
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Birikmiş ve bastırılmış duygular fiziksel ve ruhsal problemlere yol açarak bizim gerçekten iyi hissetmemizi engeller. Bu yüzden de biz kendi potansiyelimizi fark edemeyiz ya da onu hakkıyla kullanamayız. Bu bölümde çok etkili bir duygu boşlatma tekniği olan EFT’ yi anlatıyoruz.
Ben Saati Instagram adresi: Ben Saati
Transkript
Merhabalar, yaşama, insana dair pek çok şey bulabileceğiniz Ben Saati'ne hoş geldiniz.
Ben Elif. Bugün size bir hikaye anlatmak istiyorum.
Benim başımdan geçen yani yaşanmış bir hadiseyi sizinle paylaşmak istiyorum.
Bu bir iyileşme hikayesi.
3 yıl öncesine kadar zaman zaman omuzlarımda, kollarımda kızarıklıklar oluyordu.
Çok kaşınıyordu bu bölgeler.
Kollarımı görenler, sen kurdeşen mi döküyorsun derdi.
Hatta bir gün biri, yer fıstığını çok mu seviyorsun diye sordu.
Evet, nereden anladınız dedim ben de.
Kollarından dedi. Alerjim var galiba diye de ekledi.
Sonra ben biraz araştırdım.
Evet yer fıstığının böyle bir etkisi olabiliyormuş.
Daha sonra bu kaşıntılar arttı.
Ve koltuk altımdan başlayarak boynumu saracak şekilde kız adıklıklar büyüdü.
Sebep sadece yer fıstığını çok tüketmem olamazdı.
Ben de doktora gittim.
Siz de belki tahmin ediyorsunuzdur.
Egzama tanısı kondu. İlaç kullandım.
Geçiyor gibi oluyordu ama geçmiyordu.
Sonra yüzümde alnımda yine bu kırmızı lekeler çıkmaya başladı.
Ve herkesin yüzüme baktığında ilk fark ettiği şey artık yeşil gözlerim olmuyordu.
Ay alnına ne oldu senin öyle?
Niye kızarmış orası? Kaşıdın mı gibi sorular yöneltiyorlardı bana.
Annemin bahçesindeki aloe veralarla kremler mi yapmadım?
Bilmem ne yağlarımı karıştırıp sürmedim.
Ne duyduysam insanlardan tedavi olarak uyguladım.
O ara İtalya'ya gitmiştik okuldaki öğrencilerimle.
Her yerde hamur işi var tabii.
Pastalar yani makarnalar, pizzalar.
İnsanın canı çekiyor ve yiyoruz da.
Sonra benim egzama büyüdü orada.
Yüzüm şişti. İtalyan hocalar gelip sordular.
Elif sen çok mu stres yaşıyorsun?
Bu suratının hali ne böyle?
falan dediler.
Gidişat iyice sinirimi bozdu.
Sonra birden aydınlandım.
Acaba glutene mi hassasiyetim var da işte makarna pizza yediğimde iyice fena oldu bu suratım diye.
Yaklaşık bir sene gluteni kestim.
Mercimekten, nohuttan ekmekler yapıyordum.
Bir şekilde hayata tutundum ama çok zor geldi bana böyle yaşam.
Şişlikler gitti, egzamanın izleri azaldı.
Tabii doktorun verdiği merhemleri de sürüyorum öte yanda.
Bu arada çölyak değilim.
Test yaptırdım.
Zaten öyle olsaydı bağırsaklarımda da sorun olabilirdi.
Karnımın, midemin sürekli şiş olduğunu hissederdim.
Buğday alerjisi çok hafif görünüyordu sonuçlarda.
Ancak biraz da alerjik bir yapım olduğu için dedi doktor.
Bunları yaşıyorsun dedi.
Neyse ben o kadar perhizle incecik kaldım.
Yüzüm de inceldi. Tabii güzel oldu.
Lokum gibi oldu. Sonra bir gün kahvaltıya çağırdılar beni.
Bir parça simite kandım yedim.
Ya yersin onu da. Hani başlarım parhize dedim yedim.
Ertesi gün yine alnımdaki izle aynada bakıştık.
Bu böyle olmayacak dedim.
Anneanneme gittim. Önüne oturdum.
Beni oku anneanne dedim. Sağ olsun okudu.
Pamuk elleriyle başımı sıvazladı minnoşum.
Yani aklıma gelen yolları hep denedim.
Bilimselmiş değilmiş geçtim bunları.
Çünkü zaten doktorlar bana kesin çözüm bulamayınca böyle bir arayışa girdim.
O aralar Betül Demirkuran hocamla karşılaştım ve...
Onun duygusal iyileşme isimli kitabı elime geçti.
Betül Demirkan hocam da psikoterapist ayrıca bu bilgiyi de vermek isterim.
O kitapta çocukların alerjilerinin psikolojik sebeplerini falan anlatıyordu.
Orada egzama gibi cilt sorunlarının bir sebebinin de bebeğin ya da annenin başından geçmiş bir ayrılıkla ilgili.
olabileceğini söylüyordu.
Mesela hamile bir annenin eşi askere ya da uzak bir yere çalışmaya gitse bebekte cilt hastalıkları olabiliyormuş egzama gibi.
Hadi buyur bakalım. Benim zaten ömrümün yarısı gurbette geçti.
Ben bunların hangi birisine takıldım, travma yaptım nereden bileceğim?
Tabii hiç durur muyum? Üzerine gittim.
Beni üzen, etkileyen hatta etkilemeyen bütün ayrılık, uzaklaşma hikayelerimin böyle notunu çıkardım, şecerisini çıkardım.
14 yaşımdan itibaren ailemden okul sebebiyle bazen kısa bazen uzun mesafelerde uzak kalmıştım.
Bunun yanı sıra birkaç şehir değiştirdim.
Sevdiğim yerlere, insanlara, dostlara veda etmek zorunda kaldım.
Bunların listesini yapmak tek başına yetmedi tabii.
Buldum travmaları, ne yapacağım şimdi?
Düzelmiyor hala bu lekeler.
Sonra EFT diye bir şey duydum tesadüfen.
Merak ettim neymiş bu diye.
Bir uzmanın bir saatlik toplu uygulama çalışmasına katıldım.
Orada negatif duyguları başımızın tepe noktasına ve köprücük kemiğimize küçük vuruşlar yaparak nasıl boşaltacağımızı gösterdiler ve uygulama yaptık.
Tabii hislerimizi yüksek sesle de söylüyorduk.
Yani sessiz bir çalışma değildi bu.
Sonrasında bu uygulama bana iyi hissettirdi.
Kendi kendime dedim. Ben bununla egzamayı iyileştiririm.
Başladım iki günde bir yarım yamalak öğrendiğim EFT ile bu ayrılık hikayelerimle, oradaki birikmiş duygularımla çalışmaya.
Bir süre denedim bu tekniği.
Ama iyi bir sonuç alamadım. Bir şeyi gözden kaçırdığımı düşündüm.
Ama neydi bu? Sadece, sanki sadece ayrılıkla ilgili bir durum değildi.
Bir şey daha vardı.
Çünkü hep unlu mamulu yediğimde oluyordu bu.
Acaba sindiremiyor mu, sindiremiyor mu yediklerimi bedenim diye sormaya başladım.
Hayır sinirimim de iyi.
Sonra fark ettim ki sindiremediğim şeyler yediklerim değil duyduklarım konuştuklarımmış.
Ne zaman ki beni üzen şeyler konuşulsa ben böyle bir konuşmaya şahit olsam masada hep makarna ve türevi varmış.
Öğrenciyken de şimdi de yani ev arkadaşımdan sevdiğim birinden hoşuma gitmeyen hatta ağrıma giden bir şeyler duyduğumda Kendimi ifade edemediğimde masada bu yemeği
görüyordum. Bunları hatırladım.
Yani o negatif duygularla ben bu yemeği kodlamışım.
Özdeşleştirmişim. Bu şey gibi hani üzücü bir olay yaşarsınız.
Radyoda bir şarkı çalar o anda ve ne zaman bu şarkıyı dinleseniz o güne o üzücü anıya gidersiniz.
Hani vardır sizin de böyle şarkılarınız.
Ya da bunun aksi çok güzel bir haber alırsınız.
O an çalan şarkıyı ne zaman duysanız enerjiniz yükselir.
Neyse bu konuya EFT ile günde 5 dakikamı vererek çalıştım.
En başından bakarsak 6 ay kadar bu tekniği kendi kendime denedim uyguladım.
Ve bir sabah yine uygulamayı yaptım ve dedim ki kendime bu artık bitsin.
Bu durum bitsin yeter.
Uygulamayı bitirdim valizimi aldım.
Memlekete İzmir'e gittim.
O günün akşamında annemin yaptığı köy ekmeğini bir güzel yedim ve hiçbir şey olmadı.
İşte bugün size EFT'yi anlatacağım.
Aslında bu uygulamayı göstererek anlatmak daha faydalı olacaktır ama ben tekniğin ne olduğunu ve en azından pratik bir şekilde nasıl yapılır bunu tarif edeceğim size.
Ve bu konuda daha da derinleşmek isteyenleri doğru adreslere yönlendirmek istiyorum.
EFT İngilizce bir ifadenin kısaltılmış hali.
Nedir diye sormuştum sosyal medyada.
Bazı arkadaşlar para gönderirken yaptığımız bir tür havale işlemi demişti.
Ben konuyu anlatmasam mı pek çok kişi zaten EFT'yi biliyordur diye düşünürken aslında bundan haberdar olmayan çok kişinin de olduğunu fark ettim.
EFT, Emotional Freedom Technique yani duygulardan özgürleşme tekniği anlamına gelen Birçok fiziksel ve ruhsal problemin çözümünde etkili bir uygulamadır.
Uygulanması basit, yan etkisi olmayan bir iyileştirme tekniğidir.
Bu tekniğe spritüel bir çalışma gibi de bakılmasını istemem.
Bu bakış açısı bazı insanlar da önyargı yaratabiliyor çünkü.
EFT son 20 yılda klinisyenler, psikologlar ve psikiyatristler tarafından da kullanılan önde gelen enerji terapilerinden biri haline gelmiştir.
Ve şu da var çok basit bir uygulama olmasına rağmen o kadar etkili bir yöntem ki Amerikan Psikologlar Birliği bile EFT'yi tanımak zorunda kalmıştır.
Aslında alternatif bir psikoterapi tekniği bu.
Benim psikolog bir arkadaşım vardı.
Kendisi de bir terapi alıyordu.
Terapisti ona duygusal problemlerin çözümlerken başı bile ağrısa bu tekniği kendi kendine uygulatıyordu.
Bu teknik 1960'larda bulunmuş bir uygulama.
Üzerinde çok fazla araştırmacı psikolog çalışmış.
Onlardan bir de size anlatayım.
O çalışmalardan bir tanesini anlatayım.
Amerikalı psikolog Roger Callan 1980 yılında su korkusu yüzünden şiddetli baş ağrıları çeken ve kabuslar gören bir hastayı uzun süre klasik yöntemlerle tedavi etmeye çalışmış çalışmış
ama başaramamış. Sonra hastası midemde ağrı var deyince Roger Callan Mide meridyeninin uç noktası olan göz altındaki noktalara yani mideyi temsil eden göz
altındaki EFT noktasına böyle parmak uçlarıyla birkaç kez vurmuş.
Bunun üzerine hasta su fobisinin kalmadığını söyleyerek en yakındaki yüzme havuzuna koşarak gitmiş.
Bu arada bende de su korkusu vardı ve ben de üzerine çalıştım bu teknikle.
Oldukça faydasını gördüm.
Tekniğe şu anki son halini veren kişi ise Gary Gregg'tir.
İşte vuruşları, orada söylenen ifadeleri, süresi bunların son halini veren kişi Gary Gregg'dir.
Ve Türkiye'ye bu tekniği getiren, tanıtan ve buna aracı olan kişi de eğitmen ve doktor, tıp doktoru olan Bülent Uran'dır.
Türkiye'de EFT konusunda yazılmış en geniş içerikli kitabı da EFT ile İyileşin İyileştirin kitabının da yazarıdır Bülent Uran.
Şu anda kitap elimde.
Size oradan zaten aktarıyorum bazı bilgileri.
Konuyla ilgili olarak da çok fazla detaylı açıklamalar yapılmış kitapta.
Bol bol uygulamalar verilmiş.
Psikolog danışman Nilgün Çalık da hazırlamış.
Bülent Bey'le bu kaynağı beraber hazırlamışlar.
Kitabın hedefi bizim kendi kendimize bu teknikte ustalaşmamızı sağlamak.
Bülent Hoca'nın ayrıca YouTube'da da kısa kısa videoları var.
EFT'yi nasıl uygulanacağına dair.
Çok güzel de anlatmış.
Onlar da bayağı bir işe yarayabilir.
Şimdi neden bu isimleri kullandım?
Çünkü bu konuda çok fazla bilgi kirliliği de var.
Uygulama farklılığı da var.
Birçok isimde bu tekniği duyabilirsiniz.
Ben işin en doğrusunu gösteren, yıllardır da eğitimini veren ilk kaynağı size sunmak istedim.
Bir kere ben EFT'yi Bülent Bey'den almadım.
Bülent Hoca'dan öğrenmedim. Onu kız kardeşim vasıtasıyla duydum.
O aldı eğitimlerini, uygulamalarını.
Ben başka birinden duymuştum.
Ve uygulamalarım da biraz yarım yamalak kalmış ki benim egzamayı iyileştirme sürecim 6 ay kadar sürdü.
Demek ki doğru cümleleri, telkinleri, doğru vuruşu zamanında yapamadım ki bu süreç uzadı.
Belki rastlantısal bir şekilde en son yaptığımda bu uygulamayı tutturdum.
Kız kardeşim birebir uygulamaları ve daha eğitim aşamasında birçok kişinin nasıl hastalıklardan sağlığına kavuştuğunu ve duygusal türbülanslardan nasıl çıktığını anlatınca ben de kitabı edindim ve burada aktaracağım
bilgiler de onun ışığında olacak.
Günümüzde EFT kendi kendini iyileştirme aracı olarak dünya çapında hızla yayılan ve binlerce kişiye ulaşan bir teknik.
Peki nedir bu tekniğin altında yatan felsefe?
Bülent Uran kitabının ilk sayfasında şöyle söylüyor.
EFT'de hedef çevresel koşullar ne olursa olsun iyi hissetmektir.
İyi hissetmek en doğal hakkımızdır ve kendimize karşı olan en temel sorumluluğumuzdur.
Kendini gerçekten iyi hisseden insanın hem kendisine hem başkasına katkısı büyüktür.
Ancak iyi hissetmek olumlu düşünmeye çalışmakla gerçekleşecek bir durum değildir.
Yani sadece düşünce düzeyinde gerçekleşen ve yaşanan bir durum değildir.
İyi hissetmek ancak birikmiş duyguları boşaltmakla kendiliğinden gelen içsel bir enerji değişimidir.
Bu hal kendi doğamıza, kendi doğallığımıza ve saflığımıza yeniden dönüştür.
Yeniden insanlığımızla buluşmamızdır.
Çok güzel ifadeler. İyi hissetmek.
Aslında bizim doğamızda özümüzde olan yani bizim normalimiz olan bir şeyken yaşadıklarımız, deneyimlerimiz ve işte Bülent hocanın bahsettiği bastırılmış, sıkıştırılmış duyguların tazikiyle
aldığımız kararlardan tutun.
Pek çok durumda negatifi, hastalığı, bunalımı belki de biz kendimiz yaratıyoruz.
Yine EFT'ye dönersek şu şekilde özetleyebiliriz durumu.
Aslında her türlü fiziksel ve ruhsal sorunun nedeni bedenle birikmiş duygulardır.
Bu biriken duygular bedenin normal enerji dengesini bozar.
Yani en basit açıklamayla o iyi olma, iyi hissetme halini bozuyor.
Bozulan enerji dengesi de fiziksel ya da ruhsal sorunlara yol açıyor.
EFT ile hastalıklara ya da ruhsal sorunlara neden olan bozuk enerjiyi bedenden dışarı akıtmak hedefleniyor.
Bülent Hoca şunu da vurgulamış.
Geçmiş deneyimlerimizden gelen sınırlayıcı inançlar gücünü birikmiş duygulardan alır.
Kendi potansiyelimizi fark etmemizin ve kullanmamızın önündeki engeller de birikmiş duygudan başka bir şey değildir.
Peki duygular bedende nasıl birikir?
Yaşam boyunca söylenemeyen, söylenmeyen her söz yapılmak istenilen fakat yapılamayan bir eylem yani engellendiğimiz zamanlarda ya da istenmeden, gönülsüz ya da zorla yaptığımız şeyler
sonucunda Hissedilen duygular bedende birikir.
Genellikle otorite yani anne, baba, öğretmen, patron, eş gibi bu kişilerin otoritenin karşısında bireyin ifade edemediği tüm duygular bedende hapsolur.
Bunu şöyle düşünebiliriz.
Boruları tıkayan pislikler gibi.
Bir süre sonra lavabo tamamen tıkanıyor ve taşıyor.
Öfke patlamaları da bu duruma örnek olarak gösterilebilir.
Bakın ne kadar da önemli. Bir yerde kendini ifade edememek, belki bir yerde ağlayamamak, utanmak, korkmak gibi duygular günün sonunda bize neler yapıyor?
Kendimizi gerçekleştiremememize, özür dilerim kendimizi gerçekleştirmemize engel olacak kadar baltılıyor.
EFT hangi durumlarda uygulanabilir?
Öfke, stres, korku, endişe, üzüntü, suçluluk, güvensizlik, nefret, ansiyete, panik atak, yalnızlık hissi gibi bireyin ruh halini olumsuz etkileyen duyguları
kontrol altına almak için uygulanabilir ayrıca EFT birçok fizyolojik sorunda, bağırsaktan tutun, göz problemleri gibi bazı rahatsızlıklara kadar hatta sigara gibi olumsuz
alışkanlıkların da üstesinden gelmede şaşırtıcı sonuçlar alınabilen bir tekniktir.
Ben de uzun yıllardır gözlük kullanıyorum.
Şimdi bu podcast'ı hazırlarken gaza geldim.
Acaba ben de miyop üzerine mi çalışsam biraz diye.
Yani özetle fiziksel ve duygusal acıları uyuşturucu veya iğne kullanmadan hızlı bir şekilde azaltabilir EFT uygulaması.
Aynı zamanda sınırlı...
Asayıcı inançları, alışılmış zihinsel kalıpları serbest bırakmak için de kullanabilirsiniz bu tekneyi.
Bu da müthiş bir şey bence.
Hani bir önceki bölümde de bahsetmiştim.
Egomuz biz yeni bir adım atarken, yeni bir hedefe giderken bizi korumak adına bizi korkutarak negatif senaryolarla adım atmamızı engelleyebilir.
Konfor alanından çıkarmak istemeyebilir.
İşte biz bunun için de EFT'yi kullanabiliriz.
Ego'yu sakinleştirmek için de.
Bence öğrencilerin bunu mutlaka öğrenmesi gerekiyor.
Sınav korkusu ve kaygısı yaşayan çocukların, yetişkinlerin de işine yarayabilir çünkü.
Belki kalabalıklar karşısında konuşma korkusu yaşayan ya da kapalı alanlara girememek gibi fobisel durumlar yaşayan insanların da faydalanabileceği bir yöntem.
En basitinden eşinize mi sinirlendiniz?
Lafınızı söyleyin.
Şimdi içeride birikmesin dedik ya duyguları.
Lafınızı bir güzel söyleyin.
Sonra o öfke hemen geçmez.
Tabii genelde geçmiyor.
Diğer odaya gidip 5 dakika EFT yapın.
Mis gibi. Öfke falan bir şey kalmaz.
İçeride de duygu birikmez böylece.
Migren ya da sebepsiz ağrılara da çok iyi gelen bir yöntemdir EFT.
Peki kimler uygulayabilir EFT'yi?
EFT kişilerin hem kendilerine hem de başkalarına uygulayabilecekleri basit bir tekniktir.
Danışmanlar, öğretmenler, sağlık çalışanları, ebeveynler, özellikle ebeveynler bence öğrenmeli.
Sporcular, çocuklar bile bu tekniği kullanabilir.
Bağımlılık grupları da ayrıca ifade etmem gerekirse onların da kullanabileceği ve hatta kullanılan bir yöntemdir.
Bu tekniğin bence en heyecan verici yanı kontrolün sizde olması.
Kontrol bizde ve istediğimiz yerde bunu yapabiliyoruz.
Aslında bakarsanız hayatı kolaylaştıran bir araç gibi görsek bunu hiç fena olmaz ha.
Ben saatinde ne yapıyorsunuz efendim?
EFT yapıyorum.
Harika bir cevap. Şimdi en çok merak edilen konuya geliyorum.
EFT nasıl uygulanır?
Parmak uçlarıyla bedendeki bazı akupuntur noktalarına vuruşlar yapılır ya da masaj yapılır.
Bu akupuntur noktaları yaklaşık 5000 yıl önce Çinliler bedensel meridyenler ismiyle tanımladıkları böyle bölgeler, noktalar, bedenimizdeki belirli noktalar.
Bu meridyenlerde enerjimiz rahat bir şekilde akarken biz iyi hissederiz.
İşte buralar tıkanıyor ya da enerji oralarda bir sebepten tıkanınca Biz hastalanabiliyoruz ya da duygusal, fiziksel olarak problemler yaşayabiliyoruz.
Yani bu yüzden de EFT'ye duygusal akupuntur da deniliyor.
Çünkü bunun iki adımı var.
Bir duygu tarafı var.
Bir de somut beden tarafı var uygulama yaparken.
Bir taraftan bedenimizin akupuntur noktalarına küçük vuruşlar yaparken diğer taraftan da sorunumuza odaklanıyoruz.
Duyguya odaklanıyoruz. Düşünceye odaklanıyoruz.
Mesela korkumu hissediyoruz.
Bu duyguya odaklanacağız ya da başımızdan geçen korkutucu bir olayı düşüneceğiz.
Olayı tekrar hayal edeceğiz.
Bu işlem yapılırken zihindeki sorunlara odaklanılmalıdır diyor kitapta.
EFT ile hedef ruha, bedene zarar veren bozuk enerjiyi dışarı atmaktır dedik ya.
Bu enerjinin dışarı atıldığını nasıl anlıyoruz?
Uygulama yaparken esneme, işte gözlerin yaşarması, ağlama ya da vücudun herhangi bir yerinde duyumsanan bir his oluyorsa doğru yoldayız demektir.
Bozuk enerji dışarıya atılıyordur.
EFT'ye başlamadan önce sorunun şiddetine 0 ile 10 arası bir sayı vereceğiz.
Baş ağrısı var mesela. Kaç şiddetinde?
7 mi? Tamam bu aklımızda kalacak.
Bir de EFT uygulaması bitince tekrar bir sayı daha vereceğiz.
Genelde bu rakam sıfıra yakın oluyor.
Yani sorunun şiddeti azalıyor.
Kalıcı bir değişim için aynı konuya birden fazla kez çalışmak gerekiyor.
Bir anda da bu sorun hallolabilir.
Beşinci turda da hallolabilir.
Söylediğim gibi benim egzamayı iyileştirme sürecim 6 ay sürdü.
Şimdi EFT'ye başlarken bir setup cümlesiyle başlayın diyor Bülent Hoca.
Zihnimizi EFT'ye hazırlıyoruz.
Bu setup cümlesi hem durumumuzu yani sorunu tarif eden hem de o sorunu tamamlayan standart bir olumlama ifadesi içermeli.
Mesela topluluğa karşı konuşma korkum olmasına rağmen kendimi tamamen kabul ediyorum.
Ya da her ne kadar baş bölgemde şiddetli bir ağrı hissetsem de kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
Alkol bağımlılığıma rağmen kendimi her şeyimle derinden kabul ediyorum ve seviyorum.
Bu cümleleri söylerken göğsümüze böyle madalya taktığımızda madalyanın ucunun değdiği yer.
Burası köprücük kemiği ile meme başının 4-5 santim üzerine düşen kısım oluyor.
Buraya iki parmağımıza masaj uygulayabiliriz.
Ya da karate bölgesi denilen bir yer var.
Küçük parmağımızla elimizin ayasının yan tarafına denk geliyor bu yer.
Oraya diğer elimizin parmak uçlarıyla 3 kere vuruş yaparak bu setup cümlelerini söylüyoruz.
Yani hangi sorun varsa o sorunu ifade ediyoruz.
Duygularımızı, düşüncelerimizi söylüyoruz.
Bu arada kitapta farklı setup cümleleri de var.
Her ne kadar kilo verme konusunda ciddi şüphelerim varsa da kendimi kabul ediyorum ve onaylıyorum.
Artık bu sorun için birçok çarenin olduğuna inanıyorum.
Birçok çözümün olduğunu biliyorum gibi setup cümleleri kullanabiliriz.
Ya da şu an bu ağrıyı hissediyor olsam da hayattan keyif almayı seçiyorum gibi.
Vuruşlarla bu cümleleri birkaç kez söyleyeceğiz.
Şimdi geldik EFT'nin devamına.
Sonrasında EFT noktaları var.
Önce onları söyleyeyim.
Kaşların ortasından başlayarak.
Dış kısmı, burun altı, göz altı, dudak altı, koltuk altı, yaka noktası yani köprücük keminin iç uçları, başımızın tepe noktası.
Bu yerlerin görselini Google'da EFT noktaları diye yazıp görebilirsiniz.
Resimleri inceleyebilirsiniz.
İşte buraları orta ve...
İşaret parmağımızla bu noktaları 6-7 kez küçük vuruşlarla uyaracağız.
Ve gerekli EFT cümlelerini söyleyeceğiz.
Şimdi önemli olan kısım şu.
Burada artık probleme tekrar dönüp onunla ne hissediyoruz, ne düşünüyoruz sürekli bedene onu ifade edeceğiz.
Mesela setup cümlesi şuysa.
Topluk önünde konuşma korkum olmasına rağmen kendimi kabul ediyorum dedik ve karata bölgesine vuruş yaptık ya ya da masaj yaptık.
Ardından EFT noktalarını bulup.
Vuruşları yaparken her bölgede şu cümleleri bir defa söyleriz.
Topluluğa karşı konuşma korkusu, topluluk karşısında hissettiğim bu korku, topluluk önünde konuşmaktan korkuyorum, ben güçsüzüm, yeterince iyi değilim, bu korku beni alt ediyor,
kendimi kontrol edemiyorum, ben beceriksizim gibi.
Bunun gibi cümleler EFT cümleleri o sorunla ilgili ne düşünüyorsak aklımıza olumsuz ne geliyorsa bunları ifade edeceğiz.
Bir tur bunu yapıyoruz.
Gözlerimiz kapalı olursa çok daha iyi odaklanırız.
Ardından zihnimizde durumun şiddetini ölçüyoruz.
Hani ikinci kez sayı veriyoruz burada 7'den 5'e mi düştü?
Bir tur daha yapıyoruz aynı uygulamayı.
Sonra sorunu yani bu bastırdığımız duyguları böyle ifade ettikten sonra problemi ifade ettikten sonra bilinçli bakış cümleleri söylemeye başlıyoruz.
Yani o negatif duyguların yerine güzel olumlu duyguları bilinç altına yerleştirmek için ifade ediyoruz.
Bu esnada yine o EFT vuruşlarını yapmaya devam ediyoruz tabii.
Mesela kendimi olduğum gibi kabul etmeye seçiyorum.
İnsansam hata yapabilirim.
Buna da iznim var.
Kendi öğrenme sürecime saygı gösteriyorum.
İyi hissetmek benim doğamda var.
İçimde geçmişin yükünü taşımaya son veriyorum.
Bu ağrıya tutunmaya son veriyorum.
Kendimi bu korkudan özgürleştiriyorum.
Birikmiş duygularımı boşalttıkça enerjim artıyor.
Şimdiye kadar bastırdığım duyguları artık fark ediyorum gibi gibi onaylayıcı duyguları boşaltmayı sağlayan cümleler kurabiliriz.
Bu şekilde de 2 ya da 3 tur yapıyoruz ve sorunun şiddeti sıfıra ininceye kadar ara ara aynı konuya sabırla çalışıyoruz.
Kitapta birçok örnek çalışma var ya da dilerseniz YouTube'da da EFT videoları ile bu uygulamanın pratiğini öğrenebilirsiniz.
EFT bir kurtarıcı ya da ilaç değil hayatımızı kolaylaştıracak bir araç.
Daha önce de bahsettiğim gibi duygusal dayanıklılık bizim kalkanımız ve aslında bakarsanız yürümek, yüzmek, rutinler, alışkanlıklar ve şimdi de EFT tekniği bizim bu
kalkanımızı güçlendirmek için kullanabileceğimiz çok etkili ve uygulaması oldukça basit araçlar.
Sorunun üzerine bir problemin üzerine çalışma yapmasak bile.
Uyku öncesi bu vuruş noktalarına ufak ufak dokunuşlarda bulunursak rahatlayacağız.
Ve bu vuruşlar parasempatik sinir sisteminde uyaracağı için uykuya dalmamıza yardımcı olacak.
Gün içinde yaşadığımız stresin etkilerini azaltacak.
Gelin bu araçları aktif kullanalım ve yolculuğumuzu kucaklayabilmek, yoldan keyif alabilmek için ilk önce kendimizin iyi hissetmesine izin verelim.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
