
Mısır Mitolojisi - Güneş Tanrısı Ra Nasıl Kandırıldı?
27 Aralık 2023 · 11 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Antik Mısır’ın en çok tapınılan tanrıçası İsis, güneş tanrısı Ra’yı nasıl kandırdı? Cevaplar bu bölümde.
Instagram: belleginlambasipodcast
Reklam ve iş birlikleri için: belleginlambasipodcast@gmail.com
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba arkadaşlar.
Bele ilanmasına hoş geldiniz.
Ben Eda. Mısır mitolojisi serimizin bu bölümünde Tanrıça İsis'in Tanrıların Tanrısı Ra'yı nasıl kandırdığını sizlere anlatacağım.
Yırtılış mitleri bölümünde her ikisinden de bahsetmiştim.
Bu bölümde de İsis'i daha detaylı ele alacağız ve Ra'yı nasıl kandırmış öğreneceğiz.
Bu arada Mısır mitolojisi serisi boyunca bu hatırlatmayı yapacağım ama seriyi dinlemeye yırtılış mitolojisinin olduğu bölümden başlamanızı tavsiye ederim.
Böylelikle kişileri ve olayları...
O zaman hazırsanız başlıyoruz.
Önce Isis'i yakından tanıyalım.
Isis, yaratıcı tanrı Atum veya diğer adıyla Ra'nın soyundan gelen 9 tanrıdan oluşan bir aile olan Heliopolis Ene adının bir parçası.
Ene ad, Heliopolis'teki 9 tanrıya verilen adı hatırlarsanız.
Ene ad yerine Heliopolis 9'ları da denilir.
Ve kendini yaratan tanrı Atum, Shu ve Tefnut'u yarattıktan, onlar da gökyüzü tanrısı Geb ile yeryüzü tanrıçası Nut'u yarattıktan sonra Osiris, Isis, Set ve Nefis.
Isis kardeşi Osiris ile birleşerek oğulları Horus'u doğurur.
Isis aynı zamanda Horus'un koruyucusu olarak da karşımıza çıkar.
Koruyucu diyorum çünkü Seth ile Horus arasında bir düşmanlık vardır.
Yani amcası ile Horus arasında.
Seth Horus'u kıskandığı için öldürmek ister.
Horus da defalar da Seth tarafından öldürülüp Annesi Isis tarafından diriltilen babasının intikamını almak ister.
Isis öldürülen eşini defalarca dirilttiği için Ölüler kitabında hayat verici ve ölümün gıdası olarak da gösterilir.
Piramit metinlerinde Osiris'in ölümünü önceden gördüğü de söylenir hatta.
Büyü yetenekleriyle ünsalmış bir tanrıç olarak görülür.
Nitekim büyüleri sayesinde Osiris'i defalarca hayata döndürmüştür.
Mısırlıların doğum, hastalık ve tehlikeli hayvanlar gibi gündelik yaşama dair korkularını onun büyüleri sayesinde yeni bildiği söylenir.
Antik Mısır tarihinin başından sonuna kadar en büyük tanrıça olarak görülmüştür.
Bir nevi anne gibi görülür aslında.
Nitekim Mısır'da hüküm sürmüş bütün krallar onu annesi olarak görür.
Osiris ve Horus'tan sonraki en yüce tanrıdır kendisi.
Nitekim bu üçlü Mısır'ın en çok tapınılan, en popüler tanrılarındandır.
Sadece Mısır değil bu tapınmalar İngiltere'ye kadar da yayılmıştır hatta.
Birçok klasik yazarların eserlerinde İsis'in Yunan mitolojisinde Zeus'un kızı olan ve ölüler kraliçesi olarak da bilinen Persephone ve bilgeliğin, zekanın, ilhamın, sanatın ve
barışın tarihçesi Athena ile özdeşleştirildiği görülür.
Bir çift boynuzun arasında güneş bulunan akbaba şeklindeki bir taç ile tasvir edilir.
Bu tasvirlerde de kollarını ve kanatlarını iki yanı açmış şekilde bir dizinin üzerinde oturduğunu görürüz.
Onu anlatan bir diğer tasvirde kucağında hurusu emzirirkenki halidir.
Bu yüzden mısır? Mısır metinlerinde vericilik özelliğiyle nitelendirilir Isis.
Piramit metinleri Osiris'in kendi erkek kardeşi Seth tarafından öldürülmesinden sonra Isis'in tüm Mısır'ı dolaşarak onun cesedini aradığından söz eder.
Böylelikle onu bulup birleştirebilecektir.
Ona yani Osiris'e yeniden yaşam verebilecektir ki bu da vericiliğinin en önemli kanıtlarından biri olarak görülür.
Piramit metinlerinde yer alan bazı büyülerin Isis'in ölen kralın mumyalanmasını önlemesine ya da Osiris'in cesedine yaptığı gibi onun dağılan kemiklerini birleştirmesine yardımcı olacağı ileri sürülür.
Onun büyüleri bu yüzden önemli görülür.
Yeni krallık döneminde yazılan bir ilahide Isis'in büyülü sözcükler kullanarak seti Osiris'in cesedinden uzaklaştırdığı ve ona musallat olmasını engellediği anlatılır.
Karşımıza hep bu tarz özellikleriyle çıkar.
Yüce büyücü, ana aç, koruyucu, yaşam veren.
Yaşam veren kısmı bu noktada çok önemli.
Çünkü eşini defalarca hayata döndürdüğü gibi eşinin olmadığı bir zamanda da çocuk doğurarak yaşam verir isis.
Tıpkı Atum gibi aslında. Atum da kendi kendini yaratmıştı hatırlarsanız.
Aktif bir eş olmadığında bile...
bir hayat oluşturabilir özelliğiyle karşımıza çıkar.
Bu yüzden yaşam veren denilir aslında.
Horus'u doğurduktan sonra onu setten saklar ve Osiris'in intikamını alması için de onu yani oğlunu yetiştirir.
Horus ile set arasındaki kavgalar da yeni krallık dönemindeki öykülerde anlatılır ki onu da bir sonraki bölümlerde değineceğiz.
Bu arada Isis'in Antik Mısır dilindeki asıl adları Aset ve esidir.
Yani hierogliflerde bu şekilde yer aldığı görülür.
Isis adının da antik Yunanlar tarafından konulduğu gibi bir düşünce vardır.
Tabi ne kadar doğru bilinmiyor.
Sihirli ve edebi metinler Isis'in kurnazlığına ve kararlılığına da vurgu yapar.
Verethekau yani büyük sihirbaz anlamına gelen bu kılıktaki kralları emziren ve koruyan bir kobra yılanı şeklinde sergilenir.
Aslında o milyonlarca tanrıdan daha zekalıdır.
Bu inanışa göre İSİS Gücüne güç katmak, tüm dünyanın krallığının annesi olarak cennetteki bir tanrıça haline gelebilmek için Ra'ya karşı
bir komplo kurar. Amacı Ra'nın gerçek adını yani gizli ismini öğrenmektir.
İnanışa göre tanrılar ve insanlar Ra tarafından yönetilmektedirler ve Ra'nın birçok ismi olmasına rağmen hiçbiri gerçek değildir.
Onun gizli adı herhangi bir düşmanın onu kendisine karşı kullanmasını engellemek için midesinde gizlidir.
İsim öylesine gizli ve kutsaldır ki hiçbir insan onu aramaya yeltenemez.
Ayrıca öylesine güçlüdür ki bütün tanrılar ve tanrıçalar bu adı öğrenerek onun gücüne sahip olmayı arzular.
Sadece bir tanrı Ra'nın yetkilerine karşı çıkmaya cesaret eder.
O da kendi kızlarından Isis'tir.
Isis ise bu adı öğrenmek için çok kararlıdır.
Ra her yeni günün şafağında güneş kayığıyla gökyüzünde gezinirken Isis bu yolculuk esnasında onun ağzından su döküldüğünü fark eder ve bu suyun üzerine düştüğü toprağı alarak çamurdan
bir yılan yapar ve yılana da hayat verir.
Ardından bu yılanı Ra'nın yoluna koyar.
Ra ise bu yoldan geçerken yılan tarafından ısırılır ve acısını haykırmaya başlar.
Siz benden türeyen tanrılar.
Gelin de başıma gelene bir bakın.
Ölümcül bir yaratık beni ısırdı.
Onu göremedim ama onu bizzat yaratmadığımı biliyorum.
Benim canlılarımdan biri değil.
Daha önce bu kadar fena bir acı hissetmemiştim.
Ben tanrıyım. Tanrının oğluyum.
Topraklarımı ve insanlarımı izlemek için seyahat ediyordum ki bu yaratık yoluma çıktı ve bana saldırdı.
Çabuk diğer tanrılara koşun.
Bu acıyı dindirebilecek bir büyü bilenleri buraya getirin.
Isırılan yılan Ra tarafından yaratılmadığı için bizzat kendisi bu zehri vücudundan alıp iyileştiremez.
Bu yüzden bütün tanrıları bu şekilde yanına çağırır ve büyülerle kendisini iyileştirmelerini ister.
Isis de bunların arasındadır.
Tabii ki. Ancak ne kadar uğraşırsa uğraşsınlar hiçbir tanrı onu iyileştiremez.
Acısı da arttıkça artar.
En sonunda Isis öne çıkıp Kendisini iyileştirebileceğini ancak ona gizli adını söylemesi gerektiğini söyler.
Ra ise cevap olarak ben gökyüzünün ve toprağın yaratıcısıyım.
Ben olmasam şu an var olan hiçbir şey olmazdı.
İşte ben gözlerimi açtığımda ışıklar saçılır.
Gözlerimi kapattığımda karanlık hüküm sürer.
Nil nehri tek sözümle mısır topraklarını sele boğar.
Saatleri, günleri ve yıllık festivalleri yaratan benim.
Ben geçmişte, şu an ve her zaman olacak olanım der.
Isis ise hiç şüphesiz bana kim olduğunuzu söylediniz.
Ancak hala gizli isminizi paylaşmadınız.
Bu sırrı bana söylemelisiniz.
O gizli kelamın gücü ve bilgeliği sayesinde başınıza gelen bu kötülüğü alt edebilirim cevabını verir.
Bu sırada yılanın bütün zehri Ra'nın bedenini sarar ve onu güçten düşürmeye devam eder.
Ra en sonunda dayanamayıp pes eder ve Isis'i yanına çağırıp çevresindeki tanrılara Isis'in bedenimi incelemesine rıza gösteriyorum.
İsmimi ona teslim ediyorum.
Diyerek diğer tanrıların da ismi duymaması için İsis ile beraber oradan ayrılırlar ve gizli ismini İsis ile paylaşır.
Gizli adını öğrenen İsis, Zehri Ra'nın bedeninden uzaklaştırmak için büyülü sözlerini söyleyerek onu tekrar saldığına kavuşturur.
Ve Ra kayığına binerek göksel nehirde gündüz yolculuğuna kaldığı yerden devam eder.
Isis ise onun gizli adından aldığı güçle tanrıların hanımı olarak bilinmeye başlar.
Bu olay Turin papirüsünün 132.
levhasında geçiyor ve aslında şiilerle anlatılmış bir olay ancak çok uzun.
O yüzden buradan okumayı tercih etmiyorum.
Ancak Instagram'da paylaşacağım oradan bakabilirsiniz.
Peki Eda Ra'nın gerçek ismi gerçekten nedir diye merak ediyorsanız günümüze kadar ulaşan kaynakların hiçbirinde Ra'nın gerçek isminden söz edilmiyor.
Yani öylesine kutsal sayılmış ve gizli tutulmuş ki mitolojik metinlerde de açıkça belirtilmiyor.
Rivayete göre bu isme erişen herhangi bir Mısırlı onun gücünü de ele geçirebilirmiş.
Yani gerçek adının güç ve kontrol kaynağı olduğuna inanıldığı için sır gibi.
korumuşlar bu ismi. Hatta bazılarının bu ismi öğrenmeyi başardığı ancak öğrenenlerin hiçbirinin de bu ismi başkalarıyla paylaşmadığı gibi bir inanış da var.
Tüm bilgi insanların binlerce yıldır aradığı bir şeymiş bu isim.
Ne olduğunu ben şahsen aşırı merak ettim.
Ha öğrensem ne olacak orası da ayrı bir konu.
Yine de tahminleriniz varsa veya biliyorsanız mutlaka benimle paylaşın.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Ra'nın ışıkları içinize ısılsın.
Kendinize güzel bakın, sanatla kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
