
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Birçok kişi yılın sonlarına doğru hedeflerine odaklanır ve onları gerçekleştirmek için senenin büyük bir bölümünü boşa harcar.”12 Haftalık Yıl” kitabı, “12 Haftada Diğerlerinin 12 Ayda Yaptıklarından Daha Fazlasını Yap,” sloganıyla bize hedeflerimizi daha kısa sürede gerçekleştirebilmemizin vaadini veren bir kişisel gelişim ve iş kitabıdır. Bu bölümde planlama konusunda bakış açınızı değiştirecek bu kitaptan ve planlama modelinden bahsediyorum.
---
Tavsiye ettiğim bölüm:
“Tükenmeden Daha Üretken Olmanın Felsefesi: Slow Productivity “ bölüm linki:
https://open.spotify.com/episode/6rbVn6OKdyIGX2TsRF6HMi?si=dVC7cS2tSjySHDiV0mKu1g
---
Ben Saati Podcast Instagram:
Transkript
Herkese merhaba, Ben Saati'ne, hoş geldiniz.
Ben Elif. 12 haftada diğerlerinin 12 ayda yaptıklarından daha fazlasını yap.
Bir kitabın kapağında bu cümle yazıyordu.
Böylesine iddialı bir slogan haliyle çok dikkatimi çekti, çok ilgimi çekti.
Çünkü ben plan insanıyım, yazarım, çizerim, organize etmek hoşuma gider.
Kafam böyle çalışıyor.
Yazmazsam eğer, her şeyi aynı anda düşünmek beni yoruyor.
Yeni yıl geldiğinde pek çok kişi gibi ben de hedeflerimi belirlerim, aylara bölerim.
12 haftalık yıl kitabı Brian Moran ve Michelle Lenington tarafından yazılmış geleneksel yıllık planlamanın yerine 12 haftalık dönemlere dayalı bir sistem öneren bir kişisel gelişim ve
iş kitabıdır ve zaman yönetimi konusunda perspektifimizi değiştirmeye hedefliyor bu kitap.
Kitabın temel fikri şu, yılı 12 haftalık döngülere bölerek daha yoğun ve hedefe odaklı bir şekilde çalışmak çok daha iyi sonuçlar verir.
Bugün bu kitabı Size özet bir şekilde anlatmak istiyorum çünkü kitabın sunduğu planlama modeli bölümün başında da söylediğim gibi çok dikkatimi çekti.
Birçok kişi yılın sonlarına doğru hedeflerine odaklanır ve onları gerçekleştirmek için senenin büyük bir kısmını boşa harcar.
12 haftalık yıl planı o sene boyunca sürekli bir aciliyet duygusu yarattığı için hedeflere ulaşmada daha disiplinli bir yol haritası sunar bize.
Düşünsenize bir işi bitirmeniz için size 12 ay değil de 3 ay gibi bir süre veriliyor.
Daha odaklı ve disiplinli çalışırız öyle değil mi?
Tükenmeden üretkenliğin formülü isminde bir bölüm yapmıştım.
Onu da açıklamalara bırakacağım.
Bu bölümle çok güzel eşleşiyor.
O bölümde dinleyenler hatırlayacaktır.
Yavaş üretkenlik çalışma sistemini anlatmıştım size.
Carl Nieport'u referans alarak.
Bu yazarın çalışma sistemi de 3'er aylık periyotlardı.
Ve daha sürdürülebilir bir şekilde çalışıyorum demişti.
Ben de fazla detaylı bir şekilde araştırmadan son aylarda biraz bunu uyguladım.
Yani 3 aylık periyotlarla çalışmaya özen gösterdim.
Podcast yayıncılığı dışında eğitimcilik yapıyorum.
Başka işlerim de oluyor. Okula gidiyorum.
İşte hepsini bu 3 aylık periyotlarla düzenlediğimde süreci daha bir dengeli yürütebildiğimi fark ettim.
Aslında Cal Newport'ta takip ettiği bu 3 aylık periyotlarla çalışma planını bölümün başında bahsettiğim bu 12 haftalık yıl kitabından öğrenmiş.
Türkçe'ye henüz çevrilmedi kitap ama bence yakındır.
Ben size sistemi özetleyeceğim.
Hazır 2025'in daha ilk aylarındayız.
Belki bu senede bu şekilde çalışmayı denemek istersiniz.
Neden 12 hafta peki?
Yani neden 3 aya odaklanıyoruz?
Her hafta bir ay gibi düşündüğümüzde, bir aya sığdırdığımız şeyleri bir haftada yapmayı hedeflediğimizde aslında çok daha odaklı, disiplinli çalışırız.
İlk başta kulağa tuhaf geliyor, yapılması zor gibi geliyor ama detayları da vereceğim.
Eminim kafanızda oturacaktır.
Sistem nasıl işliyor peki?
İlk olarak... Hedeflerimizi belirleyeceğiz.
Yani aksiyona geçmeden plan program yapmadan önce oturup düşünmeliyiz.
Yani bu kısım biraz uzun sürebilir.
Bir vizyon belirleyeceğiz.
Ne yönde ilerlemek istiyorum?
Olmak istediğimiz kişiyi düşüneceğiz burada.
Bu kişi hangi alanlarda ne yönde ilerlemiş?
Her konuda olabilir arkadaşlar bu.
Fit biri olmak istiyorsanız böyle biri olmayı hedeflemek.
Türkçeyi daha güzel kullanan biri, yabancı dili B1 seviyesinde konuşabilen biri, belki araba kullanabilen biri, iyi bir blogger, yazar olan biri, güzel yemek yapabilen biri mesela.
Bunun gibi herkes kendi hayatında hedeflediği şeyi ulaşmış olan kişiyi düşünecek.
Ve bunun akabinde net 3 tane büyük hedef belirleyeceğiz.
Büyük derken yani bu üç hedef vizyonladığımız o halimize, o nihai hedefimize bizi yaklaştıracak, ölçülebilir, ulaşılabilir ve odaklı hedefler olmalı.
Üçten fazlası dikkat dağıtır.
Bu yüzden iki üç tane esaslı hedef işimizi görür.
Carl Newport da yavaş üretkenlik çalışma modelinde bunu öneriyordu.
Tükenmeden sürdürülebilir bir verimlilik ve yaşam için az ve esaslı görevlere odaklanmalıyız.
İlla atomu parçalamamız gerekmiyor.
Herkesin hedeflediği şey farklı olabilir.
Örneğin 3 kilo vermek, iş gelirimizi %15 arttırmak ya da yeni bir podcast bölümü yayınlamak.
Elimizde 3 ay yani 12 hafta var.
Belirlediğimiz bu hedefler için neler yapılacak?
Sonra da bunları belirleyeceğiz.
Hedefler, akabinde bu hedefler için yapılması gerekenlerin listesi.
Bakın aşama aşama gidiyoruz.
Ve bu yapılacakları...
12 haftaya böleceğiz.
Ve her hafta ne yapacağımız da bu şekilde belli olmuş olacak.
Bundan sonra da bu haftalık işleri günlere dağıtacağız.
Artık burada iş ve ev dengesini kurarak kendi yaşam...
Dinamiğimize göre...
Bu görevleri dağıtacağız.
Böylelikle büyük hedefleri aslında yine küçültüyoruz ama odağımızı belli bir yerde tutuyoruz.
12 haftayı yazdık, çizdik, her gün ne yapacağımız belli deyip bırakmak yok.
Asıl önemli kısma geliyoruz sevgili dostlar.
Bu çalışma modelinin düzgün ilerlemesi ve güzel sonuçlar vermesi için her hafta ölçüm ve değerlendirme yapmak gerekiyor.
Yani hesap vermemiz gerekiyor kendimize.
Çünkü hesap vermezsek erteleriz.
Erteleriz, insanız.
Yani herkes kendini iyi biliyor bence.
Bu da sorumluluk ve takip gerektiriyor.
Özetle her haftanın bitiminde haftalık olarak ilerlememizi değerlendirirken başarı oranımızı ölçmek için şunları sorabiliriz.
Hedeflerimize ne kadar yaklaştık?
Hangi görevleri tamamladık?
Neleri kaçırdık?
Neler yolunda gitmedi?
Neler işlemedi? Eşimizi görmedi.
Sorumluluk ve takip kısmını belki bir arkadaşınızla eşinizle de yapabilirsiniz.
Kitap bunu da tavsiye etmiş.
Çünkü insan kendisi olunca mesele yine erteleyebiliyor, unutabiliyor.
O yüzden belki bu işleyişi bir arkadaşınızla partnerinizle de yapabilirsiniz.
Her hafta değerlendirme yaparak hesap vermeye zorlayın kendinizi diyor kitabın yazarları.
Bu şekilde süreci de Her hafta takip ediyoruz.
İşe yaramayan eylemlerimizi tekrar organize ediyoruz.
En önemlisi iş yapma şeklimizi de böylece geliştiriyoruz ve iyileştiriyoruz.
Peki neden etkili bu metot?
Burayı da açayım çünkü faydasına ikna olmazsak, inanmazsak uygulamayız değil mi?
Avantajlarına gelirsek, faydalarına gelirsek kısa bir zaman dilimi sunması.
Bir avantaj çünkü insan beyni kısa vadeli hedeflere daha fazla odaklanır.
12 haftalık sürede hedeflerimize ulaşmak için de odağımızı arttırırız.
İkinci olarak bu planlama bize aciliyet duygusu verir.
Yıl boyunca ya daha çok zamanım var düşüncesinden kaçınırız ve işleri erteleriz.
İşte bu aciliyet duygusu bizim ertelememizin önüne geçer.
Üçüncü olarak daha net bir odak.
Bu o kadar önemli ki.
Yani aynı anda birden çok şey yapmak yerine öncelikli birkaç hedef üzerinde yoğunlaşırsak odağımız netleşir.
Odağımızın netleşmesi zihnimizi yapacaklarımızı netleştirir, berraklaştırır.
Bu neden önemli? Çünkü zihnimizdeki gereksiz kalabalık ortadan kalkar.
Şimdi ne yapsam diye düşünmek bizim irade gücümüzü, enerjimizi çok fazla emiyor, çok fazla azaltıyor ve işi yapmaya pek zaman ve...
Enerji bırakmıyor. O yüzden net bir odak çok önemli bu işleyişin sürdürülebilir olması için.
Ve bize sürekli iyileştirme sağlıyor bu planlama.
Çünkü haftalık değerlendirmelerle hatalarımızı fark ediyoruz.
Sonraki hafta için strateji değiştirebiliriz.
Az önce de bundan bahsetmiştim aslında.
Baktık ki o haftaki eylemlerimiz istediğimiz sonuçları vermiyor.
İş yapma şeklimizi değiştiririz.
Öğrenci isek belki akşamları değil sabahları çalışmak daha verimli olur bizim için.
Kilo vermek istiyorsak belki de yaptığımız egzersiz modelini değiştiririz.
Kitap okuma hedefimiz varsa ve bir türlü düzene sokamıyorsak bunu okuduğumuz türü ve okuma zamanlarımızı değiştirebiliriz.
Yaptıklarımızda bir sonuç elde edemiyorsak ya yaptığımızı ya da yapma şeklimizi de her hafta test ederek değiştirebiliriz.
3 aylık bu 12 hafta periyodu bittiğinde kendimizi ödüllendiriyoruz ve ufak çaplı bir partiliyoruz arkadaşlar.
Biraz mola ve dinlenme sürecinden sonra bir sonraki 12 hafta için yine bir planlamaya gidiyoruz.
Sistem bu şekilde çalışıyor.
Eğer bu anlattığım çalışma şekli hoşunuza gittiyse uygulamaya geçmeden önce planlama yapmadan önce kendinize şunu sormanızı isterim.
Başarı eğitimlerinde biz bunu çok sık soruyoruz.
Benim iş yapmaya çalışmaya gönlüm var mı?
Pek çok insan çalışmaya erindiği için birilerinin imkanları önlerine sermesini, fırsatların kapılarına dayanmasını istiyor.
Önce bu sorunun cevabını netleştirelim kendi içimizde.
Benim böyle hedeflerim var.
Evet peki ben bu hedeflerin gereği olan.
aksiyonu, çalışmayı, emeği, zamanı verebilir miyim?
Yoksa sadece duvardaki vizyon panomun hedeflerimi, hayallerimi gerçekleştirmek için bana yeteceğini mi düşünüyorum?
Bir de şunu hatırlatmak isterim.
Sürekli hedeflerimizi düşünmek, onları gerçekleştirmek demek değildir arkadaşlar.
Aşırı düşünme hastalığından çıkıp ve erteleme kuyusuna da düşmeden işin gereğini yapıp ve artık gerisini bırakmak için bu 12 haftalık yıl çalışma modelini denemenizi isterim.
Eğer kafanıza yatar, uygularsanız, denerseniz yorumlarınızı merakla bekliyor olacağım.
Beni dinlediğiniz, takip ettiğiniz ve sevdiklerinizle paylaştığınız için çok teşekkürler.
Sevgiler, selamlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
