
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu bölümde hayallerimizin zamanlamasını, sabrı, akışı ve "neden hâlâ olmadı?" diye sormanın ardındaki cevapları konuşuyoruz 🎙️ Hayatın ritmine dair biraz dertleşiyoruz🐒 Yeni bölümler her çarşamba ve pazar saat 07.00'da tüm podcast platformlarında! Takip etmeyi unutmayınnn👇🏻
Instagram: zeynepkelesin
Apple podcastte puanla
Youtube için tıklayın
Tiktok için tıklayın
Twitter için tıklayın
İletişim için: info.bilincakisipodcast@gmail.com
Transkript
Bu yıl, o yıl.
Yeni yıla girerken hayal panolarınızı hazırladınız.
Hatta belki bununla ilgili bir etkinliğe bile katıldınız.
İşte şey oluyor ya. Manifestel meditatif 888 Hz frekans yayan Bayan Aura Ordinaryus eşliğinde Gingerbread House yapıp hayal panosu hazırlama etkinliği.
Vision Board Events. Yaşadık kardeşim.
Onun da en kralını yaşadık.
Ne istediğini tam olarak bilmeyen bir insanın umut aradığı bir anda karşısına çıkan bu etkinliklere inanması aşırı normal.
Bu arada gerçekten güzel niyetlerle ve böyle kız neşesiyle yapılan eğlencelere hiçbir lafım yok.
Kutlayın ama yeni yılı kutlayın, öyle değil.
Sadece her önüne gelenin manifest kelimesinin popülerliğini kullanarak bundan kazanç sağlamaya çalışması korkunç bir hal aldı.
Ama ben bugün asıl şunu diyeceğim.
Future.me diye bir site var.
Kendinize ileride iletilmesi için mektup yazabiliyorsunuz.
6 ay, 1 yıl, 5 yıl ne zaman isterseniz o zaman sonra mektup sizin e-mailinize düşüyor.
Siz çoktan unutmuş oluyorsunuz ve beklemediğiniz bir anda o mektubun ulaşması fikri aslında baya güzel.
Ama ne yazdığınıza bağlı.
Ben iki yıl önce denk geldim bu siteye.
Oturdum gelecekteki kelimeye bir mektup yazdım.
Mektup bir yıl sonra bana iletildi yani geçen yıl.
Tamamen unuttum bir anda.
Baktım o bir yıl önce yazdığım mektup gelmiş.
Vay be dedim neler yazmışım hemen bakayım falan.
Abi mektubu bir okudum.
Hüngür şakır ağlamaya başladım.
Çünkü istediğim, dilediğim, öngördüğüm ya hiçbir şey olmamış.
Hani hiçbiri mi olmaz?
Daha da kötüsü mektubu aldığımda bahsettiğim şeylere hissel olarak da çok uzaktım.
Onları böyle istemiyor gibiydim artık.
Aşırı canım sıkıldı. Ya hiçbir bok yapamamışım.
Kendime rezil oldum resmen falan.
Bir süre bayağı canım sıktı bu mektup.
Tribe girdim. Hayatta hiçbir şey istediğini becerememiş, kıyısından bile geçememiş o kızsın işte falan oldum.
Neyse sonra unuttum. Hani şey de olmadı.
Şimdi bunların hepsini gerçekleştireceğim diye bir hırs da gelmedi.
Siktir ettim mektubu ve o isteklerimi.
Sonra bu hafta tesadüf aynı e-mail ile tekrar denk geldim.
Yani bana geçen yıl iletilen o mektubu açtım bir okudum.
Ve inanamadım. Yazdığım her şey gerçek olmuş.
Bakın iki dakika içinde anlatınca bunların hepsini peş peşe sallıyor gibi olduğunun çok farkındayım.
Ama gerçekten her şey gerçek olmuş.
Bazıları farklı versiyonlarında gerçekleşmiş.
Ama zaten ilk yazdığım versiyondan ya ben vazgeçmişim.
İyi ki öyle olmamış. Ya da farklı versiyonu zaten daha iyi olmuş.
Ama var ya şok oldum.
Neyine şok oluyorsun? Hepsini sen yaşamadın mı zaten?
Ya öyle olmuyor işte. İnsan üç ay önceki haline bile yabancılaşabiliyor.
Ki devamlı yeni olayların yaşandığı bir yaş diliminde 2 yıl çok uzun bir süre.
Sonra bunun üzerine oturdum biraz düşündüm.
Hepimiz adına bazı sonuçlara vardım.
Siz hiç zahmet etmeyin.
Ya bir insan bir şey isterken, hayal kurarken o şeyin hemen olmasını istiyor.
Birbirine kelebek etkisiyle o kadar bağlı ki istediğimiz şey o anda olsa belki sonraki hayallerimizin hepsi küme düşecek.
Yaptığımız her bir seçim diğer seçimleri etkilediği için hayallerimizin zamanlaması konusunda biz çok da iyi bir öngörüye sahip olamıyoruz bence.
En azından ben olamıyorum.
Büyük üresinde herkesin hayatının kendisine ait bir sıralaması var.
O sıralamada yaşanan tüm olaylar birbirine bağlı.
Zamanlama değiştiği an olayların seyri de değişiyor.
Hayal kurarken biraz bunu da göz önünde bulundurmalıyız bence.
Yeni yıl hedeflerimizi belirledik diyelim tamam.
İlerlemek için belli bir hedef her zaman olmalı.
Ama o hedefe gitmenin birden çok yolu var.
Bizim aklımıza belki sadece iki yol geliyordur.
Üçüncü yol, dördüncü yol ihtimalini düşünmüyoruzdur.
Ama belki de oraya beşinci yoldan varmamız gerekiyordur.
Çünkü beşinci yolda diğer hedefimiz için öğrenmemiz gereken bir şey daha vardır.
Onu da görmemiz gerekiyordur.
Biz büyük resmi bilmediğimiz için orasını hesaplayamıyoruz gibi gibi.
Bazen de hayal ettiğimiz şeye çok hazır olduğumuzu, çok yakın olduğumuzu sanıyoruz.
Ama aslında hayatta geldiğimiz noktada mesela belki olgunluk açısından hayalimizdeki o şeyi yaşamaya henüz hazır olmuyoruz.
Yaşasak değerini bilmeyecek durumda oluyoruz belki de.
Ya da ne bileyim. Belki hayatının aşkıyla karşılaşmak istiyorsun.
İlişki istiyorsun. Sen buna çok hazırsın.
Ama senin için doğru olan kişi henüz hazır değil belki.
Yani senden dolayı değil de ondan dolayı henüz karşılaşmıyorsunuz belki de.
Sen istediğin kadar bunu manifest et.
Yanlış zamanda gerçekleştikten sonra karşılaştığınızda bunun değerini anlamayacaksa zaten hiçbir önemi yok.
O yüzden burada bir şey manifest ederken veya bir şeyin hayalini kurarken zamanlama belirtmek bizim sanki bir tık üstümüze kalıyor gibime geliyor.
Bir insanın üzerinde hayal kurmayı veya bir zaman diliminde diretmeyi doğru bulmuyorum artık.
Tamam abla sen öyle diyorsan.
Ya bu benim fikrim ve benim deneyimim tamamen.
Zaman bizim olayları anlamamız için kullandığımız bir kavram sadece.
Ben buna inanıyorum. Bu modern fizikte de böyle.
Hani zamanlı göreceli bir kavram oldu.
Einstein'ın teorisini bilirsiniz.
Mistik açıdan da böyle. Zamanın lineer bir şekilde akmadığı, döngüsel aktığı, hatta ilüzyon olduğu söyleniyor.
Ben de buna inanıyorum. Hatta böyle düşünmek beni mutlu ediyor.
Hayallerimizin paralel evrende hali hazırda yaşanan gerçeklikler olduğuna da inanıyorum.
Biz bu evrende henüz onları yaşamadık ama başka bir versiyonumuz onları zaten yaşadığı için biz hayal edebiliyoruz.
İyice kafayı kırmış gidik bir kız gibi konuştum ama hayat akışının kendi doğal bir ritmi var.
Her olayın gerçekleşmesi için en uygun zaman dilimini hayat zaten kendisi belirliyor.
Gerçekleşmeyen hayallerimiz de ya doğru zamanlı gelmemiştir ya da onlar bizim için doğru değildir.
Yani biz tam olarak doğru hayali kuramamışızdır.
Trust the timing. Hayatın zamanlamasına güvendiğiniz bir yeni yıl diliyorum.
Pazar günü yeni bölümde görüşürüz.
Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
