
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Çıkma teklifi ve msn zamanlarının derin hasreti içindeyiz. Hayatınıza ne giren ne de çıkan insanlarla nereye kadar? Biz şimdi neyiz? Situationship??
Şarkılar:
-Lana Dal Rey-Say Yes To Heaven
-Nova Norda-Varım
Yeni bölümler her çarşamba ve pazar saat 07.00'da tüm podcast platformlarında! Takip etmeyi unutmayınnn👇🏻
📩 info.bilincakisipodcast@gmail.com
Transkript
Çıkma teklifini o kadar özledim ki.
Hani susuzluk gibi, açlık gibi bunun yoksunluğunu yaşıyorum bazen.
Şimdi şu zamana bir dönün.
Ortaokuldasınız. Yaz tatili dönüşü okulun ilk günleri.
Ergenliğe yeni girmişsiniz.
Sınıftaki erkeklerin boyu birden uzamış.
Ve seslerine bir şeyler olmuş.
Artık teneffüste kızlarla lastik oynamıyorsunuz.
Gizli gizli göz kalemi falan sürüyorsunuz.
Müdür yardımcısı kenara çekince de ya hocam dünden kalmış çıkaramadım diyorsunuz.
Bir yandan da sizle devamlı uğraşan bir çocuk var.
Hatta bazen zorbalamak derecesinde uğraşıyor ve atıyorum şey diyor hani saça bak çok kötü falan diyor ama aslında çok beğenmiş saçınızı.
Duygularıyla başa çıkmayı bilmiyor.
Siz de bunun tatlı bir duygudan kaynaklandığını anlayacak bir hayat tecrübesinde değilsiniz.
Ama sabah okula giderken de ekstra bir özleniyorsunuz.
Çünkü okulda bir crush'ınız var.
Zorba da olsa crush'tır yani.
Günler onun sizinle uğraşması ve sizin kikirdemenizle geçiyor.
Tabii dersler falan da var da onu boşverin.
Sonra bir gün çocuk sizi MSN'den ekliyor.
S-L-M-N-B-R yazıyor.
Akşamları okuldan sonra MSN'de takılıyorsunuz.
Mesela o akşam yazmadıysa seri oturum açıp kapatıyorsunuz dikkatini çekmek için.
Böyle sağ altta gözüküyordu ya işte X oturum açtı, X oturum kapadı falan diye.
Ya of çok tatlı. İşte sonra MSN'e ne dinliyorum özelliği geliyor.
Oraya anlamlı bir şarkı yazıyorsunuz.
Yani çalıyorsunuz.
Bilgisayardaki enfüçten çalıyorsunuz.
Orada çıkıyor. Müthiş bir güncelleme bu arada.
Neyse dünyanın en tatlı flörtü var ortada.
Ve beklenen an geliyor.
Biraz özgüvenli bir çocuksa, çünkü özgüveni bir tık daha düşük olanlar MSN'den yazıyordu onu hatırlıyorum.
Biraz özgüvenliyse okul çıkışı servise binmeden yanınıza geliyor.
Ya benimle çıkar mısın diyor.
Siz utangaç bir tipseniz servise kaçıyorsunuz.
Veya biraz daha büyümüşseniz bu çıkma teklifi üzerine konuşup kabul ettikten sonra bunu planlayabiliyorsunuz.
Yarın ikinci teneffüste bahçedeki güvenliğin orada falan diye planlama yapıyorsunuz.
Böylece çıkma teklifini kabul etmiş oluyorsunuz.
Diğer gün kızlara anlatıyorsunuz.
Çıkma teklifini kabul ettim, etmedim falan diye.
Ya muhteşem ötesi değil mi?
Hayatımda bir günlüğüne falan dönmek istediğim zamanlar.
Ve 15 yıl sonraya geliyorsunuz.
O çıkma teklifi eden erkekler büyümüş ama şu an bir kahveye bir yemeğe bile davet edemiyorlar sizi.
Bir kere bence bir insandan uzun süre hoşlanmak diye bir şey pek kalmadı.
Anlık etkilenmeler oluyor ama bunun peşine pek düşülmüyor.
Çünkü herkesin çok fazla seçeneği var ve yarın başka bir ortamda başka birinden etkilenebileceğini biliyor.
Of içim karardı.
Bu senaryodan devam etmeliyim.
Senaryoyu değiştiriyorum. Bakın şimdi çok iyi bir senaryoda düşünüyorum.
Birinden hoşlanıyorsunuz, o da sizden hoşlanıyor.
Her şeyin söylenmesine gerek yok, buna katılmıyorum.
Herkes ilanı aşk etmesin direkt, buna okeyiz.
Ama karşılıklı bir etkileşim varsa, bu etkileşim iki tarafça kabul edilip, düzenli bir iletişime döndüyse, birlikte vakit geçiriyorsanız, flörtten ilişkiye doğru gidersiniz değil mi?
Bunun akışı budur. Bu arada farkındaysanız, çıkma teklifindeki, hoşlanmadan çıkmaya, direkt geçişin arasına flört evresi girdi zaten.
Bunu hepimiz kabul ettik.
Şimdi her şeyin yolunda olduğu bir durumda bu flört de ilişkiye döner.
Ama dönmüyor. Ne oluyor biliyor musunuz?
Stationship. Bu terimi belki hiç duymadınız ama yaşadığınıza eminim.
Şimdi şöyle düşünün.
Biriyle ilişkide gibisinizdir.
Adı konmamıştır.
Çünkü süreklilik yoktur.
Böyle bir belirsizlik, bir taahhütsüzlük vardır.
Kimse kimseye bir şey taahhüt etmez.
Ne bileyim, iki ay sonraki konsere bilet alamazsınız mesela.
Çünkü o zaman sürecek mi sürmeyecek mi bilmiyorsunuzdur.
Planlar genelde spontane olur.
Birbirinin hayatına çok dahil olmazsın.
Ama varsındır da.
Böyle tam biz şimdi neyiz sorusunu iliklerinize kadar hissettiğiniz aptal ötesi aptal bir şeyin içindesinizdir.
Ama biz şimdi neyiz de diyemezsiniz.
Çünkü toplumda bu soru kezbanlık olarak tanımlanır.
Halbuki kezbanlık falan değil.
Ben ne yaşadığımı bilmek istiyorum.
Ben sınırlarımı, içinde olduğum şeyin sınırlarını öğrenmek istiyorum.
Karşımdakinin düşünce akışını merak ediyorum.
Hislerini merak ediyorum.
İkimiz de insanız sonuçta.
Bunlar çok insani meraklar ve duygular.
Bakın şimdi hep erkeklere gömüyor gibi olacağım yine.
Ama bence bu situationship'in sebebi...
Genelde erkekler oluyor. İlişkide olasılığı yok ama iyi vakit geçiriyorlar.
Sorumluluk almak da istemiyorlar.
O yüzden flörtü rölantide tutuyorlar.
Bazen bu süreç o kadar uzuyor ki.
TikTok'ta 4-5 aylık situationship anıları görüyorum ya.
Bir de bazı erkekler var.
TikTok'ta yine. İşte çıkma teklifi geri gelsin.
Kızla neyiz anlamıyorum ben falan diyor.
Ya çıkma teklifini de mi biz getirelim ya?
Siz kaldırdınız zaten.
Bu ince ince hiç çaktırmadan çıkma tekfi edip datelemeyi, sonra akışında sevgili olmayı, erkek tarikatları kaldırmadı mı?
Şimdi geri getirin diyorlar.
Yani nasıl çıkma tekfi edebilirim ki ben sana?
Sandalyeni de çekeyim istiyorsan.
Neyse çıkma tekfi geri gelir mi bilmiyorum.
Bunun geri gelmesi flor taşımasını es geçip hoşlanan kişiyle direkt sevgili olmaya falan gidebilir.
Ki bu bana da korkunç geldi şu an.
Ama en azından storyden yürümeyi, bahaneler aramayı falan bırakıp, Biraz daha net ve biraz daha direkt olabilir herkes ya.
Kız senden hoşlanmıyorsa, of hep hetero ilişkilerden örnek veriyorum bu arada.
Profile gökkuşağı yüklenmedi henüz.
Herkes kendisine göre uyarlasın.
Ben biraz daha yaşım büyük ve geri kafalı kalıyorum galiba.
Kadın erkek olarak örnek vermeye alışığım.
Neyse kız senden hoşlanmıyorsa en fazla nazikçe reddeder zaten.
Senin günlerce storyden yürümen daha fazla zaman kaybı değil mi?
Bu sorumluluğu da alabilirsin diye düşünüyorum bu hayatta.
Reddetmek daha zor çünkü insan kendi kötü hissediyor.
Neyse dediğim gibi çıkma teklifini el birliğiyle geri getirebilir miyiz bilmiyorum.
Yani erkeklerin kadınlara çıkma teklifi etmesini.
Geçen bir post atmıştım bununla ilgili.
Birisi yorum yapmış. Evrenden detaylı dileyelim yanlış olmasını.
Erkeklerin kadınlara çıkma teklifi etmesi diye dileyelim falan demiş.
Haklı. Bu mevzu bir yana içinde size biz şimdi neyiz diye sorduran hiçbir ilişkide bulunmamalısınız bence.
Kadınlar ilişki kurmaya daha meyilli oldukları için daha hazır oluyorlar aşama atlamaya.
Ama burada önemli olan illa sevgili olmak değil biriyle.
Biraz seçici davranmak lazım.
Hani karşınızdaki buna okeyse de sadece hoşlanmak bir ilişkiye başlamak için yeterli bir şey değil.
Bir sürü insandan hoşlanabilirsiniz.
Kendi süzgecinizden geçirmelisiniz.
Hayatınıza herkesi almamalısınız.
Sadece size ilgi duyuyor diye o insanın hayatınızın merkezinde bir yerlere yerleşmesine müsaade etmemelisiniz.
Neyse bu derin bir mevzu.
Ama erkek sizi rölantide tutuyorsa o da emin değildir.
Veya gözü dışarıdadır.
Sizden emin olmayan, kapıyı sadece aralayan, sonuna kadar güzel, ferah bir şekilde açmayan biri için kendinizi yıpratmayın.
Elinizde bir screenshotla yani bir ekran görüntüsüyle arkadaşınızdan akıllanmak zorunda kaldığınız bir iletişim şeklini hak etmiyorsunuz.
Sonuna kadar açılan kapıları ve of gerçek bir drama queenim ama sonuna kadar açılan kapıları ve hoş geldinleri hak ediyorsunuz.
Ben Zeynep, Bilinç Akışı Podcast'ın çıtır bölümünün sonuna geldik.
Pazar günü yeni bölümde görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
