
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
3 yıllık ilişkiyi bi gecede silip atarsın da 3 günlük flörtü neden unutamazsın? İnsanları stalklayarak ilişkinizi bozuyorsunuz... Zeigarnik etkisini neden anlattım ben de bilmiyorum ama öyle işte hsdhsdh
favori kitaplarımın bazıları https://app.hb.biz/1QjFhPaGIdzf #reklam #ortaklık Instagram: zeynepkelesin
Apple podcastte puanla
Youtube için tıklayın
Tiktok için tıklayın
Twitter için tıklayın
İletişim için: info.bilincakisipodcast@gmail.com
Transkript
3 yıllık ilişkiyi tek gece desiler atarsın da 3 günlük flörtü neden bitiremezsin?
Ben Zeynep. Hepimizin Bilinç Akışı'na hoş geldiniz.
Üniversitedeyken bir erkek arkadaşım vardı ve çok seviyordum onu.
Muhtemelen hayatımda bir daha kimseyi o kadar sevemeyeceğim veya o zamanki gençliğin verdiği o duygularla ben öyle sanıyordum.
Bir dönem ayrılmıştık ve ben çok üzülüyordum tamam mı?
Ama bunu aşmam gerekiyordu artık.
Yani aklım almıyordu. Diyordum ki neden bir türlü kafamdan atamıyorum ya?
Hani bu mümkün değil çünkü.
Mantık olarak bunu anlamaya çalışıyordum.
Bir gün şöyle bir araştırdım.
Yarım kalan şeyler nasıl unutulur?
Buna bakarken bir psikoloğun Zayi Garnak etkisi adını koydu.
Bir araştırmaya denk geldim.
Yani şeyi hayal edebiliyor musunuz?
Evde aşk acısı çeken genç bir kız böyle literatürü falan tarıyor.
Ya öyle değil tabii ki. Sadece google'lıyorum işte.
Zayi Garnak etkisi beynin yarım kalan şeyleri hafızada tutmasını anlatıyor.
1920'lerde bir psikolog Buluma Zayi Garnak gibi bir şeydi adı.
Viyana'da psikolog arkadaşlarıyla yemeğe gidiyor bir restorana.
Bunlara bakan garson masadaki herkes...
Sonra fark ediyorlar ki garson tüm siparişleri doğru şekilde getirmiş.
Kimden ne sipariş aldıysa onun yemeğini doğru bir şekilde masaya koymuş, o kişinin önüne koymuş.
Yemekler hazırlanıp müşterilere verildikten sonra garsonu soruyorlar kim ne istemişti diye.
Garson karıştırıyor böyle hatırlamıyor.
Nasıl oluyor bilmiyorum ama hep böyle hikayelerden çıkıyor bu tarz araştırmalar.
Bu psikolog da Zayi Garnak.
Zayi Garnak etkisi diye bir şey keşfediyor.
Şimdi bu ne? Zihnin açık kalan, yarım bırakılan işleri kapatmaya çalıştığını, tamamlanmamış şeylerin bu yüzden beynin içinde dönüp durduğunu anlatıyor aslında.
O garson da bu yemek siparişlerini teslim edene kadar tüm siparişleri doğru bir şekilde hatırlıyor.
Ama teslim ettiği anda yani görevini tamamladığı anda Her şeyi unutuyor, hafızasından siliyor.
Benim de o dönem ilişkim daha böyle hani 3 aylıkken falan bitmişti.
Hiç beklemediğim bir anda bitmişti.
Çat diye ayrılmıştık, çok üzülmüştüm.
Mesela düşünüyorum sonra tekrar barıştık ve o insan benim hayatımda ayrılsak da çok uzun yıllar yer etti.
Ama kafamda çoktan bitmişti.
Bir daha onunla ilgili hiçbir konuda o zamanki kadar umursamadım onu.
Çünkü... O yıllar içinde onu tanıdım.
Acaba şu olsa nasıl olurdu?
Acaba böyle denesek olur muydu gibi tüm ihtimalleri tükettim.
Bu ihtimalleri tüketip hiçbir versiyonda ve hiçbir versiyonda olmadığını görünce...
O insanı beynim çok kolay bir şekilde silebildi.
O kadar şaşırmıştım ki ben onu unutabildiğimi ama bir gün böyle uyanmıştım ve artık hiç umurumda değildi.
O kadar iyi hatırlıyorum ki. Buna şaşırma sebebim de şuydu.
Ben hep böyle ilk seferdeki gibi kalacak sanıyordum.
Ama insan bazı acıları hayatta bir kez çekiyor.
Zaten sonra benzer şeyler yaşadığında başka insanlarda veya başka konularda hep şunu diyorsun.
Ya ben o zaman o insanı bile atlattım veya o olayı bile atlattım.
E bunu mu atlatamayacağım falan diyorsun.
Büyüdükçe bir şeylerin her zaman geçeceğini anlıyorsun.
Bu arada ondan şu ana kadar burada hiç bahsetmedim.
Hani düşünün o kadar silmişim, o kadar hiç içimde kalmayan bir insan.
3 yıl önce bir kere görüştüm.
Yani bir akşam 3 saat gördüm çocuğu bile anlattım mesela.
Kaç bölüm, 45 bölüm olduk.
Hala bu çocuktan ilk kez bahsediyorum.
Onda da yani bu çocuk için çekmedim şu anda.
Zayı Garnak etkisini anlatacaktım.
Bu akılıma geldim. Bu arada bir şey diyeyim mi?
2020'de neredeyse onunla evleniyordum.
İnanılmaz. Düşünsenize benim şu an evli bir insan olduğumu.
Ya muhtemelen ben burada olmazdım ve biz hiç tanışmazdık sizle.
Çok kötü. Her aklıma geldiğinde Allah'a böyle şükrediyorum.
Allah'ım diyorum iyi ki bu karardan döndürmüşsün.
İyi ki, iyi ki yani.
Şu anki halim ve gelecek potansiyellerimi düşününce o benim sadece 18 yaşında öylesine hani öylesine değil tabii ama 18 yaşında aşık olduğum bir insan yani.
Evet hayatımda önemli bir yeri var ve hep öyle kalacak hani his olarak.
Çünkü beraber büyüdük, birbirimize çok fazla şey kattık.
Hani benim hücrelerimde ondan izler vardır, öylesi.
Birbirimize böyle çok fazla entelektüel şey de kattık.
Hayatla ilgili şeyler de kattık.
Bir de başta arkadaştık.
O arkadaşlığımız da güzel bir dinamikteydi.
Ama 18 yaşındaki halimle şu anki halim aynı değil ki.
Ya onun da aynı değil.
O da beni istemezdi zaten.
Zaten birbirimizi istesek şu an birlikte olurduk.
Sanırım biriyle ciddi bir karar alırken yani sanırım değil kesinlikle bu böyle.
Ben bunu ileriki gelişmiş halimle hani daha iyi versiyonumla da sever miyim veya daha iyi versiyonlarımızdan beklentilerimiz aynı mı diye düşünmek lazım.
Vizyonlarımız, hayata bakışımız, hayattan beklentilerimiz aynı mı diye bir bakmak lazım.
Zaten bu yüzden erken evlenmek kötü bir şey.
Yani insan 20-25 yaşında seçtiği kişiyle 35 yaşına gelince uyuşamayabiliyor ki genelde böyle oluyor.
Neyse ki böyle bir hata yapmadık.
İkimiz için de eminim en iyisi olmuştur.
Allah yardım etti. Bu arada şimdi o evlenmiş biliyor musunuz?
Uzak diyarlarda evli barkım.
Ve eşi benim Instagram'a bakıyordu devamlı.
Şu an bakıyorum bilmiyorum. Artık takipçi sayısı arttığı için o aradan şeyleri seçemiyorum.
Ama çok kötü değil mi? Ben kızı tanımıyordum bu arada.
Haberdar dahi değildim.
Oversharing'e başladık yine.
Ama bir şekilde herkes her şeyi görüyor arkadaşlar.
Kendi yolunuza bakın. Ya insanları gerçekten stoklamayın.
Bir de bu hareketler bana artık çok kötü geliyor ya.
Böyle çok çiğ geliyor. Yen sen evlenmişsin veya birisiyle sevgilisin artık vakit geçmiş hani ne kocanın veya işte sevginin eski sevgilisine bakıyorsun ki?
Ne alaka abi? Kızın profili yani senin kocanı veya sevgilini şu anki sevgilini umursuyor gibi duruyor mu sence?
Bence bu bilmiyorum çok kötü.
Bir iki bölüm dinlese zaten anlar yani hiç onunla aynı frekansda olmadığımı.
Doğru İnsan dershanesinde de kadın diyor biliyor musunuz bunu?
Ya Doğru İnsan dershanesinde 50 ilk buluşma 9'da anlattım.
50 ilk buluşma 10'da da anlatacağım.
Çünkü çok şey dönüşler geldi hani devamını çek diye.
O bölümü dinlemenizi öneriyorum.
Bence kilit bilgiler var ilişkilere dair.
Neyse orada da kadın diyor ki ne ben eşimin geçmişini bilirim ne de o benimkini bilir diyor.
Yani bilirsen bakarsın diyor o kişiye.
E bakarsan da sen o kişiye baktığında...
ki sevgilisiyle kocan arasında bir enerji açığa çıkartırsın diyor.
Eğer böyle çok bakarsan bu konuyu çok takarsan.
İnsanları birbirinin aklına düşürürsün diyor.
Ki bakın gerçekten kadın bunu deyince ben fark ettim.
Bu çocuk benim hiç aklıma gelen bir insan değil artık.
Yani söylüyorum bakın ilk kez bahsediyorum 45 bölümdür.
Çünkü dediğim gibi yani biz her şeyi tükettik ve güzel bir şekilde kaldı benim aklımda sadece.
Hani aklıma kalma da öyle. Hayatımda olan bir insandı geçmişte.
İyi olsun mutlu olsun isterim her zaman ama o kadardı.
Neyse hiç aklıma gelmezdi.
Birkaç ay önce var ya kaç kez aklıma geldi.
İçime doğmuş resmen.
Sonra kızım bana baktığını gördüm.
O tesadüf yani. Hani aslında bilmiyordum.
Evlendiğini bile bilmiyordum. Evlendiği kişinin kim olduğunu falan zaten bilmiyordum.
Ama enerji diye bir şey var.
Ve bunu stoklayarak mahvetmeyin bence.
Ya aklıma geldi dedim sadece aklımdan geçti tabii ki.
Hani şey anlamda hiçbir anlamda gelmedi.
Ama yani düşürmeyin insanların aklına ne gerek var.
Ay bir şey diyeceğim bakın şimdi de şu aklıma geldi.
Ben geçen metroya bindim tamam.
Benim bu evimin buradaki metroda güya artık tüm metrolarda internet çekiyor.
Ya yıl olmuş 2025 benim evimin buradaki metro hattında internet çekmiyor.
Ya böyle bir saçmalık olabilir mi?
Bu internetin zaten bedava...
ve her yerde çekebilen bir şey olması gerekiyor artık ama neyse.
Sonra metroda uzun sürüyor ben de podcast dinleyecektim ama bir baktım hiçbirini indirmemişim.
Kendime kızdım sonra ya otomatik indirmeyi açtım metrodan çıkınca sevdiğim podcastlerde.
Siz de sevdiğiniz podcastleri otomatik indirmeyi açarak internet olan yerde kaydedip İnternet olmayan yerde sıkılmayabilirsiniz.
Mesela şey bilinç akışı podcast.
Neyse zayıganlık etkisi işte mesela duyarız ya böyle 10 yıllık ilişkiler bir günde biter.
İnsanlar sonra 3 aylık 6 aylık sevgilisiyle falan evlenir.
Ya çünkü 10 yılda her şeyi tüketiyorsun.
tüm ihtimalleri, tüm olabilecek tüm senaryoları tüketiyorsun.
O insana dair senin aklında yarım kalan hiçbir ihtimal kalmıyor.
Ama 2-3 günlük flörtün goslasın Allah!
Ya günlerce aklından çıkmıyor.
O flörtü kafanda yaşatıyorsun.
Yani acaba şöyle mi olurdu?
Acaba böyle mi olurdu?
Ona bir senaryo çiziyorsun ikinize ve kafandaki gibi güzel olacağını falan sanıyorsun.
Halbuki olmadıysa olmamalıdır.
Ama zihin bunu anlamıyor.
Neden? Çünkü zeyganak etkisiyle yarım kalan görevleri zihin devamlı kafada döndürüp duruyor.
Bu arada bu konu tabii ki tek flört olaylarıyla ilgili değil ama kadın şey diyor ilişki koçu bal.
Söylemeye utanıyorum ama geçen bölüm anlattım bakın gerçekten safsata değil çok mantıklı bir hesap.
Şey diyor işte mesela biriyle görüşmeye başladınız onunla böyle saatlerce oturup daha her gün görüşüp de gecelerce mesaj açmayın diyor.
Tam tersi en güzel yerinde böyle sakince bırakın mesaj açmayı diyor.
Ya da buluşunuz çok güzel geçiyor ya ben artık eve geçeyim falan deyip kalkın diyor.
İlk günler böyle çok uzun saatler geçirmeyin diyor.
Yine yapılmaması gereken her şeye tik atmışım şu ana kadar.
Neyse çünkü bu da zayı garnak etkisinden.
Ne kadar o his, o şey tamamlanmadan, o duygular en yüksekteyken bırakırsan o kadar tadı damağında kalır.
Karşı tarafında senin de ve bu daha güzel bir etki açığa çıkar.
Ki ben şimdi düşünüyorum mesela gerçekten hani daha şık bir hareket gibi geliyor bana.
Hani ilk günler böyle saatlerce görüşmek falan daha basit geliyor.
Ya da kendimi kandırıyorum bilmiyorum bir aşık olmama bakar.
Mesela 50 ilk buluşma 7'de anlattığım 3 yıl önce bir kez 3 saat görüştüğüm ama hala aklıma gelen o çocuk.
Ya onunla 3 kez daha görüşsem belki şu an adını bile hatırlamayacaktım.
Ama o kadar güzel bir buluşmaydı ve o kadar çat diye kesildi ki Zeyganek etkisi devam ediyor.
Umarım aydınlananlar olmuştur şu an.
Instagram bilinç.akşi.podcast Bana yazın aydınlandıysanız.
Yani şunu anlamıyorum ama böyle şeylerde.
Şimdi bu bir tespit.
Bunun çözümü ne? Tamam bazen bir şeyin sebebini bilmek mesela duygusal olarak yaşadığım şeyin.
Bilimsel sebebini bilmek, bilimselden kastım burada psikoloji, oradaki bilimsel sebebini bilmek bana iyi geliyor.
Diyorum ki oh ya bu benim aptal bir zaafım değilmiş.
Bu human design sebebiyle yani insanlık hali diyebileceğim bir durummuş.
Ama böyle psikolojik tespitlerin yok, araştırmaların yok, isim takılan etkilerin falan bir çözüm sunulmuyor ya.
Sadece bilgi edinmiş oluyoruz.
Bu arada artık bölüm sonu şarkılarımız geldi.
Telif nedeniyle kaldırıldığı için koyamıyordum biliyorsunuz.
Ama artık her bölüme tıkladığınızda o bölümde ben böyle eklentiler ekleyeceğim.
İşte şarkı olabilir, podcast önerisi olabilir falan.
Oraya tıklayarak bölüm sonu şarkılarını dinleyebileceksiniz.
Spotify'a böyle yeni bir özellik geldi ve ben çok mutlu oldum.
Biliyorsunuz bölüm sonu şarkılarını severiz.
Hangi platformda dinliyorsanız takip et butonuna basıp zili açmayı unutmayın lütfen.
Küserim. Artık 7 ay olmuş tam.
Vallahi küserim. Podcast'ta çarşamba ve pazar günleri.
Instagram'da her gün.
WhatsApp kanalında her an görüşüyoruz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
