
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Sevgili anne ve babalar, çocuklarımıza sanat kültürünü nasıl aşılayabiliriz? Sanatın çocuklarımıza faydaları neler? Yeteneklerini ortaya çıkartmak için neler yapabiliriz? Onlara bu sanat yolculuğunda nasıl destek olabiliriz? Hepsi ve daha fazlası bu bölümde, keyifli dinlemeler.
Instagram Adresim: belleginlambasipodcast
Transkript
Tüm ömrümü demiş Pablo Picasso.
Sevgili anne ve babalar, bu bölüm özellikle sizler için.
Bu bölümde neler konuşacağız?
Çocuklara sanatı nasıl sevdirebiliriz?
Onları sanata nasıl teşvik edebiliriz?
Ya da onların sanatı sevmesi için bizler neler yapabiliriz?
Ve sanatın çocuklar üzerindeki etkileri neler?
Birazcık bunlardan bahsedeceğim sizlere.
Hazırsanız hadi başlayalım.
Erken yaşta alınan sanat eğitimleri...
Çocuğumuzun gelişimine sayısız katkı sağlıyor arkadaşlar.
Hem zihinsel hem fiziksel hem de ruhsal gelişimleri için gerçekten çok önemli.
Onları erken yaşta sanatla tanıştırmak çocuğunuzun geleceği için yapacağınız en iyi yatırımlardan biri olacaktır.
Peki bu bölümü ben neden anlatıyorum?
Öncelikle bir ressam ve bir sanat eğitmeni olarak sanatta ilgilenen, ilgilenmeyen, seven veya sevmeyen herkese bildiklerimi, öğrendiklerimi ve araştırdıklarımı anlatmak istiyorum.
Bu yayını açarkenki amacım da tam olarak buydu zaten.
Bu bölümde de sanatın neden çocuklar için çok önemli olduğunu, ne gibi faydalar sağladığını ve çocuklarımızın sanata olan ilgisini nasıl arttırabileceğimizi, onlara bu yolda nasıl destek olabileceğimizi ve destek
olmak için neler yapabileceğimizi anlatacağım.
Çünkü birçok aile iki farklı şekilde düşünüyor.
Birincisi, benim çocuğum resim yapmayı çok seviyor.
Ona boyalar alayım, yeteneğini geliştireyim, ortaya çıkartayım, sevdiği alana yönlendireyim, imkanımız varsa sanat eğitimi aldırayım.
Bu gerçekten olması gereken, bilinçli, farkındalıklı, talep edilen ve istenilen bir davranış.
İkincisi ise sanatı daha çok ikinci hatta üçüncü planda tutan, benim çocuğum çok çalışsın, doktor olsun, avukat olsun, sanat olsa da olur, olmasa da çok fazla gerekliliği yok diye düşünenler.
Ki bence sanat bu yüzden toplumlarda ikiye ayrılıyor.
Hala hobi olmaktan öteye gitmediği ya da gitmemesi gerektiğini düşünenler bir tarafa, insanların duyguları ve düşüncelerini dışa vurması için gerekli olduğunu, kendilerini sanat yoluyla ifade etmelerinin ve
sanatın bundan çok daha fazlası olduğunun bilincinde olanlar bir tarafa.
Bu iki düşünce dünyanın her yerinde aynı bence.
Sadece Orta Doğu ülkelerinde sanatın günah olduğunu düşünen ülkelerde çok daha fazla.
Örneğin ben heykel bölümü mezunuyum.
Bana okurken soruyorlardı ne okuyorsun diye.
Ben de heykel bölümü okuyorum diyordum.
Nasıl yani puta mı tapıyorsun tarzı sorular dahi yönlendirilmişti.
Yani içler arası gerçekten.
Neyse konumuzdan çok sapmayalım.
Her şey bir kenara arkadaşlar.
Sanat eğitimi görmüş bir çocuğun diğer çocuklara kıyasla algı biçimleri, farkındalıkları...
Kendilerini ifade etme yöntemleri, özgüvenleri ve başkalarına karşı taşıdığı empati duyguları hissettiklerini konuşmadan sadece sanatla ifade ederek yapması bile sanatın ne kadar gerekli olduğunu
bizlere gösteriyor aslında.
Ayrıca araştırmalara göre sanat eğitimi almış çocukların ya da bireylerin daha mutlu, daha özgüvenli, ne istediğini bilen yetişkinler olarak hayatlarına devam ettikleri biliniyor.
Öncelikle çocuklarımız bizim en değerli varlıklarımız.
Onları büyütürken faydalı birer birey olmalı.
olarak yetişmeleri için anne babalar olarak harcadığınız emek gerçekten paha biçilemez.
Topluma faydalı bireyler yetiştirmek için en önemli eğitimin aileden geldiğini de zaten biliyoruz.
Çocuklar zaten hayatları boyunca belli bir okul eğitiminin içinde oluyorlar ya da buluyorlar kendilerini.
Bu okul eğitiminin dışında yaratıcılıklarını geliştirebilecekleri, kendilerini kanıtlayabilecekleri, üretebilecekleri.
Çok değerli bir alan varsa o da sanattır.
Ben gerçekten resim yapmayı sevmeyen bir çocuğa hiç rastlamadım.
Picasso'nun da dediği gibi her çocuk birer sanatçıdır.
Onların hayal güçlerini geliştirmelerine katkı sağlamalıyız.
Erken yaşta sanatla tanışan çocuklar hayal güçlerini ortaya çıkardıkları için yaratıcılıkları önemli ölçüde gelişiyor.
Çünkü bir şeyi mükemmel yapma gayretine düşmezler.
Onlara bir kağıt, bir kalem verin korkusuzca, özgürce resim yaparlar.
Estetik kaygıları yoktur.
Ben yetişkin öğrencilerime hep çocuklar gibi resim yapın derim.
Çünkü çocuklar gerçekten üretim yaparken kendilerini sınırlandırmayı düşünmezler.
Bu yüzden de yaratıcılıklarını geliştirmiş olurlar aslında.
Çocuklar kendilerini sözel olarak ifade edemedikleri zamanlarda resim yapmayı tercih ederler genelde.
Ve bu resimler onların iç dünyalarının birer yansımasıdır.
Sanat terapisi bölümünde de bundan bahsetmiştim hatta.
Sanatla tanışan çocuklar da kendilerini ifade edebilmeleri için yeni yollar öğrenmiş olurlar.
Kendilerini sanat yoluyla ifade edebildiklerinde özgüven de kazanmış olurlar.
Kendilerini ifade edebilmek onlar için çok önemlidir ayrıca.
Bu yüzden çocuklara çocuk gibi davranmak, yanlış yani onların da birer birey olduğunu bilmek, onlara yetişkinmiş gibi yaklaşmak özgüven kazanımları için gerçekten çok önemlidir.
Örneğin merak ettiği şeyler olabilir.
Onlar dünyayı daha yeni keşfediyor çünkü ve bu keşiflerini hiçe saymak, sordukları şeyleri sen daha çocuksun anlamazsın gibi düşünerek yetiştirmek özgüvenlerine ciddi anlamda
sarsıyor arkadaşlar. Bu yüzden çocuklarımızın sorularını hiçbir zaman cevapsız bırakmayın.
Onların anlayabilecekleri şekilde basite indirgeyerek de olsa mutlaka cevaplayın.
Çocuklar her şeyden çok çabuk sıkılabilirler ancak keyif aldıkları bir aktiviteyle ilgilendiklerinde odaklanma ve dikkat sürelerini de artırmış olurlar.
Resim yapmak bunun gerçekten de en güzel yolu, ilgisini çekebilecekleri materyalleri ve konuları bularak onlara bunu sağlayabiliriz.
Örneğin ben çocuk derslerinde ressamları hikayeleştirerek onlara anlatıyorum, tanıtıyorum, beğendikleri bir resmi seçmelerini istiyorum ve bu resmi işte Van Gogh değil de sen yapmış olsan
nasıl yapardın diyorum.
Böylelikle hem ressamları tanımış oluyorlar, hem kendileri istediği şekilde yapabilecekleri için hayal güçlerini kullanıyorlar hem de sonucu hemen görmek istedikleri için sıkılmadan yapmaya
başlıyorlar. Odaklanma ve dikkat süreleri de uzamış oluyor böylece.
Bu tarz eğitimler onların sanatı tanıyıp sevmelerine de olanak sağlıyor.
Çeşitli sanat teknikleri uygulamaları motor becerilerini de önemli ölçüde geliştiriyor.
Tabii bunun yanında görsel algıları ve farkındalıkları da gelişiyor.
Görsel algılarını geliştirmek için onları müzelere, sergilere mutlaka götürmenizi tavsiye ederim.
Sizler için de çocuklarınızla geçirebileceğiniz güzel bir aktivite olur.
Erken yaşlarda çeşitli sanat eserlerini gören miniklerin yaratıcılık ve estetik duygularını destekleyerek ileriki yıllarda yaratıcı, üretken ve çevrelerindeki güzellikleri algılayan bireyler
olmasını sağlayabilirsiniz.
Yapıcı, yaratıcı sanat etkinlikleriyle çocuklara sorumluluk duygusu da kazandırabilirsiniz.
Ve en önemlisi ne biliyor musunuz?
Sabretmeyi öğretmek.
Bunun için sanattan yararlanmak oldukça etkili bir yöntem.
Küçük yaştaki çocukların sanatsal bilinçlerini açığa çıkartmak çok önemli.
Yeteneği varmış, işte hadi bunu geliştirelim, açığa çıkartalım diyebilmek çok önemli sevgili ebeveynler.
O çocuğun resim olması gerekmiyor veya hiçbir yeteneğinin olması da gerekmiyor.
Sanata sevmesi zaten yeterli bir sebep.
Güzel çizimler yapması.
Mükemmel resimler çizmesi gerekmiyor.
Hayatının bir döneminde bırakın biraz çizsin, karalısın, boyalara bulaşsın.
Onlara o güveni, o rahatlığı verin, o imkanı verin.
Dediğim gibi imkanınız varsa bilinçli eğitimcilerden sanat eğitimi aldırın.
İmkanınız yoksa ona malzemeler alın, evde etkinlikler yaptırın.
Beraber yapın, onlara küçük yaşta bir sanat kültürü aşılayın.
Ne demiştim, onları müzelere götürün.
Müzedeki eserlerin çok eskilerden bizlere miras kaldıklarını.
Ve onların çok ama çok değerli olduklarını onlara anlatın.
Algılarını geliştirin.
Tarihi aşılayın. Bunu yapmanız bile onun için öylesine önemli ki.
Peki çocuklarımızı sanata nasıl teşvik edebiliriz?
Nasıl sevdirebiliriz?
Ya da... Onlara bu yolda destek olmak için neler yapabiliriz?
Hadi biraz da bunlardan bahsedelim.
Dediğim gibi çocukların beş duyu organıyla etrafını algılayabileceği yerlere gitmek onlar için çok önemli.
Müzeler, sergiler, parklar, örneğin botanik parklarını gezmek, işte yıldızları izlemek, onlarla yemek yapmak, böyle renkli renkli pastalar yapmak, bir şeyleri onarmak, legolar yapmak
ya da puzzle yapmak. Bunlar hep çocukların çok hoşuna giden şeyler ve izlerken de keyif aldıkları.
düşündükleri, geliştikleri şeyler.
Yaratıcılık sadece resim yapmak ya da bir müzik aleti, bir enstrüman çalmak değil.
Yaratıcılık tam olarak problem çözmeden geliyor.
Buradan devreye giriyor aslında.
Ne demiştik? Onlara resim malzemeleri verin.
En çok hangi resim malzemelerini kullanmayı seviyor?
Pastel boya mı, kuru boya mı, sulu boya mı ya da keçeli kalemler mi?
Hangisinden keyif alıyorlarsa onlardan alın çocuklara.
Çok küçük yaştaki çocuklar için benim önerim Kimyasal içermeyen pastel boyalar, işte non-toxic crayonlar.
Çünkü elleri küçücük olduğu için kalemleri tutmakta zorlanabiliyorlar.
Ve kalemle çizmeye çalıştıklarında böyle minicik şeyler çizebiliyorlar.
Onların dünyasını bizim genişletmemiz lazım.
Renkli dünyalarını keşfetmelerine de yardımcı olmamız lazım.
Bu yüzden pastel gibi daha kalın...
Ve tutabilecekleri boyalarla resim yapabilmelerini sağlamak çok önemli.
Aynı şekilde sulu boyayı da önerebilirim.
Onlara nasıl uygulandığını gösterin.
Ancak lütfen ama lütfen ortalığı batırsalar bile tepki göstermeyin.
İşte her yer battı, her yer soğudu, ne yaptın sen gibi şeyler sakın ama sakın söylemeyin.
Tepkileriniz onların motivasyonunun kırılmasına sebep olabilir.
Batırılan yerler nasıl olsa temizlenir.
Yani sabırlı olmak çok önemli çünkü hiçbir şey çocuğunuzdan önemli değil.
Bir diğer önemli etken evinizde bir sanat köşesi yapmak.
Çocuğunuzun undasında olabilir ya da farklı bir alanda olabilir.
Bir sanat alanı yaratmak, ona uygun bir sanat alanı oluşturmak.
Bu alan onların yaratıcılığını özgürce kullanmaları açısından onlara oldukça motivasyon sağlayabilir.
Onlara ilham vermesi için böyle minik minik resimler dahi yapıştırabilirsiniz.
İşte görsellerin bol olduğu kitaplar da koyabilirsiniz.
Sadece ona ait bir sanat köçesi yapın.
Onlar için çok değerli olacaktır.
Hatta onlarla beraber de bu alanda resimler yapabilirsiniz.
Böylelikle onları da teşvik etmiş olursunuz.
Ve en önemlisi dediğim gibi bırakın dağıtsınlar.
Sonra beraber toplamayı da birer oyun haline getirebilirsiniz.
Dağıttıkları için tepki göstermeyin.
Hatta yapabiliyorsanız...
Böyle odasının duvarlarına büyük kağıtlar yapıştırabilirsiniz.
Küçük çocukların duvar boyama huyu var biliyorsunuz ki.
Böylelikle onun için belirlenmiş bu duvarı boyamasına izin verebilirsiniz.
Diğer duvarlardan uzak tutmak için de bir yöntem olur.
Bak bu duvar senin için.
Burayı dilediğin gibi boyayabilirsin diyebilirsiniz.
Bu şekilde izin verirseniz yaratıcılıklarına destek olmuş olursunuz.
Ve yaptığı her resmi saklayın, atmayın.
Onları birer dosya haline getirin.
Onun resimlerine değer verdiğinizi böylelikle göstermiş de olursunuz.
Birazcık daha büyüdüklerinde de bu resimleri sakladığınızı bilmeleri onlar için çok değerli.
Bu yüzden sakın atmayın, saklayın.
Hatta onlara da resimlerini saklamasını öğretin.
Onları saklaması kendi üretimlerine olan değerini, sanatlarına olan değerini etkileyecektir.
Hatta bir iki tanesini çerçeveletip...
Baş ucuna koyabilirsiniz, duvarlara asabilirsiniz.
Bir diğer etken çocuklarınızın farklı materyalleri kullanarak deney yapmalarına, denemeler yapmalarına izin verin.
Farklı boya türlerini karıştırabilirler.
Örneğin sulu boyanın üzerine işte pastel boya boyayabilirler.
Aman ne yaptın sen işte öyle olur mu hiç pastel boyanın sulu boyanın üzerine olmaz gibi şeyler sakın söylemeyin.
Onları motivasyonla kırmayın.
Bırakın denesinler, yapsınlar.
Böylelikle yaratıcılıklarını da geliştirmiş oluyorlar çünkü.
Onların hayal güçlerini kullanabildikleri bu alanda onlara kural koymayın.
Aksine özgürce denemelerine izin verin.
Farklı materyalleri kullanmak, farklı teknikleri denemek onların zihin gelişimleri için çok önemli.
Çirkin olmuş, olmamış gibi yorumlar da yapmayın.
Acımasız olmayın. Motivasyonlarını sakın ama sakın kırmayın.
Olmamış diyerek o çocuğu hayatı boyunca resme küstürebilirsiniz.
O yüzden olumsuz bütün yorumlardan...
Uzmanlara göre şöyle de bir durum var.
Resimleri hakkında yorum yaparken çok genel yorumlar yapmayın.
Örneğin sadece işte çok güzel olmuş aferin sana gibi şeyler demeyin.
Resimlerindeki detayları övün.
Onları inceleyin. Size resimlerini gösterdiklerinde onlara dikkatle bakın.
Örneğin işte bulutları o renge boyamana bayıldım.
Bu renk güneşe çok yakışmış.
Ya da renkleri ne kadar güzel kullanmışsın çok hoşuma gitti şeklinde.
Daha detaylı yorumlarda bulunun.
Çok güzel olmuş demek biraz yetiştirmek gibi olabiliyor.
Ancak detaylara indiğinizde çocuğunuz resmine değer verdiğinizi, gerçekten beğendiğinizi anlamış oluyor.
Örneğin evinize bir misafir geldiğinde çocuğunuzun resimlerini ona gösterin.
Onunla gurur duyduğunuzu onun yanında dile getirin.
Onun yaratmış olduğu bir şeyi gerçekten beğendiğinizi anlaması onun için çok ama çok büyük bir motivasyon kaynağı.
Bir diğer etken az önce de dediğim gibi çocuklarınızla birlikte Resim yapın.
Yeteneğinizin olup olmaması asla önemli değil.
Onlarla sohbet ederek beraber resim yapmanız onlara sanata daha da teşvik edecektir.
Onların motivasyonunu yükseltecektir.
Onların oyunlarına, onların hayal güçlerine ortak olun.
Buradaki en önemli şey sizi örnek alan çocuklarınızla o anı paylaşabiliyor olmak.
Bir diğer önemli etken çocukları bilgilendirmek.
Çocuklara yetişkinlerin dünyasıyla alakalı bilgiler verin.
İşte büyüyünce anlarsın mantalitesine girebiliyoruz.
Ancak böyle yapmayın.
Dediğim gibi bütün sorularını cevaplamaya çalışın.
Her çocuk yetişkinlerin dünyasına ait bir şeyler öğrendiğinde kendilerini daha iyi hisseder.
Örneğin iş hayatlarınız hakkında, işiniz hakkında, günlük rutinleriniz hakkında yani yetişkinlerle alakalı ne olursa olsun onlara basite indirgeyerek anlatın.
Çünkü çocuklarımızın meraklarını beslediğimizde Yaratıcı düşünce güçlerini de beslemiş oluyoruz.
Peki Eda, benim çocuğumun resme hiç ilgisi yok.
Sanata ya da müziğe hiç ilgisi yok.
Ne yapmalıyım? Öncelikle onları sakın zorlamayın.
Belki spora ilgisi olabilir.
Siz onları sanatla uğraşmasını istiyorsunuz diye onları bu konuda zorlamanız çok yanlış olacaktır.
Her çocuk farklıdır ve her çocuğun ilgisi de doğal olarak çok farklıdır.
O yüzden ne istiyorsa ya da neye ilgisi varsa bırakın onu yapsın.
Sizin göreviniz istediği şeylerde onun yanında olabilmek, onun neleri sevip neleri sevmediğini keşfederek isteklerine saygılı yaklaşabilmek.
Unutmayın onlar bizim geleceğimiz ve yetişmesindeki en önemli rollerde siz ebeveynlerisiniz.
Bu yüzden çocuklarımıza daha bilinçli, daha farkındalıkla yaklaşalım.
Sanata birazcık bir ilgisi varsa onları destekleyelim.
Bu bahsettiklerimden yola çıkarak çocuklarımıza sanat dünyasının kapılarını...
Bu sanat dünyasındaki güzellikler onların hayatları boyunca belliğinde olacak.
Kendinize güzel bakın, sanatla kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
