
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Hadi gelin bu bölümde geçen yılın muhasebesini yaparak 2025’e birlikte hazırlanalım.
---
Instagram:
Transkript
Herkese merhaba, Ben Saati'ne.
Hoş geldiniz, ben Elif.
Aralık ayının başından beri yürüyüşlerimde hep ne istediğimi düşündüm.
2025'de nasıl bir Elif olacağım, neler yapacağım, neler öğreneceğim diye sorular sorarken kendime aslında yerimin de olmadığını fark ettim.
Bu ne demek?
Hayatıma bir şeyler daha ekleyecek, daha da aksiyon alacak yerim yok gibi hissediyorum.
Gündemim zaten yeterince dolu.
Ama bu doluluk yerini bulmuş bir dolluk değil de yük gibi sanki.
Hayrıma hizmet etmiyor da yoruyor ve yolumu uzatıyor gibi hissediyorum.
Ve bu düşünceler geçen bu 11 ayın muhasebesine götürdü beni.
Geçtiğimiz yıl Aralık ayından itibaren yaşadıklarımı ay ay düşündüm.
Beni neler mutlu etti, neler yordu, neleri başardım, hangi mucizeleri yaşadım, neleri yapabildim, neleri yapamadım.
Hayatımın hangi alanında zorlandım ve oturup ağladım?
Bu olayları yaşarken kendime özen gösterdim mi?
Şefkatli davrandım mı?
Evime dikkat ettim mi peki?
Yediklerim ne kadar sağlıklıydı.
Ben anlatırken birlikte düşünelim mi?
Sizde neler oldu bitti bu süreçte?
Etrafımdaki insanlarla, yakınlarımla, sevdiklerimle ilişkim nasıldı?
Yanımda mıydılar yoksa beni aşağıya çekip yükümü ağırlaştırdılar mı?
Marcus Aurelius der ki, kendi zihninden başka hiçbir şey seni ağırlaştırmaz.
Hayatımdaki bu doluluk zihnime de yansıdı tabii ki.
Zihnin yorgunluğu bedenimi ve hayat kalitemi de doğrudan etkiledi.
Bu muhasebeyi yaparken bir de geçen seneki vizyon panomu düşündüm.
Yani pano demeyelim de bir defterime yazmıştım yapmak istediklerimi.
Hatta motive etsin diye resimler de koymuştum.
Hedeflerimin birçoğuna ulaşmışım.
Evet çok şükür ki yani büyük emekler vererek oldu bunlar.
Ama mesela 8 ay önce taşındığım evime beğendim bir tabloyu alıp asamamışım.
Ona vakit ayıramamışım.
Bunu fark ettim. Çalışma odamı düzenleyememişim.
Çünkü fazla eşyaları atıp yeni masa işte mobilya gibi şeyler alamadığım için vakit ayıramadığım için odayı dekore edemedim ve YouTube videolarımı çekmeyi de bu yüzden erteledim.
Bu sene daha sağlıksız beslenmişim.
Yemek yapmak için bazen vakit bulamayıp daha hızlı çözümler üretirken seçimim kimi zaman sağlıksız olandan yana olmuş.
Uykuma dikkat etmişim ama neyse ki.
Büyük hedeflerime ulaşırken küçük hedeflerimi görmemişim ya da sıra gelmemiş onlara.
Hep bir şeyleri yetiştirme derdiyle koşmuşum ki ben yalnız yaşıyorum.
Evli çocuklu insanları, anne babaları düşünemiyorum.
Onların meşgul olduğu şey çok daha fazla.
Daha yorucu bir hayat. Özetle başta da söylediğim gibi aslında yeni bir şeyler için yerimin olmadığını fark ettim.
Zamanımda, evimde, telefonumda, sosyal yaşamımda, ilişkilerimde, işlerimde yerim yok.
Her yer dolu. Ben doldurdum tabii buraları.
Ve bu doluluk biraz yük gibi gelmeye başladı bana.
Çünkü bir kısmı artık bana hizmet etmiyor, bir görevi yok ve boşa yer işgal ediyor.
Eğer bana iyi gelse ve işe yarar olsaydı zaten yük gibi hissetmezdim.
O yüzden yeniyi çağırmadan önce onlar için gelin hadi sizinle birlikte bir yer açalım.
Ben buna bırakmak ve arınmak da diyorum.
Önce güzel bir temizlik yapalım.
Sadece 2024'e dair değil bu yaşımıza kadar getirdiğimiz...
Artık sürdürmek istemediğimiz her şeyle vedalaşabilir miyiz acaba?
Ben önce eşyalarımdan başladım buna.
Giymediğim kıyafetlerim vardı.
Dolabımdaki karmaşa epey azaldı.
Evimde kullanmadığım eşyaların kimini sattım, kimini verdim birilerine.
Aralık ayını ve ocağın ilk haftasını bu arınmaya ayırdım.
Varlığı belli olmayan, hayatıma bir şey katmayan her şeyi bırakmaya ya da onlarla ilişkimi değiştirmeye karar verdim.
Ekili ilişkilerimde de beni aşağı çeken, değersiz hissettiren, yapıcı olmayan herkesle sessizce vedalaşıyorum bu süreçte.
İlla ki yeni hedeflere gerek var mı, ben bu hayatımdan memnunum ve bunu sürdürmek istiyorum da diyenler olacaktır.
Bu dediğim arınmayı hayatımdan hiç memnun değilim ve her şeyi geride bırakıyorum gibi bir yerden söylemiyorum.
Hani öyle anlamanızı istemem.
Aksine memnun olduğum...
o alanları artırmak, çoğaltmak için de bir yere ihtiyacım var.
Bence hepimizin buna ihtiyacı var.
Bu arınma, bu temizlik aslında bu yönüyle de çok önemli.
Ekim'in 24 yılı podcast bölümlerime bakınca bir tarafım, bilen bir yanımız var ya hepimizin, özümüz, sezgimiz.
O beni bir şekilde yönlendirmiş.
Çünkü hep odaklanma, sakinlik, sınırlarımız, üretkenlik, irade, durabilme, öz saygı gibi konuları işledim ben.
Huzurlu... Ve üretken bir birey olarak bu hayatı nasıl sürdürülebilir ve daha kaliteli şekilde yaşayabiliriz?
Bunu anlatmak ve yaşamak gayretindeydim.
Kimi zaman böyle yaşayabildiğimi de hissettim.
Anlattığım konular benim de ışığım oldu.
Çoğu zaman yolumu onlarla buldum.
Ve şu günlerde anladım ki işte bu konuları hayatımda uygularken maksimum verimi ancak gereksiz yüklerimden arınarak, hafifleyerek, onlara alan açarak alabilirim.
Hayatımızdaki en önemli gücümüz odaklanabilmektir bana kalırsa.
Çünkü odaklandığımız anda enerjimiz oraya akıyor ve o uğraştığımız şey her neyse pozitif ya da negatif onu çoğaltıyoruz.
Uğraştığımız gereksiz eşya, insan, olay, durum ne varsa bunlar bizim odaklanma gücümüzü emiyor, azaltıyor.
Takılıyoruz onlara.
Yeniyi çağırmakta sıkıntı yok.
Bu çok zor değil.
Hatta işin kolay tarafı burası.
Ama bunun için de odak...
Ben ne istiyorum?
Hayattan ne bekliyorum?
Doğru yolda mıyım gibi soruları ancak sakin bir zihinle ve doğru düzgün kendimize açtığımız alanlarda ben saatlerimizde fark edebiliriz.
Mevlana'nın bir sözü var hepimizin çok iyi bildiği.
Dünle beraber gitti cancağızım.
Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
İşte ben yeni şeyler söylemek istiyorum.
Yeni yerler görmek, işlerimdeki yeni hedefleri gerçekleştirerek onları büyütmek, hak ettiğim yerlerde benim gösterdiğim değeri, özveriyi hak eden insanlarla birlikte olmak istiyorum.
Layık olduğumu düşündüğüm hayat için hayatımda olmaya layık olmayan her şeyi birer birer bırakmak ve hafiflemek.
İşte bunun niyetindeyim.
Bu söylediklerimi...
Her şeyi uyarlayabilirsiniz sevgili dostlar.
Zamanınızı böyle aşırı dolduran işlerden başlayarak, mesela ev ve çalışma ortamı, ikili ilişkiler, en önemli sosyal medya kullanımı, mail kutularımız, fotoğraf galerimiz, işte
buralardan başlayabiliriz.
Belki de birden çok şeyi seçtiğimiz için kafamız karışıyor bu yoğunluktan ve asıl seçeneğimize odaklanamıyoruz.
Hayatımızdaki bu gereksiz dolluk, Kuru gürültüler zihnimizde sabote ediyor ve olmak istediğimiz insan ile aramızdaki mesafe hiç azalmıyor.
2025 bizim için uyanma yılı olsun.
Önce kendi değerimize uyanalım.
Vaktimizin, bedenimizin, hayallerimizin, gülen yüzümüzün, neşemizin, bunca yıldır bu hayattaki varlığımızın değerine uyanalım.
Biz bunu uyandığımızda eminim bir şeyler daha anlamlı gelecek.
Seçimlerimiz de yeni yıl için hedeflerimiz, aksiyon planlarımız da daha anlamlı ve sürdürülebilir olacak.
Bu arınmayı büyük ölçüde yaptığımızda artık ne kadar yapabilirsek bu kişiden kişiye değişir.
O zaman kalemi elimize alıp 2025 yılı için neler yapacağımızı yazarak düşünebiliriz.
İsteklerimiz, hedeflerimiz netleşmezse bir aksiyon ve çalışma planı hazırlayamayız.
O yüzden burası önemli.
Yazarken aklımıza çok farklı fikirler de gelebilir.
Yazmak olmazsa olmaz.
Bunları listeleyelim.
Aylara bile bölebiliriz hedeflerimizi.
En önemliden işte az önemliye doğru sıralayabiliriz.
En mühim üç tanesini öncelemekte fayda var.
İnsan hedeflerini yazdığında böyle bazen korkuyor, gözüne büyük geliyor ya da yorucu o liste uzadıkça.
Ama öyle değil aslında. Bu hedefler için 3'er haftalık bir iş planı hazırlayınca, her gün atılacak küçük adımlara düşürünce o planı işimiz kolaylaşıyor aslında.
Biraz beyin fırtınası olsun diye size birkaç soru yönelteyim.
2025 yılının duygusu ve teması ne olsun?
Neşe mesela. Ne güzel olur değil mi?
Ya da minnettarlık.
Harekete geçmekte zorlanan biriyseniz sizin için aksiyon alma yılı olabilir.
Belki de spor ve beslenme üzerine bir değişime gitmek istiyorsunuz.
E o zaman tema sağlık olabilir.
Bir tane yeterli değilse üç temada da yoğunlaşabiliriz.
Şimdiye kadar ertelediğiniz ama harekete geçtiğinizde hayatınıza birçok şeyi istediğiniz yönde değiştirecek bir şey var mı?
Bunun çok böyle uçuk bir hedef olmasına gerek yok.
Belki bir dil öğrenmek olabilir.
Belki bilgisayarda bir programı öğrenmek olabilir.
Kendi işini kurmak da olabilir.
Ben YouTube kanalımı daha aktif kullanacağım mesela.
Uzun zamandır ertelediğim bir şeydi.
Belki bir seyahat olabilir bu sizin için.
2025 yılında hayatınızdaki neyi iyileştirmek istersiniz?
Rutinlerinizi mi? Belki kendinize özen göstermiyorsunuz yeterince.
Bir tane de olsa her hafta yapabileceğiniz size iyi gelen bir ben saati, aktivitesi seçelim mi?
Belki patili dostlarımıza iyilik yapabiliriz.
Ağzı deli olmayan sokaktaki meleklere yardım etmek emin olun kalbinizde çok iyi gelecek.
Yeni yıl ve yeni hedefler üzerine birçok video podcast yayınlandı.
Onları da izlemiş ve dinlemiş olabilirsiniz.
Eminim onlar da çok faydalıdır.
Benim bir eğitimci olarak ve başarı eğitimlerinde referans alarak söyleyebileceğim şey şu ki hedef ve hayalleri yazalım.
Hatta resimleyelim.
Bu şekilde beynimizi kodlamış da oluyoruz onları.
Ama bununla birlikte hedeflerin yanına aksiyon planı da hazırlayalım.
Sistem kura kura ilerleyelim.
Bunun için günlük, haftalık, aylık rutinler çok önemli.
Rutinlerin gücü diye bir bölüm vardı.
Ben saatin ilk bölümlerinden.
Onu dinleyebilirsiniz ve Atomik Alışkanlıklar kitabını da okuyabilirsiniz.
Sistem kurmayı anlamak için bu kitap çok faydalı oluyor.
Ben bu sene yıllık hedeflerimi belirleyip 3 aylık periyotlara ayıracağım.
Bununla ilgili birçok video izledim.
Hani 12 aya bölmektense 3 aylık periyotlarla ilerlemek daha sağlıklı ve sürdürülebilir gibi geldi bana.
Birçok iş insanı da bu şekilde ilerliyormuş.
Bu sene de bunu deneyelim bakalım.
Ve her hafta bir önceki haftada neler yaptığımı değerlendirerek daha sistemli slow productivity yani yavaş üretkenlik ve deep work dediğimiz derin çalışma modelini uygulayacağım
bu plan üzerine. Bunlarla ilgili bölümler yapmıştım.
Arzu ederseniz onları da bir dinleyin derim.
Bölüm bitmeden sizlere son birkaç şey daha söylemek istiyorum.
İkinci sezonun sonuna geldik.
Ben Saati Podcast'ini düzenli olarak dinlediğiniz, sosyal medya hesaplarınızda tavsiye ettiğiniz ve sevdiklerinizle paylaştığınız için çok çok çok teşekkür ederim.
2025 yılı şimdiye kadar yaşadığınız en iyi, en güzel, hayatınızın her alanında en keyifli yıl olsun.
Çok sevgiler, selamlar.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
