
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu bölümde yaz dönemi kolaylıkla uygulayabileceğiniz, Ben Saati’nizi zenginleştirecek on aktiviteden bahsediyorum.
Transkript
Herkese merhaba, Ben Saati'ne.
Hoş geldiniz, ben Elif.
Şu an tam tatil sezonu.
Sosyal medyayı, televizyonu açtığınızda deniz, kum, güneş ve bunun tadını çıkaran insanları görüyoruz değil mi?
Yemek yaparken izlediğim iki dizi vardı.
Onlar da sezon sonu finali verdi.
Ben anca o zaman anladım insanlar tatil moduna girmiş bile.
Sizde ne var ne yok?
Bu yaz neler yapıyorsunuz?
Planlarınız neler? Tatile çıktınız mı?
Yıllık iznimi bekliyorsunuz?
Neler yapacaksınız?
Bence hazır kafamız rahatken bazı meselelerimiz varsa kendimizle ilgili tam da halletmek için güzel zamanlar.
Biz genelde bir şeyler bizi sıkıştırınca harekete geçmeyi ve sorunlarımızı o zaman çözmeyi seviyoruz.
Ama daha geniş zamanlarda daha kolaylıkla olabilir bunlar.
Çünkü kış dönemi gün kısa ve ister istemez yorgunlukla iş ve ev dışında pek bir şey yapamıyoruz.
Canımız da istemiyor zaten.
Ama yaz öyle değil ki.
İnsanın aslında kendini geliştirmesi, hayatına anlamlı rutinler eklemesi için çok güzel bir zaman dilimi.
Bunu Fethiye'ye gidiyorsa da yapabilir ya da yazlığına, köyüne, memleketine nereye giderse yapabilir insan.
Yaşamak bir halı dokumaya benzer der Soran Kigart.
Ben bu sözü çok severim.
Her gün yaptığımız küçük seçimlerle hayat halımızı dokuyoruz biz.
Tatil deyip ilmek atmayı bırakırsak bu halı neye benzer?
Alıp onu salonunuza koyar mısınız?
Dediğim gibi hazır yaz sezonu tatile gidin gitmeyin orası ayrı.
Ama ben size bugün bu yaz döneminde ben saatinizi zenginleştirecek bazı önerilerle geldim.
Bunlara geçmeden önce şu öneride bulunmak istiyorum.
Plan yapın arkadaşlar. Yani çalışma döneminde yapmamış olsanız bile bari tatil döneminde yapın.
Tatilim kısa zaten demeyin.
Oturun bir deftere yazın.
Tatilinizin süresine bağlı olarak günlük veya haftalık bir program oluşturun.
Yapmak istediklerinizi, görmek istediğiniz yerleri, dinlenme zamanlarınızı planlayın.
Tatilde mutlaka yapmak istediğiniz şeyleri önceliklendirin.
Belki spora başlayacaksınız, belki çok merak ettiğiniz bir eğitim var, izlemek istediğiniz bir video var.
Belki sabah rutini oluşturmak istiyorsunuz, farklı bir ülkeye seyahat edeceksiniz.
Hepsini not alın.
O limitli vakti sizin için önemli aktivitelerle değerlendirmiş olursunuz ve zamanınız daha bereketli olur.
Bu kadar uzun bir girişten sonra başlıyorum tavsiyelere.
Birinci olarak kendin yap projeleri üretebilirsiniz.
Tabii bunu sanat ve zanaatle yapabilirsiniz.
Yaratıcılığınızı ortaya çıkarmak için dediğim gibi yaz dönemi harika bir zaman bahçenizde veya balkonunuzda küçük bir alan yaratabilirsiniz kendinize.
Kendi bitki yetiştirme projenize başlayabilirsiniz.
Ahşap işleri yapabilir, eski mobilyaları yenileyebilir veya resim yaparak sanatsal yönünüzü keşfedebilirsiniz.
Hem zihinsel hem de fiziksel olarak meşgul olmak stres atmanın en güzel yollarından birisi arkadaşlar.
Bunu yapmak için de emekli albay olmaya gerek yok.
İnsanlar bağ bahçe işleri yapmak için emekli olmaya bekliyor.
İmkanınız el verdiğince bir şeyler yapılabilir.
Yani saksının içinde de olur.
Ya da şöyle yapabilirsiniz bu kendin yap projesi için diyorum.
Her gün farklı bir el işi deneyebilirsiniz.
Origami mesela, ahşap boyama ya da kendi takılarınızı tasarlama bunları örnek olarak verebilirim.
El becerilerinizi geliştirdikçe zihninizin nasıl rahatladığını fark edeceksiniz.
Ve buna ek olarak da tabii yaratıcılığınız da artacak.
Ben akrilik boyalarımı aldım.
Hani alçıdan, kilden bazı objeler yapacağım.
Onları sonra boyayacağım.
Hani evimde kendi yaptığım bu ürünleri sergilerim belki ya da birilerine hediye ederim diye düşünüyorum.
Yani zihniniz susmuyorsa, sürekli yoğun bir zihinsel faaliyetiniz varsa, biraz da kaygılı biriseniz bu tür el işleri çok iyi gelir.
İkinci olarak analog teknolojiye dönüş yani dijital detoks.
Her gün bir saatinizi tamamen analog bir şekilde geçirin.
Yani teknolojik cihazlardan uzaklaşın.
Sevdiğiniz insanlarla daha çok zaman geçirebilirsiniz.
Eminim internete girmek dışında yapacak daha güzel bir şeyler mutlaka bulursunuz.
Bakın tatilde hiçbir şey yapmasanız bile sadece sosyal medyadan uzak kalsanız ya da kısıtlama getirseniz bu bile size çok iyi gelir.
Farkındalık oluşması açısından...
Ben Saati'nin dijital detoks bölümünde dinleyebilirsiniz.
Orada bayağı bir uzun anlatmıştık.
Üçüncü olarak ben bunu çok seviyorum.
Self date yapabilirsiniz.
Yani kendinizde baş başa randevuya çıkın.
Burhan Altıntop gibi canım kendim ve ben diyor ya aynen öyle.
Telefona gömülmeyin ama dijital detoks ile bu bölümü birleştirebilirsiniz.
Kendinizde böyle keyifli zaman geçirebilirsiniz.
Artık canınız ne istiyorsa gidin onu yapın.
Dördüncü olarak yerel, kültür ve tarih gezileri yapabilirsiniz.
Yurt dışına gezilere gitmek, seyahat etmek herkesin şu an bütçesine uymuyor.
Ekonominin halini görüyoruz.
Bulunduğunuz bölgenin kültürünü ve tarihini keşfetmek için yerel müzeleri, tarihi alanları ve sanat galerilerini ziyaret edebilirsiniz arkadaşlar.
Festivaller varsa bunlara katılın.
El sanatları pazarları oluyor bazı illerde, ilçelerde.
Buraları gezebilirsiniz. Böylece hem yeni şeyler öğrenirsiniz hem de farklı kültürleri de görmüş olursunuz.
Bu yaz ben tatil planlamadım.
Biraz sürece bıraktım.
Sadece memleketime gideceğim İzmir'e.
Ama orada birçok müze var.
Farklı yerler var.
Devrim Erbil Müzesi'ne gitmeyi planlıyorum özellikle.
Devrim Erbil'e anlatmıştım size bir bölümde.
Eğer bir ilin ilçesinde oturuyorsanız otobüse dolmuşa atlayıp hani il merkezinde illaki sanatsal bir faaliyet vardır.
Bir müze, bir öğren yeri vardır yani.
Oraları gezmek de insana iyi gelir.
Kendi bütçenize göre çoluğunuzu çocuğunuzu alabilirsiniz yanınıza.
Güzel bir gezi rotası oluşturabilirsiniz.
Beşinci olarak dil öğrenme.
Yeni bir dil öğrenmeye...
Bu dönemde başlayabilirsiniz arkadaşlar.
Her gün belirli bir saatinizde bu yeni lisanı öğrenmeye ayırabilirsiniz.
Dil öğrenmek beyninizi aktif tutmanın yeni kültürleri keşfetmenin de harika bir yoludur.
Bunun için kış yani en yoğun dönemi beklemeyin.
Zaten dil öğrenmede sistem oturtmak önemlidir.
Yani bunu da bir yabancı dil öğretmeni olarak söylüyorum.
En azından rahat bir dönemde başlarsanız, bu sistemi oturtursanız, kış sezonunda bu rutini, sistemi devam ettirmek...
Daha kolay olur. 30 dakikayla başlayın mesela her gün.
6 ayda bir dilde iyi bir noktaya gelinir.
Şu an beni bir öğrenci dinliyorsa yaklaşık 3 ay tatiliniz var değil mi?
Bunun için yaz dönemi muhteşem bir zamanlama.
Oturun öğrenmeye başlayın.
Altıncı olarak çok basit bir şey söyleyeceğim size.
Elif benim cidden yazın bile vaktim yok diyorsanız.
Tamam size masraf çıkarmayacak ve çok da zaman almayacak bir etkinlik söyleyeceğim şimdi.
Kitap okuma maratonuna sokun kendinize.
Bir saatlik bir kitap maratonu başlatın.
Her gün bu sürede belirli bir kitabı okuyun arkadaşlar.
Kitabınızı seçerken farklı türleri denemekten çekinmeyin.
Bilim kurgu, biyografi, tarih her tür size yeni ufuklar açacaktır.
Bunu bir test olarak düşünebilirsiniz.
Eğer kitap okumayı sevmiyorsanız.
Belki kitap okumayı değil roman okumayı sevmiyorsunuzdur ya da biyografi okumayı seviyorsunuzdur.
Her gün farklı tarzda bir şeyler okuyarak kendinizin nasıl bir okur olduğunu eğilimlerinizi keşfedebilirsiniz.
Felsefe konuları düşündüğünüzden daha çok ilginizi çekebilir ya da tarihi kitaplar da belki hoşunuza gidebilir.
Kitaplar pahalı diyenler var biliyorum.
Kütüphanede her türlü kitap vardır ödün çalabilirsiniz.
İnsanlar kütüphanenin varlığını unuttular.
Ben de buradan hatırlatayım.
Yedinci olarak günlük tutun arkadaşlar.
Ama bu sıradan bir günlük tutma değil.
Onu da yapabilirsiniz. Ama ben size farklı bir günlük tutmadan bahsedeceğim.
Bunu iki şekilde yapabilirsiniz.
Hangisi hoşunuza gidiyorsa.
Doğa günlüğü tutabilirsiniz.
Günün bir saatini doğada geçirin.
Bu süre boyunca doğadaki sesleri dinleyebilirsiniz.
Kuşların, rüzgarın sesini dinleyebilirsiniz.
Tabi İstanbul'un sahil kenarında yapıyorsanız bu olayı korna seslerini de dinleyeceksiniz mecburen.
Eğer doğada kendinizi ve doğayı dinleme fırsatı bulursanız mutlaka ardından küçük bir defter alın yanınıza günlük de tutun derim.
Hislerinizi, kafanızdan geçenleri, canınız ne isterse yazın.
Böyle zamanlarda insana çok ilham gelir.
Belki işle ilgili birkaç parlak fikir bulacaksınız.
Belki bir sorununuz, probleminizin çözümü aklınıza gelecek.
İkinci olarak günlük tutmak için verdiğim tavsiyeye geri dönersek ikinci tavsiyem de görsel günlük tutabilirsiniz.
Ben bunu çok seviyorum. Bir kamerayı da telefonunuzda alıp her gün günün belirli saatinde çevrenizdeki İlginç, güzel veya anlamlı bulduğunuz şeylerin fotoğraflarını çekebilirsiniz.
Bu fotoğrafları bir albümde toplayarak tatilinizin görsel bir günlüğünü oluşturabilirsiniz.
Bunu şükür egzersiziyle de birleştirin arkadaşlar.
Öyle de çok güzel oluyor. Size iyi hissettiren küçük anları, şükür ve minnettarlık hisleri uyandıran o küçük anları fotoğraflayabilirsiniz.
Bir araştırma yapılıyor.
Depresyon hastası bir kadın bir sene boyunca görsel günlük tutmuş ve ilaçsız olarak bu rahatsızlığı yenmiş.
Yani deli gibi fotoğraf çekin demiyorum.
Bir pozu 500 kere çekmeyin.
Her gün hoşunuza giden bir şeyi bir anı fotoğrafını çekerek dondurun.
Sekizinci olarak meditatif yürüyüşler yapabilirsiniz.
Her adımınızda nefesinize odaklanıp ayaklarınızın yere nasıl bastığını hissederek Yürüyebilirsiniz.
Bu yürüyüşler sırasında yine doğanın seslerine kulak verip kendinizi anda kalmaya da odaklayabilirsiniz.
Kış dönemi bana hep sosyal medyada yazıyor dinleyenlerim.
Ben yürüyüş yapmak istiyorum ama vakit bulamıyorum.
Bu dönem yani yaz dönemi sabah bir saat erken kalkabilirsiniz.
Gün erken doğuyor.
O yüzden problem olmayacaktır.
Evinize yakın bir parkta ortalık sakinken yürüyüş yapın arkadaşlar.
Hem de bir rutin oluşmuş olur.
Kış dönemi bunu devam ettirmek size daha kolay gelecektir.
Dokuzuncu olarak da su sporları.
Suyun enerjisi ve onun o serinliği insana çok iyi geliyor değil mi?
Denizde gidilemiyorsa havuzda olur.
Eğer imkan varsa deniz kıyısındaysanız ve kendinize güveniyorsanız biraz da sörf yapmayı öğrenebilirsiniz.
Kano turuna çıkabilirsiniz.
Göl kenarında vakit geçiriyorsanız o zaman da kürek çekilebilir veya su bisikleti.
Kiralayabilirsiniz. Su sporları bedeninizi çalıştırırken ruhunuz da yenileyecektir.
Yüzme bilmiyorsanız tam da suyla buluşma zamanı.
Ders alabilirsiniz bu dönemde.
En azından o korkuyu yenmek için bir şeyler yapılabilir.
Hiçbir şey yapamıyorsanız da hazır denize gittiniz.
Oturun kumlara, ayaklarınızı denize sokun, güneşlenin.
Kışın D vitamini hepimize lazım değil mi?
Kafanızı dinleyin. Ben yüzmeyi yeni öğrendim ama henüz o korkuyu atlatamadım.
Markete şey gelmiş deniz makarnası gelmiş.
Dedim ben bunu alayım.
Belki denize falan gidersem İzmirliyim sonuçta illa bir su birikintisi bulurum.
Makarnayla takılırım öyle çocuklar gibi.
Onuncu ve son maddemizde gönüllü saat uygulaması yapmamız arkadaşlar.
Bir saatinizi gönüllü çalışmalara ayırabilirsiniz.
Çevrenizdeki yerel yardım kuruluşlarıyla iletişime geçip ihtiyaç sahiplerine yardımcı olabilirsiniz.
Bu hem topluma katkıda bulunmanın hem de Kendimizi iyi hissetmenin de harika bir yolu.
Uzun yaşayan insanları anlatmıştım size bir bölümde.
Mavi bölgeler var dünyada.
En uzun yaşayan insanlar o bölgelerde yaşıyor.
Ve oradaki insanlar neler yapıyorlar farklı olarak diye bakıyorlar onların aktivitelerine.
Oradaki insanlar gönüllü faaliyetlerde de bulunuyor.
Çünkü bu işe yarıyorum, faydalıyım hissi bize iyi geliyor.
İçeride bir şeyleri iyileştiriyor, besliyor, güçlendiriyor.
Zaten birine yardım etmek bence yani düşünmesi bile çok iyi gelen bir şey.
İlla uzakta bir yer aramaya gerek yok, insanları aramaya gerek yok.
Hepimizin anneannesi, babaannesi, nenesi hayattaysa varsa böyle bir büyüğü onunla zaman geçirmek de olur.
Ben anneanneme kısa hikayeler okurdum geçmişte.
Ya da o aile büyüğü rahatsızsa onu doktora götürmek olabilir, yürüyemiyorsa arabayla biraz gezdirmek olabilir.
Onun ihtiyaçlarını marketten alıp götürmek bile bunlar çok güzel.
Aile içinde olmasına gerek yok.
Böyle bir aile üyemiz yoksa, büyüğümüz yoksa her şehirde huzur evi var.
Ya da her mahallede illaki yaşlı, yardıma ihtiyacı olan insanlar, canlılar var.
Hani kedi, köpekleri, kuşları unutmayalım.
Onlara da yardım edebiliriz.
Bu saydıkların belki bilinen ve ilginç olmayan şeyler olarak gelebilir kulağınıza.
Ama bilinip de pek düzenli yapılmayan şeyler bunlar.
Bu sene bir değişiklik yapıp bu saydıklarından birini veya birkaçını tatilinize ya da yaz döneminizde eklemeye ne dersiniz?
Çok sevgiler, selamlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
