
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Hayat kalitemizi yükseltmek için düzenli olarak topraklanmaya ihtiyacımız var. Bu bölümde topraklanmanın ve toprakla bağ kurmanın öneminden bahsediyorum.
---
Bölümde önerdiğim videolar:
https://www.youtube.com/watch?v=EcHEWH8Eh0Q
https://www.youtube.com/watch?v=7lWbSnY3YuQ&t=895s
---
Ben Saati Podcast Instagram:
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba, Ben Saati'ne.
Hoş geldiniz, ben Elif.
Geçen gün keşke bunu daha önce bilseydim dediğim yeni bir şey öğrendim arkadaşlar.
Daha doğrusu fark ettim.
Bunu sizinle paylaşmak istiyorum.
Son günlerde çok şiddetli baş ağrısı yaşıyordum.
Ne yaparsam yapayım geçiremedim ağrıyı.
İlaç da fayda etmedi.
Sonra nasıl oldu bilmiyorum ama topraklanma düşüncesi uyandı içimde.
Hemen bahçedeki bir avuç toprağa dokundum.
Yerler ıslaktı. Yanına duramadım tabii ki.
Sadece avuç içlerimle temas ettim.
İnanır mısınız 15 dakika sonra kuş gibi olmuştum.
Nasıl ya? Nasıl ya diye kendi kendime söylendim.
Çünkü kaç gündür ne uyuduğumdan ne yediğimden hiçbir şey anlamıyordum.
Boynum, omuzlarım ve başım sürekli gergindi ağrıdan ve dolayısıyla aşırı keyifsizdim.
Artık ilaç da almak istemiyordum çünkü bir sürü magnezyum ve ara kesici bile fayda etmemişti.
Evin içinde Evra K diye bağıracaktım.
Hani Arşimet hamamdayken suyun üstündeki sabundan, hamam kabının suda batışından bir şey keşfediyor, sıvıların dengesi kanunu buluyor ya.
Ve o heyecanla da hamamdan çıkıp evraka buldum buldum diye bağırarak koşuşturuyor.
Onun gibi ben de bu aydınlanmamın etkisi ve heyecanıyla buldum diye birkaç gün gezindim etrafta.
Abartma Elif demeyin.
Kaç gündür acı çekerken bu kadar basit bir şeyin bana şifa olmasının şaşkınlığını ve heyecanını atamadım hemen üzerimden.
Aslında topraklanmanın öneminden hep bahsedilir ama ben deneyimleyerek.
Gerçek anlamda anladım.
Göz ardı ettiğim bir bilgiymiş.
Bizim beynimiz, bedenimiz elektrikle çalışıyor.
Etten, deriden görünmese de sinyal kesilince tak gidiyoruz.
En ahmiyane tabir bu diyebilirim.
Üzerimizdeki elektrik ve ağır metal fazla olunca demek ki bedenimiz hata veriyor.
Ağrı, sancı, gerginlik olarak yansıyor bize.
Kelim Sabiha bana ne zaman dokunsa hemen böyle çıt çıt diye sesler geliyordu.
O da yavrum yazık kaçıyordu benden.
Anlamalıydım aslında üzerinde çok fazla elektrik yük olduğunu buradan.
Hani kazağınızı çıkarırken de olur ya böyle çıtır çıtır sesler çıkar.
İşte bunlar aslında bize birer sinyal.
Çok fazla elektrik yüklüyüz.
Günlük hayatımda da hani herkes gibi yaşıyorum.
Telefon, bilgisayar, ara sıra AVM ziyareti hepsi bu.
Belki bunlar modern dünyada fazla olmayan şeyler.
Yani bir yere kadar da gerekli ama eksik olan şey...
Topraktan uzak kalışımız.
Ben ki köyde büyüdüm.
Toprakla haşır neşirdim bir süre.
Ancak neredeyse 15 senedir şehirdeyim.
Kırsal'a uzakta yaşıyorum.
Şöyle bir geçmişe baktığımızda toprak medeniyetin beşiği olmuştur.
İlk insanlar elleriyle toprağa dokunarak yiyeceklerini yetiştirdi.
Barınaklarını inşa etti.
Ama sadece fiziksel bir bağ değildi bu.
Bir varoluş biçimiydi.
Yalın ayak işlerini yapıyorlardı.
Sonraları ayakları korumak için çeşitli ayakkabılar icat edildi.
1960'lı yıllara kadar olan yakın geçmişte ise gerçek deri ayakkabılar kullanılıyordu.
Bu ayakkabılar insanın toprakla temasını devam ettirdi ve topraklama yapılmasını sağladı.
Buraya kadar bir sıkıntı yok.
Ancak 1960'lardan sonra tüm dünyada farklı materyaller ve yüksek tabanlı ayakkabılar kullanılmaya başladı.
Bu da insanoğlunun bu doğal antioksidan etkiden faydalanmasını engelledi.
Şimdilerde hepimizin çeşit çeşit ayakkabıları var.
İyi, güzel, seviyoruz, giyiyoruz.
Zaten şehirdeyiz çoğumuz.
İlla ki ayakkabı giymemiz şart.
Ama topraktan bu denli uzak kalmak acaba bizim için iyi mi?
Bir düşünelim istedim.
Kaçımız her gün toprağa değiyor.
Lükse dönmedi mi bizim için bu?
Bahçeli ev almak, kiralamak kolay mı?
Yürüyüşe çıktığımızda kaç kez çıplak ayakla toprağa basıyoruz.
Benim aylar oldu neredeyse.
Geçen hafta ağrı kesici almak yerine topraklanınca hissettiğim o rahatlamayı size anlatamam.
Keşke daha önce fark etseydim diyorum.
Biraz üzüldüm açıkçası.
Doğanın iyileştirici gücünü hafife almışım, göz ardı etmişim.
Ama hemen ben saati aktivitesi olarak topraklanmayı kendim için önceliklendirdim ve rutinimi ekledim.
Peki topraklama tam olarak vücudumuzda nasıl gerçekleşiyor?
İngilizce'de iki tabir kullanılıyor.
Earthing, topraklanmak ve grounding, köklenme.
Bunlarla ilgili kitaplar yazılmış, bir sürü araştırma yapılmış, testler de yapılmış.
Ama tabii ki şu anda gündemde başka olaylar olduğu için bunlar insanlara fazla yansıtılmamış.
Çeşitli nedenlerle vücudumuzda serbest radikaller dediğimiz zararlı maddeler birikiyor.
İşte bu wifi'ler, telefonlar, akıllı olan her şey ve kutu gibi evlerde yaşamamız bunların sayesinde bir sürü zararlı madde birikiyor bizde.
Ve bu zararlı maddeler yani serbest radikaller kanserden damar tıkanıklığına kadar birçok hastalığa sebep olabiliyor.
İşte bu noktada topraklama devreye girerek bu serbest radikaller aracılığıyla vücutta bozulan dengeyi düzeltiyor.
Vücudumuzdaki ağır yükü emiyor.
Ayrıca enflamasyon dediğimiz bir illet var.
Yani kronik iltihaplanma.
Biliyorsunuz ki kronik iltihaplanma birçok hastalığa zemin hazırlıyor.
Yani kanserden tutun, diabete, alzheimer'a kadar.
Hepsinin kök sebebi enflamasyon.
Yani iltihaplanma.
Araştırmalar bize gösteriyor ki toprakla temas etmek birçok hastalığa zemin hazırladığını söylediğim bu enflamasyonu da azaltıyor.
Yani iltihaplanmayı çok ciddi şekilde azaltıyor.
Vücutta hücre bazında fayda sağlıyor.
Bu müthiş bir şey.
Neden doktorlar reçeteyi topraklanmayı da eklemiyor?
Hatta şöyle bir iddia da var.
Az önce bahsettiğim gibi 1960'larda...
Ayakkabılarda farklı materyaller kullanılınca ve insanlar topraklanamayınca enflamasyon yani iltihaplanma oranı insanlarda çok ciddi şekilde artmış.
Hastalıklar artmış yani.
Günümüzde pek çok kadın hormon dengesizliği ve kis problemi yaşıyor.
Bunlara bağlı olarak da semptomlar var.
Stres, ağrı vs.
duygu durum bozukluğu pek çok şey.
Toprakla bağlantı kurmak bunlara da iyi geliyormuş sevgili dostlar.
Semptomlarını neredeyse sıfırlıyor deniliyor.
Burası beni çok etkiledi çünkü çok fazla kadın dinleyicim var ve bu sıkıntıyı neredeyse herkes yaşıyor.
O yüzden bu anlattıklarımı dikkate almakta fayda var.
Ayrıca bağışıklığı yükseltiyor.
Stres seviyesini azaltıyor.
Dediğim gibi iltaplanmayı önlediği için de kronik ağrı diye bir şey kalmıyor.
Varsa da ciddi oranda azalıyor.
Bunların ötesinde de iyi uyumamıza yardım ediyor.
Gerçekten deliksiz çok iyi bir uyku uyuduğum günü neredeyse hatırlamıyorum.
En son ne zaman uyudum öyle hiç yani öyle bir şey yok aklımda.
Öyle bir anı yok aklımda.
Belki şehirde yaşamanın bir dezavantajıdır bilmiyorum ama uykumuzun kalitesini de arttırıyor.
Topraka temas etmenin ruhumuzda ve bedenimizde yarattığı değişimi modern bilimde kabul ediyor ama bize pek çaktırmıyor bunu, fazla duyurmuyor az önce bahsettiğim gibi.
Bölüm bitince neden böyle dediğimi düşünmenizi istiyorum.
Bu kadar önemli, bu kadar faydalı bir şey neden acaba insanlara tavsiye edilmiyor?
Toprak sadece üzerinde hayatımızı kurmak için değil, zihnimizi ve bedenimizi dengelemek için de var.
Birçok amaca da hizmet ediyor.
Size bir örnek vermek istiyorum burada.
Hani belli zamanlarda belli yerlere yıldırım düşüyor.
Ve hepimiz de korkarız evimize işte arabamıza üzerimize yıldırım düşmesini isteriz.
Korkutucu bir şey çünkü. Ancak toprağa yıldırım düşmesi çok iyi bir şeymiş.
Çünkü toprak pozitif enerji olarak.
Yıldırımın o negatif enerjisini emerek çok güçlü bir elektrik akımı oluşturuyormuş.
Ve bu sayede bitkiler dönlenip büyüyebiliyormuş.
Toprakla her temas hali bizdeki o negatif ağır enerjiyi nötrlüyor, dengeliyor.
Doğadan gelen şifayı biraz göz ardı ediyoruz.
İşte yeryüzüyle sık sık temas halinde olursak...
Birçok rahatsızlık belki ortaya çıkmayacak bile.
Duygu durumumuz daha dengeli olacak ki bu çok önemli.
Duygular davranışlarımıza ve rutinlerimize yansır.
Hayat kalitemizi direkt etkiler.
Bununla ilgili dikkatimi çeken bir bilgiyi de paylaşmak istiyorum.
Dünyanın da bir kalp atışı var.
Hiç duydunuz mu bilmiyorum ama bir frekansı var.
Buna Schumann frekansı deniliyor.
Biz topraklandığımızda aslında dünyanın bu frekansıyla da uyumlanıyoruz.
Bu yüzden dengeleniyoruz.
Sonuçta yaşayan bir organizma olduğumuz için enerjimiz dengelenince bu da hayatımıza olumlu yansıyor.
Bazen donlaylardan, tutulmalardan etkileniyoruz.
Çünkü vücudumuz sudan oluşuyor ve doğa olayları az ya da çok bizi etkiliyor.
Bazı insanlar bu fikre katılmıyorlar ama bence bilimsel bir tarafı var.
İşte o dönemlerde de topraklanmak yine bizi rahatlatacaktır.
Açıklamalarda size iki tane 15 dakikalık belgesel linki bırakıyorum.
Onları izlemenizi çok isterim.
O videolarda gördüğüm bir örnek vardı çok etkiledi beni.
Bir bebek sebepsizce ağlıyor ve anne her şeyi deniyor bebeği üzerinde.
Yani doktorlar da çare bulamıyorlar ve anne bebeğini kucağına alıp bahçede çıplak ayak yürümeye başladığında bebek susuyor.
Ayakkabı giyip yürüdüğünde bebek tekrar ağlıyor.
Annenin bedeni nötrlenince bebek de aslında nötrleniyor.
Sinir sistemi rahatladığı için de uykuya dalıyor.
Bu örnek beni çok etkilemişti.
Vaktiniz varsa o iki kısa belgeseli mutlaka izleyin derim.
Türkçe altyazısı da var. Gerçekten size çok güzel bir perspektif sağlayacak.
Sonuç olarak ne yapacağız?
Tarlada çapa yaparken hareket eden, toprağa basan, güneş gören, doğal, katkısız, ilaçsız, tarım ürünleriyle beslenen bir dünyadan ne yazık ki çok uzaklaştık.
Tarım ülkesinde yaşasak da durum bu.
Benim babam çiftçi ama o da plastik çizme giyiyor.
Toprağın içinde de olsa o da topraklanamıyor, faydalanamıyor.
Ama yine de sürdürülebilir küçük adımlar çok önemli.
O yüzden bizim...
Yapacağımız ilk şey her gün toprağa basmak olmalı.
En azından yarım saat.
Toprak, çimen, kum üzerinde yürüyebiliriz.
Yürüyemiyorsak ağaçlara dokunabiliriz.
Şehirde yaşayanlar için bu belki biraz zor olabilir ama en azından bir parka gidip çimlere basmak bile fark yaratır sevgili dostlar.
Buna mesai ayırmalıyız.
Başka bir yöntem ise bahçeyle uğraşmak ya da sakızda bitki yetiştirmek.
Ellerinizle toprağa dokunmak doğayla bağınızı güçlendirebilir.
Bence denemeye, test etmeye değer.
Küçük adımlar büyük değişimlerin kapısını aralayabilir bize.
Bir ay boyunca düzenli topraklanıp nasıl hissedeceksiniz, nerelerde iyileşme yaşayacaksınız bir gözlemleyelim derim.
Eğer bu da mümkün değilse topraklanma minderi, çarşafı gibi teknolojik ürünler var.
Ben kullanmadım o yüzden bir şey diyemiyorum.
Ama üzerine çok fazla video çekilmiş, onları izlemiştim.
Yaz tatilinde deniz, kum, güneş olayına ciddi anlamda ihtiyacımız var.
Bütçemize uygun bir şekilde bunu planlayabiliriz.
Bunun etkisini arkadaşlarımda ben çok fazla görüyorum.
Uzun süre deniz, kum tatili yapan arkadaşlarım çok rahatlamış ve kafayı toplamış olarak çalışmaya geri dönüyorlar.
Ben daha çok kültür turizmi sevsem de artık sağlıklı kalabilmek adına yaz için böyle bir tatil planlamasına girişeceğim sanırım.
Umarım anlattıklarım faydalı olmuştur.
Her hafta yayınladığım Ben Saati bölümlerimizi takip edip dinlediğiniz ve sevdiklerinize paylaştığınız için çok teşekkür ederim.
Çok sevgiler, selamlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
