
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
"Me Time" ifadesi ile dilimize geçmiş olan " Ben Saati" nedir?
Transkript
Merhabalar, yaşama, insana dair pek çok şey bulabileceğiniz Ben Saati podcastine hoş geldiniz.
Ben Elif. Son zamanlarda yaygın olarak kullanılan bir ifade var.
Me time. Dilimize bu ifade benim zamanım ya da boş zaman olarak çevriliyor.
Çevirisinden anlaşıldığı gibi me time'ı kişinin kendi yaşamında kendine özel olarak ayırdığı zaman şeklinde düşünebiliriz.
Ya ne demek kişinin kendi yaşamından kendine ayırdığı özel zaman?
Biraz tuhaf değil mi?
Yaşamımız bize özel değil mi zaten diyenler olabilir.
Podcast'in sonunu bekleyin.
Cevap orada. Ben me time ifadesini band saati olarak çeviriyorum.
Pek çoğumuz iş, okul dışında kendimize ayırdığımız zamanları alışverişte, sporda, kuaförde, netfix karşısında geçiriyoruz.
Bunların hepsi band saati olabilir.
Bunda bir sıkıntı yok. Fakat ben bu zaman dilimini öylece boş zaman aktivitesi gibi sosyal medyada paylaşıp altına hashtag ile me time yazmak şeklinde basite indirgeyemiyorum.
Burada aslında kimseyi eleştirmiyorum da.
Sadece anlatacaklarımla bu zaman dilimine bakışımızı birazcık değiştirmek istiyorum.
Çünkü ayrılmış o sürenin yaşamamız için çok kıymetli olduğuna inanıyorum.
Peki neden önemli ben saati?
Az önce bahsettiğim gibi ben saati öylece geçirdiğimiz amaçsız, boşa geçen bir zaman değil.
Çünkü İngilizce ifadede mi kelimesi var.
Yani benle, bizimle, kendimizle alakalı bu ifade.
Bu zaman benimle ilgili bana ayrılmış demek.
Sadece keyfi olarak bu zamanı öylece geçiştirirsek kazanabileceğimiz birçok şeyin farkında bile olmayız.
Hakkını vererek geçirdiğimiz ben saatimizde beden ve zihin olarak o kısacık sürede kendimizi yenileyebilmemiz, bu süre bittiğinde koşuşturmayla geçen hayatımıza enerjimiz
tazelenmiş olarak devam edebilmemiz mümkün.
Sağlıklı birey bedensel ve zihinsel olarak da dengeli olan bireydir.
Bu cümleyi birçok yerde duymuşuzdur.
Çünkü bu ikisi bir bütündür ve senkronize bir şekilde çalışır.
Birlikte dengeli bir şekilde çalışmadığında her ikisinde de aksaklıklar görürüz.
Bunu anlamak için doktor olmaya gerek yok.
Takip edin kendinizi.
Stres, kaygı, korku, acı ve ağrı şeklinde bedeninize yansır.
En basitinden bedensel yorgunluk, vitamin eksikliği, modunuzun veya konsantrasyonunuzun bozulmasına sebep olabilir.
Yani şunu demek istiyorum.
Kendimize ayırdığımız günlük en az 30 dakikayı iyi kullanırsak o günü daha huzurlu ve keyifli geçirmemiz mümkün.
Peki diğer önemli soru.
Kendimize ayırdığımız ideal ben saati süresi ne kadar olmalı?
Bunun cevabı aslında herkese göre farklıdır.
Yaşam şeklinize, çalışma temponuza, ev düzeninize göre bu süre ve onu değerlendirme şekliniz değişir.
Ben sabah saatlerini değerlendirmeyi seviyorum.
Güne başlamadan kendimle geçirdiğim bir saatlik sürede yapmak...
...keyif aldığım, bana iyi gelen, enerjimi yükselten şeyler yapıyorum.
Bazıları buna sabah riteli diyor.
Kahvemi, kitabımı alıyorum, bazen yazıyorum, bazen nefes egzersizleri yapıyorum.
Bazen esneme hareketleri ile bu saatimi doldurup güne öyle başlıyorum.
Siz de en az 30 dakika ile başlayabilirsiniz.
Bunu benim gibi erkenci olanlar sabah yapabilir, iş yerinde öğle arasında ya da yatmadan önce de bu süreyi değerlendirebilirsiniz.
Önemli olan ayırdığımız bu süreyi kendimize her gün verebilmemiz.
Yani bir rutin oluşturabilmemiz.
Çünkü bize kazandıracağı güç onun düzenli olarak yapılmasına da bağlı.
Akıllara gelen bir soru.
Ben saatini boş zaman aktivitesinden ya da faaliyetlerinden nasıl ayırırız?
Bu sorunun cevabı çok basit aslında.
Yapmayı seçtiğimiz etkinlik, aktivite ya da uğraşlara farkındalık katarak bu boş zamanı ben saatine dönüştürebilirsiniz.
Ben saatinde yaptığımız şeyler yaşamımızda bir alan açar.
O alanda aslında biz biraz nefes alırız.
Dinleniriz, nerede olduğumuzu, ne yaptığımızı, nasıl yaptığımızı, ne hissettiğimizi fark ederiz.
Mesela düzenli olarak tempolu yürüyüş yapmak stresi daha kolay yönetebilmemize destek olur.
Attığınız adımları izlerken nefesinizi dinler ve dışarıdan bir gözle düşüncelerinizi gözlemleyebilirsiniz.
Bu sizi hem rahatlatır hem de düzenli olarak hayatınızda nerede olduğunuzu takip edebilirsiniz.
Ayrıca ben saatinde tempolu yürüyüş yapmanız size başka faydalar da sağlar.
Farkındalıklı geçen bu sürede zihin ve kalp berraklaşır, daha özgün, yaratıcı fikirlerle buluşabilirsiniz.
Pek çok ünlü yazar Virginia Woolf, Tolstoy uzun yürüyüşlerle bilinir.
Yürürken zihinlerini topladıklarını, bunun yazmada onlara çok büyük katkı sağladığını anlatırlar.
Haruka Mukarami düzenli olarak koşar.
Aslında onlar ben saatini çok iyi değerlendirmişler ve harika eserlerini biz okurlara kazandırmışlar.
Ben Saati'nde ille de yürüyüş yapmanız şart değil.
Dans etmek olur, yazmak, okumak, podcast dinlemek, belki şehrin farklı yerlerini gezip görmek bunların hepsi harika etkinlikler.
Bu farkındalıkla yaklaşarak zamanınızı her bir ile değerlendirebilirsiniz.
Özetlemem gerekirse kendimizi ayırdığımız zamanlarda seçtiğimiz aktivitelerden fayda edinmeyi amaçlayarak bile o zamanların asıl hedefe giderken bizde mühimmat oluşturacağından emin
olmalıyız. Kendimize geçirdiğimiz kaliteli zamanlarda gün içinde yapacağımız işler için yüksek bir enerji üretiyoruz.
Daha fazla anda kalabiliyoruz.
En güzeli kendimizle ilişkimiz güzelleşiyor.
Ona bu zamanı vererek de gösteriyoruz.
Buna değmez mi? Ben Saati''nin birinci bölümü burada sona eriyor.
Dilerim bu seriyi ben anlatmaktan keyif alırken kendini, yolunu, yönünü arayanlara ilham veya bir ışık olup hayata katkısı olur.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
