
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Kendinize ayırdığınız o özel anlarda neler yapıyorsunuz? Bu bölümde, dünyanın dört bir yanından insanların ilginç, eğlenceli ve ilham veren “Ben Saati” ritüellerini konuşuyoruz! Her kültür Ben Saati’ni kendi ruhuna göre yaşıyor. Siz bu ritüellerden hangisini denemek isterdiniz? Sosyal medya üzerinden yorumlarınızı bekliyorum.
---
Ben Saati Podcast Instagram:
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba, Ben Saati''ne hoş geldiniz.
Ben Elif. Bugün dünyanın dört bir yanında yapılan Ben Saati ritüellerini konuşacağız.
Bir nevi global bir Ben Saati turuna çıkaracağım sizleri.
Tükenmişlik sendromu veya kronik yorgunluk yaşayan, hayata küçük molalar vermek isteyen sadece bizler değiliz.
Hadi gelin dünyanın diğer ucundaki insanlar zihin-beden dengesini nasıl kuruyor, kendilerine nasıl vakit ayırıyorlar birlikte inceleyelim.
Belki onlardan ilham alıp kendinize ayırdığınız zamanı renklendirmek isteyebilirsiniz.
Hazırsanız başlıyorum.
İlk durağımız Japonya.
Burada Ben Saati denilince akla gelen en zarif ritüellerden biri Chanayu yani Japon çay serominisi.
Kökünü ta 15.
yıla kadar dayanıyor sevgili dostlar.
Onlar için bu aktivite Sadece bir fincan yeşil çay içmek eylemi değil, adeta bir meditasyon, bir sanat ve bir felsefe.
Bizim bazı influencerlarımızın her sabah içmeye özendirdiği maça çayı, esasında Japonların bu bahsettiğim seromonide kullandıkları yeşil çaydır.
Japonların bu maçayı hazırlarken ve içerkenki her hareketi bilinçli ve yavaştır.
Bambu çırpıcıyla çayın köpürtülmesi, seromoniye katılanları ağına davet eder.
Kültürel anlamı şöyleymiş.
Japonlar bu ritüelde sadeliği ve geçiciliği kutluyor.
Wabi Sabi felsefesiyle de bağlantılıdır.
Daha önce bahsetmiştim size kusurlarımızı sevmek isimli bölümde.
Onlar kusurlu eşyaları tamir eder, kusurlu güzelliği kucaklar.
İnfluencerlar özendirdikleri şeyin anlamını bilerek reklamını yapsalar bence daha gerçekçi, faydalı ve etkileyici olur.
Evde bir fincan çay ya da kahveyi yavaşça hazırlayıp telefonunuzu bir kenara bırakarak sizler de bu anı yaşayabilirsiniz.
Japonya'dan ilhamla küçük bir seromeni yaparak kendinizle baş başa kaldığınız keyifli bir an yaratabilirsiniz sevgili dostlar.
İkinci durağımız İtalya.
Ben gezmeyi çok sevdiğim için ülkelerle ilgili bir şey anlatmak bile Beni çok heyecanlandırıyor.
İtalya'da ben saati akşamüstü yapılan passagata ile hayat buluyor.
Ne demek bu? Şehir meydanlarında veya sahil boyunca yapılan yavaş, keyifli bir yürüyüş.
İtalyanlar şık kıyafetlerini giyerler böyle presentable bir halde.
Arkadaşlarıyla veya yalnız günün stresini bu akşam yürüyüşünde atar.
Amaç hem sosyalleşmek hem de kendi düşüncelerine dalmak.
Kültüel manası ise Pasacata İtalyan'ın hani La Dolce Vita diye bir felsefesi var.
Tatlı hayat felsefesinin de bir yansımasıymış.
Anı yaşamak her şeyden önemli.
Sizler de bunu uygulayabilirsiniz sevgili dostlar.
Akşamüstü mahallenizde kısa bir yürüyüş yapın.
Telefonunuzu cebinizden çıkarmayın ama etrafı seyredin.
Böyle güzel bir ben saati de yapılabilir.
Pandemiden hemen sonra İtalyan öğretmenleri İstanbul'da gezdirmiştim.
Yürümeyi çok seviyorlardı.
Asla yorulmuyorlardı.
Hiç unutmuyorum 71 yaşındaki Sezar'ı gezdirirken ben yorgunluktan tükenmiştim.
Bitmiştim ama o hala meraklı gözlerle etrafı inceliyordu.
Çok iyi durumdaydı. Yaşamayı çok seviyorlar.
Hayata karşı merakları ve heyecanları bana kalırsa onları diri ve zinde tutuyor.
Şimdi de rotamızı Meksika'ya çevirelim.
Burada ben saati genellikle renkli ve biraz da neşeli geçiyor.
Meksikalıların iki tane el sanatı var.
Biri alevrijes yani renkli heykelcikler yapımı, diğeri de papel picado yani kağıt kesme sanatı.
Bu el sanatlarıyla kendilerini ifade etmeyi çok seviyorlar ve genellikle onların boş zaman aktivitesi ya da ben saati aktivitesi bu oluyormuş.
Böyle aktiviteler...
Topluk ruhunu yansıtsa da bireysel yaratıcılığı da besliyor tabii ki.
Renkler ve desenler Meksika'nın yaşam sevincini simgelediği gibi terapi etkisi de veriyor.
Bir parça renkli kağıt alın ve basit desenler kesin ya da bir deftere renkli kalemlerle doodle yapın.
Bu doodle denilen şey yani Meksikalıların yaptığı bu doodle denilen şey aslında bizdeki mandala boyamak.
Ona benzer. Hatta ben şöyle bir bakmıştım internette mandaladaki desenler çok daha güzel.
Biz de ben saati aktivitesi olarak mandala boyayabiliriz.
Meditasyon ve yoga denilince aklımıza ilk neresi geliyor?
Hindistan geliyor öyle değil mi?
Burada ben saati genellikle içsel bir yolculuk demek.
Yoga ve meditasyon binlerce yıllık bir geleneğin parçası.
Hindular için meditasyon zihni sakinleştirip evrenle bir olmayı amaçlar.
Günün ilk ışıklarıyla yapılan sabah meditasyonu özellikle...
Stresi azaltabiliyor. Ben bunu çok deneyimledim.
Geçmişte çok şiddetli baş ağrısı çektiğim bir dönemde hiçbir şey iyi gelmeyince ben de nefes egzersizlerini denemeye başladım.
Böyle iki sene boyunca her sabah 20 dakikamı öğrendiğim 3 nefes egzersizini uygulayarak geçirdim.
Bir dönem benim ben saatim buydu.
Vücudum katılaştığında, enerjim çok düştüğünde, başım falan ağrıdığında hemen o...
Egzersizleri uyguluyordum ve gerçekten de enerjim değişiyordu, ağrım hafifliyordu, vücudum rahatlıyordu.
O yüzden ben saatimde ne yapacağımı bilemiyorum, zamanım yok diyenler sessiz bir köşede 5 dakikalık bir nefes egzersizi uygulayabilir.
Hatta bir tane örnek vereyim sizlere.
Bu egzersizi uygularken nefesinizi burnunuzdan alıyorsunuz, 4'e kadar sayıyorsunuz.
Sonra nefesinizi tutarken 7'ye kadar sayıyorsunuz.
Ağzınızdan yavaş yavaş nefesinizi...
Verirken 8'e kadar sayıyorsunuz sevgili dostlar.
Bunu böyle 7 set halinde yaptığınızda rahatladığınızı ve endişelerinizin azaldığını da fark edebilirsiniz.
Beşinci durağımız Güney Kore.
Burada ben saati dünyaca ünlü K-Beauty yani cilt bakım ritüelleriyle özdeşleşiyor.
Şaşırdık mı? Tabii ki hayır.
Koreli yıldızların görüntüsü gençleri ne kadar cezbediyor biliyorsunuz.
Hatta bizi de cezbediyor.
10 adımlı cilt bakım rutinleri varmış.
Yüz maskeleri, masajlar ve aromatik yağlarla hem cilde hem de ruha bakım yapıyorlar Koreliler.
Peki neden bunu önemsiyorlar?
Neden böyle takıntı halinde böyle şeylere eğilimliler?
Kültürel olarak nasıl değerlendiriliyor diye sorarsanız Koreliler cilt bakımını bir öz sevgi pratiği olarak görüyor.
Bu sadece dış görünüş değil, içsel huzur içinde yapılan bir ritüel.
Siz de yorucu bir gün sonunda uyumadan önce bir yüz maskesi uygulayabilirsiniz veya yüzünüze nemlendirici sürerken cildinize nazikçe masaj yapabilirsiniz sevgili dostlar.
Koreliler gibi düşünüp cildimize bakarken kendimizi içten içe sevmeyi hatırlarız hem.
Şimdi kuzeye Norveç'e gidiyoruz.
Norveçliler doğanın iyileştirici gücüne inanıyor.
Onlara göre kışın bile dışarıda vakit geçirmek ruhu canlandırır.
Bu yüzden doğada olmayı bir ben saati ritüeline dönüştürürler.
Mesela ormanda yürüyüş, göl kenarında kamp ya da sadece bir ağacın altında oturmak.
Amaç doğayla bütünleşmek.
Bence en güzel ritüel bu.
Neden topraklanmalıyız bölümünde detaylıca anlatmıştım.
Neye ihtiyacımız varsa doğada hepsi var sevgili dostlar.
Norveçler de bunu anlamış.
Şimdi Brezilya'ya uzanıyoruz.
Brezilya denilince aklımıza karnavallar geliyor.
Burada insanlar ben saatini tabii ki müzik ve dansla geçiriyorlar.
Samba veya bossa nova ritimleriyle kendilerini ifade ediyorlar.
Peki neden böyleler? Brezilyalılar için müzik ruhu ilacı.
Evde yalnızken bile bir gitar çalıp şarkı söylemek veya dans etmek stresi anında yok eder.
Sizler de evinizde samba veya bossa nova çalma listesi açıp bir 5 dakika dans edebilirsiniz.
Bakın bakalım sinir stres kalıyor mu hemen enerjiniz nasıl değişiyor.
Ya da Ankara havasından işte misketten de devam edebiliriz.
Müzik evrensel sonuçta değil mi dans da.
Turumuzun son durağı Güney Afrika sevgili dostlar.
Burada band saati genellikle hikaye anlatımı ile içsel bir yolculuğa dönüşüyor.
Geleneksel olarak aileler ateş başında toplanır ve masallar paylaşır.
Onlara göre hikayeler hem bireysel hem de topluluk bağlarını güçlendirir.
Ne tatlı ve samimi bir paylaşım öyle değil mi?
Yazmak duygularımızın dilidir.
Sizler de bir defter alın ve gününüzü bir hikaye gibi yazın sevgili dostlar.
Ya da çocukluğunuzdan bir anıyı hatırlayıp not edin.
Güney Afrika'nın bu geleneği size de ilham versin.
Ve turumuz burada sona eriyor.
Duyduğunuz üzere her kültür Ben Saati'ni kendi ruhuna göre yaşıyor.
Siz bu ritüellerden hangisini denemek istersiniz?
Sosyal medyada benimle de paylaşın olur mu?
Eğer beni YouTube üzerinden dinliyorsanız kısa bir bilgi paylaşayım burada.
Bölümlerimin tamamı Spotify ve Apple Podcast'ta yayınlanıyor.
YouTube'da sadece bir kısmı var.
Ben Saati'ni daha fazla dinlemek isterseniz Spotify üzerinden de takip etmeyi unutmayın.
Ve Ben Saati'ni sevdiklerinizle de paylaşmanız beni çok mutlu eder.
Çok sevgiler, selamlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
