de öyle.
Bu arada soruyu unuttum yani.
Soruna cevap verdim mi şu an?
Yok verdin.
Evrenin seni desteklediğini nasıl hissettin demiştim.
Güzel bir şekilde açıklamış olduk.
Soruma gayet iyi bir cevap aldım.
Hatta bana kalsa keşke daha uzun olsa ama ikinci partta senin kanalına geçiyoruz.
Pazartesi günü senin kanalında yayınlanacak ikinci part.
İkinci partta neler konuşacağız?
Onları da bir söyleyelim bence.
Hangi sorular üzerine konuşacağız?
Onları da sen söyle, sonra bu bölümü kapatalım.
Evet, hemen söylüyorum.
Bu arada pazar günü bilinç akışında yayınlanacak.
Pazartesi de benim podcast kanalımda, kozmetik sırlarında yayınlanacak.
Benim bölümde de şunları konuşacağız.
Başlamak isteyenlere tavsiyeler vereceğiz.
Çevremizin bizi destekleyip desteklememesi hakkında konuşacağız.
Kanayan yaramız gerçekten.
İyi bir içveri...
İyi bir içerik üreticisi nasıl olur?
Bundan bahsedeceğiz biraz. Tabii artık ne kadar bahsedebilirsek.
2000 küsür takipçimiz var çünkü.
Ondan sonra da hangi marka sponsor olsun isterdik?
Bundan bahsedeceğiz. Bir de asla çekmem dediğimiz bir içerik türü var mı?
Biraz da bunun geyiğini yapacağız diyebiliriz.
Merak ediyorsanız devamını benim kanala bekliyorum hepinizi.
Zeynep'e son sözü bırakıyorum.
Evet ben standart bir kapanışla kapatayım.
Eylül'e çok teşekkür ediyorum geldiği için.
Bence çok tatlı bir bölüm oldu.
Yani yeni başlayacak insanlar için ilham vereceğine eminim.
Eylül'ü de takip etmeyi unutmayın.
Kozmetik Sırları Podcast. Kozmetikle ilgili benim gibi bilgisi olmayan bir insansınız veya merakınız varsa birçok şeye zaten çok fazla şeyin cevabını veriyor.
Ben yetişemiyorum. Böyle notlar alarak artık oradan notlar alarak kendime serumlar falan alacağım.
Çok tatlısın.
Hala oturup da ona çalışamadım ama yapacağım bir gün inanıyorum.
Eylül'ün kanalının linkini de aşağıya bırakıyorum.
Instagram'ı da aşağıya bırakıyorum.
Pazar günleri ve çarşamba günleri sabah saat 7'de yeni bölümlerle Bilinç Akışı'ndayız.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
