
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu bölümde Serkan Karaismailoğu’nun “Kadın Beyni Erkek Beyni” kitabını referans alarak beyin cinsiyetlerimizin farklılıklarını konuşuyoruz.
Transkript
Herkese merhaba, Ben Saati'ne, hoş geldiniz.
Ben Elif. Bugün hepimizin ilgisini çekecek bir konuyla geldim.
Kadın erkek ilişkileri.
Günümüzde popülerliğini asla kaybetmeyen bir konu bana kalırsa.
Üzerine diziler, filmler, şarkılar yazılır, saatlerce konuşulur.
Konuşulurken ya demli bir çay içilir ya da kafalar güzelleşir.
Ve bu muhabbetlerde en sık duyduğumuz konuşmalar ya da sitemler şöyledir.
Sinan beni hiç dinlemiyor, duygularımı anlamıyor.
Ayça durmadan başımın etini yiyor.
Yüzyıllar geçmiş, evrimleşmişiz ki bu süreç devam ediyor.
Hala şurayı şu kısmı ya beni anlamıyor beni dinlemiyor kısmını aşamadık.
Neden peki? Aslında aşılacak bir şey değil bu.
Sorun değil yani.
Çünkü kadın beyni ve erkek beyni diye iki ayrı beyin var.
Her beyin cinsiyetinin yapıları arasında birçok anatomik, fizyolojik ve nörokimyasal farklılıklar bulunmakta.
E bunun sonucunda da ortaya çıkan davranışlarımız.
Algımız, bakış açımız, hatta şöyle diyeyim kafamızın çalışma şekli de farklı.
Burayı bize kimse anlatmadığı için akşama kadar Necati'yi suçla, Esra ile kavga et, sorunlar çözülmüyor.
Neden bize şimdiye kadar bu farklılık anlatılmamış peki derseniz?
Çünkü uzun süre kadın ve erkek beyninin aynı olduğu zannedilmiş.
Geçmişte yapılan araştırmaların çoğu erkek beyni üzerineydi.
O da şundan denekler erkekti.
Kimsenin de aklına gelmemiş ya bir de kadınların kafatasını açalım bakalım beyinleri nasılmış diye kimse merak etmemiş.
Ve dediğim gibi kadınların beyni erkeklerinkiyle aynı olduğu zannedilmiş.
Ancak ilerleyen yıllarda bilim insanları bakıyor ki durum hiç de öyle değil.
Yüzyıllardır kadın ve erkek arasında süre gelen birçok anlaşmazlığın tartışmanın nedenleri altında bu farklılıklar yatıyor temel olarak.
Oysa bu iki beyin cinsiyetinin hangi konularda farklı olduğunu bilsek?
Belki de birbirimize bu denli yüklenmeyeceğiz.
Hep bahsettiğim bir şey var.
Başımıza gelenleri yorumlama şeklimiz.
İşte o da beyin tipimizden etkileniyor.
Kadınlar olarak daha detaylı görüyoruz her şeyi, düşünüyoruz.
Erkekler ise daha genel bakıyorlar.
Derine inmiyorlar.
Bu bölümü hazırlarken Serkan Karaismal'le onun Kadın Beyni Erkek Beyni kitabını okudum.
Onu referans aldım. Okuması çok keyifli bir kitap.
Yazar kafa karıştıran bilimsel açıklamaları çok güzel örneklerle biraz daha basite indirgeyerek bizim anlayacağımız şekilde ve ilgimizi çekecek şekilde anlatmış.
Okumanızı tavsiye ediyorum.
Dönelim konumuza.
İki tip beyin var.
Dişi beyin, erkek beyin.
Bu beyin farklılığı cinsiyetimizle ya da cinsel yönelememizle ilgili değil.
Hani onu baştan söyleyeyim.
Bir erkek de dişi beyne sahip olabilir.
Bir kadın da erkek beyne sahip olabilir.
Bu tamamen anneniz size hamileyken hangi hormonlara fazla maruz kalıyorsa ona göre belirleniyor.
Hamilelik döneminde yaşanılan beslenme farklılıkları, mevsimsel iklimsel etkiler ve stres gibi çeşitli faktörler testosteronun az ya da çok salgılanmasına neden olacağından
beyin cinsiyeti üzerinde etkili oluyor.
Yani testosteron hormonu çok yüksekse Bebek erkek beyin tipiyle doğuyor.
Hayatı ona göre değerlendiriyor.
Bu yüzden dişi beyni anlattığımda sadece kadınlar dinlemesin.
Erkekler de kulak kabarsın.
Çünkü dişi beyne sahip erkekler erkek beyin tipine sahip kadınlar da olabiliyor.
Az da olsa. Bölümün sonunda hangi beyin tipine sahibiz bunu nasıl anlarız yöntemini söyleyeceğim.
Bu yöntemle çevrenizdeki kişilerin de yakınlarınızın da beyin tipini anlamış olursunuz.
Gelelim iki beyin tipinin farklılıkları.
Neler? Şimdi detaycılık beynin sol yarım küresinin baskınlığıyla ilgili.
Dişi beyin sol yarım küresi baskın olan beyindir.
Dişi beyinler yani çoğunlukla kadınlar oluyor bunlar.
Dinlemede ustadır.
Detaylarda boğulurlar.
Analiz yetenekleri master degree'dir çünkü.
Ve mütemadiyen erkeklere sistem eder bu dişi beyinler.
Ya beni hiç dinlemiyorsun, beni hiç takmıyorsun.
Orada aslında olay onun dinlememesi değil.
Erkek beyninde işitme problemi var.
Bununla ilgili bir örnek vereyim kitaptan.
Şimdi bir buzdağı düşünün.
Kadın erkeğe bir şey söylediğinde kastettiği şey buzdağının altı oluyor.
Erkeğin anladığı da buzdağının üstü.
Peki ya erkek bir şey anlattığında ne oluyor?
Kadınlar kast edilenin buzdağının altı olarak anlıyorlar ama erkek buzdağının üstünü kastediyordur.
Yani üzgünüm hemcinslerim kendinizi boşa yormayın.
Bu böyle yapacak bir şey yok.
Adamları boşa suçlamayın.
Haksızlık da etmemek lazım.
İşitme ve konuşma sol beyin lobunda sağ tarafa göre daha baskın olduğu için kadınlar daha iyiler bu alanda.
Erkeklerde sağ taraf dominant olduğu için onlar işitme ve dinlemede problem yaşayabiliyorlar.
Şöyle düşünün yazı yazdığınız eliniz sağ ise siz sağlaksanız.
Sol ile yazmaya çalıştığınızda, sol elinizi kullanmaya çalıştığınızda zor gelmez mi size?
Aynen bunun gibi. Erkeklerin bu konudaki hissettiği zorluk böyle açıklanabilir.
Erkekler bir şeyle uğraşırken sizi pek iyi dinleyemezler.
Size konsantre olamazlar.
Yine bu beyin cinsiyeti farklılığından dolayı oluyor bu.
O yüzden bir şey söyleyeceğiniz zaman onlar başka bir şeyle uğraşmadığında söylemeniz lazım.
Bir de biz çok tekrar ediyoruz.
Bir süre sonra dırdır oluyor bu.
Bunu da yapmamak lazımmış kitaba göre.
Nefesimizi boşa tüketmeyelim.
Çünkü tekrar eden seslere karşı erkek beyni ket vuruyor.
Parazit olarak algılıyor.
Ve beyindeki o ilgili alanlar kendini kapatıyor.
500 kere bir şey yap deyince hayır gelmiyor ya artık o iş yapıldığında.
İşte demeyin yani.
500 kere söylemeyin. Duymuyor adam.
Kendini kitliyor. İşletim sistemi böyle.
Bunun yerine o başka bir işle meşgul değilken.
Gözlerinin içine bakarak.
Net, kısa, kendinizden emin ifadelerle söyleyin söyleyeceğinizi ama asla tekrarlama yok.
Ve lütfen dikkat dağıtan kıyafetlerle konuşmayın.
Yoksa sizi yine duymayacak.
Söylediğimiz gibi kadınların beyinlerinde işitme ve muhakeme bölümü daha fazla çalıştığı için, erkeklere nazaran daha iyi olduğu için biz kadınlar en ufak sesi, ses tonundaki değişimi
hemen yakalarız.
Bu biraz da evrimsel sürecimizden dolayı böyle oluşmuş.
Bunun en önemli sebebi şudur.
Kabul edelim kas yapısı ve güç bakımından biz erkeklere göre daha zayıfız.
Doğal olarak bir erkek karşısında zarar görmemek adına bu tarafımız güçlenmiş.
Ve erkeğin ses tonundan kızgın mı, öfkeli mi hemen analiz edebiliyoruz.
Bu bir tür savunma mekanizması.
Yani iyi mi kötü mü anlamadım.
İkinci sebebi de annelik içgüdüsü.
Anneler bebeklerin en ufak ihtiyaçlarının ses tonunun değişimini analiz ederek anlarlar.
Acıktı mı? Bir yeri mi ağrıyor gibi.
Bakın bütün sistemler birbirini etkiliyor.
Detaylarda, işitmede, analizde iyi olan birisi sizce iyi empati kurmaz mı?
Tabii ki. Ve bu sebepten dolayı da bebeklerine karşı anne daha fazla empati kurabiliyor babaya göre.
Hani deriz ya benimle sesini yükselterek konuşma Ahmet gibi.
Yazık Ahmet bile sesinin yükseldiğini fark etmemiştir ama biz o sesteki ton değişimini hemen yakalarız.
Kız çocukları daha erken konuşur genel olarak.
Çünkü dişi beyinler kendini iyi ifade etmede, iletişim kurmada ve çeşitli uyaranları algılamada daha başarılıdır.
Yine bu evrim sürecindeki yapı farklılığından dolayı.
Hatta okuma yazmayı daha önce öğrenirler hani oran olarak baktığımızda.
Ama şu da var, erkekler de hiç konuşmuyor.
Şöyle böyle değil. Siz bir de onları...
Maç sonrası görün.
Yerini bulunca onlar neler neler konuşuyorlar.
Sadece bu özellikleri biraz daha geriden geliyor beyin tiplerinden kaynaklı.
Ama gelişebilir.
Ben böyleyim deyip iletişim problemlerinde hemen ortadan sıvışamazlar.
Onlar da kendilerini ifade etmeyi öğrensinler.
Yani artık mağarada yaşamıyoruz neticede.
Kendini anlatabilme sorumluluğunu almalılar.
Bu yazarın değil burası benim görüşüm.
İsteyince onlar kendilerini anlatmayı gayet güzel beceriyorlar.
Empati kurabilme özelliğine dönersek.
Şimdi erkekler hiç empati kurmuyor değil.
Burayı biraz açalım. Kadın beynine göre erkek beyni daha az empati kuruyor.
Çünkü evrim sürecinde böyle olması lazım.
Yoksa adam nasıl geyik avlayacak, yuvasını doyuracak?
Bir miktar soğukkanlı ve duygusuz olmak gerekiyor bunun için.
Yani özetle neslin devamı için kadınların empati yeteninin gelişmesi, erkeğin de avlanarak eve yiyecek getirmesi için empati yeteninin daha az olması çok önemli.
Ama şu anki hayatımızda elbette ki geyik aslan avcılığı yapmıyoruz.
Mücadele ettiğimiz şeyler değişti.
Yani beni hiç anlamıyorsun meselesine gelelim bir de.
Şimdi kadın beyninde empati kurarken aynı nöron sistemi çok aktif oluyor.
Yani arkadaşımız başına gelen şeyi anlatırken biz hemen ağlayabiliyoruz.
Ama erkek beyninde temporoparatyal diye bir yapı var.
Yanlış okumuş olabilirim.
İşte bu yapı ve bağlantı sistemi sayesinde Erkek beyni kadınlara göre çözüm üretmede daha iyi olabiliyorlar.
Yani kadınlar bir olay olduğunda empati kurarak karşıdakini rahatlatırken aslında erkekler empati fazla kurmasa da çözüm üretmeye çalışıyor.
Yani kadın dostlarımız başına gelen kötü bir şeyi anlatırken hani eşiniz sizinle aşırı empati kurmaz ama bir soruna çözüm bulmaya çalışabilir.
Ona odaklanırken de yüzü tabii ki böyle anlamsız ifadesiz bir hal aldıysa.
Bunu sizi dinlemiyor gibi algılamayın.
Hani boşuna da ağlamayın.
Adamcağız sorunu çözmeye odaklı.
Öte taraftan dişi beyinler yüz mimik ifade okumada ustadırlar.
Bebeklikten de geliyor bu.
Kız bebekler anneyi ve etrafı erkek bebeklere göre daha fazla inceler.
Şimdi buradan nereye geleceğim?
Bu yüzden dışarı çıktığınızda, bunu erkek arkadaşlara söylüyorum, sağa sola fazla bakmayın derim.
Çünkü yanınızdaki kadının sizi yakalamaması imkansız.
Siz bakışlarınızın normal ve kimse tarafından farkında olmadığını zannedersiniz ama herkes her şeyin farkındadır.
Elbette ki belki öylesine gözünüze bir şeyler takılmıştır.
Her bakışın da altında mana aranmaz ama fazla da uzatmayın.
Yanınızdaki insana hem saygısızlık bu hem de bu davranışın farkında o.
Kitapta bazı başlıklar var.
Hoşuma gitti. Bir kadını tatmin etmek imkansız mıdır diye bir soru var kitapta.
Siz bu soruya nasıl cevap verirdiniz?
Bir deney yapıyorlar ve bunun sonucunda kadında östrojen hormonu o arttığı dönemde hangi işi yaparsa yapsın kadın bundan çok büyük keyif alıyormuş.
Çünkü dopamin de salgılıyor buna bağlı olarak mutluluk hormonu.
Peki kadınlar en çok ne zaman östrojen hormonunu normalden daha fazla salgılıyor?
Burada bir bilgi verelim.
Kadınların regle dönemlerinin 10.
ve 16. günleri arasında kadın beyninin ödül mekanizması çok aktifmiş.
Yani bir çikolataya bile tav olabilirler.
Ya bu bilgiyi not edin diğerlere beyler.
Peki bir erkeği nasıl mutlu edebilir bir kadın?
Siz nasıl cevaplardınız bu soruyu?
Önce size sorayım. Bir erkek neyden mutlu olur?
Bunun içinde formül çok basit.
Kavga mı ettiniz ama bunu uzatmak da istemiyorsunuz.
Gidin mutfaktan ağzı iyice sıkıştırılmış bir kavanozu adamın önüne koyun.
Bir şey de söylemeye gerek yok.
Gerisini evrim tamamlayacak zaten diyor Serkan Karaismayloğlu.
Onu kavanozda yalnız bırakın.
Erkek beyni kahraman olmayı sever.
Çocukken pelerinle oradan oraya koşma sebebi de bundandır.
Kadınlar için ayna neyse pelerin de erkekler için öyle bir şeymiş.
Öğlenince şaşırdığım bir bilgi var.
Sizinle de paylaşayım.
Hani hep kızların hayal aleminde yaşadığı düşünülür ya.
Ama hiç de öyle değilmiş. Kadınlarda frontal korteks daha gelişmiş olduğu için kızlar gerçek dünyayı masaldan daha hızlı ayırt edebiliyorlar.
Çünkü resmin genelini görme konusunda daha yetenekliler.
Aslında erkekler hayal alimiyle gerçeği daha zor ayırt edebiliyorlar.
Ve bu yüzden de kadınlara göre daha fazla mantıksız karar verebiliyorlar.
Şöyle bir örnek veriyor yazar.
Markete gidince erkek beyinli birisi şampuan reyonuna gider ve şampuan yazan herhangi bir ürünü alır.
Ama dişi beyinli birisi Rihanna vardığında işte ince terli saçlar için mi, kepek önleyici mi, yağlı saçlar için mi gibi ince detaylara göre şampuan seçer.
O yüzden kadınlarımız alışverişe gittiğinizde adamlara bunu mu alayım, şunu mu alayım demeyin.
Zaten aklınız almadığınızda kalacak.
Bari adamı darlamayın.
O sizin kadar detaylı bakamıyor.
Peki kadın kimin için süslenir?
Erkek kimin için süslenir?
Böyle bir soru da vardı. Buna cevabınız ne olurdu?
Şöyle bir sonuca varmışlar.
Kadın erkek ikisi de kadınlar için süslenirmiş arkadaşlar.
Düşünün kadınlar bu kadar detaycılıkları yüzünden birbirinin kıyafetini bazen acımasızca eleştirmiyor ama.
Erkekler en fazla saatine bakıyor, ayakkabısına bakıyor, geçiyor.
Yani biz saç bandından rümer rengine kadar inceliyoruz.
Koku konusu var bir de kadınlar kokuya daha fazla duyarlı.
Özellikle yumurtlama döneminde bu hastaslık artıyor.
Ve şöyle bir bilgi de verelim.
Bebek kokusu kadında direkt oksitosin salgılatıyor.
Bu yüzden erkek arkadaşlar sevgilinize sık sık bebiş ziyareti yapın.
Onları mutlu etmek istiyorsanız.
Oksitosin aşk ve bağlılık sağlığı unutmayın.
Bu yüzden önemli. Onları böyle ortamlara sokabilirsiniz.
Sarılmak da arttırıyor.
Bunu da söyleyelim. Temas da önemli.
Trafikte erkekler bazen delirebiliyor.
Değil çoğu zaman deliriyor.
Kadınlar da daha az oluyor erkeklerine nazaran.
Neden öfkeyi ikisi de aynı oranda hissetmiyor?
Prefrontal alan kadın beynini daha geniştir demiştik.
Bu da öfkeyi çok iyi sindirmemizi sağlıyor.
Erkekler erkek küfreder, kadın hasbine Allah çeker.
Trafikte genelde böyle oluyor.
En yakınlarınızı düşünün.
Özel günleri kim daha sık hatırlıyor ve kutluyor?
Siz mesela arkadaşlarınızın doğum günü tarihlerini hatırlıyor musunuz ya da ev ahalisinin?
Hatırlayanlar sol beyni baskın olan yani dişi beyinler.
Tekrarlamak gerekirse beynimizin iki yarım küresini kullanıyoruz ama bunlardan biri daha baskın diğerine göre sağ yarım küre genelci solda detaycı.
Kadınlar sol amigdalayı daha fazla kullandığı için duygusal anlamda etkili olan olayların detaylarını asla unutmuyorlar.
İlk tanışmada ne giydiler?
Ayrılırken ne konuştular hepsini ezbere biliyorlar.
Erkekler de sağ amigdalayı kullandığından olayın genelini hatırlayacak.
Lakin detayları hatırlamada zorlanacaktır.
Bu yüzden bazı şeyleri detayları hatırlamıyor diye eşinizi sevdiğinizi boşa kırmayın.
Kadın arkadaşlarım belki siz unutuyorsunuzdur.
Siz erkek beyin tipine sahipsinizdir.
Kim bilir bunun aksi de oluyor çünkü.
Bunu nasıl anlarız?
Hani gelelim. Dişi beyinli miyiz?
Erkek beyinli miyiz? Hemen kabaca size basit bir yöntem vereceğim.
İşaret parmağınızı ölçün.
Ve yüzük parmağınızı ölçün.
Böyle yan yana tutarak değil ama.
Göz kararı yapmayın.
Çünkü iki parmağın başlangıç noktası farklı.
Yüzük parmağınız daha uzunsa erkek beyinli.
İşaret parmağınız uzunsa dişi beyinlisiniz.
Tabi bunun dereceleri var.
Daha detayı için kitaba ve araştırmalara bakabilirsiniz.
Yani bunun yüz delikleri var.
Tamamen erkek beyinde olmayabilirsiniz.
Ve bu verdiğim bilgilere göre bir bakın bakalım eşinizin, sevgilinizin, çocuklarınızın, işte anne babanızın en yakın arkadaşlarınızın beyin tipi ne?
Belki bazı kavgalar burada edindiğiniz farkındalıkla sona erebilir.
Çok sevgiler, selamlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
