
Merhabaşuan podcastimi dinliyorsanız ben üzerimdeki ölü toprağını yavaş yavaş atıyorumdemektir. Sohbetlerde çoğu zaman geçer ya üzerimde ölü toprağı var diye. Ben baya yürüyen bir oblomov oldum. Her şeyin farkındayım ama hiçbir şey beni harekete geçiremiyor diyorsanız sizi podcastime davet ediyorum.
Transkript
Merhaba, şu an podcast'ımı dinliyorsanız ben üzerimdeki ölü toprağını yavaş yavaş atıyorum demektir.
Sohbetlerle çoğu zaman geçer ya üzerimde ölü toprağı var, kımıldayamıyorum diye.
Her şeyin farkındayım ama hiçbir şey beni harekete getiremiyor.
Dedim herhalde bu yolun sonunda ben hayatımı artık yürüyen bir obla o olarak getireceğim.
Bunun artık dönüşü yok galiba çünkü ben baya bu kafadan ilerliyorum.
Daha sonra çok farklı kültür ve yaşam tarzına sahip arkadaşlarımla, dostlarımla bir araya geldim.
Uzun uzun sohbetler ettik.
Bu sohbetlerde anladım ki ben yalnız değilim.
Ama bunu düşününce de yalnız olmamak iyi hissettirir insanı.
Ama böyle bir alanda bizim beraber olmamız hepimiz için o kadar üzücü ki.
Eminim bir sabah uyanıp hepimiz oblovo olmadık.
Yani bir gece de olmadı.
Bu aşamaya bizi neler getirdi?
Yani bence bunun o kadar çok cevabı var ki.
Yani bilmiyorum neydi bu içimizdeki ne olursa olsun veya ne olmayacaksa olmasın artık diye boşvermiştik hani.
Ben çok sebep sayabilirim hepimiz için.
Hepimiz için o kadar çok sebep sayabilirim ki.
O içimizdeki çocuksu heves bir sabah uyandığımızda aniden kaybolmadı.
Her gün ağır ağır yok oldu içimizden ve ben bunun hayatlarımız için şahsi bir yerden olduğunu düşünmüyorum.
Elbette şahsi birçok sorunumuz, meselemiz bunu çok tetikledi ama biz toplumsal olarak da çok kolay günler geçirmedik, geçirmiyoruz.
Çok şey oldu. O kadar çok şey oldu ki bazen unutuyoruz. Geçmişe döndüğümüzde bakıyoruz, diyoruz ki ya neler yaşadık, neler atlattık, ya biz bunların içinden nasıl çıktık diye. Ama bugün buradayız. Hayat yeniden devam ediyor. Her zaman devam edecek.
bu süreçte belki biraz durmak iyi geldi
şahsi meselelerimizden de toplumsal meselelerden de
biraz uzaklaşıp durma hali
durmayı çok kıymetli buluyorum hayatımda
durmak, kendini dinlemek, hareketsiz kalmak
çok faydalı olduğu zamanlar oluyor
ama bende bu durma hali artık uzun bir süreç oldu
ve uzun zamandır duruyorum
bu durmak artık bana
ruhumu demlendirmek değil de
sanki ruhumun
çürümeye başladığı ve artık
küflenmeye başladığı bir noktaya geldi
her ne kadar iyi niyetle
ruhumu demlendirmek için başlasam da
artık
hareket edemez hale geldiğimi
fark ettim
çünkü benim yürümek istediğim, koşmak istediğim
cesaret etmek istediğim birçok yol var
ben bunları biliyorum
ben bunların farkındayım
ama bunlar için ben kesinlikle
harekete geçmiyorum
bunlar için türlü sebeplerim var
bahanelerim var günün sonunda
her şeyin farkındayım
ne yapmam gerektiğini biliyorum
ama hiçbir şey
asla yapmıyorum
biliyorum ama yapmıyorum
yani bu süreç tam olarak
şöyle oldu
ııı
hayatta böyle Feyyaz Yiğit repliği gibi
hayatta her şeyin önüne yağ nasibi ekleyip devam ettiğim, hiçbir şeyi sorgulamadığım, hiçbir şeye direnmediğim ya da desteklemediğim böyle okey hayatta her şeyin yağ nasip modunda olduğu bir süreçti.
Hatta bu süreçte şöyle bir şarkı olsaydı bu süreç Feyyaz Yiğit'ten olurdu o da muhtemelen.
Yaklaşık 4-5 senedir kendimi iyi hissetmiyorum.
gerçekten hayatımın şarkısı bu yani
sonra biraz iç sesime kulak vermek istedim
iç sesim beni hiçbir zaman hayatta yanıltmadı
ona dedim ki yani bu aralar biraz limoni olabilir miyiz?
hani bir arabada iletişim bozukluğu var gibi hissediyorum dedim
o konuştu ben uzun uzun dinledim
İç sesimin bana söylediklerini burada sizlerle paylaşmalıyım.
Çünkü ben yalnız olmadığımı ve bu süreçten çıkmak istediğimi ve sizlerin de benimle beraber bu süreçten çıkmanızı sağlayabilirsem ya da buna destek olursam çok mutlu olacağımı düşündüğüm için.
Benim biraz iç sesimi dinleyelim şimdi.
Yurdicim, onca yolu beraber yürüdük.
Seni hislerinde ve tahminlerinde hiç yanıltmadım biliyorsun. Seni hep korudum, kolladım, sana hep destek oldum. Ama hayat bu. Yara beri aldığın zamanlar da oldu. Düştün, kalktın. Sonra bir baktın o çok sevdiğin nergisler enfes kokularıyla dört bir yanını sarmışlar.
Her şey dahil bu yolculuğa ve bu yolculukta sana sorsam desem ki neler yapıyorsun?
Nasıl gidiyor?
Eminim ki bana verebileceğin o kadar çok cevap vardır ki.
Ama insan kendini kandıramıyor veya kendinden kaçamıyor.
Herkesi kandırabiliyorsun, herkesten kaçabiliyorsun.
insan kendisi söz konusu olunca
elbette bir yerden sonra kendine sobeleniyorsun.
Aslında uzun zamandır izliyorum seni.
Sen o saklandığın yerde görünmediğini sanıyorsun ama
sen çoktan sobe oldun.
Yaptığın şeyleri yapmış olmak için yaptığını
seviyorum dediğin şeyleri asla sevmediğini
Ki sevmek çaba gerektirmez, içten gelir.
Sevme çabanı anlıyorum ama sevgi oluştan gelen bir şey.
Bunu çabalayarak başaramazsın.
Sevmiyorsan sevmiyorsundur.
Ayrıca hissetmediğim dediğin şeyleri hissettiğinin gayet net farkındayım.
Hala sobelenmemiş gibi davranmak biraz beni aptal yerine koymak olmuyor mu sanki?
Yer miyim ya ben bu numaraları?
Hıdrellez Dile'yi bile yazmadın.
Eskiden olsa Orhun kitabeleri gibi yazardın.
Bu sene hiçbir şeyi o kadar istemiyorsun ki
ben tam ne istediğimden emin değilim.
Şimdi yazarım bir şeyler olur falan hiç gerek yok dedin.
Yani ne istediğini de bilmiyorsun, ne istemediğini de bilmiyorsun.
Hiçbir şey olmasın öyle öylece durağın kalmak istiyorsun.
Ama bundan da hiç mutlu değilsin.
dilek dilemekten de çok korktun
çünkü bu seni
harekete getirecekti bir de tam ne
istediğin konusunda emin olmadığın için
yazmadın
şimdi gerçek olur
durduk yere rahatımızı bozmayalım
aman falan diye kendi içinde
biraz küçük krizler yaşadın
çünkü sen de bal gibi biliyorsun
senin evrenden kontenjan
hakkın çok
dileklerin ve yalanlarının daima
gerçek olması gibi bir hikaye var
Yani bu arada bazı dileklerini tam açıklama yapmadan yaptığın için başımıza neler geldi ve bazı durumları geçiştirmek için söylediğin her yalan korkunç bir şekilde gerçekleşti maalesef.
Neyse bunlar bugünün konusu değil.
Bu meseleleri daha sonra uzun uzun konuşacağız.
Öncelikle sana motivasyon konuşmasını yapacağımı düşünüyorsan yanılıyorsun.
Artık sana ilkokul zamanların gibi ödevler veriyorum.
Sen de hedefi tam anlıyorsun.
bu şekilde yaşamımızı sürdürüyoruz.
İçsel disiplin ve yaratıcılık konusunda benden sana tam destek.
Hatırlarsan ilkokul ödev defterini kontrolde öğretmenin 3 farklı çizim yapıyordu.
Bunlar çiçek, yıldız ve çok çirkin bir imzaydı.
Sen öğretmenin yıldızını hiç beğenmediğin ve o kadar da çirkin imzayı alacak kadar
kötü performansın olduğunu düşünmediğin için başarıdan ziyade
Sırf kadının çizdiği çiçek çok güzel ve benim defterimde asla yıldızı olmayacak diye.
Full 5 sene kendini buna odaklayıp çiçeği almam için ödevlerimin hem niteliği hem niceliği iyi olacak diye
sol parmağından asır ve sol bileğinde el bilek kisti çıkartmıştım.
Başarı anlayışı gerçekten bu kadar kıt.
Ama istemediğin konusunda çok netsin.
İstemediğin bir şeyin hayatında olmaması konusunda aşırı istikrarlı bir bireysin.
Yani bilmiyorum biraz hunili de olabilirsin aslında.
Hani isteklerin için harekete geçmemeni anlayabilirim.
Ama hayatında istemediklerin için daima mücadele ettin.
Ve bunun üzerine düşün artık.
Sonra bu konuşmanın üstüne uzun uzun düşündüm.
İşte tam olarak bu yüzden buradayım.
çünkü ben artık durmak istemiyorum
bugün hala sol parmağımda
aşırı düzgün yazmaktan
oluşan bir nasır artık bende
takıntı haline geldi ve hala
el bilek kistim
benimle beraber yaşıyor kaç yıl oldu
yani o çocuk
hala benimle o yüzden
kendime bir ödev vermek istedim
harekete geçmek ve buna
en iyi bildiğim yerden
en çok yaptığım yerden başlamak istedim
konuşmak
Konuşmak bu hayatta benim en iyi yaptığım şey ve en sevdiğim şeylerden birisi.
Ben fütursuzca 24 saatin 24'ünü konuşarak getirebilirim.
Bunu gerçekten çok seviyorum.
Günlük bir konuşma kotam var.
O dolmadığı zaman mutlu hissetmiyorum kendimi.
Gerçekten yani Allah'ın beni dünyaya konuş ya kulum diye getirdi.
O kişiyim ben.
Ben yeni bir yolculuğa başlamak istedim.
Hayatıma biraz hareket getirmek istedim.
Bu durma halinin sonlanmasını istedim.
Bu yüzden aslında bunu en basit yerden yapmak istedim.
Konuşabileceğim bir şey yapmak istedim.
Dedim ki o zaman ben bir podcast serisi hazırlamak istiyorum.
Harekete geçmek istiyorum.
Burada hedefim ne olursa olsun kafama koyduğum bir 20 bölümlük hedefim var.
Ve bunu kesinlikle yarım bırakmak istemiyorum.
Bu artık benim bir ödevim.
Ve ben bunu tamamlayacağım.
Yani benim içimde aslında o kadar çok anlatılacak hikaye var ki ve benim anlatacağım hikayeler benim olsa da, benim tarafımdan anlatılsa da aslında sadece bana özel değil.
Hepimizden bir parça ve hepimizin anlatmak, anlaşılmak istediği yerlerden geliyor bu hikayeler.
Tabii ki bu yolculuğa çıkmadan önce şunları düşündüm.
Kendimi negatif olarak çok etkiledim.
İşte kaygı, endişe, korku, bahaneler her şeyi sıraladım kendime.
Sonra dedim ki yani okey devam et.
Çünkü hayatta çok şanslıyım.
Çevremde öyle güzel insanlar var ki onların hayatlarımda olduğu için çok teşekkür ederim.
Yani ben ne yaparsam yapayım hep beni destekliyorlar.
Yanlış yaptığım zaman da beni çok tatlı bir yerden uyarıyorlar.
Hep güzel bir şekilde hayatımdalar.
O yüzden yani bu güzel insanların beni sürekli dinledikleri gibi podcastlarımı da dinleyeceklerini bildiğim için
bu 20 bölümde yalnız kalmayacağımı, endişelerime gerek olmadığını ve ne olursa olsun bu süreci tamamlayacağımı düşündüm.
Ve artık hareket etmeye başladım.
Yani olumsuz düşünceler, kaygılar, korkular hayatta ilerleyememek var. Normal.
Ama bunlar hep geçici şeyler. Kalıcı olmak zorunda değil. İstemediğimiz şeyler üzerinden gitmek istiyorum.
Hayatta her zaman istediğimiz şeylere ulaşmamız maddi, manevi ya da mental olarak belki mümkün olmuyor.
ama istemediğimiz şeyler üzerine düşündüğümüz ya da çalıştığımız zaman
aslında istediğimiz şeylerle istemediğimiz şeyler,
istemediğimiz şeyden kurtulunca istediğimiz şeye ulaşmış olmuyoruz.
Ama o ikisi arasında o kadar güzel olasılıklar var ki
oradaki olasılıkları kaçırmak,
hayattanki yeri çekilmek,
yani artık ben bunların hayatımda olmasını istemiyorum.
Ve birçok insanın da bir noktada durduğunu, uzun uzun durduğunu, vazgeçtiğini
yani biz istediğimiz şeyler için çabalamadığımız zaman
istemediğimiz şeyler hayatımızın tam merkezine yerleşiyor.
O yüzden belki istediklerimizi yapamıyoruz ama
istemediğimiz şeylerle mücadele ederek
istediğimiz şeye ulaşırken
oradaki başka olasılıkların
hayatımıza çok daha iyi gelebileceğini
düşünüyorum.
O yüzden biz
siz de bana eşlik ederseniz ne mutlu.
20 bölümlük bir yolculuğa
başlıyoruz.
Kendime ve sizlere 21.
bölümüm için söz veremem.
Ama 20 bölüm için
söz verebilirim.
Ben bunu aslanlar gibi yaparım biliyorum.
Elbette ortaya bir şey koyduğumuzda beğenen destekleyen insanlar olduğu kadar hayatta ne yaparsak yapalım
Hayatta hep böyledir siz ortaya bir şey koyarsınız bir takım insanların çok hoşuna gider çok mutlu olurlar bir takım insanları da rahatsız edersiniz
O yüzden hayatta artık şunu öğrendim insanların ne dediğini artık umursamıyorum
İkinci olarak da herkese memnun etmemiz mümkün değil.
Yani herkesi memnun ettiğimiz zaman maalesef çok çok özür dilerim ama karaktersiz bir yavşağa dönüşmek zorunda kalıyoruz.
Feyyaz Yiğit, seninle ve repliğinle ayrılıyoruz.
Yani çok üzgünüm. Ben artık aslında üzgün de değilim.
Benim artık hayatım her şeyin önüne yağ nasibi koyup süreci takip etmiyorum.
Artık bir şeyler için harekete geçmek, hız kazanmak, iğme kazanmak istiyorum.
O yüzden de bu bölümü çektim.
Eğer siz de benim gibi bir yerlerde çok uzun yıllardır maalesef uzun uzun durmak zorunda kaldıysanız
lütfen siz de kendiniz için
bir şeyler yapmaya başlayın
Yurdaş Anneyiz güncesinin
birinci bölümü bitti
beni dinlediğiniz için
çok teşekkür ederim
başka teşekkürlerim de var
yarın anneler günü
anneciğim
sanırım sana ben bu bölümü
hediye ediyorum
bence ben sana ne alırsam alayım
Şu bölümü çekmemek sevindiğin kadar başka bir şeye sevinmeyeceğinden çok eminim.
Nehri canım arkadaşım, logomu tasarladığın için çok teşekkür ederim.
Çünkü ben tasarımda hakikaten çok kötüymüşüm.
Bunu da çalışıp düzelteceğiz.
Ve abicim sen taşındığın için ben senin evine yerleştim.
Yani ses sistemine ve bilgisayar sistemine biraz çöktüm.
Ama biraz kardeşliğin şanındandır çökmek.
O yüzden bu bölümün manevi sponsorları bu saydığım insanlara da ayrıca teşekkür etmek istedim.
İkinci bölümde görüşmek üzere, hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
