
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu bölümde kadınların süper gücü olan “Kız Neşe”sini konuşuyoruz.
Transkript
Herkese merhaba, Ben Saati'ne, hoş geldiniz.
Ben Elif. Üç kadın, üç kız bir araya geldiğinde belki düğün dernek olmaz.
Ama ortaya öyle bir şenlik çıkar ki o enerji dünyayı bile yerinden oynatır.
Sevgili Buket Uzuner'in de dediği gibi bu neşe, bu kahkaha, bu kıpırtı biz kadınlara bahşedilmiş özel bir enerjidir.
Peki sevgili dostlar sizce kız neşesi nedir?
Zihninizde nasıl görüntüler canlanıyor?
Benim için kız neşesi masum ama durdurulamaz bir coşku demek.
Hani çocukluğumuzda ya da ergenliğimizde bir arkadaşımızla otururken, oynarken kendi kendimize kahkahalara boğulurduk.
Sonrasında niye güldüğümüzü bile hatırlamazdık.
Böyle anlarım aklıma geliyor benim.
Hep şöyle derler, kız çocuğu kendini sevdirir, onda bambaşka bir şey vardır, farklı bir ışık vardır.
O bıcırık, neşeli, heyecanlı halleriyle kızlar babalarının hele ki dedelerinin biriciği gözdesi olur.
Ama sanmayın ki bu enerji sadece çocuklara özgü.
Yetişkin hayatında da var.
Mesela iş yerinde, ofiste ya da okulda verilen kısa bir çay kahve molasında o 10 dakikada bile kadınlar bir araya gelip eğlenecek, gülecek bir şey bulurlar.
İlla böyle molara gerek yok.
Arkadaşının masasına, dolabına bırakılan komik bir not.
Bu Neşe'nin en tatlı dışavurumu.
Biz mesela okuldaki bir arkadaşla birbirimizin dolabına notlar bırakıyoruz.
Küçük sürprizler bırakırız.
Benim çok hoşuma gider. İşte kadınların incik boncuk menakı da bu neşenin bir göstergesi.
Sizce yaş aldıkça bu neşe bitiyor mu?
Bence bitmiyor hatta artıyor bile diyebilirim.
Mesela teyzelerim ayda yılda bir araya geldiklerinde böyle 50'li 60'lı yaşlarda kadınları düşünün.
İşte onlar bir araya geldiğinde aile hikayelerini anlatırken en trajik olayı bile stand-up'a çeviriyorlar.
Şeytan dürttü yine deyip kahkahalar atıyorlar.
Çocukken anlamıyordum ama o enerjinin bulaşıcılığını hep hissederdim.
Uykum gelse bile o ortamdan kopmak istemezdim.
Hala anımsıyorum ve hala da onlar bir araya geldiğinde ben de o ortamda bulunmaya çalışıyorum.
Doğuda öğretmenlik yaptığım günlerde her hafta arkadaşlardan birinin evinde toplanırdık.
Dışarıda boyumuza kadar kar olunca evlerde toplanıp kısır partileri, altın günleri yapardık.
Hele bazı arkadaşlar da öyle bir neşe olurdu ki kapı gıcırtısına bile kalkıp oynarlardı.
Ortamın da tabii enerjisi, havası hemen yükselirdi.
Biraz garip bulurdum onların bu neşelerine yani ne var ki bu kadar eğlenecek derdim ama imrenirdim de gerçekten çok eğlenirlerdi.
Geçen yıl bir tatil döneminde memlekete gidiyordum.
Uzun yolda da araba kullanmayı sevmediğim için ve yeni şoför olduğum için iki arkadaşımı da yanıma almıştım.
Biri mimar, biri felsefeci.
Ben de İngilizceci.
Temelin fıkrasına döndük.
Aramızda bir de onar yaş fark var.
Düşünün artık. 6-7 saatlik yol boyunca kahkahalarla şarkılar söyledik.
Felsefeden mimariye atladık.
Kendi klibimizi bile çektik yani orada.
Paylaşmış olabilirim.
Yani kız neşesinin yaşı, zamanı, mekanı yok.
O sadece ortaya çıktığında sizi içine alan bulaşıcı bir enerji.
Sizin hayatınızda kız neşesi anlarınız neler?
Bölüm bittiğinde bunun yanıtını merakla bekliyor olacağım sizden.
Bir kitap var bayağı bilinen çok satanlarda da ismi geçen bir kitap.
Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabı.
Yazar Clarissa Pinkola Estes kitabında kız neşesinden bahseder.
Kız neşesi bir kadının...
Toplumun dayattığı kısıtlamalardan, utançtan veya bastırılmışlıktan kurtulduğunda kendi özüne dönerek yani otantik doğasıyla bağlantı kurduğunda özgürce kendini ifade
etmesiyle o yaşanan derin bir sevinç, canlılık ve coşkunluk halidir der.
Toplumun hani o yapma, gülme...
düzgündür, usludur, baskılarına inat, içindeki o ateşli cevheri ortaya çıkaran bir süper güçtür.
Öyle bir güç ki medeniyetler bu süper güce sahip olan kadınlarla kuruldu.
Biliyorsunuz medeniyetlerin kurulmasında, ülkelerin gelişmesinde kadının rolü çok önemlidir.
Gücünü de işte bu neşeden, o enerjiden alır kadın.
Yani kendi otantik halinden doğasından alır.
Kadın kendi olabildiğinde, potansiyelini rahatça yaşayabildiğinde hem kendine hem çevresine büyük katkıda bulunur.
Kendiyle bağlantı halinde olan bir kadın demek, mutlu bir aile, mutlu bir toplum demek.
Kız neşesi sadece bir gülüş değil aslında, birleştirici bir güç.
Hatırlarsınız 2020 yılında karantinaya alınmıştık.
İtalya'dan Türkiye'ye balkonlarda şarkı söyleyen kadınların videolarını görmüşsünüzdür.
Hatırlarsınız bence.
O neşe dalga dalga yayılmıştı, yani dünyayı sarmıştı.
Buket Uzuner bir TED konuşmasında...
Şöyle söylüyor, kız neşesi ve coşkusu sadece kızlarda olan bir şeydir.
Hiç kimsenin onu öldürmesine hiçbir şekilde izin vermeyin.
Ne oğlunuzu, ne kocanızı, ne babanızı, ne sevgilinizin onu söndürmesine izin vermeyin.
Ve bütün kurallar erkekler tarafından konulmuş kurallar, belli alanlardaki kurallar yani.
Hep o kız neşesini yok etmek, kontrol etmek, onu azaltmak üzerine.
Ortaya çıkmış maalesef.
Ne gerek var? Gülme, yapma, eğlenme minvalinde.
Düzgün otur, düzgün kalk, düzgün giyin.
İşte bu minvaldeki sözlerle o neşe, o enerji azaltılmak isteniyor.
Bunca cinayet, yasak, baskı.
İşte bunların bir sebebi de belki bizim neşemizden yani gücümüzden korkulması.
Çünkü bu neşe onlarda olmayan bir şey.
İçimizdeki o canlı, özgür ruh aslında bizim en büyük gücümüz.
Ve toplumu da bir noktada dolaylı da olsa kurtaracak olan şey bu.
Eğer bunca dert tası arasında bu neşeyi nasıl uyandıracağız diyorsanız şunu unutmayın sevgili dostlar.
Herkesin yanında kendini rahat hissedip çocuklaşabileceği biri mutlaka vardır.
Bana göre kız neşesi dediğimiz şey...
Böyle biraz derin bir yerden baktığımda içimizdeki o bıcır bıcır çocukla, o küçük kız çocuğuyla yeniden bağlantı kurabilmek.
Bazen onun iplerine tutunarak bir şeyler yapabilmektir.
Sakin bir anınızda onunla konuşmayı deneyin derim.
Sorun bakalım ne yapmak istiyor içinizdeki çocuk?
Mesela benim böyle azıcık para biriktirir biriktirmez soluğu gezmelerde almamın sebebi içimdeki o çocuğun bunu istemesi.
Ya da Türk filmleri izlerken bir yandan örgü örmem.
İşte bunlar benim neşemi bulduğum anlar.
Son zamanlarda dişin enerjinizi arttırın gibi söylemler çok fazla dolaşıyor.
Bence kız neşesi zaten tam da böyle bir şey.
Ama şunu unutmayın herkese sunulan hazır reçeteler öyle herkese uyumaz.
Çünkü herkesin dinamiği farklıdır.
Sizin özgün yanınız, içinizdeki o çocuk ne yaparsanız neşenizin yerine geleceğini zaten biliyor.
O yüzden yine dönüp dolaştık kendimizle bağlantı kurmaya, kendimizle hemhal olmaya, ben saatlerine.
Yine bu ben saatlerinde içimizdeki o özgün tarafla, o kız çocuğuyla iletişim kuralım.
Onunla bir konuşalım bakalım neler yapmak istiyor.
Bunun yanı sıra kız neşesini yakalamak için bölüm bitmeden de size üç ipucu vermek isterim.
Belki işinize yarayabilir.
Birinci olarak küçük anları kutla.
Ya bu neşe, bu enerji çok küçük anlarda saklı zaten.
Öyle çok ekstrem büyük şeylere gerek yok.
Az önce bahsettiğim gibi birbirinize not bırakmanız ya da bazen filmlerden, dizilerden oradan bir replik söylemeniz, şakalar yapmak, arkadaşlar arasında şakalaşmak bunlar
gerçekten de küçük anlar ve bizim o noktada enerjimizi yükselten şeyler.
İkinci olarak da mizahı her zaman cebimizde taşımamız.
Bu kolay bir şey değil. Hayat böyle mizahla bakmak kolay bir şey değil.
Ama yani böyle kitaplar okuyabiliriz.
Mizahı bize anlatacak, gösterecek bir sürü dizi var.
Bir kere Gibi dizisi zaten beni çok güldürüyor.
Yani Avrupa Yakası'nı falan da izleyebiliriz.
Mizahı bize çok güzel örnekleyecek arkadaşlarımız da olabilir.
Buna biraz kafa yormalıyız çünkü zor anları, zor zamanları, zor konuşmaları biraz mizahla göğüsleyebiliriz.
Bunu terapistim de çok söylüyordu bana.
Lütfen Elif birazcık hayatına mizah ekle derdi her zaman.
O yüzden bunu size de söylemek istedim.
Üçüncü olarak da... Biraz da saçmalamaya, çılgınlığa izin verelim.
Her zaman ciddi olmamız şart değil.
Her zaman düzgün davranmamız şart değil.
Tabii ki sınırlarımızı bileceğiz.
İnsanların sınırlarına müdahale etmeyeceğiz.
Ama yani biraz saçmalamakta fayda var ya.
Ben normalde çok ciddi bir profil verirken...
Çocukluk arkadaşlarımla bir araya geldiğimde gerçekten büyük saçmalıyorum.
Ama bu saçmalamak da bana o kadar keyif veriyor ki.
Ama hani boş yapmayın derler ya şu anki gençler söyler.
Ya niye boş yapıyorsunuz falan.
O boş yapmak aslında saçmalamak.
Ve insanın bazen buna da ihtiyacı var.
Yani belli bir dozda. O yüzden çılgınlıklara bazen hani bize yakışmaz diye düşündüğümüz ama böyle dediğim gibi sınırları aşmadan kendi halimizde sevdiğimiz insanlarla da böyle çılgınca şeyler
yapabiliriz. Bunlar sizin aklınıza gelecektir zaten.
Gerekirse bir lunaparka gitmek bile olabilir yani.
Hani normalde çok yapmayacağınız şeyleri düşündüğünüzde aklınıza gelecektir diye düşünüyorum.
Ben Saati burada sona eriyor.
Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Hayatınızdaki kız neşesi anlarını unutamadığınız o kahkaha dolu zamanları merak ediyorum.
Lütfen onları benimle de paylaşın.
Çok sevgiler, selamlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
