
Eylül geldiğinde neden yeniden başlamak istiyoruz? Bu bölümde yazın dağılan rutinlerden, hayatı yeniden düzenlemekten, üç aylık temalardan ve kendimize yatırım yapmaktan konuşuyorum. Bu kez büyük değişimlerin değil, küçük ama istikrarlı iyileştirmelerin peşindeyim. Bir de sonbaharın tadını çıkarmayı unutmadan. 🍂
Eğitimler:
Başarı eğitimi:
https://www.instagram.com/p/DcjN6YiCPYl/?igsi=MWF3YXBtbzRmcTFhbQ==
İçsel Dayanıklılığını Güçlendir Webinarı:
https://www.instagram.com/p/Dcl2cMoCDFZ/?igsi=anltYmZsYjJ4NjY=
Transkript
Herkese merhaba. Ben Saati'ne.
Hoş geldiniz. Ben Elif.
Yaz saatini kapattım arkadaşlar.
Evime döndüm. Çünkü Eylül geldi.
Eylül ne demek? Sonbahar demek.
Yani haydi hep beraber toparlanalım demek.
Benim için yeni yıl Eylül ayıyla geliyor arkadaşlar.
Neden bilmiyorum. Çok heyecanlanıyorum.
Sonbahar olduğu için de olabilir.
Yeni bir dönem başlıyor.
Okullar açılıyor. Bu yüzden de olabilir.
Ama içimde böyle bir heyecan oluyor.
Havanın ısınmasıyla son 3 ayda biz bayağı bir gevşedik.
Gönül yaylarımız da gevşedi, rutinlerimiz de gevşedi.
Hayat akışımız bayağı bir esnedi diyebiliriz.
Bazı yapmamız gereken şeyleri es geçmiş olabiliriz.
Bazıları alışkanlıkları bırakmış olabiliriz, değiştirmiş olabiliriz.
Bazı şeyleri ihmal etmiş olabiliriz.
O kadar da olur artık insanlık hali.
Ama Eylül geldi, artık toparlanmalıyız.
Bence yani. Eylül ayında toparlandığımızda, Ocak ayında her şey yerine oturmuş, sistem çalışmaya başlamış oluyor.
Ben hep okul dönemine göre kendimi planladığım için, öğretmenliğimden kaynaklı herhalde, Ocak ayında zaten yılın sanki ortasına gelmişiz gibi geliyor bana.
3-4 ay sonra yaz tatili geliyor ve yıl bitiyor.
O yüzden de... Eylül'ü baz aldığımda sanki her şey daha planlı daha iyi işliyor.
Sistem daha güzel oturuyor gibi geliyor.
Bu sene toparlanma aşamasında Eylül ayında hep böyle bir toparlanıyorum.
Sonbaharın romantizmi ayrı bir güzel oluyor.
İçimizdeki heyecanla o enerjiyle işte rutinlere başlamak ayrı güzel oluyor.
Bu sene biraz daha farklı düşünüyorum kendimle ilgili.
Bu dönemi nasıl geçireceğimle ilgili.
Her sene zaten Eylül ayında 3 sezondur beraberiz.
Hep Eylül aylarında ben size anlatıyorum şöyle.
Program yapmalıyız, işte şu planlamayı yapmalıyız gibi böyle size örnekler gösteriyorum.
O bölümleri de izlersiniz.
Ama bu sene ben biraz daha farklı bir yol izlemek istiyorum.
Toparlanırken, seneyi planlarken.
Kendi ihtiyaçlarıma göre tabii ki bu da.
Çünkü insanın yaşı ilerledikçe, hayatına kattığı şeylerle, kendini geliştirecekçe ihtiyaçları da değişiyor haliyle.
Ve aynı şeyleri yapmak istemiyorsunuz.
Aynı yoldan gitmek istemeyebiliyorsunuz.
Bu da çok normal. Bu dönem toparlanırken önce bir neler dağıldı onlara bir bakmak lazım.
Geçen sene yapmak isteyip yapamadığım şeyler neler oldu?
Hangi niyet ettiğim şeyleri yapamadım, yaptım ya da yarım bıraktım bir bunlara bakmak istiyorum.
Yaz tatilinde neleri dağıttım bir onlara bakarım.
Bunlardan bir tanesi zaten benim bedenimdi.
Son iki senedir ihmal ettiğim şey benim bedenim oldu.
Zorlu yıllarda zaten biz hep ihmal ederiz.
bedenlerimizi duygusal olarak yorgun olduğumuzda işte ayrılık yaşadığımızda bazı zorlu olaylardan sonra yıpratıcı olaylardan sonra ne yaparız?
İlk önce yeme düzenimiz bozulur.
Benim İki sene önce bozulmuştu.
Toparlamaya çalıştım ama tekrar bozuldu.
Düzelttim tekrar bozuldu falan.
Tabii bu şekilde de kilo aldım.
Yağ oranım arttı falan. Yürüyüşlerime devam ettim ama aktif spor yapmadım açıkçası.
Daha önce aktif spor yapıyordum.
Bunun beni çok etkilediğini fark ettim.
Son zamanlarda özellikle.
Enerjimi çok etkilediğini fark ettim.
Bir de belli bir yaşa geliyoruz artık.
Otuzun ikinci yarısında insanların biraz daha kas kütlesine önem vermesi gerekiyor.
güzel yaş almak adına, daha dinç hissetmek adına ben de bir karar verdim.
Bu yeni dönemde ihmal ettiğim şeylerden biri olan bedenime daha iyi bakacağım.
Açıkçası hep fikir hayatıma yatırım yapardım.
Hep orayı öncelerdim.
Zihin, dünyam daha önemliydi benim için.
Ama bedenini de korumak gerekiyormuş.
Bu dönem, bu sezon nedense buna ihtiyaç hissediyorum.
Hayat hep bir denge üzerine diyoruz ya.
Zihin dünyamız önde giderken arkada kalan ne oluyor?
Beden oluyor ve hırpalanıyor, yoruluyor ve o zihin dünyasını artık taşıyamıyor.
Ben de sezgilerime güvenip şöyle planlama yapmaya niyet ediyorum arkadaşlar.
Bir sürü yeni şey katmayacağım hayatıma.
Ben zaten geçen sene epey bir sistem kurdum kendim içimde.
Bir şeyler yaptım. Bu sene bunları...
Daha iyi bir noktaya getirmek istiyorum.
Hayatıma bir sürü yeni şey dahil etmek istemiyorum.
Hali hazırda yaptığım şeyleri daha güzel yapmak, belki işte ben saat içeriklerimi geliştirmek, öğretmenliğime bir şeyler katmak, eğitimler veriyorum, bunlar da artık başlıyor, bunları biraz daha çeşitlendirmek olabilir.
Ama illa yeni şunu katayım, bunu katayım gibi bir derdim bu sene yok açıkçası.
Aynı anda bir sürü şey zaten yapıyorum, daha da yapmayayım.
Yaptığım şeyleri daha güzel, daha kaliteli.
bir şekilde devam ettirmek istiyorum.
O yüzden çok uzattım.
Yılı yani dönemi temalara ben bölmeyi düşünüyorum.
3'er aylık temalar.
Bu da bir zaten çalışma metodudur.
İlk 3 ayki temam beden.
Bunun için tabii hali hazırda çalışmam, iş hayatım devam edecek ama bedenime ekstra özen göstermek istiyorum.
Spora... Kendimi alıştırdım ve şu an devam ediyorum.
Spor salonuna burada da İstanbul'da da artık kaydoldum ve başladım.
Çünkü biraz ara verdiğimde hemen soğuyorum.
Beni zorlayan da bir şey. Hem de birazcık uzakta bir yerde spor salonuna gidiyorum ki araba pratiğim de olsun.
Araba kullanmayı da İstanbul'da bırakıyorum nedense.
Öyle olunca tekrardan kullanırken eski korkular geliyor.
Yani her şekilde konfordan çıkmaya niyet ettim ben bu dönem.
Spor... Düzgün beslenme, biraz kilo verme, hafiflemek ama kas kazanmak, biraz daha dinç olmak bunlar hedeflerim.
Bedenimle ilgili daha dengeli bir yaşam.
Bu kadar işin arasına tabii ki uykuma özen göstermem.
Ben günlerim, ben alanlarım.
Sonbaharda İstanbul çok güzel oluyor.
Hayatı birazcık daha romantize etme.
Bazen böyle filmlere gitmek, bazen evde işte yağmurda, koltuğa gömülüp kitap okumak.
Bunlar tabii ki olacak. Bu ilk üç aylık tema da özetle...
Bedeni baza aldım. Sonraki 3 aydı da Allah kısmet ederse.
Yeni bir şey katmak istemiyorum demiştim ama geçen sene yaza doğru niyetlenip vazgeçtiğim, enerji bulamadığım bir konu vardı.
Ben yıllar önce müzikle çok uğraşmıştım.
Uzun yıllar uğraşmıştım.
Hobilerime geri dönmek istiyorum.
Geçen dönemde size bahsetmiştim resim vs.
müzik. Bir tane müzik aleti var.
Bana çok göz kırpıyor. Eskiden zaten ne ifliyordum?
Müzik aleti çalabiliyorum.
Nota filan da biliyorum.
Müzik bilgi. var. O ne olduğunu şimdi söylemeyeyim.
Bir kafamda geçen bir tane kolay öğrenebileceğim bir müzik aleti var.
Ona belki yönelmek tam da böyle kış ayında evde yapabileceğim bir şey ya da resime devam etmek istiyorum.
Bunlar olmazsa da örgü.
Birazcık hobi. Hobilerimiz neydi?
Bizim oyunlarımızdı, yetişkin oyunlarımızdı.
Nedense bu dönem bunları da yapmak istiyorum açıkçası.
Yaşarken yaşadığımı hissetmek, anı hissetmek, estetik zevkimi güçlendirmek, hayattan keyif almak, performans kaygısına gütmeden bunları yapmak istiyorum açıkçası.
Bu sene Almanca derslerine falan da gireceğim.
Çok ilginç bir yıl olacak okulda.
Açıkçası hem heyecanlıyım hem meraktayım yani ne olacak falan.
Baya bir ders yoğunluğumu var ama aralarda kendi duygu dünyamı da besleyeceğim böyle güzel şeyler yapmak istiyorum.
Sonraki temam hala bedenle devam ediyoruz ama hepsini bir anda yapmak istemiyorum.
Oturta oturta zaten spor oturduktan sonra beni zorlamayacak.
Sonra o... Dediğim gibi istediğim daha önce yaptığım ama şu an yapmadığım bir hobime artık dönmek.
Ondan sonra da yılın ikinci yarısına doğru da bahara doğru diyebilirim.
Yüzme meselesini halletmek istiyorum artık.
Su korkumu yendim ama tek başıma denize giremiyorum.
Bazı tedirginliklerim devam ediyor.
Yarı da bıraktım çünkü eğitimimi.
Devam etseydim çoktan halletmiş olacaktım.
Hocam hala var yerinde ama güzel bir havuz bulup o işi de halletmek istiyorum.
Şimdiye kadar konfordan çıkıp da yapmadığım şeyler neyse sırayla böyle kendimi çok fazla zorlamadan ama esnete esnete yavaş yavaş gitmek istiyorum.
Dediğim gibi bu dönem yeni şeyler yapmak...
Tan ziyade iyileştirmek.
İyileştirirken belki hayat karşımıza bazı fırsatlar da getirecektir.
Fırsatları kovalamak kafasına değilim artık.
Daha genç yaşlarımda, bundan birkaç sene önce daha çok koşuyordum.
Çok fazla koşuyordum.
Buna gerek kalmadığını anladım artık.
Yani insan sükunetle, sessiz bir motivasyonla, sessiz bir istikrarla diyeyim bir şekilde oraya varıyor.
Koştura koştura gittiğiniz zaman...
O telaşla vardığınız noktanın, o yolun keyfini çıkaramıyorsunuz.
Ve açıkçası pek de bir farkı olmuyor aslında.
Yavaş ve emin adımlarla keyfini çıkara çıkara yaşamak, o hedeflere gitmek bence daha güzel.
Ve dediğim gibi bir şeyleri iyileştirirken hayatımda, tabii ki iş hayatımda da bir şeyleri iyileştirmek istiyorum.
Yeni şeyler eklemekten ziyade hali hazırda yaptığım şeyi başka nasıl yapabilirim, nasıl eğip bükebilirim, düzeltebilirim bunları da düşünüyorum.
Mesela ben saat içeriklerini nasıl daha iyi bir noktaya taşıyabilirim falan.
Bunları da yaparken aslında fırsatlar gelecek.
Ben o fırsatlar geldiğinde hazır olmaya niyet ediyorum.
Yeni fırsatları kovalamak yerine zaten illaki fırsat gelir.
Bir yerden duyarız, bir yerden teklif gelir.
Bir videoda görürüz, bir arkadaşımız önerir şunu yapsana bunu yap.
Bir haber de görürüz.
Yani her yerde birçok seçenek, birçok yol, birçok fırsat, kısmet, alternatif önümüze gelebilir.
Hepsini yapayım, şunu deneyeyim, bunu deneyeyim demek tanesi zaten önümüze çıkacak.
Biz hazır olalım ki doğru olanı seçelim ve önümüze bakalım, yol alalım.
Bunu da düşünüyorum açıkçası.
Yani şunu demek istiyorum. Hayatı kaçırmadan toparlanalım.
Sonbaharın tadını çıkartalım.
Hayatı romantize edelim.
Ben saati rutinleri, ritüelleri yapalım.
Dediğim gibi koşturarak değil, keyif alarak, iyileştirerek, arada durarak bu kadar yoğunluğun arasına sporu ekleyebiliyorsam ki haftanın beş günü okulda olacağım ki bazı
günlerde çekimlerim var.
Kendime şöyle bir söz verdim.
En az iki gün, hafta sonu iki gün bile gitsem sonra bir gün, iki günde evde yaparım gibi böyle.
Kendimle pazarlık yaptım.
İşte ben günümü...
Yarın bir gün bile olsa istediğim şeyleri yapmak istiyorum.
İşte İstanbul'da bir sürü etkinlik var.
Bu sene İstanbul'dayım ama seneye burada mıyım bilmiyorum.
Tayin durumları ne gösterir bilmiyorum açıkçası.
Buradaki hayatımın da tadını çıkarmak istiyorum.
Zaten bir sürü öğrencim var.
Eğitimler başladı.
Onun da ilanını vereyim size.
Başarı eğitimimiz ve duygusal dayanıklılık webinarımız artık yeni tarihleriyle yayınlandı.
Yani ne zaman olacağını ilan ettim.
Katılmak isterseniz bu platformdaki açıklamaya da detayları veririm.
Bu benim planlamam, bu benim ihtiyacım.
Tabii ki herkes kendine göre rutinler oluşturabilir, planlamalar yapabilir.
Ama hepimizin hali hazırda kurduğu bir hayat var.
Orada da büyümek de mümkün.
Bir şeyleri iyileştirerek yol almak da mümkün.
Bence bu biraz daha aklı başında gibi geliyor bana.
Ekleye ekleye, sistem kura kura devam etmek ama koşturarak değil.
Zaten keyfi de hani o yol veriyor, yolda yaptığınız şeyler veriyor.
Neden böyle düşünüyorum bilmiyorum.
Çok fazla olgunlaştım galiba ama.
Öte taraftan da bilmiyorum sizde de böyle mi?
Sizin sonbahar döneminiz nasıl geçecek bilmiyorum.
Kafanızdan geçenler ne bilmiyorum.
Sanırım biraz daha ben kendime bakmak istediğim bir dönemdeyim.
Biraz daha tarzıma, hayatıma, beslenmeme, rutinime bakmak istiyorum.
Şunu fark ettim.
Bu hayat devam ediyor.
Ve bizim daha parlamak istediğimiz, parlayacağımız çok fazla yer var, zaman var.
Ama koştura koştura yaşadığımızda dönüp kendimize bakamıyoruz, hayatımıza bakamıyoruz, iyi yaşayamıyoruz.
İyi yaşamak aslında yüzümüze de yansır zaten.
Yaptığımız bakımlar, işte sporumuz, beslenmemiz biraz da parlamak için, daha da parlamak için zaten parlıyoruzdur.
Hali hazırda hayat kalitemizi arttırmak için bu toparlanma zamanları...
Beni de yani kendinizi de unutmayın.
Onu da dahil edin. Ve dediğim gibi 3'er aylık temalarla çalışırsanız da çok güzel sonuçlar alabilirsiniz.
Önceki Eylül dönemi bölümlerime bakarsanız oralarda zaten çalışma metotlarıyla ilgili size bölümler yapmıştım.
Oradan da faydalanabilirsiniz.
Siz neler yapıyorsunuz ya da siz neler yapacaksınız yorumlarda mutlaka buluşalım.
Kendinize iyi bakın. Çok sevgiler, selamlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
