
Kitaplar gerçekten bizi iyileştirir mi? Bu bölümde “Bibliyoterapi” yani “Kitap Terapisi”ni konuşuyoruz.
Hiwell Terapi Erişim Linki:
link: https://hiwell.app/-a-bensaati
kod: bensaati15
Bu kod ile takipçilerimiz tüm seanslarda geçerli %15 indirimden faydalanabilecekler
Ben Saati Podcast Instagram:
https://www.instagram.com/ben_saati/
Transkript
Herkese merhaba, ben Elif.
Yine bir Ben Saati bölümüyle birlikteyiz.
Küçükken anneannem elimde bir kitap gördüğünde hemen telaşlanıp ''Roman mı okuyorsun yoksa?'' diye sorardı.
Romanların kızları olumsuz etkilediğini ve onların akıllarını karıştırdığını düşünürdü.
Kendilerince sebepleri olan kuzenlerim yıllar önce evden kaçınca bunu onların okudukları kitaplara da bağlıyordu anneannem.
Neden bilmem bu düşüncesi hiç değişmedi.
Mesleğe başlayınca artık sınava falan...
Alanda girmediğimiz için kitap okumaya da gerek yoktur gibi bir algıları olduğundan akrabalarım, ailem benim okumaya devam edişimi uzun süre anlam veremedi.
Gerçi artık alıştılar.
Kitap kurdu değilim ama çantamda bir kitabın, bir not defterimin olması bana hep iyi gelir.
Güvende hissederim. Üniversite yıllarında Eskişehir'de okudum ben.
Harika bir kütüphanemiz vardı.
Sahaflar da çok güzeldi orada, çok iyiydi.
Gidip farklı tarzlarda kitaplar alırdım.
Şimdilerde ennegram, kişilik analizi, elfabe, koçluk gibi şeyleri ben 15 yıl önce kendi kendime keşfetmişim.
Altını üstüne çize çize notlar alarak okumuşum.
O kitapları. Aslında ben o kitaplarda bir şey aramışım.
Benim bir derdim varmış.
Bunu daha şimdilerde anlayabiliyorum.
O da kendimi anlamak.
Ben nasıl biriyim, becerilerim, yeteneklerim neler, neyde iyiyim gibi şeylere zaten çok fazla kafa yorardım.
Bunun yanı sıra üniversitede kısa öykü, şiir, roman gibi İngiliz...
Ve Amerikan edebiyatı klasikleri okurken bölüm tabi yabancı dil olunca bunları da okutuyorlar size.
Üstüne mitoloji derslerimiz de vardı o dönemde.
Sanırım sanat tarihi de okusaydım hani iç dünyam daha da renklenirdi.
İşte bu tarz okumalarla da yazılı ve sözlü edebiyatın beni çok...
içine aldığını, çok cezbettiğini, çok çektiğini fark ettim.
Arkadaşlarım seçmeli derslerinde geçmesi kolay olan Türkçe dersler alırken ben sıkıntılı hocalardan şiir dersi falan alırdım.
Sırf o şiirlerin analizi...
Çözümlemeleri bana zevk verdiği için.
Üniversite yıllarımda akademik olarak başarılı olsam da arkadaş seçiminde fazla başarılı olamadığım, hani özel hayatımda da vurgun yediğim yıllardı.
Sanırım kitaplar beni o dönem ayakta tuttu, güç verdi diyebilirim.
Ama tabii bunu şimdi geriye dönüp baktığında anlayabiliyor insan.
Aslında hepimizde az çok vardır bu.
Hani teselliyi kimimiz şarkılarda, kimimiz kitaplarda arar.
Birinden ayrıldığımızda Cemal Suraya'nın şiirleri daha bir anlamlı gelir ya da Atilla İlhan'ın.
Mesela onun Git Başımdan Aysel şiiri.
Aşık olduğumuzda da Turgut Uyar'ın Göğe Bakma Durağı'nı böyle içimiz cız ederek okuruz.
Sezai Karakoç, İsmet Özel, Murat Amungan, tabii ki Oğuz Atay.
Bunlar aklıma gelen isimler.
Meşrebimize göre okuduğumuz yazarlar altını çizdiğimiz satırlar değişir ama tema hep aynıdır.
Hepimiz kitaplarda bir şekilde teselli ararız.
Bu arayışı sadece edebi eserlerle daraltmayayım.
Arayışımıza daha geniş bir yerden bakarsak Mevlana'nın Yunus Emre'nin sözleri de hepimizi kucaklar değil mi?
Tabii bir de kişisel gelişim ve felsefe kitapları var.
Onlar da varoluşumuzu çokça sorgulamamıza hizmet eder.
Ben açıkçası kitabı sadece eğlenmek, hoş vakit geçirmek için okuyan biri değilim.
Öğrenmek ve kendimi geliştirmek için de okurum.
Fakat iyileşmek için böyle bir amaç uğruna...
Okumuyordum şimdiye kadar.
Olanı geliştirir düşüncesine fazla odaklanmışım.
Olanı iyileştirir, daha da güzelleştirir kısmını biraz ıskalamışım, itiraf edeyim.
Halbuki literatüre bile geçmiş bir kavram var, biblioterapi.
Kitap terapisi de deniliyor buna.
Tanımı şöyle, biblioterapi, kitap terapisi.
Bireylerin psikolojik, duygusal ve sosyal sorunlarını çözme, anlamlandırma, iyileştirme sürecinde kitaplardan ve yazılı materyallerden faydalanma yöntemidir.
Bu terapi biçimi okumanın iyileştirici gücünden yararlanarak insanlara duygusal destek sunmayı amaçlar.
Hani kitapçıyı dolaşırken bazı kitapları görünce bir an duraksarız, sayfalarını karıştırırız, kapak resmi, kitabın adı bizi cezbeder, merak ederiz.
Pazarlama kısmını bir tarafına bırakırsak aslında o anda sanki bir ihtiyacımız vardır ve o kitap bize göz kırpar.
Belki aradığım bendedir, der.
Aradığımızı bulduğumuz da olur ya da iyice kaybolduğumuz kitaplarda.
Anlatılanlar sizin o anki iç dünyanıza, duygu durumunuza iyi gelecektir, hissedersiniz bunu.
Benim şöyle olurdu. Bir kitap diğer bir kitaba yönlendirirdi.
Hep şöyle diyorlar karşılaştığım insanlar.
Hatta sosyal medyada falan yazanlar oluyor.
Kendinizi nasıl eğittiniz?
Neler okudunuz? Neler dinlediniz?
Benim sadece okuduğum kitaplar fayda vermedi.
Başka şeyler de var elbette.
Ama okuduğum kitaplar başka kitaplara, yazarlara gitmem ve dahasını da aramamda rehber oldular.
Kişisel gelişim ve eğitim bazında biraz bu şekilde oldu diyelim.
Ama klasiklere baktığınızda işte Tolstoy'un, Dostoyevski'nin de eserlerine onlarda derin psikolojik analizlere de rastlarsınız.
Ve bu yönüyle sizi besler.
Bazen de kurgu kitaplarında bir karakterle kendinizi özdeşleştirirsiniz.
Üniversitede bir yurt odasında sıkıldığımda biraz o anki gerçeklikten kaçmak için anneannemin uygun görmediği romanları okurdum.
Orada geçen hayatlara dalıp kendi sorunlarımı rafa kaldırırdım.
Yani o anki gerçekten kaçış gibi olurdu bu benim için.
Alaca Karanlık serisini de bitirdim.
Yani kurtlarla bir yere kaçacak halim de yok ama işte o gençlik, çocukluk yılları diyelim artık o yıllara kurtlara, vampirlere heves etmişim yani ne diyeyim.
Biblioterapi yani kitap terapisi hayattan kaçış demek değil elbette.
Oraya değineceğim birazdan.
Sizin başucu kitaplarınız neler?
Bir kitap okudum ve hayatım değişti cümlesini hiç kurdunuz mu?
Çok fiyakalı bir cümle bu.
Hangi kitap size aracı oldu peki?
Mutlaka benimle de paylaşın olur mu?
Okuduklarımızın bizde iz bıraktığı tartışılamaz bir şey evet.
Çünkü her yeni bilgi zihnin bir sınırını daha kaldırır.
O yüzden kitap okuyan insanlar bir süre sonra daha iyi iletişim kurarlar.
Kendilerini daha iyi ifade etmeye başlarlar.
Empati kurmaya daha açık olup hikayelerine büyük resimden yani yukarıdan bir yerden bakabilirler.
Çünkü zihinlerindeki sınırlar kalkmış.
Nahoş bir tabir vardı. At gözlükleri birer birer kalkmış ve algıları genişlemiştir.
İşte bu eylemi bileşli farkındalıkla bir terapiye dönüştürmek de mümkün.
Az önce bahsettiğim biblioterapiyi biraz daha açmak istiyorum.
Çünkü öyle rastgele elimize aldığımız kitaplar da bizi tamamen geliştirir, iyileştirir diyemem.
Ya da kitap terapisine dahildir diyemem.
Fakat yapılan araştırmalara göre şurası da bir gerçektir.
Doğru kitapları okumak depresif duygu durumuna ve ansiyeteye iyi geliyor.
Uzmanların yaptığı araştırmalara göre bilissel davranışı terapi temelli kitapları okumanın oldukça yıpratıcı bir durum olan majör depresyon tedavi sürecinde semptomların daha kolay
çözülmesine büyük katkıda bulunuyor.
Psikoterapiye erişmekte göçük yaşayan hastalar için biblioterapinin önemli bir ek ilaç olduğu söyleniyor.
Bakın ya ilaç gibi resmen.
Çünkü doğru kitaplarla sorun ve semptomlarla başa çıkmak mümkün.
Bunu tespit etmişler.
Yapılan araştırmada depresyona ve ansiyete iyi geldiği tespit edilen kitaplardan bazıları Türkçe'ye de tabii ki çevrilmiş, Türkçe'ye de yayınlanmış.
Birkaç örnek vereyim.
İyi Hissetmek kitabı, Psikonet yayın evinin.
Bu kitabı mutlaka duymuşsunuzdur.
Düşün, Hisset, Fark Et, Yaşa bu Epsilon yayın evinin.
Mutluluk Tuzağı kitabı, Litera yayın evi.
Hayatı Yeniden Keşfedin, Psikonet yayın evi.
Bu kitapları biblioterapide okunması uygun kitapları olarak da belirtmişler.
Bunlar zaten Psikonet'in de yayınladığı kitaplar.
Sınırlarımız bölümünü de yine bu kitapları referans olarak yapmıştım.
Benim de terapistim bana Yorgunluk Toplumu kitabını önermişti.
Hatta geçenlerde sizinle de konuştuk bunu.
Bana kitap terapisi uygulamış.
Ben daha yeni fark ettim bunu.
Doğru kitapların bizlere iyi gelme gücü görmezden gelinmemeli, biblioterapi zorlu zamanlarda farkındalık kazanmamıza ve kendimizi daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.
Ancak hayatın karmaşık anlarında yalnızca kitapların psikolojik ihtiyaçlarımızı tam anlamıyla karşılaması da kolay değil.
Özellikle zor zamanlarda yoğun duygular yaşarken hangi yöne gideceğimizi keşfetmek zorlaşabiliyor.
Böyle anlarda bireysel çabalarımızın ötesinde uzman ve psikolog desteğiyle ilerlemek çok daha anlamlı ve etkili olabilir.
Kitapların rehberliğinden faydalanmak önemli bir adım olsa da terapiyle kazanılan içgörüler, keşifler, içsel yolculuğumuzu çok daha etkili bir hale getirebilir.
Uzun yıllar psikoloji lisans ve yüksek lisans eğitimini almış uzman ve psikolog.
size eşlik ettiğinde sizin o terapi süreciniz kendinize dair çok daha derin ve kalıcı bir farkındalık sağlar.
Terapi sormayı düşünmediğimiz soruları gündeme getiriyor.
yolculuğumuza ışık tutuyor ve ilişkilerimizdeki kalıpları, döngüleri görmemize de yardımcı oluyor.
Bu sayede hayatımızda anlamlı bir değişim yaratmanın da kapıları aralanıyor.
Kendimi açamam, daha da genişleyemem, esneyemem dediğim noktalarda zihnimdeki bir sınırı daha kaldırmama aracı olan şey kitapların yanı sıra terapi olduğu.
Bunu samimiyetle söyleyebilirim.
Çünkü bazen yapılması gerekeni bilirsiniz.
Bilinçli yetişkin tarafınız olması gerekeni çok iyi bilir.
Ama bir de... İçinizde üzgün, öfkeli bir çocuk ya da kırgın yanınız o yapılması gerekeni yapmanıza mani olur.
İkisi de sizsiniz. İki tarafın da ihtiyacını anlamak için uzlaşma gerekiyordur değil mi?
Bunu da yargısız ve güvenli bir ortamda yapmak bence en sağlıklısı.
Daha önce de önerdiğim gibi yine gönül rahatlığı ile Hayvel online terapi platformunu size tekrar önermek isterim.
Hayvel sayesinde yargısız bir ortamda istediğiniz yer ve zamanda seçtiğiniz uzman psikologlarla ücretsiz ön görüşmeler yaparak kendinize uygun terapisti bulabilirsiniz.
Ayrıca güzel bir haberim var.
Ben Saati 15 kodunu kullanarak tüm seanslarda %15 indirim fırsatından yararlanabilirsiniz.
Uygulama linkini açıklama bölümüne bırakıyorum.
Biblioterapi doğru zamanda doğru bireyle doğru kitabı buluşturmak olarak tanımlanabilir.
Kitapların psikolojik danışma sürecinde kullanılması oldukça eski bir geçmişe dayanıyor.
Bizim bildiğimizin aksine.
Yani yeni bir şey değil bu.
Eskiden de kullanılıyordu.
Ve dediğim gibi bunu bilinçli şekilde yeterliliği olan eğitmenler, terapistler rehberliğinde uygularsak fayda görmemizin, kazancımızın faydası da artacaktır.
Ben artık elime... Bir kitap aldığımda acaba bana ne açıdan faydası olur?
Var olma şeklimi, hayatıma katkısı ne olur?
Beni nereye doğru götürür?
Nereye kadar bana eşlik eder?
Bunları da düşünüyorum. Az önce sorduğum soruyu yineleyeceğim.
Sizin başucu kitaplarım dediğiniz, sizi iyileştiren, arada dönüp tekrar göz atmak, hatırlamak istediğiniz kitaplar var mı?
Onları benimle de paylaşır mısınız?
Ben Saati burada sona eriyor.
Beni dinlediğiniz için teşekkürler.
Çok sevgiler, selamlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
