
Nilgül Tavsel İle Bilinçli Nefes “Nasıl Nefes Alıyorsak Öyle Yaşıyoruz”
30 Eylül 2024 · 30 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu bölümde konuğumuz Uluslararası Nefes Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Temsilcisi Nilgül Tavsel.
Sevgili Nilgül Tavsel ile doğru nefes nedir, nefes alıp verirken diyaframımızı kullanmak neden çok önemli, günlük yaşamda doğru nefes alışkanlığımızı nasıl kaybediyoruz ve nasıl geri kazanabiliriz, tüm bu soruların cevaplarını ve dahasını ele alıyoruz.***
Instagram:
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba. Ben Saati'ne.
Hoş geldiniz. Ben Elif.
Bugün çok özel bir konuğum var.
Ben Saati'ne'nin tüm konukları çok özel ama bugünkü konuğum benim hayatımı güzelleştiren bir insan olduğu için benim için ekstra özel.
Kendisi Uluslararası Nefes Vakfı'nın yönetim kurulu üyesi ve Türkiye temsilcisi sevgili Niygül Tavsel hocam bizlerle birlikte.
Hocam hoş geldiniz. Hoş buldum Elif'ciğim.
Hoş buldum. Teşekkür ediyorum.
Nasılsınız? Çok iyiyim.
Çok teşekkür ederim. Sen de çok iyi görünüyorsun.
Çok teşekkürler. Bugün ayrıca da mutluyum.
Sizi uzun zamandır da görmemiştim.
Sesinizi de duymak iyi geldi.
Açıkçası nefes konuşacağız zaten bugün elbette bu program boyunca.
Ama önce sizinle nasıl tanıştık?
Bunun bir hikayesini kısacık anlatmak istiyorum.
Yaklaşık 4 sene önce pandeminin sonlarına doğru bende çok şiddetli baş ağrıları, migren atakları oluyordu.
Ve artık ilaçlar da fayda etmiyordu.
Bende bir arayıştaydım.
Yani ne iyi gelir. diye.
Sonra nefes terapisinin iyi geldiğini duymuştum ve hemen Google'da aradım.
Bu işin uzmanı kimdir, nedir, nerede yapılır diye.
Karşıma siz çıktınız ve oradaki telefon numarasını aradığımda Gaya Bütünsel Yaşam Merkezi'nde sizinle Hemen bir randevu oluşturduk ve akabinde de 5 adet nefes seansı
aldım sizden. Gerçekten çok dönüştürücü, harika bir deneyim oldu benim için.
Ve o günden sonra zaten hem hocam oldunuz hem de dostluğumuz bu şekilde devam etti.
Çok şükür diyelim. Hocam hemen başlayalım o halde.
Yani biz zaten doğar doğmaz nefes almaya başlıyoruz.
Ölünceye kadar...
Ne oluyor da yani bir sıkıntı oluyor, nefesimizde bir error, hata veriyoruz ve birçok hastalık da akabinde ortaya çıkıyor.
Doğru nefes nedir?
Aynı zamanda bunu da sizden öğrenmek istiyorum.
Önce nedir bu nefes olayı?
Sizden bir öğrenelim. Tabii.
Şimdi aslında ilk doğduğumuz anda genelde en doğru nefesi alıyoruz.
Bebeklere baktığımız zaman diyakramlarına kullandıklarına, karımlarına şişibildiklerine görülüyoruz.
Yani şeyler, kediler, köpekler onlarda doğru nefes alıyorlar, hayvanlarda.
Ama biz zaman içinde nefesimizi kaybetmeye başlıyoruz.
Yani doğru alma konusunu bozulmaya başlıyor.
Ne oluyor? Bu ismi çok güzel bir soru.
Ne oluyor? Yaşamın içinde bizim hoşumuza gitmeyen bir şeylerle karşılaşıyoruz.
bizi korkutan, bizi endişe veren, bizi kaygı veren bir şeylerle karşılaştığımızda ne yapıyoruz?
Bir korku filmini de seyrederken ne yapıyoruz?
Tutuyoruz kendimizi, nefesimizi.
Yani orada karşıdan bir şey geliyor ve o gelen şey benim hoşuma gitmiyor, canına yapıyor.
O zaman ne yapıyorum?
Nefesimi tutarak onu donduruyorum.
Yapıyorum ve onu bir şekilde sistemde bastırıyorum.
Yani o bizim hep çok konuştuğumuz bilim çaldı, bilim çaldı.
Bilinçaltı bastırmaları zaten bu şekilde oluyor.
Nefesinle oradaki o enerjiyi bastırmak ve bilinçaltıma ya da şu anki bile bilinç dışına onları bastırarak orada blokajlar
oluşturuyor. Bu blokajlar tabii ki olumsuz, bana hizmet etmeyen blokajlar.
Bu da zaman içinde eğer hani yaşamda çok fazla...
bastırmalara maruz kaldıysam bu benim enerji bedenim.
Herkes hep bir enerji.
Enerji bedenimde o olumsuz baskıların oluşturduğu o blokajlar, tıkanmalar hastalıklara neden oluyor.
Çünkü tüm hastalıklar ilk önce enerji bedende oluyor.
İlk önce o enerji kanallarındaki bütün hastalıkların başı stresleri onlar.
Meridyen denilen bizim enerji kanallarımız var bedenimizde.
İşte orada bazı noktalar var, akupunktur noktaları gibi.
Ya da enerji kapıları, çakralar var bedende.
Bunlar görünen şeyler değil ama özel enerji fotoğrafları çeken makinelerle çok kolaylıkla tespit edilebilen şeyler, kirli yan fotoğraflarıyla.
Şimdi oradaki tıkanmalar maddeselleşiyor.
Böbrek taşı oluyor, tınar oluyor, yani her şey.
zaman içinde bizi hasta ediyor.
Bu nefes teknikleri de bilinçli, bağlantılı nefes dediğimiz.
Bu nefes teknikleri de o içeride biriken bilinç altındaki duygusal çöp diyorum ben onlara.
O enerji blokajlarımın temizlenmesine neden oluyor.
Yani dışarıda günlük nefes almadan farkı ne?
özel bir teknikle nefes alıyoruz.
Bu özel teknikle nefes aldığımızda yüksek frekanslı bir enerji alımı yaratıyoruz.
O yarattığımız yüksek frekanslı enerjide sistemimizde bastırdığımız tüm o düşük frekanslı enerjilerin o yüksek frekansa doğru çıkmasını, yükselmesini
sağlıyor ve bizi seans sonunda yavaş yavaş tabii hani ilk bir seansda hepsini çıkarmak mümkün değil ama Kendi içinde bir önceliği var sistemin bilinçaltının.
Neyin çıkmasına ihtiyaç varsa ya da o zaman neye ihtiyacımız varsa yavaş yavaş onları temizliyoruz.
Onları temizlememiz bize ne sağlıyor?
Bu nefes çalışmaları yapmanın aslında üç tane faydası var temel.
Birincisi fiziksel bedenimizdeki faydası.
Çünkü bu bahsettiğimiz bu blokajlar zaman içinde nefesimizi kısıtlıyor.
Nefesi, doğru nefesi, en başta söylediğimiz şey tam kapasiteyle doğru bir şekilde nefes almamıza engelleyebilir.
Bu nasıl olabilir?
Bu sadece akciğerimin üst kısmını kullanarak nefes alıyor olabilirim.
Yani göğüs nefesi kullanıyor olabilirim.
Karın bölgemi bir şekilde kapatmış, bloke etmiş olabilirim.
Bunların hepsinin tabii anlamları da var.
Nasıl nefes alıyorsak öyle yaşıyoruz.
Yani sorun sistemin nefes alma bölgenin hangi kısmını kapatıyorsam yaşamda da o kısmı kapatıyorum aslında.
Yani onunla bağlantılı.
Diyaframıma nefes eğer üst kısmını kullanıyorsam diyafram nefesi kullanmıyorum.
Yani diyafram çok önemli nefes için en temel kas.
Eğer diyaframınızı kullanmıyorsak Diyafram akciğere bağlı, böyle paraşüt şeklinde, akciğerimizin altında paraşüt şeklinde bir kas.
Akciğerime full kapasite doldurduğun zaman onu ittiriyor akciğer dolduğu için.
Onu ittiriyor, o da karın bölgesini itiyor.
Karın bölgesini ittiği için orada çok önemli organlar var.
Onları bir şekilde ilk önce masaj yapıyor.
İkincisi de o yer bulamadığı için ne yapıyor?
Dışarıya doğru açılıyor.
Yani karnımız şişip iniyor.
Eğer diyakramımızı doğru kullanıyorsak karnımızın şişip indiğini görüyoruz.
Bu çok sağlıklı bir şey.
Bir, full kapasiteyle tam böyle dolu dolu nefes almış oluyorum.
İkincisi, diyakramın çalışması karnımın altındaki o çok özel organlara bir masaj yapmak oluyor ve onlara daha sağlıklı çalışmalarını sağlıyor.
İkincisi... Lerv sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için diyaframının çalışıyor olması lazım.
Lerv kanalları var.
Lerv sisteminin kalp gibi, hani nasıl kan damarlarının pompası kalptir.
O çalıştığı zaman kanta, ayak parmak ucunuza kadar gidebilir.
Lerv sisteminin böyle bir pompası yok.
Onun pompası diyafram.
Eğer diyaframınızı kullanmıyorsak...
Lev sistemimizi yani toksin atma becerimizi çok kısıtlamış oluyoruz.
Yani diyakram nefesi lev sistemini 1'e 15 kat daha fazla arttırdığını zaten bilim adamları, lev feloplar bize söylüyor.
Sağlıklı ve doğru nefes almanın pek çok faydası var.
Birincisi tabii nefesimizde ne alıyoruz?
Oksijen alıyoruz. Oksijeni ne yapıyoruz?
Bedenimizin temel yapısı olan hücrelerin yakıtı olarak kullanıyoruz.
Yani hücre kendini var edebilmesi, niçin bedenimde varsa o metabolizmayı çalıştırabilmesi için enerjiye ihtiyacı var.
Bunu da oksijenden alıyor. Çoğalabilmesi için oksijene ihtiyacı var.
Yani sistemimde ne kadar fazla oksijen varsa, sağlıklı oksijen varsa, tüm beden olarak çok daha sağlıklıyım.
Ve sisteme giren...
Oksijenin yani enerjinin beşte birini yani yüzde yirmisini beyin kullanıyor.
Çünkü zihinsel aktiviteler için çok fazla enerji var.
Eğer yeteri kadar oksijen yoksa ne yapıyor?
Odaklanmada problem başlıyor.
En büyük problem. O yüzden de yaş aldıkça, yaşlandıkça sorunun yetmezliğine doğru gidiyoruz.
Çünkü içerideki sorunun sistemi, bütün kısıtlamalar daha fazla olmaya başlıyor.
O zaman da yaşlılarda çok şey yaptığımız hafıza problemleri, odaklanma problemleri ortaya çıkıyor.
Yine nefesle ilgili yani bu da aslında.
Tabii. Eğer doğru nefes almaya devam edebilirsek ki bu yaptığımız seanslar, bu çalışmalar nefesimizi açık ve sağlıklı tutuyor.
Bunu devam edersek o zaman az nefes almanın verdiği hiçbir sorun mu?
Karşılaşmayız. Birincisi fiziksel ve bununla ilgili çok uzun konuşabiliriz.
Seminerlerimizde daha da uzun uzun konuşuyoruz.
İkinci faydası, ikinci şeyde duygusal ve zihinsel seviyede bize fayda sağlıyor.
Ne demek istiyorum?
İşte hoşumuza gitmeyen bir şeyleri bastırıyoruz dedi.
Yani içimizde korkular, acılar.
Kırgınlıklar, üzüntüler hepsi içeride bir şekilde yaşamda bastırmış oluyoruz.
Zaten o yüzden de sonuçlarımızda problem başlıyor.
Ama bu nefes seansları yaparak biz bunları temizleyerek bunların sistemden çıkıp gitmesini ve bunlardan özgürleşmeye başladığımızda o zaman bu
olumsuz duygular gidiyor yerine daha frekansı yüksek.
uçuş uçuş duygular dediğimden sevgi, huzur, coşku gibi duygular geliyor.
Yani bir çocuk nasıl biz çocukken çok daha coşkulu, doğal değil mi?
Evet, evet.
Hafif. Yaşam içinde bir sürü bir şeyler yaşayınca o bana bunu yaptı, bu böyle yaptı, şu şöyle oldu deyip kendime her şeyi sınırlayıp, zırhımı çekip orada kalıyorum.
Yaşıyor muyum? Yaşıyorum. Ama birazcık robot gibi yaşıyorum.
Biraz mutsuz ve coşkusuz yaşıyorum.
Çok hayat coşkusu olmadan.
Bunun böyle olmasına gerekiyor.
Yani içerideki yıllar içinde ve çoğu benim farkımda olmadan 0-6 yaş içinde aslında oluşan bu blokajları bu bilinçli nefes seanslarıyla,
çalışmalarıyla temizleyip yeniden o doğal, o coşkulu, nefesimin en verimli bir şekilde aktığı hale dönüşebilirim.
Bu olduğu zaman da ne oluyor?
Üçüncü fayda seviyesine geçiyoruz.
O da manevi ya da spiritual seviyede dediğimiz şey.
O da aslında işte bu ikinci olumsuzluklarla yaşayıp da kendimi diğerlerinden ayrıştığım halden, ayrıştırdığım halden ben
ve diğerleri, herkes bana zarar veriyor, insanlar güvenmiyor.
Yaşam güvenli değil.
Yani bu kadar çok neden var ki nefesimi kapatmak için?
Bütün kalbimi kırdı.
Birisi gönlümü kırdı.
Başka büyük kayıplar yaşadım.
Hani bilmiyorum. Yaşadığım her şey bir şekilde kalbimi kapatıyor.
Kalbimi kapattığımda eğer o enerjisi görüp o açılımı yapmazsam o kapalılık hali yaşamda da kapalı bir haline dönüşüyor.
O zaman mesela bu bir aşk olsun ya da arkadaşlık olsun.
Birisi geliyor bana ve benimle bir ilişki yaşamak istediğimi söylüyor ya da arkadaş dost olmak istediğimi söylüyor.
Ben yok yani ben bu filmi daha önce gördüm.
Bunların içine düşmeyeceğim, kalbimi açmayacağım, kırılmayacağım diyorum.
Mahalli ki oradaki o olumsuz enerji temizlense, ne olursa olsun ben bir...
Açsam kendimi o zaman ne oluyor?
Tabii ki yaşadıklarımın bilgisi bende var ama kalbim açık ve o yüzden yeniden bir şans vermiş oluyorum.
Peki şimdi bu kötü nefes alışverişimiz bir alışkanlığa dönüşüyor.
Şimdi siz az önce bahsettiğiniz o kötü duygular deyince benim aklıma kaygı ve korku geliyor.
Çünkü ben en çok bundan muzdariptim ve nefesimi tuttuğumu fark etmiştim geçmişte.
Korktuğumda hemen kendimi tutuyordum, nefes almıyordum.
Halbuki orada bilinçli olsaydım ya da farkındalığım yüksek olsaydı belki de ya da birileri bana öğretmiş olsaydı bilmiyorum, orada nefesimi tutmasam...
Belki o olayın içinden daha rahat geçeceğim.
Belki o travma ya da acı deneyim bende çok büyük bir iz bırakmayacak.
Aslında bu anlamda da hani sizin de fikirleriniz çok önemli.
Biz kendimizde hala...
Hazırda günlük hayatta bilinçli olarak nefesimizi yönetirsek birçok travma olmadan da o duyguları böyle hapsetmeden de keyifli bir şekilde yaşayabilir miyiz?
Yoksa hani insanoğlu unutur mu?
Nefes almayı yine unutur mu?
Yine aynı o kötü sarmala döner miyiz?
Alışkanlığa döner miyiz?
Şimdi bahsettiğim gibi o ilk kanıtlıklar 06'ymış.
Doğumuz. Hatta zayıfız.
Evet, evet. Belki hani disiplinli ebeveynlerimiz var.
Belki onlardan bile korkuyoruz.
Başka şeyler de. Belki çok bilinçli olmadığımız için hani bir şeylerden korkuyoruz ya da eş zamanlı bir şeyler de.
zannediyoruz. Belki korkulacak bir şey yok.
Ama biz onlara eşleşiyoruz.
O yüzden hep bizim işte nefes seanslarıyla sistem dendikten sonra artık nefes bir, nefes farklılığı oluyor.
İki, zaten gidiş bilim artık.
Neden korkmam gerektiğini biliyorum.
Bir şey canımı sıktı.
Sadece korktu değil. Bir şey canımı sıktı.
İzledim ve kapatıyorum kendimi.
O zaman Onun farkındalığıyla hemen nefes almaya devam ediyorum.
Yani oturup onu tutmuyorum.
Ben kendimde yapılıyorum.
Nefes diyorum. Yani bloke olmasına izin verdim.
Evet farkındalık çok önemli yani o anlamda.
Onu sistemimde tutmuyorum.
Ya da hemen zaten onu öğrendiğim için 3-5-20 dakikalık kendi kendime yapacağım nefeslerle.
ruh halimi hemen değiştirebiliyorum.
Yani bu bari öyle bir şey ki o duygunun içinde kaldığımız zaman konuşuyorsunuz ve onun bir parçası haline geliyorsunuz.
Ama nefes de onu canlandırır.
Onu içeri bastırmadığım zaman, onu kendime mal etmediğim, yapıştırmadığım zaman hemen çıkıyor.
Benim de bir sözüm vardı.
Bir şey ne kadar kötü olursa olsun her şeyin bir nefes yansır canı vardır.
Ah süper. Dışarıdaki olay değişmese bile benim onu algılama şeklim değiştiğinde, algım değiştiğinde artık
bana yapışmıyor.
Onu kişisel bir şey sanıyorum.
Yani zaten yaşamın amacı herkes için bu hayatta fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak dengede kalabilir.
Sağlığın temeli budur.
Yani fiziksel sağlık olmaz.
Hepsinin. Saca ayağı gibi beden, zihin, ruh bütünlerinde.
Bunun hepsinin dengeli bir şekilde olması.
Nefes bunun hepsini dengeleyebilen bir şeydir.
Beden'e bir şeyleri yapıştırmıyor.
Gerçekliğimi almıyor elimden.
Yani ben bir kolyemle olup pembe dünyada yaşamıyorum ama daha bilinçli ve daha yetişkinden olaylara bakmıyorum.
Bu çok iyi. Duyguları regüle etmeyi de öğretiyor aslında değil mi?
Yani şu an dürtüsellikten belki uzaklaşıyoruz.
Aynen o. Frontallab'ı geliştiriyor.
Bununla ilgili çalışmalar, araştırmalar var zaten.
Sürüngen beyinden çıkartıyor.
Bizi buraya getiriyor. Ve bizi ulusal şeyde de özümüzle bağlantıya geçirdiği için.
Gerçekten neyin önemli olduğunu, daha egomdan değil, sadece benden değil, bütünsel olarak olaylara bakmamı, bütünün faydası
için en hayırlısına bakmamı sağlıyor.
Bu da insan olmanın en önemli, yani olgun insan olmanın en temel özelliklerini sağlıyor.
Hocam bir de şöyle bir şey aklıma geliyor.
Çok fazla ekol ve nefes tekniği var.
Ve bir de işin uzmanı olmayanlar var.
Ben o dönem size ulaşmadan önce böyle birkaç isimle karşılaştım ama niyeyse içime sinmedi.
İyi ki de hani yapmamışım, görüşmemişim.
Bu konuda ne söylersiniz?
Neden bu kadar çok teknik var?
Ve gerçekten işin uzmanından bunu almak ne derece önemli?
Yoksa bir problem ortaya çıkabilir mi?
İşin uzmanı olmayanların herhangi bir seansına katıldığımızda neler olur?
Şimdi iki ayrı bir şey var burada.
Çok fazla teknik olması kötü bir şey değil.
Ben Dünya Nefes Vakfı'nın Dünya Nefes Vakfı'nı yönetebilirdim.
Dünya Nefes Vakfı ne?
Dünyadaki bütün nefes okullarının buluştuğu bir alan.
Ve her sene büyük bütün o nefes okulları toplanıyor.
Herkes geliyor ve herkes okuya atladığı için yani nefes metotlarını workshoplarını yapıyor.
Bu onları deneyimlemek çok güzel bir şey.
Nefes kadim bir şey.
Aslında binlerce yıldır insanın sağlık için, iyilik hali için, şifalandırmak için, aydınlanmak için kullanılmış.
Doğuda çıkmış ortaya ama her doğudaki şey gibi onlar kendi içinde böyle bir kutuda kapalı gidiyorken batılı gitmiş, ona almış, bir metodoloji eklemiş
ve o dünyaya paylaşmış.
Şimdi farklılıkla...
Farklı niyeti ve amacı olduğu için.
Yani mesela yogik nefesler var.
Yani orada nereden çıkıyor şeyler?
Hani nefes ya da yoga nereden çıkıyor?
Onların rahat meditasyon yapabilmeleri için o esneme yoga hareketlerini getiriyorlar.
Hem de preyanama dedikleri nefes tekniklerini getiriyorlar.
İşte diyor ki soğutan nefes.
Yani bedenin çok sıcak.
Soğutuyor. Isıtan nefes, stresi azaltan nefes, hoşgüyü veren nefes, uyutan nefes, ayırdıran nefes.
Bunlar o keyifli teknikler.
Teknikle ilgili tabii bazı teknikleri ben çok sağlıklı bulmuyorum.
Ama yani yine de teknik kendi içinde onların bir amaçları var.
Tekniklerde problem yok.
Problem. Hangi nefes ekolu olursa olsun eğer buna etik değerler.
veya hani doğru dürüst bir eğitimle ve araştırmayla iyi bir eğitimle işi aldıysa ve böyle veriyorsa o zaman problem yok.
Çünkü nefes çalışmaları direkt sağlık kalabalığı.
Eğer yeteri kadar orada deneyim, uzmanlık yoksa orada problem yok.
Bizim ülkemizdeki problem bizim ülkemiz her şeyi insanı çok çabuk tutuyor.
Çok çabuk moda yapıyor.
Çok çabuk sürü çıkartıyor.
Çok çabuk tutuyor. Yani mesela benim ekolümde bir nefes koçu olmak için o süreç, stajlar falan hepsi yaklaşık bir yıl süre.
Ben şu an dünya, profesyonel nefes çalışanları federasyonunun da bir üyesiyim.
Benim okulum da ona adı.
Şimdi o çok farklı bir şey.
Biz o dünya nefes baktığının içinde profesyonellizm diye bizim bir şeyimiz var.
Profesyonel yaklaşım nasıl olmalı danışanın?
Nefes çalışmalarına.
Bir okulun eğitim saati ne kadar olmalı?
Danışana ne kadar, nasıl yaklaşmalı?
Hani işin teorisi, pratiği nasıl olmalı?
Etik. En önemlisi etik kısmı.
Çünkü bu çalışmalar kişiyle çok birebir.
Çok özel, çok birebir.
Yani o özeli de tutmak lazım.
Bence bu iş çok ciddi.
O yüzden kişilerin bir şeylere başlamadan önce ama hıskanca nefes için demiyorum, her şey için bu konuyu çok iyi araştırmaları lazım.
Oradaki bu kişi ne zamandır oldu?
Ben 20 yıldır bu işin içindeyim.
20 yıldır tam zamanlı bu işi yapıyorum ve 20 yıldır ben hala bilmediğim, özellikle Dünya Nefes Vakfı'na gittiğim zaman diğer nefes okullarıyla, insanlarla, onların
kurucularıyla tanışıp onlarla paylaşımlar yaptığım zaman aslında belki bu beş yıl önce ne kadar çok şey bilmediğimi fark ediyorum.
Yani öğrenmenin yaşı yok, süresi yok.
Her daim yeniliklere açık.
Hani en son gittiğimde işte soğuk suda muza nefesi deneyimledim.
Yani bu başka bir deneyimdi.
Yani öğrenecek çok şey var.
Bence bunu yapmak istiyorsa etmez.
var. Bu konuyu araştırsınlar.
Daha ucuz diye gitmesinler.
Daha kısa diye gitmesinler.
Tuzaklar orada. Çünkü ben sonra çok üzülüyorum.
Bana geliyorlar. Ya Nergül Hocam işte biz gittik.
Şöyle böyle bu kadar da para verdik.
Bu kadar da zaman verdik.
Şöyle oldu. Böyle oldu.
Ama ne yapalım?
Şimdi onlar bitti.
Para da gitti. Zaman da gitti.
Başta o araştırma yapılsaydı doğru ellerde olabilirdi.
Yani arkadaşım gidiyor diye, daha yakınında diye, daha uygun diye değil.
Çünkü bu çok emek isteyen bir şey.
Ehil ellerler aslında.
Dediğim gibi ben profesyonel koçum aynı zamanda.
Ben enerji uzmanım aynı zamanda.
Ben de eki master'im aynı zamanda.
Bütün bunlarda da aynı şeyler geçiyor.
Yani şimdi koçlukta gidiyorsunuz, böyle senelerce koçluk eğitimleri alıyorsunuz.
Uzun uzun ne kadar, kaç saatler yapıyorsunuz.
Bir ünvan almak için.
Orada birisi dört günde seni koç yapıyor.
Bu bilmeyen için belki bilmiyor ama yani bu olmaz.
İnsan dört günde...
Mümkün değil.
Ya da NLP.
Yani dünya... Ben NLP'yi 2002'de falan 2003'te aldım Türkiye'ye ilk geldiği dönemler.
O zamanlar dünya NLP vakti...
şeyleri, sertifikaları onaylıyordu.
Sonra çok uzun süre Türkiye'deki hiçbir sertifikayı onaylamadı.
Çünkü Türkiye o kadar işin cevabını çıkardı ki hani benimkisi onaylı ama benden sonra galiba şimdi tekrar başlamışlar.
Hani emin olduğu için. Her şey de var bu.
Bir kıtlamak lazım, bir araştırmak lazım bence.
Bu uzmanlar nereden mezunlar bakmak lazım?
Sersifikalarına, okullarına, hocalarına?
Çünkü hiç de öyle basit bir uygulama değil.
Hani ben de deneyimlediğim için sizinle o seanslar gerçekten ağır geçiyordu.
Bazen böyle ağlamalı falan da geçiyordu, zor geçiyordu.
Yani orada emin ellerde olduğunu hissetmek gerçekten çok önemli diye düşünüyorum.
Peki hocam bölüm bitmeden çok güzel de sohbet ediyoruz.
Bize böyle küçücük bir uygulama yaptırabilir misiniz?
yayınlayamayız ama en azından hem tarif ederek hem burada birlikte yaparak küçük bir nefes çalışması yapsak sizinle.
Olur. Yani değişik nefes teknikleri var.
O teknikler yani var internette de var.
Hani onlar yapılabilir.
Nefesi falan dediği zaman kişiler bunları bulabilirler.
Ama ben benim nefesimin ana temelini oluşturan O bilinçli, bağlantılı nefesten bahsedeyim.
Bunu biz tabii daha farklı, daha derin yapıyoruz yaptığımız zaman.
Çünkü ne yapıyoruz? Bir nefes koşuyla birlikte yapıyoruz.
Ama kişi kendisi yapacaksa burnundan alıp burnundan vererek ve nefesi alacak ve hiç beklemeden nefesini hemen verecek.
Yani bağlantılı, bir dairesel nefes gibi yapacak.
Ve bunu belki bir 5 dakika yapabiliriz.
Çok önemli olan şey nefesimi verirken nefesimi üflemiyorum ve uzatmıyorum.
Hemen tekrar bağlıyorum onu.
Bunu yaptığım zaman bu bilinçli bağlandığı nefes bizi yüksek frekans seviyesine çıkartıyor.
O içerideki birikmiş enerjilerin çözülmesine neden oluyor.
Ve bizi sonunda rahatlatıyor.
Aslında bununla ilgili, aslında bunu çok güzel uygulatan birisinin kitabı var.
O kitapta da bunu hep izlediğinde çok güzel anlatıyor.
Onu verebilirim.
Michael Brown. Belki yazma şeyin varsa yazabilirsin de.
Michael Brown.
İngilizcesi present process.
Ama hani İngilizce onu öneririm ama İngilizce yoksa da varoluş süreci diye Türkçe'ye çevrildi.
Bu çok uzun anlatıyor.
Nefesin bizde neye yani o 0-6 yaş arasındaki bu çocukluk blokajları ve bizdeki etkileri ve sonra da böyle
bunun sonunda uygulama kısmı var.
Böyle hafta hafta 10 haftada hem uygulama cümleleriyle hem de günde 15'er dakikalık nefes çalışmaları ile birlikte bunun içinden geçiliyor.
Bence bunu yapsalar çok derin bir şey yapmış olurlar.
Bu kitap çok kıymetli bir kitap ve benim nefes koçum olabilmesi için kişilerin okuması ve okuması gereken kitaplardan bir tanesi.
Çok teşekkürler hocam.
Harika bir öneri oldu.
Bizim zaten konseptimiz Ben Saati yani insanların kendilerine özel zaman ayırabilmeleri.
Bu özel zamanlarda da bu kitap gayet güzel okunabilir ve uygulaması da yapılabilir.
Çok teşekkür ederim. Bugün burada konuğumuz olduğunuz için.
Hiçbir şey değil. Çok da faydasını görürler.
İnşallah bir dokunmuş ve fayda yaratmış olmuşuzdur diye düşünüyorum.
Bunu duymuş olmak bile ben 40 yaşında duydum.
Ne kadar erken duyarsak, ne kadar erken başlarsak o kadar faydalı.
Ben zaten burada sona eriyor.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
