
Yurtdışı Doktora Başvurusu: Motivasyon Mektubu Nasıl Olmalı?
22 Nisan 2026 · 20 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Yurtdışında doktora başvurularının en belirleyici parçalarından biri olan motivasyon mektubunu konuşuyoruz — ama genel tavsiyelerle değil, Hollanda'daki PhD ilanlarının gerçek diline ve yaşanmış tecrübelere odaklanarak.
Hollanda'da doktora çoğu zaman bir eğitim programına değil, somut bir araştırma pozisyonuna başvurmak anlamına geliyor. Bu da motivasyon mektubundan beklenenin tamamen farklı olduğu anlamına geliyor: kendinizi donanımlı göstermek için her adımınızı sıraladığınız bir belge değil, "neden bu proje, neden bu ekip ve neden siz?" sorusunu yanıtlayan odaklı, profesyonel bir metin.
Bu bölümde Utrecht, TU Delft, VU Amsterdam ve Leiden gibi üniversitelerin güncel ilanlarındaki dili inceliyor; hocanın motivasyon mektubunu hangi gözle okuduğunu, adayların en sık yaptığı hataları ve işe yarayan yapıyı konuşuyoruz.
Bu bölümde:
— Hollanda'daki doktora sisteminin işe alım mantığı
— Hoca bir mektuptan gerçekte ne bekliyor?
— 1 sayfa kuralı neden önemli?
— Kanıtlanmış uyum nasıl gösterilir?
— İşlevli bir motivasyon mektubunun yapısı
— En sık yapılan 5 hata
Transkript
Akademinin İçinden merhaba.
Burada CV'leri değil, akademik yolculukların gerçekten nasıl yaşandığını konuşuyoruz.
Akademide kalmayı seçenleri, bir noktada durup düşünenleri ve yolunu yeniden çizenleri.
Ben Sevda ve bu podcast'te akademiye giden yolları, o yollardaki kırılma anlarını ve çoğu zaman ancak yolda öğrenilen deneyimleri paylaşıyoruz.
Akademinin İçinden'e hoş geldiniz.
Bugün sizlere Delft Teknik Üniversitesi'nin podcast stüdyosundan sesleniyorum.
Bugünkü solo bir bölüm olacak.
Aslında konuklu bölümlerimiz çok güzel ilerliyor.
Ben çok heyecanlıyım onlar konusunda.
Ve sırada bekleyen bölümlerimiz de var ama bir yandan da tabii Instagram hesabından gelen sorular arasında şey çok fazla var, motivasyon mektubu.
Motivasyon mektubu önemli bir şey arkadaşlar.
Haklısınız. Ve mülankate çağrılmak da bence gerçekten en önemli parçalardan biri.
O yüzden böyle bugün ben hem tecrübelerimi anlatmak istiyorum hem de bir yandan da gözlemlediğim tecrübelere size aktarmak istiyorum.
Çünkü hem Türk arkadaşlarımın hem de yabancı arkadaşlarımın tecrübelerini gözlemlemeye çalışıyorum.
Bir yandan da tabi hocalarımın da nasıl öğrenci kabul ettiğini gözlemlemeye çalışıyorum.
Bu bence faydası olacaktır diye düşünüyorum.
Ama tabii kesinlikle bunu yaparsanız kabul alırsınız gibi bir niyetim yok.
Öyle bir iddiam yok. Kesinlikle yanlış anlaşılma olmasın.
Özellikle de zaten Hollanda'daki doktora ilanlarını inceleyip hem kendi tecrübemi paylaşacağım ama hem de bu bölümü çekmek için ilanları inceleyip bir tekrardan hatırlamaya çalıştım.
Kendimi de refresh etmek istedim.
O yüzden biraz ilan dilini de çözümlemeye çalıştım size aktarırken.
Bu noktada gerçekten...
Kesinlikle bunu yaparsanız çalışır diyemiyorum.
Çok kişiden kişiye pozisyondan pozisyona değişen bir şey.
Öyle bir niyetim yok ama bir noktada da tabii size faydası olsun diye çok fazla araştırma yapmaya çalıştım.
İlerleyen bölümlerde de hatta şöyle bir fikrim var.
Bir arkadaşım da bu konuda gerçekten o da sağ olsun bu tavsiyeyi aslında o vermişti.
Gerçekten burada bir Türk bir hocadan hem bir doktora öğrencisini hem de bir postu nasıl alıyorlar, neye göre karar veriyorlar, bu karar verme süreci nasıl işliyor, bir öğrenciden beklentilerini gibi
bir bölüm çekmek istiyorum konuklu bölümler arasında.
Onun için görüşmelerim hala devam ediyor.
Buna niyetli bir hoca da önemli bir kriter tabii.
Ama hocalarımız genelde çok gerçekten yardımcı oluyorlar bu podcast'ın ilerlemesi konusunda.
Onlara da buradan teşekkür etmek istiyorum.
Öncelikle şunu bir netleştirelim istiyorum.
Hollanda'da doktora başvurusu...
Öyle Türkiye'deki gibi bir eğitim programına başvuruyormuş gibi değil.
Yani işte belgelerimi tamamlayayım, sınav puanlarımı tamamlayayım, başvurayım gibi bir durum yok.
Aslında Türkiye'deki araştırma görevlisi ilanına çok daha benzer bir süreç diyebilirim.
Prosedürel olarak benzer değil ama benzer bir şekilde işe alım prosedürü diyebilirim.
O sebeple de ben akademiyi seviyorum, bunu da yaptım, şunu da yaptım.
Konferanslara gittim, çift ana dal yaptım, yan dal yaptım.
Yani CV'nizdeki her şeyi göstermek zorunda değilsiniz motivasyon mektubunuzda.
Bence en önemli başlangıç noktamız bu olmalı.
Evet tabii ki çok önemli yaptığınız şeyler ve tabii ki bu pozisyonla ilişkiliyse bahsetmelisiniz.
Ama daha çok...
Neden bu projeyi seçtiniz?
Neden bu ekibi seçtiniz?
Ve aday olarak neden siz kabul edilmelisiniz?
Bundan bahsetmek daha önemli.
Yani çoğu kişi zaten CV'sini gönderiyor.
CV'nin yanında motivasyon mektubu aslında birazcık bu pozisyona gerçekten uygun olup olmadığınızı sizin anlayıp ve karşı tarafa da anlatabildiğinizi gösterdiğiniz bir iletişim aracı diyebiliriz.
Özellikle de Hollanda'da mesela örnek verecek olursam Utrecht University College'da kariyer sayfasında motivasyon mektubu için başvurunun belki de en önemli parçası ifadesini söylüyorlar.
Yani bu gerçekten ne kadar önemli olduğunu başka türlü anlatabilecek bir ifade bulamayız diye düşünüyorum.
Bence hani diğer adaylardan ayrıldığınızı anlattığınız en...
Önemli kısım burası.
Genellikle de hani bu aday gerçekten benim ilanıma mı başvuruyor yoksa önüne gelen her ilana aynı metni gönderip her ilana başvuruyor mu diye hocalar bir değerlendiriyor.
Ve genellikle de bunu anlamak çok zor değil.
Birkaç paragraf sonrasında hemen anlayabilirler sizin genel geçer bir mektup yazıp yazmadığınızı.
O sebeple gerçekten şimdi sizinle birlikte bir hoca perspektifinden bakalım istiyorum.
Yani siz hayal edin bir hocasınız Hollanda'da ve özellikle de önünüze yüzlerce başvuru gelen bir hoca olduğunuzu düşünün.
Çünkü genelde Hollanda'ya yüzlerce başvuru geliyor.
Üniversite sıralamaları çok yüksek olduğu için.
Ve bu noktada tabii ki şöyle bir gözden geçireceksiniz.
Öncelikle ayrıntılı okumadan önce.
Bu gözden geçirme de bence...
En önemli noktalardan ilki bu aday özellikle neden bu projeye başvurmuş?
Araştırma sorusunu gerçekten anlamış mı?
Yani bunu göstermeniz bekliyorlar.
Bir diğer nokta geçmiş deneyimi bu pozisyona uyuyor mu?
Ekip içinde çalışabilecek biri mi?
Ve gerçekten profesyonelce, bilinçli, spesifik olarak bu pozisyonu mu seçmiş?
Yani sizin eğer genel geçer bir mektubunuz olduğunu fark ediyorlarsa zaten incelemeye devam etmiyorlar açıkçası.
O yüzden onu göstermek en önemli noktalardan birisi.
Bu noktada işte yani genel bir başlangıç.
İşte bilime ilgim var, araştırmayı seviyorum, akademik kariyer yapmak istiyorum.
Yani bunlar kötü cümleler değil bu arada ama tek başına çok zayıf cümleler.
Çünkü Hollanda'daki ilanlar gerçekten çok spesifik.
Örnek veriyorum ben kendi sürecimde 100-120 arası başvuru yapmıştım.
Gerçekten çok. Bu kadar yapmayan da oluyor.
Ama benim tabii önümde bir örnek yoktu.
Kendi kendime böyle doktora başvurusu kabul edilmiş arkadaşlarımı, yani şu an arkadaşım oldular.
Onları tanımaya çalıştım, onları bulmaya çalıştım.
Onların deneyimlerini dinlemeye çalıştım aslında.
Yol gösteren bir referansım da yoktu.
O yüzden biraz zordu yani o süreç benim için.
Yolda öğrendim birazcık düşe kalkan.
O sebeple de başlangıçtan beri başvurduğum o 100-120 başvuru arasında hepsine mülakat dönüşü gelmedi.
Çünkü benim sadece üniversitenin ismini ya da sadece pozisyonu değiştirip çok genel bir motivasyon mektubu attığımı...
Fark ettiler tabii ki. Özellikle de mesela Tidafi'nin ilanlarında motivasyon mektubunun böyle çoğu zaman bir sayfa olması istenir.
Yani bu çok genel bir kuraldır.
E siz bir sayfada her şeyi anlatamazsınız.
Yani mümkün değil. Hani master'a kadar geldiyseniz ve Türkiye'de genelde çok donanımlı olmaya çalışıyoruz o aşamaya kadar.
O yüzden her şeyi de bir sayfaya koyamayacağınıza göre çok spesifik o ilanla ilişkili şeyleri yazmak gerekiyor aslında.
Yani ben doktoru yapmak istiyorum da değil.
Ben tam olarak bu araştırma problemini ilginç buluyorum ve bunun neden benim geçmişimle örtüştüğünü biliyorum diye o geçmişinizle örtüşen noktaları o ilişkiyi anlatıyor olmanız
gerekiyor. Yani buradaki kilit nokta şu, ilanın başlığını tekrar etmek de yetmiyor.
ilandaki araştırma problemini kendi kelimelerinizle anlamış olmanız gerekiyor ve aktarıyor olmanız gerekiyor.
Yani işte üniversiteye hayranlığınız, o ekibi hayranlığınız bunlar önemli noktalar değil.
Özellikle de bunlardan kaçınız zaten.
Bir diğer beklenti de gerçekten çoğu ilan yalnızca konu başlığını vermiyor.
Bazen kullanılan yöntemden ya da işte beklenen becerilerden, ekip yapısından genel olarak bahsediyorlar.
Sizin de... Bunlarla ilişkinizi anlatmanız güzel olabilir.
Yani örnek veriyorum ben bu projenin asıl zorluğunun şu olduğunu düşünüyorum.
Benim önceki deneyimimde buna yakın böyle bir kısım vardı, böyle bir teknik vardı, şunu kullanmıştım.
Bu yüzden ben burada bu açıdan şöyle bir katkı sunabilirim.
Bunu söylemek çok çok çok önemli onlar için.
Katkı sunacağınız şey...
Belki sizin geçmiş master tecrübenizden, master tezinizden bir yöntem, bir teknik olabilir.
Ben böyle yapmıştım bu arada.
Şu anki pozisyonumda bir metot geliştirmeye çalışıyorum ve bu metodun kullanıldığı analitik tekniği daha önce hiç kullanmamıştım.
Bu benim için ciddi bir dezavantajdı normalde.
Ama ben onun öncesinde bu alanda farklı teknik, analitik tekniklere hakim olduğumu ve bu analitik tekniklerde ne gibi yöntemler geliştirmeye çalıştığımı ve bu yöntemlerin şu an
istedikleri analitik teknikle nasıl bir uyum sağladığını ya da işte bunun nasıl bir katkı sağlayabileceğini yazmıştım ve bunun detaylarını mutlaka mülakatta görüşmek istediğimi
söylemiştim. Aslında bir noktada siz onları yemliyor gibi olmalısınız.
Yani nasıl ifade edilir bilmiyorum ama sanırım yemlemek diyebiliriz.
Yani işte beni mülakata çağırırsınız, size daha fazlasını anlatırım gibi bir şey olması gerek.
Onları merak etmesi gerek aslında sizin geçmiş tecrübelerinizde.
Ve gerçekten bu hani problemi anlamak, problemi literatürdeki genel olarak açıkla ilişkilendirmek, literatürdeki çalışmalarla ilişkilendirdiğinizi bir
iki cümleyle aktarmak bile çok önemli bence.
Yani buraya bir literatür çıkması yazın demiyorum.
Ama bu konuda boş olmadığınızı onlara gösterecek nitelikte şeyler yazmanız bence çok önemli.
Bir diğer nokta da gerçekten...
Motivasyon mektubunda böyle araştırmaya duyduğunuz ilgiyi göstermeniz çok önemli.
Ama motivasyon dediğimiz şey şu aslında.
Ben bu projeyle gerçekten ilgileniyorum.
Bu konularda böyle böyle tecrübelerim var.
Örnek veriyorum yüksek lisans test çalışmamda X yöntemiyle Y sorusunu çalıştım.
Şu projede şöyle bir veri analizi yaptım.
Böyle bir deney tasarımı yaptım.
Ve bu projeyle ilişkili olan kısımlar bunlar tabii ki yani.
Öyle her şeyi yazmıyoruz.
Bu pozisyonun istediği yöntemi birebir değil ama yakın bir teknik arka planım var.
Bu yüzden bunu öğrenmeye açığım, araştırmaya tutkuyla bağlayayım, bu konuda kendimi geliştirebileceğimi ve öğrenebileceğimi düşünüyorum gibi bir yerden yaklaşırsanız onlar sizin bilmediğiniz kısmı
da öğrenebileceğinizi görmüş olurlar.
Tıpkı benim başvurumdaki gibi evet bilmediğim bir teknikti ama öğrenebileceğimi onlara göstermiş oldum.
sonrasında zaten mülakatta kendinize anlatma fırsatınız oluyor ve daha kapsamlı anlatabildiğiniz için zaten o çok çok daha güzel bir nokta oluyor.
Sadece bu dediğim gibi bir iletişim aracı ve onlara gerçekten bunu nasıl yapacağınızı göstermeniz gerek.
Bir diğer önemli nokta da ekip uyumu.
Yani gerçekten böyle motivasyon mektubunu çok bireysel yazıyoruz.
Ben bunu... Hakimim.
Ben de öyle yazdım.
Öyle yazmak da bence çok normal bizim alışageldiğimiz bir şey.
Ama doktora tabii ki tek başına yapılan bir şey değil yani.
Bir yolculuk. Tamam bağımsız bir araştırmacı olmanı bekliyorlar.
Ama çoğunlukla Hollanda kültüründe bir birlikte çalışma, bir uyum aranan bir şey.
O yüzden de bu çok önemli bir sinyal bence.
Hani buna dair bir şey de yazarsanız bence çok etkili olur diye düşünüyorum.
Birlikte çalışılabilir bir...
aday olduğunuzu göstermeniz en azından.
Onun dışında bence yazdığınız dilin tonu çok önemli.
Yani evet tabii ki profesyonel olmalısınız.
Tabii ki gerçekten yazı dilinizin de çok iyi olması evet beklenen bir şey olabilir.
Ama o kadar değil.
Yani şu açıdan söylüyorum.
Amsterdam Freie Üniversitesi'nin 2026 yılında yayınladığı bir ilanda şu açık ve net yazıyor.
ÇPT ya da başka yapay zeka araçlarıyla üretilmiş motivasyon mektuplarının değerlendirmeye alınmayacağını yazmışlar.
Yani bu demek oluyor ki siz evet profesyonel yaklaşın ama kusursuz bir metin yazmanızı ya da kişiliksiz insani tarafınızın olmadığı bir metin yazmanızı beklemiyorlar.
Yani ben demiyorum ki işte dramatik cümleler yazın.
Öyle değil tabii ki ama ne demek istediğimi bence anlıyorsunuz.
Yani chat GPT kullanan çok net belli oluyor.
Çünkü chat GPT bizim asla normalde kullandığımız ne bilimsel terminolojiyi ne de günlük konuştuğumuz konuşma dilini yazabiliyor.
Yani gerçekten benim hayatımda hiç kullanmadığım kelimeleri bir anda ortaya çıkarıyor.
Özellikle de İngilizce'de.
Ve hani gerçekten onu fark ettiklerinde de ya doğru düzgün vakit ayırmamış bana chat GPT'den yazdığı şeyi göndermiş.
Diyebilirler ki diyorlarmış öğrendiğimiz kadarıyla.
2026 yılında gerçekten bu dikkat çeken bir şey oldu.
Yani bu seneden itibaren Frey Üniversitesi artık chat GPT tarafından yazılmış motivasyon mektuplarını kabul etmeyeceğini söyledi.
Bu da bir diğer önemli noktaydı.
Başka bir önemli nokta da şu.
Hollanda'da gerçekten bir sayfa kuralı var.
Yani motivasyon mektubunun özellikle bir sayfa olması bekleniyor arkadaşlar.
Özellikle işte... Freyja Üniversitesi, TU Def, işte Utrecht Üniversitesi ve akademik transferde gördüğünüz birçok ilanda motivasyon mektubunun bir sayfa olmasını çok açık ve net bir
şekilde söylüyorlar. Çünkü gerçekten daha fazla da vakit ayırmak istemiyorlar.
Bu da çok normal çünkü çok başvuru oluyor.
Bir yandan da şu çok önemli.
Yani uzun yazmak çoğu zaman avantaj değil aslında.
Hoca sizden daha çok şeyi bekliyor.
Yani daha iyi seçilmiş ve önceliklendirilmiş noktaları...
vurgulamanızı bekliyor.
Bir sayfalık sınır size şunu test etmiş oluyor.
Bu aday önceliklendirme yapabiliyor mu?
Bu aday kendini gereksiz ayrıntıya boğmadan anlatabilir mi?
Bu aday pozisyona en uygun bilgiyi kendi CV'sinden çekebilir mi?
Yani motivasyon mektubunun kısa istenmesi önemsiz olduğu anlamına gelmiyor.
Tam tersi. Neyin önemli olduğunu ayırt etme becerinize ölçmüş oluyor aynı zamanda.
Bu gerçekten çok önemli bir nokta.
Bence dikkat edilmesi gereken bir nokta.
Yani genel olarak böyle bir toparlayacak olursak eğer Hollanda için en işlevsel yapı bence şu şekilde işliyor.
İlk paragrafta böyle pozisyona doğrudan girin.
Hangi pozisyona, hangi ilana başvurduğunuzu, projede sizi çeken araştırma problemini bir cümlede tanımlayın ve neden özellikle bu pozisyonla ilgilendiğinizi net bir şekilde söyleyin.
Bir diğer paragrafta özellikle dediğim gibi geçmişinizi ilanla ilişkilendirin.
Bu herhangi bir şekilde tezinizden bir parça olabilir, projelerden bir parça olabilir, kullandığınız bir yöntem olabilir, laboratuvarda kullandığınız bir teknik, bir cihaz olabilir, yaptığınız bir veri analizi
olabilir. Bir yazılım olabilir.
Bir saha deneyimi olabilir.
Çünkü yani en ufak mesela işte biz saha deneyimi diyoruz.
Çok basit görünüyor. Ama burada saha deneyimine yatkın adaylar diye bir ayrım var mesela.
Çünkü bazı öğrenciler sahada çalışmayı sevmez.
Ama Türkiye'de sevip sevmemenden bağımsız o iş yapılacaksa yaparsın.
Burada öyle değil. Gerçekten çalışmak istemiyorsa ona göre başvurması bekleniyor.
Yani hangisi sizinle en ilgiliyse bu arada onu seçin demek istiyorum.
Amacımız böyle CV'nizi...
kapsamlaştırılmış bir şekilde düz bir yazıya aktarmak değil.
Gerçekten deneyimleriniz bu pozisyon için ne kadar anlamlı onu göstermeye çalışıyorsunuz bu ikinci paragrafta.
Üçüncü paragrafta da genel olarak uyumunuzu göstermeniz beklenir.
Yani sadece konuyla ilgili değil ama hem ekiple hem yöntem kullanılacak cihazlar ya da çalışılacak laboratuvarlarla genel olarak sizin background'ınız nasıl bu
pozisyonla? Nasıl fit?
Buna bakıyorlar. Bir diğer paragraf, dördüncü paragrafta ileriye yönelik ne katabilirsiniz?
Bu projeye ne katacaksınız?
Ve işte doktora size ne katacak?
Bu konudaki genel olarak hem beklentilerinizi hem de niyetlerinizi yazabilirsiniz.
Kısa ve net olmak bu kısımda yeterli.
Çünkü zaten siz mülakatta bunu ayrıntılı şekilde anlatırsınız.
Beşinci paragraf yani son paragrafta da kapanış kısmı.
Bunu da profesyonel tutmaya özen gösterin.
Sakin, temiz, böyle ciddi bir tonda başvurumu değerlendirmeye aldığınız için teşekkür ederim.
Sizden haber bekliyorum ya da mülakatta görüşmek için heyecanlıyım gibi bir şey yazabilirsiniz.
Bu noktada da yani ne üniversiteyi ne ekibi övmek hiçbir işe yaramaz.
Bence pek sevdikleri bir şey değil.
O yüzden öyle övmeye gerek yok diye düşünüyorum.
Bir de genel olarak böyle sık yapılan hatalar çok hızlı bir şekilde toplayacak olursak yani hatırlatma gibi söyleyeceğim bunu.
En sık yapılan hatalardan ilki genel bir mektup yazmak.
Kesinlikle üniversite adını, pozisyon adını değiştirerek yazmayın.
Bu çok hızlı fark ediliyor.
Bir ikinci hata gerçekten CV'yi tekrar etmeyin.
Zaten CV'nizi inceliyorlar.
Motivasyon mektubunun görevi bunları listelemek değil.
Bunları anlamlandırmak, hangisinin ilişkili olduğunu göstermek.
Bir diğer hata ilanın yöntemsel tarafını hiç konuşmamak.
Yani sadece konuya ilgiden bahsedip o işi nasıl yapacağınızı, nasıl bir tekniği ya da altyapı olarak background'ınızın...
bilgi birikiminizin onunla nasıl uyumlu olduğunu, genel olarak o pozisyondaki ana teknik kısmı ne kadar ilgili olduğunuzu göstermek gerekiyor aslında.
Bir diğer hata da çok uzun yazmak.
Bir sayfa sınırı bu ülkede gerçekten bir red flag.
O yüzden bir sayfa sınırına geçmemeye özen gösterin lütfen.
Beşinci hata da çok yapan yazmak.
Yani gerçekten chat GPT'ye yazdırmayın arkadaşlar.
Yapay zeka ile üretilmiş mektuplar bence fark ediliyor.
Yani benim hocalarım da çok net bir şekilde fark ettiklerini ve kendi aramızda bunun gerçekten hani öğrenciler yaptığında da fark edildiğini konuşuyoruz.
O yüzden genel olarak hani beni seçin mektubu yazmayın.
Ben bu projeyi anladım, bu projeyi hazırlanmış durumdayım ve sizin ekibinize neden değer katabileceğimizi size açıklayabilirim.
gibi bir şey yazmanız gerçekten gayet yeterli olacaktır diye düşünüyorum.
Bu perspektif bence Hollanda sistemiyle gerçekten uyumlu.
Çünkü burada bir eğitim programından çok gerçekten de bir araştırmacı yetiştirmeye çalışıyorlar ve bu kapsamda birini arıyorlar.
Yani kapanışa geçecek olursak yurt dışında doktora başvurmak zor.
Anlayabiliyorum başvurularınıza dönüş olmadığında yaşadığınız hayal kırıklığını da tahmin edebiliyorum kendimde yaşadığım için.
Ama rekabet çok yüksek.
Başvurduğunuz yerler özellikle de Hollanda için.
Üniversite sıralamaları çok çok iyi dünyada baktığımızda.
O yüzden kendinizi sadece bir sayfada anlatmaya çalıştığınızda her zaman belki işe yaramıyor olabilir.
Ama bu perspektiften bakıp yazmaya çalışırsanız belki gerçekten işe yarayacaktır.
Bunu da denemeye çalışın.
En azından şans verin.
Ama Hollanda için gerçekten en rahatlatıcı olan şey bence sizin gerçekten edebi bir şaheser vermenizi beklemiyorlar.
Yani hayat hikayenizi yazmanızı da beklemiyorlar.
Beklenen şey çok net. Bu pozisyonu anladığınızı göstereceksiniz ve geçmişinizden doğru şeyleri seçip neden bu pozisyonla ilişkili olduğunu kanıtlamanız.
Bir kanıt da tabii ki göstermeniz o yemleme dediğim olayı mutlaka yapmanız iyi olacaktır diye düşünüyorum.
Yani ben yalnızca doktora yapmak isteyen biri değilim.
ben bu projeyi yapabilecek ve bu ekibe katkı sunabilecek bir adayım demeniz gerekiyor bence.
Yani genel olarak bugünkü bölüm bence motivasyon mektubuna artık bir başvuru evrağı olarak bakmayacağınız, sizi doğrudan projeyle eşleştirecek ve gerçekten nasıl uyumlu olduğunuzu gösterecek
metinlerden biri olacak diye düşünüyorum artık.
Umarım faydası olur.
Umarım gerçekten sizin için güzel geri dönüşler olur.
Bana da yazmayı unutmayın işe yararsa eğer.
Umarım işe yarayacaktır.
Akademin İçinden'i dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Eğer siz de akademide yolunuzu arıyorsanız burada yalnız değilsiniz.
Yeni bölümlerde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
